Libya Başbakanı Dibeybe, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylık başvurusu yaptı

Abdel Hamid Dabaiba, geçici Libya hükümeti başkanı (arşiv)
Abdel Hamid Dabaiba, geçici Libya hükümeti başkanı (arşiv)
TT

Libya Başbakanı Dibeybe, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylık başvurusu yaptı

Abdel Hamid Dabaiba, geçici Libya hükümeti başkanı (arşiv)
Abdel Hamid Dabaiba, geçici Libya hükümeti başkanı (arşiv)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, ülkede 24 Aralık'ta gerçekleştirilmesi planlanan Cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylık başvurusunda bulundu.
Libya Yüksek Seçim Komisyonu'na bizzat gelerek başvuru yapan Dibeybe, çıkışta basın açıklaması yaptı.
Halka hizmet için aday olduğunu vurgulayan Dibeybe, "Size hizmet etmek için aday oldum, başka bir şey için değil. Doğru yol göründü, sizleri umudunuzu kaybetmemeye ve bu yolda ilerlemeye çağırıyorum. Allah'ın izniyle yolumuza beraberce devam edeceğiz" dedi.
Bundan sonra ülkede savaş yaşanmayacağını belirten Dibeybe, Libya'nın birlik ve beraberlik içinde egemen bir devlet olacağını söyledi.

Devrik lideri Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam Kaddafi 14 Kasım'da, ülkenin doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter ise 16 Kasım'da adaylık başvurusunda bulunmuştu.
Geçen cuma günü başkent Trablus’un Şehitler Meydanı’nda toplanan yüzlerce kişi Seyfülislam Kaddafi ve Halife Hafter’in adaylığını protesto etmişti.
Libya Yüksek Seçim Komisyonu ise bugüne kadar toplam 56 kişinin devlet başkanlığı için adaylık başvurusunda bulunduğunu bildirdi.

Tartışmalı seçim yasaları
Libya'da seçimler için zaman daralırken, Temsilciler Meclisi (TM) ve Devlet Yüksek Konseyinden oluşan taraflar, başkanlık ve parlamento seçimlerinin hukuki altyapısını belirleyecek kanunda bugüne kadar uzlaşamadı.
TM Başkanı ve ülkenin doğusundaki gayrimeşru güçlerin lideri Halife Hafter'in siyasi müttefiki Akile Salih, ilk olarak 8 Eylül'de tek taraflı şekilde başkanlık seçimlerine ilişkin bir kanun çıkardığını açıklamıştı.
Salih'in Mecliste oylamaya sunmadan ve Devlet Yüksek Konseyine başvurmaksızın çıkardığı bu kanun, Konsey tarafından reddedilmişti.

Son olarak TM, 4 Ekim'de tek taraflı çıkardığı bir başka kanunla, parlamento seçimlerinin başkanlık seçimlerinden bir ay sonra yapılacağını duyurmuştu. ​​​​​​​
BM öncülüğündeki Siyasi Diyalog Forumu'nun Kasım 2020 toplantılarında ise her iki seçimin de 24 Aralık'ta yapılmasına karar verilmişti.



Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
TT

Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)

AFP’nin yerel medyaya ve gazetecilerden birinin kız kardeşine dayandırdığı habere göre, Tunus mahkemeleri önde gelen gazeteciler Murad Zegidi ve Burhan Besis'i kara para aklama ve vergi kaçakçılığından suçlu bularak üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırdı

İki gazeteci, radyo- televizyon programlarında ve sosyal medya paylaşımlarında dile getirdikleri ve Cumhurbaşkanı Kays Said'in otoritesini eleştiren görüşleri nedeniyle yaklaşık iki yıldır gözaltında tutuluyor. Başlangıçta bir yıl hapis cezasına çarptırılmışlardı, ancak temyiz mahkemesi cezalarını sekiz aya indirdi.

Ocak 2025'te serbest bırakılmaları bekleniyordu, ancak kara para aklama ve vergi kaçırma suçlamalarıyla halen gözaltında tutuluyorlar.

Murad'ın kız kardeşi Meryem Zegidi, Facebook'ta "Murad ve Burhan için üç buçuk yıl" diye yazdı. AFP'ye konuşan Zegidi'nin avukatı Gazi Mirabet'e göre, perşembe günü yapılan duruşmanın son oturumunda Mirabet', müvekkilinin serbest bırakılmasını isterken, Besis ise adalet talep etti.

Zegidi'nin diğer avukatı Fethi Muledi ise müvekkilinin eksik vergi beyanname nedeniyle suçlandığını, "bu durumun düzeltildiğini" ve bu nedenle kara para aklama suçlamasının geçersiz olduğunu savundu.

Zegidi ve Besis'in tutuklanmaları, kasım ayı sonunda serbest bırakılan avukat ve gazeteci Sonia Dahmani'nin gözaltına alınması ve göçmenlere yardım etmek için çalışan yaklaşık 10 aktivistin tutuklanmasıyla eş zamanlı geldi. Cumhurbaşkanı Said'in 25 Temmuz 2021'de iktidarı pekiştirmesinden bu yana, muhalefet ve sivil toplum, hak ve özgürlüklerin aşınmasından duydukları hoşnutsuzluğu dile getirdi.

Önde gelen muhalefet figürleri uzun hapis cezaları alarak hâlâ tutuklu bulunuyor. Ayrıca, çoğunlukla "devlet güvenliğine karşı komplo kurma" suçlamasıyla veya sahte haberlerle mücadele hakkındaki 54 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca onlarca avukat, gazeteci ve sivil toplum aktivisti de hapsedilmiş durumda. Bu kararnamenin geniş kapsamlı ifadeleri ve yargı tarafından yaygın olarak uygulanması insan hakları örgütleri tarafından eleştirilmekte.


Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.