AB, Belaruslu yetkililere vize kolaylığını durdurdu

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

AB, Belaruslu yetkililere vize kolaylığını durdurdu

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Avrupa Birliği (AB), Belaruslu yetkililer için daha önce uygulanan vize kolaylıklarını askıya aldığını duyurdu.
AB Konseyi, Polonya-Belarus sınırındaki göçmen krizinin ardından AB-Belarus Vize Kolaylığı Anlaşması'nın uygulanmasını kısmen durduran bir karar aldı.
AB Konseyinden yapılan açıklamada, "Bu karar Belarus rejiminin başlattığı hibrit saldırıya verilmiş karşılıktır." ifadesi kullanıldı.
AB'nin aldığı kararla vize için belge istenmemesi, çok girişli vize verilmesi, vize ücretlerinin düşürülmesi gibi uygulamalardan Belaruslu yetkililer yararlanamayacak. Sıradan Belaruslu vatandaşlar ise daha önceki vize kolaylığı anlaşmasının şartlarından faydalanmaya devam edecek.
Açıklamada, "Göçün Belarus rejimi tarafından araç olarak kullanılmasını güçlü şekilde kınıyor ve reddediyoruz. Belarus'un siyasi amaçlar için insanların hayatıyla oynaması kabul edilemez. Bugünkü karar, devam eden bu hibrit saldırıyla mücadele edeceğimize ortak taahhüdümüzü bir kez daha göstermektedir." ifadesi yer aldı.
AB ile Belarus arasındaki vize kolaylığı anlaşması 1 Temmuz 2020'de AB-Belarus Geri Kabul Anlaşması'na paralel olarak yürürlüğe girmişti. Belarus, 28 Haziran 2021'de geri kabul anlaşmasını durduracağını açıklamıştı.

Sınırdaki göçmen krizi
Avrupa ülkelerine gitmek isteyen çok sayıda düzensiz göçmenin Belarus üzerinden AB üyesi Polonya'ya geçmek istemesi, Belarus ile Polonya sınırında tansiyonu yükseltmişti.
Çoğu Irak kökenli olduğu belirtilen, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu binlerce düzensiz göçmen, Belarus'tan Polonya'ya girmek üzere sınır noktasına doğru ilerlemeye başlamıştı.
Göçmenlerin bir kısmı hiçbir müdahaleye maruz kalmadan Belarus sınır noktasını geçmiş, bir kısmı da sınır boylarındaki ormanlık alana doğru ilerlemişti.
Polonya, Belarus’u düzensiz göç akınına izin vermekle, Belarus ise Polonya’yı sınırda göçmenlere orantısız güç kullanarak müdahale etmekle suçluyor.

AB-Belarus gerilimi
AB ile Belarus arasındaki gerginlik Ağustos 2020'de Belarus'ta düzenlenen ve Aleksandr Lukaşenko'nun kazandığı açıklanan cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından artmıştı. AB, Belarus'ta seçime hile karıştırıldığı gerekçesiyle seçim sonucunu tanımadığını açıkladı.
AB, seçimlere hile karıştırıldığı gerekçesi dışında Belarus'ta muhalefete baskı uygulandığını belirterek bu ülkeye yaptırımlar uyguluyor. Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko'nun da dahil olduğu yaptırımlar, seyahat kısıtlaması ve varlıkların dondurulması gibi uygulamaları içeriyor.
AB ülkeleri ayrıca 23 Mayıs'ta Atina-Vilnius seferini yapan Ryanair yolcu uçağının bomba ihbarı üzerine Belarus’un başkenti Minsk'e indirilmesi ve uçaktaki Belarus vatandaşı muhalif Roman Protaseviç'in gözaltına alınması nedeniyle Belarus hava yolu şirketlerine AB hava sahasını kapattı.
AB, Belarus yönetimini Irak gibi ülkelerden göçmenleri getirerek AB ülkeleri Polonya, Litvanya ve Letonya sınırlarına göndermek, "düzensiz göçü araç olarak kullanmak ve Birlik'i bu yolla istikrarsızlaştırmaya çalışmakla" suçluyor.



Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.


İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek
TT

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

 

İran yarın müttefiki Rusya ile birlikte Umman Denizi’nde ortak deniz tatbikatı düzenleyecek. Bu bilgi, İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’nın (ISNA) bugün aktardığı askeri yetkili beyanıyla duyuruldu. Tatbikat, ABD ile İran arasında gerçekleştirilen görüşme oturumunun hemen ardından geliyor.

Askeri Sözcü Hasan Maksudlu, ortak deniz tatbikatının Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde yapılacağını ve ‘bölgedeki deniz güvenliğini ve iki ülkenin donanma birlikleri arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi’ amaçladığını açıkladı. Sözcü, tatbikatın süresine dair bir bilgi vermedi.

İran, iki gün önce (pazartesi), stratejik Hürmüz Boğazı’nda Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) denetiminde başlayan tatbikatları duyurmuştu.

İranlı yetkililer, özellikle Tahran ile Washington arasındaki gerilimin yükseldiği dönemlerde, dünyanın önemli petrol ve gaz nakil güzergâhlarından biri olan bu boğazı kapatmakla tehdit etmişti. İran televizyonu, askeri tatbikatlar sırasında boğazın dün birkaç saatliğine ‘güvenlik’ gerekçesiyle kapatıldığını bildirdi.

ABD, İran ile devam eden görüşmeler sırasında iki ülke arasında anlaşmaya varılamaması durumunda askeri müdahale tehdidi çerçevesinde, Arap Körfezi sularına büyük bir donanma gücü yerleştirdi.

Görüşmeler, şubat ayı başında Umman himayesinde yeniden başladı. Bu, haziran ayında Israil’in İran’a yönelik yürüttüğü savaşın ardından yapılan ilk oturumdu. O dönemde Washington, İran’ın nükleer tesislerini bombalamış; Tahran ise karşılık olarak İsrail ve bölgedeki Amerikan üslerini hedef almıştı.

İran, görüşmelerin yalnızca nükleer programla sınırlı olduğunu vurgularken, Washington, görüşmelere İran’ın balistik füze programı ve Ortadoğu’daki silahlı gruplara -özellikle Hizbullah- desteğinin de dahil edilmesini talep ediyor.