10 örnekle Prenses Diana'nın Kraliyet'e isyanı

Prenses Diana, Kraliçe Elizabeth'in tercihleriyle çelişen pek çok davranışa imza atmıştı (AP)
Prenses Diana, Kraliçe Elizabeth'in tercihleriyle çelişen pek çok davranışa imza atmıştı (AP)
TT

10 örnekle Prenses Diana'nın Kraliyet'e isyanı

Prenses Diana, Kraliçe Elizabeth'in tercihleriyle çelişen pek çok davranışa imza atmıştı (AP)
Prenses Diana, Kraliçe Elizabeth'in tercihleriyle çelişen pek çok davranışa imza atmıştı (AP)

Kraliyet ailesinin hayatıyla en çok dikkat çeken üyesi Prenses Diana giyimi, ebeveynlik tarzı ve samimi açıklamalarıyla Kraliyet'in geleneklerine ters düşmüştü.
1997'de hayatını kaybeden Galler Prensesi bugün oğulları Prens William ve Prens Harry'nin sürdürdüğü bir dizi miras bırakmıştı.
Kendisini toplumun geri kalanından ayırmak yerine mümkün olduğu kadar halkla iç içe olmayı tercih eden Prenses Diana'nın aykırı tercihlerinden bir kısmı şu şekilde:

Evlenmeden önce ücretli bir işte çalışan ilk prensesti 
People'ın haberine göre Britanya’nın aristokrat ailelerinden birinde dünyaya gelen Leydi Diana, Edward John Spencer’ın en küçük kızıydı ve evlenmeden önce Londra’da dadı ve anaokulu öğretmeni olarak çalışmıştı. Galler Prensesi nişanlanmadan önce ücretli bir işte çalışan ilk Kraliyet geliniydi. 

Leydi Diana, 1993'te Elmhurst Bale Okulu'nu ziyaret etmişti (AP)
Nişan yüzüğünü kendisi seçti
Özel tasarlanmış bir yüzük takmaktansa Prenses Diana gözalıcı yüzüğünü lüks mücevher markası Garrard’ın kataloğundan seçmişti. Prenses Diana’nın büyük oğlu Prens William da Kate Middleton’a bu yüzükle evlenme teklif etmişti. 

Prens Charles, nişan yüzüğünü Kate Middleton'a takmak üzere Cambridge Dükü Prens William'a vermişti (AFP)
Evlilik yeminini değiştirdi
Kraliçe Elizabeth’in ısrarlarına rağmen Prenses Diana, Prens Charles'a "itaat edeceğine" yönelik sözü 1981’deki nikahta çıkarmıştı. Diana bunun yerine eşini "seveceğine, onu teselli edeceğine, onurlandıracağına, hastalıkta ve sağlıkta koruyacağına" söz vermişti. 
Galler Prensesi’nin bu hamlesi o zaman çok tartışılsa da oğullarıyla evlenen Kate Middleton ve Meghan Markle da onun yolundan gitmişti. 

Hastanede doğum yaptı
Kraliçe Elizabeth’in ilk torunu Peter Philips’in 1997’deki doğumuna kadar tüm doğumlar Kraliyet mülklerinde gerçekleşmişti. Kraliçe’nin kendisi de 4 çocuğunu Buckingham Sarayı’nda dünyaya getirmişti. Öte yandan St. Mary’s Hastanesi’nin Lindo Kanadı’nda doğum sonrası görüntü vermek de Diana’nın bıraktığı miraslardan bir diğeriydi. Kate ve William da onu takip etmişti. 

Sorumlu bir ebeveyndi
Genç Kraliyet üyelerini yetiştirmek genellikle dadılara bırakılsa da Prenses Diana ölümüne kadar çocuklarıyla bizzat ilgilenmişti. 

1982'de çekilen fotoğrafta Prenses Diana, eşi Prens Charles'la birlikte oğlu Prens William'la ilgileniyor (AP)
Çocuklarını devlet okuluna gönderdi
Diana oğulları için Kraliyet öğretmenleri veya evden eğitim yerine devlet okulunu tercih etmişti. Prens William annesinin ısrarı üzerine eğitim hayatına devlet okulunda başlayan Birleşik Krallık tahtının ilk varisiydi. 

Çocuklarına gerçek deneyimler sunmuştu
Diğer çocuklarla birlikte eğitim görmelerinin yanı sıra Prenses Diana oğullarının normal bir çocukluk yaşamasını sağlayacak deneyimler sunmuştu. Bunlara tema parklarına yapılan geziler, toplu taşıma araçlarını kullanma ve fastfood zincirlerinde yemek yemek de dahildi. 

Prenses Diana çocuklarıyla birlikte vakit geçirirken 1991'de objektiflere yakalanmıştı (AP)
Basına karşı çok samimiydi
Kraliyet üyeleri ketum tavırlarıyla bilinse de Prenses Diana bunun tam tersiydi ve bugün hâlâ son derece samimi açıklamalarıyla hatırlanıyor. Diana, 1992’de Prens Charles’tan ayrıldığında BBC’ye verdiği röportajda "Bu evlilikte üç kişiydik" diyerek büyük yankı uyandırmıştı.
Galler Prensesi, Hollywood'a da epey yakındı. Beyaz Saray'da John Travolta'yla dans eden Diana Spencer ölmeden önce Kevin Costner'la da bir film çekme planı yapıyordu. 

Prenses Diana'nın 1995'te BBC'nin Panorama programına verdiği röportaj bomba etkisi yaratmıştı (AP)
Eldiven veya şapka takmıyordu
Kraiyet’in kadın üyeleri genellikle şatafatlı şapkalar ve eldivenler giymeyi tercih etse de Diana, Kraliyet’in giyim standartlarından uzaklaşmayı seçmişti. 

Akıl sağlığı konusunda çok açıktı
Yakın zamanda oğlu Prens Harry’nin akıl sağlığına dair çarpıcı açıklamalar yapması gibi Diana da verdiği röportajlarda yaşadığı sıkıntıları açık biçimde anlatmıştı. Galler Prensesi bulimia problemini "evliliğinde yaşadıklarının belirtisi" diye tarif etmişti. 
Independent Türkçe, People, Vanity Fair
 



Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
TT

Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)

Bilinen en eski omurgalının 4 gözü olduğu tespit edildi. 

Örümceklerin 8, arıların 5, kutu denizanalarının ise 24 gözü var. Ancak bu istisnaların dışında yeryüzündeki çoğu hayvan sadece iki göze sahip.

Öte yandan bilim insanları, omurgalıların zaman içinde diğer gözlerini kaybederek bugünkü görünümüne ulaştığını söylüyor.

518 milyon yıl önce yaşayan Myllokunmingia, dünyanın bilinen en eski omurgalısı. İlk omurgalıların yanı sıra pek çok omurgasız türün de ortaya çıktığı Kambriyen Dönemi'nde yaşayan bu deniz canlıları, bugünkü Çin'in yakınlarındaki sularda dolaşıyordu.

Çin ve Birleşik Krallık'tan araştırmacılar, Çin'in güneyindeki Chengjiang formasyonunda keşfedilen 10 ayrı Myllokunmingia fosilini analiz etti. Bunların 6'sı Haikouichthys ercaicunensis türüne aitken, diğerleri kesin olarak tanımlanamadı.

Göz gibi yumuşak vücut parçaları nadiren korunuyor ancak bilim insanları bu fosillerde göz kalıntıları elde etmeyi başardı.

İleri mikroskop teknikleri ve kimyasal analizler kullanan ekip, hayvanın yüzünün her iki yanında iki büyük göz ve yüzün ortasında iki küçük göz bulunduğunu saptadı.

Bulguları hakemli dergi Nature'da yayımlanan çalışmanın başyazarı Peiyun Cong "Anatomilerini anlamak için işe büyük gözleri inceleyerek başladık ve aralarında iki küçük, tamamen işlevsel göz bulmak tam bir sürpriz oldu" diyerek ekliyor: 

Bunu görmek inanılmaz derecede heyecan vericiydi.

Gözlerin hepsinde melanozom tespit eden araştırmacılar, bu organların "kamera tipi" olduğunu, yani görebilmek için ışığa ihtiyaç duyduğunu saptadı. Bu organeller vücudun çeşitli yerlerinde bulunurken, gözdekiler ışığın emilmesinden ve göz renginden sorumlu.

Ardından gözlerde tespit edilen dairesel yapıların da lens olduğu düşünülüyor. Bu sayede gözler muhtemelen ışığı algılamakla kalmayıp görüntü de oluşturabiliyordu. 

Bilim insanları bu deniz canlısının gelişmiş gözleri sayesinde diğer hayvanlara yem olmaktan kurtulduğunu düşünüyor. Kambriyen patlaması sonucu bu dönemde pek çok büyük yırtıcı tür ortaya çıkmıştı.

Makalenin bir diğer yazarı Jakob Vinther "Böyle bir ortamda 4 göze sahip olmak, bu hayvanlara daha geniş bir görüş alanı sağlamış olabilir ve bu da avcılardan kaçınmada önem taşıyor" diye açıklıyor.

Araştırmacılar ikinci göz çiftinin, bazı modern omurgalılardaki göz benzeri ilkel bir yapının ve insanlarda melatonin salgılayan epifiz bezinin evrimsel kökeni olabileceğini düşünüyor.

Bugünkü bazı balıklar, sürüngenler ve amfibiler, ışığı algılamaktan sorumlu paryetal göze sahip. Bu gözün bağlı olduğu epifiz bezi, insanlarda ve pek çok omurgalıda melatonin üreterek uyumaya yardımcı oluyor.

Cong "Epifiz organları ilk başta görüntü üreten gözlermiş" diyerek ekliyor:

Ancak evrimin ilerleyen aşamalarında küçüldüler, görme yeteneklerini kaybettiler ve uykuyu düzenlemedeki modern rollerini üstlendiler.

Independent Türkçe, Live Science, Discover Magazine, Nature


Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
TT

Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)

Bilim insanları Triceratops'un burnunun, koku alma dışında sıcaklık ve nemi kontrol ettiği için çok büyük olduğunu buldu.

Devasa otobur dinozorlar olan Triceratops'un en dikkat çekici özelliği büyük kafaları ve burunlarıydı. 

Tokyo Üniversitesi'nden Seishiro Tada, Geç Kretase döneminde yaşayan Ceratopsia grubuna ait olan bu dinozorlar hakkında şöyle diyor: 

Özellikle Triceratops'un çok büyük ve sıradışı bir burnu var ve sürüngenlerin temel yapılarını hatırlasam da organların bunun içine nasıl sığdığını anlayamıyordum.

Tada ve ekibi, bu hayvanların burnunun anatomisini ilk kez kapsamlı bir şekilde inceledikleri bir çalışma yürüttü.

Bilim insanları bilgisayarlı tomografiden yararlanarak fosilleri inceledi. Ayrıca burun yapısını daha iyi anlamak için bugün yaşayan sürüngenlere ait verilere de başvurdular.

Bulguları hakemli dergi The Anatomical Record'da yayımlanan çalışmaya göre Triceratops'un sinirleri, diğer sürüngenlerden farklı bir bağlantıya sahipti.

Çoğu sürüngende sinirler ve kan damarları çeneyle burundan geçerek burun deliklerine ulaşıyor. Ancak Triceratops'un kafatası şekli çene yolunu engelleyerek sinir ve damarların burundan ilerlemesine neden oluyordu. 

Tada "Triceratops dokuları büyük burnunu desteklemek için bu şekilde evrimleşti" diye açıklıyor.

Fosil örneklerinde, neredeyse başka hiçbir dinozorda görülmeyen özel bir yapı da keşfedildi. 

Solunum türbinatı adı verilen bu ince, kıvrımlı yapılar, kanı beyne ulaşmadan önce soğutarak nemin kaybolup gitmesinin önüne geçiyordu. 

Araştırmacılar hem bu yapıların hem de sinir ve damarların rotasının değişmesinin, devasa dinozorun vücut sıcaklığını ve nemi kontrol altında tutmaya yaradığını düşünüyor.

Özellikle Geç Kretase'nin nemli sıcağında büyük kafalarını serinletmek üzere evrimleşmişler. 

Yeni çalışma, dinozorların yumuşak doku anatomisi hakkındaki önemli bir boşluğu dolduruyor. 

Araştırmacılar daha sonraki çalışmalarda bu ilginç hayvanların kafatasının diğer kısımlarına dair gizemleri aydınlatmayı umuyor.

Independent Türkçe, Phys.org, Science Blog, The Anatomical Record


Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
TT

Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)

Korku türünün son yıllarda öne çıkan isimlerinden Mike Flanagan'ın sıradaki Stephen King uyarlaması, mevsimine son derece uygun bir takvimle gelebilir. 

Yapımda rol alan Katee Sackhoff, Amazon Prime Video için hazırlanan Carrie dizisinin yayın takvimine dair net bir işaret verdi.

The Haunting: Tepedeki Ev'in (The Haunting of Hill House) dizi sorumlusu ve yönetmeni olarak da tanınan Flanagan'ın, Carrie'yi bölüm bölüm anlatacak bir uyarlama için bizzat King tarafından seçildiği belirtiliyor. Dizinin çekimleri Ekim 2025'te tamamlandı ve 2026'da yayımlanacağı duyuruldu.

"Sizi güzel bir şey bekliyor"

The Direct'in aktardığına göre Sackhoff, açıklamayı Kanada'nın Vancouver kentindeki Fan Expo'da 14 Şubat'ta yaptı. Bo-Katan Kryze rolüyle Yıldız Savaşları (Star Wars) evreninden de tanınan oyuncu, Flanagan evreni anlamına gelen "Flanniverse" esprisiyle söze girip şu ifadeleri kullandı:

Mike Flanagan'a dönersek... Evet, Flanniverse... Carrie, Ekim 2026'da Amazon'da yayına giriyor. Sizi güzel bir şey bekliyor. Çok iyi. Gerçekten çok iyi.

Flanagan'ın Carrie dizisine dair şimdilik fazla detay yok ancak elbette King'in ikonik Göz (Carrie) romanından uyarlandığı biliniyor. Korku yazarının ilk romanı olan kitapta, genç Carrie, maruz kaldığı acımasız zorbalığın ardından mezuniyet balosunu kabusa çeviriyor.

Dizide Carrie White'ı genç yıldız Summer Howell canlandıracak. Çığlık'la (Scream) tanınan Matthew Lillard ise Müdür Grayle rolüyle kadroda yer alacak. Carrie'nin annesi Margaret'ı, Flanagan'ın diğer projeleriyle de tanınan Amerikalı aktris Samantha Sloyan oynayacak. 

Oyuncu kadrosunda ayrıca Alison Thornton ve Thalia Dudek gibi isimler yer alıyor.

Sackhoff, etkinlikte dizinin tonuna dair ufak bir ipucu da verdi: 

Yani, sonuçta Carrie bu... Ateş var mı? Biraz kan da olabilir.

Ardından şunu ekledi: 

Ben çok heyecanlıyım. Bayılacaksınız. Mike Flanagan işini çok iyi yapıyor.

Oyuncu ayrıca Flanagan'ın özellikle King uyarlamalarındaki başarısına dikkat çekerek, "Stephen ona güveniyor" dedi. Ayrıca şakayla karışık King'in Flanagan'a neredeyse "tüm kütüphanesini" açtığını ima etti: 

Şunu da yap, bunu da yap... Peki ya şu?

Flanagan daha önce Doktor Uyku (Doctor Sleep), Chuck'ın Hayatı (The Life of Chuck) ve Oyun (Gerald's Game) gibi eserleri uyarlamıştı. Şimdiyse Kara Kule (The Dark Tower) uyarlaması üzerinde çalışıyor. Flanagan'ın yakın zamanda söylediğine göre proje "ilerliyor, çok sayıda senaryo hazır ve ilk öncelik konumunda".

Independent Türkçe, GamesRadar, The Direct