Arap Ülkelerindeki Dünya Mirası kitabı UNESCO’da tanıtıldı

Şeyha Mai: Kitap, Dünya Miras Listesi'ndeki kültür varlıklarımızı belgeleyerek bunların korunmasına katkıda bulunuyor

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) Fransa'nın başkenti Paris'teki genel merkezinde gerçekleşen Arap Ülkelerinde Dünya Mirası kitabının tanıtımından bir kare
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) Fransa'nın başkenti Paris'teki genel merkezinde gerçekleşen Arap Ülkelerinde Dünya Mirası kitabının tanıtımından bir kare
TT

Arap Ülkelerindeki Dünya Mirası kitabı UNESCO’da tanıtıldı

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) Fransa'nın başkenti Paris'teki genel merkezinde gerçekleşen Arap Ülkelerinde Dünya Mirası kitabının tanıtımından bir kare
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) Fransa'nın başkenti Paris'teki genel merkezinde gerçekleşen Arap Ülkelerinde Dünya Mirası kitabının tanıtımından bir kare

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) dün akşam, Fransa'nın başkenti Paris'teki genel merkezinde Arap Bölgesel Dünya Mirası Merkezi, Arap Ülkelerinde Dünya Mirası adlı kitabının ikinci cildinin tanıtımını yaptı. Tanıtım, UNESCO Genel Direktörü Audrey Azoulay ve Merkez Yönetim Kurulu Başkanı Şeyha Mai bint Muhammed el Halifa, Arap Eğitim, Kültür ve Bilim Örgütü (ALECSO) Genel Müdürü Dr. Muhammed Veled Amar ve üst düzey diplomatik yetkililer, uluslararası kuruluşların temsilcileri ve medyanın katılımıyla gerçekleştirildi.
Kitabın ikinci cildi, Bahreyn Kültür ve Tarihi Eserler Kurumu, Arap Bölgesel Dünya Mirası Merkezi ve Arap Eğitim Kültür ve Bilim Örgütü işbirliği ve Bahreyn Körfezi'nin desteklediği ortak bir çalışma neticesinde yayınlandı.

Tanıtım vesileyle, Şeyha Mai bint Muhammed el-Halifa konuya dair şu açıklamaları yaptı: “Arap ülkelerinin, dünya ve insan mirasını korunması ve yaşatılmasında en önemli ortağı olan UNESCO'nun merkezinden, kültürel ve doğal simge niteliğindeki yapılarımızı ve Dünya Mirası Listesi'ndeki sit alanlarımızı belgeleyen bu kitabın ikinci cildini çıkarıyoruz. Genel Direktör Bayan Audrey Azoulay başkanlığındaki organizasyona dünyadaki insan mirasını koruma alanındaki büyük işbirliği için teşekkür ederiz. Son on yılda, bölgemizdeki ülkeler, Arap dünyasının insani, medeni ve doğal bileşenlerinin zenginliğini yansıtan, Arap mirası haritasını güçlendiren, aynı zamanda dünyaya insan medeniyeti hikayesine katkılarımızı tanıtan birçok arkeolojik ve doğal kültürel anıt ve eser Dünya Mirası Listesi'ne kaydedildi.
Şeyha Mai, Arap Bölgesel Dünya Mirası Merkezi'nin kültürel ve doğal mirası korumak ve Arap kültürel mirasının küresel statüsünü geliştirmek için küresel ve bölgesel ortaklarıyla birlikte çalıştığını söyledi. Ayrıca, Arap ülkelerinin 1972 Dünya Mirası Sözleşmesini uygulamalarına yardımcı olmanın yanı sıra, bazı bölgelerde meydana gelen olaylar ve çatışmalar nedeniyle Arap dünya mirasına gölge düşüren zorluklarla yüzleşmek için çalışmaların devam etmesi gerektiğini vurguladı. Arap dünyasının bazı bölgelerinde meydana gelen olaylar ve çatışmaların yanı sıra Kovid-19 pandemisi ile gelen olumsuz etkilerin arkeolojik ve tarihi alanların kapanmasına neden olduğunu da belirtti.
Arap Ülkelerinde Dünya Mirası kitabının ikinci cildinin, Dünya Mirası Listesi'nde kayıtlı mirası ve arkeolojik alanları tanıtmak ve bunları tek bir yerde toplamak suretiyle, ilk baskıdaki hedefinin tamamlamasını umduğunu dile getirdi. Dünya Mirası Listesi'nde kayıtlı varlıkları ve arkeolojik alanları teşvik ederek ve bunları Arap ve uluslararası okuyucunun sürdürülebilir kalkınma için temel bir bileşen olan tarihi şehirler, popüler pazarlar, eski evler, eski camiler ve diğerleri gibi Arap ülkelerinin kültürel hazineleri hakkında bilgi edinmek üzere başvurabileceği tek bir referansta bir araya getirildi.

Şeyha Mai bint Muhammed el Halifa, Bahreyn’e kitabın yayınlanmasına verdikleri destekleri için teşekkür etti. Ayrıca ALECSO'nun Arap medeniyet başarılarını belgeleme ve kaydetme başarısına ve Arap mirasıyla ilgili bilgileri dünya çapında tanıtımına yaptığı katkı ve işbirliğine teşekkür etti.
Dr. Muhammed Veled Amar, Arap Ülkelerindeki Dünya Mirası Kitabının, tüm zorluklara ve sıkıntılara rağmen, Arap ülkelerindeki bu tür mirasın statüsünü küresel muadili içinde güçlendirmeye katkıda bulunduğunu belirtti.
Kitabın yayınlanmasının Arap ülkelerinin kültürel ve tarihi miraslarını koruma çabalarını yansıttığını ve uluslararası ve Arap kurumları arasındaki işbirliğinin önemini vurgulayarak, ALECSO ile Bölgesel Merkez'in bu başarıya ulaşmadaki ortak çalışmasına da  övgüde bulundu.
ALECSO'nun Arap dünyasında dünya mirası varlıklarının aday gösterilmesini desteklemeye çalıştığını ve Arap ülkelerinde kentsel ve mimari mirasın kayotlarının tutulmasına dair bir çalışma başlatılmasını incelediğini açıkladı. Bu alanda aktif olan mekanizmalardan biri olan Arap Ülkelerinde Mimari ve Kentsel Miras Gözlemevi aracılığıyla, bunun sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmayı desteklemek için Arap işbirliği için uygun bir fırsat teşkil edeceğini kaydetti.

Ernesto Ottone Ramirez, kitabın içeriğinden ve karşılaştıkları zorluklardan, özellikle de Arap dünyasında ve dünyada miras ve kültür sektörünü etkileyen ve birçok kültürel varlığın kapanmasına neden olan Kovid-19 pandemisinin zorluklarına rağmen Arap Dünya Mirası alanlarını tanıtmadaki rolünden bahsetti.
Kitabın ilk cildinin 10 yıl sonra yayınlanmasının, ekonomik ve sosyal kalkınmanın ve yerel toplulukların iyileştirilmesinin kollarından biri olarak kabul edilen Dünya Mirası alanlarının yayınlanması ve tanıtılması gerekliliğini doğruladığını kaydetti.
İkinci ciltle birlikte dünyaya üç dilde (Arapça, İngilizce ve Fransızca) hitap eden Arap Ülkelerinde Dünya Mirası kitabı, Arap dünyasındaki Dünya Mirası alanlarını tanıtmayı ve yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Bunlarla ilgili bilgiler Kuzey Afrika’dan Körfez bölgesine uzanan ve büyük farklılıklar gösteren yerleşkeler. İkinci kitapta 86 kültürel ve doğal yerleşke var. Kitabın ilk versiyonuna göre 20 yeni mevki var. Arap ülkelerinin sahip olduğu mirasın zenginliğini ve güzelliğini yansıtan bu yeni alanlar, 2011 ve 2019 yılları arasında Dünya Mirası Listesi'ne kaydedildi.

Kitabın ilk cildi 2012 yılında Bahreyn Kültür Bakanlığı, UNESCO ve ALECSO işbirliği ile Bahreyn’in desteğiyle yayımlandı. Kitap, dikkat çekici fotoğraf kareleri ve Dünya Mirası Listesi'ne kayıtlı Arap yerleşim yerlerinin ayrıntılarını içerdiğinden, güçlü görsel bir dile sahip. Çünkü tüm alanlar dünya mirası fotoğrafçılığında uzmanlaşmış Fransız fotoğrafçı Jean-Jacques Gilbert tarafından fotoğraflandı.
Arap Ülkelerinde Dünya Mirası kitabının yayınlanmasıyla, Arap Bölgesel Dünya Mirası Merkezi, Arap miras alanlarını karakterini yansıtan çeşitliliği korumanın ve bunun önemine ışık tutmanın yanı sıra, kitabın bu yüksek kültürel düzeyde piyasaya sürülmesi, dünya mirası alanlarına ilgiyi teşvik etmek ve mevcut ve gelecek nesiller için önemi konusunda farkındalığı artırmak için Arap Bölgesel Dünya Mirası Merkezi ve ALECSO arasındaki işbirliğinin doğasına odaklanmaya da katkıda bulunuyor.



Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
TT

Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)

Bilinen en eski omurgalının 4 gözü olduğu tespit edildi. 

Örümceklerin 8, arıların 5, kutu denizanalarının ise 24 gözü var. Ancak bu istisnaların dışında yeryüzündeki çoğu hayvan sadece iki göze sahip.

Öte yandan bilim insanları, omurgalıların zaman içinde diğer gözlerini kaybederek bugünkü görünümüne ulaştığını söylüyor.

518 milyon yıl önce yaşayan Myllokunmingia, dünyanın bilinen en eski omurgalısı. İlk omurgalıların yanı sıra pek çok omurgasız türün de ortaya çıktığı Kambriyen Dönemi'nde yaşayan bu deniz canlıları, bugünkü Çin'in yakınlarındaki sularda dolaşıyordu.

Çin ve Birleşik Krallık'tan araştırmacılar, Çin'in güneyindeki Chengjiang formasyonunda keşfedilen 10 ayrı Myllokunmingia fosilini analiz etti. Bunların 6'sı Haikouichthys ercaicunensis türüne aitken, diğerleri kesin olarak tanımlanamadı.

Göz gibi yumuşak vücut parçaları nadiren korunuyor ancak bilim insanları bu fosillerde göz kalıntıları elde etmeyi başardı.

İleri mikroskop teknikleri ve kimyasal analizler kullanan ekip, hayvanın yüzünün her iki yanında iki büyük göz ve yüzün ortasında iki küçük göz bulunduğunu saptadı.

Bulguları hakemli dergi Nature'da yayımlanan çalışmanın başyazarı Peiyun Cong "Anatomilerini anlamak için işe büyük gözleri inceleyerek başladık ve aralarında iki küçük, tamamen işlevsel göz bulmak tam bir sürpriz oldu" diyerek ekliyor: 

Bunu görmek inanılmaz derecede heyecan vericiydi.

Gözlerin hepsinde melanozom tespit eden araştırmacılar, bu organların "kamera tipi" olduğunu, yani görebilmek için ışığa ihtiyaç duyduğunu saptadı. Bu organeller vücudun çeşitli yerlerinde bulunurken, gözdekiler ışığın emilmesinden ve göz renginden sorumlu.

Ardından gözlerde tespit edilen dairesel yapıların da lens olduğu düşünülüyor. Bu sayede gözler muhtemelen ışığı algılamakla kalmayıp görüntü de oluşturabiliyordu. 

Bilim insanları bu deniz canlısının gelişmiş gözleri sayesinde diğer hayvanlara yem olmaktan kurtulduğunu düşünüyor. Kambriyen patlaması sonucu bu dönemde pek çok büyük yırtıcı tür ortaya çıkmıştı.

Makalenin bir diğer yazarı Jakob Vinther "Böyle bir ortamda 4 göze sahip olmak, bu hayvanlara daha geniş bir görüş alanı sağlamış olabilir ve bu da avcılardan kaçınmada önem taşıyor" diye açıklıyor.

Araştırmacılar ikinci göz çiftinin, bazı modern omurgalılardaki göz benzeri ilkel bir yapının ve insanlarda melatonin salgılayan epifiz bezinin evrimsel kökeni olabileceğini düşünüyor.

Bugünkü bazı balıklar, sürüngenler ve amfibiler, ışığı algılamaktan sorumlu paryetal göze sahip. Bu gözün bağlı olduğu epifiz bezi, insanlarda ve pek çok omurgalıda melatonin üreterek uyumaya yardımcı oluyor.

Cong "Epifiz organları ilk başta görüntü üreten gözlermiş" diyerek ekliyor:

Ancak evrimin ilerleyen aşamalarında küçüldüler, görme yeteneklerini kaybettiler ve uykuyu düzenlemedeki modern rollerini üstlendiler.

Independent Türkçe, Live Science, Discover Magazine, Nature


Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
TT

Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)

Bilim insanları Triceratops'un burnunun, koku alma dışında sıcaklık ve nemi kontrol ettiği için çok büyük olduğunu buldu.

Devasa otobur dinozorlar olan Triceratops'un en dikkat çekici özelliği büyük kafaları ve burunlarıydı. 

Tokyo Üniversitesi'nden Seishiro Tada, Geç Kretase döneminde yaşayan Ceratopsia grubuna ait olan bu dinozorlar hakkında şöyle diyor: 

Özellikle Triceratops'un çok büyük ve sıradışı bir burnu var ve sürüngenlerin temel yapılarını hatırlasam da organların bunun içine nasıl sığdığını anlayamıyordum.

Tada ve ekibi, bu hayvanların burnunun anatomisini ilk kez kapsamlı bir şekilde inceledikleri bir çalışma yürüttü.

Bilim insanları bilgisayarlı tomografiden yararlanarak fosilleri inceledi. Ayrıca burun yapısını daha iyi anlamak için bugün yaşayan sürüngenlere ait verilere de başvurdular.

Bulguları hakemli dergi The Anatomical Record'da yayımlanan çalışmaya göre Triceratops'un sinirleri, diğer sürüngenlerden farklı bir bağlantıya sahipti.

Çoğu sürüngende sinirler ve kan damarları çeneyle burundan geçerek burun deliklerine ulaşıyor. Ancak Triceratops'un kafatası şekli çene yolunu engelleyerek sinir ve damarların burundan ilerlemesine neden oluyordu. 

Tada "Triceratops dokuları büyük burnunu desteklemek için bu şekilde evrimleşti" diye açıklıyor.

Fosil örneklerinde, neredeyse başka hiçbir dinozorda görülmeyen özel bir yapı da keşfedildi. 

Solunum türbinatı adı verilen bu ince, kıvrımlı yapılar, kanı beyne ulaşmadan önce soğutarak nemin kaybolup gitmesinin önüne geçiyordu. 

Araştırmacılar hem bu yapıların hem de sinir ve damarların rotasının değişmesinin, devasa dinozorun vücut sıcaklığını ve nemi kontrol altında tutmaya yaradığını düşünüyor.

Özellikle Geç Kretase'nin nemli sıcağında büyük kafalarını serinletmek üzere evrimleşmişler. 

Yeni çalışma, dinozorların yumuşak doku anatomisi hakkındaki önemli bir boşluğu dolduruyor. 

Araştırmacılar daha sonraki çalışmalarda bu ilginç hayvanların kafatasının diğer kısımlarına dair gizemleri aydınlatmayı umuyor.

Independent Türkçe, Phys.org, Science Blog, The Anatomical Record


Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
TT

Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)

Korku türünün son yıllarda öne çıkan isimlerinden Mike Flanagan'ın sıradaki Stephen King uyarlaması, mevsimine son derece uygun bir takvimle gelebilir. 

Yapımda rol alan Katee Sackhoff, Amazon Prime Video için hazırlanan Carrie dizisinin yayın takvimine dair net bir işaret verdi.

The Haunting: Tepedeki Ev'in (The Haunting of Hill House) dizi sorumlusu ve yönetmeni olarak da tanınan Flanagan'ın, Carrie'yi bölüm bölüm anlatacak bir uyarlama için bizzat King tarafından seçildiği belirtiliyor. Dizinin çekimleri Ekim 2025'te tamamlandı ve 2026'da yayımlanacağı duyuruldu.

"Sizi güzel bir şey bekliyor"

The Direct'in aktardığına göre Sackhoff, açıklamayı Kanada'nın Vancouver kentindeki Fan Expo'da 14 Şubat'ta yaptı. Bo-Katan Kryze rolüyle Yıldız Savaşları (Star Wars) evreninden de tanınan oyuncu, Flanagan evreni anlamına gelen "Flanniverse" esprisiyle söze girip şu ifadeleri kullandı:

Mike Flanagan'a dönersek... Evet, Flanniverse... Carrie, Ekim 2026'da Amazon'da yayına giriyor. Sizi güzel bir şey bekliyor. Çok iyi. Gerçekten çok iyi.

Flanagan'ın Carrie dizisine dair şimdilik fazla detay yok ancak elbette King'in ikonik Göz (Carrie) romanından uyarlandığı biliniyor. Korku yazarının ilk romanı olan kitapta, genç Carrie, maruz kaldığı acımasız zorbalığın ardından mezuniyet balosunu kabusa çeviriyor.

Dizide Carrie White'ı genç yıldız Summer Howell canlandıracak. Çığlık'la (Scream) tanınan Matthew Lillard ise Müdür Grayle rolüyle kadroda yer alacak. Carrie'nin annesi Margaret'ı, Flanagan'ın diğer projeleriyle de tanınan Amerikalı aktris Samantha Sloyan oynayacak. 

Oyuncu kadrosunda ayrıca Alison Thornton ve Thalia Dudek gibi isimler yer alıyor.

Sackhoff, etkinlikte dizinin tonuna dair ufak bir ipucu da verdi: 

Yani, sonuçta Carrie bu... Ateş var mı? Biraz kan da olabilir.

Ardından şunu ekledi: 

Ben çok heyecanlıyım. Bayılacaksınız. Mike Flanagan işini çok iyi yapıyor.

Oyuncu ayrıca Flanagan'ın özellikle King uyarlamalarındaki başarısına dikkat çekerek, "Stephen ona güveniyor" dedi. Ayrıca şakayla karışık King'in Flanagan'a neredeyse "tüm kütüphanesini" açtığını ima etti: 

Şunu da yap, bunu da yap... Peki ya şu?

Flanagan daha önce Doktor Uyku (Doctor Sleep), Chuck'ın Hayatı (The Life of Chuck) ve Oyun (Gerald's Game) gibi eserleri uyarlamıştı. Şimdiyse Kara Kule (The Dark Tower) uyarlaması üzerinde çalışıyor. Flanagan'ın yakın zamanda söylediğine göre proje "ilerliyor, çok sayıda senaryo hazır ve ilk öncelik konumunda".

Independent Türkçe, GamesRadar, The Direct