Marib’de Yemen ordusu ve Husi milisleri arasındaki çatışmalar hız kazandı

Reuters
Reuters
TT

Marib’de Yemen ordusu ve Husi milisleri arasındaki çatışmalar hız kazandı

Reuters
Reuters

Yemen’de ordunun ve halk direnişi Marib’in güneyindeki ve batısındaki Husi saldırılarıyla mücadelesi sürüyor. Yemen ordu kaynakları tarafından dün yapılan açıklamada milislerin son saldırılarında GSM hatlarını bombalaması nedeniyle kentte iletişimin aksadığı belirtildi.
Meşruiyeti destekleyen Arap Koalisyonu, Marib ve El-Beyda cephelerinde çatışmaların sürdüğü ve Hudeyde kentinin güneyinde ortak kuvvetler tarafından yeniden konuşlandırmanın gerçekleştiği bir dönemde yaşanan saldırı sonrasında Yemen ordusunu desteklemek üzere bölgede hava operasyonları düzenledi. Yapılan açıklamalar Koalisyon’unStockholm Anlaşması kapsamındaki alanlar dışındaki operasyonları desteklediği yönünde.
Koalisyon’un son 24 saat içinde Marib ve El-Beyda'da Husi milislere yönelik 27 operasyon gerçekleştirdiğini bildirildi.
Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA tarafından yayınlanan açıklamada Koalisyon’un operasyonlarında 16 askeri aracın imha edildiği ve 130'dan fazla teröristin öldürüldüğü kaydedildi. Koalisyon da Sahel güçlerini desteklemek ve sivilleri korumak için Hudeyde’nin batı kıyısında dört operasyon gerçekleştirdiğini duyurdu. Arap Koalisyonu daha önce yaptığı açıklamada da Marib ve El-Beyda vilayetlerinde Husi milislerine karşı 26 operasyon gerçekleştirildiğini duyurmuştu. Söz konusu operasyonlarda 18 askeri araç ve bir silah deposu imha edilirken 140'tan fazla terörist öldürüldü.
Koalisyon’dan yapılan açıklamada Yemen kuvvetlerinin Stockholm Anlaşması hükümlerinin kapsamı dışında kalan batı kıyısında gerçekleştirdiği operasyonları da desteklediği belirtildi. Sivilleri korumak için 11 operasyon gerçekleştirdiği kaydedildi.
Askeri medya kaynakları İran destekli milislerin güneyden, batıdan ve komşu El-Cevf kentinden Marib'e saldırılarını sürdürdüğünü, son on hafta içinde 3 binden fazla kişinin yaşamını yitirdiğini aktardılar. Ayrıca, Yemen ordusunun ve halk direnişinin El-Cuba ilçesinin kuzeyindeki Husi saldırılarıyla mücadeleye devam ettiğini bildirdiler.   
Yemen ordusunun resmi internet sitesi September.Net’in aktardığına göre 117. Piyade Tugayı Komutanı Tuğgeneral Ahmed En-Nakh şu açıklamada bulundu:
“Zafer kazanma ve ülkenin topraklarının tamamını milislerin pençesinden kurtarma konusunda kararlıyız. Ordu mensupları ve halk direnişi, Marib Valiliği'nin güney cephesinde iki aydır devam eden çatışmalarda Husi milislerinin ağır can ve mal kayıpları yaşamasını sağladı. Yemen ordusuna mensup topçular İranlı milislere ait beş savaş aracını imha ettiler. Saldırıdan sağ kurtulan olmadı. Meşruiyeti destekleyen Koalisyonu’a ait uçak, Marib vilayetinin güneyinde Husi milislerinin toplanma ve takviye alanları ile savaş araçlarına yönelik hava saldırıları gerçekleştirdi. Hedeflerin tamamı yok edildi.”
Yemenli sağlık kaynakları, Husilerinkontrolündeki Sana, Zimar, El-Beyda ve Ibb kentlerindeki hastanelerin şu an milislerin cesetleri ile dolu olduğunu, ayrıca çoğu Marib cephesinde yaralanan çok sayıda milisin de bu hastanelere kaldırıldığını aktardılar.

Yemen hükümetinden çağrı
Yemen hükümeti, Kızıldeniz sularında bulunan ve patlama tehdidi oluşturan Safer petrol tankerinin bakımına izin vermesi için Husi milislerine baskı yapma çağrısını yineledi. Söz konusu çağrı Yemen Dışişleri Bakanı Ahmed Awad bin Mübarek tarafından, Riyad'da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinin Yemen'deki büyükelçileriyle yaptığı görüşmede dile yapıldı.
Resmi kaynaklar,  Mübarek'in beş büyükelçi ile ülkesindeki insani, ekonomik, siyasi ve askeri düzeydeki gelişmeleri ele aldığını aktardılar.  
Suudi Arabistan resmi haber ajansı SABA’nın aktardığına göre Dışişleri Bakanı hükümetin karşı karşıya olduğu ekonomik baskıların ve zorlukların boyutunu aktardı. Zira söz konusu ekonomik zorluklar Yemen riyalinin yabancı para birimleri karşısında değer kaybetmesi ile insani durumun daha da kötüleşmesine neden oldu.
Yemen hükümetini ekonomik olarak desteklemenin ve döviz kurunu iyileştirmeye yardımcı olmak için Merkez Bankası'na gerekli finansal desteği sağlamanın önemini vurgulayan Mübarek, Riyad Anlaşması'nın güvenlik ve askeri bölümlerinin uygulanmasının tamamlanması için yapılan çabalara dikkat çekti.
Yemen Dışişleri Bakanı Ahmed Awad bin Mübarek açıklamasında “Hükümet üyeleri arasında kenetlenme ve uyum ruhu önemli. Tüm zorlukların ve tehditlerin üstesinden gelmek için ekip ruhu içinde çalışmak gerek” ifadesini kullandı.
Yemen Dışişleri Bakanı, uluslararası yetkililerin geçici başkent Aden'e yaptığı ziyaretlere de övgüde bulundu.
Söz konusu ziyaretlerde hükümete yönelik açık siyasi destek mesajları verilmiş, siyasi bileşenlerin konumlarını ve vizyonlarını birleştirmeyi amaçlayan yönelimler, Yemenlilere hizmet için ekonomik ve siyasi istikrarın sağlanması ve üç referansa dayalı adil ve sürdürülebilir barış çabalarının yeniden başlaması için koşulların yaratılması konuları gündeme getirilmişti.
Aynı kaynaklar, Mübarek’in büyükelçilerle yaptığı görüşmede Marib vilayetindeki askeri durumu da gündeme getirdiğini ve hükümetin orduya olan güvenini vurguladığını kaydettiler.
Aşiret mensuplarının desteklediği cephelerde ordunun elde ettiği zaferlerden övgüyle bahseden Yemenli Bakan, ulusal orduyu “Yemen için bir emniyet sübabı” olarak nitelendirdi.
Safer petrol tankının oluşturduğu tehlikeye ilişkin yinelenen uyarılara dikkat çeken Mübarek “Safer petrol tankı konusuna odaklanmak ve tankın kötüleşen durumunun yol açacağı çevresel ve insani felaketi önlemek için mümkün olan her türlü çabayı göstermek önemli” dedi.
SABA ajansının aktardığına göre, beş büyükelçi Yemen hükümetinin çabalarına desteklerini ifade ettiler. Çabaları birleştirmek ve Riyad Anlaşması'nın uygulanmasını tamamlamak amacıyla Yemen hükümetinin cesur adımlar attığını dile getiren büyükelçiler, ülkelerinin Yemen'in birliğine, güvenliğine ve istikrarına tam destek verdiğini, savaşı sona erdirmek ve güvenlik ve istikrarın yeniden sağlanmasına katkıda bulunmak için çabalarını sürdüreceğini yinelediler.



Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
TT

Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)

Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği konusunda yapılan bir toplantı, özellikle Büyük Etiyopya Rönesans Barajı'nın su güvenliğine yönelik tehdidi konusunda Addis Ababa ile anlaşmazlık yaşayan Mısır'ın tutumu hakkında soru işaretlerine yol açtı.

Dün Şarku’l Avsat’a konuşan Mısırlı bir kaynak, Kahire'nin henüz resmi olarak yorum yapmadığı Fas-Etiyopya askeri iş birliğinin ‘Kahire'yi endişelendirmediğini ve bu konuda Rabat ile sessiz diplomatik görüşmeler yapılacağını’ söyledi.

Mısır ordusunda eski üst düzey bir subay olan bir askeri uzman da bu görüşe katılıyor. Bu iş birliğinin ‘Kahire için endişe kaynağı olmadığını’ doğrulayan uzman, Fas'ın ‘şu anda Kahire'nin düşmanı ve su haklarına karşı çıkan’ Etiyopya ile iş birliği yapmasına şaşırdığını belirtti.

dfrgt6y
Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (Etiyopya Başbakanı'nın Facebook sayfası)

Ancak Etiyopyalı bir milletvekili Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Fas ile yapılan bu işbirliğinin Kahire'ye yönelik olmadığını veya herhangi bir tehdit mesajı ya da çatışma niyeti taşımadığını belirtti.

Addis Ababa'nın ülkesinin yeniden doğuşuna ve kalkınmasına odaklandığını ve kimseyle askeri çatışmaya girmeye niyetli olmadığını belirtti.

Tartışmalı toplantı

Fas gazetesi Hespress, bu ayın ortalarında, Fas-Etiyopya Ortak Askeri Komitesi'nin ilk toplantısını Addis Ababa'da yaptığını ve toplantıda ‘iki ülke arasında askeri ve savunma iş birliği alanında bir eylem planının’ tartışıldığını bildirdi.

Aynı kaynağa göre 2025 yılının haziran ayında Rabat'ta imzalanan askeri iş birliği anlaşması, eğitim, bilimsel araştırma ve askeri tıp alanlarında iş birliğinin yanı sıra bu ortak askeri komitenin kurulmasını da öngörüyordu. Etiyopya Haber Ajansı (ENA) bir sonraki gün, Addis Ababa ve Rabat'ın çeşitli askeri alanlarda ikili iş birliğini güçlendirmek amacıyla ilk ortak savunma komitesi toplantısını gerçekleştirdiğini bildirdi.

ENA’nın haberine göre görüşmelerde ‘iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin, savunma kurumları, eğitim ve öğretim, savunma sanayii, teknoloji transferi ve diğer askeri faaliyet alanlarında karşılıklı fayda sağlayacak şekilde teşvik edilmesi’ konuları ele alındı.

Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri (ENDF) Dış İlişkiler ve Askeri İşbirliği Genel Müdürü Teshome Gemechu, o dönemde Etiyopya ile Fas arasındaki ilişkilerin birçok sektörde istikrarlı bir şekilde güçlendiğini ve iki ülke arasındaki uzun soluklu dostluğun Afrika dayanışmasını ve karşılıklı çıkarlar için birlikte çalışma konusundaki ortak taahhüdü yansıttığını vurguladı.

Gemechu, ayrıca, ortak komite toplantısının ‘Etiyopya-Fas ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu ve mutabık kalınan iş birliği alanlarının pratik olarak uygulanması için yeni bir aşama açtığını’ belirtti.

ENA, Fas Silahlı Kuvvetleri Tedarik Direktörü Tuğgeneral Abdulkadir Osman'ın toplantı sırasında varılan anlaşmayı ‘askeri ilişkilerde önemli bir gelişme’ olarak nitelendirdiğini aktardı.

Tuğgeneral Osman, ‘Fas'ın Etiyopya ile savunma iş birliğini daha da güçlendirmeye kararlı olduğunu’ vurguladı.

“Sessiz diplomasi”

Bu konuda Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Mısırlı bir kaynak, Fas-Etiyopya iş birliğinin ‘açıklığa kavuşturulması gerektiğini, ancak genel olarak endişe verici olmadığını, özellikle de Kahire'nin Rabat ile ilişkilerinin çok iyi olduğunu’ söyledi.

Kaynak, Rabat ile ‘sessiz diplomasi’ yaklaşımının benimseneceğini ve bu konuyla ilgili tartışmaların ‘suçlama bağlamında değil, sorunun doğasını anlamak ve Mısır'ın bu konudaki endişelerini tartışmak amacıyla’ yapılacağını düşünüyor.

Fas-Etiyopya görüşmesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu ayın ortalarında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye gönderdiği mektupla aynı zamana denk geldi. Trump, mektupta “Nil Nehri'nin suyunun paylaşımı sorununu temelden ve sonsuza kadar çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında ABD'nin arabuluculuğunu yeniden başlatmaya hazırım” ifadelerini kullandı. Trump, daha önce de defalarca kez, yönetiminin Kahire ile Addis Ababa arasında bir savaşı önlediğini söylemiş, ancak daha fazla ayrıntı vermemişti.

Mısırlı kaynak, Etiyopya'nın Mısır'a mesajlar göndermeye çalıştığına inanıyor. Bu mesajlar, Mısır ve Sudan'ın duyarlılığı ve Addis Ababa'nın yorum yapmaması üzerine Trump'ın arabuluculuk açıklamasının ardından artacak.

Öte yandan Etiyopyalı Milletvekili Muhammed Nur Ahmed, Fas ile iş birliğinin sadece askeri alanda değil, ticaret ve diplomasiyi de kapsadığını ve kimseye tehdit oluşturmaktan ziyade, bölge ülkeleriyle ilişkileri güçlendiren mesajlar taşıdığını düşünüyor.

Etiyopyalı Milletvekili Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır'ın Etiyopya’nın ortaklarından biri olduğunu vurgulayarak “Mısır ile savaşmadılar ve savaşmayacaklar, özellikle de Addis Ababa ilerleme ve refahla ilgileniyor ve Mısır veya başka bir ülkeyle savaşma niyetinde değil” dedi.

Buna karşın Mısırlı askeri stratejist Tümgeneral Samir Ferec, Etiyopya'nın bu gerekçelerini reddetti. Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Tümgeneral Ferec, Addis Ababa'yı ‘Mısır'ın su haklarının düşmanı’ olarak nitelendirdi.

Mısır'ın ‘bu iş birliğinden endişe duymadığını” belirten Tümgeneral Ferec, “Arap Birliği üyesi bir ülke, Mısır'ın çıkarlarını tehdit eden başka bir ülkeyle nasıl iş birliği yapabilir?” diye sordu.

Etiyopya'nın bu toplantılardan çıkan mesajlarının Mısır'ı güvenlik veya askeri açıdan etkilemeyeceğini düşünen Mısırlı askeri stratejist, Mısır'ın bu konuyu Rabat ile hemen gündeme getirmeyeceğini, ancak iki ülke arasında gelecekte yapılacak toplantılarda ‘Mısır-Fas ilişkilerine önemli bir etkisi olmadan tutumunu ifade edeceğini’ tahmin ediyor.


Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
TT

Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)

Dün, Yemen'in geçici başkenti Aden'de, Amalika Tugayları İkinci Tugay Komutanı ve Aden'de güvenliğin sağlanmasındaki kilit isimlerden biri olan Tuğgeneral Hamdi Şukri es-Subeyhi’nin konvoyuna bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Gelen haberlere göre Tuğgeneral Subeyhi, askeri konvoyun trafiğin yoğun olduğu Dar Sad bölgesinin Caule beldesinden geçerken meydana gelen patlamadan sağ kurtuldu.

Saldırı, Hadramut'un en büyük şehri Mukelle'deki yerel yetkililerin, yaklaşık üç hafta önce Yemen'den çekilen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından yönetilen Güney Geçiş Konseyi (GGK) gruplarının gözetiminde bulunan gizli hapishaneleri ve suikastlarda kullanılan patlayıcıları ortaya çıkarmasından bir gün sonra meydana geldi.

Olay, Yemen’deki Meşruiyeti destekleyen Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun GGK’yı feshetmesinin ardından ülkenin güney illerinde istikrarı yeniden tesis etmeye ve askeri ve güvenlik güçlerini birleştirmeye çalıştığı bir dönemde güvenlik endişelerini yeniden gündeme getirdi.


Eş-Şebab, Somali'deki stratejik öneme sahip bir adaya saldırı başlattı

"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
TT

Eş-Şebab, Somali'deki stratejik öneme sahip bir adaya saldırı başlattı

"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)

Çeşitli kaynaklara göre, eş-Şebab militanları dün Somali'nin güneyindeki stratejik bir adaya saldırdı ve yarı özerk Cubaland bölgesinde konuşlanmış askeri birliklerle çatıştı.

Yaklaşık yirmi yıldır El-Kaide ile bağlantılı olan eş-Şebab, Somali hükümetiyle savaşıyor.

Cubaland yetkilileri saldırıyı püskürttüklerini açıkladı, ancak grup daha önce operasyonları için bir fırlatma noktası olarak hizmet veren Kuday Adası'ndaki bir askeri üssü ele geçirdiklerini iddia etti.

Kismayo sahil kentindeki bir topluluk lideri AFP'ye verdiği demeçte, militanların "Kuday kasabasının dışındaki askeri üsse baskın düzenledikten sonra adayı kuşattıkları" bilgisini aldığını belirterek, "şu anda neler olduğunun ayrıntılarını bilmenin hala zor olduğunu" ifade etti.

Kismayo'dan askerlere yardım etmek için birkaç tekne gönderildiğini, ancak Cubaland güçlerinin yardım çağrısı yapmasından kısa bir süre sonra adadaki iletişimin kesildiğini söyledi.

Cubaland yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, "güvenlik güçleri düşmana ağır kayıplar verdirdi ve saldırıda kullanılan birçok askeri aracı imha etti" denildi.

“Eş-Şebab Hareketi” ise savaşçılarının “ada içinde ve dışında 3 askeri üssün tam kontrolünü ele geçirmeyi başardığını” duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Kismayo'nun yaklaşık 130 kilometre güneybatısında bulunan Kuday Adası, 2015 yılının başlarında Somali Ulusal Ordusu'nun Kenya Savunma Kuvvetleri ile iş birliği içinde gerçekleştirdiği bir operasyonla "Eş-Şebab" hareketinin elinden kurtarıldı.