Halid bin Bender: Suudi Arabistan iklim değişikliğine karşı mücadele ediyor

Suudi Arabistan'ın Londra Büyükelçisi Prens Halid bin Bender, küresel ısınmayla mücadele ederek Ortadoğu'da başarılı bir ekonomi inşa etmenin mümkün olduğunu vurguladı

Suudi Arabistan'ın Londra Büyükelçisi Prens Halid bin Bender
Suudi Arabistan'ın Londra Büyükelçisi Prens Halid bin Bender
TT

Halid bin Bender: Suudi Arabistan iklim değişikliğine karşı mücadele ediyor

Suudi Arabistan'ın Londra Büyükelçisi Prens Halid bin Bender
Suudi Arabistan'ın Londra Büyükelçisi Prens Halid bin Bender

Suudi Arabistan'ın Londra Büyükelçisi Prens Halid bin Bender, ülkesinin iklim değişikliğiyle mücadele çabalarının yeni olmadığını, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından 2016 yılında başlatılan 2030 Vizyonunun bütünleyici bir parçası olduğunu belirtti.
Birleşik Krallık’a bağlı İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenen 26'ncı Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Konferansı’na (COP26) katılan Büyükelçi, Suudi Arabistan'ın uluslararası toplumun ortak hedefi olan iklim değişikliği ile mücadelede etkin rol aldığını ifade etti.
Bender, Şarku'l Avsat'a yaptığı özel açıklamalarda, iklim değişikliğiyle mücadelenin uluslararası toplumun birlikte çalışarak başarılabileceğine dikkati çekti. Bu bağlamda Bender, COP26 olarak bilinen 2021 BM İklim Değişikliği Konferansı'nı memnuniyetle karşıladığını belirterek, bugün dünyanın karşı karşıya olduğu en acil sorunu görüşmek ve bir çözüm bulmak üzere BM ve uluslararası ortaklarımızın birlikte çalışmasının önemine vurgu yaptı.
COP26 Konferansı’nın başlamasından günler önce Suudi Arabistan, enerji alanında, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yılda 278 milyon ton azaltmaya başladığını ve bunun Riyad’ın daha önce belirlediği hedeflerin iki katından fazla olduğunu duyurdu. Aynı zamanda Suudi Arabistan, kalkınma ve ekonomik çeşitlenme sağlama planlarına göre, döngüsel karbon ekonomisi yaklaşımıyla 2060 yılında sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı ve ekonomik çeşitlendirmeyi sağlamayı hedeflediğini duyurdu.
Prens Halid bin Bender yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Bu girişimler, uluslararası toplum tarafından çok iyi karşılandı. Dünyadaki çoğu ülke 2050 veya 2060 yılı için bu taahhütlerde bulunsa da bu karmaşık ve zor hedefe ulaşmak sadece bizim için değil, tüm dünya ülkeleri için büyük zorluklar barındırıyor. Çünkü karbon nötrlüğüne ulaşmak, henüz var olmayan teknolojilere ve aynı zamanda ekonomiyi koruma ihtiyacına bağlı bir şey.”
Bender sözlerini şöyle sürdürdü: “İklim değişikliğiyle mücadele etmeye ve belirlediğimiz hedeflere ulaşmaya kararlıyız. Ancak salt siyasi açıklamalar yerine ulaşılabilir hedefler belirlemeye de kararlıyız. Bilinmesini isterim ki bu da siyasi bir açıklama değil. Bu, Suudi Arabistan’ın sadece başarmayı değil, aynı zamanda üstesinden gelmeyi de hedeflediği ciddi ve iyi düşünülmüş bir taahhüttür.”
Suudi Arabistan'ın da aralarında yer aldığı, giderek sayıları artan birçok ülke, karbon emisyonlarını ciddi şekilde azaltma taahhüdünde bulunuyor. Suudi Arabistan'ın Londra Büyükelçisi bu durumu 'dünya için olumlu bir adım' olarak nitelendiriyor.
Suudili yetkili, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “İklim değişikliğiyle mücadele, bizim için yeni bir şey değil. 2016 yılında başlatılan Vizyon 2030'un ayrılmaz bir parçasıdır. Ancak bunu uygulamak zaman alıyor. İklim ya da ekonomi arasında seçim yapabileceğimizi sanmıyorum. İklim değişikliğiyle mücadele ederek başarılı bir ekonomi yaratabileceğimize inanıyoruz. Her ikisinin birleşmesiyle herkes kazanır” dedi.
Prens Halid bin Bender: “Dünyanın bu konuda uyum sağlaması, yenilik yapması ve gelişmesi gerekiyor. İlk Sanayi Devriminin arkasında adaptasyon ve yenilik vardı ve bugün yaşadığımız soruna neden olan da aynı devrim. İhtiyacımız olan şey, sorunu çözmemizi sağlayacak şey bu ilk Sanayi Devrimini var eden aynı zihinsel becerilere dayanan yeni bir yeşil devrimdir.”
Suudi Arabistan Büyükelçisi, ülkesinin bunu yapmak için iyi bir konumda olduğunu belirttiği açıklamasının devamında Arabistan Yarımadası'ndaki kültür, entegrasyon, hayatta kalma ve yeniliklere dikkat çekerek “Karşılaştığımız sorunları çözmek için gerekli olan yönde ilerlememizi sağlayacak şeyin çabalarımız olduğuna inanıyorum. Bugün karşılaştığımız sorun iklim değişikliğidir. Umarım dünyanın geri kalanıyla iş birliği halinde bu konuda çalışmaya devam edebiliriz” dedi.



Suudi Arabistan’dan Bahreyn’in egemenliğine destek

Suudi Arabistan, Bahreyn’in güvenliğinin kendi güvenliği ve diğer Körfez ülkelerinin güvenliğiyle ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı (Reuters)
Suudi Arabistan, Bahreyn’in güvenliğinin kendi güvenliği ve diğer Körfez ülkelerinin güvenliğiyle ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı (Reuters)
TT

Suudi Arabistan’dan Bahreyn’in egemenliğine destek

Suudi Arabistan, Bahreyn’in güvenliğinin kendi güvenliği ve diğer Körfez ülkelerinin güvenliğiyle ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı (Reuters)
Suudi Arabistan, Bahreyn’in güvenliğinin kendi güvenliği ve diğer Körfez ülkelerinin güvenliğiyle ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı (Reuters)

Suudi Arabistan, Bahreyn yönetiminin güvenliğini korumak ve egemenliğini muhafaza etmek amacıyla aldığı egemenlik önlemlerine destek verdiğini duyurdu.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Krallığın Bahreyn’in güvenliğini ve istikrarını zedeleyebilecek her türlü girişime karşı aldığı tedbirleri desteklediği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Bahreyn’in egemenliğini hedef almayı veya iç işlerine müdahale etmeyi amaçlayan her türlü girişimin caydırılması gerektiği vurgulandı.

Bakanlık, Bahreyn’in güvenliğinin Suudi Arabistan’ın ve tüm Körfez ülkelerinin güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu da belirtti.


Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesini yasakladı

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesini yasakladı

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı, bölgede yaşanan güvenlik ve siyasi gelişmeler nedeniyle BAE vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak’a seyahatini yasakladığını duyurdu.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, söz konusu üç ülkede hâlihazırda bulunan BAE vatandaşlarına en kısa sürede ülkeden ayrılarak Birleşik Arap Emirlikleri’ne dönmeleri çağrısı yapıldı. Bu adımın, devletin yurt dışındaki vatandaşlarının güvenliğini sağlamak amacıyla aldığı ihtiyati tedbirler kapsamında olduğu belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı, vatandaşların yayımlanan talimat ve uyarılara uymasının önemine dikkat çekerek, İran, Lübnan ve Irak’ta bulunanların durumlarının takip edilmesi ve ihtiyaç hâlinde gerekli desteğin sağlanabilmesi için bakanlıkla iletişime geçmeleri gerektiğini vurguladı.

Kararın, son dönemde bölgede artan gerilim ve güvenlik gelişmeleri çerçevesinde alındığı, birçok ülkenin de vatandaşlarını korumak ve güvenliklerini sağlamak amacıyla benzer önlemler aldığı ifade edildi.


Bahreyn Kralı: İran iç işlerimize karışmayı bırakmalı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
TT

Bahreyn Kralı: İran iç işlerimize karışmayı bırakmalı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa’dan İran’a sert uyarı: Vatan her şeyin üzerindedir

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa, İran’a ülkesinin ve Körfez ülkelerinin iç işlerine müdahale etmeyi durdurma çağrısında bulunarak, "Vatan her şeyin üzerindedir ve tüm evlatlarının omuzlarında bir emanettir" mesajını verdi.

Dün basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kral Hamed bin İsa, "Zorlukların vatanların üzerine çullandığı ve insanların karakterinin sınandığı anlarda, gerçekler tüm çıplaklığıyla ortaya çıkar," dedi. Bahreyn’in güvenliğini, istikrarını ve halkının selametini hedef alan menfur İran saldırganlığının, vicdanını düşmana satanların sahteliğini ifşa ettiğini vurgulayan Kral Hamed, vatanın geçtiği bu sınavın bütün maskeleri düşürdüğünü belirtti.

İhanetin telafisi yoktur

Kral Hamed, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Kahraman silahlı kuvvetlerimiz her türlü kalleş saldırıyı püskürtmek için sınırlarda teyakkuzda beklerken; vicdanını düşmana satmış az sayıda kişi, vatanın egemenliğini hiçe sayanlarla iş birliği içine girmiştir. Bu, ihanetlerin en büyüğü ve halkın vicdanında asla affedilmeyecek bir suçtur.

Yaşananlara karşı duyduğu büyük öfkenin tüm Bahreyn halkının öfkesinin bir yansıması olduğunu ifade eden Kral, "Vatanın kaderinin emanet edildiği kişilerin vatanı sırtından bıçaklaması ve halkın kendisini temsil etmesi için seçtiği isimlerin, kamuoyu tarafından dışlanmış hainlerin yanında durması kabul edilemez" ifadelerini kullandı.

Vatandaşlık bir ahittir

"Kamuoyunun bugün tek yürek olduğunu ve saldırganlarla iş birliği yapanların uzaklaştırılmasını talep ettiğini belirten Hamed bin İsa, "Vatanına ihanet edenler, bu topraklarda yaşama onurunu hak etmiyor. Vatandaşlık sadece bir kâğıt parçası değil, bir ahit ve sözleşmedir. Bu sözleşmeyi bozan, hakkını kendi eliyle kaybetmiştir" şeklinde konuştu.

Bazı milletvekillerinin, vatanın kalkanı olmak yerine hainlerin safında yer almasından duyduğu derin üzüntüyü dile getiren Kral Hamed, "Vatana saldıranların yanında durmayı tercih edenler, gidip onlara katılsınlar. Düşmanlarımıza sadakat gösterenlerin aramızda yeri yoktur" dedi.

Caydırıcı tedbirler ve ordu mesajı

Bütün Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) halklarının; hainler hakkında verilen hapis, vatandaşlıktan çıkarma ve pasaport iptali kararlarını güçlü bir şekilde desteklediğini, hatta daha fazlasını talep ettiğini savunan Kral, bu caydırıcı önlemlerin bir "intikam" değil, sadık vatandaşları korumak için bir "emniyet supabı" olduğunu söyledi. Kral, bu adımların atılmaması durumunda, silahlı kuvvetlerin savunma zarureti gereği askeri kurallar çerçevesinde yönetime el koymak zorunda kalabileceği uyarısında bulundu.

Milletvekillerine iki yol: Ya özür ya sürgün

Söz konusu milletvekilleri önünde iki yol olduğunu vurgulayan Kral Hamed bin İsa şunları kaydetti: "Önlerinde üçüncü bir yol yok; ya Bahreyn halkından açıkça özür dileyip güven köprülerini yeniden kuracaklar ya da ihanetleri nedeniyle yargı kararıyla ülkeden sürülenlerin yanına gidecekler. Meclis bir emanettir ve temsil yetkisi, eli vatan ihanetine bulaşmış kişilerin taşıyabileceği bir şeref değildir."

Hürriyet kaos değildir

Ülkenin bugün her zamankinden daha fazla özgür ve sorumlu görüşlere ihtiyaç duyduğunu belirten Kral Hamed, Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Özgürlük kaos demek değildir, değerlere dil uzatmak veya vatana ihanet etmek hiç değildir. Vatan her şeyin üzerindedir ve Bahreyn’in bir karış toprağından dahi vazgeçmeyeceğiz. Herkes vatan sevgisini öğrenmelidir; gerçek vatandaş, vatanını dilinde değil, kalbinde taşıyan ve gerekirse onun için canını feda edendir."