Irak ordusu DEAŞ’a yönelik operasyonlarını dört ilde sürdürüyor

Irak güçleri DEAŞ unsurlarını tutukladı
Irak güçleri DEAŞ unsurlarını tutukladı
TT

Irak ordusu DEAŞ’a yönelik operasyonlarını dört ilde sürdürüyor

Irak güçleri DEAŞ unsurlarını tutukladı
Irak güçleri DEAŞ unsurlarını tutukladı

Irak Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü General Yahya Resul yaptığı açıklamada Başbakan ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Mustafa Kazimi'nin talimatıyla Terörle Mücadele Teşkilatı’nın, Irak'ın bazı illerinde çok sayıda DEAŞ unsuruna yönelik operasyon düzenleyip tutuklamalara imza attığını duyurdu.
Resul yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Doğru güvenlik bilgileri ışığında Anbar kentinde ve kentin çeşitli ilçelerinde 5 terörist tutuklandı. Kerkük ve Ninova kentlerinde iki terörist tutuklandı.”
Irak'taki Bağdat Operasyon Komutanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Bağdat kentinde çok sayıda terörist ve çeşitli davalarda suçlanan kişilere yönelik operasyonlar gerçekleştirildi.
Komutanlıktan yapılan açıklamada, “11'inci Piyade Tümeni tarafından temsil edilen Bağdat Operasyon Birimleri, sorumlu olduğu sektörlerde güvenlik ve istikrarı sağlamak amacıyla ve komutanlığımızın istihbarat teşkilatı ile koordineli olarak istihbarat bilgilerine dayalı uygulamalarını sürdürüyor. Bu kapsamda bir terör zanlısı yakalandı. 17. Piyade Tümeni, DEAŞ’ın operasyonlarında kullandığı mühimmat, patlayıcı madde, savaş kalıntıları, anti-zırh bombaları ve çeşitli mühimmat stoklarına el koymaktan sorumlu.” ifadelerine yer verildi.
İlgili bir bağlamda DEAŞ, Diyala kentine bağlı Celavla ilçesinin kuzeyinde çifte saldırı düzenledi. Bir güvenlik kaynağına göre, saldırı sonucunda 53. Tugay-Birinci Tümen'den iki asker yaralandı. Kaynağın aktardığına göre Irak güçlerine destek amacıyla müdahale eden savaş uçaklarının hava saldırısında öldürülen DEAŞ'lıların cesetlerini aramak için tarama seferberliği başlatıldı.
Irak'ın 2017 sonunda DEAŞ’a karşı askeri bir zafer ilan etmesine rağmen, örgütün Anbar, Selahaddin, Diyala, Kerkük ve Ninova kentlerini içeren ülkenin bir dizi batı ve kuzeybatı bölgesinde hala aktif olması dikkat çekici.
2009'da Bağdat ve Washington arasındaki güvenlik anlaşması sonucu Amerikan varlığı hakkında ülkede iç tartışmalar yaşanmasına rağmen ABD liderliğindeki uluslararası koalisyon, DEAŞ unsurlarına yönelik büyük bir çaba ile operasyonlarını sürdürüyor.
Bağdat ve Washington arasında, iki ülke arasındaki stratejik diyalog çerçevesinde dördüncü turda geçen Temmuz ayında imzalanan ve ABD muharip güçlerinin bu yılın sonunda Irak'tan çekilmesini öngören bir anlaşma imzalanmasına rağmen, ABD yönetimi, Irak'ın güvenliğine ve egemenliğine tamamen bağlı kalacağını yineledi.
Siyasi ve Askeri İşler Bürosu Bölgesel Güvenlik İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Mira Resnick, yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi: “ABD güçlerinin Irak'ta bulunması, Irak hükümetinin DEAŞ’a karşı savaşında güçlerini desteklemeye yönelik talebi ve daveti üzerinedir. ABD güçlerinin Irak'taki muharebe misyonları, iki ülke arasındaki stratejik diyaloğun sonuçlarına göre, önümüzdeki 31 Aralık'tan sonra sona erecek.”
ABD'nin İran'ı caydırmak için Ortadoğu'daki ortaklarıyla çalışmaya devam edeceğini vurgulayan ABD'li yetkili, İran silahlı insansız hava araçlarının gerçek bir tehdit oluşturduğunu ve Washington'un, ortaklarının bu tehditlerle başa çıkmasına yardım etmek istediğini söyledi.
Ortak Görev Gücü Sözcüsü ve Uluslararası Koalisyon Genel İşler Direktörü Joel Harper, dün (Perşembe) yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Uluslararası koalisyonun Irak'taki rolü değişmeyecek. Koalisyon savaş operasyonları yerine danışma, güçlendirme ve yardım rolünü üstlenecek. Şu anda zaten bu rolü oynuyoruz, bu yüzden sayılarda veya şu anda sahip olduğumuz misyonda dinamik bir değişiklik olmayacak.”



Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
TT

Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)

Hizbullah'ın mali krizi daha da kötüleşti ve bu durum, İsrail'in Lübnan'a yönelik son savaşında evlerini kaybeden destekçilerini etkiledi.

Beyrut'un güney banliyölerinde yaşayanlara, "tazminat ödemelerinin ne zaman yapılacağına dair henüz kesin bir tarih belirlenmediği" ve "ödeme hazır olduğunda telefonla bilgilendirilecekleri" ifade edildi.

Hizbullah, evlerini kaybeden 51 bin aileye konaklama yardımı ödemek zorundadır.  Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu yardımın yıllık tutarı güney ve Bekaa Vadisi'ndeki evler için 3 bin 600 dolar, banliyölerdeki evler için ise 4 bin 800 dolar arasında değişmektedir.

Sakinler, partinin geçen yılki ev onarım ödemelerini bozan “kaos” ve ‘kayırmacılık’ konusunda iç soruşturma yürüttüğünü bildirirken, Hizbullah'a karşı olan kaynaklar, bu yıl tazminat ödemelerinin gecikmesini “partinin karşı karşıya olduğu mali krize” bağladı.


Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
TT

Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.

Suriye ordusu dün, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yüzleşmek amacıyla Halep şehrinin doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi “kapalı askeri bölge” ilan etti (SDG) ve bölgedeki tüm silahlı grupların Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesini talep etti. Kürt liderler, yetkilileri bölgelerine saldırı hazırlığı yapmakla suçladı.

“Operasyon Otoritesi”, SDG ve eski rejimin kalıntılarının seferberliğine yanıt olarak Deyr Hafir ve Meskene kasabalarının kapatıldığını bildirdi ve sivillere, Halep şehrini bombalayan İran intihar drone'larının fırlatma noktası oldukları için bu kasabaları tahliye etmeleri çağrısında bulundu.

Yetkili makam, Deyr Hafir civarındaki SDG mevzilerini topçu ateşiyle hedef aldığını duyurdu. Resmi kanal, askeri bir kaynağın, topçu saldırısının SDG'nin Hamima köyü civarını insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef almasına yanıt olarak gerçekleştirildiğini söylediğini aktarırken, ordu ise bir sivilin Deyr Hafir'den motosikletiyle ayrılmaya çalışırken SDG keskin nişancısının ateşi sonucu öldürüldüğünü bildirdi.

Bu arada Suriye Enerji Bakanlığı, SDG'nin Deyr Hafir'in doğusundaki Amtina Köprüsü'nü bombalamasını kınadı. Bu köprü, bölgeyi birbirine bağlayan ve hizmet veren son köprüydü ve bombalama sonucu bölgeye erişim tamamen kesildi. Bakanlık, SDG'yi ana su kanalını tehlikeye atmaktan ve özellikle Deyr Hafir bölgesi ve çevresinde su akış hızının önemli ölçüde artması sonucu yaklaşık 8 bin hektarlık tarım arazisinin su basması tehdidiyle karşı karşıya kalmasından tamamen sorumlu tuttu.


Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

Filistinli, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynak bugün, Gazze Şeridi'ni yönetecek teknokrat komitenin üyelerinin çoğunluğunun isimleri konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Filistin sivil toplum sektöründe kaynak Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, 18 üyeden oluşması beklenen komitedeki isimlerin çoğunun Gazze Şeridi sakinlerinden oluştuğunu ve bunların büyük bir kısmının akademisyenler de dahil olmak üzere sivil toplum çalışmalarıyla bağlantılı iş adamları ve ekonomistler olduğunu söyledi.

Kaynak, üzerinde anlaşmaya varılan üyelerin, Gazze'den veya yurt dışından Mısır'ın başkenti Kahire'ye seyahat için hazırlık yapmaları konusunda bilgilendirildiğini ve seyahat sürecinin yarın organize bir şekilde başlayacağını belirtti.

Şarku’l Avsat'ın elde ettiği isimler arasında şunlar yer alıyor: Daha önce Filistin Yönetimi Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığı görevini yürüten Ali Şati; Tarım Yardım Derneği Direktörü ve sivil toplum aktivisti Abdul Kerim Aşur; Tıbbi Yardım Derneği Direktörü Aed Yaghi; Gazze Ticaret Odası Direktörü Aed Ebu Ramazan; Filistin Üniversitesi Rektörü Cebr el-Daur; mühendislik danışmanı Beşir el-Reis; Gazze Şeridi Filistin Telekomünikasyon Direktörü Ömer Şamali; Refah Belediyesi'nde mühendis ve danışman olan Ali Berhum; ve Avukat Hana Terzi.”

Kaynak, bu kişilerin isimleri konusunda geniş bir mutabakat olduğunu, ancak İsrail'in bunları onaylayıp onaylamadığının henüz bilinmediğini ifade etti.

Kaynak, bu isimlerden herhangi biriyle ilgili bir anlaşmazlık çıkması durumunda listede değişiklikler yapılabileceğini belirtti.

Mısır, Gazze Şeridi'ni geçici olarak yönetecek teknokrat komitenin kurulmasını hızlandırmak amacıyla tüm Filistinli taraflarla, arabulucularla, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile yoğun temaslar yürütüyor ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas hükümetiyle de iletişim halinde olacak.

Hamas ise komitenin resmen kurulmasının ardından Gazze Şeridi'ndeki iktidarı komiteye devretmeye hazırlanıyor.