Yeşil Suudi Girişimi Forumu: Dünya gelecekte enerjiye daha fazla ihtiyaç duyacak

Suudi Arabistan Enerji Bakanı: Suudi Arabistan, 2030 yılına kadar en verimli enerji kaynaklarının tümünün üretildiği bir model olacak

Suudi Arabistan ve BAE enerji bakanları dün Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nun ilk oturumunda bir araya geldiler (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan ve BAE enerji bakanları dün Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nun ilk oturumunda bir araya geldiler (Şarku’l Avsat)
TT

Yeşil Suudi Girişimi Forumu: Dünya gelecekte enerjiye daha fazla ihtiyaç duyacak

Suudi Arabistan ve BAE enerji bakanları dün Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nun ilk oturumunda bir araya geldiler (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan ve BAE enerji bakanları dün Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nun ilk oturumunda bir araya geldiler (Şarku’l Avsat)

Körfez ülkelerinin yetkilileri, gelecekte dünyanın her türlü enerjiye ihtiyacı olacağını ve hidrokarbonlar, fosil yakıtlar veya yenilenebilir enerji olmadan çalışamayacağını, bununla birlikte iklimle ilgili alınan önlemlerin gelişmekte olan ülkeler için bir yük haline getirilemeyeceğini vurguladılar.
Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nun ilk oturumuna katılan Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, forum etkinlikleri sırasında kendisine yöneltilen petrol üreten ülkelerin aynı zamanda hem petrol üretimini artırmaları hem de karbon emisyonlarını azaltmaları talebiyle ilgili bir soruya, “Biliyorsunuz, dünyanın her şeye bizim de her türlü enerjiye ihtiyacımız var” yanıtını verdi.

Suudi Bakan, forumdaki konuşmasının bir bölümünde şunları söyledi:
“İklim değişikliğine katkıda bulunan tüm gazların üretimini azaltmak istiyoruz. Hepimiz karbon emisyonlarının azaltıldığı bir gelecek sağlayan bir enerji sistemi için mevcut tüm çözümleri hesaba katma konusunda hemfikiriz. Ancak şeytan ayrıntıda gizlidir. Gazı çevreye zarar vermeyecek hale getirebiliriz. Bu yüzden metan gazı ve karbon ile ilgili bir girişimimiz var. Suudi Arabistan sera gazlarını ortadan kaldırma ve ekonomik büyümeyi sürdürme konusunda örnek olmak istiyor. Suudi Arabistan gaz, petrol, kaya petrolü, güneş ve rüzgâr enerjisi üreticisidir. Gerek yeşil gerek mavi olsun, hidrojen enerjisi açısından büyük bir hırsa sahibiz. Bana bunu yapan başka bir ülke gösterin.”
Dünyanın hidrokarbonlar, fosil yakıtlar veya yenilenebilir enerji olmadan hiçbir alanda çalışamayacağına dikkati çeken Bin Selman, “Hiçbiri ne bir tehlike kaynağı ne de kurtarıcı olamaz. Bunların hepsi sadece birer kapsamlı çözüm olacaktır. 2026 yılında COP'ta (Taraflar Konferansı) buluşursak, herkesin emisyonların azaltılmasına katkıda bulunduğu sürece yapacaklarına ilişkin kapsayıcı ve açık olmalıyız” ifadelerini kullandı.
Suudi Arabistan’ın, 2030 yılına kadar en verimli enerji kaynaklarının tümünün üretildiği bir model olacağına dikkati çeken Prens Abdulaziz, Bunun Suudi Arabistan’daki iklim değişikliğine karşı adımların kapsamını genişletmeye yönelik Yeşil Suudi Arabistan Girişimi’nin hedefleri çerçevesinde olacağını ve metan gazı emisyonlarının azaltılmasının halk sağlığının ve tarımsal üretkenliğin artırılmasına katkıda bulunacağını söyledi.
Suudi Arabistan Enerji Bakanı, ülkesinin akıllı sayaç programı çerçevesinde günde 127 bin sayaç kurmaya çalıştığını ve projenin iki ay içinde tamamlanacağını belirtti. Bakan Bin Selman, “Suudi Arabistan, 10 yılı aşkın bir süredir başarılı enerji verimliliği programlarına sahip. Şimdiye kadar, yılda 48 milyon ton karbon emisyonu azaltıldı ve 9 milyon ton daha azaltılması planlanıyor. Sanayi, ulaşım ve inşaat olmak üzere üç sektöre odaklandık. Çünkü bu sektörler, Suudi Arabistan’ın enerji tüketiminin yüzde 90'ını oluşturuyor” şeklinde konuştu.
Prens Abdulaziz, iklim değişikliğine katkıda bulunan tüm gazların azaltılması, bu gazları üreten tüm sektörlere bakılması, tüm çözümlerin tartışılması, mevcut teknolojilerle yenilenebilir enerji alanının dikkate alınması, çevrenin nasıl korunacağı ve su tüketiminin nasıl yönetileceği, devlet ve özel sektörlerin katılımıyla ve buna yardımcı olacak olanakların bulunması gerektiğini vurguladı.
Öte yandan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı ve Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC) Grup CEO'su Sultan el-Cabir, günümüzün enerji gereksinimlerinin yüzde 80'inin fosil yakıtlardan geldiğini belirterek, “Bunu görmezden gelemeyiz. Geçiş sürecine ihtiyaç var. Maliyetleri ve karbon emisyonlarını sürekli olarak azaltmaya devam etmeliyiz ve bu da zaman alacaktır” ifadelerini kullandı.
Dünyanın bir enerji kombinasyonuna ihtiyacı olduğunu söyleyen Cabir, “Bu, tartışmaya dahi gerek olmayan bir zorunluluktur. Biz de buna yatırım yapıyoruz. Son yedi yılda kaynaklara, özellikle hidrokarbonlara çok az yatırım yapıldı. Bu, almamız gereken önemli bir derstir. Motorları değiştirmeli, yeniden direksiyona geçmeli ve daha temiz bir gelecek için hiç durmadan çalışmalıyız” diye konuştu.

BAE’li Bakan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Petrol ve gaz, geleceğin küresel enerji taleplerini karşılamanın bel kemiğini oluşturmaktadır. Gelişmekte olan dünyanın tamamen farklı bir dizi politika ve teşvik gerektirdiğini kabul etmeliyiz. İklim eyleminin gelişmekte olan ülkeler üzerinde bir yük haline gelmesine izin veremeyiz; İlerici, açık, kapsayıcı bir zihniyete ihtiyacımız var. Gelişmekte olan dünyanın, bir birinden tamamen farklı bir takım politikalara ve teşviklere ihtiyaç duyduğunu kabul etmeliyiz. İklim eyleminin gelişmekte olan ülkeler üzerinde bir yük haline gelmesine izin veremeyiz. İlerici, açık, kapsayıcı bir zihniyete ihtiyacımız var”.
Suudi Arabistan Çevre, Su ve Tarım Bakanı Abdurrahman el-Fadli ise sürdürülebilir kalkınma ve çevre koruma arasındaki uyuma değindi. Bakan Fadli, Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nda yaptığı konuşmada girişimin stratejisinin, çevreyi tüm yönleriyle toplam değeri 52 milyar Suudi riyalini aşan 64 girişim barındırdığını belirtti.
Stratejinin öne çıkan hedeflerine değinen Fadli, bunları, ‘bölgede ulusal bir çevre fonu kurarak kurumsal çerçeveyi yeniden yapılandırmak, çevresel uyumu artırmak için 5 ulusal çevre merkezi inşa etmek, çölleşme ile mücadele etmek, doğal hayatı korumak, atık geri dönüşümünü teşvik etmek, meteorolojik hizmetler sağlamak ve iklim çalışmaları yapmak’ olarak sıraladı. Bu arada Suudi Arabistan hükümetinin sektör için düzenleyici bir çerçeve oluşturmak amacıyla Ulusal Çevre Sistemi, Atık Yönetim Sistemi ve Meteorolojik Sistemi yayınladığı da belirtilmeli.
Suudi Arabistan’ın ki gibi çöl iklimine sahip bir ülkede 10 milyar ağaç dikmenin kuşkusuz çok büyük bir zorluk olduğunu ifade eden Bakan Fadli, buna rağmen bu girişimi, arıtılmış yenilenebilir veya genel olarak yenilenebilir su kullanarak uygulayacaklarını vurguladı. Fadli, girişim için genellikle küresel deneyimlerden ve araştırmalardan yararlanırken, bu iklimde yaşayabilecek yerel bitkilere odaklanacaklarını söyledi.
Yeşil Suudi Girişimi’nin biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkıda bulunduğuna ve Suudi Arabistan topraklarının yüzde 30'unu korunan alanlar olarak ilan edilmesini hedeflediğine dikkati çeken Suudi Bakan, üç yıl önce sadece yüzde 4,3 olan korunan alanların bugün yaklaşık yüzde 16 ile dört katına çıkarıldığına işaret etti. Kısa bir süre önce yürürlüğe giren Çevre Yönetmeliği’nin biyolojik çeşitliliğe, kıyı ve deniz habitatlarının korunması ve restorasyonuna büyük önem verdiğini kaydetti. Bakan Fadli, Çevre, Su ve Tarım Bakanlığı’nın da nesli tükenmekte olan yerel yaban hayat türleri için birçok üreme merkezinin inşasıyla 3 yıl önce 19 olan milli park sayısını bugün 300'ün üzerine çıkardığını belirtti.
Diğer taraftan BAE İklim Değişikliği ve Çevre Bakanı Meryem el-Muhiri, BAE'de çevre koruma alanında çaba sarf ettiklerini ve çevresel çeşitlilik ve korumanın uluslararası işbirliği gerektirdiğini ifade etti. Doğanın dünya için önemli bir sermaye olmasının önemine dikkati çeken BAE’li Bakan, çevresel çeşitliliğin korunmasının çok önemli olduğunu ve herkesin bu konuda büyük çaba göstermesi gerektiğini vurguladı.
Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nun ilk oturumuna katılan diğer isimlerden, Gabon Orman ve Su Bakanı Lee White ve Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi İcra Direktörü İbrahim Siyav, yaptıkları konuşmalarda, doğanın karşı karşıya olduğu sorunlara, bu sorunlara yönelik endişelere, ekosistemleri restore etmeye, biyolojik çeşitliliği korunmaya ve bu bağlamda ulusal ve bölgesel düzeylerdeki girişimlere ve çabalara yönelik küresel çabaların etkilerine değindiler.



İran Büyükelçisi İnayeti, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan önemli bir ortak ve ilişkilerimiz ‘güçlendirilmiş’ durumda

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)
TT

İran Büyükelçisi İnayeti, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan önemli bir ortak ve ilişkilerimiz ‘güçlendirilmiş’ durumda

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)

Üst düzey bir İranlı yetkili, Suudi Arabistan ile ilişkilerin ‘sağlam ve korunmuş’ olduğunu, bu ilişkilerin zedelenemeyeceğini söyledi. Tahran ile Riyad’ın bölgenin güvenliği ve istikrarına önem verdiğini vurgulayan yetkili, gerilimin tırmandırılmasından ve bölgesel huzuru bozabilecek her türlü adımdan kaçınıldığını ifade etti.

İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, iki ülke arasındaki temas ve koordinasyonun farklı düzeylerde sürdüğünü belirtti. İnayeti, bu kapsamda bazı ziyaret ve toplantıların kamuoyuna açık şekilde gerçekleştiğini, bazılarının ise gözlerden uzak yürütüldüğünü kaydetti.

 Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)

İnayeti, “Bölgenin karşı karşıya olduğu tehditler ve benzeri görülmemiş bir gerilim riskinin bulunduğu mevcut koşullarda durumun hassasiyetinin farkında olmamız gerekiyor. İran İslam Cumhuriyeti olarak bölgesel istikrarın tüm bölge ülkelerinin çıkarına olduğuna inanıyoruz. Suudi yetkililerle yaptığımız toplantı ve görüşmelerde bu yaklaşımın defalarca teyit edildiğini gördük” dedi.

Üst düzey bir Suudi yetkili ise cumartesi günü Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bazı medya organlarında yer alan ve Krallığın bölgedeki gerilime yaklaşımında bir değişiklik olduğu yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Yetkili, Suudi Arabistan’ın ABD ile İran arasındaki tüm ihtilaflı konuların diyalog ve diplomatik yollarla barışçıl şekilde çözülmesine yönelik çabaları desteklediğini vurgularken, Krallığın hava sahasının ya da topraklarının İran’a karşı herhangi bir askeri faaliyette kullanılmasını reddettiğinin altını çizdi.

İnayeti de iki ülke arasında farklı düzeylerde ‘süregelen temas ve karşılıklı görüş alışverişinin’ bulunduğunu, bunlar kapsamında bazı ziyaret ve toplantıların kamuoyuna açık şekilde gerçekleştirildiğini, bazılarının ise medya dışında yürütüldüğünü ifade etti.

Suudi Arabistan çok önemli bir ülke

İnayeti, Tahran’ın Suudi Arabistan’ı ‘bölgede kilit ve etkili bir ülke olarak gördüğünü’ vurgulayarak, iki ülke arasındaki iş birliğinin ortak ilgi alanlarındaki konularda ‘bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağladığını’ bildirdi.

İnayeti, “İran ve Suudi Arabistan, bölgenin güvenliği ve istikrarına önem veriyor; gerilimin tırmandırılmaması ve bölgesel huzuru bozabilecek her türlü adımdan kaçınılması gerektiğini vurguluyor” dedi. İki taraf arasında süregelen istişarelerin, ‘her iki ülkede de oluşan stratejik bir kanaatten kaynaklandığını ve bunun yalnızca ikili çıkarlara değil, bölgenin tamamının menfaatine hizmet ettiğini’ belirtti. İnayeti ayrıca, “Suudi Arabistan İran’ı güvenilir bir ortak olarak görürken, İran da Suudi Arabistan’ı bölgede önemli ve etkili bir aktör olarak değerlendiriyor. Ortak ilgi alanlarındaki iş birliği, bölgesel güvenlik ve istikrarın tesis edilmesine yardımcı oluyor” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman'ın Nisan 2025'te Tahran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı görüşmeden (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman'ın Nisan 2025'te Tahran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı görüşmeden (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

‘Güçlendirilmiş’ ilişkiler

İnayeti, iki ülke arasındaki ilişkilerin ‘korunaklı olduğunu ve zedelenemeyeceğini’ belirterek, bunun her iki ülkenin liderliğinin bu ilişkilerin kaçınılmazlığını kavramasından kaynaklandığını söyledi. İnayeti, bu anlayışın ilişkilerin sürmesini ve gelişmesini sağladığını, olumlu etkilerinin de tüm taraflara yansıdığını ifade etti.

İnayeti, İsrail’in son saldırıları sırasında Suudi Arabistan’ın Tahran’a verdiği desteği hatırlatarak, “İran, kendisine dayatılan savaş sırasında Suudi Arabistan’ın destekleyici tutumunu memnuniyetle karşıladı. Suudi Arabistan, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını güçlü biçimde kınadı. O sabah Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı’ndan bir telefon aldık. Bu tutum, o dönemde yanımızda duran Suudi kardeşlerimizden beklenen bir tavırdı” dedi.

İnayeti sözlerini şöyle sürdürdü: “İkinci olarak, İran’a yönelik herhangi bir saldırı tüm bölgenin güvenliğini etkiler. Bu durum, Suudi Arabistan da dahil olmak üzere sergilenen yapıcı tutumlarda açık biçimde görülmüştür. Üçüncü olarak ise İran’a yönelik saldırı, İsrail’in bölge ülkelerine karşı gerçekleştirdiği saldırılar zincirinin bir parçasıdır ve hiçbir ülke bu saldırılardan muaf değildir.”

ABD ile müzakere çerçevesi

İran ile ABD arasında şekillenmekte olduğu belirtilen müzakere çerçevesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İnayeti, “İran İslam Cumhuriyeti 2015 ve 2025 yıllarında yürütülen müzakerelere son derece ciddi bir yaklaşımla girdi; ancak bu süreçlerden çekilen ve çelişkili bir tutum sergileyen taraf ABD oldu” dedi.

İnayeti, “Eğer ABD, ön koşulsuz ve eşit bir diyalog konusunda samimiyse, İran bunu memnuniyetle karşılar. İranlı yetkililer bu tutumu defalarca dile getirdi. Son dönemde iki tarafın müzakereler için bir çerçeve oluşturmaya çalıştığına işaret eden açıklamalar duyduk; ancak müzakereler önceden belirlenmiş sonuçlarla başlayamaz. Sonuçlar, müzakere sürecinin kendisinden doğmalı, önceden dayatılmamalı” ifadelerini kullandı.

 Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı, geçtiğimiz ocak ayında İran'ın Suudi Arabistan Büyükelçisi’ni kabul etti. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı, geçtiğimiz ocak ayında İran'ın Suudi Arabistan Büyükelçisi’ni kabul etti. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz hafta İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’la yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki güvenlik ve istikrarı güçlendirecek diyalog yoluyla anlaşmazlıkların çözülmesine yönelik her türlü çabayı desteklediklerini vurguladı.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, görüşmede Riyad’ın Tahran’ın egemenliğine saygı konusundaki tutumunu yineleyerek, Suudi Arabistan’ın hava sahasının veya topraklarının herhangi bir askeri operasyon veya saldırı için kullanılmasına izin vermeyeceğini belirtti. Bu uyarının, saldırının kaynağı veya hedefi ne olursa olsun geçerli olduğu ifade edildi.

Pezeşkiyan da İran’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı konusundaki tutumundan dolayı Suudi Arabistan’a teşekkür ederek, Veliaht Prens’in bölge güvenliği ve istikrarını sağlama çabalarını takdir etti.


Suudi Arabistan "denetim" otoritesi: Yolsuzluk davalarına karışan çalışanlar görevden uzaklaştırıldı

Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)
Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan "denetim" otoritesi: Yolsuzluk davalarına karışan çalışanlar görevden uzaklaştırıldı

Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)
Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Yolsuzlukla Mücadele ve Denetim Kurumu dün, son zamanlarda soruşturduğu suç davalarına karışan hem kamu hem de özel sektör çalışanlarını içeren kişilerin gözaltına alındığını duyurdu. Kurum, gerekli yasal işlemlerin tamamlanması için yasal süreçlerin devam ettiğini belirtti.

Kurum, yaptığı açıklamada, Kamu Yatırım Fonu (PIF) ile iş birliği içinde, PIF'in bir yan kuruluşunda proje yöneticisi olarak çalışan bir Suudi vatandaşının gözaltına alındığını açıkladı. Bu kişi, ticari bir işletmenin sahibi olan iki Suudi vatandaşından (onlar da tutuklandı) ve farklı bir ticari işletmede yönetici olarak çalışan başka bir Suudi vatandaşından (o da tutuklandı) 2.175.000 riyal rüşvet aldığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Rüşvetler, ticari işletmeye bir şirket alanının yenilenmesi projesinin verilmesi ve her iki işletmenin de projede taşeronluk işi almasının sağlanması karşılığında ödenmişti.

Açıklamada, Sağlık İşleri Bakanlığı'nda çalışan bir kişinin, toplam 384 milyon 295 bin 150 riyal tutarındaki iki projenin ticari bir kuruluşa verilmesi ve ihale süreçlerinin kolaylaştırılması karşılığında 500 bin riyal aldığı sırada gözaltına alındığı belirtildi. Soruşturmalar sonucunda, kararlaştırılan toplam tutarın 10 milyon riyal olduğu, bu tutarın 4 milyon 500 bin riyalinin daha önce ticari kuruluşun genel müdüründen (görevden uzaklaştırılmış) alındığı, ilk olarak bu tutarın mühendislik işleri müdürüne, yardımcısına ve ihale inceleme komitesi başkanına (görevden uzaklaştırılmış) teslim edildiğinin kanıtlandığı ifade edildi.

İçişleri Bakanlığı ile iş birliği içinde, emekli bir astsubay, polis karakolunda görev yaptığı dönemde suç davalarında ele geçirilen 2,16 milyon riyali zimmetine geçirmekten; Sivil Savunma'da görevli bir astsubay, ticari kuruluşlardan güvenlik yönetmeliklerine uymama nedeniyle ceza kesmemek karşılığında para talep etmekten; ve bir polis karakolunda görevli bir asker ile iki vatandaş, bir vatandaştan 1,4 milyon riyali zimmetine geçirmek ve bu olaya katılmaktan tutuklandı.

Açıklamada, Nüfus Müdürlüğü'nde çalışan 3 kişinin, gözaltına alınan bir vatandaştan, usulsüz bir şekilde doğum kaydı yaptırmak ve ulusal kimlik kartı çıkarmak karşılığında taksitler halinde 850 bin riyal aldıkları gerekçesiyle tutuklandığı belirtildi. Ayrıca, belediyelerde çalışan 3 kişiden ilkinin, arsa ruhsatı ve imar planı işlemlerinin kolaylaştırılması ve tamamlanması karşılığında kararlaştırılan 800 bin riyalden 300 bin riyal aldığı, ikincisinin, ihale değerlendirme komitesi üyesi olması nedeniyle belediye binası inşaatı ve geliştirme projesi ihalesinin kolaylaştırılması karşılığında gözaltına alınan bir vatandaştan 20 bin riyal aldığı, üçüncüsünün ise bir müteahhit firmada çalışan ve gözaltına alınan bir vatandaşla iş birliği içinde usulsüz bir şekilde inşaat ruhsatı ve inşaat tamamlama belgesi düzenlemek karşılığında para aldığı belirtildi.

Çevre, Su ve Tarım Bakanlığı çalışanı ve bir bölge sakini, vatandaşlardan para alarak, var olmayan hayvanlar için hayali kayıt numaraları oluşturarak tarımsal hayvancılık desteği konusunda dosya açma ve uygunluk güncellemesi yapma suçundan tutuklandı. Bölgesel kalkınma otoritesinin bir başka çalışanı ise eşini işvereninin sözleşme yaptığı şirketlerde çalışıyor gibi gösterip, çalışmadığı halde aylık maaşını ödemesi nedeniyle tutuklandı. Otorite, kamu fonlarını zimmete geçiren veya konumunu kişisel kazanç veya kamu yararına zarar vermek için kullanan herkesi izleme ve yakalama konusundaki kararlılığını teyit etti ve bu kişilerin işlerine son verildikten sonra bile hesap vereceklerini belirtti. Mali ve idari yolsuzluk suçlarının zaman aşımı olmadığını vurgulayan otorite, ihlal edenlere karşı kanunun tüm gücünü hoşgörü göstermeden uygulama kararlılığını dile getirdi.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nden Fas Kralı'na geçmiş olsun telefonu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nden Fas Kralı'na geçmiş olsun telefonu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, Başbakan sıfatıyla dün Fas Kralı VI. Muhammed ile telefon görüşmesi yaptı.

Görüşme sırasında Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Fas Kralı'nın sağlık durumunu sordu ve kendisine geçmiş olsun dileklerini iletti.

Kral VI. Muhammed ise Prens Muhammed bin Salman'a asil kardeşlik duygularından dolayı minnettarlığını ifade etti.