Rus insan hakları örgütü Memorial’ın (Anıt) kurucularından bir tarihçi, Rusya'da insan haklarının savunulmasının temel direklerinden biri olarak kabul edilen sivil toplum kuruluşunun kapatılma riskiyle karşı karşıya olduğunu bildirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin yönetiminin diktatörlük eğiliminin ‘bir anda’ yükselişe geçmesine tanık olunduğunu vurguladı.
1989 yılında kurulan Memorial’ın kurucularından Irina Shcherbakova (72), AFP’ye verdiği demeçte, “Durum aniden bozuldu ve diktatörlük daha baskıcı hale geldi. Bu biraz beklenmedik bir şeydi” ifadelerini kullandı.
Yabancı ajanlar
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Rusya Başsavcısı, 11 Kasım'da Sovyetler Birliği’nin son döneminde doğan demokrasi hareketini simgeleyen ve ülkedeki en eski insan hakları örgütü olan Memorial'ın feshedilmesi için Yüksek Mahkeme'ye bir talepte bulundu. Haber ülkede büyük bir şaşkınlık uyandırdı.
Shcherbakova, Memorial'ın kapatılma kararının mahkeme görülmeden önce alınmış olmasından endişeli. (AFP)
Savcılık, yaklaşık 50 kuruluşun çatısı altında toplandığı örgütü ‘Yabancı Ajanlar Yasası’nı sistematik olarak ihlal etmekle’ suçluyor. Rusya’da ‘yabancı ajanlar’ ifadesi, Sovyetler Birliği dönemindeki ‘halk düşmanları’ ifadesini anımsatan bir terim. Kim için kullanılırsa bu durum büyük itibar kaybıuna neden oluyor. Yabancı Ajanlar Yasası çerçevesinde itham edilen kuruluş feshedilme tehdidiyle karşı karşıya kalıyor ve cezai yaptırımlara varan idari kontrollere tabi tutuluyor.
Örgütün İnsan Haklarını Koruma Merkezi, dini inançları nedeniyle tutuklanan siyasi tutukluların bir listesini yayınlayarak radikal ve terörist faaliyetleri savunmakla suçlandı. Söz konusu listede Hizb’ut-Tahrir ve Yehova Şahitleri gibi yasaklı Müslüman ve Hıristiyan örgütlerin üyelerinin adları da yer alıyordu.
Kimse güvende değil
Shcherbakova, Rus yetkililerin, Memorial’ı yargı yoluyla feshetmeye çalışarak, ‘her türlü gücü kullanmaya ve insanların herhangi bir güvencesi ya da hakkı olmadığını göstermeye hazır olduklarını’ düşünüyor.
Örgüte yargı yoluyla yapılan bu saldırı, son aylarda Kremlin'in en önde gelen rakibi Aleksey Navalni'nin önce zehirlenmesi, ardından tutuklanması, muhaliflerin hareketlerinin sınırlandırılması, çeşitli medya kuruluşlarını ‘yabancı ajanlar’ kategorisinde sınıflandırılması ve muhaliflerin sonbaharda yapılan yasama seçimlerine katılmalarının önlenmesi gibi birçok sıkıntıyla karşı karşıya kalan muhalefet ve bağımsız medya üzerinde daha önce eşi-benzeri görülmemiş bir baskının ortasında yaşandı.
Tarihçi Shcherbakova, 25 Kasım'da görülmesi beklenen Yüksek Mahkeme'deki duruşmadan önce Memorial’ın feshedilmesi kararının çoktan alınmış olmasından çekiniyor.
Shcherbakova, Putin yönetiminin bunu Batı'ya ‘kınamak için ne yaparlarsa yapsınlar, sivil topluma istediğini yaptığını’ kanıtlamak için gerçekleştirdiğini düşünüyor.
Memorial ve korkunç miras
Memorial, kuruluşundan bu yana, Sovyetler Birliği'nin işlediği suçları belgeledi ve arşivleri için binlerce tanıklık topladı. Aynı zamanda Rusya'da insan haklarını savunma alanında da mücadele eden kuruluş 1990 ve 2000 yıllarında patlak veren Birinci ve İkinci Çeçen Savaşı sırasında Rus yanlısı Rus ve Çeçen güçlerinin işlediği ihlalleri de ortaya çıkardı.
Örgüt, araştırmalarında özellikle Çeçen lider Ramazan Kadirov ve yargısız infazlar gerçekleştirmek, işkence yapmak ve adam kaçırma olaylarına karışmakla suçlanan güçlerini hedef aldı.
Memorial’ın Çeçen Cumhuriyeti şubesinde görevli insan hakları aktivisti ve gazeteci Natalya Estemirova 2009 yılında kaçırıldı ve öldürüldü. Olayla ilgili hiç kimse sorumlu tutulmadı veya cezalandırılmadı.
Joseph Stalin döneminde işlenen suçları araştıran tarihçi Yuri Dmitriev ise 2020 sonbaharında destekçilerinin, ‘Stalin'in katliamları üzerine yaptığı araştırma nedeniyle uydurma ve ünlü tarihçiyi susturma' amaçlı olduğunu öne sürdükleri bir suçlamayla ‘cinsel istismar’ suçundan 13 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Irina Shcherbakova, “Rus toplumu üzerinde artan baskıya ve Rusların bu tür olaylar karşısında kayıtsız kalmasına rağmen mücadele etmeliyiz. Tek silahımız şeffaflık ve gerçeğin bizden yana olduğuna dair inançtır” dedi.
Shcherbakova 21’inci yüzyıldaki teknolojik ilerlemeler sayesinde, Sovyetler Birliği’ndeki çalışma kamplarında yaşananlarla ilgili binlerce kaynağın artık internette mevcut olduğunu ve bu nedenle silinmesinin ‘imkansızlaş.tığını’ belirttiği açıklamasında bundan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ancak Kremlin'in baskısıyla, geride bıraktığı milyonlarca kurbanı göz ardı ederek Sovyetler Birliği'nin büyüklüğüne övgüde bulunulmasına ve o döneme özlem duyulmasına neden olacak ‘aldatıcı ulusal mitlerin’ kamuoyunda hızla yayılmasından korkuyor.
Shcherbakova konuya dair şunları söyledi:
“Bu, Stalinist diktatörlüğün ve ağır çalışma kamplarının, toplumun parçalanmasının, bireyciliğin teşvik edilmesinin ve ahlaki normların göz ardı edilmesinin geride bıraktığı korkunç bir mirastır.”
Shcherbakova, Rus halkının keyfilik karşısında gerçeği kabul ettiğini söylediği için Sovyetler Birliği’nin baskısına maruz kalan Rus yazar Alexandr Soljenitsin'den alıntı yaptığı açıklamasında “Bugün sen öl, ben yarın ölmeye razıyım” ifadelerini kullandı.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (DPA)