10 Avrupa ülkesi salgının yayılmasında ciddi endişe oluşturuyor

Almanya ücretsiz testler uyguluyor, Hollanda ise kısmi bir kapanma uyguluyor

Perşembe günü Maastricht’ta Kovid-19 hastalarına ayrılan bir bölüme girmeden önce hazırlanan sağlık personelleri (EPA)
Perşembe günü Maastricht’ta Kovid-19 hastalarına ayrılan bir bölüme girmeden önce hazırlanan sağlık personelleri (EPA)
TT

10 Avrupa ülkesi salgının yayılmasında ciddi endişe oluşturuyor

Perşembe günü Maastricht’ta Kovid-19 hastalarına ayrılan bir bölüme girmeden önce hazırlanan sağlık personelleri (EPA)
Perşembe günü Maastricht’ta Kovid-19 hastalarına ayrılan bir bölüme girmeden önce hazırlanan sağlık personelleri (EPA)

Avrupa sağlık otoriteleri, tahminlere göre geçen yıla kıyasla iki katı enfeksiyona neden olacağı düşünülen, influenza mevsimi ve kış mevsiminin kapıda olması sebebiyle epidemiyolojik sahnedeki gelişmelere yönelik uyarı sirenlerini çalmasının ardından Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Avrupa Bölge Ofisi, Şubat ayı başlarına kadar Avrupa’da Kovid-19’a bağlı olarak yarım milyon kişinin daha hayatını kaybedebileceği uyarısında bulunmuştu. Şimdi ise, Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) günlük yeni vaka sayılarındaki hızlı artışın yanı sıra can kayıplarındaki büyük oranda artışın sonucu olarak, Avrupa ülkelerindeki genel epidemiyolojik durumun, son derece endişe verici olduğu uyarısında bulundu.
ECDC’nin güncel haftalık raporunda, şu anda en çok endişe verici olan durumun, yeni vaka sayılarında, günlük ölüm oranlarında ve hastane ve yoğun bakım ünitelerinde tedavi gerektiren vaka sayılarındaki artış olduğu belirtilirken, artışın en azından bu ayın sonuna kadar devam etmesinin muhtemel olduğu da bildirildi.
Raporda, haftalardır Avrupa’da yeni vaka sayılarındaki en yüksek yüzdenin 50 yaşın altındaki yetişkinler arasında kaydedildiği, yaşlılar arasındaki vaka sayılarının da istikrarlı bir şekilde artış gözlemlendiği belirtilirken, ülkeler arasında rakam ve oranların büyük oranda değiştiği vurgulandı.
ECDC uzmanları, Avrupa’daki genel epidemiyolojik sahne endişe kaynağı olurken, düşük aşılama oranlarının kaydedildiği ülkelerdeki durumun, acil ve katı önleyici tedbirler gerektiren ciddi bir endişe kaynağı olmaya devam ettiği uyarısında bulunuldu.
ECDC’nin yayınladığı veriler, Avrupa’da yeni vaka oranının geçtiğimiz hafta her 100 bin vatandaşta 383 vakaya ulaştığını, bu oranının art arda dördüncü hafta için önemli bir artış olduğunu ayrıca haftalık ölüm oranlarında da geçen ayın başından bu yana artış kaydedilmesi ile her 100 bin kişide 35 ölüme ulaştığını gösterdi. Raporda, 27 Avrupa ülkesinin geçen hafta hastaneye yatış veya yoğun bakım gerektiren vaka oranlarında, önceki haftaya göre önemli bir artış yaşandığı bildirildi.
Merkezin uzmanlarının, üye ülkelerdeki epidemiyolojik sahnelerde 5 hafta boyunca gözlemlediği epidemiyolojik göstergelere dayanarak yapılan tahminlerinde, epidemiyolojik sahnenin ciddi oranda endişe verici olacağı 10 ülke belirlendi. Söz konusu ülkeler arasında Belçika, Bulgaristan, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Yunanistan, Macaristan, Hollanda, Polonya ve Slovenya yer alıyordu. Aynı zamanda, epidemiyolojik sahnenin endişe verici olacağı 13 ülke de belirlendi. Bu ülkeler arasında Avusturya, Danimarka, Finlandiya, Almanya, İzlanda, İrlanda, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Norveç, Romanya ve Slovakya yer alıyordu. Merkez uzmanlarına göre, Kıbrıs, Fransa, Portekiz, İtalya, Malta, İsveç ve İspanya’daki epidemiyolojik durumun ise düşük seviyede endişeye neden olması öngörüldü. Uzmanlar aynı zamanda, Avrupa epidemiyolojik sahnesinin haftalardır daima daha kötüye doğru ilerlediğini vurgularken, sağlık yetkililerine salgını yakından takip etme ve son derece dikkat gösterme çağrısında bulundu.
Raporda, Avrupa epidemiyolojik sahnesinin en azından önümüzdeki üç hafta boyunca, günlük yeni vaka sayılarında, hastaneye yatış ve yoğun bakım ünitesinde tedavi gerektiren vaka sayılarında ve ölüm oranlarında istikrarlı bir artışa tanık olunması öngörülüyor.

Almanya, salgının başlangıcından bu yana 5 milyon vaka sayısına ulaştı
Diğer yandan, Almanya dün, art arda 6 gün boyunca yeni vaka sayılarında rekor kırmasının ardından salgının başlangıcından bu yana kaydedilen vaka sayısında 5 milyon vaka sayısına ulaştı. Almanya Sağlık Bakanı Jens Spahn, mümkün olan en fazla sayıda vakanın tespit edilmesi ve vakaların virüsü yaymasını durdurmak amacıyla bugünden (Cumartesi) itibaren ücretsiz Kovid-19 testlerin dağıtımının yeniden başladığını duyurdu. Almanya, vatandaşları aşı olmaya zorlamak amacıyla geçen ayın başlarında testlerin ücretli hale getirmişti ancak bu adım istenen sonucu vermedi ve aşılama oranlarında gözle görülür bir iyileşme kaydedilmedi.
Almanya’da günlük yeni vaka ve can kaybı sayısındaki keskin ve hızlı artış karşısında, Angela Merkel aşı olmayan vatandaşlara hitaben, ülkenin korunmasına katkıda bulunmanın görevleri olduğunu ayrıca salgına karşı aşıların bulunmasının bilimsel ve teknolojik açıdan tarihi başarılardan biri olduğunu hatırlattı.
Hollanda sağlık yetkilileri, son üç hafta içerisinde ülkedeki yeni vaka sayısında önemli artış sebebiyle, yeni bir önleyici tedbirler paketini duyurdu. Temel gereklilik olmayan mağazaların 19.00’da kapatılması kararlaştırıldı. Yetkililer, şirket ve kurumlara mümkün olduğunca uzaktan çalışma sistemine yönelme çağrısında bulundu. Aynı zamanda epidemiyolojik sahnede somut bir iyileşme olmazsa yakında daha sıkı önlemler alınabileceği uyarısı yapıldı.
Hollandalı yayın kuruluşu NOS, Perşembe günü vaka sayılarında rekor seviyelere ulaşılmasının ardından vaka sayısı artışını durdurmak amacıyla kapanma önleminin bu akşam (Cumartesi) itibariyle yürürlüğe gireceğini aktardı. Bu önlemler, Batı Avrupa’da yaz aylarından bu yana uygulanan ilk önlemler oldu.
Kapanma gereğince, yetkililer vatandaşları mümkün olduğunca evden çalışmaya teşvik ediyor. Aynı zamanda önümüzdeki haftalarda, taraftarların futbol maçları da dahil olmak üzere spor müsabakalarına katılmalarına izin verilmeyecek. Okullar, tiyatrolar ve sinemalar ise açık kalacak.
17,5 milyonluk bir nüfusa sahip olan Hollanda’da, Eylül ayı sonlarında sosyal mesafe önlemlerinin kaldırılmasının ardından Kovid-19 vakaları hızla arttı Perşembe günü rekor bir seviyeye ulaşılarak yaklaşık 16 bin 300 vaka kaydedildi.
Avusturya ise, aşılanmamış kişiler için ülke çapında kapanma uygulamayı planlıyor. Avusturya Başbakanı Alexander Schallenberg pandemiyi kontrol altına alma önlemleri kapsamında Kovid-19 karşıtı aşı olmayan kişilere sokağa çıkma yasağı uygulanacağını duyurdu. Schallenberg Cuma günü yaptığı açıklamada, söz konusu kararın Kovid-19 vakalarındaki keskin artış sebebiyle geldiğini ve Pazar günü itibariyle uygulamaya konulacağını söyledi.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.