47 yıl boyunca milim oynamayan otomobil turistlerin gözdesi oldu

Otomobil, İtalya'nın kuzeydoğusundaki Conegliano'da neredeyse 50 yıl boyunca aynı noktada park halinde duruyordu (Google Maps)
Otomobil, İtalya'nın kuzeydoğusundaki Conegliano'da neredeyse 50 yıl boyunca aynı noktada park halinde duruyordu (Google Maps)
TT

47 yıl boyunca milim oynamayan otomobil turistlerin gözdesi oldu

Otomobil, İtalya'nın kuzeydoğusundaki Conegliano'da neredeyse 50 yıl boyunca aynı noktada park halinde duruyordu (Google Maps)
Otomobil, İtalya'nın kuzeydoğusundaki Conegliano'da neredeyse 50 yıl boyunca aynı noktada park halinde duruyordu (Google Maps)

İtalya'da bir caddede 47 yıldır park haline duran terk edilmiş bir otomobil, yerel bir sembol haline geldi ve dünyanın dört yanından turistleri ve ziyaretçileri cezbetti.
94 yaşındaki Angelo Fregolent, Lancia Fulvia 1961'ini İtalya'nın kuzeydoğusundaki Conegliano kasabasında, eşi Bertilla Modolo'yla birlikte işlettiği gazete bayisinin önüne 1974'te park etmişti.
Fregolent, Il Gazzettino'ya şunları söyledi:
"Benden 10 yaş küçük olan eşim Bertilla'yla 40 yıl boyunca evimizin altındaki gazete bayiini işlettim."
"İşyerini açtığımda, Lancia Fulvia'yı bayiinin önüne park etmekten memnundum çünkü bagajdaki gazeteleri indirip içeri taşımam gerekiyordu."
Çift, emekli olduktan sonra otomobili aynı yerde bırakmış, otomobil da o zamandan beri bu pitoresk kasabanın bir parçası olmuştu.
Turistler ve bölge sakinleri, bu eski otomobille fotoğraf ve selfie çekmeye başladı. Otomobil de fotoğrafların sosyal medyada viral haline gelmesiyle kısa sürede turistik bir cazibe merkezine dönüştü.
Öte yandan neredeyse 50 yıl sonra, kasabanın yetkilileri otomobili kaldırmaya karar verdi. Otomobil, 20 Ekim'de yaklaşık 85 km. uzaklıktaki Padua'daki Auto e Moto d'Epoca Motorshow'a transfer edildi. Burada otomobil, klasik otomobillerin yanında sergilendi.
Ardından otomobil, 47 yıldır dışarıda olduğu için oluşan hasarların giderilmesi ve onarılması için bir atölyeye gönderildi.
Tamamen restore edildikten sonra otomobil, Fregolent ve Modolo'nun evinin yanındaki yerel bir okulun dışına yerleştirilecek. Böylece çift, turistlerin bu yerel cazibe merkezini ziyaret etmeye devam etmesini izleyebilecek.
Fulvia, 1972 Uluslararası Ralli Şampiyonası'nı kazandıktan sonra motor sporları dünyasındaki rolüyle tanınıyor.
Independent Türkçe



Apple en sıkıntılı ürününü geri getirmeyi planlıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Apple en sıkıntılı ürününü geri getirmeyi planlıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Apple'ın en sorunlu ürününü yeniden canlandırmaya çalıştığı bildirildi.

Apple 2024'te, bilişimin geleceği diye nitelendirdiği ve artırılmış gerçeklik alanındaki ilk gerçek adımı olan Vision Pro başlığını piyasaya sürmüştü. Cihaz olumlu yorumlar alsa da yüksek fiyatı ve nispeten sınırlı deneyimler sunması nedeniyle eleştirilmişti.

O tarihten bu yana projenin geleceği belirsizliğini koruyor. Apple'ın başlığın daha ucuz, daha hafif ve geliştirilmiş yeni bir sürümü üzerinde çalıştığı defalarca öne sürülse de haberlerde bu tasarımlardan bazılarından vazgeçildiği de belirtildi.

Şimdiyse yeni haberler, şirketin projeyi baştan aşağı yenileyecek N224 kod adlı yeni bir cihaz üzerinde çalıştığını öne sürüyor. Bloomberg'e göre tasarımlardan biri işlemci ve diğer teknik bileşenleri disk benzeri bir kutuya yerleştirerek cihazın boyutunu ve ağırlığını azaltmayı hedeflerken, bir diğeri aynı temel tasarımı koruyup yeni malzemeler kullanarak cihazı hafifletmeyi amaçlıyor.

Ancak aynı habere göre şirket, bu tasarımlardan herhangi biriyle devam edip etmeyeceğine ve edecekse hangisini seçeceğine karar vermekte hâlâ zorlanıyor. Üstelik cihazın piyasaya çıkışı 2027 veya 2028'i bulabilir.

Bu süreçte Apple, Vision Pro'yu desteklemeye devam ettiğini kamuoyuna açıklamayı sürdürüyor. Yeni iPhone'un tanıtımının ardından yapılan açıklamalarda, CEO'luk görevini devralan John Ternus, başlıkla ilgili soru işaretlerine değinerek bunun "uzun bir yolculuğun başlangıcı" olduğunu ifade etti.

Canal+'a verdiği röportajda cihazı kişisel bilgisayarların ilk dönemleriyle kıyaslayan Ternus, "Bunu biraz bilgisayarların ilk günlerine benzetiyorum. Uzun bir yolculuğun başındayız" dedi.

Başlığın cerrahi operasyonlarda ve film yapımında kullanımına dikkat çeken Ternus, "Büyümeye ve giderek daha etkileyici kullanım alanları bulmaya devam edeceğiz" vaadini verip "Çok umut verici bir geleceği olduğuna inanıyorum" diye ekledi.

Bu yeni haberler, Meta'nın Metaverse'e olan ilgiyi yeniden canlandırmayı umduğu, yeni ve çok daha hafif artırılmış gerçeklik gözlüğü "VR Glasses"ı tanıttığı dönemde geldi. Sadece 1300 dolarlık fiyatıyla (Vision Pro'nun fiyatının üçte birinden biraz fazla) dikkat çeken bu cihaz, Apple'ın başlığına kıyasla çok daha hafif.

Apple'ın da Meta'nın sunduklarına benzer bir akıllı gözlük üzerinde çalıştığı bildiriliyor. Bu gözlüğün tam olarak hangi özellikleri barındıracağı henüz belirsiz. Öte yandan Meta'nın versiyonu, insanların rızası olmaksızın başkalarını kaydetmeye olanak tanıdığı yönündeki suçlamalar nedeniyle o denli sert eleştirilere maruz kaldı ki, yaygın olarak "sapık gözlükleri" diye anılır hale geldi.

Independent Türkçe


Efsane tenisçiden radikal çağrı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Efsane tenisçiden radikal çağrı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

John McEnroe, tenis yıldızlarının turnuva gelirlerinden daha büyük pay alabilmek için Grand Slam'leri boykot etmesi gerektiğine inanıyor.

Oyuncular 2030 itibarıyla Grand Slam turnuva gelirlerinden yüzde 22 pay almayı hedeflerken Jannik Sinner ve Aryna Sabalenka gibi yıldızlar, açık bir protestoyla Fransa Açık ve Wimbledon'da medyaya ayırdıkları süreyi sınırlı tuttu.

Ancak hafta sonu Londra'da düzenlenen Laver Cup'ta konuşan McEnroe, oyuncuların radikal adımlar atmak zorunda kalabileceğini belirtti:

Şunu söyleyeceğim: Oyuncular büyük turnuvalarda paydaş olmalı. Her şeyden önce bu şart. Bana göre oyuncuların paydaş olmaması ve gelirden bu kadar düşük pay alması sorun yaratıyor. Hem umutluyum hem de şüpheliyim. Biraz umutlu olmak gerek, aksi takdirde değişim gerçekleşmez. Ancak şüpheliyim çünkü hiçbir şey değişmiyor gibi görünüyor ya da çok az şey değişiyor. Artık teniste arka koltuktan akıl veren yolcu konumundayım. Maçlarda yorum yapıyorum, bu oynamaktan çok daha kolay. Yine de bu işin parçası olmaktan keyif alıyorum. Ama oyuncuların neler yaşadığını anlıyorum. Ben de o yollardan geçtim, bu yüzden onlara hak veriyorum. Wimbledon'ın harika bir etkinlik olduğunu anlıyorum. Açıkçası inanılmaz bir turnuva, ABD Açık da öyle. Avustralya harika bir iş çıkardı. Fransa da öyle, hepsi harika işler yaptı. Ancak oyuncuların bu başarıda paydaş olması gerektiğine inanıyorum. Bence bunu başarmanın tek yolu, bu turnuvalardan [Grand Slam'lerden] birini veya ikisini boykot etmek.

Özellikle Ben Shelton'ın ABD Açık'ta Carlos Alcaraz'a karşı kazandığı ve yerel saatle 03.33'te sona eren maçın ardından, karşılaşmaların süresi ve gece geç saatlere sarkan programlar çözülememiş iki sorun olmaya devam ederken McEnroe, Grand Slam turnuvalarındaki 5. setlerin yerini bir "maç tie-break"inin alması gerektiğine inanıyor.

McEnroe, "[ABD Açık'ta] yorumladığım bazı maçlar 5 saati aştı" dedi.

Burada futbol dediğiniz spora bakın; maçlarda penaltı atışlarına gidiliyor. Neden penaltı atışlarına gidiliyor? Tahminimce sebep, yayını kapatıp gidebilecek bazı taraftarların dikkat süresinin kısalığından duyulan endişe. Yoksa gol gelene kadar oynamaya devam edilirdi. Dolayısıyla tenisin de bunu göz önünde bulundurması gerek. Nihayet 4 büyük turnuvanın tamamında 5. sette tie-break uygulamasına geçildi ancak yine de daha fazlasının yapılması gerektiğini düşünüyorum çünkü bu harika bir spor. Kimse oyuncuların sabaha karşı 03.30'da hâlâ maç yapıyor olmasını istemez.

Independent Türkçe


Eski çocuk yıldız yıllar sonra kırmızı halıda

Jonathan Lipnicki, oyunculuk kariyerine 1996 yapımı Yeni Bir Başlangıç'ta Renée Zellweger'la birlikte adım atmıştı (Columbia Tristar)
Jonathan Lipnicki, oyunculuk kariyerine 1996 yapımı Yeni Bir Başlangıç'ta Renée Zellweger'la birlikte adım atmıştı (Columbia Tristar)
TT

Eski çocuk yıldız yıllar sonra kırmızı halıda

Jonathan Lipnicki, oyunculuk kariyerine 1996 yapımı Yeni Bir Başlangıç'ta Renée Zellweger'la birlikte adım atmıştı (Columbia Tristar)
Jonathan Lipnicki, oyunculuk kariyerine 1996 yapımı Yeni Bir Başlangıç'ta Renée Zellweger'la birlikte adım atmıştı (Columbia Tristar)

Yeni Bir Başlangıç'ın (Jerry Maguire) yıldızı Jonathan Lipnicki, yıllar sonra ilk kez kırmızı halıda boy gösterdi.

35 yaşındaki Lipnicki, oyunculuk kariyerine henüz 5 yaşındayken, 1996 yapımı filmde Renée Zellweger ve Tom Cruise'la birlikte rol alarak başlamıştı. Ardından Küçük Kardeşim (Stuart Little, 1999) ve Stuart Little 2'de (2002) başrol oynamıştı. Oyunculuğa devam etse de sektördeki başarılı başlangıcının ardından zorlu dönemlerden geçtiğini açıkça dile getirmişti.

Şimdiyse NBC'nin büyük ilgi gören realite programı To Catch a Predator'ın yapım sürecini konu alan psikolojik suç gerilimi Primetime'daki rolüyle yeniden ilgi odağı oluyor.

Lipnicki, Robert Pattinson, Merritt Wever, Matthew Maher ve kendisi gibi eski çocuk yıldız Skyler Gisondo'nun rol aldığı filmin 23 Eylül'deki Los Angeles galasında kırmızı halıda görüntülendi.

Lipnicki, 2024'teki Yahudi Medya Ödülleri haricinde, en son 2021'de Film Threat'in Award This! etkinliğinde kırmızı halıda görüntülenmişti.

The Hollywood Reporter'a göre Lipnicki, dünya prömiyerini 25 Eylül'de yapan (Türkiye gösterim tarihi 23 Ekim -çn.) yeni filmde karanlık bir karaktere hayat veriyor.

Oyuncu, dergiye bu rolü kabul etme kararıyla ilgili şunları söyledi:

Oyuncular olarak, karanlık temalı ve kendimizi gerçekten verebileceğimiz işlerin hayalini kurarız. Günün sonunda kendinize şu soruyu sormanız gerekir: 'İddia ettiğim kadar cesur bir sanatçı mıyım?' Bu soruyu yanıtlamam gerekiyordu ve bu adımı atacak cesareti gösterdim.

Lipnicki ayrıca çocuk oyuncu olmanın getirdiği baskılar hakkında da samimi açıklamalarda bulundu.

Küçük Kardeşim'in tanıtım etkinlikleri sırasında kendisine uyuşturucu kullanıp kullanmayacağının sorulduğunu hatırlatan Lipnicki, "Büyürken, hayatı mahvolmuş birine dönüşmemem konusunda üzerimde büyük bir baskı vardı" dedi.

Ancak Primetime'da yer almak, Lipnicki'nin geçmişte üzerinde hissettiği baskıyı geride bırakmasına yardımcı olmuş..

THR'a konuşan oyuncu, "Bu rolü üstlenmek, üzerimdeki o baskıdan kurtulmak gibi hissettirdi" dedi.

Her zaman hata yapmaktan ve başkalarının hakkımda ne düşündüğünden endişe ederdim. Bu rol, 'Başkalarının ne düşüneceği üzerinde hiçbir kontrolüm yok ve artık bunu dert etmeyeceğim' demenin bir parçasıydı.

Primetime, Lipnicki'nin kariyerinde bir değişime işaret ediyor. Daha geçen yıl People'a verdiği bir röportajda, kariyer açısından "istediği noktada olmadığını" söylemişti.

Yetişkinlik dönemindeki kariyerinin şu ana kadarki seyrinden kısmen hayal kırıklığı duysa da Lipnicki, bu alanda devam etmeye kararlı olduğunu belirterek şunları söyledi:

Hayatımın geri kalanında yapmak istediğim iş bu. Bence tek yapmanız gereken, bunun gerçekleşeceğine inanmak ve doğru yönde adım atmak için elinizden gelen her şeyi yapmak.

Independent Türkçe