ABD Senatosu’ndan bir heyet, Beyrut’ta siyasi anlaşmazlıklara son verilmesi çağrısında bulundu

Cumhurbaşkanı Avn: Bakanlar Kurulu yakında oturumlarına devam edecek

Cumhurbaşkanı Mişel Avn, ABD Senatosu heyetiyle çektirdiği fotoğraf. Avn’ın sağında Daryl Issa ve solunda Darren Lahoud ve Edward Gabriel duruyor (AP)
Cumhurbaşkanı Mişel Avn, ABD Senatosu heyetiyle çektirdiği fotoğraf. Avn’ın sağında Daryl Issa ve solunda Darren Lahoud ve Edward Gabriel duruyor (AP)
TT

ABD Senatosu’ndan bir heyet, Beyrut’ta siyasi anlaşmazlıklara son verilmesi çağrısında bulundu

Cumhurbaşkanı Mişel Avn, ABD Senatosu heyetiyle çektirdiği fotoğraf. Avn’ın sağında Daryl Issa ve solunda Darren Lahoud ve Edward Gabriel duruyor (AP)
Cumhurbaşkanı Mişel Avn, ABD Senatosu heyetiyle çektirdiği fotoğraf. Avn’ın sağında Daryl Issa ve solunda Darren Lahoud ve Edward Gabriel duruyor (AP)

ABD Senatosu’ndan bir heyet, dün Beyrut’u ziyaret etti. Heyet ziyaret sırasında, ‘ekonomik ve sosyal koşulların ele alınması noktasında yaşanan siyasi anlaşmazlıkları sona ermesi’ çağrısında bulundu. Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, heyete, ‘hükümetin içinde bulunduğu mevcut koşulların devam etmeyeceğini ve Bakanlar Kurulu'nun yakında yeniden toplanacağını’ söyledi. Avn, Lübnan hükümetinin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 1701 sayılı kararına bağlı olduğunun da altını çizdi.
Dün Beyrut'a gelen heyet, burada Cumhurbaşkanı Avn, Meclis Başkanı Nebih Berri, Başbakan Necib Mikati, Lübnan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Avn ve İçişleri Bakanı Bessam Mevlevi ile görüşmeler gerçekleştirdi.Heyette ABD Senatosu’nun Lübnan asıllı üyeleri Daryl Issa ve Darren Lahoud'un yanı sıra Lübnan için Amerikan Destek Grubu (Task Force for Lebanon) Başkanı Edward Gabriel ve grubun çok sayıda üyesi yer aldı.
Lübnan hükümeti, Beyrut Limanı patlamasına ilişkin davayı yürüten yargıç Tarık el-Bitar’ın prosedürleriyle ilgili anlaşmazlıklar nedeniyle hükümet organları arasında yaşanan krize kesin bir çözüm üretemedi.  Kaynaklar, Bitar'ın kabine toplantılarının yapılmasının önünde engel oluşturan prosedürleriyle ilgili anlaşmazlıkları çözmek için tartışmaların devam ettiğini söylediler.
Cumhurbaşkanı Avn, ABD’li heyete Lübnan'ın içinde bulunduğu ve birkaç yıl öncesine dayanan birikimlerin yol açtığı ağır ekonomik krizden çıkışa doğru ilerlemeye başladığını ve bağışçı ülkelerden kredi almak için Uluslararası Para Fonu (IMF) ile müzakere için bir program hazırlandığını söyledi. Avn, bu program çerçevesinde borç ve zarar tespitinden sonra finans ve bankacılık sistemini de içine alan reformlar üzerinde çalışılırken gelirin adil olarak dağılımının ülkenin mali dengesini yeniden sağlayacağını belirtti.
Devlet yapısının yeniden düzenlenmesi, vergi sisteminin incelenmesi, harcamaların kontrol edilmesi, israfın önlenmesi ve kamu hazinesini olumsuz etkileyen yolsuzlukla mücadele çalışmalarının takibinin önemine dikkati çeken Avn, Alvarez & Marsal Şirketi tarafından Lübnan Merkez Bankası’nın (BDL) hesaplarında gerçekleştirilen adli mali denetimin onaylanan adımlar arasında olduğuna işaret etti.
Lübnan Cumhurbaşkanı ABD’li heyetle olan görüşme sırasında Lübnan hükümetinin kabul edeceği reform programlarına ABD'nin desteğini sabırsızlıkla beklediğini söyledi. Avn ayrıca, ABD yönetiminin Mısır, Ürdün ve Suriye'den doğalgaz ve elektrik ithal etme sürecini kolaylaştırmakta oynadığı role de dikkat çekti. Avn, bu çalışmanın Lübnan'da elektriği güvence altına almak için sahip olacağı olumlu yansımaların da altını çizdi.
Lübnan Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada, Avn'ın heyetin sorularına verdiği bir yanıtta, Lübnan'ın BMGK’nın 1701 sayılı kararını uygulamaya olan bağlılığını vurgularken İsrail'in bu kararın hükümlerine ilişkin zaman zaman yaptığı ihlallere işaret ettiği belirtildi. Cumhurbaşkanı Avn, Lübnan'ın güneyindeki deniz sınırlarını belirlemek için dolaylı müzakereleri sürdürmeyi ve ABD Dışişleri Bakanlığı'nın İşleri Özel Temsilcisi Amos Hochstein'in Lübnan'ın doğal kaynaklarını sınırdaki petrol ve doğal gaz sahalarına yatırma hakkını garanti eden bir anlaşmaya varmak amacıyla başlattığı çalışmalarına geri dönmesini dört gözle beklediğini ifade etti.
Avn, Başbakan Necib Mikati ile arasında gündeme getirilen meseleler ve Lübnan'ın ihtiyaç duyduğu reformların uygulanması gereği konusunda mutabakata varıldığını belirterek hükümetin içinde bulunduğu mevcut şartların devam etmeyeceğini ve Bakanlar Kurulu’nun yakında yeniden toplanacağını söyledi.
Gerek Temsilciler Meclisi’nde gerekse Cumhurbaşkanlığı’nda olsun, anayasal haklara bağlı olunduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı, Özellikle Beyrut Limanı patlaması ve Tayune olayları ile ilgili soruşturmalarda kuvvetler ayrılığının önemine, yargının bağımsızlığına ve siyasetin yargıdan uzak tutulmasına odaklanılması gerektiğini vurguladı.
Öte yandan ABD heyetinden Issa ve Lahoud, Cumhurbaşkanı Avn’a ABD Senatosu’nun Lübnan'daki son gelişmelerle yakından ilgilendiğini ve Lübnan’daki sivil ve askeri kurumlara yardımda bulunmaya devam etmeyi istediğini bildirdiler.
Lübnan Cumhurbaşkanlığı’nın açıklamasına göre ABD Senatosu üyeleri Issa ve Lahoud, Senato üyelerinin Lübnan’ın içinden geçtiği bu hassas dönemde Cumhurbaşkanı'nın yapıcı bir rol üstlenmesini sabırsızlıkla beklediklerini, Lübnan ekonomisinin canlanması ve anayasal kurumların düzenli bir şekilde çalışmaya başlaması ve istenen reformların gerçekleştirilmesi ve halkın diğer ülkelere göçünü azaltılması için doğal kaynaklarını kullanmasıyla yakından ilgilendiklerini belirttiler.
Lübnan için Amerikan Destek Grubu Başkanı Gabriel ise grubun ABD yönetimi ve Senato ile ABD-Lübnan ilişkilerini güçlendirmek ve her alanda geliştirmek için yaptığı çalışmalara değindi. Görüşmede heyetin, hükümetin yeni talimatlarına sağlayabileceği destek ele alındı.
ABD’li heyet, Cumhurbaşkanı Avn ile gerçekleşen görüşmeden kısa bir süre sonra, Başbakan Necib Mikati'yi ziyaret etti. Başbakan Mikati, görüşmede ABD'nin Lübnan'daki duruşundan ve orduya verdiği destekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Mikati, Lübnan'ın uluslararası kararları uygulama ve güvenlik ve istikrarı koruma konusundaki kararlılığını vurguladı.
Buna karşın ABD’li heyet, ABD’nin çeşitli düzeylerde Lübnan'ın yanında olduğunu ve Lübnan hükümetinin çabalarını desteklediğini belirtti. Heyet, ekonomik ve sosyal koşulların ele alınması için hükümet içindeki siyasi anlaşmazlıkların sona erdirilmesi gerektiğinin de altını çizdi.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.