Rusya’nın gaz akışını kestiği Avrupa'da enerji krizi büyüyor

Rusya’daki bir gaz sahasında çalışan bir işçi (Reuters)
Rusya’daki bir gaz sahasında çalışan bir işçi (Reuters)
TT

Rusya’nın gaz akışını kestiği Avrupa'da enerji krizi büyüyor

Rusya’daki bir gaz sahasında çalışan bir işçi (Reuters)
Rusya’daki bir gaz sahasında çalışan bir işçi (Reuters)

Rusya'nın Yamal-Avrupa boru hattı üzerinden Almanya'ya doğrudan sağladığı gaz akışı dün sabah tekrar durdurulurken gaz ters yönde pompalanmaya başlandı.
Bloomberg Haber Ajansı, Alman transit operatörü Gascade'nin verilerine göre Yamal-Avrupa boru hattı üzerinden gaz akışının sağlandığı Malnau istasyonunun Cumartesi sabahı Polonya'dan Almanya'ya gaz akışını durdurduğunu ve Almanya'dan Polonya'ya ters yönde gaz pompalanmaya başlandığını bildirdi.
Geçtiğimiz cumartesi günü benzer bir gelişme yaşanmış ve bunun üzerine Rus enerji şirketi Gazprom, müşterilerinin halen hizmet almaya devam ettiği açıklanmıştı. Bloomberg’in haberine göre Polonya ve Almanya'daki şirketler Gazprom’un açıklamasını teyit ettiler. Bu arada, Almanya merkezli fiyat karşılaştırma sitesi Frivox tarafından yapılan hesaplamalara göre evler için ısıtma, elektrik ve yakıt fiyatlarının geçtiğimiz Ekim ayında daha önce eşi-benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştı. Frivox, üç kişilik bir aile için geçtiğimiz ayki fiyatlarla bu yılki toplam enerji maliyetlerinin,  geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 35 oranında artarak 4 bin 549 euro civarında olabileceğini bildirdi.
Frivox’un enerji uzmanı Torsten Struck, gerek elektrik, gerek gaz gerekse yakıt olsun, her türden enerji hizmetinin rekor seviyelerde fiyat artışı yaşadığını söyledi. Struck, bu hizmetin fiyatının geçtiğimiz ay yıllık bazda yüzde 144 oranında artması nedeniyle mevcut gelişmeden en çok zarar gören sınıfın kalorifer yakıtı tüketicileri olduğu belirtti. Verilere göre son dönemde gaz fiyatları yüzde 28, benzin ve motorin fiyatları yüzde 38 arttı.
Küresel hammadde ve karbon oksit fiyatlarındaki artış nedeniyle orta vadede bu eğilimin devam edeceğine inandığını ifade eden Struck, elektrik fiyatlarının da son 12 ay içinde ortalama yüzde 9,3 arttığını kaydetti. Frivox sitesinin, ortalama bir Alman ailesi için enerji fiyatlarının artışına dair bir tablo oluşturmak için enerji maliyeti endeksi olarak bilinen ölçüyü kullanması ve bunu yaparken ısınma, elektrik ve ulaşım masraflarını takip etmesi dikkat çekti.
Frivox’a göre Almanya’da üç kişilik bir aile ısınmak için yıllık ortalama 20 bin kilowatt saat enerji ve elektrik için 4 bin kilowatt saat enerji tükettiğini, arabayla ise 13 bin 300 kilometre yol kat ediyor.
Öte yandan Financial Times gazetesi geçtiğimiz Cuma günü, Avrupa’daki doğal gaz kıtlığının toptan satış fiyatlarını artırması nedeniyle İngiltere hükümetinin, uzun vadeli bir gaz anlaşmasına varmak ve arzı artırmak amacıyla Katar'a yöneldiğini bildirdi.
Gazete, İngiliz bakanlar ile dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üreticilerinden biri olan ‘son çare tedarikçisi’ Katar arasında uzun vadeli bir anlaşma ile ilgili görüşme yapıldığını aktardı. Haberde, Katar’ın son iki hafta içinde İngiltere'ye giden dört büyük tankerin rotasını da değiştirdiği belirtildi.
Gazete, İngiltere'nin Asya ile LNG arzı için artan rekabete ilişkin endişeler çerçevesinde uzun vadeli bir anlaşma arayışı içerisinde olabileceğine dikkati çekti.
İngiltere'nin enerji sektörü, artan enerji maliyetlerinin ağırlığı altında ezilirken bu haftanın başlarında, İngiliz enerji tedarikçisi CNG, Eylül ayından bu yana ülkede iflas eden 17 enerji tedarikçisi arasına katılarak ticari faaliyetlerini durdurdu.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.