Yemen: Taiz ve İbb’de Husilere ağır darbe

Arap Koalisyonu Marib, el-Beyda ve el-Hudeyde 34 operasyon gerçekleştirdi.

Yakın zamanda Marib’e katılan Yemen destek güçlerinden bir kare (AFP)
Yakın zamanda Marib’e katılan Yemen destek güçlerinden bir kare (AFP)
TT

Yemen: Taiz ve İbb’de Husilere ağır darbe

Yakın zamanda Marib’e katılan Yemen destek güçlerinden bir kare (AFP)
Yakın zamanda Marib’e katılan Yemen destek güçlerinden bir kare (AFP)

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu, Yemen ordusuna ve Marib ve el-Cevf’teki halk direniş güçlerine desteğini sürdürürken, Koalisyon’a bağlı Ortak Kuvvetler, Stockholm Anlaşması hükümleri dışında kalan bölgeler kapsamında İbb ve Taiz illerinde başlattığı operasyonun ikinci gününde, Batı sahilinde bulunan Husi milisleri ağır darbe aldı.
Askeri gözlemciler, önümüzdeki günlerde sahada hızlı bir dönüşüme tanık olunacağını düşünürken, Ortak Kuvvetler Medya Birimi yaptığı açıklamada, el-Hudeyde’nin güneydoğusunda yer alan Hays bölgesinin tamamen güvenlik altına alındığını ve Taiz’in batısındaki el-Barah şehrinin kuşatıldığını, Hudeyde ve İbb’den  Husi milislerine gelen sevkiyatların kesildiğini, bu bölgelere bakan tepelerin güvenceye alındığını duyurdu.
Söz konusu ani operasyonlar, Stockholm Anlaşması çervesinde, güçlerini batı kıyılarından çekerek, Marib’e yönelik saldırılarını yoğunlaştırmak için güvenli bir yer bulan Husi milisler arasında şoka neden oldu. Diğer yandan, Ortak Kuvvetler operasyonlarına devam edeceği, Hays’ı kontrol altına almakla için el-Cerahi bölgelerine, Taiz’in kuzeybatısında yer alan Makbene’ye ve İbb’deki Udayn bölgelerine doğru operasyon düzenleneceğine yönelik söylentiler yayılıyor.
Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu, son 24 saat içinde Marib ve el-Beyda’da Husi milislerine karşı 15 operasyon, Batı sahilindeki Yemen güçlerini desteklemek üzere 19 operasyon gerçekleştirildiğini belirtti.
Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'dan aktardığı habere göre, Arap Koalisyonu’nun Twitter hesabı üzerinden yapılan paylaşımlarda, bir hava savunma sistemi ve Husi milislerine ait 11 askeri aracın imha edildiği, Marib ve el-Beyda’da Husi milislerin 70’den fazla üyesinin etkisiz hale getirildiği belirtildi. Ayrıca Batı sahilindeki Ortak Kuvvetleri desteklemek ve sivilleri korumak için yapılan operasyonlarda, bir komuta kontrol merkezinin yanı sıra insansız hava araçlarını depolamak ve yönlendirmek için kullanılan bir noktanın da hedef alındığı açıklandı.
Arap Koalisyonu, Yemen kuvvetlerinin Stockholm Anlaşması hükümleri dışında kalan Batı sahilindeki operasyonlarına verdiği desteği yineledi. Cuma günü yapılan açıklamada, Husi milislere karşı Marib ve el-Beyda’da 28 operasyon gerçekleştirildiği, Husilere ait 19 askeri aracın yanı sıra bir hava savunma sisteminin imha edildiği ve 105’yen fazla terörist Husi milis unsurunun etkisiz hale getirildiği bildirildi. Aynı zamanda Batı sahilindeki Yemen güçlerini desteklemek ve sivilleri korumak için 7 operasyon yapıldığı açıklandı.
Batı sahilindeki Ortak Kuvvetler tarafından başlatılan askeri operasyonların sonuçları ile ilgi olarak, Hays’ın güneyinde Taiz’in idari sınırları içerisinde stratejik bölgelerde geniş çaplı bir operasyon başlatıldığı ve operasyonun söz konusu bölgelerin kontrolüyle sonuçlandığı bildirildi.
Amalika Tugayı Askeri Medya Merkezi’nin aktardığına göre, Tugay Sözcüsü Memun el-Mahcimi “Ortak Kuvvetler birkaç noktada geniş çaplı operasyonlar başlattı. Stratejik bölgeleri temizlemeyi ve kontrol altına almayı başardı. Söz konusu bölgeler arasında, Tuğla fabrikası, Zami Vadisi, Zami pazarı, İrfan Vadisi ve Cebek el-Gaziye ve Zami bölgesine bakan Cebel el-Berşa yer alıyor” açıklamasında bulundu.
Askeri Medya Birimi söz konusu operasyonların, Ortak Kuvvetler Taiz ile Hays’ı birbirine bağlayan, el-Nuceybe’nin kuzeyindeki Cebel Omar ve el-Mahcer bölgesinin kontrolünün ele geçirilmesinden bir gün sonra geldiğini belirtti. Ortak Kuvvetler Nuceybe’de, ağır ve orta ağırlıktaki silahlar kullanan Husi milisleriyle şiddetli çatışmalara girmiş, çatışma milisler arasında onlarca kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olurken, geri çekilmelerine ve Husilere ait araç ve ağır silahların imha edilmesi ile sonuçlanmıştı.
Askeri Medya Birimi’ne göre, kurtarılan bölgelerde konuşlanan Ortak Kuvvetler Taiz ve el-Hudeyde’yi birbirine bağlayan yolları açmaya ve Husi milislerin yerleştirdiği mayın ve patlayıcıları temizlemeye başladı.
Bunun yanı sıra, aynı askeri kaynaklar, Ortak Kuvvetler operasyonlara devam ettiğini, Hays bölgesinin kuzeyinde bulunan, İbb, Hays ve El-Cerahi birbirine bağlayan stratejik el-Aden üçgeninin kontrolünü ele geçirdiğini, çeşitli tipte orta ve ağır silahlar kullanan Husi milislere karşı girilen çatışmada, onlarca unsurun etkisiz hale getirildiği ve yaralandığı ayrıca çok sayıda Husi üyesinin yakalandığı ve milislere ait askeri araçların hasar gördüğü bildirildi.
Askeri medyada çıkan haberlere göre, Ortak Kuvvetler’in Askeri Mühendislik Birimi, Hays’ın kuzey ve batısında yakın zamanda kurtarılan bölgeleri mayınlardan ve savaşının kalıntılarından temizlemeye başladı.
Askeri Mühendislik Birimi’nden bir kaynak, kurtarılan bölgelerin güvenliğini sağlamak ve son askeri operasyonlar ile geniş bölgelerde çıkarılan Husi milislerin döşemiş olduğu mayınlardan temizlemek için ekiplerin yoğun bir şekilde çalıştığını ve büyük miktarlarda mayın ve patlayıcı maddeyi çıkarmayı başardıklarını belirtti. Kaynak ekibin ayrıca, kurtarılan bölgelerdeki durumu normalleştirme görevlerine bağlı çalışmaları kapsamında coğrafi yapıya kamufle edilmiş bir grup füzeler, çeşitli patlayıcılar ve cihazlar bulduğunu ve bunları imha ettiğini bildirdi.
Arap Koalisyonu’na bağlı Ortak Kuvvetler üç ana oluşumdan eğitimli tugayları içeriyor ve Amalika Tugayı, Tihame Tugayları ve Ulusal Direniş Güçleri’nden (Cumhuriyet Muhafızları) oluşuyor. Ortak Kuvvetler el-Hudeyde şehrinden güneye doğru sahil şeridinde 90 km’lik alana yeniden konuşlandırıldı. Kızıldeniz’e açılan el-Hima limanından başlayıp doğuda Hays bölgesi ile biten bölgede Husi milisleriyle temas hatları yeniden çizildi. Askeri medyada cuma günü, Ortak Kuvvetler’in İbb ve Taiz bölgeleri içerisinde bulunan Sakm, el-Mahcer ve el-cebeleyn bölgelerinin yanı sıra Husi milislerin doğu, kuzey ve kuzeybatıda konuşlandığı stratejik bölgeleri temizlediğini belirtti.
Husi milisler, Ortak Kuvvetlerin bu bölgelerde yeniden konuşlanması ile çizilen çatışma sınırının dışına ilerlemeye çalışmış, ancak büyük kayıplar vermişlerdi. Bu durum, milislerin kontrolünü yeniden ele geçirdiği bölge ve köylerde yaşayanlara yönelik misilleme saldırıları yapmasına neden oldu.
Arap Koalisyonu yaptığı açıklamada, Ortak Kuvvetlerin yeniden konuşlandırılması ile ilgili kafa karışıklığını gidererek, Koalisyona bağlı askeri güçlerin ve Yemen hükümetine bağlı güçlerin operasyon alanında yeniden konuşlandırılmasının, Ortak Kuvvetler Komutanlığı’nın askeri planları kapsamında geldiğini ve Yemen hükümetinin ulusal savaşında tüm cephelerde desteklemeye yönelik askeri strateji ile uyumlu olduğunu belirtti.
Arap Koalisyonu Sözcüsü Albay Turki el Maliki, Ortak Kuvvetler Komutanlığı direktifleri doğrultusunda, Batı sahilindeki Ortak Kuvvetlerin güçlerinin yeniden konuşlandırıldığını, yeniden konuşlandırma işleminin disiplinli bir şekilde, koalisyon güçlerinin gelecek planları doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti.
Ortak Kuvvetlerin yeniden konuşlandırılmasından yaklaşık bir hafta sonra kuvvetlerin hareketlilik başlarken, Yemenli gözlemciler kararın yerinde olduğunu zira, Stockholm Anlaşması nedeniyle el-Hudeyde’nin ve limanlarının özgürleştirmesine izin verilmediği için, şehrin etrafının boş bırakmalarının mantıksız olduğunu belirttiler.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.