Cumhurbaşkanı Erdoğan: FETÖ'cü firariler ile elebaşlarının ülkemize iadesi hususunda güçlü dayanışma bekliyoruz

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: FETÖ'cü firariler ile elebaşlarının ülkemize iadesi hususunda güçlü dayanışma bekliyoruz

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa FETÖ'cü firariler ile bölücü örgüt elebaşlarının ülkemize iadesi hususunda güçlü dayanışma bekliyoruz" dedi.
Uluslararası Polis Teşkilatı (Interpol) 89. Genel Kurul Toplantısı, İstanbul'da başladı.
Haliç Kongre Merkezi'ndeki açılış töreninde, polis memurlarından oluşan tören mangasının taşıdığı Türk bayrağı ve flamalar, salondaki tüm katılımcılar tarafından ayakta karşılandı.
İstiklal Marşı ve Interpol Marşı'nı Polis Akademisi Bando Ekibi'nin çaldığı törende, bugüne kadar şehit verilen tüm polis memurları anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Açılış oturumunda Emniyet Genel Müdürlüğünün faaliyetlerinin anlatıldığı bir video film gösterildi. Açılış törenine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: DEAŞ'ı hezimete uğratan tek ülkeyiz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplantıya gönderdiği video mesajında, geçen sene planlanan toplantıyı küresel koronavirüs salgını sebebiyle ertelemek durumunda kaldıklarını anımsattı.
Salgın şartlarının hafiflemesiyle katılımcıları Türkiye'de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Erdoğan, toplantının ülkeler, halklar ve tüm insanlık için hayırlı olmasını diledi. Erdoğan, koronavirüs salgınında hayatını kaybeden Interpol mensuplarına taziyelerini sundu.
Interpol'ün 194 üyesiyle dünyanın en büyük organizasyonlarından biri olduğunu, Türkiye'nin Interpol'ün öncüsü konumundaki Uluslararası Kriminal Polis Komisyonu'na 1930'da katıldığını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Teşkilatın kurucu üyelerinden birisi olarak, şimdiye kadar iki kez genel kurul toplantısına ev sahipliği yaptık. Önce 24. Genel Kurul Toplantısı vesilesiyle 1955 yılında İstanbul'da, ardından da 65. Genel Kurul Toplantısı münasebetiyle 1996 yılında Antalya'da Interpol mensuplarını ülkemizde misafir ettik. Teşkilatın bu en önemli etkinliğine, tarih, kültür ve medeniyet şehri güzel İstanbul'umuzda 25 yıl sonra yeniden ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz."
Erdoğan, Asya, Avrupa ve Afrika'nın merkezinde yer alan Türkiye'nin farklı güvenlik riskleriyle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti.
Türkiye'nin PKK terör örgütüne karşı 40 yılı bulan mücadelesine, bölgedeki istikrarsızlıklar sebebiyle yeni tehditlerin eklendiğini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye, özellikle komşularımız Suriye ve Irak'taki çatışmalardan en fazla etkilenen ülkelerden biri olmuştur. Halihazırda çeşitli nedenlerle ülkelerinden göçe zorlanan 3,6 milyonu Suriyeli olmak üzere, toplam 5 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapıyoruz. DEAŞ'tan FETÖ'ye, PKK-PYD'den diğer eli kanlı yapılara kadar terörün, terörizmin her çeşidiyle yoğun ve kararlı bir mücadelenin içindeyiz. Aynı şekilde Balkanlar'dan Kuzey Afrika'ya, Kafkaslar'dan Asya'ya uzanan geniş bir coğrafyada vuku bulan her gelişmeden doğrudan etkileniyoruz. Bu güvenlik sınamaları karşısında bir taraftan vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini ülkemizin birlik ve bütünlüğünü garanti altına alırken diğer taraftan da uluslararası güvenliğe katkıda bulunuyoruz. DEAŞ'a karşı göğüs göğüse mücadele eden ve bu örgütü hezimete uğratan tek ülkeyiz. Yabancı terörist savaşçılar konusunda kaynak ülkelere temin ettiğimiz istihbari bilgilerle birçok terör eyleminin önüne geçtik. PKK terör örgütünün Suriye koluna karşı gerçekleştirdiğimiz sınır ötesi harekatlarla 4 milyondan fazla insanı bu örgütün tasallutundan kurtardık."

"2 binin üzerindeki kırmızı bülten sayısıyla Türkiye, ilk on ülke içinde"
Erdoğan, 15 Temmuz gecesi 251 vatandaşı şehit eden FETÖ'ye karşı sınırlar içinde ve dışında etkin tedbirler aldıklarını dile getirdi.
Ege Denizi'nde uygulamaya koydukları önlemler sayesinde 10 binlerce insanın hayatına mal olacak dramların yaşanmasına engel olduklarını, göçmen kaçakçılığı, uyuşturucu kaçakçılığı, insan ticareti ve örgütlü suçlarla mücadelede son dönemde büyük başarılara imza attıklarını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:
"Türkiye olarak tüm bu alanlarda elde ettiğimiz tecrübeleri dost ve kardeş ülkelerin kolluk birimleriyle paylaşmaya önem atfediyoruz. Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı Interpol, iş birliğimizi güçlendirdiğimiz kurumların başında geliyor. 90 yılı aşkın bir süredir Interpol'ün faaliyetlerini etkin bir şekilde destek veriyoruz. Gerek çıkarılan bülten sayısı gerekse Interpol veri tabanlarına girilen veriler açısından önde gelen ülkelerden biriyiz. 2 binin üzerindeki kırmızı bülten sayısıyla Türkiye ilk on ülke içindedir. Son dönemde kamuoyu tarafından takip dilen suçluların yakalanarak ülkemize iade edilmesinde kırmızı bültenlerin büyük faydasını gördük. 2021 yılı içerisinde organize suçlar, uyuşturucu kaçakçılığı, dolandırıcılık, adam öldürme, çocuğun cinsel istismarı, yağma, hırsızlık gibi pek çok suçtan aranan 64 şahıs ülkemize iade edildi."

"Interpol'e müdahale eder nitelikte çalışmalarını tasvip etmiyoruz"
Suç ve suçluya karşı verdikleri mücadeleye destek olan Interpol Genel Sekreterliğine ve ilgili ülke makamlarına teşekkürlerini sunan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Adi suçlar konusundaki iş birliğinin terörle mücadelede de sergilenmesini bekliyoruz. Bilhassa FETÖ'cü firariler ile bölücü örgüt elebaşlarının ülkemize iadesi hususunda güçlü dayanışma bekliyoruz. Unutmayalım ki cezasız kalan her suç faili daha da azgınlaştıracaktır. Demokrasiye kast eden kadın, çocuk, yaşlı, sivil kamu görevlisi demeden masumları katleden teröristlerin elini kolunu sallayarak dolaşmalarını izin verilmemelidir. Öte yandan bazı Batılı ülkelerin ve uluslararası kuruluşların doğrudan Interpol'e müdahale eder nitelikte çalışmalarını tasvip etmiyoruz. Interpol'ün üye ülkelerin bakış açısına göre tavır almadan koşulsuz bir şekilde terörle mücadeleye destek vermesi önemlidir. Genel Kurul vesilesiyle ele alınacak meselelerin ülkelerimizin güvenlik ve istikrarına anlamlı katkılar yapacağına inanıyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, 89. Genel Kurul Toplantısı'nın başarılı geçmesini, Interpol çatısı altında yürütülen çalışmaların etkinliğini artırmasını diliyorum. Toplantının düzenlenmesinde emeği geçenleri kutluyor, sizlere, dünyamızı daha güvenli bir yer haline getirme mücadelemize verdiğiniz destekler için şimdiden teşekkür ediyorum."

160'ın üzerinde ülkeden temsilci katılıyor
Bu yılki genel kurul toplantısına bakan, bakan yardımcısı, müsteşar, uluslararası kuruluş temsilcisi düzeyinde olmak üzere, 160'tan fazla ülkeden temsilci katılıyor.
Genel kurul kapsamında Interpol Başkanı, Başkan Yardımcıları ve İcra Komitesi üyelerinin seçimi de İstanbul'da gerçekleştirilecek seçimle belirlenecek.



İranlı yetkili, ABD ile anlaşmazlık noktalarını açıkladı

Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
TT

İranlı yetkili, ABD ile anlaşmazlık noktalarını açıkladı

Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)

 

Üst düzey bir İranlı yetkili dün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında, ülkesinin nükleer programına kısıtlamalar getirilmesi karşılığında yaptırımların hafifletilmesi, askıya alınması ya da tamamen kaldırılmasının kapsamı ve yöntemi konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu söyledi. Yetkili, artan askeri çatışma endişeleri gölgesinde yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını belirtti.

İran ile ABD, Tahran’ın nükleer programı konusunda onlarca yıldır süren anlaşmazlığı ele almak üzere bu ayın başında müzakerelere yeniden başlamıştı. Süreç, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri kapasitesini artırmasıyla eş zamanlı yürürken, daha geniş çaplı bir savaş ihtimaline dair kaygıları da artırdı.

İran, ABD güçleri tarafından hedef alınması halinde Ortadoğu’daki Amerikan üslerini vurmakla tehdit ediyor.

Yetkili, “Son tur görüşmeler, yaptırımların hafifletilmesi, askıya alınması veya kaldırılmasının kapsamı ve yöntemi konusunda ABD’nin tutumunun İran’ın taleplerinden farklı olduğunu ortaya koydu. Tarafların yaptırımların kaldırılmasına ilişkin makul bir takvim üzerinde uzlaşması gerekiyor. Bu yol haritası makul ve ortak çıkarlara dayalı olmalı” ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi cuma günü yaptığı açıklamada, birkaç gün içinde alternatif bir taslak hazırlanmasının beklendiğini belirtmişti. ABD Başkanı Donald Trump ise İran’a yönelik sınırlı askeri saldırı seçeneğini değerlendirdiğini ifade etmişti.

Taviz vermeye hazır olma

Tahran, önceki müzakerelerde büyük bir anlaşmazlık noktası olan ‘zenginleştirmenin tamamen durdurulması’ yönündeki ABD talebini reddetmesine rağmen, nükleer programına ilişkin bazı tavizler vermeye hazır olduğunu bildirdi.

Washington, İran topraklarında uranyum zenginleştirilmesini nükleer silah edinmeye giden potansiyel bir yol olarak değerlendiriyor. Tahran ise bu suçlamayı reddederek uranyumu barışçıl amaçlarla zenginleştirme hakkının tanınmasını talep ediyor.

ABD ayrıca, İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesini istiyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) geçen yıl, İran’ın yüzde 60 saflık düzeyine kadar zenginleştirilmiş 440 kilogramın üzerinde uranyum stokuna sahip olduğu tahmininde bulunmuştu. Bu oran, silah yapımında kullanılan yüzde 90 seviyesine oldukça yakın kabul ediliyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığı habere göre İranlı yetkili, Tahran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir bölümünü ihraç etmeyi, en yüksek zenginleştirme seviyesini düşürmeyi ve bölgesel bir uranyum zenginleştirme konsorsiyumu oluşturmayı içeren bir seçeneği ciddi biçimde değerlendirebileceğini söyledi. Ancak bunun karşılığında İran’a ‘barışçıl amaçlarla nükleer zenginleştirme’ hakkının tanınması gerektiğini vurguladı. Yetkili, “Müzakereler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varılması mümkün” şeklinde konuştu.

Her iki taraf için de faydaları

İranlı yetkili, diplomatik bir çözümün hem Tahran hem de Washington için ekonomik faydalar sağlayacağını belirtti. Üst düzey İranlı yetkili, müzakere edilen ‘ekonomik paketin’ ABD’ye İran’ın petrol sektöründe ciddi yatırım fırsatları ve somut ekonomik çıkarlar sunmayı içerdiğini söyledi. Ancak Tahran’ın petrol ve maden kaynakları üzerindeki kontrolünden vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Yetkili, “Nihayetinde ABD, İran için en fazla ekonomik bir ortak olabilir. Amerikan şirketleri her zaman İran’daki petrol ve gaz sahalarında yüklenici olarak yer alabilir” ifadelerini kullandı.


ABD ordusu liderliğindeki bir görev gücü, El Mencho'nun yakalanmasında Meksika'ya yardım etti.

El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
TT

ABD ordusu liderliğindeki bir görev gücü, El Mencho'nun yakalanmasında Meksika'ya yardım etti.

El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)

ABD Savunma Bakanlığı’ndan (Pentagon) bir yetkili, Reuters'a yaptığı açıklamada, uyuşturucu çeteleri hakkında istihbarat toplama konusunda uzmanlaşmış, ABD ordusu liderliğindeki yeni bir görev gücünün, dün Meksika’daki Jalisco Yeni Nesil Karteli'nin (CJNG) lideri ‘El Mencho’ lakaplı Nemesio Oseguera Cervantes’i öldüren Meksika ordusunun baskınında rol oynadığını söyledi.

ABD’li yetkililer, uyuşturucu çeteleriyle mücadele için Washington’daki çeşitli resmi kurumların da dahil olduğu kurumlar arası görev gücünün, ABD-Meksika sınırının her iki tarafındaki uyuşturucu çetesi üyelerini tespit etmek amacıyla geçtiğimiz yılın sonlarında gizlice kurulduğunu açıkladı.

Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen ABD’li yetkili, ABD ordusu liderliğindeki görev gücünün Meksika makamlarına sağladığı bilgiler hakkında daha fazla detay vermekten kaçındı. Yetkili, baskının Meksika ordusu tarafından gerçekleştirilen bir operasyon olduğunu vurguladı.

Meksika Savunma Bakanlığı, batıdaki Jalisco eyaletinde çıkan çatışmada Oseguera'nın ağır yaralandığını ve Mexico City'ye hava ambulansıyla nakledilirken hayatını kaybettiğini açıkladı. Bakanlık, ABD’li yetkililerin ‘ek bilgi’ sağladığını belirtti. Operasyon, silahlı kişilerin altı eyaletten fazlasında arabaları ateşe verip otoyolları kapattığı bir şiddet olayları dalgasına yol açtı.


Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü
TT

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika hükümeti dün ülkenin en çok aranan uyuşturucu baronunun öldürüldüğünü duyururken bunu suç örgütlerine karşı yeni kampanyasında büyük bir zafer olarak nitelendirdi.

Meksika'nın en güçlü kartellerinden biri olan Jalisco Yeni Nesil Karteli’nin (CJNG) en uzun süredir liderliğini yapan ‘El Mencho’ lakaplı Nemesio Oseguera Cervantes, ülkenin en azılı suçlularından biri olarak kabul ediliyordu. Son on yılda hızla büyüyen bir suç şebekesini yöneterek uyuşturucu üretimi ve satışı yaparken, yerel işletmeleri de gasp ediyordu. The New York Times'ın (NYT) haberine göre güvenlik güçlerine karşı cesur saldırılar düzenleyerek ve ülke çapında toplulukları terörize ederek de ün kazandı.

Kimliğinin gizli tutulması kaydıyla operasyonun ayrıntılarını açıklayan Meksika hükümetinden bir yetkiliye göre güvenlik güçleri El Mencho'yu, kartelin kurulduğu ve merkezinin bulunduğu ülkenin batısındaki Jalisco eyaletinin kıyı şeridinde bulunan, yaklaşık 20 bin nüfuslu Tapalapa kasabasında öldürdü. Meksika yetkilileri operasyonla ilgili daha fazla ayrıntı açıklamadı, ancak Pazar günü daha fazla bilgi vereceklerini taahhüt etti.

Oseguera'nın öldürülmesi Meksika genelinde şiddet olayları dalgasına yol açtı. Jalisco dahil en az beş eyaletteki sakinler ve yerel yetkililer, uyuşturucu çeteleri arasında yaygın bir uygulama olan yolları kapatmak için araçların ateşe verildiği olayları bildirdi. Jalisco eyaleti, bazı bölgelerde toplu taşımayı askıya aldığını duyurdu ve otellere konuklarından dışarı çıkmamalarını istemeyi tavsiye etti. Şiddet olaylarının bir kısmı eyaletin yönetim şehri ve bu yılki Dünya Kupası'nın ev sahibi şehirlerinden biri olan Guadalajara'da meydana geldi.

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau, El Mencho'nun öldürülmesini ‘Meksika, ABD, Latin Amerika ve dünya için önemli bir gelişme’ olarak nitelendirdi.

Oseguera'nın liderliğindeki CJNG, Meksika'nın en öMexico City: Şarku’l Avsatnde gelen uyuşturucu kaçakçılığı örgütlerinden biri haline geldi ve birçok eyalette rakip gruplarla savaştı. Kartel, kokain ve metamfetamin gibi sentetik uyuşturucuları ve son yıllarda fentanili ABD'ye kaçak olarak sokmaya devam etti.

El Mencho'nun öldürülmesi, suç örgütü için büyük bir darbe olup, gruplar kontrol için rekabet ederken yeni iç çatışmalara ve şiddetin yeniden alevlenmesine yol açabilir.

Ayrıca, Meksika hükümetinin Washington ile ilişkilerinin iyileşmesine de katkıda bulunabilir. Zira ABD Başkanı Donald Trump daha önce Meksika'ya kartellere karşı daha sert önlemler alması için baskı uygulamış ve sonuçlardan memnun kalmazsa askeri saldırı tehdidinde bulunmuştu.

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum, bu tehditleri defalarca kez ve kesin bir şekilde reddederken herhangi bir ABD saldırısının Meksika'nın egemenliğini ihlal edeceğini belirtmişti.

Diğer taraftan hükümeti istihbarat alanı da dahil olmak üzere ABD’li güvenlik kurumlarıyla iş birliğini genişletti.