İran ve ABD Umman Denizi’ndeki gerginlik hakkında birbirlerini yalanlıyor

Tahran, Umman Denizi’ndeki bir petrol sevkiyatına el koyma girişimini engellediğini açıkladı

İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yayınlanan ve Vietnam bandıralı bir petrol tankerini ele geçirme girişimleri ortasında bir ABD savaş gemisinin önündeki İran teknelerini gösteren video görüntüsü (AP)
İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yayınlanan ve Vietnam bandıralı bir petrol tankerini ele geçirme girişimleri ortasında bir ABD savaş gemisinin önündeki İran teknelerini gösteren video görüntüsü (AP)
TT

İran ve ABD Umman Denizi’ndeki gerginlik hakkında birbirlerini yalanlıyor

İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yayınlanan ve Vietnam bandıralı bir petrol tankerini ele geçirme girişimleri ortasında bir ABD savaş gemisinin önündeki İran teknelerini gösteren video görüntüsü (AP)
İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yayınlanan ve Vietnam bandıralı bir petrol tankerini ele geçirme girişimleri ortasında bir ABD savaş gemisinin önündeki İran teknelerini gösteren video görüntüsü (AP)

İki ülke donanmaları arasında Umman Denizi’nde meydana gelen olayla ilgili olarak İran ve ABD’den iki farklı açıklama yayınlandı. Tahran, “İran’a ait bir tankerden yapılan petrol sevkiyatına yönelik ABD müdahalesinin engellediğini” duyurdu. Washington ise “İran’ın Vietnam bandıralı bir petrol tankerine el koyduğunu” ilan ederek Tahran’ın iddiasını yalanladı.
Tahran ve Batı arasında nükleer program nedeniyle gerginliğin arttığı bir dönemde İran, 3 Kasım’da bölge sularında gerginlik yaşandığını açıkladı. Ayrıca Tahran yönetimi “İran Devrim Muhafızları’nın Umman Denizi’nde ABD’nin İran’a ait bir petrol tankerine müdahale ettiğini ancak bu girişimin engellediğini” duyurdu. Olayın zamanı belirtilmezken deniz kuvvetlerinin, yabancı bir tankere el koyduğuna dikkat çekildi.
Öte yandan İran devlet televizyonu IRIB, ABD’nin, ihracat yapmak için İran petrolü taşıyan bir tankere el koyduğunu, yükünü başka bir tankere aktardığını ve onu bilinmeyen bir yere götürdüğünü iddia etti. IRIB, “Devrim Muhafızları Donanması, tankere havadan iniş yaparak tankeri ele geçirdi. ABD kuvvetleri, helikopterler ve bir savaş gemisi kullanarak tankerin yolunu tekrar kapatmaya çalıştı, ancak başarısız oldu” dedi. Şarku’l Avsat’ın Fransız haber ajansı AFP’den aktardığı habere göre IRIB, tankerin şu anda İran karasularında olduğunu belirtti.
Devrim Muhafızları’nın açıklamasında da ‘Sepah News’ internet sitesinde yayınlanan bir açıklamadaki benzer ayrıntılara yer verildi. Ancak açıklamada, ABD Donanması’nın yeniden engellemeye çalıştığı tankerin ‘çalınmış petrol taşıyan’ tanker olduğu, ancak müdahalenin başarısız olduğu belirtildi.
Devlet televizyonunun açıklaması, erken saatlerde resmi ajanslar ve Devrim Muhafızları internet sitelerinde yayınlanan çelişkili haberlerin bir parçasıydı. Mehr haber ajansı, olayın Devrim Muhafızları’na ait devriye tekneleri ile bölgeyi terk eden bir ABD gemisi arasında bir sürtüşmeyle ilgili olduğunu bildirdi. Ajans, konuyla ilgili görüntülerin yakın zamanda yayınlanacağını açıkladı. Ama İran Devlet Televizyonu da Mehr ajansı da kesin tarih vermedi.

ABD olayı farklı anlattı
Washington DC ise İran’ın açıklamasını yalanladı. Olayın İran tankerini ele geçirmeye yönelik bir ABD müdahalesi olmadığını belirten askeri bir yetkili, İran kuvvetlerinin geçen hafta Umman Denizi’nde bir petrol tankerine zaten el koyduğunu belirtirken, ancak ABD Donanması’nın Beşinci Filosu ile Devrim Muhafızları Donanması arasında bir çatışmanın meydana geldiğini yalanladı.
İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkili, “İran’ın ABD deniz kuvvetlerinin bir petrol tankerini ele geçirme girişiminde bulunduğu yönündeki iddiaları doğru değildir. Bu olay, geçen hafta meydana geldi ve ABD Donanması Umman Denizi’nde gözetleme misyonları yürütüyordu. Olayı takip ettim ve Devrim Muhafızları ile herhangi bir gerginlik olmadı. Çatışma, karşılıklı atış veya uyarı ateşi de yaşanmadı” dedi.
Aynı şekilde Associated Press’in (AP) göre ABD’li yetkililere  dayandırdığı haberine göre İran, Vietnam bandıralı bir petrol tankerine el koyarak gemiyi Bender Abbas açıklarında demirledi. AP’ye göre yetkililer, “ABD Donanması, silah zoruyla yapılan ele geçirme operasyonunu takip etti. Ancak gemi İran karasularına girdiği için herhangi bir şey yapamadı” dedi.
Bir askeri yetkili ise Newsweek haber dergisine yaptığı açıklamada, “Bu gemiyi geri almamızı engellediklerine yönelik İran iddiaları doğru değil. Olay geçen hafta oldu” diyerek, Umman Denizi’ndeki ABD kuvvetlerinin, İran Donanması’nın petrol tankerini ele geçirdiğini tespit ettiğini ancak müdahalede bulunmadığını söyledi.
Yetkili, “Bir düzineden fazla İran devriye sürat teknesi vardı. Etrafta uçan bir helikopter vardı. Sonuç olarak kontrol güçlerimiz duruma müdahale etti” şeklinde konuştu. Geçen hafta meydana gelen olayın detaylarının ‘birtakım hassasiyetler’ nedeniyle açıklanmadığı belirtildi. Yetkili, “İran şimdi bize karşı olan anlatıyı değiştiriyor. ABD güçlerinin İran’ın gemiyi geri almasını engellediğini söylüyor. Oysa güçlerimizin yalnızca takip ettiği çok açık” dedi. Öte yandan ABD’li yetkililer, Reuters’a yaptıkları açıklamada, İran’a ait olduğuna inanılan çok sayıda insansız hava aracının son 24 saat içerisinde ABD Donanması’na ait amfibi hücum gemisi Essex’e yaklaştığını bildirdi.
İran ve ABD donanmaları Körfez bölgesinin sularında defalarca karşı karşıya geldi. Washington, Tahran’ı sık sık, özellikle küresel petrol üretiminin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda ‘kışkırtıcı’ faaliyetler bulunmakla suçladı.
İran’ın açıklaması, Bahreyn merkezli ABD Beşinci Filosu’nun hava ve deniz tatbikatlarından birkaç gün sonra yapıldı. ABD Donanması, Basra Körfezi ve Umman Körfezi’nde deniz trafiğini güvence altına almak için müttefiklerle düzenli devriyeler yürütüyor. Bölgedeki birkaç müttefikten gelen savaş uçaklarının eşlik ettiği bir ABD Hava Kuvvetleri uçağı, Orta Doğu’daki ana su yolları üzerinde uçuş gerçekleştirdi.
Öte yandan Pentagon Sözcüsü John Kirby, İran’ın ABD Donanması’nın bir İran petrol tankerini engellediği yönündeki iddialarını yalanladı. Gazetecilere açıklama yapan Kirby, “Bunlar gülünç ve hatalı iddialardır. Herhangi bir tankeri engellemeye yönelik herhangi bir ABD girişimi olmamıştır. ABD Donanması gözetleme misyonları yürütmektedir” dedi. Tankeri engellemek için yapılan tek askeri harekatın İran’dan geldiğini ifade eden Sözcü, ABD güçlerinin hiçbir tankeri engellemediğini, çünkü bunun uluslararası hukuka aykırı olacağını vurguladı.
ABD Genelkurmay Başkanı General Mark Milley, 3 Kasım’da İran’ın ABD’nin Ortadoğu’daki çıkarlarını tehdit ettiğini açıkladı. Milley, “ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Beyaz Saray’ın istemesi halinde Tahran’a yanıt vermek için seçenekler ve senaryolar hazırladı” dedi. General, 3 Kasım’da Washington’daki Aspen Güvenlik Araştırmaları Merkezi’nde düzenlenen bir sempozyumda, siber saldırıların doğrudan askeri çatışmalara yol açmayacağını belirtti. Mark Milley, “İran, ABD ile açık bir çatışma istemiyor ve doğrudan bir savaşa girme riskini göze almayacak. Çünkü sonucu ve kaybeden taraf olacağını biliyor” diyerek, ABD Savunma Bakanlığı’nın İran konusunda Başkan’ın emirlerini dinlemeye hazır olduğunu vurguladı.



Squid Game'in yaratıcısından Netflix'e yeni dizi

2021'de başlayan Squid Game, nakit sıkıntısı çeken bir grup insanın dudak uçuklatan bir para ödülü ve hayatta kalmak için verdikleri mücadeleyi anlatıyordu (Netflix)
2021'de başlayan Squid Game, nakit sıkıntısı çeken bir grup insanın dudak uçuklatan bir para ödülü ve hayatta kalmak için verdikleri mücadeleyi anlatıyordu (Netflix)
TT

Squid Game'in yaratıcısından Netflix'e yeni dizi

2021'de başlayan Squid Game, nakit sıkıntısı çeken bir grup insanın dudak uçuklatan bir para ödülü ve hayatta kalmak için verdikleri mücadeleyi anlatıyordu (Netflix)
2021'de başlayan Squid Game, nakit sıkıntısı çeken bir grup insanın dudak uçuklatan bir para ödülü ve hayatta kalmak için verdikleri mücadeleyi anlatıyordu (Netflix)

Squid Game'in yaratıcısı Hwang Dong-hyuk, fenomen dizinin final yapmasının ardından yeni projesini duyurdu.

Netflix, yapımcılığını Hwang'ın üstlendiği kumarhane temalı suç draması The Dealer'a yeşil ışık yaktı ve ana kadroyu duyurdu.

Dizinin odağında, yetenekli krupiye Geonhwa var. Evlilik hazırlıkları yapan Geonhwa'nın hayatı, bir konut dolandırıcılığı planının kurbanı olmasıyla altüst oluyor. Geonhwa, geride bıraktığını sandığı dünyaya geri çekilerek kumarın tehlikeli yeraltına sürükleniyor; kontrolü yeniden ele almak için uzun süredir sakladığı yeteneklerini kullanmak zorunda kalıyor. 

Senaryo Ohnooy ve Lee Tae-young imzası taşıyor.

Alchemy of Souls'la (Hwan Hon) tanınan Jung So-min, oyun masalarında kendisine olağanüstü bir avantaj sağlayan yeteneklerini yıllardır bastıran krupiye Geonhwa'yı canlandırıyor.

Ryoo Seung-bum ise geçimini riskli bahislerle sağlamaya çalışan ve Geonhwa'nın tehlikeli planına sürüklenen maddi sıkıntıdaki kumarbaz Hwang Chisu rolünde.

Lee Soo-hyuk, içgüdüleri ve esrarengiz tavrıyla öngörülemez bir figüre dönüşen güçlü rakip krupiye Jo Jun'u oynuyor.

Telefon'la (Kol) tanınan Ryu Kyung-soo, Geonhwa'nın nişanlısı Choi Wooseung rolünde izleyici karşısına çıkacak. Karakter, "sakin" görünen hayatının yanında dedektif kimliğiyle de dikkat çekiyor.

Dizi, görüntü yönetmeni Choi Young-hwan'ın yönetmenlikteki ilk işi olacak.

Squid Game'in arkasındaki Firstman Studio, The Dealer'ın da yapımını üstleniyor.    

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter


Gazze savaşı: BAE, İsrail’e tam destek taahhüdü vermiş

BAE ve İsrail, ilişkileri normalleştirdikten sonra 2022'de serbest ticaret anlaşması imzalamıştı (Reuters)
BAE ve İsrail, ilişkileri normalleştirdikten sonra 2022'de serbest ticaret anlaşması imzalamıştı (Reuters)
TT

Gazze savaşı: BAE, İsrail’e tam destek taahhüdü vermiş

BAE ve İsrail, ilişkileri normalleştirdikten sonra 2022'de serbest ticaret anlaşması imzalamıştı (Reuters)
BAE ve İsrail, ilişkileri normalleştirdikten sonra 2022'de serbest ticaret anlaşması imzalamıştı (Reuters)

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Gazze savaşında İsrail'i Hamas'a karşı destekleme taahhüdü verdiği bir belge sızdırıldı.

Emirates Leaks'in incelediği Ekim 2023 tarihli belgede, "kardeş devlet İsrail'e karşı düzenlenen terör saldırılarına karşı" işbirliği vurgulanıyor.

BAE Kızılayı Başkanı ve Ez-Zafra Bölgesi Temsilcisi Hamdan bin Zayed Al Nahyan'ın, BAE ordusunun Ortak Operasyonlar Komutanlığı'na hitaben yazdığı belgede, Yemen'in batı kıyısındaki Muha, Eritre'deki Massava ve Assab, Somali'deki Berbera ve Bassa'da yer alan askeri üsler aracılığıyla İsrail'e askeri ve lojistik destek sağlanacağı belirtiliyor.

Kızıldeniz kıyısındaki bu üsler aracılığıyla "İsrail Devleti'ni desteklemek için gerekli olan her şeyin" yapılacağı ifade ediliyor.

BAE'nin "Filistin'deki teröristlere karşı savaşında İsrail'i güçlendirmesi" ve bu desteğin "teröristler yenilgiye uğratılana kadar" devam etmesi gerektiği yazılıyor.

"Yemen üzerinden İsrail'e destek"

Belgeye göre Yemen'de BAE destekli Ulusal Direniş Güçleri (NRF) üzerinden de İsrail'e destek verileceği belirtiliyor. NRF, Husiler'in 2017'de öldürdüğü eski Yemen Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih'in yeğeni Tarık Muhammed Abdullah Salih tarafından idare ediliyor.

Yemen'deki BAE kuvvetlerinin birinci komutanının yardımcısı Tuğgeneral Said el-Merzuki, Muha'daki üste NRF lideri Salih'le 19 Ekim 2023'te bir araya gelmiş.

Görüşmede NRF'yle İsrail arasında iletişim kanalı açılmasının kararlaştırıldığı, "tüm hafif ve orta makineli silahların" İsrail'e transferi için hazırlık yapılmasının istendiği belirtiliyor.

Ayrıca üsten 27 tankın yanı sıra füze mühimmatının Tel Aviv'e nakledileceği yazılıyor.

"Hamas-Katar ilişkileriyle ilgili inceleme"

Belgeye göre BAE, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısıyla patlak veren Gazze savaşında, Katar'ın Hamas'a sağladığı destekle ilgili detaylı inceleme başlatmış.

Katar'ın örgüte mali ve lojistik desteğinin "ciddi boyutta" olduğu yazılıyor. Buna ek olarak Kuveyt'in de BAE'nin Kızıldeniz'in güneyindeki manevralarını engellemeye yetecek kadar Hamas'a destek sağladığı ileri sürülüyor.

BAE ve İsrail, ABD Başkanı Donald Trump'ın arabuluculuğuyla 2020'de imzalanan İbrahim Anlaşmaları kapsamında ilişkilerini normalleştirmişti. Anlaşmanın ardından BAE, Tel Aviv'de elçilik açmış, ülkede diplomatik temsilcilik oluşturan ilk Körfez ülkesi olmuştu.

Trump'ın ilk döneminde gerçekleştirilen bu anlaşmalara BAE'nin yanı sıra Bahreyn, Fas ve Sudan da katıldı. Kazakistan da anlaşmalara katılacağını geçen yıl kasımda duyurmuştu.

BAE yönetimi, belgeye ilişkin iddialar hakkında henüz açıklama yapmadı. 

Independent Türkçe, Emirati Leaks, The Cradle, Jerusalem Post, Siasat


Türkiye, İran'daki gerilimi azaltmak ve dış müdahale tehdidini önlemek için çabalarını yoğunlaştırdı

İran'daki protestolardan (AP)
İran'daki protestolardan (AP)
TT

Türkiye, İran'daki gerilimi azaltmak ve dış müdahale tehdidini önlemek için çabalarını yoğunlaştırdı

İran'daki protestolardan (AP)
İran'daki protestolardan (AP)

Türkiye, İran'daki durumdan endişe duyduğunu ifade etti ve yabancı müdahale korkusu nedeniyle bölgedeki gerilimi azaltmak için diyalogun gerekliliğini vurguladı.

Doğu komşusundaki gelişmeleri yakından takip eden Türkiye, gerilimi azaltmak ve İran'daki protestoları daha fazla can kaybı yaşanmadan ve bölgesel istikrarı tehdit etmeden barışçıl bir şekilde çözmek için yoğun çabalar başlattı.

Yoğun iletişim

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 24 saat içinde İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi'yi iki kez telefonla aradı. Bu görüşmelerin arasında, Ankara'daki Dışişleri Bakanlığı merkezinde ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile bir görüşme gerçekleştirdi.

 Fidan, bu akşam Dışişleri Bakanlığı merkezinde ABD Büyükelçisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmede (Türk Dışişleri Bakanlığı)Fidan, Dışişleri Bakanlığı merkezinde ABD Büyükelçisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmede (Türk Dışişleri Bakanlığı)

Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Fidan'ın bugün Arakçi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'daki son gelişmeleri ele aldığını ve görüşmenin ardından Barrack ile İran'daki gergin durum ve bölgesel meseleleri ele alan görüşmeler yaptığını bildirdi.

Kaynaklar, Fidan'ın Arakçi'yi ikinci kez aradığını ve görüşmede mevcut bölgesel gerginliklerin çözümü için müzakerelerin gerekliliğini vurguladığını belirtti.

Türkiye'nin gelişmeleri yakından takip ettiğini ve Başkan Donald Trump'ın "yardım geliyor" açıklamasının ardından olası bir ABD askeri müdahalesi konusunda diplomatik kanallar aracılığıyla ABD ile temas halinde olduğunu ifade etti.

İsrail'in manipülasyonu

Cuma günü yaptığı açıklamalarda Fidan, İran'ın bölgedeki ülkelerle “gerçek bir uzlaşma ve iş birliği” içinde olması gerektiğini vurguladı ve bölgede yaşanan protestoların çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti.

Arakçi, Fidan'ın 30 Kasım'da Tahran ziyaretinde kendisini karşılarken (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Arakçi, Fidan'ın 30 Kasım'da Tahran ziyaretinde kendisini karşılarken (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

30 Kasım'da iki ülke arasındaki ilişkiler ve bölgedeki gelişmeleri görüşmek üzere Tahran'ı ziyaret eden Fidan, “Gerçek nedenlerden ve yapısal sorunlardan kaynaklanan bu protestolar, İran'ın dış düşmanları tarafından manipüle ediliyor. Bizim yapmaya çalıştığımız şey, bölgenin istikrarı buna bağlı olduğu için her iki tarafa, öncelikle Amerikalılara fayda sağlayacak bir anlaşmayı desteklemek.”

Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen bir güvenlik görevlisinin cenaze törenine binlerce kişi katıldı (AFP)Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen bir güvenlik görevlisinin cenaze törenine binlerce kişi katıldı (AFP)

Fidan, İsrail'in Mossad'ının protestoları manipüle etme girişimlerini gizlemediğini ve sosyal medya hesapları üzerinden İran halkını açıkça isyana çağırdığını belirterek, geçmişte de benzer çağrılar yapıldığını, ancak o dönemde İran halkının farklılıklarını bir kenara bırakarak düşmanın saldırısı karşısında birleştiğini kaydetti.

Protestoların bu seferki niteliğinin farklı olduğunu, savaşın yokluğunda ve tepkilere yol açan diğer gerçek sorunların varlığında gerçekleştiğini açıklayan yetkili şunları ifade etti: "İsrail'in bu durumu istismar etmeye çalıştığını görüyoruz ve bu elbette rejime çok güçlü bir mesaj gönderiyor ve eminim ki rejim bunu dikkate alacaktır."

Fidan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın da bu konuda açıklamalarda bulunduğunu belirterek, “Ancak İran halkı sorunun ne olduğunu, kime yaradığını ve nasıl tepki vereceğini çok iyi bildiği için İsrail'in umduğu sonucun gerçekleşmeyeceğine kesin olarak inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Yabancı müdahaleye karşı uyarı

Türkiye, İran'a yönelik herhangi bir dış müdahalenin ülkede ve bölgedeki krizleri daha da kötüleştireceği uyarısında bulunarak, mevcut sorunların çözümü için ABD ile İran arasında müzakereler yapılması çağrısında bulundu.

Adalet ve Kalkınma Partisi sözcüsü Ömer Çelik (X hesabından)Adalet ve Kalkınma Partisi sözcüsü Ömer Çelik (X hesabından)

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel başkan yardımcısı ve parti sözcüsü Ömer Çelik, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyesi olan Türkiye'nin, “İran toplumu ve hükümeti içindeki bazı sorunlara” rağmen, İran'da kaos görmek istemediğini söyledi.

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, pazartesi gecesi yapılan partinin Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında Çelik, “İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın da söylediği gibi, bu sorunlar İran toplumu içindeki iç etkileşimler ve İran ulusal iradesi yoluyla çözülmelidir” dedi.

Çelik, “Yabancı müdahalenin daha kötü sonuçlara yol açacağına ve özellikle İsrail'in kışkırttığı müdahalenin daha büyük krizlere yol açacağına inanıyoruz” diye devam etti.

 Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi'nin meclis grubu önünde konuşurken (Parti hesabı VX)Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi'nin meclis grubu önünde konuşurken (Parti hesabı VX)

Milliyetçi Hareket Partisi lideri ve Cumhur İttifakı'nda Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ortağı olan Devlet Bahçeli, İran'ın siyasi ve bölgesel güvenliği ve istikrarının "Türkiye için ölüm kalım meselesi" olduğuna inanıyor.

Bahçeli dün partisinin parlamento grup toplantısında yaptığı konuşmada, ABD ve İsrail'in İran'a karşı “saldırgan tutumunu” “konvansiyonel savaşa bir adım daha yaklaşmak” olarak nitelendirerek, İran'daki protestolar ile 2013 yılında İstanbul'da başlayan ve daha sonra Türkiye geneline yayılan, Erdoğan hükümeti devirmeyi amaçlayan “Gezi Parkı” olayları arasındaki benzerliklerin dikkatle değerlendirilmesi çağrısında bulundu. İran'daki “Azerbaycanlı Türklere” bu olaylardan uzak durmaları ve İran'a yabancı müdahaleye yol açabilecek meselelere karışmamaları yönünde dolaylı bir mesaj gönderdi.

Bahçeli, uluslararası hukuku hiçe sayan mevcut politikalarıyla Amerika Birleşik Devletleri'ni "hasta bir adama" benzeterek şunları söyledi: "19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu 'hasta adam' olarak tanımlanmıştı ve günümüz dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir. İnsanlığını büyük ölçüde yitirmiş, içten içe yozlaşmış toplumuyla, kristal bir vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler çok uzak değil."