Putin ve Bennett görüşmesinin ardından İsrail, Kuneytra kırsalına ilk hava saldırısını gerçekleştirdi

Golan'a atılan bir broşür (SOHR)
Golan'a atılan bir broşür (SOHR)
TT

Putin ve Bennett görüşmesinin ardından İsrail, Kuneytra kırsalına ilk hava saldırısını gerçekleştirdi

Golan'a atılan bir broşür (SOHR)
Golan'a atılan bir broşür (SOHR)

İsrail Başbakanı Naftali Bennett ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında, İran'ın Suriye'deki varlığının ele alındığı Soçi'deki görüşmeden günler sonra, 25 Ekim sabahın erken saatlerinde İsrail, Suriye’nin Kuneytra kırsalındaki Hizbullah mevzilerini bombaladı.
Bennett, Soçi’de gerçekleşen Putin ile son görüşmesinde ‘iyi ve istikrarlı anlaşmalara’ varıldığını, ancak İran’ın Suriye’deki varlığına ilişkin görüş ayrılıklarının neredeyse değişmediğini söyledi. İsrail Başbakanı, Tel Aviv'e geldikten sonra yaptığı değerlendirmede, “Başkan Putin'in İsrail'in güvenlik ihtiyaçları konusunda anlayışlı davrandığını gördüm” dedi. Putin ile görüşmesinin çok iyi geçtiğini ifade eden Bennett, “Ruslar bir bakıma kuzeydeki komşularımız ve oradaki hassas ve karmaşık durumu herhangi bir aksilik olmadan sorunsuz bir şekilde yönetmemiz önemli. İyi ve istikrarlı sonuçlara ulaştık” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), dün, İsrail’e ait bir savaş uçağının Kuneytra iline bağlı el-Baas ilçesinin çevresinde ve el-Krum köyünde rejim güçlerine ve müttefiklerine ait mevzileri hedef aldığını ve maddi hasara neden olduğunu bildirdi.
Şarku’l Avsat’ın Suriye Arap Haber Ajansı SANA’dan aktardığı habere göre İsrail'in dün sabaha karşı Suriye’nin güney bölgesine bir hava saldırısı düzenlediğini aktardı. SANA’nın haberine göre “Suriye Dışişleri Bakanlığı'ndan bir kaynak yaptığı açıklamada, Suriye’nin bu saldırılara yanıt verme ve işgalcilerin saldırgan eylemlerini önleme hakkını saklı tuttuğu” belirtildi.
İşgal altındaki Golan tepeleri yakınlarındaki Kuneytra ili kırsalındaki Cubata el-Haşab beldesinde rejim güçlerine bağlı iki kişinin içinde bulunduğu bir otomobilde meydana gelen patlama sonucu, araçtakiler olay yerinde hayatlarını kaybettiler. Daha önce 5 Temmuz'da Kuneytra kırsalındaki Golan Tepeleri sınırı yakınlarında bulunan Neb’a es-Sahir köyünde rejim güçlerinden bir kişi, tatil için evine dönerken kimliği belirsiz kişilerce vurularak öldürülmüştü.
SOHR’un dün aktardığı haberde, işgal altındaki Suriye Golan’ından başlayarak Kuneytra kırsalındaki Hader beldesi yakınlarındaki Kurs en-Nefl bölgesine İsrail uçaklarından broşürler atıldığı bildirildi. Broşürler, Hizbullah'a bağlı el-Mukavemetu’s-Suriye li-Tahriri’l-Golan (Golan’ın Özgürleştirilmesi için Suriye Direnişi) grubunun askeri mevzilerinin bombalanmasından saatler sonra atıldı.
Rejim güçlerine Hizbullah ile birlikte hareket etmemesi uyarısında bulunulan broşürde şu ifadeler kullanıldı:
“Suriye ordusu mensuplarına;
El-Hac Haşim’in Golan’da ve Dera’da bulunduğu ve Hizbullah lehine eylemlerinin Suriye ordusu içinde en önemli öncelik olarak görüldüğü ortaya çıktı. Cevad el-Haşim ve grubu ise 17 Haziran'da el-Kahtaniye üssüne düzenlenen saldırıdan sonra dahi daha önce yaptığımız tüm uyarılarımıza rağmen, halen Kurs en-Nefl bölgesi ve 90. Tugay'ın karargahında dolaşıyor. Hizbullah, günlerce devam eden olaylar boyunca ve ustaca bir şekilde, siz farkına varmadan askeri mevzilerinizde sizi kuklaları haline getirdi.”
Rejim güçlerinin eylemleri konusunda da bir uyarı yapılan broşürde, “Mercek altındasınız. Haşim'e yardım etmeniz size zarar verdi. Onların kötü niyetleri ortaya çıkmaya başladı. Yaptıklarınızdan siz ve çektiğiniz sıkıntılardan ise Hizbullah sorumlu” denildi.



Şam’ın SDG karşısındaki başarısında hangi askeri ve politik faktörler etkili oldu?

Suriye hükümetine ait araç konvoyları, 2 Şubat 2026'da kuzeydoğudaki Haseke kentine girdi (AFP)
Suriye hükümetine ait araç konvoyları, 2 Şubat 2026'da kuzeydoğudaki Haseke kentine girdi (AFP)
TT

Şam’ın SDG karşısındaki başarısında hangi askeri ve politik faktörler etkili oldu?

Suriye hükümetine ait araç konvoyları, 2 Şubat 2026'da kuzeydoğudaki Haseke kentine girdi (AFP)
Suriye hükümetine ait araç konvoyları, 2 Şubat 2026'da kuzeydoğudaki Haseke kentine girdi (AFP)

Suriye hükümetinin Suriye Demokratik Güçleri (SDG)’ye karşı başlattığı operasyon, kuzey ve doğu Suriye’de kısa sürede kontrol haritasını değiştirdi. Operasyonlar sürpriz bir şekilde Fırat’ın batısından başladı; hükümet güçleri Deyr Hafir ve Maskane’yi ele geçirdi. Ardından doğuya yönelerek SDG’nin merkezi konumundaki Rakka üzerinde tam kontrol sağladı.

Bu ilerleme, özellikle Rakka, Deyrizor ve Haseke kırsalları olmak üzere SDG kontrolündeki bölgelerde geniş bir aşiret ayaklanması ile eş zamanlı gerçekleşti. Aşiretler, SDG güçlerini birçok alandan uzaklaştırdı ve ardından Suriye ordusu ile birleşti. Bu gelişmeler, SDG’nin kısa süre önce Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çıkarılmasının ardından geldi ve örgütün askeri nüfuzunun zayıfladığını gösterdi.

Askeri faktör

Suriye Cumhurbaşkanlığı Aşiret İşleri Danışmanı Cihad İsa El-Şeyh, Şarku'l Avsat gazetesine yaptığı açıklamada, SDG ile mücadelenin kazanılmasında birden çok faktörün etkili olduğunu ve bunların başında askeri faktörün geldiğini söyledi. El-Şeyh, savaşan birliklerin bu tür operasyonlar için yüksek eğitim ve profesyonelliğe sahip olduğunu, komuta ve operasyon yönetiminde deneyimli olduklarını ve askerlerin yıllar boyunca benzer çatışmalarda görev aldığını belirtti.

Halk ve aşiret desteği

El-Şeyh ayrıca, halk desteğinin de belirleyici olduğunu vurguladı. SDG kontrolündeki bölgelerde, örgütün ırkçı uygulamaları, kadın, çocuk ve gençler üzerinde zorunlu askerlik, toplumun geleneklerini ve aşiret liderlerini dikkate almaması nedeniyle yaygın bir hoşnutsuzluk oluştu. Örgüt, kontrol ettiği bölgelerdeki kaynakları kendi lehine kullanmış, ancak altyapı ve hizmet geliştirme konusunda yetersiz kalmıştı.

frgthy
Suriye’nin Haseke kentinde, SDG’nin çekilmesinin ardından hükümetin kontrolüne geçen Hol Kampı’ndaki bazı tutuklular (Reuters)

Aşiretlerin rolü kapsamında, El-Şeyh, Arap aşiretlerinin yeniden organize edildiğini ve toplumun bir parçası olarak iç güvenlik ve istikrarın sağlanmasında görev aldıklarını belirtti.

Siyasi ve diplomatik boyutlar

Araştırmacı Firas Fahham, hükümetin avantajının sadece askeri olmadığını, aynı zamanda siyasi ve diplomatik boyutların da etkili olduğunu söyledi. Fahham’a göre, Suriye diplomasisi ve bölgesel işbirlikleri hükümetin ülke genelinde kontrol sağlamasında doğrudan destek sağladı.

defrgtyh
1 Şubat 2026 – Suriye’nin Kamışlı kentinde anayasal haklarını talep eden Kürtlerin gösterisi (Reuters)

Fahham, ABD’nin Suriye politikasındaki değişimin de etkili olduğunu vurguladı. ABD yönetimi, Suriye hükümetini bölgesel istikrar için önemli bir aktör olarak görmeye başladı ve bu durum SDG’nin stratejik önemini azalttı. SDG’nin esas rolü, ABD’nin terörle mücadele ve Suriye’de üs edinme hedeflerini desteklemekti; bu hedefler artık büyük ölçüde hükümet üzerinden sağlanabiliyor.

Devletsiz yapılar ve merkezi yönetim

Uluslararası alanda, devletsiz silahlı grupların sona erdirilmesi ve merkezi hükümetlerin güçlendirilmesi yönünde bir eğilim bulunuyor. SDG, bu değişime uygun adım atamadı ve ABD’nin entegrasyon beklentilerine yeterince yanıt veremedi. Bu durum, hükümetin ülke çapında kontrolünü güçlendirdi.

Gelecekteki riskler

Fahham, olası bir Kürt direnişi riskine işaret etti. Bölgesel aktörler ve SDG içindeki PKK bağlantılı gruplar, direnişi nüfuzlarını koruma aracı olarak görebilir. Bu durum, hükümetle siyasi anlaşmalar sağlansa bile güvenlik açısından bir zorluk oluşturabilir.

Sonuç

Suriye hükümetinin SDG karşısındaki başarısı, askeri kapasite, halk desteği, diplomatik manevralar ve stratejik faktörlerin bir araya gelmesi ile gerçekleşti. Uluslararası değişimler, merkezi otoritenin güçlenmesini destekleyerek, devletsiz silahlı grupların etkisini azaltan bir ortam sağladı.


Eski Libya lideri Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam evinde uğradığı saldırıda öldürüldü

Seyfülislam Kaddafi (Arşiv fotoğrafı - Reuters)
Seyfülislam Kaddafi (Arşiv fotoğrafı - Reuters)
TT

Eski Libya lideri Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam evinde uğradığı saldırıda öldürüldü

Seyfülislam Kaddafi (Arşiv fotoğrafı - Reuters)
Seyfülislam Kaddafi (Arşiv fotoğrafı - Reuters)

Kaddafi ailesine yakın bir kaynak, bugün(Salı) yaptığı açıklamada, Seyfülislam Kaddafi’nin ülkenin batısında, Zintan kenti yakınlarında 4 kişi tarafından öldürüldüğünü doğruladı.

Kaynak ayrıca, “Suçlular, Seyfülislam  evinin bahçesinde yaralandıktan sonra hızla kaçtı” ifadelerini kullanarak, öldürülmesinin gün ortasında başlayan çatışmaların ardından gerçekleştiğini belirtti.

Seyfülislam Kaddafi’nin siyasi danışmanı Abdullah Osman, Facebook sayfasında kısa bir paylaşım yaparak Kaddafi’nin öldüğünü doğruladı, ancak olayın detaylarını veya faili açıklamadı.

Öte yandan Seyfülislam Kaddafi’nin siyasi ekibi, merhum Libyalı liderin oğlunu resmi olarak anarak, “Seyfülislam cenazesinin çıkarılması için düzenlemeler yapılıyor” ifadelerini kullandı.

Dibeybe güçlerinden yalanlama

Ulusal Birlik Hükûmeti’ne bağlı 444. Tugay, Seyfülislam  Kaddafi suikastıyla hiçbir ilgisi olmadığını açıkladı ve Zintan’da meydana gelen çatışmalarla bağlantısı bulunmadığını belirtti.

Tugay açıklamasında, “Zintan şehir merkezinde veya çevresinde hiçbir askeri güç veya saha varlığı bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı.

Açıklamada ayrıca, “Tugay, Zintan’daki olaylarla ilgilenmemektedir ve çatışmalarla doğrudan ya da dolaylı hiçbir bağlantısı yoktur” denildi.

Libya’daki bazı kaynaklar, Seyfülislam  Kaddafi’nin, Zintan’a bağlı El-Hamada bölgesinde iki silahlı grup arasındaki çatışmalar sırasında, bir grubun kendisini evinde yakalama girişimi neticesinde öldürüldüğünü duyurdu.

Seyfülislam Kaddafi kimdir?

Seyfülislam , Eski Libya lideri Muammer Kaddafi’nin oğludur. 5 Haziran 1972’de doğan Seyfülislam , 2011 öncesi Libya’da önemli rol oynadı. Resmî bir hükümet pozisyonu olmasa da sistem içinde etkili bir lider olarak dış ilişkiler ve iç meselelerde müzakereler yürüttü.

2015 yılında kendisine verilen idam cezası iptal edildi ve Libya Yüksek Mahkemesi, Seyfülislam’ın yeniden yargılanmasına karar verdi. Daha önce, 17 Şubat 2011 olaylarında isyana teşvik, soykırım, yetkiyi kötüye kullanma, göstericilerin öldürülmesi için emirler verme, kamu malına zarar verme ve protestoları bastırmak için paralı askerler getirme suçlamalarıyla yokluğunda idam cezasına çarptırılmıştı.

Seyfülislam  Kaddafi, 2011’den beri kendisini tutan bir milis grubu tarafından Zintan’da hapsedilmişti ve Haziran 2017’de serbest bırakılmıştı.


Şara: Suriye devleti Kürtlerin haklarını güvence altına alma konusunda kararlı

Bugün Şam’daki Halk Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürt Ulusal Konseyi heyetini kabul etti. (SANA)
Bugün Şam’daki Halk Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürt Ulusal Konseyi heyetini kabul etti. (SANA)
TT

Şara: Suriye devleti Kürtlerin haklarını güvence altına alma konusunda kararlı

Bugün Şam’daki Halk Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürt Ulusal Konseyi heyetini kabul etti. (SANA)
Bugün Şam’daki Halk Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürt Ulusal Konseyi heyetini kabul etti. (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın bugün (Salı) Kürt Ulusal Konseyi heyeti ile bir araya geldiğini ve devletin, Suriye Anayasası çerçevesinde Kürt vatandaşların haklarını güvence altına alma taahhüdünü yinelediğini açıkladı.

Cumhurbaşkanlığı açıklamasında, Kürt heyetin 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesini memnuniyetle karşıladığı ve bunun hakların güçlendirilmesi ile kültürel ve sosyal özgünlüklerin korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildiği belirtildi. Bu kararname, Suriye’de ikamet eden tüm Kürt kökenli vatandaşlara vatandaşlık verilmesini öngörüyor.