Sudan Ordusu Komutanı Burhan: Darbe yapmadık... Başbakan Hamduk evimde tutuklu değil misafirdir

Burhan: Silahlı kuvvetler, Sudan halkının hayallerini gerçekleştirmek için her türlü tavizi verdi

Sudan Ordusu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan (AFP-Arşiv)
Sudan Ordusu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan (AFP-Arşiv)
TT

Sudan Ordusu Komutanı Burhan: Darbe yapmadık... Başbakan Hamduk evimde tutuklu değil misafirdir

Sudan Ordusu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan (AFP-Arşiv)
Sudan Ordusu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan (AFP-Arşiv)

Sudan Ordusu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, silahlı kuvvetlerin Sudan halkının hayallerini gerçekleştirmek için her türlü tavizi verdiğini söyleyerek, “Geçen hafta gördüğümüz tehlikeler ülkeyi iç savaşa sürükleyebilirdi” dedi.
Burhan bugün düzenlediği basın toplantısında, gerçekleşen olayın darbe değil, geçiş sürecini düzeltme girişimi olduğunu savundu.
Başbakan Abdullah Hamduk’un inisiyatifinin belirli bir küçük grup tarafından gasp edildiğini dile getiren Burhan, “Geçen hafta silahlı kuvvetlere yönelik bir saldırı ve kışkırtmaya tanık olduk” diyerek, orduya karşı bir düşmanlık hissettiklerini söyledi.
Başbakan Hamduk’un inisiyatifinin birkaç kez onaylandığını dile getiren Burhan, Özgürlük ve Değişim Güçleri’nin buna katılmayı reddettiğini ve silahlı kuvvetlerin krizi çözmek için Başbakan’a 3 seçenek sunduğunu ekledi.
Burhan, bir sonraki hükümetin herhangi bir siyasi güç içermeyeceğini ve teknokrat bir hükümet olacağını dile getirerek, gerekli kurumlar kurulur kurulmaz olağanüstü halin kaldırılacağı ve internet hizmetlerinin kademeli olarak geri geleceğini ifade etti.
Geçiş hükümeti tarafları arasındaki güven eksikliğinin Cuba’da barış anlaşmasının imzalanmasından sonra ortaya çıktığını söyleyen Burhan, siyasi güçlerin Sudan sahnesinde tek kalmak istediğini, bunun da ülke birliğini tehdit ettiğini vurguladı.
Burhan, Sudan halkının devrimine yeniden ışıltı kazandırmak için bu adımları attıklarını da ifade etti.
ABD’nin Afrika Boynuzu Özel Temsilcisi Jeffrey Feltman ile siyasi güçler ve ordu arasındaki anlaşmazlığın nasıl çözüleceğini tartıştığını söyleyen Burhan, Hamduk ile olaylardan önceki geceye kadar siyasi katılımın genişletilmesi konusunu görüştüklerini sözlerine ekledi.
Burhan, “Başbakan Abdullah Hamduk evimde tutuklu değil misafirdir. Siyasi güçlerin kendisine dayattığı kısıtlamalardan korumak amacıyla güvenli bir yere aldık. Kısa süre içerisinde kendi evine dönecek” dedi.
Burhan ayrıca, Başbakan’ın sağlık durumunun iyi olduğunu ve bugün evine döneceğini bildirdi.
Bir Egemenlik Konseyi ve tüm eyaletlerin temsil edildiği bir hükümet kurulacağını belirten Burhan, “Anayasa Deklarasyonu iptal edilmedi, sadece sivil partilerle ortaklıkla ilgili maddeler iptal edildi” diye konuştu.
Burhan, “Siyasi geçişe öncülük etmek için sivil bir hükümet kurmaya kararlıyız” diyerek, silahlı kuvvetlerin Yasama Konseyi’nin devrimin gençlerinden oluşmasını istediğini de sözlerine ekledi.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.