Mısır, İsrail ile Hamas arasında anlaşma sağlanmasını hedefliyor

Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kamil geçen mart ayında Hamas'ın Siyasi Büro Başkanı Yahya Sinvar ile Gazze'de bir araya geldi. (AFP)
Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kamil geçen mart ayında Hamas'ın Siyasi Büro Başkanı Yahya Sinvar ile Gazze'de bir araya geldi. (AFP)
TT

Mısır, İsrail ile Hamas arasında anlaşma sağlanmasını hedefliyor

Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kamil geçen mart ayında Hamas'ın Siyasi Büro Başkanı Yahya Sinvar ile Gazze'de bir araya geldi. (AFP)
Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kamil geçen mart ayında Hamas'ın Siyasi Büro Başkanı Yahya Sinvar ile Gazze'de bir araya geldi. (AFP)

Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kamil, İsrail ile Filistin arasında yürütülen arabuluculuk çabalarının, İsrail - Hamas hattında  tüm konuları ele alan kapsamlı bir anlaşma, uzun vadeli ateşkes, mahkum takası ve Gazze Şeridi'ndeki koşullar iyileştirilmesini hedeflediğini duyurdu.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre engelleri aşmak için önce anlaşmanın tamamı üzerinde uzlaşıya varılması, ardından da adım adım bunların uygulanması önerisinde bulunan Kamil, Glasgow'daki iklim konferansının oturum aralarında Yedioth Ahronoth gazetesinden Nadav Eyal ve Walla News internet sitesinden Barak Rafvd ile bir röportaj gerçekleştirdi.
Mısır'ın her iki taraf için de acil olan mahkumlar sorununu çözmek adına her türlü çabayı gösterdiğini, gece gündüz çalıştığını ve birçok engeli aştığını belirten Mısır İstihbarat Başkanı, bazı maddelerde ilerlemeler olduğunu ve bu ay İsrail’i ve Ramallah'ı ziyaret edeceğini bildirdi. “Mısır'ın ulaşmaya çalıştığı hedef, Hamas ile sınırlı olmayan, aynı zamanda Filistin Yönetimi’nin Gazze'ye kademeli olarak geri dönüşünü de içeren çok taraflı anlaşmalar yapmaktır" dedi.
Mısır İstihbarat Bakanı kademeli çözüme örnek verdiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Burada bir mahkum takas anlaşmasından bahsediyoruz. Bu anlaşma, ilk aşamada iki İsrailli askerin cesetleri ve kendi iradeleriyle Filistin’e giden iki vatandaşın takasına karşılık İsrail’in yaşlı Filistinli mahkumları ve kadın ve çocuk mahkumları içeren yüzlerce esiri serbest bırakmasını kapsamalı. Ayrıca diğer mahkumların önceden belirlenmiş gruplar halinde ve aşamalar halinde serbest bırakılması için pratik bir program geliştirilmeli.”
Kamil, Mısır istihbarat yetkililerinin Gazze'deki durum hakkında İsrail, Hamas ve Filistin yönetimindeki yetkililerle günlük olarak görüşmeler gerçekleştirdiğini belirtti.
Mısır İstihbarat Başkanı, Gazze Şeridi'ndeki krizin mahkumlar sorununun çözümünün yanı sıra büyük ve kapsamlı bir anlaşma, uzun vadeli bir ateşkes, insani yardım tesisleri, Gazze Şeridi’nin yeniden inşası gibi adımlar ile sonlandırılması gerektiğini kaydetti.
Hamas'ın Filistin yönetiminin Gazze Şeridi'ne dönüşüne karşı çıkmaktan vazgeçip vazgeçmediği hatırlatılan Abbas Kamil “Filistin yönetimi başlangıçta sembolik bir adımla geri döner, daha sonra bu yolda olumlu gelişmelere göre kademeli olarak diğer aşamalara ilerleriz” dedi.
İki İsrailli gazeteci, Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi'den sonra ikinci adam olarak kabul edilen Mısır İstihbarat Başkanı’na İsrail’le ilişkilerin durumuna ilişkin de soru yöneltti. Kamil verdiği cevapta “İsrail ile ilişkiler mükemmel. Cumhurbaşkanı Sisi ile İsrail Başbakanı Naftali Bennett arasındaki görüşme harikaydı” dedi.
Sisi ile güçlü yakın ilişkileri olan selefi Binyamin Netanyahu ile Bennett arasında büyük bir fark olduğuna dikkat çeken Kamil, farklı görüşlere sahip birkaç partiden oluşan yeni İsrail hükümeti yapısının karmaşık durumuna rağmen Sisi’nin Bennett ile iyi çalışabileceğine inandığını söyledi.
İsrail’deki mevcut hükümetin görev süresinin devamı ve siyasi istikrar arzusunu dile getiren Mısırlı İstihbarat Başkanı sözleirni şöyle sürdürdü:
“Bennett'in siyasi pozisyonunu biliyorum ve bu nedenle İsrail ve Filistin Yönetimi'nin siyasi diyaloga geri dönme ihtiyacını vurguluyorum. Bennett'ın bir Filistin devletinin kurulmasına karşı olan ve hatta Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile görüşmeyi dahi kabul etmeyen tutumunu biliyorum. Ancak düşük seviyeli görüşmeler başlayabilir. Başlamalıdır da.”



Cezayir’de seçimleri eleştiren aktivistin tutuklanması geniş tartışma yarattı

Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin 7 Eylül 2026’da Facebook hesabında paylaştığı fotoğrafı.
Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin 7 Eylül 2026’da Facebook hesabında paylaştığı fotoğrafı.
TT

Cezayir’de seçimleri eleştiren aktivistin tutuklanması geniş tartışma yarattı

Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin 7 Eylül 2026’da Facebook hesabında paylaştığı fotoğrafı.
Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin 7 Eylül 2026’da Facebook hesabında paylaştığı fotoğrafı.

Cezayir’de bir aktivist ve Amazig dili öğretmeninin tutuklanması, seçimlerle bağlantılı  paylaşımı nedeniyle gözaltına alınmasının ardından geniş çaplı siyasi ve insan hakları tartışmasına yol açtı. Bu gelişme, çok sayıda aktivistin sosyal medya platformlarındaki paylaşımları ve siyasi tutumları nedeniyle adli takibata uğradığı bir dönemde yaşandı.

Konu, muhalif sol çizgideki İşçi Partisi’nin lideri ve önceki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin adayı Louisa Hanoune’un cumartesi günü başkentte düzenlediği basın toplantısında, Kabiliye bölgesinde tanınan ve milyonlarca Cezayirlinin konuştuğu Amazig dilinin yaygınlaştırılması için çalışmalar yürüten Nadia Moussaoui’nin serbest bırakılması çağrısında bulunmasıyla siyasi boyut kazandı.

Hanoune, aktivistin yaklaşık iki haftadır Facebook hesabındaki bir paylaşım nedeniyle tutuklu bulunmasını kınadı. Davada seçim yasasının kullanılmasını eleştiren Hanoune, “bir kişinin seçimlerle bağlantılı suçtan kovuşturulmasının hukuki mantığının anlaşılır olmadığını” ifade etti.

hyjukı
İşçi Partisi Genel Sekreteri Louisa Hanoune. (Parti medyası)

Hanoune ayrıca Amazig dili ve kültürünün yaygınlaştırılması alanındaki eğitim çalışmalarına dikkat çekerek, hakkında verilen tutuklama kararının yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunan geniş dayanışma kampanyasına destek verdi.

Seçim sürecini engelleme

Sosyal medyada “Tamazight Moussaoui” adıyla tanınan aktivist, başkentin yaklaşık 100 kilometre doğusundaki Bouira vilayetinin Chorfa kentinde bir lisede öğretmenlik yapıyor. Davası ise bölgesel olarak yetkili M'chedallah Mahkemesi’nde görülüyor.

Nadia Moussaoui’nin tanınırlığı yıllar içinde görev yaptığı okulun sınırlarını aşarak özellikle Kabiliye dilinde içerik üreten bir isim haline geldi. Moussaoui, Amazig dilini basitleştirerek hem Amazigce hem de Arapça konuşanlara öğretmek ve yaygınlaştırmak amacıyla YouTube’da ücretsiz bir eğitim kanalı açtı. Kendisine yakın kişiler, Moussaoui’nin okulların bu konuda yeterli çalışma yapmadığını düşündüğünü belirtti.

Aktivist, 9 Eylül’de yerel polis tarafından ifadeye çağrıldı. Ardından Bouira vilayetindeki M'chedallah Mahkemesi savcılığına sevk edildi ve aynı mahkemenin soruşturma hâkimi tarafından tutuklu yargılanmasına karar verildi. Karara, geçen 2 Temmuz’da yapılan ve özellikle Kabiliye bölgesinde yüksek katılım boykotu yaşanan parlamento seçimlerinde oy kullanmaya ilişkin kişisel görüşünü paylaştığı bir sosyal medya gönderisi gerekçe gösterildi.

Savunmasına göre soruşturma hâkimi Moussaoui’yi “seçim sürecini engellemekle” suçladı. Bu suçlama siyasi ve insan hakları çevrelerinde şaşkınlıkla karşılandı.

16 Eylül’deki duruşmada savcılık makamı iki yıl hapis cezası talep etti. Moussaoui’nin, 22 Eylül’de açıklanması beklenen karar tarihine kadar tutuklu kalması istendi.

Seçim yasasının 295. maddesi

Yargı kaynaklarına göre Nadia Moussaoui hakkında, seçim sistemine ilişkin organik yasanın 295. maddesi kapsamında işlem yapıldı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre söz konusu madde, seçim sürecini engelleyen veya işleyişini bozan kişilerin 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını öngörüyor. Ayrıca kişinin 3 ila 5 yıl süreyle seçme ve seçilme hakkından mahrum bırakılması gibi ek yaptırımlar da uygulanabiliyor.

jukı
2019’daki halk hareketinden bu yana onlarca aktivist hapse atıldı. (Siyasi aktivistler)

Bu madde kapsamında suç sayılan fiiller arasında “oy verme işlemlerinin işleyişini bozmak”, “sandık kurullarının veya oy verme merkezlerinin çalışmalarını engellemek” ve “bir adayın veya yasal temsilcisinin seçim sürecinde kanunla tanınan haklarını kullanmasını engellemek” bulunuyor.

Avukatlar ve insan hakları savunucuları ise bu hükümlerin Moussaoui’ye isnat edilen fiillerle örtüşmediğini savunuyor. Moussaoui’nin tutuklanmasına neden olanın seçimlere ilişkin görüşlerini paylaştığı bir sosyal medya gönderisi olduğunu ve seçimlerin üzerinden de görece uzun bir süre geçtiğini belirtiyorlar.

Moussaoui’nin Facebook hesabı incelendiğinde, tutuklanmasına yol açan paylaşımın silindiği görülüyor.

İfade özgürlüğü tartışması

Chorfa bölgesinde ve Moussaoui’yi internet üzerinden takip edenler arasında kararın açıklanmasını bekleyen bir endişe ve tedirginlik havası hâkim. Moussaoui, ağırlıklı olarak sosyal ve eğitim içerikleri hazırlıyor, zaman zaman da yerel esnaf ve zanaatkârların tanıtımını yapıyordu. Bu durum, hakkında oluşan geniş dayanışmanın nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.

Kendisini tanıyan ve adının açıklanmasını istemeyen bir bölge sakini, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Nadia Hanım her zaman kültür ve eğitim alanında faaliyet gösteriyor. Muhalif bir siyasi çizgide değil. Zaman zaman yerel zanaatkârları, küçük esnafı ve bölgedeki restoranları tanıtıyor. Onu, kimseye zarar vermeyecek, örnek bir aile kadını profiline sahip biri olarak tanımlayabiliriz” dedi.

dfvghyju
Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin serbest bırakılmasını isteyen milletvekili Yasin Aisouan. (Kişisel hesabı)

Cezayir’in Kabiliye bölgesinin en büyük kenti Tizi Vuzu’yu temsil eden Milletvekili Yasin Aisouan da Moussaoui’nin derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. Aisouan, medya açıklamalarında “İfade özgürlüğü temel bir haktır; bir görüş suç haline getirilemez” dedi.

Moussaoui’nin avukatı Nabila İsmail de benzer şekilde, ifade özgürlüğünün suç kapsamında değerlendirilemeyeceğini savundu.

Amazig dili öğretmeninin tutuklanması, insan hakları kuruluşlarının uzun süredir belgelediği bir tabloyu yeniden gündeme getirdi. 2019’da eski Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika’yı görevden ayrılmaya zorlayan halk hareketinin başlamasından bu yana yüzlerce aktivist, dijital platformlarda siyasi görüşlerini ifade etmeleri nedeniyle hukuki süreçlerle karşı karşıya kaldı. Bu durum, cezai hükümler ile ifade özgürlüğü ilkeleri arasındaki tartışmanın Cezayir’de sürmesine yol açıyor.


Lübnan, güneyde oluşabilecek boşluğu önlemek için Rubio görüşmesine bel bağlıyor

Lübnan’ın güneyinde Birleşmiş Milletler misyonuna bağlı devriyede görev yapan UNIFIL askeri. (UNIFIL)
Lübnan’ın güneyinde Birleşmiş Milletler misyonuna bağlı devriyede görev yapan UNIFIL askeri. (UNIFIL)
TT

Lübnan, güneyde oluşabilecek boşluğu önlemek için Rubio görüşmesine bel bağlıyor

Lübnan’ın güneyinde Birleşmiş Milletler misyonuna bağlı devriyede görev yapan UNIFIL askeri. (UNIFIL)
Lübnan’ın güneyinde Birleşmiş Milletler misyonuna bağlı devriyede görev yapan UNIFIL askeri. (UNIFIL)

Lübnan, Başbakan Nevvaf Selam ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio arasında Washington’da yapılması beklenen görüşmeye, UNIFIL güçlerinin çekilmesiyle güneyde oluşabilecek boşluğun önlenmesi açısından önem atfediyor. Bu beklenti, bölgedeki mevcut uluslararası misyonun yerini alacak alternatif bir uluslararası mekanizma konusunda henüz uzlaşma sağlanamaması nedeniyle öne çıkıyor.

Bu kapsamda bir bakanlık kaynağı Şarku’l Avsat’a, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ürdün Kralı II. Abdullah ile yaptığı görüşmelerde güneyde bir boşluk oluşabileceğine ilişkin endişelerini dile getirdiğini açıkladı. Kaynak, Macron ve Kral Abdullah’ın Avn’ın endişelerini anlayışla karşıladığını ifade etti.


Taiz’deki ilerleme Husilerin planlarını bozdu

Savaş bölgelerinden kaçan yerinden edilmiş kişiler, dün Aden yakınlarındaki bir yerinden edilmişler kampında yürürken. (Reuters)
Savaş bölgelerinden kaçan yerinden edilmiş kişiler, dün Aden yakınlarındaki bir yerinden edilmişler kampında yürürken. (Reuters)
TT

Taiz’deki ilerleme Husilerin planlarını bozdu

Savaş bölgelerinden kaçan yerinden edilmiş kişiler, dün Aden yakınlarındaki bir yerinden edilmişler kampında yürürken. (Reuters)
Savaş bölgelerinden kaçan yerinden edilmiş kişiler, dün Aden yakınlarındaki bir yerinden edilmişler kampında yürürken. (Reuters)

Yemen hükümet güçleri, dün Husilerle yaşanan çatışmaların ardından Taiz vilayetinin batısındaki stratejik Numan Dağı’nı geri aldı.

Askeri kaynaklar, ordunun dağın kontrolünü ele geçirmesinin Beni Bekari cephesini el-Kedha cephesine yeniden bağladığını ve Beni Bekari–el-Eşruh–el-Birin yolunun güvenliğini sağladığını belirtti. Şarku’l Avsat’ın kaynaklardan aldığı bilgiye göre bu gelişmeler Husilerin planlarını sekteye uğratarak, Şiraca bölgesinde Husilerin elinde kalan mevzilerin ateş altında kalmasını sağladı.

Hükümet güçleri ayrıca el-Demdum, Şerire, el-Vaziye, Rasin ve Beni Ömer bölgelerinde Husi saldırılarını püskürttü. Cerdad ve çevresindeki yüksek kesimlerde ise kontrol hatlarında herhangi bir değişiklik yaşanmadı.