Sudan Başbakanı Hamduk: Hükümeti koruyamazsam görevimi bırakırım

Hamduk, bugünkü yürüyüşlerin, orduyla imzalanan ‘siyasi anlaşmanın’ karşısındaki en büyük sınav olduğunu vurguladı.

Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk bugün ciddi bir ‘sokak sınavıyla’ karşı karşıya. (AFP)
Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk bugün ciddi bir ‘sokak sınavıyla’ karşı karşıya. (AFP)
TT

Sudan Başbakanı Hamduk: Hükümeti koruyamazsam görevimi bırakırım

Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk bugün ciddi bir ‘sokak sınavıyla’ karşı karşıya. (AFP)
Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk bugün ciddi bir ‘sokak sınavıyla’ karşı karşıya. (AFP)

Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk orduyla çerçeve anlaşmasını, ‘ülkenin yüzünü son iki yılda uluslararası topluma dönerek, terör listesinden çıkarılarak ve ekonomik izolasyonunu sona erdirerek elde ettiği kazanımları kaybetme tehlikesinin’ yanı sıra iç savaşa sürüklenme ve sokak şiddetinin vahim sonuçlara neden olmasından korktuğu için  imzaladığını söyledi. Meslek kuruluşları, direniş komiteleri ve değişim güçleri, askeri darbeyi ve sonrasında alınan önlemlere karşı seslerini yükseltmek için bugün milyonluk bir gösteri düzenlenmesi çağrısında bulundular. Hamduk ise orduyla yapılan ‘siyasi anlaşma’ karşısında barışçıl gösterilerin daha büyük olacağını savundu.
Başbakan Hamduk aralarında Şarku’l Avsat’ın da olsuğu sınırlı sayıda gazete ile gerçekleştirdiği röportajda söz konusu anlaşmanın ülkeyi krizden ve girdiği dar tünelden çıkarmaya yardımcı olacağını ve uygulanmadığı takdirde değeri kalmayacağını söyledi. “Müdahale etmek isteyen herhangi bir tarafa karşı yürütme birimini korumak için çalışacağım. Başaramazsam ayrılacağım” dedi.
“Bana içten veya dıştan herhangi bir baskı uygulanmadı. Beni anlaşmayı imzalamaya iten, durumun ciddiyetini ve sorumluluğunu hissetmem ve vahim sonuçlara dönüşme ihtimaliydi.”
Başbakan aldığı kararlarla uluslararası toplumun da bu eğilimin ilerlemesine katkıda bulunduğuna dikkat çekti.
Abdullah Hamduk, gösteri hakkının Sudan halkına garanti edildiğini vurguladığı açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bugün başta Hartum olmak üzere ülkenin tüm şehirlerinde gerçekleşecek barışçıl gösterilere müdahale etmemeleri için güvenlik güçleriyle  görüştük.”
Hamduk bu durumu ‘eylemcilere bir saldırı olması durumunda çerçeve anlaşmayı bozabilecek gerçek bir test ve meydan okuma’ olarak nitelendirdi. Başbakan, eylemcilerin öldürülmesinin hesabı sorulmadan üstünün kapatılmayacağını vurguladı. Hamduk’un ofisi tarafından 24 Kasım’da yapılan açıklamada da Başbakan’ın bugün yapılması planlanan gösterilerin güvenliğinin sağlanması emri verdiği aktarıldı.  
Sudan Başbakanı, eski hükümetindeki bakanlar da dahil olmak üzere tüm siyasi tutukluları çok yakında, hatta bir gün içinde serbest bırakma söz verdi. Şehirlerde askeri yetkililer tarafından darbe nedeniyle tutuklanan direniş komiteleri üyelerinin serbest bırakıldığına dikkat çekti. Hamduk, anlaşmayla ilgili görüş belirtmenin, onu devirmek üzere çalışmanın ve yapılanın yanlış olduğunu söyleminin herkesin olduğunu vurguladığı açıklamasında istifa etmenin kolayı seçmek olduğunu kaydetti.  
Hamduk, anlaşmanın sağladığı güvencelere ilişkin de şu değerlendirmede bulundu:
“Bu anlaşmayı dünyaya pazarlamak, biz sivillerin ve ordunun kaderiydi. Bu, ülkedeki demokratik dönüşüm gündemini yeniden tesis etmemizi sağlayan bir anlaşmadır.”
Sudan Başbakanı, ordu komutanı Korgeneral Abdulfettah el-Burhan ile imzaladığı anlaşmanın, geçmiş dönemdeki tüm zorlukların ele alınmasını sağlayan bir çerçeve uzlaşısı ve ülkedeki geçiş deneyiminin bir uzantısı olduğunu vurguladı. Abdullah Hamduk, söz konusu anlaşmanın kapsamlı istişareler ile birçok toplu ve bireysel girişimin ardından geliştiğini ve imzalanmadan önceki son gece Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’ni (ÖDBG) temsil eden yaklaşık 30 kişinin, ulusal ismin, hukukçuların ve akademisyenin ‘bu anlaşmanın son taslağı için’ bir araya geldiğini söyledi. Hamduk ayrıca tüm tutanakların yazılı ve mevcut olduğunu bildirdi.
Hamduk sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ülkeyi kaybetmek üzere olduğumuzan dair bir ders çıkardık. Hepimizin karşı karşıya olduğu asıl zorluğun onu uygulama taahhüdü olduğunu vurguladık. Çerçeve anlaşmasının nihai şekline taraf değildim. Ancak bu tarihi anda birçok ülkede daha meydana gelen bu bozulmayı için imzalamaya hazırdım.”
Başbakan Hamduk, ülkenin girdiği krizde sivillerin ve askeri personelin katkısının olduğunu ve son uzlaşının eksik bir anlaşma olarak nitelendirilebileceğini kabul etti.
Anlaşmanın ilk maddesinin, anayasal belgeden ve tüm siyasi güçlerin geçiş döneminin geriye kalan koşullarını tamamlamak için üzerinde anlaştığı bir siyasi tüzük aracılığıyla bu belgenin değiştirilmesinden bahsettiğine dikkat çekti. “Anlaşmaya katılan tüm siyasi güçler ve ÖDBG’nin iki kanadıyla bağımsız bir yetkiler hükümeti oluşturmak için istişarelere gireceğiz” dedi.
Hamduk çerçeve anlaşmanın, ordu komutanı Abdulfettah el-Burhan tarafından oluşturulan mevcut geçici Egemenlik Konseyi’nin oluşumundaki kusurlar da dahil olmak üzere birçok boşluğu ve sorunu bulunduğuna dikkat çekti. Ayrıca 25 Ekim olaylarından sonra ülke ekonomisinin kayıplara uğradığı ve bu durumun devam etmesinin büyük bir aksamaya yol açabileceği uyarısında bulundu.
Avrupa’daki bazı bankaların, Sudan bankalarıyla anlaşmalarını durdurması sonucunda yurt dışından gelen tahvillerin bu durumdan etkilendiğini belirten Başbakan buna rağmen makroekonomik göstergelerin döviz kurunun bu durumdan etkilenmediğini gösterdiğini söyledi.
Hamduk, başta Maliye Bakanlığı’nın başta kamu parası olmak üzere tüm şirket ve kuruluşlar ile güvenlik ve askeri kurumlar üzerindeki yetkisine ilişkin geçiş döneminin son iki yılda onayladığı ekonomik programa devam edeceğini vurguladı.
Sudan Başbakanı, Cuba Barış Anlaşması’na bağlı olduğunu ve silahlı hareketlerin ordularının birleşik bir ulusal orduya çekildiğini kaydetti.
Aynı şekilde Sudan Komünist Partisi, Ordu Komutanı ve Başbakan arasında imzalanan çerçeve anlaşmayı ‘yönetim içerisindeki güç dengesini izole edilmiş rejim lehine değiştirmeyi, yeni üretim düzeni inşa etmeyi ve hükümeti yönetmek ve İslamcıları yeniden iktidara getirmek için ÖDBG’yi zayıflatmayı’ amaçladığını savundu.  
Komünist Parti Sekreteri Muhammed Muhtar el-Hatib, 24 Kasım’da Hartum’da düzenlediği basın toplantısında, Abdullah Hamduk’un devrimin başbakanı olmadığını, daha çok ABD ve Batı’nın çıkarlarını gerçekleştirmek için bölgedeki ajanlarının amacına ulaşması hedefini sürdüren bir başbakan olduğunu söyledi.
Hatib, ‘eylemcilerin öldürülmesi, oturma eylemini dağıtma suçunu emreden veya gerçekleştiren herkesin yargılanması, Avukat Nebil Edib’in istifası ve görevden alınmasına’ ilişkin uluslararası bir komite kurulmasını talep etti.
Komünist Parti ayrıca Sudan halkına da askeri darbeye karşı durararak sivil yönetimin geri dönüşü için bugün (25 Kasım Perşembe) düzenlenecek milyonluk yürüyüşe geniş çapta katılma çağrısı yaptı.
Dİğer yandan Bakanlar Kurulu Genel Sekreterliği, Başbakan’ın ordunun son dönemde devletin kilit pozisyonlarında yaptığı atamaları gözden geçireceğini duyurdu.
Darbe sırasında tutuklanan ve geçen pazar günü orduyla varılan anlaşmayla görevine geri dönen Hamduk, devlet memurluğundaki tüm atamaların ve muafiyetlerin durdurulması yönünde talimat verdi. Genel Sekreterlik, “Ayrıca önceki dönemde yapılan tüm atama ve muafiyetler de inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.
Hükümetin, Hamduk’un orduyla yaptığı anlaşma uyarınca  kurulması planlanıyor. Ancak Başbakan, sivil grupların desteğini kazanma zorluğuyla karşı karşıya.
Sudan’da bugün daha fazla gösteri düzenlemeyi planlayan demokrasi yanlısı protesto hareketi, darbe öncesi orduyla iktidarı paylaşan siyasi partilerle birlikte anlaşmaya karşı olduğunu duyurdu.
ÖDBG ittifakı, 24 Kasım’da Hamduk’un ofisi tarafından salı akşamı ‘bir sonraki adımları tartışmak üzere’ yapılan toplantıda temsilcileri bulunduğu iddiasını yalanladı. Açıklamada, “ÖDBG Merkez Konseyi, darbecilerle müzakereyi ve ortaklığa karşı tutumunu yinelemektedir” denildi. Vatandaşlara da askeri liderliğe karşı barışçıl direnişi artırma çağrısı yapıldı.



Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe
TT

Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe

Suriye Arap Ordusu’nun SDG mensuplarına yönelik “örgütten ayrılın” çağrısına, Suriye Demokratik Güçleri’nden sert bir açıklama geldi. SDG, çağrıyı “siyasi ve askeri iflasın göstergesi” olarak nitelendirerek, birlik ve vatanseverlik vurgusu yaptı.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı, resmi haber ajansı SANA aracılığıyla Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bünyesindeki mensuplara yönelik bir çağrı yayımladı. Açıklamada, SDG saflarında yer alan Suriyelilere, etnik ya da mezhepsel ayrım gözetilmeksizin örgütten ayrılmaları ve en yakın Suriye Arap Ordusu noktasına yönelmeleri istendi.

Komutanlık, SDG’den ayrılanların “ülkeleri tarafından her zaman ve her yerde kabul edileceğini” vurgulayarak, sorunun halkla değil, PKK ile bağlantılı milis yapılar ve “devrik rejimin kalıntıları” ile sınırlı olduğunu savundu. Açıklamada bu unsurların sivilleri hedef aldığı ve Suriye toplumunu parçalamayı amaçladığı öne sürüldü.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Kürt ya da Arap ayrımı gözetmeksizin, SDG bünyesinde yer alan tüm Suriyelilere sesleniyoruz: Gecikmeden bu örgütten ayrılın ve devletinize, halkınıza geri dönün. SDG’den ayrılan herkes, ülkesi tarafından her zaman ve her yerde kabul edilecektir. Sorunumuz halkımızla değil; PKK terör örgütüne bağlı milislerle ve Suriye toplumunu yok etmeyi hedefleyen unsurlarladır.”

SDG'den sert yanıt

Bu çağrıya, aynı gün içinde Suriye Demokratik Güçleri Medya Merkezi’nden yazılı bir açıklamayla yanıt geldi. SDG açıklamasında, Şam’daki Savunma Bakanlığı kaynaklı çağrıların sahadaki gerçeklerle bağdaşmadığı savunularak, bu tür açıklamaların bölgedeki topluluklar arasında ayrılık yaratma girişimi olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Suriye Demokratik Güçleri’nin vatanseverliği, tüm ayrılık çağrılarından daha güçlüdür. Şam’daki ‘Savunma Bakanlığı’ tarafından savaşçılarımızı hedef almaya çalışan bu çağrılar, siyasi ve askeri iflas durumunu yansıtan, bölgedeki topluluklar arasında ayrılık tohumları ekme girişiminin başarısız bir örneğidir.

SDG, yapısının çok kimlikli olduğunu vurgulayarak Kürt, Arap, Süryani ve diğer halklardan oluşan savaşçıların terörizme karşı ortak bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Açıklamada, bu birlikteliğin yıllara dayanan fedakarlıklarla güçlendiği ifade edildi:

Kürt, Arap, Süryani ve diğer savaşçılarıyla Suriye Demokratik Güçleri, terörizme karşı mücadelede ve sivillerin korunmasında kan bağıyla birleşmiş, birleşik bir ulusal güçtür. Bu savaşçılar ve aileleri bu toprakların evlatlarıdır; bağlılıklarında vatanseverdirler, seçimlerinde nettirler ve yıllarca süren fedakarlıklarıyla birliklerinin her türlü kışkırtmadan daha güçlü olduğunu kanıtlamışlardır.

SDG açıklamasında, safları bölmeye yönelik girişimlerin sonuç vermeyeceği belirtilerek, bu tür çağrıların tam tersine daha güçlü bir kenetlenmeye yol açacağı savunuldu:

Safları bölme ve ayrılık tohumları ekme girişimleri, sahadaki gerçekleri değiştirmeyecektir. Suriye Demokratik Güçleri, Kuzey ve Doğu Suriye halkıyla birlikte terörizme ve onu yeni biçimlerde yeniden canlandırmaya çalışanlara karşı birlik içinde kalacaktır.

Independent Türkçe, SANA, Telegram


Somali cumhurbaşkanı, ayrılıkçı Somaliland bölgesi ile ihtilaflı kasabayı ziyaret etti

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mohamud'un Las Anod'a gelişi (Somali Cumhurbaşkanlığı Facebook hesabı)
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mohamud'un Las Anod'a gelişi (Somali Cumhurbaşkanlığı Facebook hesabı)
TT

Somali cumhurbaşkanı, ayrılıkçı Somaliland bölgesi ile ihtilaflı kasabayı ziyaret etti

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mohamud'un Las Anod'a gelişi (Somali Cumhurbaşkanlığı Facebook hesabı)
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mohamud'un Las Anod'a gelişi (Somali Cumhurbaşkanlığı Facebook hesabı)

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mohamud, dün Somaliland'ın ayrılıkçı bölgesi ile ihtilaflı bir bölge başkentini ziyaret etti. Bu ziyaret, yaklaşık 50 yıldır bu bölgeye yapılan ilk cumhurbaşkanı ziyareti oldu.

Sool eyaletinin idari başkenti Las Anod'a yapılan ziyaret, İsrail'in Mogadişu'yu öfkelendiren Somaliland Cumhuriyeti'nin tek taraflı bağımsızlığını tanımasının ardından Afrika Boynuzu bölgesinde gerginliğin arttığı bir dönemde gerçekleşti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Mahmud, Las Anod'da Kuzey-Doğu Somali cumhurbaşkanının göreve başlama törenine katıldı.

Kuzey-Doğu Somali, Sool, Sanaag ve Ain olmak üzere üç Somali eyaletinin bir kısmını kapsamaktadır ve başkenti Las Anod'dur.

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Somali'nin Kuzeydoğu Eyaleti Cumhurbaşkanlığı göreve başlama törenine katılmak üzere Las Anod'a yaptığı ziyaret sırasında (Somali Cumhurbaşkanlığı Facebook hesabı)Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Somali'nin Kuzeydoğu Eyaleti Cumhurbaşkanlığı göreve başlama törenine katılmak üzere Las Anod'a yaptığı ziyaret sırasında (Somali Cumhurbaşkanlığı Facebook hesabı)

Ayrılıkçı Somaliland Cumhuriyeti, 2007 yılından beri Las Anod'u kontrol ediyordu, ancak Somali güçleri ve Mogadişu'ya sadık milislerle şiddetli çatışmaların ardından, onlarca kişinin ölümüne neden olan çatışmaların ardından güçleri geri çekilmek zorunda kaldı.

Somali cumhurbaşkanlığı, Mahmud'un ziyaretinin, birliğin güçlenmesini ve federal hükümetin Somali devleti ve halkının birliğini pekiştirme çabalarını simgelediğini belirtti.

Somaliland Cumhuriyeti hızlı bir şekilde yanıt verdi ve ayrılıkçı bölgenin Cumhurbaşkanlığı İşleri Bakanı Kadir Hus-seyin Abdi, Las Anod'un Somaliland toprakları olduğunu belirterek, farklılıkları diyalog ve barışçıl yollarla çözme kararlılığını vurguladı.

Somaliland'ın tanınmasının artık bir “gerçeklik” olduğunu vurgulayan Abdi, “kimsenin bunu değiştiremeyeceğini” ifade etti.


Suriye ordusu, SDG'nin bombardımanına yanıt olarak doğu Halep'teki militan mevzilerini hedef aldı

Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)
Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)
TT

Suriye ordusu, SDG'nin bombardımanına yanıt olarak doğu Halep'teki militan mevzilerini hedef aldı

Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)
Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)

Suriye Ordusu Harekat Komutanlığı, Deyr Hafir’deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile ittifak halinde olan “Kürdistan İşçi Partisi (ÜKK) milisleri ve eski rejimin kalıntıları” olarak tanımladığı güçlere karşı harekete geçtiğini duyurdu.

Operasyon Komutanlığı, Suriye Haber Ajansı’nda (SANA) bugün yer alan açıklamasında, bu saldırının SDG güçlerinin bölgede gerçekleştirdiği topçu bombardımanına yanıt olarak yapıldığını belirtti.

Suriye ordusu bugün erken saatlerde, arabulucuların gerilimi sona erdirmek için müdahale etmesine rağmen Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Halep şehri ve doğu kırsalına yönelik tehdidinin devam ettiğini açıkladı.

Suriye ordusunun harekat komutanlığı El-Ihbariye TV'ye, “terörist” Bahoz Erdal'ın Kandil Dağları'ndan Tabka bölgesine “SDG ve PKK milislerinin Suriyeliler ve ordusuna karşı yürüttüğü askeri harekatları yönetmek” için geldiğini izlediğini ifade etti.

Açıklamada, SDG ve Kürdistan milislerinin, Halep şehri ve doğu kırsalındaki sakinlere yönelik yeni saldırılara hazırlanmak amacıyla Meskene ve Deyr Hafir bölgelerine çok sayıda İran insansız hava aracı (İHA) getirdiğini de belirtti.

Suriye Ordusu Harekat Komutanlığı şöyle devam etti: “Tabka bölgesine yeni milis gruplarının ve eski rejimin kalıntılarının geldiğini izledik. Bu gruplar, Deyr Hafir, Meskene ve çevresinde bulunan bölgelerdeki konuşlanma noktalarına nakledilecek.” Komutanlık, bu grupların Suriye'yi istikrarsızlaştırmasına izin vermeyeceğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre açıklamada, ordunun “halkı savunacağını ve Suriye'nin egemenliğini koruyacağını, eski rejimin kalıntılarının ve Kandil'den sınırı geçen teröristlerin Suriye'yi istikrarsızlaştırmasına ve Suriye toplumunu hedef almasına izin vermeyeceğini” kaydetti.

Suriye ordusu, Halep'in Deyr Hafir bölgesindeki üç konumun haritasını yayınlayarak, SDG müttefiklerinin bu konumları operasyonları için fırlatma rampası ve İHA fırlatmak için üs olarak kullandığını belirtti ve sivillere bu konumlardan uzak durmaları çağrısında bulundu.

 SDG lideri güçlerinin Fırat'ın doğusuna çekileceğini duyurdu

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi bugün yaptığı açıklamada, güçlerinin yarın (yerel saatle sabah 7'de Halep'in doğusundan çekileceğini ve Fırat Nehri'nin doğusundaki bölgelere yeniden konuşlandırılacağını söyledi.

X platformunda yaptığı paylaşımda, bu adımın “dost ülkeler ve arabulucuların çağrıları ve entegrasyon sürecini tamamlama ve 10 Mart anlaşmasının şartlarını uygulama konusundaki iyi niyetimizin bir ifadesi olarak” atıldığını belirtti.