Libya’da cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri için adaylık başvurularının geçtiğimiz Pazar günü başlamasına rağmen bazı siyasetçiler, bazı tarafların demokratik süreci bozmak amacıyla silahlı grupları kullanabileceğini ve bu grupların yaklaşan seçimlere karşı ‘gerçek bir tehdit oluşturduğunu’ düşünüyorlar.
Libya Temsilciler Meclisi (TM) üyesi Sultane el-Mismari, bazı siyasi akımların, ‘sevmedikleri kişilerin iktidara gelmesinden korktukları için seçim sürecine daha başlamadan itiraz etme konusunda halen en fazla inat eden ve en fazla yaygarayı koparan taraf’ olduklarını söyledi.
Mismari, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, bazı silahlı grupların seçim yarışına katılma fırsatını kaybeden veya sonuçlarını devirmek veya tüm seçimi bozmak için kullanılan bir aday tarafından istihdam edilebileceğinden korktuğunu da dile getirdi. Kendisinin ve siyasi hizbinin başına gelen yenilgiyi önlemek için sahne aldı.
El-Mismari, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, seçim yarışına katılma fırsatını kaybeden veya seçim sonuçlarını iptal ettirmek ya da kendisinin ve partisinin kaybetmesini önlemek amacıyla tüm seçim sürecini bozmak için bir takım taraflarca silahlı grupların kullanılmasından korktuğunu da dile getirdi.
Aynı kaygıları Trablus merkezli Devlet Yüksek Konseyi (DYK) Üyesi Ebu el-Kasım Kazit de dile getirdi. Kazit, ülkedeki askeri oluşumların liderlerinin ve üyelerinin çoğunun özellikle cumhurbaşkanlığı seçimlerine karşı çıkmasını beklediğini ifade etti. Şimdiye kadar resmi olarak aday gösterilen isimlerin hiçbirinin bu oluşumları kendilerini desteklemeye itecek güçlü şansları olmadığından, söz konusu grupların büyük bir bölümünün belirli bir cumhurbaşkanı adayını desteklemediklerine dikkati çekti.
Şarku'l Avsat'a açıklamalarda bulunan Kazit, silahı devletin kontrolü dışında kullananların, ne kadar ılımlı veya barışçıl olurlarsa olsunlar, halk tarafından seçilen herhangi bir cumhurbaşkanını reddetmelerinin kaçınılmaz olduğunu, bunun ise meşruiyetlerinin etkisini kesinlikle sınırlayacak olmasından kaynaklandığını söyledi. Kazit, bazı silahlı oluşumların, parlamentoda çıkarlarını savunan siyasi bir kolları olması amacıyla, kendi içlerindeki bazı isimleri parlamento seçim yarışına girmeye zorlamaya hazır oldukların’ dikkati çekti. Kazit’e göre söz konusu gruplar ayrıca, bölgesel veya ideolojik yönelimlerine yakın olan yahut onlarla maddi çıkarları paylaşan diğer adaylarla da koordinasyon içindeler.
Libya'nın ‘silahların gölgesinde ortaya çıkan savaş ağalarının iktidar yolunda olduğu’ uyarısında bulunan Kazit, “Ne var ki bugüne kadar silahlı oluşumların dağıtılması ve üyelerinin devlet kurumlarına entegre edilmesi çabaları doğru şekilde uygulanmadı. Esasen, bu kurumların birçoğu artık silahlı grupların liderlerinin ve üyelerinin kontrolü altında olduğu ve kendi kararlarını dikte ettikleri için mesele daha da kötüleşti” ifadelerini kullandı.
Silahlı grupların gücünün, oluşumlarının başındaki niyetin ötesine geçtiğini söyleyen Kazit, bunun nedeninin, bugün güç merkezlerinin, özellikle hurda ve döviz ticareti ile insan, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı ile ilgili birçok ekonomik yolu kontrol altına alarak sahip oldukları mali etkiler ile bu grupların yörüngesindeki şahsiyetler ve partiler aracılığıyla sahip oldukları siyasi nüfuzları arasında değiştiğini söyledi.
Eski Tobruk hükümetinin Dışişleri Bakan Vekili Hasan es-Sagir de benzer şekilde silahlı grupların liderlerinin büyük bir bölümünün, seçilen cumhurbaşkanının güvenlik hizmetlerini yeniden düzenleyeceği ve bazılarının son yıllarda girmeyi başardıkları oldukça hassas olan güvenlik teşkilatlarından uzaklaştırılmasına yol açabileceğinden korktukları için cumhurbaşkanlığı seçimlerine karşı çıkabileceklerini belirtti. Sagir, dolayısıyla silahlı grupların üyelerinin bu kurumlarda işe alınması başta olmak üzere söz konusu liderlerin verdikleri kararların gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Sagir’e göre bazı silahlı gruplar ‘geçici yönetimin liderleriyle çıkarları çatıştığı’ için seçim tarihine dokunmayı reddediyorlar. Bu bağlamda, seçimlerin düzenlenmesini destekleyenler ile karşı çıkarlar arasında başkent Trablus’ta son dönemde yaşanan bazı olaylara ve saldırılara işaret eden Sagir, bazı silahlı grupların liderlerinin evlerine baskınlar düzenlendiğini ve başkentte taraflar arasında sık sık çatışmaların patlak verdiğini söyledi.
Silahlı grupları sadece kendi çıkarlarını düşündükleri iddiasıyla ilgili olarak ise Sagir, cumhurbaşkanlığı seçim yasası değiştirilerek Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe’nin seçimlere katılmasına izin verilmesi halinde seçimlere karşı çıkan tarafların tutumlarında bir değişiklik olabileceğini belirtti. Daha da ileri giden Sagir, silahlı grupları dağıtma ve silahsızlandırma dosyasında mevcut yönetimin ciddi bir adım atmadığını ve dosyanın uluslararası müdahale ve büyük çaba gerektirdiğini kaydetti.
Global Initiatives’de araştırmacı olan Jalal Al-Jershawi ise silahlı grupların vatandaşların seçimlerde oy kullanmasını engelleyebileceğini veya hile yapılmasına neden olabileceğini düşünüyor. Jerchawi, başkent Trablus veya çevresinde, zamanında seçim yapılmasını isteyen silahlı gruplar ile buna karşı çıkan diğer gruplar, yani siyasal İslamcılara bağlı gruplar arasında ilerleyen günlerde bir çatışma yaşanabileceğine dair uyardı. Jershawi, Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri gibi siyasal İslamcı bazı politikacıların ‘seçimlerin, yetkilerini ve rollerini sona erdireceğini bildiklerini’ önde sürdü.
Silahlı gruplar, Libya seçimlerine karşı gerçek bir tehdit oluşturuyor mu?
https://turkish.aawsat.com/home/article/3294076/silahl%C4%B1-gruplar-libya-se%C3%A7imlerine-kar%C5%9F%C4%B1-ger%C3%A7ek-bir-tehdit-olu%C5%9Fturuyor-mu
Silahlı gruplar, Libya seçimlerine karşı gerçek bir tehdit oluşturuyor mu?
Siyasetçiler, seçilmiş başkanın meşruiyetinin başkentteki nüfuzuyla çatışmasının kaçınılmaz olduğunu düşünüyorlar
(Reuters)
Silahlı gruplar, Libya seçimlerine karşı gerçek bir tehdit oluşturuyor mu?
(Reuters)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة








