Kovid-19 ilaçları pandemide dönüm noktası olabilir

Bilim insanları Kovid-19’la mücadelede ilaçlar önemli olsa da aşılamanın önceliğini vurguluyor

Kovid-19 ilaçları pandemide dönüm noktası olabilir
TT

Kovid-19 ilaçları pandemide dönüm noktası olabilir

Kovid-19 ilaçları pandemide dönüm noktası olabilir

İnsanlığın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı küresel mücadelesinde, enfeksiyonun bulaştığı vakalardaki etkileri ve komplikasyonlarının şiddetini hafifletmek için potansiyel bir tedavi fırsatının sunulduğu yeni bir aşamaya geçildi. Geçtiğimiz haftalarda ABD merkezli ilaç şirketleri, ağız yoluyla kullanılan Molnupiravir ve Paxlovid olmak üzere iki farklı Kovid-19 ilacının klinik çalışmalarında cesaret verici sonuçlarını yayınladı. Söz konusu ilaçlar, salgın ile mücadele de daha fazla güvenlik sağlayabilir.

Aşılar ve Kovid-19 ilaçları
Basının bu şirketlerin açıklamalarından aktardığı bilgilere göre, her iki ilaçta etkiliydi, hatta klinik sonuçları inceleyen bağımsız bilimsel kurullar, ilaçlara yönelik daha fazla kanıt gerekli olmadığını kanısına varılmasını sağlayan olumlu sonuçları göz önüne alarak, söz konusu çalışmaları erken bir aşamada sonlandırdı. Ancak basına göre, Merck ve Pfizer şirketlerinin ilaçlarının etkilerinin kesin bir şekilde değerlendirmesi hala zor bir durum, zira şirketlerin şu ana kadar, yalnızca basın açıklamalarını yayınlarken, klinik çalışmaların ayrıntılarına yönelik belgeler yayınlanmadı.
ABD’de bulunan Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin internet sitesinde yayınlanan makalede, üniversitenin Bulaşıcı Hastalıklar Danışmanı Dr. Jaimie Meyer konuyu şu yorumda bulundu:
“Hastaneye yatışları önlemek için ilk planımız aşıdır. Molnupiravir ilacına yönelen dikkatin, aşıya yönelik dikkati dağıtması ihtimalinden biraz endişe duyuyorum. Bazı insanlar bu ilaçları kullanma imkanları olduğu için aşı olmak istemediklerini söyleyebilir. Ancak bunlarından biri diğerinin yerine koyulamaz. Henüz aşı olmadıysanız, en önemli şey hemen aşı olmanız.”
Bu potansiyel tedavi edici ilaçların salgın sahnesine girerken, Kovid-19’a karşı mücadeledeki bugüne kadar kaydedilen gerçek başarı, onaylanan aşı türlerinin uygulanması oldu. Aşılar, pandeminin yayılmasına karşı koruma sağlama, virüsün orijinal varyantı ile enfeksiyonu önleme veya enfekte olunması durumunda patolojik yansımaları daha az şiddetli hale getirme açısından etkili oldu. Başarıyı sağlayan diğer bir şey ise, gerekli olan koşullarda solunum sistemindeki viral enfeksiyonların yayılmasını azaltmak amacıyla ihtiyati tedbirlerin uygulanması ve koruyucu araçların kullanılmasıydı.

Molnupiravir ilacı
Söz konusu aşamaya girişin başlangıcı, ABD merkezli Merck ve Ridgeback şirketleri tarafından ortaklaşa geliştirilen Molnupiravir ilacı ile oldu. İlaç 4 Kasım’da acil tedavide kullanım için İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu (MHRA) tarafından onaylanması sonucunda ağız yoluyla kullanılan ilk Kovid-19 karşıtı ilaç oldu. Molnupiravir, Kovid-19 enfeksiyonu doğrulayan bir test sonucu olan, ciddi semptomlar göstermek için en az bir risk faktörüne sahip yetişkinlerde hafif ila orta şiddette (Yani henüz hastaneye yatırılmamış) vakaların tedavisinde kullanılabiliyor. Bu da, onu Kovid-19 vakaları için evde kullanımı onaylanmış ilk ilaç yapıyor.
Söz konusu ilaç kiremit rengi bir kapsül içerisinde bulunuyor. Bu ilacı üreten iki şirket, acil kullanımına yönelik ruhsat alınması için ABD Gıda ve İlaç Dairesi’ne (FDA) başvurduğunu, ilacın hala inceleme aşamasında olduğunu duyurdu. Aynı zamanda ilacın pazarlama izni için Avrupa İlaç Ajansı’na (EMA) başvurulduğunu ve EMA tarafından bir inceleme başlatıldığını da açıkladılar.
İki şirket yaptıkları açıklamada, Molnupiravir’in Kovid-19 vakalarının daha yoğun tedavi görmek üzere hastaneye yatırılma olasılığını yarı yarıya azalttığını ayrıca can kaybı riskini de azalttığını duyurmuştu. Söz konusu ilaç, Atlanta’daki Emory Üniversitesi’ndeki araştırmacıların Chapel Hill’deki Kuzey Carolina Üniversitesi’ndeki meslektaşlarıyla işbirliği içerisinde keşfedildi. İlaç 5 günlük bir boyunca günde iki kez alınan toplam 4 hap olarak kullanılıyor. İki şirketin bu ilacın etkinliğini ve güvenliğini test etmek için finanse ettiği klinik çalışma, Kovid-19 test sonucu pozitif çıkan ve ciddi semptomların görüldüğü bir enfeksiyon geçirmek için en az bir risk faktörüne sahip 750’den fazla vakayı içeriyordu. Şirketler özel olarak, tüm katılımcıların 60 yaş üstü veya diyabet, obezite ya da kalp hastalığına sahip kişiler olduğunu açıkladılar. Çalışmaya katılan vakaların yaklaşık yarısı Molnupiravir ve diğer yarısı plasebo etkili kapsül aldı. Çalışma sonuçlarda, Molnupiravir kullananların yüzde 7’den fazlasının ileri tedavi için hastaneye nakledildiği ancak hiçbirinin ölmediği gözlemlendi. Plasebo etkili kapsülleri alan vakaların yüzde 14’ü hastaneye kaldırılırken, yüzde 8’i hayatını kaybetti.
FDA’dan bir danışma komitesinin bu ay içerisinde, şirketlerin Molnupiravir ilacı için acil kullanım izni başvurusunu görüşmek üzere toplanması kararlaştırıldı. Komitenin ele alacağı klinik noktalardan biri, ilacın Kovid-19 aşısı olmuş kişilere verilip verilmeyeceği konusu oldu. Zira Yale Tıp Fakültesi’ndeki bulaşıcı hastalık uzmanlarına göre, yürütülen çalışma sadece aşılanmamış bireyleri kapsıyordu. Diğer yandan şirketler, yıl sonuna kadar 10 milyon kişinin tedavisinde kullanabilecek oranda Molnupiravir üretmeyi planlıyor.

Paxlovid ilacı
Yeni ilaçların diğeri ise Paxlovid ilacıdır, Kovid-19 virüsü enfeksiyonundan kaynaklanan ölümleri etkili bir şekilde engelleme imkanı sağlar. İlacın üretici olan Pfizer şirketinin belirttiğine göre, Paxlovid ilacı, klinik denemelerde plasebo etkili ilaca göre hastaneye yatış veya ölüm riskini yüzde 89 azaltılmasını sağladı. İlaç, hastalığının semptomların başlamasından sonraki 5 gün içerisinde iyileşme görülmeyen, hastaneye kaldırılmayan Kovid-19 sebebiyle yüksek riskli semptomlar gösterme ihtimali olan yetişkinlerde kullanıldı. Bu sonuçların anlamlılık seviyesi (Statistical Significance) yüksekti. Şirket, acil kullanım izni için FDA’ya yaptığı başvurunun bir parçası olarak klinik çalışma sonucunda elde edilen verileri mümkün olan en kısa sürede göndermeyi planlıyor.
Pfizer, Paxlovid’in içeriğinin PF-07321332 ve Ritonavir olmak üzere iki ilaçtan oluştuğunu açıkladı. Aynı zamanda elde edilen sonuçların, yüksek risk altındaki hastalarda Kovid-19 virüsünün proteaz inhibisyonunu (Protease Inhibition) değerlendirmeyi amaçlayan EPIC-HR çalışmasında Faz 2’den Faz 3 geçilirken yapılan ara analiz (Interim Analysis) sonuçlarına dayandığını belirtti. İlacın net bir şekilde pozitif sonuç vermesinin ardından bağımsız veri izleme komitesinin (Data Monitoring Committee) tavsiyesi üzerine çalışma durduruldu.
Bilindiği üzere, klinik araştırmalarda ara analiz (Interim Analysis), araştırmaya dahil edilmesi planlanan tüm kişilere yönelik veri toplama işlemi tamamlanmadan önce verilerin bilimsel analizinin yapılması işlemidir. Genellikle, çalışmanın başlangıcında belirlenen hedef sayıya ulaşıncaya kadar, sürekli ve kademeli bir şekilde çalışmaya katılımcılar dahil edilir. Klinik çalışmaya konu olan tedavinin, net bir şekilde yararlı (veya net bir şekilde zararlı veya yararsız) olduğu kanıtlanabiliyorsa, araştırmacılar çalışma sırasında elde edilen verilerden oluşan belirli bir analizine dayanarak, daha fazla kanıt gerekmediği kanısıyla, çalışmayı belirlenenden daha erken bir tarihte sonlandırabilirler.
Şirket, EPIC Studies grubunda üç klinik çalışma yürütüyor. Bunlar:
-EPIC-HR çalışması. Söz konusu çalışma, Kovid-19’a yakalanma riski yüksek olan kişilere yönelik ilacın etkisinin araştırılmasını amaçlar. Sonuçları daha önce şirket tarafından açıklandı.
-EPIC-SR çalışması. Kovid-19 enfeksiyonuna karşı standart risk taşıyan kişilerde ilacın etkisi incelenir. Paxlovid’e yönelik bu çalışma hala devam ediyor. EPIC-SR, Kovid-19 enfeksiyonu olduğu doğrulanan ve standart risk altında olan hastalarda etkinlik ve güvenliğin (Yani, hastaneye yatış veya ölüm riskinin azalma sağlaması) değerlendirilmesini sağlar. Yürütülen çalışma, aşı almış ve ciddi hastalık için risk faktörleri olan birkaç hastayı da içeriyor.
-EPIC-PEP çalışması. Enfeksiyon sonrası koruma (Post Exposure Prophylaxis) açısından ilacın etkisi incelenir. Paxlovid ilacının EPIC-PEP çalışması hala devam etmektedir. Çalışma ailedeki bir kişinin enfekte olması durumunda yetişkinlere Kovid-19’a karşı koruma sağlamada etkinlik ve güvenliği değerlendirmeyi amaçlar.
Aslında, bu iki ilaç ortaya çıkmadan önce Remdesivir ilacı mevcuttu. Remdesivir şu anda FDA tarafından Kovid- 9 tedavisi için onaylanan tek ilaçtı ancak sadece hastanede yatan hastalarda kullanımına yönelikti. İlacın evde ağız yoluyla kullanımı mümkün olmamakla birlikte enjeksiyon yoluyla damardan uygulanması gerekir. İlaç aynı zamanda sadece 12 yaş ve üzerine uygulanır. Kovid-19 salgınının başlamasından bu yana kullanımına yönelik klinik sonuçlarının özeti, ilacın tüm hastalarda çok etkili bir şekilde çalışmadığını gösterdi. Çalışmalar, ilacın çeşitli yan etkilerine ek olarak, ölüm oranını azaltmada açısından gerçek durumu hakkında karışık sonuçlar verdi. Bununla birlikte Kovid-19 enfeksiyonunun erken aşamalarında verilmesi durumunda, hastaların daha hızlı bir şekilde iyileşmesine yardımcı oluyor gibi görünüyor. Kovid-19 vakalarının tedavisinde, bir steroid olan Deksametazon, monoklonal antikor ve başka hastalıkların tedavisi için onaylanmış olan farklı tedavilerde uygulanıyor.

Antiviral ilaçlar nasıl çalışıyor?
Hastalığa neden patojenlerin birçok çeşidi vardır. Mikroplar, virüsler, bakteriler, mantarlar ve parazitler bunlardandır. Her birinin yenilmesi için özel ilaçlar bulunur. Virüslere karşı Antiviral ilaçlar, bakterilere yönelik Antibiyotikler, mantara karşı Antifungal ilaçlar ve parazitlere karşı Antiparaziter ilaçlar bulunmaktadır. Antivirallerin de çeşitleri vardır, bunlar virüsün türüne ve virüsün çoğalmasını durdurmak üzere çalışan mekanizmalarına göre çalışma yöntemleri açısından farklılık gösterir. Virüsü yok eden ilaçlara ise Viricide adı verilir. Ancak bu ilaçların insanlarda kullanılacak türleri mevcut değildir.
Bakterilere karşı kullanılan antibiyotiklere kıyasla, antiviral ilaçların üretmedeki zorluk, virüsün çoğalmak üzere hücre bileşenlerini kullanmak için canlı hücreye girmesinden kaynaklanır. Yani, virüslerin girdiği vücut hücrelerine zarar vermeden virüsün çoğalmasını önlemek için seçici bir şekilde çalışan bir ilacın üretilmesi zor bir çalışmadır.
Ancak bilim insanları bu zorluğun üstesinden gelerek ilaç geliştirmeyi başardılar. Söz konusu ilaçların, belirli türdeki viral hastalıkların tedavisinde kullanılabilirliğini, etkinliklerini ve güvenilirliklerini kanıtlandılar. Ancak hala, hastalıklara neden olan her türlü virüsün üstesinden gelebilmek konusunda önümüzde uzun bir yol vardır.
Antiviral ilaçların, virüslerin çoğalmalarını bozmada başarılı olması, virüsün canlı hücre içerisinde üreme adımlarının nasıl sıralandığının yani virüsün yaşam döngüsünün anlaşılmasına dayanır. Bu adımın başarılmasının ardından virüsün çoğalması süreçlerinden birinin tamamlanmasını engelleyen bir ilaç tasarlanır. Daha açık bir ifade ile, virüsün üreme süreci üzerinde bir önemli bir rol oynayan viral proteinin türü tamamlanmasının ardından, proteinin çalışmasını bozabilecek bir madde üretilir. Bu antiviral maddenin etkinliğini kanıtlanması halinde, ilacın tedavide kullanılmak üzere ticari miktarlarda üretilmesi için bilimsel süreç başlar.
Şarku’l Avsat’ın Sağlık Eki’nde daha önce yayınlanan bir çalışmada, British Society for Immunology Derneği özet olarak, viral replikasyon sürecinin başarı olması için 6 temel aşama olduğunu söylüyor. Bu aşamalar şu şekilde sıralanıyor:
-Bağlanma: Virüsün yüzey proteinleri, konak hücrenin yüzeyindeki belli reseptörlerle etkileşime girmesi.
-Hücreye sızma: Virüs yüzeyinin hücre zarlarıyla birleşmesi ve hücre duvarına nüfuz etme süreci başlaması.
-Hücre zarından kurtulma: Virüsün hücreye tamamen girmesinin ardından, virüs kendi zar bileşenlerinden ayrılması ve bunun sonucunda da çoğalması.
-Kopyalanma: Konakçı hücreye giren viral genomun kopyalanma ve çoğalma süreci başlaması.
-Birleşme: Virüsün bileşenleri tam bir gövdede birleşir.
-Salınım: Kopyalanma sonucu oluşan yeni virüsler hücre dışına salınır ve vücuttaki diğer hücrelere aktarılır.
Virüsün insan hücrelerine girmesini engelleyen ilaçlar bulunmaktadır. Bu ilaçlar ya virüsün hücreye bağlanmasını veya hücreye sızmasını engeller ya da virüsün kendi zarından kurtulmasına engel olur. Yani bu ilaçlar bir, iki veya üçüncü aşamasında müdahale eden ilaçlardır. Bunun yanı sıra, virüsün hücre içinde kopyalanma ve çoğalma aşamalarından birini yani dört, beş veya altıncı aşamalardan birini engelleyen ilaçlar da bulunur.



Nolan'ın 20 yıllık dönem filmi yeniden gündemde: Yüzyılın en iyilerinden

Oscar adayı Hugh Jackman, Christopher Nolan'ın 2006 tarihli filmi Prestij'de, eşi Julia'nın bir gösteri sırasındaki trajik ölümünden sorumlu tuttuğu Alfred Borden'dan intikam almak isteyen Robert Angier rolündeydi (Warner Bros.)
Oscar adayı Hugh Jackman, Christopher Nolan'ın 2006 tarihli filmi Prestij'de, eşi Julia'nın bir gösteri sırasındaki trajik ölümünden sorumlu tuttuğu Alfred Borden'dan intikam almak isteyen Robert Angier rolündeydi (Warner Bros.)
TT

Nolan'ın 20 yıllık dönem filmi yeniden gündemde: Yüzyılın en iyilerinden

Oscar adayı Hugh Jackman, Christopher Nolan'ın 2006 tarihli filmi Prestij'de, eşi Julia'nın bir gösteri sırasındaki trajik ölümünden sorumlu tuttuğu Alfred Borden'dan intikam almak isteyen Robert Angier rolündeydi (Warner Bros.)
Oscar adayı Hugh Jackman, Christopher Nolan'ın 2006 tarihli filmi Prestij'de, eşi Julia'nın bir gösteri sırasındaki trajik ölümünden sorumlu tuttuğu Alfred Borden'dan intikam almak isteyen Robert Angier rolündeydi (Warner Bros.)

Şu sıralar vizyondaki Odyssey'le (The Odyssey) gişe rekorları kıran Christopher Nolan'ın benzersiz anlatımıyla şekillenen Prestij (The Prestige), gösterime girmesinin üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen izleyicileri büyülemeyi sürdürüyor. 

Yıldızlarla dolu oyuncu kadrosuyla 2006'da seyirciyle buluşan film, aradan geçen yıllara rağmen Netflix izleyicileri tarafından "başyapıt" diye anılıyor.

Christopher Nolan ve kardeşi Jonathan Nolan'ın, Christopher Priest'in 1995 tarihli aynı adlı romanından sinemaya uyarladığı film, Viktorya dönemi Londrası'nda geçiyor.

Hikayenin merkezinde Hugh Jackman ve Christian Bale'in canlandırdığı, birbirine rakip iki sahne sihirbazı yer alıyor.

Jackman'ın canlandırdığı Robert Angier, eşini bir gösteri sırasında kaybedince iki sihirbazın dostluğu düşmanlığa dönüşüyor.

Angier ve Bale'in hayat verdiği Alfred Borden, yıllar boyunca birbirlerinin gösterilerini sabote etmek için her türlü sınırı zorluyor.

Jackman ve Bale'e Michael Caine, Scarlett Johansson, Rebecca Hall, Andy Serkis ve David Bowie eşlik ediyor.

Birleşik Krallık merkezli köklü gazete Express, giderek yükselen gerilimi ve incelikle kurulan yapısı sayesinde filmin gerçek bir sihirbazlık numarası gibi işlediğini yazıyor:

Doğrusal olmayan, parçalı anlatısı izleyicinin dikkatini bir an bile ekrandan ayırmasına izin vermiyor.

Gösterime girdiği dönemde gişede başarı kazanan film, En İyi Sinematografi ve En İyi Sanat Yönetimi dallarında Oscar'a aday gösterilmişti.

Eleştirmenler ve sinemaseverler, Prestij'i bugün de Nolan'ın erken dönem başyapıtlarından biri olarak görüyor.

Bağımsız sinema platformu ve podcast The Take-Up'ın ekibi filmi "çatışan dünya görüşleriyle ortak saplantıların görkemli ve heyecan verici bir tasviri" diye nitelendirirken, izleyiciler de filmin incelikli kurgusunu, güçlü oyunculuklarını ve beklenmedik ters köşelerini övüyor.

IMDb'deki bir izleyici Prestij'i "Nolan'ın hak ettiği değeri görmemiş başyapıtı" diye nitelendiriyor. 

Bir başka izleyici ise filmin 20 yıl sonra bile büyüsünü koruduğunu belirterek şu yorumu yapıyor:

Bu yüzyılın en iyi filmlerinden biri.

Independent Türkçe, Express, Mirror


Listelerin zirvesindeki dizi tek sezonda iptal edildi

Sür ya da Öl, birbirlerinin her şeyini bildiğini düşünen Debbie Claybourne (Octavia Spencer, solda) ve Judith Burton (Hannah Waddingham, sağda) adlı iki dostun hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)
Sür ya da Öl, birbirlerinin her şeyini bildiğini düşünen Debbie Claybourne (Octavia Spencer, solda) ve Judith Burton (Hannah Waddingham, sağda) adlı iki dostun hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)
TT

Listelerin zirvesindeki dizi tek sezonda iptal edildi

Sür ya da Öl, birbirlerinin her şeyini bildiğini düşünen Debbie Claybourne (Octavia Spencer, solda) ve Judith Burton (Hannah Waddingham, sağda) adlı iki dostun hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)
Sür ya da Öl, birbirlerinin her şeyini bildiğini düşünen Debbie Claybourne (Octavia Spencer, solda) ve Judith Burton (Hannah Waddingham, sağda) adlı iki dostun hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)

Prime Video, başrollerini Hannah Waddingham ve Octavia Spencer'ın paylaştığı Sür ya da Öl'ü (Ride or Die) ilk sezonunun ardından iptal etti. 

Yaz döneminin dijital yayıncılık alanındaki en başarılı yapımlarından birinin Prime Video'da devam etmeyecek olması sektörde şaşkınlık yarattı. 

Ancak Deadline'a göre dizinin başlıca yapımcılarından Paramount Television Studios, aksiyon ve komediyi buluşturan diziye yeni bir platform bulmak için görüşmelere başladı.

İlk kez Aralık 2023'te duyurulan ve bu yıl temmuzda izleyiciyle buluşan Sür ya da Öl, birbirini çok iyi tanıdığını düşünen iki yakın dostun hikayesini anlatıyor.

Octavia Spencer'ın canlandırdığı Debbie Claybourne'le Hannah Waddingham'ın hayat verdiği Judith Burton'ın sıradan yaşamları, Judith'in aslında uluslararası bir suikastçı olduğunun ortaya çıkmasıyla altüst oluyor.

Geçmişten gelen gizemli bir figürün ortaya çıkması ve bir suikast girişiminin ters gitmesi üzerine ikili, peşlerindeki güvenlik güçlerinden, profesyonel katillerden ve tehlikeli suçlulardan kaçarak Avrupa boyunca zamana karşı yarışıyor.

Yüksek bütçeli yapımları geride bıraktı

Yayın hayatına sessiz sedasız başlamasına rağmen kısa sürede ABD'nin günlük izlenme listelerinde zirveye çıkan dizi, Kainatın Hakimleri (Masters of the Universe) gibi yüksek bütçeli yapımları bile geride bırakmıştı. 

Luminate ve Nielsen verilerine göre ilk haftalarında dijital yayın listelerinin üst sıralarında yer alan yapım, yayımlandıktan sonraki ilk 14 günde Prime Video'nun ABD'de en çok izlenen yeni dizisi olmuştu.

Dünya genelinde de geniş bir izleyici kitlesine ulaşan Sür ya da Öl, üç hafta boyunca Prime Video'nun en çok izlenen orijinal dizisi olmayı başarmıştı.

Dizi, yayımlanmasının üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen hâlâ platformun küresel ilk 10 listesinde yer alıyor. İzleyicilerin sezonu tamamlama oranının da yeni sezon onayı alan diğer dizilerle benzer seviyede olduğu belirtiliyor.

Eleştirmenlerden ve izleyicilerden yüksek puan

Hem seyircilerin hem de televizyon yazarlarının beğenisini kazanan yapım, Rotten Tomatoes'ta eleştirmenlerden yüzde 96, izleyicilerden ise yüzde 85 oranında olumlu değerlendirme aldı.

Variety eleştirmeni Aramide Tinubu, diziyle ilgili değerlendirmesinde şöyle yazmıştı:

Sür ya da Öl en çok Thelma ve Louise'in (Thelma & Louise) ruhunu yakaladığı anlarda parlıyor. Spencer ve Waddingham arasındaki muazzam uyum izleyiciye de geçiyor. Waddingham'ı tam anlamıyla bir aksiyon yıldızı olarak izlemek de harika.

Tessa Coates'un yarattığı Sür ya da Öl'ün dizi sorumluluğunu Matt Miller ve Peyton Reed birlikte üstleniyor. Oyuncu kadrosunda Ed Skrein, Calam Lynch, Savannah Steyn, Jamie Parker ve Bill Nighy de yer alıyor.

Paramount Television Studios, Amazon MGM Studios, Double Dream ve Orit Entertainment imzalı dizinin devam edip etmeyeceği, başka bir platformun projeyi devralmasına bağlı.

Independent Türkçe, Variety, Deadline, TVLine


Tüm beklentileri aşan Resident Evil gişeyi fethetti

Resident Evil'da Euphoria ve Silahlar'la tanınan 30 yaşındaki Austin Abrams'ın canlandırdığı tıbbi kurye Bryan, sıradan bir teslimat gecesinde kendisini kaderin acımasız oyununun ortasında buluyor (Sony Pictures Releasing)
Resident Evil'da Euphoria ve Silahlar'la tanınan 30 yaşındaki Austin Abrams'ın canlandırdığı tıbbi kurye Bryan, sıradan bir teslimat gecesinde kendisini kaderin acımasız oyununun ortasında buluyor (Sony Pictures Releasing)
TT

Tüm beklentileri aşan Resident Evil gişeyi fethetti

Resident Evil'da Euphoria ve Silahlar'la tanınan 30 yaşındaki Austin Abrams'ın canlandırdığı tıbbi kurye Bryan, sıradan bir teslimat gecesinde kendisini kaderin acımasız oyununun ortasında buluyor (Sony Pictures Releasing)
Resident Evil'da Euphoria ve Silahlar'la tanınan 30 yaşındaki Austin Abrams'ın canlandırdığı tıbbi kurye Bryan, sıradan bir teslimat gecesinde kendisini kaderin acımasız oyununun ortasında buluyor (Sony Pictures Releasing)

Silahlar'ın (Weapons) yönetmeni Zach Cregger, Resident Evil uyarlamasıyla gişeyi bir kez daha salladı. 

1990'lardan günümüze uzanan efsanevi korku oyunu serisinin yeni sinema uyarlaması, açılış hafta sonunda Kuzey Amerika'da 60 milyon dolar hasılat elde etti. Beklentileri fazlasıyla aşan bu sonuç, 24 yıllık korku serisinin en büyük açılışı olarak kayıtlara geçti.

Serinin önceki açılış rekoru, 26 milyon dolarla Milla Jovovich'in başrolünde yer aldığı 2010 yapımı Ölümcül Deney: Ölümden Sonra'ya (Resident Evil: Afterlife) aitti.

Uluslararası pazarlarda 48,3 milyon dolar kazanan yeni Resident Evil, dünya genelinde toplam 108,3 milyon dolarlık güçlü bir açılış yaptı.

Gişe tahminlerinin üst sınırının 10 milyon dolar üzerine çıkt

Hafta sonu öncesinde filmden Kuzey Amerika gişesinde 40 ila 50 milyon dolarlık bir açılış yapması bekleniyordu.

Sony'nin Resident Evil serisini yeniden canlandıran ve sinemadaki 8. halkası olan yapım olumlu eleştiriler, izleyiciler arasında kulaktan kulağa yayılan övgüler ve Cregger'a duyulan güven sayesinde tahminleri aşmayı başardı.

2022 yapımı düşük bütçeli Barbarian'la dikkatleri üzerine çeken Cregger, geçen yıl 43 milyon dolarla açılış yapan Silahlar sayesinde korku sinemasının önde gelen yönetmenlerinden biri haline gelmişti.

38 milyon dolarlık bütçeyle çekilen Silahlar, dünya genelinde 270 milyon dolar hasılat elde etmiş ve Amy Madigan'a Oscar kazandırmıştı.

Rentrak Piyasa Trendleri Başkanı ve gişe analisti Paul Dergarabedian, sonucu şöyle değerlendirdi:

Zach Cregger'ı Resident Evil gibi büyük bir serinin başına getirmek, tanıdık bir hikayenin izleyicilere yeniden taze ve özgün görünmesini sağladı. Z kuşağı da gişeyi sürükleyen başlıca güçlerden biri haline geldi ve korku filmlerine büyük ilgi gösteriyor.

Sony'den 75 milyon dolarlık yeni başlangıç

Sony, önceki yeniden başlatma girişiminden 5 yıl sonra seriyi canlandırmak için yeni filme 75 milyon dolar ayırdı. 

Stüdyonun 2021'deki önceki yeniden başlatma girişimi Resident Evil: Raccoon Şehri (Resident Evil: Welcome to Raccoon City), 25 milyon dolarlık bütçesine karşılık dünya genelinde yalnızca 42 milyon dolar kazanarak hem eleştirmenler hem de gişe açısından hayal kırıklığı yaratmıştı.

1996'da video oyunu serisi olarak başlayan Resident Evil, ilk kez 2002'de Milla Jovovich'in başrolünde sinemaya uyarlanmıştı. Jovovich, eski güvenlik görevlisi Alice rolünü 2000'ler ve 2010'lar boyunca 5 devam filminde daha canlandırmıştı.

Önceki filmler yaklaşık 20 milyon dolarlık açılışlar yaparken, Ölümcül Deney: Son Bölüm (Resident Evil: The Final Chapter) dünya genelinde elde ettiği 314 milyon dolarla hâlâ serinin dünya genelinde en yüksek hasılata ulaşan filmi.

2026'nın en yüksek puanlı korku filmi

Yeni Resident Evil'da Cregger, Silahlar'da rol alan Austin Abrams'la yeniden bir araya geliyor. Abrams, Raccoon Şehri'nde virüsün yarattığı canavarların arasında hayatta kalmaya çalışan bir tıbbi kuryeyi canlandırıyor.

Rotten Tomatoes'ta eleştirmenlerden yüzde 96 oranında olumlu yorum alan ve CinemaScore sinema çıkış anketlerinden "B+" alan film, Cregger'ın kariyerindeki en yüksek olumlu eleştiri oranına ulaşarak Silahlar'ı geride bıraktı.

Yapım aynı zamanda Rotten Tomatoes verilerine göre 2026'nın en yüksek olumlu eleştiri oranına sahip korku filmi oldu.

FranchiseRe bülteninin yayıncısı David A. Gross değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

Pandemi döneminde bocalayan önceki filmin ardından bu, seri için muazzam bir geri dönüş. Eleştiriler olağanüstü, izleyici puanları da korku türü için son derece güçlü.

Independent Türkçe, Variety, Deadline, Hollywood Reporter