"Üç Büyükler" eriyor, "Fırtına" farkı açıyor... Büyüka: Trabzonspor sıradışı bir istikrar yakaladı

Trabzonspor, Galatasaray'ın 9, Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin 10 puan önünde namağlup lider konumda / Fotoğraf: AA
Trabzonspor, Galatasaray'ın 9, Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin 10 puan önünde namağlup lider konumda / Fotoğraf: AA
TT

"Üç Büyükler" eriyor, "Fırtına" farkı açıyor... Büyüka: Trabzonspor sıradışı bir istikrar yakaladı

Trabzonspor, Galatasaray'ın 9, Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin 10 puan önünde namağlup lider konumda / Fotoğraf: AA
Trabzonspor, Galatasaray'ın 9, Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin 10 puan önünde namağlup lider konumda / Fotoğraf: AA

Süper Lig'de 12 hafta maçlarının tamamlanmasının ardından şampiyonluk yarışı da şekillenmeye başladı.
2021-22 sezonunun en istikrarlı takımlarından "Karadeniz Fırtınası" lakabıyla nam salan Trabzonspor, son olarak Beşiktaş'ı yenilgiye uğratarak zirvedeki yerini sağlamlaştırdı.
Geçen sezonu iki kupayla tamamlayan Beşiktaş ise oynadığı dört lig maçının üçünden yenilgiyle ayrılarak lider Trabzonspor ile aradaki puan farkının 10'a çıkmasına neden oldu.
Ligde sorunlarla uğraşan bir diğer takım ise son 3 sezonu başarısızlıklarla geçiren Fenerbahçe oldu. Kadıköy ekibi, liderliğe yükseldiği 2021-22 sezonunun 9. haftasındaki Trabzonspor yenilgisiyle düşüşe geçti. 
Trabzonspor, Alanyaspor ve Konyaspor'a üst üste mağlup olan sarı-lacivertliler, 12. haftada konuk ettiği Kayserispor ile 2-2 berabere kalarak üst üste dördüncü lig maçında galip gelemedi ve zirvenin 10 puan gerisine düştü.
Bu sezon yeniden yapılanan ve gençlerle yola çıkan Galatasaray'da da art arda gelen puan kayıpları can sıkıyor.
Sarı-kırmızılılar, geride kalan süreçte topladığı 21 puanla lider Trabzonspor'un 9 puan gerisinde 4. sırada yer alıyor.
Beşiktaş'ta yaşanan düşüş sakatlıklar, Fenerbahçe'deki kayıplar ise teknik direktör Vitor Pereira'ya bağlanmış durumda.
Galatasaray'daki kötü gidiş ise genç oyuncuların istikrarı yakalayamamasına ve Fatih Terim'in ideal 11'i bulamamasına bağlanıyor.
Avrupa kupalarına veda eden Trabzonspor ise Abdullah Avcı ile yakaladığı çıkışı liderlikle taçlandırmış durumda. Bordo-mavililer, 12 haftası geride kalan ligde topladığı 30 puanla en yakın rakibinin 7 puan önünde zirvede yer alıyor.
Süper Lig'de 12. haftanın tamamlanmasıyla iki haftalık arada takımların toparlanıp toparlanamayacağı ve şampiyonluk yarışının nasıl devam edeceği merak konusu.
Spor yazarı Şansal Büyüka, Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'un son durumunu ve şampiyonluk yarışındaki şanslarını Indepedent Türkçe'ye değerlendirdi.

Trabzonspor, namağlup liderliğini sürdürüyor / Fotoğraf: AA
"İstanbul'un 'Üç Büyükler'ine 9-10 puan fark atan lider bugüne kadar görmedim"
Trabzonspor'un mevcut durumda elde ettiği başarıyı yorumlayan Büyüka, sözlerine sezon öncesi yazdığı yazıyı hatırlatarak başladı: 
"Şunu söylemeliyim, 'ben yazmıştım, ben söylemiştim' ifadelerini hiç sevmem ama ligin başlamasına 1 hafta kala Milliyet'te 'Şampiyonluğun favorileri' yazısında bu senenin favorisinin Trabzonspor olduğunu söylemiştim. Hatta Hıncal Uluç'tan da bu görüşe katılıyorum diye destek gelmişti. Trabzonspor'un bu yarışı iyi götüreceğini bekliyordum. Neden? Falcı değiliz o bu değiliz. İyi kadro kurdu. Başında iyi bir hoca var. Başkan ve yönetim iyi çalışıyor. İyi bir şampiyonluk özlemi var. Şehir içinde bir barış sağlanmış gibi görünüyor. Tüm bunları üst üste koyduğumda Trabzonspor'un bu senenin favorisi olduğunu düşünüyordum. Ancak itiraf etmeliyim ki aklımın erdiğinden beri 12. hafta sonunda İstanbul'un 'Üç Büyükler'ine karşı birine 9, diğer ikisine 10 puan fark atan lider bir takım bugüne kadar görmedim. Görme şansım yok çünkü Süper Lig tarihi yazmadı bunu." 
Trabzonspor'un başarısını "sıradışı" olarak nitelendiren Büyüka, "Ortada sıradışı bir durum var. Bu sıradışılık Trabzonspor'un başarısıyla orantılı. Bu sıradışılığı Trabzonspor hazırladı. Tesadüf demek mümkün değil. Şans kapıyı ya 1 ya da 2 kez çalar. 30 maça yakındır kaybetmeyen, hemen hemen her maçını iyi oynayan, şampiyon adaylarına karşı genelde kazanan bir takımın başarısını tesadüfe bağlamak o takıma en hafif deyimiyle hakaret olur. Emeklerine saygısızlık olur. Trabzonspor sıradışı bir istikrar yakaladı, İstanbul'un 'Üç Büyükler'i sıradışı bir başlangıç yaptı. Makas terse açılınca bu kadar puan farkı oldu" diye konuştu.  

"Beşiktaş'ta geçen yılki dinamizm ve hızlı oyun bu sene geride kaldı"
Geçen sezonu çifte kupayla tamamlayan ve bu sezonun da en büyük favorileri arasında yer alan Beşiktaş'ta yaşanan performans düşüşünün temel sebeplerinden birinin sakatlıklar olduğunun vurgulayan Büyüka, "Beşiktaş'ın kadro yapısında da geçen yılki dinamizm ve hızlı oyun bu sene biraz geride kaldı. Pjanic diyoruz evet iyi top atıyor kabul ama orta sahadaki dinamizm de yine ondan kaynaklı zaman zaman eksiliyor. Alex henüz yeterli fizik gücüne sahip değil. Batshuayi bir var bir yok. Olmayınca yeri dolmuyor. Alternatifi var ama yeterli değil. Geçen sene şampiyonluğun kilit isimleri Rosier ve Ghezzal da geçen yılın gerisinde. Atiba artık yaşlandı. Aboubakar'ın yerinin dolması da mümkün değil. Geçen yılın gol makinesi Larin var ama bu sene goller atmasına rağmen o üretkenliğinin gerisinde" ifadelerini kullandı. 

"Şampiyonlar Ligi, Beşiktaş'ın ve Sergen Yalçın'ın kimyasını fena halde bozmuş"
Büyüka, Beşiktaş'ta yaşanan değişimde Şampiyonlar Ligi'nin de büyük etkisi olduğunu belirterek, şu yorumu yaptı:
"Şampiyonlar Ligi, Beşiktaş'ın ve Sergen Yalçın'ın kimyasını fena halde bozmuş. Bu kadar iddialı kadro kurup her defasında 'Şampiyonlar Ligi başka bir kategori' diyerek itirafta bulunur gibi ifadeler kullanmak, bunu kamuoyu ve camiyla paylaşmak bana göre takımın özgüvenini de sarsar. Beşiktaş tüm bunlara rağmen kötü mü oynuyor? Hayır. Kötü takım mı? Asla. 10 puan geride kalması Beşiktaş'ın iyi takım olduğu gerçeğini örtmez. Geçen yılın gerisinde bir Beşiktaş, tarihinin en iyi dönemlerinden birini yaşayan Trabzonspor var. Biri Mersin'e diğeri tersine gibi bir durum söz konusu olunca 10 puan fark oluyor."

Ali Koç / Fotoğraf: AA
"Fatura her zaman liderlere kesilir, burada sorumlu başkan Ali Koç"
Son üç sezonu 6.,7. ve 3. sırada tamamlayan bu yıl da 12. haftanın sonunda liderin 10 puan gerisinde kalan Fenerbahçe'yi değerlendiren Büyüka, "Fenerbahçe, beklenenden fazla puan kaybetti kabul ediyorum ancak başlangıçta da liderken de titrekti. Her şeye rağmen 10 puan geride kalması kabul edilir bir durum değil" dedi. 
"Fatura her zaman liderlere kesilir. Burada sorumlu başkan Ali Koç. Savaş kazanılırsa altın madalyayı komutan alır, kaybedilirse emekliye sevk edilir" diyen Büyüka, Fenerbahçe'de Ali Koç'un iki profilinden söz edilmesi gerektiğini belirterek "Fenerbahçe tribününün bir kısmı 'Ali Koç istifa' derken aman dikkatli olsun. Bu açıdan baktığınızda Ali Koç, Fenerbahçe için bir şans, değeri bilinmeli. İkinci noktaya gelecek olursak Ali Koç futbol şubesinde olağanüstü başarısız. Yaptığı yanlışlardan ders almayacak kadar başarısız. Büyük takımlarda büyük futbolcular oynar. Kalite oynar. Fenerbahçe'nin kadrosu ikinci sınıf oyunculara teslim edilemez! diye konuştu. 

"Fenerbahçe lider olduğunda dahi güçlü oyun oynamadı"
Fenerbahçe'nin tüm olumsuzluklara rağmen geçen yıldan daha diri olduğunu, bazı maçlarda geçen yıla göre daha iyi performans sergilediğini aktaran Büyüka, bu durumun yeterli olmayacağını vurguladı:
"Trabzonspor'un da kötü oynadığı maçlar oldu ancak kalitesiyle ayakta kaldı ve kazandı. Fenerbahçe hiçbir zaman, lider olduğunda dahi güçlü oyun oynamadı. Futbolun sihirli anahtarı güçlü oyundur. Bakın güçlü oyun oynamasa o baskıyla Beşiktaş, Trabzonspor'u darmadağın ederdi. Trabzonspor güçlü oyun oynadığı için ayakta kaldı, fırsatları kullandı ve kazandı. Fenerbahçe'nin güçlü bir oyunu yok. Fenerbahçe'nin elit bir santrforu yok. Millet koro halinde bağırıyor ve buna rağmen alınmadı. Hatta 1 değil 2 tane olması gerekirken yok. Kadro zafiyeti var."

"Tartışılmayacak, takıma imzasını koyacak, Fenerbahçe'yi uçuracak teknik direktör olmalı" 
Son dönemde Fenerbahçe'de en çok eleştirilen isimlerden biri de teknik direktör Vitor Pereira. 
Büyüka, Ali Koç'a en büyük yatırımını teknik direktör konusunda yapması gerektiği önerisini sunarak, şunları kaydetti:
"Ben Ali Koç'un yerinde olsam yatırımın büyük bölümünü teknik direktöre yapardım. Hiç tartışılmayan, takıma imzasını koyacak, Fenerbahçe'yi uçuracak, mevcut futbolcuları uçuracak bir teknik direktör. Fenerbahçe'ye gelip daha ileri giden bir oyuncu var mı? Kim geldiyse daha geriye gidiyor. Son örnek Berisha. Transfer edilen en hazır oyuncu. 22 golle gelmiş. Şampiyonlar Ligi dahil her kategoride gol atmış. Fenerbahçe'de varlığını hissedemiyorsun. Fenerbahçe'de futbolcuyu bozan böyle de bir iklim var. Ali Koç'un yerinde olsam mutlaka ekstra bir hoca alırdım. Atalanta'da Gasperini var. 'Yan pastan, ağır oyundan midem bulanıyor. Futbol çabuk ve rakip kaleye oynanmalı' diyor. Atalanta ne yapıyor? Sıradan diyebileceğimiz Atalanta takımı son 5 yılda Şampiyonlar Ligi'nin gediklisi oldu. Fenerbahçe'de böyle bir hocaya ihtiyaç vardı."
"Bugün Pereira gidip yerine ikinci sınıf bir adam gelecekse gitmesinin hiçbir anlamı yok" diyen Büyüka, "Fenerbahçe'ye çok güçlü bir hoca lazım. Dünya çapında tartışılmayacak biri olmalı. 'Para, transfer isteyecek' diyorlar elbette isteyecek. Büyük başın derdi büyük olur" şeklinde görüş belirtti.

Fenerbahçe'de işler yolunda gitmiyor / Fotoğraf: AA
"Radikal bir değişiklik olmayacaksa Fenerbahçe'ye hiçbir yarar gelmez"
Sarı-lacivertli ekipte mutlak bir değişim yaşanmasının önemine vurgu yapan Büyüka, şu noktaya dikkat çekti:
"Fenerbahçe'nin mevcut kadroyla, mevcut kafayla, mevcut hocayla bundan çok daha iyisini yapacağını düşünmüyorum. 'Fenerbahçe'nin kadrosu iyi, kaliteli' diyenlere katılmıyorum. İyi oyuncuları var ama yetersiz bir kadrosu var. Kadro mühendisliği iyi değil. Devre arasında radikal bir değişiklik nasıl olur? Çok sağlam bir hocayı nereden bulacaksınız? Hepsinin bir yerlerde görevi var. Çok sağlam bir golcüyü nereden bulacaksınız? Devre arasına kadar bu kolu kanadı kırılmış, morali sıfırlanmış takımla daha fazla nasıl gideceksiniz? Eğer radikal bir değişiklik olmayacaksa normal değişiklikten Fenerbahçe'ye hiçbir yarar gelmez."

Galatasaray, Fatih Karagümrük ile 1-1 berabere kalarak avantaj kaybetti / Fotoğraf: AA
"Galatasaray transferde gençleşmeyi fazlaca radikal yaptı" 
Süper Lig'de son dönemde inişli-çıkışlı bir grafik çizen, Avrupa'da ise liderliğini sürdüren Galatasaray'ın Lokomotiv Moskova ve sonrasındaki Karagümrük maçlarına değinen Büyüka, şu yorumu yaptı:
"Moskova maçında uçarak oynadı, üç gün sonra Karagümrük maçına yürüyerek başladı. 'Perşembe günü yorgunluğu'nu asla kabul etmiyorum. Bir takım 10. dakikada, ilk yarım saatte yorgunluk hisseder mi? Son yarım saatte olsa anlarım. Yorgunluk yok! İstikrarsızlık var. Bana göre Galatasaray'ın en kötü maçıydı. Üstelik Karagümrük'ün ilkel futboluna rağmen. Karagümrük berabere kaldı diye asla iyi oynadı diyemem kötü oynadı. Çok ilkel bir savunma anlayışı vardı ancak Galatasaray da yürüyerek oynadı."

"Galatasaray, kadro mühendisliğindeki sıkıntıların faturasını sahadaki sonuçlarla ödüyor" 
İstanbul ekibinin sezon başında yaptığı gençleştirme hamlesinin eksik yapıldığını dile getiren Büyüka, sözlerini şöyle noktaladı:
"Galatasaray transferde gençleşmeyi fazlaca radikal yaptı. Kadroda mutlaka oyun içi patronuna ihtiyaç vardı bunu yapmadılar. Bu kadro çok genç, koşan, mücadele eden bir kadro. Galatasaray, kadro yapısındaki sıkıntılar nedeniyle bundan daha ileri gider mi? Şunu söyleyeyim ne kadar formsuz olursa olsun, ne kadar eleştirilirse eleştirilsin Fatih Terim gibi bu yarışmaları yemiş, yutmuş, ezberlemiş, hayatının bir parçası yapmış, şampiyonluklarla kol kola girmiş, akraba olmuş bir hoca olduktan sonra alternatif şampiyon adayı her zaman Galatasaray'dır. Alternatif derken Trabzonspor'a yüzde 70 şans veriyorsam Galatasaray'a yüzde 10 veriyorum. Tabii devre arası transferleri güç dengelerini ciddi anlamda değiştirebilir. Bunu da ihtimal olarak ortaya koyuyorum. Galatasaray bana göre kadro mühendisliğindeki sıkıntıların faturasını sahada aldığı sonuçlarla ödüyor. Bana göre hoca da takım da formsuz."
Independent Türkçe



UEFA kriterleri Nottingham Forest’ın Şampiyonlar Ligi yolunda kilit rol oynuyor

Çok kulüplü sahiplik, Nottingham Forest’ı Avrupa öncesi hukuki bir sınavla karşı karşıya bırakıyor (Reuters)
Çok kulüplü sahiplik, Nottingham Forest’ı Avrupa öncesi hukuki bir sınavla karşı karşıya bırakıyor (Reuters)
TT

UEFA kriterleri Nottingham Forest’ın Şampiyonlar Ligi yolunda kilit rol oynuyor

Çok kulüplü sahiplik, Nottingham Forest’ı Avrupa öncesi hukuki bir sınavla karşı karşıya bırakıyor (Reuters)
Çok kulüplü sahiplik, Nottingham Forest’ı Avrupa öncesi hukuki bir sınavla karşı karşıya bırakıyor (Reuters)

Nottingham Forest, önümüzdeki sezon UEFA Şampiyonlar Ligi’ne katılım ihtimali doğrultusunda, UEFA’nın çok kulüplü sahiplik düzenlemelerine tam uyum sağladığını bildirdi. Şarku’l Avsat’ın  The Athletic’tan aktardığı habere  göre kulüp gerekli prosedürleri belirlenen takvim çerçevesinde tamamladığını ifade etti.

Nottingham Forest, önümüzdeki sezon UEFA Şampiyonlar Ligi’ne katılım ihtimali doğrultusunda, UEFA’nın çok kulüplü sahiplik düzenlemelerine tam uyum sağladığını bildirdi. The Athletic’ta yer alan bilgilere göre kulüp, gerekli prosedürleri belirlenen takvim çerçevesinde tamamladığını ifade etti.

Forest şu anda iki cephede mücadele veriyor: Bir yandan Premier League’de kümede kalma savaşı verirken, diğer yandan UEFA Avrupa Ligi yarı finaline yükseldi. Takım, yarı finalde Aston Villa ile karşılaşacak. Bu süreç, kulübün Avrupa’nın en prestijli turnuvasına katılma ihtimalini de beraberinde getiriyor.

UEFA kurallarına göre, aynı kişi ya da tüzel yapının aynı turnuvada yer alan birden fazla kulüp üzerinde “belirleyici kontrol” sahibi olması yasak. Bu kurala aykırı durumlarda, ilgili kulüplerden yalnızca biri turnuvaya kabul ediliyor.

Forest’ın sahibi Evangelos Marinakis, aynı zamanda Olympiakos ve Rio Ave kulüplerinin de sahibi. Olympiakos’un da Şampiyonlar Ligi’ne katılım hedefi bulunurken, iki kulübün birlikte turnuvaya kalması durumunda çıkar çatışması riski doğuyor.

Birleşik Krallık’taki şirketler siciline yapılan resmi bildirimde, Marinakis’in Forest üzerindeki “önemli kontrol sahibi” statüsünden çekildiği görüldü. Ancak bu adımın zamanlaması ve UEFA’nın 1 Mart olarak belirlediği son tarihle uyumu soru işaretlerine neden oldu. Bu tarihe kadar kulüp hisselerinin “kör tröst” (blind trust) olarak bilinen bağımsız bir yapıya devredilmesi gerekiyor.

Bu sistem kapsamında hisselerin yönetimi bağımsız bir kuruluşa bırakılıyor; böylece kulüp sahibi günlük yönetimden uzaklaştırılarak çıkar çatışmasının önüne geçiliyor.

Forest yönetimi ise gerekli tüm işlemlerin şubat ayı sonuna kadar tamamlandığını, resmi açıklamadaki gecikmenin Premier League’deki “sahipler ve yöneticiler testi” sürecinden kaynaklandığını bildirdi.

Yapılan değişiklikler kapsamında bazı yönetim kurulu üyeleri istifa etti ve yeni bir yönetim kurulu oluşturuldu. Kulüp, yeni yönetimin son tarihten önce göreve başladığını ve gerekli tüm belgelerin UEFA’ya zamanında iletildiğini açıkladı. UEFA ise bireysel dosyalar hakkında yorum yapmama politikasını sürdürdü.

Kulüp ayrıca hisselerin bağımsız yapıya devrinin, yerel onaylar tamamlanmadan mümkün olmadığını belirtti. “Kör tröst” yapısının yönetiminin Betville Four Limited tarafından üstlenileceği ve bunun geçen sezon uygulanan modele benzer olduğu ifade edildi.

Forest, bu düzenlemelerle Marinakis’in kulübün günlük yönetiminden tamamen uzaklaştığını vurguladı. Ayrıca takımın Şampiyonlar Ligi’ne katılamaması halinde bu yapıya ihtiyaç kalmayacağı belirtildi.

Sportif cephede ise Forest, Avrupa Ligi finaline yükselmek için Aston Villa karşısına çıkacak. Bu eşleşmenin galibi finalde Freiburg ya da Braga ile karşılaşacak.

Öte yandan Olympiakos, Yunanistan liginde Avrupa kupalarına katılım mücadelesi veriyor.

Marinakis, Olympiakos’u 2010 yılında, Nottingham Forest’ı 2017’de satın almış, Rio Ave’yi ise 2023’te bünyesine katarak çok kulüplü bir yatırım ağı oluşturmuştu.

Bu gelişmeler, geçtiğimiz sezon Crystal Palace ile Olympique Lyon arasında yaşanan benzer bir durumu yeniden gündeme getirdi. Söz konusu olayda Crystal Palace’ın katılımı, mülkiyet çakışması nedeniyle UEFA Avrupa Ligi’nden UEFA Avrupa Konferans Ligi’ne düşürülmüştü.


Kaynaklar Şarku’l Avsat’a konuştu: Yeni dağılım, Suudi Arabistan ve Japonya’ya ‘AFC Şampiyonlar Ligi Elit’ ve ‘AFC Şampiyonlar Ligi 2’ kategorilerinde 6 kontenjan veriyor

Asya’daki kontenjan dağılımı önümüzdeki cuma günü açıklanacak. (Asya Futbol Konfederasyonu – AFC)
Asya’daki kontenjan dağılımı önümüzdeki cuma günü açıklanacak. (Asya Futbol Konfederasyonu – AFC)
TT

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a konuştu: Yeni dağılım, Suudi Arabistan ve Japonya’ya ‘AFC Şampiyonlar Ligi Elit’ ve ‘AFC Şampiyonlar Ligi 2’ kategorilerinde 6 kontenjan veriyor

Asya’daki kontenjan dağılımı önümüzdeki cuma günü açıklanacak. (Asya Futbol Konfederasyonu – AFC)
Asya’daki kontenjan dağılımı önümüzdeki cuma günü açıklanacak. (Asya Futbol Konfederasyonu – AFC)

Şarku’l Avsat’ın ulaştığı bilgi sahibi kaynaklar, Asya Futbol Konfederasyonu (AFC) Profesyonel Futbol Komitesi’nin, AFC Şampiyonlar Ligi Elit ve AFC Şampiyonlar Ligi 2 turnuvalarındaki yeni kota dağılımını kabul etmeye hazırlandığını bildirdi. Kararın, kıta kulüp futbolunda temsil dengesini yeniden şekillendirmesi bekleniyor.

Söz konusu öneriye göre, Suudi Arabistan ve Japonya en fazla kontenjanı alarak her biri 6’şar takımla turnuvalarda yer alacak. Bu iki ülke için 3 doğrudan AFC Şampiyonlar Ligi Elit bileti, 2 ön eleme hakkı ve ayrıca AFC Şampiyonlar Ligi 2’de 1 doğrudan katılım öngörülüyor. Bu dağılım, iki ülkenin yerel liglerinin Asya futbolundaki artan etkisini yansıtıyor.

Bir alt sırada Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Güney Kore yer alıyor. Her iki ülke de toplam 5’er kontenjan elde edecek. Buna göre 3 takım doğrudan Elit turnuvaya katılırken, 1 takım ön eleme oynayacak ve 1 takım da AFC Şampiyonlar Ligi 2’de yer alacak. Bu yapı, son yıllardaki istikrarlı rekabet gücünün bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Katar ve Tayland ise 4’er kontenjanla temsil edilecek. Bu ülkelerden 3 takım doğrudan AFC Şampiyonlar Ligi Elit’e katılırken, 1 takım AFC Şampiyonlar Ligi 2’de mücadele edecek. İran ve Çin ise 3’er kontenjan alacak. Bu dağılımda 2 takım doğrudan Elit turnuvada yer alırken, 1 takım ikinci turnuvada mücadele edecek.

Bir alt kategoride ise Özbekistan ve Avustralya’nın 3’er kontenjan elde edeceği belirtiliyor. Bu dağılıma göre her iki ülke birer takımı doğrudan AFC Şampiyonlar Ligi Elit’e gönderirken, bir takım ön eleme oynayacak ve bir takım da AFC Şampiyonlar Ligi 2’de yer alacak. Irak ve Malezya ise 2’şer kontenjan alacak. Bu ülkelerden birer takım doğrudan Elit turnuvaya katılırken, birer takım da ikinci turnuvada doğrudan yer alma hakkı kazanacak.

Ürdün ve Vietnam da yeni sistemde 2’şer kontenjanla temsil edilecek. Bu iki ülke için bir takım Elit turnuva ön elemesinde yer alacak, diğer takım ise AFC Şampiyonlar Ligi 2’ye doğrudan katılacak. Böylece kulüpleri, yeniden yapılandırılan kıtasal organizasyonlarda daha geniş bir görünürlük imkânı elde edecek.

Kaynaklar, bu yeni dağılımın resmen önümüzdeki cuma günü onaylanmasının beklendiğini belirtiyor. Söz konusu kararın, önümüzdeki sezonlarda Asya kulüp futbolunun katılım haritasını belirleyeceği ve AFC çatısı altındaki turnuvalarda performans ve kıtasal sonuçlara dayalı yeni bir kota sistemini kalıcı hale getireceği ifade ediliyor.


Pep Guardiola, Bernardo Silva'nın vedasıyla ilgili konuştu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Pep Guardiola, Bernardo Silva'nın vedasıyla ilgili konuştu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Pep Guardiola, Bernardo Silva'yla vedalaşmanın Manchester City'nin yollarını ayırdığı efsane oyuncuları arasında en zoru olacağını itiraf etti ve kaptanıyla birlikte kendisinin de bir parçasının gideceğini söyledi.

City'yle 451 maça çıkıp 19 kupa kazanan Silva, perşembe günü yaptığı açıklamada takımda geçirdiği 9 yılın ardından sözleşmesinin bu yaz sona ermesiyle takımdan ayrılacağını duyurdu.

City, Arsenal'ı geride bırakarak Premier Lig şampiyonluğunu kazanmaya çalışırken Guardiola, orta saha oyuncusunu daha fazla kupayla uğurlamanın ona uygun bir veda olacağına inanıyor.

Guardiola'nın Etihad Stadyumu'ndaki geçirdiği 10 yılda Vincent Kompany, Sergio Aguero, Yaya Toure, David Silva, Fernandinho, Kevin de Bruyne, Kyle Walker ve İlkay Gundogan gibi City efsaneleri takımdan ayrıldı.

Ancak Silva'yı kaybetmek onu derinden etkileyecek. "Evet, bu tür oyuncular için bu kesinlikle bir gerçek" dedi.

Son yıllarda birçok kişi gitti. Bu da bunun bir parçası. Kendi adıma konuşuyorum. Benim de bir parçam ayrılıyor. Onsuz bir takımı hayal etmek zor olurdu. Hem saha içinde hem de saha dışında birçok kez söylediğim gibi, 9 yıl boyunca inanılmaz bir etki yarattı ve özellikle de son derece, son derece, son derece önemliydi. Umarım ona gerekeni verebiliriz, bize yardımcı olacağını biliyorum. Bu anlamda özel bir oyuncu. Umarım iyi bir ay geçirebiliriz çünkü bunu hak ediyor, en iyisini hak ediyor.

Independent Türkçe