Kral Selman: Rusya ile köklü ilişkiler, son yıllarda niteliksel sıçramalara tanık oldu

Putin, İslam ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesinin önceliğine işaret etti

Mekke Emiri ve Merkezi Hac Komitesi Başkanı Prens Halid el-Faysal, Tataristan Cumhurbaşkanı Rüstem Minnihanov ve Rusya Federasyonu ile İslam dünyası ülkelerinden çok sayıda yetkili, alim ve düşünür dün Cidde'de bir araya geldiler (SPA)
Mekke Emiri ve Merkezi Hac Komitesi Başkanı Prens Halid el-Faysal, Tataristan Cumhurbaşkanı Rüstem Minnihanov ve Rusya Federasyonu ile İslam dünyası ülkelerinden çok sayıda yetkili, alim ve düşünür dün Cidde'de bir araya geldiler (SPA)
TT

Kral Selman: Rusya ile köklü ilişkiler, son yıllarda niteliksel sıçramalara tanık oldu

Mekke Emiri ve Merkezi Hac Komitesi Başkanı Prens Halid el-Faysal, Tataristan Cumhurbaşkanı Rüstem Minnihanov ve Rusya Federasyonu ile İslam dünyası ülkelerinden çok sayıda yetkili, alim ve düşünür dün Cidde'de bir araya geldiler (SPA)
Mekke Emiri ve Merkezi Hac Komitesi Başkanı Prens Halid el-Faysal, Tataristan Cumhurbaşkanı Rüstem Minnihanov ve Rusya Federasyonu ile İslam dünyası ülkelerinden çok sayıda yetkili, alim ve düşünür dün Cidde'de bir araya geldiler (SPA)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz adına konuşan Mekke Emiri ve Merkezi Hac Komitesi Başkanı Prens Halid el-Faysal, Rusya-İslam Dünyası Stratejik Vizyon Grubu’nun “Diyalog ve İş birliği İçin Beklentiler” başlığı altında Cidde’de düzenlenen toplantısında, Suudi Arabistan ile Rusya ilişkilerinin köklü ve sağlam olduğunu ve bu ilişkilerin son yıllarda niteliksel sıçramalara tanık olduğunu vurguladı. Faysal, iki ülke arasında her alanda birçok anlaşmanın imzalanmasıyla sonuçlanan üst düzey ziyaretler gerçekleştiğinin de altını çizdi.
Emir Halid el-Faysal, ülkesinin İslam dünyası ile Rusya Federasyonu arasında gerçekleşen Rusya-İslam Dünyası Stratejik Vizyon Grubu toplantısının, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı teşvik etmedeki, dinler ve kültürler arası diyalogun yoğunlaştırılmasındaki ve radikalizm ve terörizmle mücadelede iş birliğinin arttırılmasındaki öneminin farkında olduğunu belirtti.
Emir Halid el-Faysal, Kral Selman adına yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan ile Rusya arasında köklü ve sağlam ilişkilerin olduğunu ve bu ilişkilerin 95. yılını doldurduğunu ifade etti. Mekke Emiri, iki ülke arasındaki ilişkilerin son yıllarda niteliksel sıçramalara tanık olduğunu ve karşılıklı olarak gerçekleştirilen üst düzey ziyaretlerde ekonomik, kültürel ve savunma alanlarında birçok anlaşmanın imzalandığını belirtti.
Kral Selman, Emir Halid el-Faysal aracılığıyla yaptığı açıklamada, dünyamızın karşı karşıya olduğu mevcut zorlukların ‘hepimizin aynı gemide olduğunu ve hiçbir ülke veya bölgenin siyasi çatışmalar, salgın hastalıklar, ekonomik durgunluk ve iklim değişikliği gibi dünyada olup bitenlerden uzakta olmadığını gösterdiğini’ vurguladı.
Emir Halid el-Faysal, İslam dininin hoşgörü ve ılımlılık dini olduğunu, tüm ırk ve etnik kökenlerden insanlar arasında kabul görmesinin nedeninin de bu olduğunu ve ülkesinin ılımlılık ve bir arada yaşama ilkelerini benimsemede onurlu bir rol üstlendiğini belirtti. Suudi Arabistan’ın, bu alandaki bölgesel ve uluslararası çabaları desteklemeye çalıştığını ve bu konuda birçok girişimde bulunduğunu vurgulayan Mekke Emiri, bunların başında, Mekke Bildirgesi’nin kabulü ve Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı'na (UNAOC) olan desteği, farklılığın anlaşmazlık anlamına gelmediğine ve hoşgörünün aşkınlık gerektirdiğine inanarak, bu ilkelere hizmet etmeye yönelik gelecekteki her türlü çabayı destekleyeceğine dair taahhüdünün geldiğini kaydetti.
Mekke Emir, Suudi Arabistan’ın Rusya ile uluslararası meşruiyete saygı duyulması ve ilişkilerin karşılıklı saygı, devletlerin egemenliği, bağımsızlığı ve birliği temelinde kurulması, ülkelerin bir birlerinin içişlerine karışmaması başta olmak üzere birçok temel ilkeyi paylaştığını, iki ülkenin de uluslararası hukukla yönetilen, güvenlik ve istikrarı artıran adil bir dünya düzenine bağlı olduklarını ve bölgesel çatışmaların çözümüne arabuluculuk yaptıklarını söyledi. Emir Halid el-Faysal, Suudi Arabistan ve Rusya’nın aynı zamanda uluslararası iş birliğini geliştirmek için birlikte çalışmalarını sağlayan G7 ve OPEC + gruplarına üye olduklarını da hatırlattı.
Rusya'nın uzun yıllara dayanan bir kültürel mirası paylaştıkları için İslam dünyası ile sağlam ilkeleri paylaştığını da sözlerine ekleyen Emir, ayrıca Rusya’nın, 15 yılı aşkın bir süredir İslam İşbirliği Teşkilatı'nın (İİT) gözlemci üyesi olmasının ve verimli bir iş birliği içerisinde bulunmasının, İslam dünyası ile güçlü ilişkilere sahip olduğunun göstergesi olduğunu vurguladı. Mekke Emiri, Rusya'da 20 milyondan fazla Müslüman’ın, topluluklarıyla uyum içinde yaşadıklarının ve dini vecibelerini özgürce yerine getirme haklarından yararlandıklarının da altını çizdi.
İslam ülkelerinin Rusya ile ilişkilerinin dinamiklerinin çok yönlü ve çeşitli olduğunu ifade eden Emir Halid el-Faysal, bu ilişkilerin kalkınma, eğitim, yazılım ve Dördüncü Sanayi Devrimi'nin (Endüstri 4.0) uygulamaları alanlarında bilimsel ve teknolojik iş birliği köprülerini güçlendirmeye hazırlandığını belirtti.  Ekonomik iş birliğinin, İslam dünyası ülkeleri ile Rusya arasındaki karşılıklı bağımlılığın bel kemiğini oluşturduğunu söyleyen Emir Faysal, Rusya-İslam Dünyası Stratejik Vizyon Grubu ülkeleri için helal ürünler ve İslami finans sistemi de dahil olmak üzere çeşitli alanlarda sağlam ekonomik ortaklıklar kurmak için elverişli fırsatlar olduğunu, bunlara yatırım yapılması ve bunları geliştirmek için çalışılması gerektiğini ifade etti.
Dün Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in himayesinde Cidde'de düzenlenen ve Mekke Emiri ve Merkezi Hac Komitesi Başkanı Prens Halid el-Faysal tarafından açılışı gerçekleştirilen Rusya-İslam Dünyası Stratejik Vizyon Grubu toplantısına katılanlar arasında, Rusya Federasyonu’na bağlı Tataristan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Rusya-İslam Dünyası Stratejik Vizyon Grubu Başkanı Rüstem Minnihanov’un yanı sıra Rusya Federasyonu ve İslam dünyası ülkelerinden yetkililer, alimler ve düşünürler yer aldı.
Cumhurbaşkanı Minnihanov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin adına yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Putin, ülkesinin İslam ülkeleriyle ikili düzeyde dostane ilişkileri ve İİT ile diyalogu geliştirmeye büyük önem veriyor. Bölgesel ve küresel gündemdeki çok sayıda zorlu konuda tutumlarımızın oldukça yakın olduğunu söylüyor. Hepimizi, hukukun üstünlüğüne ve devletler arasında barış içinde bir arada yaşamaya dayalı, her türlü dayatmadan ve her türlü ayrımcılıktan uzak, adil ve demokratik bir dünya inşa etmeye çağırıyor.”
Ticari, ekonomik, bilimsel ve insani alanlarda iş birliğinin ciddi bir ilgiyi hak ettiğini vurgulayan Minnihanov, “Bu ortak çalışmanın yapıcı ve verimli olmasını, ülkeler arasındaki iş birliği ve karşılıklı güvenin güçlenmesine yardımcı olmasını umuyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Minnihanov, Rusya-İslam Dünyası Stratejik Vizyon Grubu Başkanı sıfatıyla yaptığı konuşmada, Rusya Devlet Başkanı Putin'in 2005 yılından bu yana İslam ülkeleriyle iş birliğine büyük önem verdiğinden bahsetti. Tek bir kutba dayalı yeni bir dünya düzeni dayatmaya yönelik tüm girişimlerin başarısız olduğuna işaret eden Minnihanov, “Birçok ülke bağımsızlığa yöneliyor, tutumlarını ortaya koyuyor ve ilişkilerimizde yaklaşan fırsatları değerlendirmemiz gerekiyor” dedi.
Öte yandan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan adına konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid el-Hureyci, Suudi Arabistan ve Rusya ilişkilerinin 95 yılı aşkın bir süredir karşılıklı güven, anlayış ve iki ülke ile bölgeyi ilgilendiren konularda sürekli koordinasyon temellerine dayanan istikrarlı bir gelişmeye tanık olduğuna işaret ederek, bunun da siyasi, ekonomik, kültürel ve diğer alanlarda iş birliği fırsatlarını artırdığını, iki dost ülkenin büyümesinin ve refahının yanı sıra uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına katkı sağladığını belirtti.
Suudi Arabistan’ın bir arada yaşama ve hoşgörü kültürünü yaymaya çalıştığını ve bu bağlamda uluslararası diyalog için somut çabalar sarf ettiğini vurgulayan Hureyci, Kral Abdülaziz Ulusal Diyalog Merkezi aracılığıyla toplumun tüm kesimleri arasında etkili bir iç diyalog kurulmaya çalışıldığını, farklı dinler ve kültürler arasında diyalog kültürünün yayılmasına uluslararası düzeyde katkıda bulunulduğunu ve Kral Abdullah Uluslararası Dinler ve Kültürler Arası Diyalog Merkezi’nin (KAICIID) kurulması, Mekke Bildirgesi’nin kabulü ve UNAOC’ın çabalarına destek gibi bu konuda çeşitli girişimler başlatıldığını kaydetti.
İİT Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha ise telekonferans aracılığıyla yaptığı konuşmada, Rusya Federasyonu'nun İslam dünyası, İİT ve İİT üyesi ülkelerle ilişkilere olan ilgisinin, İİT üyesi ülkelerin ve üye olmayan ülkelerdeki Müslüman toplulukların Rusya ile İslam dünyası arasında iş birliğini sürdürme ve kültürel ve ekonomik bağları geliştirme arzusuyla örtüştüğünü söyledi.  Taha, toplantının “Diyalog ve İş birliği İçin Beklentiler” şeklindeki başlığının, sürdürülebilir kalkınma sorunlarının yanı sıra barış ve güven ortamının korunması, çatışmaların sonlanması, radikalizm ve terörizmle mücadele alanında hem Rusya hem de İslam dünyasının çıkarlarına uygun olduğunu açıkladı.
Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacref de Suudi Arabistan’ın dinler ve kültürler arasında diyalog başlatma, karşılıklı saygı temelinde ortak bir uzlaşıya ulaşmak amacıyla toplantı düzenlemek, ortak çıkara değinmek ve fikir ve görüş alışverişinde bulunmak için bir çerçeve oluşturduğunu söyledi. Hacref, Suudi Arabistan’ın dinler ve kültürler arasında diyalog girişimi, ortak bir anlayış ve karşılıklı saygıya ulaşmak amacıyla bir araya gelmek, meseleleri sunmak ve fikir alışverişinde bulunmak için bir çerçeve oluşturdu.
Toplantıda Dünya İslam Birliği Genel Sekreteri Dr. Şeyh Muhammed el-İsa’nın mesajını ileten Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Abdurrahman ez-Zeyd, insan medeniyeti kazanımlarını korumaya yönelik ahlaki taahhüdü yenileyen öncü bir girişimin parçası olarak iletişimi ve yakınlaşmayı geliştirme çabalarına övgüde bulundu. Zeyd, Rusya’nın seçkin medeni vizyonunun, dini ve etnik çeşitlilik arasında uyumu teşvik ederek ve milliyetleri ve dinleri ne olursa olsun herkesi ulusun ortak kaygıları, başarıları, hırsları ve umutlarına dahil ederek tek bir vatandaş inşa etmedeki önemini vurguladı.
Etnik ve dini çeşitliliği ile Rusya deneyiminin, dinlerin barış, hoşgörü ve bir arada yaşama ilkelerine dayalı sürdürülebilir bir insani yakınlaşmanın inşasına rehberlik ettiğini kanıtladığını belirten Dr. Zeyd, Suudi Arabistan’ın kuruluşundan bu yana, dünyanın tüm ülkelerine açık, dengeli ilişkiler sürdürdüğünü, İslam'ın beşiğindeki dini konumundan ve kültürel bir merkez olmasından ötürü İslam dünyası ile dünyanın çeşitli ülkeleri arasında uluslararası ilişkiler kurma konusundaki lider bir role sahip olduğunu söyledi.
Mekke Emiri ve Merkezi Hac Komitesi Başkanı Prens Halid el-Faysal, toplantının ardından, Dünya İslam Birliği himayesinde açılan ‘Rusya'da İslam Gelenekleri’ sergisini gezdi. Emir Halid el-Faysal, İslam'ın Rusya'ya girişinin 1100. yıl dönümünü ve Suudi Arabistan ile Rusya ilişkilerinin tarihini ortaya koyan sergi ile ilgili bilgi aldı. Ardından, Sputnik Haber Ajansı ve Rus Radyosu ile İİT Haber Ajansları Birliği arasında yapılan görüşmenin oturum aralarında bir iş birliği anlaşması imzalandı.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Suudi Arabistan ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Suudi Veliaht Prensi’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan aldığı telefon görüşmesi sırasında iki ülke arasındaki ikili ilişkiler gözden geçirilirken, bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Türkiye ve Pakistanlı mevkidaşlarıyla telefon görüşmesi yaparak bölgesel gelişmeleri ele aldı

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Türkiye ve Pakistanlı mevkidaşlarıyla telefon görüşmesi yaparak bölgesel gelişmeleri ele aldı

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Türk mevkidaşı Hakan Fidan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ve bu konuda yapılan çabalar ele alındı.

Prens Faysal bin Ferhan, Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile de telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede bölgedeki gelişmeler ve güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik ortak çabalar ele alındı.


Suudi Arabistan, dünyanın en büyük devlet veri merkezini inşa ediyor

Merkezin inşaatının resmi olarak başlamasını simgeleyen temel atma töreninden, Riyad, 1 Ocak 2026 (SPA)
Merkezin inşaatının resmi olarak başlamasını simgeleyen temel atma töreninden, Riyad, 1 Ocak 2026 (SPA)
TT

Suudi Arabistan, dünyanın en büyük devlet veri merkezini inşa ediyor

Merkezin inşaatının resmi olarak başlamasını simgeleyen temel atma töreninden, Riyad, 1 Ocak 2026 (SPA)
Merkezin inşaatının resmi olarak başlamasını simgeleyen temel atma töreninden, Riyad, 1 Ocak 2026 (SPA)

Suudi Arabistan dün başkent Riyad’da dünyanın en büyük Tier IV sınıfı kamu veri merkezinin inşası için temel atma töreni gerçekleştirdi. Alanı 30 milyon metrekareyi aşan ve toplam 480 megavat kapasiteye sahip olacak merkezle, ulusal ekonominin güçlendirilmesi ve Suudi Arabistan’ın küresel dijital ekonomi geleceğinde kilit bir aktör olarak konumunun desteklenmesi hedefleniyor.

Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA) Hexagon Veri Merkezi, en yüksek uluslararası standartlara uygun şekilde tasarlandı. Merkezin, kamuya ait veri merkezleri için en üst düzey güvenlik ve operasyonel sürekliliği sağlaması, elektronik hizmetlere artan bağımlılık çerçevesinde kamu kurumlarının ihtiyaçlarını karşılaması amaçlanıyor. Projenin, Uptime Institute Küresel Veri Merkezi tarafından yapılan veri merkezi sınıflandırmalarında en üst seviye derecelendirmeye sahip olduğu belirtildi.

vfgh
Bu ulusal proje, Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın devam eden desteğinin bir parçası olarak hayata geçiriliyor. (SDAIA)

Dünyanın en büyük Tier IV sınıfı kamu veri merkezinin temel atma törenine, İçişleri Bakanlığı Teknoloji İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Prens Dr. Bender el-Meşari, Prens Fehd bin Halid bin Faysal, İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Abdullah es-Sevaha ile çok sayıda üst düzey kamu yetkilisi katıldı. Törende konukları, SDAIA Başkanı Dr. Abdullah bin Şerif el-Gamdi ve kurumdan üst düzey yöneticiler karşıladı.

El-Gamdi, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, söz konusu küresel nitelikteki ulusal projenin, Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın sürekli ve kararlı desteği çerçevesinde hayata geçirildiğini söyledi. El-Gamdi, SDAIA’nın Suudi Arabistan’da veri ve yapay zekâ alanlarında yetkili kurum ve bu alanlarda düzenleme, geliştirme ve uygulamadan sorumlu ulusal referans otoritesi olarak rolünü üstlenmesini amaçladığını, böylece Suudi Arabistan’ın veri ve yapay zekâ temelli ekonomiler arasında liderliğe taşınmasına katkı sağlanacağını ifade etti.

Hexagon Veri Merkezi’nin, SDAIA’nın veri merkezlerine yönelik stratejik girişimlerinin ilki olduğunu belirten el-Gamdi, ilerleyen dönemde başka merkezlerin de kurulacağını kaydetti. El-Gamdi, merkezin Suudi Arabistan’ı küresel bir veri merkezi haline getirme yolunda nitelikli ve stratejik bir ivme sağlayacağını, veri egemenliği ve güvenliğini teminat altına alacağını, inovasyon ile dijital ekonomiyi destekleyeceğini ve kamu kurumlarını güçlendirerek Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda Krallığın veri ve yapay zekâ temelli en gelişmiş ekonomiler arasındaki konumunu pekiştireceğini dile getirdi.

dsfvgth
SDAIA Hexagon Veri Merkezi, en yüksek uluslararası standartları karşılamak üzere tasarlandı. (SPA)

Merkezin, bölgedeki veri merkezleri açısından bir dönüm noktası niteliği taşıdığına işaret eden yetkililer, tesisin veri merkezleri için önde gelen küresel mühendislik standartlarından biri olan TIA-942 kriterlerine göre tasarlandığını belirtti. Çift bağımsız hatlar ve sistemlere dayalı operasyonel yapının, teknik süreçlerde yüksek güvenilirlik sağladığı, teknolojik altyapının verimliliğini artırdığı ve en zorlu operasyonel koşullarda dahi yüksek hazırlık seviyesini koruyarak hizmet sürekliliğini güvence altına aldığı ifade edildi.

Merkezin, ileri düzey destek sunan yüksek performanslı bir bilişim altyapısına sahip olacağı, bu sayede Suudi Arabistan’daki hayati ve kalkınma odaklı sektörlerin yapay zekâ alanındaki hızlı gelişmeleri benimseme kapasitesinin güçlendirileceği, teknoloji yatırımlarının teşvik edileceği ve dijital hizmetlerin güvenilirliğinin artırılacağı kaydedildi.

Hexagon Veri Merkezi projesinin çevre dostu bir yaklaşımla hayata geçirildiği belirtilerek, enerji verimliliği ve akıllı soğutma alanında yenilikçi çözümlerin benimsendiği, düşük enerji tüketimli modern bilişim teknolojilerinin kullanıldığı aktarıldı. Projede, gelişmiş enerji verimliliği uygulamaları, akıllı soğutma sistemleri, doğrudan sıvı soğutma teknolojileri ve hibrit soğutma çözümlerinin yanı sıra yenilenebilir enerjiden sürdürülebilir bir kaynak olarak yararlanılacağı ifade edildi. Bu sayede merkezin, küresel sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği sertifikasyonlarıyla dünyanın en büyük ‘yeşil’ veri merkezleri arasında yer almasının hedeflendiği belirtildi.

El-Gamdi, SDAIA’nın veri merkezlerine yönelik stratejisinin yıllık yaklaşık 30 bin ton karbon salımının azaltılmasına katkı sağladığını ve gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) etkisinin yaklaşık 10,8 milyar riyal olarak hesaplandığını söyledi. El-Gamdi, bu merkezlerin modern dijital ekonominin hayati altyapısını ve temel dinamiğini oluşturduğunu, bunun da Suudi Arabistan’ın veri ve yapay zekâ alanındaki küresel konumunu güçlendirdiğini vurguladı.

El-Gamdi, Suudi Arabistan’ın Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın sürekli desteğiyle ileri teknolojiler alanındaki varlığını güçlendirmeyi sürdüreceğini belirterek, SDAIA’nın entegre bir dijital ekosistem inşa etmeye yönelik iddialı vizyonunu yansıtan öncü projeler üzerinde çalışacağını kaydetti. Bu projelerin, veri ve yapay zekâ alanındaki ulusal yetkinlikleri pekiştireceği, dünya standartlarında teknolojik altyapılar oluşturacağı, ulusal ekonominin rekabet gücünü artıracağı ve yatırımları cezbederek Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir bir bilgi ekonomisi ile ileri teknolojilerde küresel liderlik hedefine katkı sağlayacağı ifade edildi.

uı7o
Temel atma töreninde projenin detayları ve merkezin teknik özellikleri tanıtıldı. (SPA)

SDAIA bünyesindeki Ulusal Bilgi Merkezi Direktörü Dr. İsam el-Vukayt da temel atma töreni sırasında merkeze ilişkin tanıtıcı bir sunum yaptı. El-Vukayt, sunumunda projenin ayrıntılarını, merkezin teknik ve mühendislik özelliklerini ve en üst düzey hazırlık ile operasyonel sürekliliği garanti eden işletim altyapısını anlattı. Ayrıca merkezin çözümleri ve mühendislik tasarımının, küresel referans kabul edilen uluslararası standartlar doğrultusunda aldığı sertifikalara değindi. Sunumun ardından katılımcılar, eşlik eden sergiyi gezerek merkezin tasarım aşamalarını ve gelecekteki teknolojik altyapısını yerinde inceleme imkânı buldu.