Yeşil Suudi Girişimi Forumu: Dünya gelecekte enerjiye daha fazla ihtiyaç duyacak

Suudi Arabistan Enerji Bakanı: Suudi Arabistan, 2030 yılına kadar en verimli enerji kaynaklarının tümünün üretildiği bir model olacak

Suudi Arabistan ve BAE enerji bakanları dün Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nun ilk oturumunda bir araya geldiler (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan ve BAE enerji bakanları dün Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nun ilk oturumunda bir araya geldiler (Şarku’l Avsat)
TT

Yeşil Suudi Girişimi Forumu: Dünya gelecekte enerjiye daha fazla ihtiyaç duyacak

Suudi Arabistan ve BAE enerji bakanları dün Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nun ilk oturumunda bir araya geldiler (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan ve BAE enerji bakanları dün Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nun ilk oturumunda bir araya geldiler (Şarku’l Avsat)

Körfez ülkelerinin yetkilileri, gelecekte dünyanın her türlü enerjiye ihtiyacı olacağını ve hidrokarbonlar, fosil yakıtlar veya yenilenebilir enerji olmadan çalışamayacağını, bununla birlikte iklimle ilgili alınan önlemlerin gelişmekte olan ülkeler için bir yük haline getirilemeyeceğini vurguladılar.
Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nun ilk oturumuna katılan Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, forum etkinlikleri sırasında kendisine yöneltilen petrol üreten ülkelerin aynı zamanda hem petrol üretimini artırmaları hem de karbon emisyonlarını azaltmaları talebiyle ilgili bir soruya, “Biliyorsunuz, dünyanın her şeye bizim de her türlü enerjiye ihtiyacımız var” yanıtını verdi.

Suudi Bakan, forumdaki konuşmasının bir bölümünde şunları söyledi:
“İklim değişikliğine katkıda bulunan tüm gazların üretimini azaltmak istiyoruz. Hepimiz karbon emisyonlarının azaltıldığı bir gelecek sağlayan bir enerji sistemi için mevcut tüm çözümleri hesaba katma konusunda hemfikiriz. Ancak şeytan ayrıntıda gizlidir. Gazı çevreye zarar vermeyecek hale getirebiliriz. Bu yüzden metan gazı ve karbon ile ilgili bir girişimimiz var. Suudi Arabistan sera gazlarını ortadan kaldırma ve ekonomik büyümeyi sürdürme konusunda örnek olmak istiyor. Suudi Arabistan gaz, petrol, kaya petrolü, güneş ve rüzgâr enerjisi üreticisidir. Gerek yeşil gerek mavi olsun, hidrojen enerjisi açısından büyük bir hırsa sahibiz. Bana bunu yapan başka bir ülke gösterin.”
Dünyanın hidrokarbonlar, fosil yakıtlar veya yenilenebilir enerji olmadan hiçbir alanda çalışamayacağına dikkati çeken Bin Selman, “Hiçbiri ne bir tehlike kaynağı ne de kurtarıcı olamaz. Bunların hepsi sadece birer kapsamlı çözüm olacaktır. 2026 yılında COP'ta (Taraflar Konferansı) buluşursak, herkesin emisyonların azaltılmasına katkıda bulunduğu sürece yapacaklarına ilişkin kapsayıcı ve açık olmalıyız” ifadelerini kullandı.
Suudi Arabistan’ın, 2030 yılına kadar en verimli enerji kaynaklarının tümünün üretildiği bir model olacağına dikkati çeken Prens Abdulaziz, Bunun Suudi Arabistan’daki iklim değişikliğine karşı adımların kapsamını genişletmeye yönelik Yeşil Suudi Arabistan Girişimi’nin hedefleri çerçevesinde olacağını ve metan gazı emisyonlarının azaltılmasının halk sağlığının ve tarımsal üretkenliğin artırılmasına katkıda bulunacağını söyledi.
Suudi Arabistan Enerji Bakanı, ülkesinin akıllı sayaç programı çerçevesinde günde 127 bin sayaç kurmaya çalıştığını ve projenin iki ay içinde tamamlanacağını belirtti. Bakan Bin Selman, “Suudi Arabistan, 10 yılı aşkın bir süredir başarılı enerji verimliliği programlarına sahip. Şimdiye kadar, yılda 48 milyon ton karbon emisyonu azaltıldı ve 9 milyon ton daha azaltılması planlanıyor. Sanayi, ulaşım ve inşaat olmak üzere üç sektöre odaklandık. Çünkü bu sektörler, Suudi Arabistan’ın enerji tüketiminin yüzde 90'ını oluşturuyor” şeklinde konuştu.
Prens Abdulaziz, iklim değişikliğine katkıda bulunan tüm gazların azaltılması, bu gazları üreten tüm sektörlere bakılması, tüm çözümlerin tartışılması, mevcut teknolojilerle yenilenebilir enerji alanının dikkate alınması, çevrenin nasıl korunacağı ve su tüketiminin nasıl yönetileceği, devlet ve özel sektörlerin katılımıyla ve buna yardımcı olacak olanakların bulunması gerektiğini vurguladı.
Öte yandan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı ve Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC) Grup CEO'su Sultan el-Cabir, günümüzün enerji gereksinimlerinin yüzde 80'inin fosil yakıtlardan geldiğini belirterek, “Bunu görmezden gelemeyiz. Geçiş sürecine ihtiyaç var. Maliyetleri ve karbon emisyonlarını sürekli olarak azaltmaya devam etmeliyiz ve bu da zaman alacaktır” ifadelerini kullandı.
Dünyanın bir enerji kombinasyonuna ihtiyacı olduğunu söyleyen Cabir, “Bu, tartışmaya dahi gerek olmayan bir zorunluluktur. Biz de buna yatırım yapıyoruz. Son yedi yılda kaynaklara, özellikle hidrokarbonlara çok az yatırım yapıldı. Bu, almamız gereken önemli bir derstir. Motorları değiştirmeli, yeniden direksiyona geçmeli ve daha temiz bir gelecek için hiç durmadan çalışmalıyız” diye konuştu.

BAE’li Bakan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Petrol ve gaz, geleceğin küresel enerji taleplerini karşılamanın bel kemiğini oluşturmaktadır. Gelişmekte olan dünyanın tamamen farklı bir dizi politika ve teşvik gerektirdiğini kabul etmeliyiz. İklim eyleminin gelişmekte olan ülkeler üzerinde bir yük haline gelmesine izin veremeyiz; İlerici, açık, kapsayıcı bir zihniyete ihtiyacımız var. Gelişmekte olan dünyanın, bir birinden tamamen farklı bir takım politikalara ve teşviklere ihtiyaç duyduğunu kabul etmeliyiz. İklim eyleminin gelişmekte olan ülkeler üzerinde bir yük haline gelmesine izin veremeyiz. İlerici, açık, kapsayıcı bir zihniyete ihtiyacımız var”.
Suudi Arabistan Çevre, Su ve Tarım Bakanı Abdurrahman el-Fadli ise sürdürülebilir kalkınma ve çevre koruma arasındaki uyuma değindi. Bakan Fadli, Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nda yaptığı konuşmada girişimin stratejisinin, çevreyi tüm yönleriyle toplam değeri 52 milyar Suudi riyalini aşan 64 girişim barındırdığını belirtti.
Stratejinin öne çıkan hedeflerine değinen Fadli, bunları, ‘bölgede ulusal bir çevre fonu kurarak kurumsal çerçeveyi yeniden yapılandırmak, çevresel uyumu artırmak için 5 ulusal çevre merkezi inşa etmek, çölleşme ile mücadele etmek, doğal hayatı korumak, atık geri dönüşümünü teşvik etmek, meteorolojik hizmetler sağlamak ve iklim çalışmaları yapmak’ olarak sıraladı. Bu arada Suudi Arabistan hükümetinin sektör için düzenleyici bir çerçeve oluşturmak amacıyla Ulusal Çevre Sistemi, Atık Yönetim Sistemi ve Meteorolojik Sistemi yayınladığı da belirtilmeli.
Suudi Arabistan’ın ki gibi çöl iklimine sahip bir ülkede 10 milyar ağaç dikmenin kuşkusuz çok büyük bir zorluk olduğunu ifade eden Bakan Fadli, buna rağmen bu girişimi, arıtılmış yenilenebilir veya genel olarak yenilenebilir su kullanarak uygulayacaklarını vurguladı. Fadli, girişim için genellikle küresel deneyimlerden ve araştırmalardan yararlanırken, bu iklimde yaşayabilecek yerel bitkilere odaklanacaklarını söyledi.
Yeşil Suudi Girişimi’nin biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkıda bulunduğuna ve Suudi Arabistan topraklarının yüzde 30'unu korunan alanlar olarak ilan edilmesini hedeflediğine dikkati çeken Suudi Bakan, üç yıl önce sadece yüzde 4,3 olan korunan alanların bugün yaklaşık yüzde 16 ile dört katına çıkarıldığına işaret etti. Kısa bir süre önce yürürlüğe giren Çevre Yönetmeliği’nin biyolojik çeşitliliğe, kıyı ve deniz habitatlarının korunması ve restorasyonuna büyük önem verdiğini kaydetti. Bakan Fadli, Çevre, Su ve Tarım Bakanlığı’nın da nesli tükenmekte olan yerel yaban hayat türleri için birçok üreme merkezinin inşasıyla 3 yıl önce 19 olan milli park sayısını bugün 300'ün üzerine çıkardığını belirtti.
Diğer taraftan BAE İklim Değişikliği ve Çevre Bakanı Meryem el-Muhiri, BAE'de çevre koruma alanında çaba sarf ettiklerini ve çevresel çeşitlilik ve korumanın uluslararası işbirliği gerektirdiğini ifade etti. Doğanın dünya için önemli bir sermaye olmasının önemine dikkati çeken BAE’li Bakan, çevresel çeşitliliğin korunmasının çok önemli olduğunu ve herkesin bu konuda büyük çaba göstermesi gerektiğini vurguladı.
Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nun ilk oturumuna katılan diğer isimlerden, Gabon Orman ve Su Bakanı Lee White ve Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi İcra Direktörü İbrahim Siyav, yaptıkları konuşmalarda, doğanın karşı karşıya olduğu sorunlara, bu sorunlara yönelik endişelere, ekosistemleri restore etmeye, biyolojik çeşitliliği korunmaya ve bu bağlamda ulusal ve bölgesel düzeylerdeki girişimlere ve çabalara yönelik küresel çabaların etkilerine değindiler.



Suudi Arabistan, Yemen'in güneyindeki durumu normalleştirmek ve güçleri birleştirmek için yoğun çaba sarf ediyor

Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)
Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)
TT

Suudi Arabistan, Yemen'in güneyindeki durumu normalleştirmek ve güçleri birleştirmek için yoğun çaba sarf ediyor

Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)
Şebva vilayetinde Suudi askeri heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenlendi. (SABA)

Suudi Arabistan, Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon aracılığıyla güney vilayetlerinde askeri ve siyasi faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Bu adımların, durumun normalleştirilmesi, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi ve askeri oluşumların Savunma ve İçişleri bakanlıkları çatısı altında düzenlenmesi hedefleri doğrultusunda atıldığı belirtildi. Söz konusu çabalar, tansiyonun düşürülmesi ve ulusal meseleler etrafında diyalog kanallarının açılmasına yönelik diplomatik girişimlerle eş zamanlı yürütülüyor.

Bu çerçevede, geçici başkent Aden’deki Yemen Savunma Bakanlığı binasında askeri istişare toplantısı düzenlendi. Toplantıya, Genelkurmay Başkan Yardımcısı Tümgeneral Ahmed el-Basr başkanlık etti. Görüşmede, askerî birliklerin statüsü ve faaliyetlerine ilişkin karar ve talimatlarının uygulanması ele alındı.

Resmi medyaya göre toplantıya, ortak harekât birimleri temsilcileri, askeri oluşumların komutanları ile Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı yetkilileri katıldı. Toplantıda, kuvvetlerin tek bir komuta yapısı ve ortak bir harekât merkezi altında faaliyet gösterecek birleşik ve düzenli bir ulusal ordu çatısı altında örgütlenmesine yönelik adımlar gözden geçirildi. Bu sürecin, geçici başkent Aden ile diğer kurtarılmış vilayetlerde güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

sdfrgty
Yemenli askeri liderlerin Aden'deki Savunma Bakanlığı binasında yaptığı toplantıdan (SABA)

Tümgeneral Ahmed el-Basr, siyasi ve askeri liderliğin bu dosyaya büyük önem verdiğini belirterek, söz konusu adımı birleşik bir ulusal askeri kurumun inşası yolunda kilit bir aşama olarak nitelendirdi. El-Basr, kurumsal çalışma anlayışına ve askeri disipline bağlı kalınması, Savunma Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı’nın şemsiyesi altında faaliyet yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

El-Basr ayrıca, meşru hükümeti destekleyen ortak kuvvetlerin askeri heyetiyle tam eşgüdümün önemine dikkat çekti. Ortak Kuvvetler Komutanı’nın danışmanı Tümgeneral Fellah eş-Şehrani başkanlığındaki heyetle koordinasyonun, verilen talimatların uygulanmasını ve güvenlik hedeflerine ulaşılmasını sağlayacağını ifade etti.

Tümgeneral Fellah eş-Şehrani de tüm güçlerin ve silahlı unsurların Aden kentinden çıkarılmasının önemini vurgulayarak, geçici başkentin sivil niteliğinin korunması gerektiğini söyledi. Eş-Şehrani, Aden Havalimanı’nın vatandaşlara hizmet veren sivil bir tesis olarak kalmasının zorunlu olduğunu da kaydetti.

xcdfgrt
Suudi Arabistan'dan bir askeri heyet, güvenlik durumunu normalleştirmek ve güçleri birleştirmek amacıyla Aden'de bulunuyor. (X)

Eş-Şehrani, Aden’de aralarında feshedilen Güney Geçiş Konseyi’ne (GGK) bağlı oluşumların da bulunduğu askeri birliklerin komutanlarıyla yaptığı görüşmede, koalisyon heyetinin Aden’de bulunmasının vatandaşlar ve yerel yönetimler için bir güven mesajı taşıdığını söyledi. Eş-Şehrani, bu durumun Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarı, yeni bir kalkınma aşamasına geçişin ve vatandaşların ihtiyaçlarına yanıt verebilmenin temel şartı olarak gördüğünü ve bu yöndeki kararlılığını yansıttığını ifade etti.

Şebva, el-Mehra ve Sokotra

Yemen’in resmî medyasına göre, Şebve Valisi Avad Muhammed bin el-Vezir, meşru hükümeti destekleyen koalisyon komutanlığından Tuğgeneral Abdulilah el-Uteybi başkanlığındaki askeri bir heyetle bir araya gelerek, vilayette güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik ortak koordinasyon başlıklarını ele aldı.

Vali el-Vezir, ortak kuvvetler komutanlığının Şebve’ye gösterdiği ilgiyi ve güvenliğin tesis edilmesi ile istikrarın pekiştirilmesine yönelik süregelen desteğini takdir etti. El-Vezir, yerel yönetim, Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı arasında kurumsal çalışmanın güçlendirilmesi ve görevlerin tamamlayıcı şekilde yürütülmesinin önemine vurgu yaptı.

Tuğgeneral Abdulilah el-Uteybi ise askeri komitenin görevinin, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi ile meşru hükümeti destekleyen koalisyon liderliğinin talimatları doğrultusunda, vilayet yönetimine askeri ve güvenlik birimlerinin yeniden düzenlenmesi ve yapılandırılmasında destek vermek olduğunu belirtti. El-Uteybi, bu sayede söz konusu birimlerin Şebve’de güvenlik ve istikrarın korunması ile toplumsal barışın muhafazasında rollerini etkin biçimde sürdürebileceğini ifade etti.

Öte yandan el-Mehra vilayetinde Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Tuğgeneral Abdullah el-Cedhi, Şahn ilçesi ile Umman Sultanlığı sınır kapısındaki güvenlik durumunu yerinde inceledi. El-Cedhi, güvenlik birimleri ile ilgili kurumlar arasındaki hazırlık seviyesi, disiplin ve koordinasyonu değerlendirdi.

El-Cedhi, stratejik ve hayati öneme sahip Şahn Sınır Kapısı’nın önemine dikkat çekerek, Vatan Kalkanı Güçleri’nin kapının güvenliğini sağlama, geçişlerin düzenli şekilde sürdürülmesi ve vatandaşlar ile yolcular için işlemlerin kolaylaştırılması konusunda tam hazırlık içinde olduğunu vurguladı.

zASDF
Sokotra'da Suudi görev gücüyle iş birliği içinde durumun normalleştirilmesi için resmi çalışmalar sürüyor. (SABA)

Resmi kaynaklara göre Sokotra vilayetinde, Vali Rafet es-Sekali başkanlığında geniş katılımlı bir toplantı düzenlendi. Toplantıya yerel yönetim yetkilileri ile yerleşim merkezlerinin aşiret liderleri katıldı; vilayetteki genel durum ile güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik yollar ele alındı.

Vali es-Sekali, safların birleştirilmesi ve toplumsal bilincin artırılmasının önemine vurgu yaparak, Başkanlık Konseyi ve Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun denetiminde faaliyet gösteren ulusal bir güç olarak Vatan Kalkanı Güçleri’ni memnuniyetle karşıladı.

Resmi medyaya göre toplantıda, vilayetin aşiret liderlerinden oluşacak özel bir komite kurulması kararlaştırıldı. Komitenin, yerel yönetim ve 808’inci Görev Gücü Komutanı ile sürekli iletişim halinde olarak çabaların eşgüdümünü sağlaması ve ortaya çıkabilecek sorunlara hızla çözüm üretmesi hedefleniyor.

Siyasi ve diplomatik faaliyetler

Siyasi ve diplomatik temaslar kapsamında, Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Muhrimi, Fransa'nın Yemen Büyükelçisi Catherine Corm-Kammoun ile bir araya geldi.

Şarku’l Avsat’ın Yemen medyasından aktardığına göre el-Muhrimi, Fransa’nın Yemen’de ekonomik ve kalkınma reformlarına verdiği desteği takdir ederek, silahlı grupların oluşturduğu tehditlere karşı su yolları ve uluslararası deniz ticaret hatlarının korunmasında uluslararası toplumla ortaklığın güçlendirilmesinin önemini vurguladı.

El-Muhrimi ayrıca, son gelişmelerin kontrol altına alınması ve tansiyonun düşürülmesine yönelik çabalara öncülük eden Suudi Arabistan’ın rolünü övdü; Riyad’ın kurtarılmış vilayetlerde güvenlik ve istikrarın temellerini sağlamlaştırma konusundaki kararlılığına dikkat çekti.

El-Muhrimi, güney meselesine adil ve kapsayıcı bir diyalog yoluyla bulunacak çözümün, devlet kurumlarının yeniden inşasına ve Husilerin darbesinin sona erdirilmesine yönelik çabaların temel dayanaklarından biri olduğunu ifade etti. El-Muhrimi, yeniden imar programlarının desteklenmesi ve hizmetlerin iyileştirilmesi için uluslararası bağışçılarla iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı.

XSDEFR
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Tarık Salih, Avrupa Birliği (AB) büyükelçisiyle bir araya geldi. (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Tarık Salih de Avrupa Birliği’nin (AB) Yemen Büyükelçisi Patrick Simonnet’i kabul etti. Resmi medyaya göre görüşmede, Yemen ile AB ülkeleri arasındaki ortaklığın ufukları, Başkanlık Konseyi ve hükümetin kurtarılmış vilayetlerde güvenliği tesis etmeye yönelik çabaları ile Kızıldeniz’de terörizm ve korsanlıkla bağlantılı riskler ele alındı.

Resmî kaynaklara göre Salih, AB’nin Yemen’e ve ülkenin toprak bütünlüğüne verdiği desteği takdir ederek, son yıllarda insani operasyonlara sağladığı katkılardan övgüyle söz etti. Salih, AB Büyükelçisi’ni kurtarılmış vilayetlerdeki son gelişmeler hakkında bilgilendirerek, istikrarın iyileşmesinin devletin sahadaki varlığının güçlendirilmesini ve temel hizmetlerin etkinliğinin artırılmasını gerektirdiğini vurguladı. Salih ayrıca, özellikle Riyad’da yapılması planlanan güney-güney diyaloğuna verdiği destek bağlamında Suudi Arabistan’ın üstlendiği rolü övdü.


Suudi Arabistan, ABD'nin Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki Müslüman Kardeşler örgütlerini terör örgütü olarak tanımlamasını memnuniyetle karşıladı

2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
TT

Suudi Arabistan, ABD'nin Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki Müslüman Kardeşler örgütlerini terör örgütü olarak tanımlamasını memnuniyetle karşıladı

2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)
2011 yılına ait fotoğrafta, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler ve siyasi kolu olan İslami Hareket Cephesi partisinin Amman'daki genel merkezi görülüyor (AFP)

Suudi Arabistan, ABD'nin Mısır, Ürdün ve Lübnan'daki Müslüman Kardeşler kollarını terör örgütü olarak ilan etmesini memnuniyetle karşıladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, aşırıcılığı ve terörizmi kınadığını ve Arap devletlerinin güvenliği, istikrarı ve refahına, ayrıca bölgenin ve dünyanın güvenliğine katkıda bulunan tüm çabalara destek verdiğini teyit etti.


El-Hureyf Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın çabaları madencilik sektörüne sermaye yatırımı çekiyor

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hureyf Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın çabaları madencilik sektörüne sermaye yatırımı çekiyor

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Suudi Arabistan’ın gerek Uluslararası Madencilik Konferansı aracılığıyla gerekse sektörle ilgili olumsuz algıyı değiştirmeye yönelik çabalarıyla, dünya genelindeki yatırımcıları özellikle Afrika’da madenciliğe yatırım yapmanın önemini yeniden değerlendirmeye teşvik etmeyi hedeflediğini söyledi.

El-Hureyf bugün Riyad’da, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde düzenlenen Uluslararası Madencilik Konferansı kapsamında Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, madencilik sektörünün karşı karşıya olduğu en büyük zorluklardan birinin yatırım akışı olduğunu vurguladı. Bu konunun, Geleceğin Madenleri Konferansı ile yuvarlak masa girişiminin başlatılmasından bu yana gündemde olduğunu hatırlattı.

Dünya Bankası’nın Uluslararası Madencilik Konferansı’na katılımının, sektöre yatırımı destekleyecek çözümler bulunmasının önemine güçlü bir işaret olduğunu belirten el-Hureyf, madenciliği tamamlayıcı sektörlerin desteklenmesine yönelik başka girişimlerin de bulunduğunu ifade etti. Bu kapsamda özellikle lojistik sektörüne, hükümet ortaklıkları, uluslararası kuruluşların desteği ve kalkınma bankaları aracılığıyla destek sağlandığını kaydetti.

Öte yandan, madencilikten sorumlu bakanların katıldığı bakanlar toplantısı, bugün Uluslararası Madencilik Konferansı çerçevesinde gerçekleştirildi. Toplantı, 100’den fazla ülke ile 70’i aşkın uluslararası ve sivil toplum kuruluşunun yanı sıra iş dünyası birlikleri ve küresel ölçekte sektörün önde gelen isimlerinin katılımıyla, madencilik ve maden sektörünün geleceğinin ele alındığı dünyanın en büyük ve en önemli platformu olarak öne çıkıyor.

Toplantıda, ‘üç bakanlık girişimi’ kapsamında kaydedilen ilerlemenin gözden geçirilmesi, bir sonraki çalışma aşamalarının belirlenmesi, uluslararası ortaklarla kapasite geliştirme ve beceri kazandırma alanlarında iş birliğinin ele alınması ve küresel düzeyde vizyon birliği ile iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan Geleceğin Madenleri Çerçevesi’nin bilimsel bir yol haritası olarak hayata geçirilmesi hedefleniyor.