Irak: Tahrir Meydanı Anneleri adaleti Bağdat'ta arıyor

Bağdat'ta Tahrir Meydanı Anneleri’nin “faillerin cezasız kalmasına son verme” gösterileri kapsamında düzenledikleri oturma eyleminden bir kare
Bağdat'ta Tahrir Meydanı Anneleri’nin “faillerin cezasız kalmasına son verme” gösterileri kapsamında düzenledikleri oturma eyleminden bir kare
TT

Irak: Tahrir Meydanı Anneleri adaleti Bağdat'ta arıyor

Bağdat'ta Tahrir Meydanı Anneleri’nin “faillerin cezasız kalmasına son verme” gösterileri kapsamında düzenledikleri oturma eyleminden bir kare
Bağdat'ta Tahrir Meydanı Anneleri’nin “faillerin cezasız kalmasına son verme” gösterileri kapsamında düzenledikleri oturma eyleminden bir kare

Irak’ta yüzlerce eylemci sıkı güvenlik önlemleri altında, dün, faillerin cezasız kalmasına son verilmesi talebiyle Bağdat'ın merkezindeki Tahrir Meydanı'nda gösteri yaptı. Irak’ta 2019 gösterilerinde hayatını kaybedenlerin ve kayıp vatandaşların aileleri bu gösteride yer aldı. Eylemciler yetkililerden halk protestolarında veya 2014'ten sonra DEAŞ tarafından işgal edilen bazı bölgelerde kaybolan ve kaçırılan aktivistlerin ve gazetecilerin akıbetinin ortaya çıkarılmasını talep ediyor. Eylemciler ayrıca bu olaylara karışanların sorumlu tutulması taleplerini dile getiriyor.
Bazı gruplar ve silahlı milisler genellikle cinayet, adam kaçırma ve kaybetme eylemlerine karışmakla suçlanıyor.
Necef vilayetindeki aktivistler, Çarşamba akşamı geç saatlerde aktivist Kerar el-Esedi'nin evinin kimliği belirsiz kişilerce saldırıya uğradığını ve bunun sonucunda Esedi'nin şahsi arabasının yandığını ve yeğeninin arabanın patlaması sonucu ciddi şekilde yaralandığını kaydettiler.
"Tahrir Meydanı Anneleri" başlığı altında gerçekleştirilen gösteriler " faillerin cezasız kalmasına son verme" kampanyası kapsamında yapılıyor. İnsan hakları alanında faaliyet gösteren kuruluşlar tarafından başlatılan söz konusu kampanyayı yürüten isimler, kampanyayı "adalet ve hesap verebilirlik değerlerini pekiştirmeyi ve Iraklılara yönelik ihlalleri önlemeyi amaçlayan uzun vadeli bir adım" olarak nitelendiriyorlar.
Irak Faillerin Cezasız Kalmasına Son Verme Örgütü Sözcüsü aktivist Zayed El-Esed, yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi: “Girişim (gösteri), cezasızlığı sona erdirmesi için hükümete baskı yapmayı, protestocuların katillerini sorumlu tutmayı ve kanaat önderlerini, gazetecileri ve aktivistleri tasfiye etme emri veren partizan yetkilileri ve ölüm mangalarını ifşa etmeyi amaçlıyor. Katillerin sorumlu tutulması ve eylemcileri koruyan ve olaylara karışanları kovuşturan yasaların çıkarılması şehit annelerinin ve protestocuların talepleri arasında yer alıyor. Protestocular ayrıca, Irak'taki kota sisteminin ve yolsuzluğun ortadan kaldırılmasında kapsamlı değişiklik taleplerinden vazgeçmediler.”
2019 gösterilerinde hayatını kaybedenlerin ve kayıp vatandaşların aileleri gösterilere katılmak için ülkenin bazı orta ve güney kentlerinden Bağdat'a akın etti. Ancak bazı eylemciler yaşadığı kentlerde kalmayı ve benzer gösterileri bulundukları yerlerde yapmayı tercih etti.
Irak Faillerin Cezasız Kalmasına Son Verme Örgütü tarafından dün yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Biz şehit ve kayıp anneleriyiz, ülkemizin her yerinden geldik, oğullarımızın ve kızlarımızın kanını taşıyoruz; resimlerini ve isimlerini taşıyoruz. Teslim olmayacağımızı, hak ve adalet pahasına taviz vermeyeceğimizi söylüyoruz. Biz, kurbanların anneleri ve aileleri, Irak parlamentosunun yeni üyelerini şehitlerin ve kayıpların haklarını tanıyan, aileleri şantajdan, pazarlıktan ve siyasallaştırmadan koruyan ve ailelere yapılan ihlalleri tanıyan bir yasa çıkarmaya çağırıyoruz. Ayrıca, mağdurlar için yasal adaleti sağlamak ve cezasızlığı sona erdirmek konusunda yürütme makamlarını ve savcılığı sorumlu tutuyoruz.”
Açıklamada, Irak Kürdistan özerk bölgesi de dahil olmak üzere tüm Irak kentlerinde meydana gelen tüm ihlaller, cinayetler ve kaybolmalar hatırlatıldı.
Bağdat Operasyonlar Komutanlığı, dün (Perşembe günü) yaptığı açıklamada göstericileri korumak için Bağdat'ta sıkı güvenlik önlemlerinin alındığını, protestocularının güvenliğinin sağlanması çerçevesinde Başbakan ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Mustafa Kazımi'nin, talimatlarının yerine getirildiği ifade edildi.
Açıklamada, “Bağdat Operasyonlar Komutanlığı'ndaki güvenlik birimleri, gösteri için güvenli bir ortam yaratmak amacıyla göstericilerin bulunduğu yerlerin yakınında yüksek düzeyde koruma sağlamaya devam etti. Göstericiler için içme suyu sağlanması ve acil durum ve sağlık vakaları için tıbbi birimlerin hazır hale getirilmesi için çalışan ekipler, gösteriyle ilgili yayın yapmak isteyen medya mensuplarının ve televizyon kanallarının çalışmalarının kolaylaştırılması için de çaba gösterecek. Resmi prosedürlere ve kontrollere uygun olarak başlatılan barışçıl gösteri Irak anayasası tarafından güvence altına alınan bir haktır.” ifadelerine yer verildi.
Irak yargısı bu ayın başlarında Basra’da gazeteci ve aktivist Ahmed Abdussamed ve fotoğrafçı arkadaşı Safa Gali’nin katili hakkında idam kararı vermiş ve resmi makamlar çok sayıda soruşturma komitesi kurmuş olsa da Irak hükümeti hala aktivistler, hukuk ve insan hakları örgütleri tarafından geniş çaplı eleştirilerle karşı karşıya. Hükümet bir yıldan fazla süren 2019 protesto gösterilerinde en az 600 kişinin öldürülmesine karışan kişileri tutuklayamaması nedeniyle şiddetli eleştirilere maruz kalıyor.



ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
TT

ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)

ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) çalışanları, 2024’ün ilk aylarında, Gazze’nin kuzeyinde gıda ve tıbbi yardım eksikliğinin kritik boyutlara ulaştığına dair uyarılarını, dönemin ABD Başkanı Joe Biden yönetimindeki üst düzey yetkililere iletti. Şarku'l Avsat'ın Reuters’tan aktardığı habere göre, söz konusu uyarılar kurum içi yazışmalar yoluyla yapıldı.

Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki saldırılarının ve İsrail’in Gazze’ye kara harekâtının üzerinden üç ay geçtikten sonra hazırlanan iç mesajda, Ocak ve Şubat aylarında iki aşamada bölgeye giden Birleşmiş Milletler çalışanlarının sahada gözlemlediği sarsıcı manzaralar ayrıntılı biçimde yer aldı.

frgtyu7
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’da, hayır mutfağından pişmiş yemek almak için bekleyen Filistinliler, 28 Nisan 2025 (Reuters)

Çalışanlar, yollarda insan uyluk kemiği ve başka kemikler gördüklerini, araçlarda bırakılmış cesetlere rastladıklarını aktardı. Ayrıca özellikle gıda ve temiz içme suyu başta olmak üzere insani ihtiyaçlarda “felaket düzeyinde” bir eksiklik bulunduğunu vurguladılar.

Ancak Reuters’in görüştüğü dört eski yetkili ile incelenen belgelere göre, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Jack Lew ve yardımcısı Stephanie Hallett, telgrafların yeterli tarafsızlık içermediği gerekçesiyle ABD hükümeti içinde daha geniş biçimde dağıtılmasını engelledi.

Gazze’deki duruma resmî itiraf meselesi

Altı eski ABD’li yetkili, Şubat 2024’te gönderilen telgrafın, yılın ilk yarısında iletilen ve İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı nedeniyle sağlık, gıda, hijyen koşullarındaki hızlı bozulmayı ve toplumsal düzenin çöküşünü belgeleyen beş telgraftan biri olduğunu söyledi.

vf
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye’de, savaşta yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler, 6 Ocak 2026 (Reuters)

Reuters bu telgraflardan birini inceledi. Diğer dört telgrafın da Lew ve Hallett tarafından “tarafsızlık” kaygısıyla engellendiğini, içeriklerini bilen dört eski yetkili doğruladı.

Üç eski ABD’li yetkili, bu telgraflardaki ayrıntıların olağanüstü derecede sarsıcı olduğunu ve yönetim içinde geniş biçimde paylaşılsaydı üst düzey karar alıcıların dikkatini çekeceğini belirtti. Yetkililere göre bu durum, Biden’ın aynı ay yayımladığı ve ABD istihbarat ve silah tedarikini İsrail’in uluslararası hukuka uyumuna bağlayan ulusal güvenlik muhtırasına yönelik denetimi de sıkılaştırabilirdi.

O dönem USAID’de Batı Şeria ve Gazze’den sorumlu bilgi birimi başkan yardımcısı olan Andrew Hall, “Telgraflar insani bilgiyi aktarmanın tek yolu değildi; ancak büyükelçinin Gazze’deki gerçek durumu resmen kabul etmesi anlamına gelirdi” dedi.

ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği, bölgedeki diğer büyükelçiliklerden gelenler de dahil olmak üzere Gazze’ye ilişkin telgrafların çoğunun hazırlanması ve dağıtımını denetliyordu. Üst düzey bir eski yetkili, Büyükelçi Lew ve yardımcısı Hallett’in sık sık USAID yönetimine, telgraflardaki bilgilerin zaten medyada geniş biçimde yer aldığını söylediklerini aktardı.

Eski Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Biden’ın temsilcileri, söz konusu telgrafların hiçbir zaman ABD hükümetinin üst kademelerine ulaşmadığı iddiasına ilişkin yorum taleplerine yanıt vermedi.

Gazze savaşı, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te düzenlediği ve 1.250’den fazla kişinin öldüğü saldırıların ardından başladı. Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bini aştı.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl eylülde Beyaz Saray’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yanında Gazze için barış planını açıklamış olsa da, çatışmalar durmadı. Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana yaklaşık 481 kişi daha öldürüldü.

Biden yönetiminin savaş boyunca İsrail’e verdiği destek, Demokrat Parti içinde derin bir bölünmeye yol açtı ve konu parti adayları açısından hâlâ çözülmüş değil. Reuters/Ipsos’un geçen ağustosta yaptığı ankete göre, Demokratların yüzde 80’inden fazlası İsrail’in Gazze’deki askerî karşılığının aşırı olduğunu ve ABD’nin açlık riskiyle karşı karşıya olan Gazze halkına yardım etmesi gerektiğini düşünüyor.


Hamas'ın silahları birkaç gün içinde arabulucuların masasında olacak

Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
TT

Hamas'ın silahları birkaç gün içinde arabulucuların masasında olacak

Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)

Gazze'de Filistinli gruplar içindeki kaynaklar Şarku’l Avsat'a, Hamas ile silah meselesi konusunda "genel istişarelerin" devam ettiğini doğruladı. Bir kaynak, "özellikle Gazze Şeridi'ndeki hükümet operasyonlarının (Gazze İdari Komitesi'ne) devredilmesiyle birlikte, grupların silahları konusunda arabulucularla daha ciddi görüşmelerin önümüzdeki günlerde başlayacağını" ifade etti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılmasını ateşkesin ikinci aşamasının uygulanması için temel bir koşul olarak görürken, Filistin hareketi silahlarının akıbetini bu konuda "ulusal bir uzlaşmaya" bağlıyor.

Hamas'tan bir kaynak Şarku’l Avsat'a, silahların akıbeti konusunun "kamuoyu istişareleri" aşamasında olduğunu söyledi.

Kaynaklar, "kapsamlı ve kapsayıcı bir ulusal çerçeve" oluşturulmasının gerekliliğini vurguladı. Ayrıca, "Filistinli gruplarla bazı istişarelerin yapıldığını ve bu konuyu ele alacak ciddi görüşmeler sırasında arabuluculara sunulmak üzere bir önerinin hazırlandığını" vurguladılar.


Halep, savaşın tozunu üzerinden atarak iddialı projelerle eski canlılığına kavuşuyor

Restorasyon ve işletmeye açılmasının ardından çarşılardan biri (Şarku'l Avsat)
Restorasyon ve işletmeye açılmasının ardından çarşılardan biri (Şarku'l Avsat)
TT

Halep, savaşın tozunu üzerinden atarak iddialı projelerle eski canlılığına kavuşuyor

Restorasyon ve işletmeye açılmasının ardından çarşılardan biri (Şarku'l Avsat)
Restorasyon ve işletmeye açılmasının ardından çarşılardan biri (Şarku'l Avsat)

Suriye'nin Halep şehri, savaş ve depremin tozunu üzerinden atıyor ve özellikle iddialı projelerle tarihi çarşısında yavaş yavaş eski canlılığını ve ruhunu yeniden kazanıyor.

UNESCO tarafından koruma altına alınan bu tarihi çarşı, Bab Antakya'dan Halep Kalesi civarına kadar uzanan onlarca çarşıyı içerir. Memlük, Zengi ve Osmanlı dönemlerine ait hamamlar ve kervansaraylara ev sahipliği yapar; her bir çarşının belirli bir zanaat veya emtia konusunda uzmanlaşmış olmasıyla öne çıkar.

Kültür Bakanlığı ve uluslararası ortaklar, 2018'den bu yana restorasyon projeleri başlattı; bu projeler arasında 40 çarşıdan 13'ünün yeniden açılması ve yüzlerce dükkanın sahiplerine iade edilmesi yer alıyor. Bu çalışmalarda orijinal taşlar ve yetenekli el işçiliği kullanılıyor.

Mimar Fatima Hulendi Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, Halep'in tarihi çarşısının estetiği ve benzersizliği hakkında coşku ve gururla konuşuyor ve "El-Sakatiyye 1" çarşısrının, Bab Antakya'dan Suk el-Zerb'e uzanan düz bir hat üzerinde yer alması nedeniyle Halep'teki eski çarşılar için hayati bir damar olduğunu belirtiyor.