Bu hafta 4'ü yerli 9 film vizyona giriyor: 'Eternals' izleyici ile buluşacak

Türkiye'deki sinema salonlarında bu hafta 4'ü yerli 9 film vizyona girecek. Angelina Jolie, Gemma Chan ve Salma Hayek'in başrollerinde oynadığı "Eternals" filmi de izleyici ile buluşacak filmler arasında.

AA
AA
TT

Bu hafta 4'ü yerli 9 film vizyona giriyor: 'Eternals' izleyici ile buluşacak

AA
AA

Türkiye'deki sinema salonlarında bu hafta 4'ü yerli 9 film vizyona girecek. 
Angelina Jolie, Gemma Chan, Salma Hayek, Richard Madden ve Kumail Nanjiani'nin başrollerinde oynadığı "Eternals" izleyici ile buluşacak.
"Nomadland" filmi ile Oscar'da "En İyi Yönetmen" ödülüne layık görülen Chloe Zhao'nun yönetmen koltuğunda oturduğu film, tarih boyunca insanlığı koruyup gelişiminde katkıları olan olağanüstü güçlere sahip Eternalların hikayesini anlatıyor.
Chloe Zhao'nun senaryosunu Patrick Burleigh, Ryan Firpo ve Kaz Firpo ile birlikte kaleme aldığı yapım, macera ve aksiyon meraklılarını sinema salonlarına çekmeyi amaçlıyor.

"Koruyucu"
Liam Neeson, Jacob Perez, Katheryn Winnick, Teresa Ruiz ve Alfredo Quiroz'in başrollerini paylaştığı filmin yönetmenliğini Robert Lorenz üstlendi.
Emekli bir Vietnam gazisinin yaşamına odaklanan gerilim ve aksiyon türündeki filmin konusu özetle şöyle:
"Arizona-Meksika sınırında bir çiftlik sahibi olan emekli Vietnam gazisi asker Jim Hanson, sevdiğini kaybetmenin hüznü ile yalnızlığı tercih etmiş ve günlerini çoban köpeği Jackson ile geçirmektedir. Hayatın karmaşasına yeniden dönüş yapmak üzere olduğundan henüz habersizdir. Hanson, küçük bir çocuk olan Miguel'i kanun dışı kartelin elinden kurtarınca zorlu bir savaşın içine sürüklenir."

"Tam Sana Göreyim"
Maria Schrader'in yönettiği Alman yapımı "Tam Sana Göreyim"de Maren Eggert, Dan Stevens, Sandra Hüller ve Hans Löw gibi isimler rol aldı.
Bilim kurgu ve romantik komedi türündeki yapım; kendi araştırmalarına devam edebilmek adına bir bilimsel deneye dahil olan bilim insanı Alma'nın, deney kapsamında kendisini mutlu etmek için tasarlanan insansı robot ile geçirdiği üç haftayı anlatıyor.

"Ahed'in Dizi"
Nadav Lapid'in yönettiği ve Avshalom Pollak, Nur Fibak, Oded Azulay ile Michal Benkovitz Sasu'nun oynadığı "Ahed'in Dizi", Başka Sinema dağıtımıyla vizyona çıkarılacak.
2019 yapımı "Eş Anlamlılar" adlı filme Paris'te kendi kimliğiyle çatışan bir İsrailliyi anlatan yönetmen Nadav Lapid, yine kendine dönerek bu kez Filistinli bir aktivistin hayat hikayesini filme aktarmak isteyen ünlü bir yönetmeni anlatıyor.

"Cemil Şov"
Barış Sarhan'ın senaryosunu yazıp yönettiği; Ozan Çelik, Nesrin Cavadzade, Alican Yücesoy, Cezmi Baskın ve Başar Alemdar'ın başrollerinde oynadığı "Cemil Şov"; eski bir Yeşilçam aktörüyle yolları kesişen, oyuncu olmak isteyen bir AVM güvenlik memurunun hikayesini beyaz perdeye taşıyacak.

"Fazla Şaapma"
Ahmet Kapucu'nun yönetmenliğini yaptığı; Ömür Özdemir, Hakan Meriçliler, Fırat Albayram, Ceyda Kasabalı ve Ayhan Taş'ın rol aldığı "Fazla Şaapma", yerli komedi meraklılarının ilgisini çekmeye aday.
Ömür Özdemir'in kendi hayat hikayesinden uyarlanan film, askerliğin akabinde geçirdiği işsizlik döneminden sonra iş hayatında tutunmaya çalışan bir adamın bu süreçte başından geçenleri konu ediniyor.

"Cühenna"
Can Yavuz, Arifhan Durmuş, Semih Uyulgan ve Şefika Ümit Tolun'un oynadığı "Cühenna"yı Gurbet Gurur Cantürk ve Rafet Ögeday Erdoğan birlikte yönetti.
Korku türündeki film, bir cadının ruhunun hapsedildiği söylenen köyde bir çiftin kaybolmasıyla bu vakayı araştırmaya koyulan Arifhan ve Can'ın hikayesini anlatıyor.

"Şeytanı Ararken"
Faik Ahmet Akıncı'nın yönettiği Can Şallıoğlu, Metin Yüksel, Kübra Kadı, Damla Nur Yılmaz ve Doğuş Arslan gibi isimlerin rol aldığı bir diğer yerli korku filmi olan "Şeytanı Ararken"; internette gördükleri bir köye şeytan aramaya giden bir grup gencin başından geçen olaylar etrafında dönüyor.

"Turu ve Sirk Maceraları"
Victor Monigote ve Eduardo Gondell'ın yönettiği animasyon filmi "Turu ve Sirk Maceraları"; alışılanın dışında bir tavuk olduğu için dışlanan Turu'nun, eski müzik öğretmeni Isabel ile olan maceralarını konu alıyor.



Piyasalarda yapay zeka yarışı kızışıyor: Anthropic, OpenAI'ı geride bıraktı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Piyasalarda yapay zeka yarışı kızışıyor: Anthropic, OpenAI'ı geride bıraktı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

İkincil piyasalardaki hisse satışlarına göre Anthropic artık başlıca rakibi OpenAI'dan daha yüksek değerlemeye sahip.

Yapay zeka şirketi, yatırımcıların özel şirketlerin hisselerini satın almasına olanak tanıyan finans platformu Forge Global'da 1 trilyon dolarlık değerlemeye ulaştı.

Bu rakam, Anthropic'in üç ay önceki bir yatırım turunda belirlenen 380 milyar dolarlık değerinden kayda değer derecede yüksek.

ChatGPT'nin yaratıcısı OpenAI halihazırda Forge Global'da yaklaşık 880 milyar dolar değerinde işlem görüyor; bu rakam, şirketin son yatırım turundaki 852 milyar dolarlık değerlemesiyle neredeyse aynı.

Claude sohbet botunun sahibi Anthropic'in bu abartılı değeri, mevcut hisselerin yetersizliğinden kaynaklanıyor gibi görünüyor; hissedarların, hisseleri için istekleri dışında tekliflerle boğulduğu bildiriliyor.

Anthropic yatırımcısı Jesse Leimgruber, X'te paylaştığı bir gönderide, "Çok tanınmış bir büyüme fonundan Anthropic hisselerim için 1,05 trilyon dolarlık bir değerleme teklifi aldım" diye yazdı.

Kesinlikle çılgınca.

Yatırımcıların ilgisi, geliştiricilerin Claude Code aracını geniş çapta benimsemesinin yanı sıra Amazon ve Palantir gibi teknoloji devleriyle yapılan ortaklıklar sayesinde Anthropic'in gelirinin hızla artmasından kaynaklanıyor.

Business Insider'ın elde ettiği rakamlara göre, şirketin yıllık gelir tahmini 2025 sonunda 9 milyar dolarken Mart 2026'da 39 milyar dolara yükseldi.

Wisdom Ventures'ın ortağı ve Anthropic'in ilk yatırımcılarından Bradley Horowitz, yayın kuruluşuna yaptığı açıklamada, "Her gün en saçmasından en mükemmeline kadar çeşitli teklifler alıyoruz" dedi.

Bu sanki elde edilecek getiriden çok, 'Ben bir Anthropic yatırımcısıyım' diyebilme fırsatıyla ilgili.

Anthropic hisselerini 960 milyar dolar değerlemeyle satması teklif edilen Rainmaker Securities CEO'su Glen Anderson ise şunları ekledi: 

Anthropic için efsanevi bir yolculuk oldu. Herkes yapay zeka alanında bu nesilde yakalanabilecek fırsatın parçası olmak istiyor ve şu anda Anthropic bu yarışta en önde.

Linkedin'de paylaşılan bir gönderiye göre bazı kişiler Anthropic hisselerine karşılık mülklerini vermeyi bile teklif etti.

The Independent cevap hakkı için Anthropic ve OpenAI'la temasa geçti.

Independent Türkçe


The Boys'un yıldızı çekimler sırasında yürüme becerisini kaybettiğini söyledi

Erin Moriarty, The Boys'ta Annie January'yi (namı diğer Starlight) canlandırıyor (Prime Video)
Erin Moriarty, The Boys'ta Annie January'yi (namı diğer Starlight) canlandırıyor (Prime Video)
TT

The Boys'un yıldızı çekimler sırasında yürüme becerisini kaybettiğini söyledi

Erin Moriarty, The Boys'ta Annie January'yi (namı diğer Starlight) canlandırıyor (Prime Video)
Erin Moriarty, The Boys'ta Annie January'yi (namı diğer Starlight) canlandırıyor (Prime Video)

The Boys'un yıldızı Erin Moriarty, çekimlerin Graves hastalığı semptomlarının en şiddetli olduğu döneme denk gelmesi nedeniyle son sezonun çekimleri sırasında birkaç kez yaralandığını açıkladı.

Prime Video dizisinde Annie January'ye (namı diğer Starlight) hayat veren Moriarty, dizinin 5. ve son sezonunun 4. bölümünün gösterime girmesinden kısa süre sonra sosyal medyada ayrıntıları paylaştı.

Oyuncu Instagram'da paylaştığı bandajlı bacağının fotoğrafının üzerine "Pekala, The Boys'un 5. sezonunun 4. bölümü şimdiye kadar çektiğim en önemli bölümlerden biri" diye yazdı.

Maalesef sezonun o kısmı, teşhis konmasından önce sağlık sorunlarımın tavan yaptığı döneme denk geldi. Bu fotoğrafın en iğrenç kısmını sizden saklıyorum ama bu bölümden kısa süre sonra yürüme yeteneğimi kaybetmeye başladım.

Moriarty "Ayaklarımdaki uyuşma birçok kez düşmeme neden oldu" diye devam etti. 

Bu bölümdeki benim kısmımı çekmeden önceki gece düşüp dizimi parçaladım.

dsvffb
Erin Moriarty, The Boys'un çekimleri sırasında birkaç kez yaralandığını söyledi (Instagram/Erin Moriarty)

Oyuncu Graves hastalığı tanısı aldığını geçen yıl haziranda açıklayarak bunun mide bulantısı ve bitkinliğe yol açtığını söylemişti. O zaman yaptığı açıklamada "Şunu söyleyebilirim: Eğer tüm bunları strese ve yorgunluğa bağlamasaydım bunu daha erken fark ederdim" diyerek tedaviye başladıktan 24 saat sonra gücünün arttığını hissettiğini eklemişti.

Graves hastalığı, hipertiroidinin bir türü. Vücudun bağışıklık sisteminin, tiroid bezinin işlevini bozarak aşırı tiroid hormonu salgılamasına neden olan antikorlar üretmesiyle ortaya çıkıyor.

Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Servisi'ne göre belirtiler arasında hızlı sinüs ritmi veya kalp çarpıntısı, titreme, ishal, uyku güçlüğü, kilo kaybı, düzensiz adet döngüsü ve sıcak basması, aç veya endişeli hissetmek sayılabilir.

Bazı hastalarda boyun şişmesi veya Graves oftalmopatisi olarak bilinen, gözün çıkıntı yapması gibi semptomlar görülebilir.

Moriarty perşembe günü, yaralanması ve kötüleşen semptomlarının, yapım sürecinden tam olarak keyif almasını engellediğini söyledi.

Oyuncu "Özellikle durum kötüleştikçe bu sezonun [sahne arkası] çekimlerinde neredeyse hiç yer almadım" dedi.

Bu bir mağduriyet paylaşımı değil. Esasen şunu söylemek istiyorum: Otoimmün hastalıkların canı cehenneme. Hem de fena halde. Bunlarla ilgili cehaletin de canı cehenneme. Bu cehaleti gideremem ama zaman zaman bu konuda açıkça konuşmamak bana yanlış geliyor.

2019'da başlayan The Boys, süper kahramanlar ünlüler kadar popüler, politikacılar kadar etkili ve tanrılar kadar saygın olduğunda ve süper güçlerini iyilik yerine kötüye kullandıklarında neler yaşanacağını ele alıyor.

Dizide Billy Butcher rolündeki Karl Urban, Hughie Campbell'ı canlandıran Jack Quaid ve Homelander'a hayat veren Antony Starr'ın yanı sıra Jessie T. Usher, Laz Alonso, Chace Crawford, Tomer Capone ve Karen Fukuhara da yer alıyor.

Moriarty, geçen temmuzda son sahnelerini bitirdikten sonra gözyaşları içindeki bir fotoğrafını paylaşmıştı. Bu paylaşım, görünüşüyle ilgili "indirgemeci varsayımlar" nedeniyle maruz kaldığı tacizin ardından "kalıcı olmasa da uzun süreli" bir sosyal medya molası vermek zorunda kalmasının ardından gelmişti.

Independent Türkçe


İran’ın Hürmüz stratejisi: Hızlı tekne filosu ABD’yi zorluyor

İran'ın hızlı saldırı tekneleri, Hürmüz'deki askeri dengeleri değiştirebilir (Reuters)
İran'ın hızlı saldırı tekneleri, Hürmüz'deki askeri dengeleri değiştirebilir (Reuters)
TT

İran’ın Hürmüz stratejisi: Hızlı tekne filosu ABD’yi zorluyor

İran'ın hızlı saldırı tekneleri, Hürmüz'deki askeri dengeleri değiştirebilir (Reuters)
İran'ın hızlı saldırı tekneleri, Hürmüz'deki askeri dengeleri değiştirebilir (Reuters)

İran'ın hızlı saldırı tekneleri, Hürmüz Boğazı'nda ABD birliklerine karşı elini güçlendiriyor.

ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günkü açıklamasında İran'ın konvansiyonel donanmasının büyük ölçüde imha edildiğini öne sürmüş ancak ülkenin hızlı saldırı teknelerini şimdiye dek önemli bir tehdit olarak görmediklerini itiraf etmişti.

Trump, Hürmüz'ü ablukaya alan ABD gemilerine yanaşması halinde bu teknelerin, Karayipler'de uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı öne sürülen teknelere düzenlenen benzer saldırılarla "derhal imha edileceğini" bildirmişti. ABD ordusu, Venezuela'ya yönelik askeri yığınağı kapsamında gerçekleştirdiği bu saldırılarda en az 110 kişiyi öldürmüştü.

Ancak İran, hızlı saldırı teknesi filosunu abluka uygulayan savaş gemilerine değil Hürmüz'deki ticari gemilere düzenlediği baskınlarda kullanıyor.

Devrim Muhafızları, Yunanistan'a ait konteyner gemisi Epaminondas ve Cenevre merkezli Mediterranean Shipping şirketine ait Francesca gemisine çarşamba günü el koymuştu.

Liberya bayraklı Epaminondas'a ve Panama bayraklı Francesca'ya düzenlenen saldırılarda gemiler hasar alırken can kaybı yaşanmamıştı.

Uluslararası kamuoyu bu hamlelere tepki gösterirken, Devrim Muhafızları'ndan yapılan açıklamada Francesca'nın İsrail'le bağlantılı olduğu savunulmuş, Epaminondas'ın da "gerekli izinlere sahip olmadığı" iddia edilmişti.

Reuters'ın analizinde, bu operasyonlarda hızlı saldırı teknesi filosunun önemli rol oynadığına dikkat çekiliyor.

Adının paylaşılmaması kaydıyla konuşan üst düzey bir İranlı güvenlik yetkilisi, hızlı teknelerin artık ülkenin deniz stratejisinin "omurgasını" oluşturduğunu ve "düşmana karşı asimetrik savaş" kapsamında hızla konuşlandırılabildiğini belirtiyor:

Çok yüksek hızlara çıkabilmeleri sayesinde bu tekneler, fark edilmeden başarılı şekilde vur-kaç saldırıları gerçekleştirebiliyor.

Ancak bu stratejinin bazı dezavantajları da var. Analistler, hızlı tekne filosunun savaş gemilerine karşı etkisiz kalacağını ve İran'ın büyük kayıplar verebileceğini öngörüyor.

Ayrıca yaz aylarında Hürmüz'de görülen şiddetli rüzgarlar ve dalgaların bu operasyonları zorlaştırabileceğine dikkat çekiliyor.

ABD ve İran arasındaki müzakere belirsizliği sürerken, Hürmüz Boğazı'ndaki kriz de gittikçe derinleşiyor.

Trump'ın İran savaşına müdahil olma çağrılarını reddeden Avrupa ülkeleri, savaş sonrası dönemde Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamak için alternatif stratejiler üzerinde çalışıyor.

Guardian'ın aktardığına göre Birleşik Krallık (BK), Katar'daki Typhoon savaş jeti filosunu Hürmüz üzerinde devriye görevine göndermeyi planlıyor.

Ayrıca İran'ın boğaza döşediği mayınların temizlenmesi için mayın avcısı drone'lar ve uzman dalgıçlar da bölgeye sevk edilebilir.

Planlar, BK'nin Northwood karargahında Fransa'yla 22-23 Nisan'da ortak düzenlediği toplantıda gündeme getirildi.

Toplantıya temsilci gönderen ülkeler arasında Almanya, Norveç, Güney Kore ve Avustralya da vardı. Ancak ABD'nin toplantıya katılıp katılmadığını doğrulamayan Britanyalı kaynaklar, Amerikalıların "gelişmelerden haberdar edildiğini" söyledi.

Independent Türkçe, Reuters, Guardian