FKÖ: Filistin yönetimi tüm seçeneklere açık

Abbas, Eriha ve Ürdün Vadisi’nin giriş kapılarını açtı (WAFA)
Abbas, Eriha ve Ürdün Vadisi’nin giriş kapılarını açtı (WAFA)
TT

FKÖ: Filistin yönetimi tüm seçeneklere açık

Abbas, Eriha ve Ürdün Vadisi’nin giriş kapılarını açtı (WAFA)
Abbas, Eriha ve Ürdün Vadisi’nin giriş kapılarını açtı (WAFA)

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Kurulu Üyesi Ahmed Mecdelani, İsrail’in iki devletli çözümü yok etmeye devam etmesi halinde Birleşmiş Milletler’in (BM)  1947 tarihli 181 bölme kararı dahil Filistin yönetiminin tüm seçeneklere açık olduğunu belirterek, FKÖ’nün İsrail’i tanımasını bu karar bağladı.
Mecdelani’nin bu açıklaması, Filistinlilerin net bir siyasi ufkun yokluğunda gelecek seçenekleri tartışmak için dün geç saatlerde Filistin liderliği tarafından yapılan toplantıdan saatler önce geldi.
Konu hakkında bilgi sahibi kaynaklar Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, hali hazırdaki odak noktasının FKÖ içindeki anlaşmazlıkları çözmek ve Merkezi Komite’nin toplantı düzenlemek olduğunu belirterek, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın geçtiğimiz ay Birleşmiş Milletler (BM) 76. Genel Kurulu'nda İsrail’e, işgale son vermesi için bir yıl verdiklerini söyleyerek başlattığı inisiyatife dayalı olarak eylem planı hazırlanacağını kaydetti.
Merkezi Komite, Filistin kurumlarının, örgütlerinin ve yönetiminin en yüksek yasama organı. Kaynaklara göre, Filistin yönetiminin İsrail ile anlaşmaları durdurmak, İsrail'in tanınmasını askıya almak, işgal altındaki bir devlet olarak ilan ederek geçiş aşamasını sona erdirmek ve uluslararası kararlardan çekilmesi dahil olmak üzere çeşitli seçeneklere sahip. Tüm bu başlıklar, gündeminde FKÖ düzenlemesi ve boşlukların doldurulması da olacak olan Merkezi Komite toplantı sırasında dikkatle incelenecek ve tartışılacak.
Merkezi Komitesi’nin en geç önümüzdeki Ocak ayı başlarında bir toplantı gerçekleştirmesi bekleniyor. Fetih Hareketi Merkezi Komite Üyesi Delal Selame, hareketin, Filistin evini sağlamlaştırıp güçlendirmek ve işgal hükümetinin Filistin halkına karşı yürüttüğü savaş sebebiyle Filistin meselesinin karşılaştığı zorluklarla yüzleşmek adına  FKÖ gruplarıyla toplantı ve diyaloglarına devam ettiğini söyledi.
Selame dün Filistin’in Sesi radyosuna verdiği demeçte, Fetih Hareketi’nin yurtsever toplulukla diyalog kurmaya, ulusal ortaklığı korumaya, birliği güçlendirmeye ve Merkezi Komite’nin yeni bir toplantısı için ortam yaratmaya kararlı olduğunu kaydetti. Selame ayrıca, Fetih’i ulusal fraksiyonları bir araya getiren ikili görüşmelerin, kapsamlı bir ulusal diyalogla sonuçlanabileceğini kaydetti.
Filistin Yönetimi’nin İsrail’e tek taraflı önlemleri bırakması yeni bir tehdit değil. Bu tehditler geçmişte Ulusal ve Merkezi Komite’nin aldığı kararlardan biriydi.
Filistin Yönetimi’nin tek taraflı adım atması toprak üzerindeki kontrolün yanı sıra geçişleri, sınırları, ithalatı, ihracatı sağlayan ve Filistin bölgesine yakıt ve elektrik satan İsrail ile karşı karşıya gelmek anlamı taşıyor. İsrail, aynı zamanda hareket üyelerinin yurt içinde ve dışında hareket etmelerini de sağlıyor.
 FKÖ Yürütme Komitesi ve Merkezi Komite üyelerini yer aldığı dünkü liderlik toplantısı, her iki komitenin ayrı toplantılarının ardından yapıldı. Filistin'deki gerginlik, ABD yönetiminin Beyaz Saray'da dokuz ay ay boyunca siyasi bir yolu desteklemekteki yavaşlığının yarattığı hayal kırıklığının ardından yaşandı. Abbas, Merkezi Komite ve FKÖ yöneticilerinin görüşmelerinde yavaşlamalardan şikayet ediyordu. Bu, İsrail'in yerleşim yerlerini işgal etmesi ve Filistin Yönetimi ile siyasi müzakereleri başlatmayı reddetmesiyle aynı zamana denk geldi. Yürütme Komitesi, taahhütlere saygı duyulmasının, tüm ilgili taraflarca sözlü ve fiilen karşılık görülmemesi durumunda taahhütleri reddetmekle yükümlü olduklarını bildirdi. Uluslararası toplumu ve ABD yönetimini doğrudan sorumluluklarını üstlenmeye ve işgalci İsrail otoritesinin itaatsizliğine son vermeye çağıran FKÖ, BM Güvenlik Konseyi'nin 2334 Sayılı Kararı ve ilgili uluslararası meşruiyet kararlarının tüm hükümlerine saygı duyulması vurgusu yaptı.



Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.


Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
TT

Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos, ABD'nin dün Sudan'daki tüm taraflara, Birleşmiş Milletler mekanizması tarafından desteklenen insani ateşkesi "derhal ve ön koşulsuz olarak" kabul etmeleri çağrısında bulunduğunu vurguladı.

Sudan'daki gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen BM Güvenlik Konseyi oturumunun aralarındaki çeşitli toplantılara katılan Paul, şunları söyledi: “Sudanlı tarafları, sivillere hayat kurtarıcı yardımların ulaşabilmesi için ateşkesi kabul etmeye çağırıyoruz.”

Şöyle devam etti: “Ortaklarımızla adil ve kalıcı bir barış için çalışırken, soykırımdan sorumlu olanların hesap vermesini sağlamaya ve sivil yönetime güvenilir bir geçişi desteklemeye kararlıyız.”

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Abdulaziz el-Vasil, Güvenlik Konseyi oturumuna katılarak Krallığın Sudan'ın birliğini ve egemenliğini destekleme pozisyonunu teyit etti ve Sudan'daki krizi sona erdirecek kapsamlı bir siyasi çözümün önemini vurguladı.