Suudi Arabistan: İklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik uluslararası çabalar enerji güvenliğini baltalamamalı

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman COP26 konferansında konuşuyor (AFP)
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman COP26 konferansında konuşuyor (AFP)
TT

Suudi Arabistan: İklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik uluslararası çabalar enerji güvenliğini baltalamamalı

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman COP26 konferansında konuşuyor (AFP)
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman COP26 konferansında konuşuyor (AFP)

Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Paris Anlaşması’nı uygulamak için yürütülen çabaların yanı sıra uluslararası işbirliğinin birleştirilmesi ve ülkeler arasında paylaşılan sorumluluk ilkesinin dikkate alınmasının önemini vurguladı.
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, İskoçya’nın Glasgow şehrinde düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda (COP26) yaptığı konuşmada, az gelişmiş ülkelerin, sürdürülebilir kalkınmaları bozulmadan iklim değişikliği ile ilgili politikaların olumsuz etkileriyle yüzleşmeleri konusunda desteklenmesi için çağrıda bulundu.
Enerji Bakanı, “Bu ülkelerin sürdürülebilir kalkınması etkilenmeden, iklim değişikliği politikalarının etkisini hafifletmelerine yardımcı olmak için birlikte çalışmalıyız” dedi.
Bakan, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik uluslararası çabaların enerji güvenliğini baltalamaması veya herhangi bir belirli kaynaktan kaçınmaması gerektiğini dile getirdi.
İklim çözümlerinin çeşitliliği ve emisyonları azaltmanın önemini kabul etmek gerektiğine vurgu yapan Bakan, ülkesinin küresel metan emisyonlarını 2020 seviyelerine göre yüzde 30 azaltmayı amaçlayan Küresel Metan İttifakı’na katılma arzusunu vurguladı.
Bakan, ülkesinin Enerji Verimliliği Programı ve Neom şehrinde dünyanın en büyük yeşil hidrojen üretim merkezlerinden birinin inşaatı gibi yatırım hacmi 185 milyar doları aşan 53’ten fazla girişimi başlattığını söyledi.
Prens’e göre, Suudi Arabistan, 2030 yılına kadar yılda 4 milyon ton yeşil ve mavi hidrojen üretmeyi ve yılda 44 milyon ton kapasiteli en büyük karbon bulma, kullanma ve depolama kompleksi inşa etmeyi hedefliyor.
Bakan, bölgede döngüsel karbon ekonomisi teknolojilerine yönelik çözümlere yatırım yapmak için bir işbirliği platformunun kurulduğu ve dünyadaki 750 milyondan fazla insana gıda sağlamak için temiz yakıt çözümleri sağlamaya katkıda bulunacak küresel bir girişim başlatıldığını da dile getirdi.
Bu iki girişime yapılan toplam yatırımın yaklaşık 11 milyar riyal olduğunu ve Riyad’ın bunların yaklaşık yüzde 15’inin finansmanına katkıda bulunacağını bildiren Bakan, ülkesinin bu girişimleri finanse etme ve uygulamanın yollarını tartışmak için ülkelerle, bölgesel ve uluslararası kalkınma fonlarıyla birlikte çalışacağını ekledi.
Enerji Bakanı, ülkesinin bölgedeki karbon emisyonlarını küresel katkının yüzde 10’undan fazla azaltmak için Yeşil Suudi Arabistan ve Yeşil Ortadoğu girişimleri başlattığını hatırlattı.
Suudi Bakan, ülkesinin 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yılda 278 milyon ton azaltma ve 2060 yılına kadar sıfır karbon emisyonuna ulaşma hedeflerine vurgu yaptı.
İklim değişikliğinin etkin bir ortak uluslararası tepki gerektirdiğini söyleyen Bakan, “Müdahalenin başarısı üç temel sütuna ulaşılmasında yatıyor. Bunlar, enerji güvenliği, halkın refahını sağlayan ekonomik kalkınma ve iklim değişikliğinin zorluklarını ele almak” diye konuştu.



Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Lübnan Başbakanı ikili ilişkileri ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Lübnan Başbakanı ikili ilişkileri ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldı
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Lübnan Başbakanı ikili ilişkileri ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Lübnan Başbakanı ikili ilişkileri ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumu kapsamında New York’ta Lübnan Başbakanı Dr. Nevvaf Selam ile bir araya geldi.

Görüşmede, ikili ilişkiler ile bu ilişkilerin çeşitli alanlarda güçlendirilmesi ve geliştirilmesi yolları ele alındı. Ayrıca bölgedeki son gelişmeler değerlendirildi ve Lübnan hükümetinin Lübnan devletini ve ulusal kurumlarını korumaya yönelik çabaları takdirle karşılandı. Bu çabaların bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağladığı ifade edildi.

Görüşmede ayrıca, iki ülke arasındaki iş birliği ve koordinasyon düzeyini artırmayı amaçlayan Suudi Arabistan-Lübnan Ortak Komitesi’nin çalışmalarının etkinleştirilmesi için sürecin başlatılması konusunda anlaşmaya varıldı.


Koalisyon: Riyad’a yönelen 2 İHA ile Hamis Muşayt’a gönderilen 2 balistik füze imha edildi

Yemen'de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l-Avsat)
Yemen'de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l-Avsat)
TT

Koalisyon: Riyad’a yönelen 2 İHA ile Hamis Muşayt’a gönderilen 2 balistik füze imha edildi

Yemen'de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l-Avsat)
Yemen'de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l-Avsat)

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon, bugün yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan hava savunma sistemlerinin Husiler tarafından Riyad bölgesine gönderilen iki İHA ile Hamis Muşayt’ı hedef alan iki balistik füzeyi tespit ederek imha ettiğini duyurdu.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, Suudi Arabistan’a doğru yönelen füze ve İHA tehdidinin tespit ve takip edildiğini bildirmişti.

Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü de ülkenin güneyindeki Abha kenti ile Hamis Muşayt vilayetinde olası bir tehdide karşı erken uyarı alarmı verdi. Alarm, birkaç dakika sonra kaldırıldı.

Sivil Savunma Müdürlüğü, X hesabından yaptığı açıklamada, bölge halkına güvenlik talimatlarına uymaya devam etmeleri, topluluk oluşturmaktan ve kesinlikle görüntü almaktan kaçınmaları çağrısında bulundu. Açıklamada, ihtiyaç halinde “998” numaralı acil yardım hattının aranması istendi.


Pakistan Başbakanı: Haremeyn-i Şerifeyn’in güvenliği “kırmızı çizgimizdir”

Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, cuma günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yapıyor (Reuters)
Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, cuma günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yapıyor (Reuters)
TT

Pakistan Başbakanı: Haremeyn-i Şerifeyn’in güvenliği “kırmızı çizgimizdir”

Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, cuma günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yapıyor (Reuters)
Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, cuma günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yapıyor (Reuters)

Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif yaptığı açıklamada, Haremeyn-i Şerifeyn’in güvenliğinin ülkesi açısından “kırmızı çizgi” olduğunu vurgulayarak, Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları yeniden kınadı.

Şahbaz Şerif, New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda dün yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasındaki “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”nın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını, aksine bölgede barış ve istikrarı güçlendirmeyi amaçladığını belirtti.

Pakistan Başbakanı, Ortadoğu’daki çatışmaların genişlemesinin hayati deniz ulaşım güzergâhlarına zarar verdiğini ve küresel ekonomiyi etkilediğini ifade ederek, Hürmüz ve Babülmendeb boğazlarının uluslararası ticarete açık tutulmasının gerekliliğine dikkat çekti.

Şahbaz Şerif, Pakistan’ın bölgesel gerilimleri kontrol altına almaya yönelik diplomatik çabalara destek verdiğini, bu kapsamda ABD ile İran arasında diyaloğun teşvik edilmesine katkı sağladığını belirtti. Pakistan’ın bölgedeki barış ve istikrarın sağlanması için çalışmayı tercih ettiğini belirtti.

Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AFP)
Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AFP)

Filistin meselesine de değinen Şahbaz Şerif, ülkesinin 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını desteklediğini ifade etti. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Filistinlilerin zorla yerinden edilmesinin, Pakistan’ın değerlendirmesine göre İsrail’in soykırım gerçekleştirmeyi amaçlayan politikasının bir yansıması olduğunu belirten Şahbaz Şerif, İsrail’in Filistin toprakları, Lübnan ve Suriye’de yürüttüğü askeri operasyonları da tekrar kınadı.

Bölgesel konular kapsamında Pakistan’ın Cammu ve Keşmir konusundaki tutumunu yineleyen Şahbaz Şerif, sorunun Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda çözülmesi çağrısında bulundu.