Tesla CEO'su Musk en büyük kripto borsası Binance'ın CEO'su CZ'le atıştı

Elon Musk, Binance CEO'su Changpeng Zhao'yla Dogecoin nedeniyle Twitter üzerinden yaşadığı tartışmada "Binance'ı kullanan Doge sahiplerinin kendilerinden kaynaklanmayan sorunlara karşı korunması gerek" dedi (Retuers)
Elon Musk, Binance CEO'su Changpeng Zhao'yla Dogecoin nedeniyle Twitter üzerinden yaşadığı tartışmada "Binance'ı kullanan Doge sahiplerinin kendilerinden kaynaklanmayan sorunlara karşı korunması gerek" dedi (Retuers)
TT

Tesla CEO'su Musk en büyük kripto borsası Binance'ın CEO'su CZ'le atıştı

Elon Musk, Binance CEO'su Changpeng Zhao'yla Dogecoin nedeniyle Twitter üzerinden yaşadığı tartışmada "Binance'ı kullanan Doge sahiplerinin kendilerinden kaynaklanmayan sorunlara karşı korunması gerek" dedi (Retuers)
Elon Musk, Binance CEO'su Changpeng Zhao'yla Dogecoin nedeniyle Twitter üzerinden yaşadığı tartışmada "Binance'ı kullanan Doge sahiplerinin kendilerinden kaynaklanmayan sorunlara karşı korunması gerek" dedi (Retuers)

SpaceX CEO'su Elon Musk, Dogecoin çekimlerinde sorun çıkması nedeniyle Binance CEO'su Changpeng Zhao'yla Twitter üzerinden bir tartışma yaşadı.
Musk, 23 Kasım'da CEO'yu etiketleyerek paylaştığı bir tweette "Hey CZ, Doge müşterileriyle ilgili neler oluyor? Kulağa şüpheli geliyor" dedi.
Zhao ise yanıt olarak "Elon, bunun en son Doge cüzdanıyla ilgili bir sorun olduğundan epey eminiz. Şu an geliştiricilerle iletişim halindeyiz. Bunun senin için yol açabileceği herhangi bir rahatsızlıktan dolayı özür dileriz" ifadelerini kullandı.
Ayrıca Zhao tweetinde, Britanya'nın önde gelen gazetelerinden Guardian'da yer alan, Tesla'nın bir yazılım hatası nedeniyle ABD'de 12 bin otomobilin geri çağırdığı haberini de paylaşarak Musk'a "Burada ne oldu?" dedi.

Musk, CEO'nun gönderisine "Binance kullanmıyorum (bir kez denedim, kaydolmak için bir sürü aşamadan geçmek gerekiyordu), dolayısıyla benim açımdan bir sorun oluşmadı. Sadece diğer Doge sahipleri adına bu konuyu gündeme getirdim" ifadelerini kullandı.

Zhao daha sonra "şüpheli" ifadesini gördüğünde "fazla tepki gösterdiğini" söyleyerek, sorunun çözümü için çalıştıklarını belirtti. Musk ise "Anlaştık" diyerek tartışmayı noktaladı.

Ancak Musk, bu atışmadan bir gün sonra yine Binance'e yönelik bir tweet paylaştı.
Bir Twitter kullanıcısı, 24 Kasım'da paylaştığı bir gönderide kripto para ekosistemlerinde Binance ve Robinhood gibi merkezi borsalara bağımlılığın sonlandırılması gerektiğini savundu. Bunun üzerine bir başka kullanıcı da "Senin anahtarın değilse, senin kripton değildir" diye yazdı.
Elon Musk ise "Kesinlikle" diye bir tweet atarak destek mesajı verdi.

Kripto para cüzdanı sisteminde, halka açık ve özel anahtarlar depolanıyor. Halka açık anahtar, bankalardaki IBAN benzeri bir sistemle para alma ve göndermeyi mümkün kılıyor. Özel anahtarsa paraların tutulduğu hesabın açılmasını sağlayan kriptografik bir sistem.
Ancak Binance veya Robinhood gibi platformlar üzerinden kripto para işlemleri yapan kişilere, doğrudan bu anahtarların ya da kripto paranın tutulduğu cüzdanın kontrolü verilmiyor. Dolayısıyla bu tür platformlar kripto para işlemlerini kolaylaştırsa bile kullanıcılara varlıkları üzerinde gerçek bir kontrol imkanı sağlamadığı için kimilerince tercih edilmiyor.
Öte yandan bu yıl Britanya, Almanya, Japonya ve ABD gibi ülkelerde yetkililer, Binance üzerinden kara para aklandığına dair endişeler dile getirmişti.
ABD Adalet Bakanlığı ve Vergi Dairesi, mayısta vergi kaçakçılığı ve kara para aklama işlemlerine dair Binance hakkında soruşturma başlatmıştı.  
Ayrıca platforma "içerden öğrenenlerin ticareti" düzenlemelerine uymadığı, gerçekleştirilen milyonlarca işleme dair verileri yasadışı şekilde kullandığı ve piyasa manipülasyonu yaptığı gerekçesiyle eylülde ayrı bir soruşturma daha açılmıştı.
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu da, aralıkta Robinhood hakkında müşterileri gelir idaresiyle ilgili yanlış bilgilendirdiği ve platformundaki ticari işlemleri vaat ettiği şekilde gerçekleştirmediği gerekçesiyle dava açmıştı.
Robinhood ise suçlamaları inkar etmeden ya da kabul etmeden 65 milyon dolar (yaklaşık 780 milyon TL) para cezası ödemişti.
Independent Türkçe, Futurism, Bloomberg



ABD fırkateynine füze saldırısı haberinin ardından petrolün varil fiyatı 114 dolara yükseldi

ABD’nin misillemesinin yaratacağı etkilerden duyulan endişe nedeniyle petrol fiyatları yükselişe geçti. (X)
ABD’nin misillemesinin yaratacağı etkilerden duyulan endişe nedeniyle petrol fiyatları yükselişe geçti. (X)
TT

ABD fırkateynine füze saldırısı haberinin ardından petrolün varil fiyatı 114 dolara yükseldi

ABD’nin misillemesinin yaratacağı etkilerden duyulan endişe nedeniyle petrol fiyatları yükselişe geçti. (X)
ABD’nin misillemesinin yaratacağı etkilerden duyulan endişe nedeniyle petrol fiyatları yükselişe geçti. (X)

Petrol fiyatları, İran medyasının Hürmüz Boğazı’nda bir ABD fırkateynine füze saldırısı gerçekleştiğini bildirmesinin ardından yükseldi. Ancak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) bu iddiayı yalanladı.

Uluslararası gösterge kabul edilen Brent petrolün varil fiyatı, saat 11.40 itibarıyla yüzde 5,1 artışla 114,2 dolara yükseldi. ABD tipi ham petrol (WTI) ise yüzde 4,8 artarak 107,30 dolara çıktı.

Şarku’l Avsat’ın İran’ın Fars Haber Ajansı’ndan aktardığı haberde, Hürmüz Boğazı’nı geçmeye çalışan bir ABD savaş gemisinin uyarıları dikkate almaması üzerine geri dönmek zorunda kaldığı öne sürüldü. Haberde, Cask kenti açıklarında seyreden gemiye iki füzenin isabet ettiği iddia edildi. Öte yandan Axios muhabiri Barak Ravid, üst düzey bir ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberinde İran füzelerinin bir ABD gemisini vurduğu iddiasının doğru olmadığını aktardı.

ABD Başkanı Donald Trump, daha önce Washington’ın Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan gemilere yardımcı olmak için girişim başlatacağını açıklamıştı. Bölgede seyrüsefer kısıtlamalarının sürmesi ve bir barış anlaşmasının ufukta görünmemesi nedeniyle petrol fiyatları 100 doların üzerinde kalmaya devam etti.

ABD ile İran arasında hafta başında müzakereler sürerken, tarafların karşılıklı yanıtları değerlendirdiği belirtildi.

Trump yönetimi, Tahran ile bir nükleer anlaşmaya varmayı öncelik olarak görürken, İran ise nükleer görüşmelere başlamadan önce savaşın sona ermesini ve Körfez’de deniz taşımacılığına yönelik kısıtlamaların kaldırılmasını istiyor.


Nisan ayı enflasyonu açıklandı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Nisan ayı enflasyonu açıklandı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Türkiye İstatistik Kurumu’nun pazartesi günü açıkladığı verilere göre tüketici fiyatlarında enflasyon Nisan ayında aylık bazda yüzde 4,18 artarken, yıllık bazda yüzde 32,37’ye yükseldi. Her iki veri de ekonomistlerin beklentilerinin üzerine çıktı.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre açıklanan rakamlar, piyasa tahminlerini aşarken, Reuters tarafından yapılan ankette aylık enflasyonun yüzde 3,28, yıllık enflasyonun ise yüzde 31,25 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyordu. Reuters, İran ile yaşanan savaşın akaryakıt fiyatlarını keskin şekilde artırmasının yanı sıra, enflasyondaki düşüş hızının beklenenden daha yavaş olacağı yönündeki öngörülere dikkat çekti.

Alt kalemler incelendiğinde, Nisan ayında en yüksek aylık fiyat artışı yüzde 8,94 ile giyim ve ayakkabı grubunda kaydedildi. Bunu yüzde 7,99 ile konut, yüzde 4,29 ile ulaştırma ve yüzde 3,7 ile gıda ve alkolsüz içecekler izledi.

Mart ayı verileri ise aylık enflasyonun yüzde 1,94’e gerilediğini ve yıllık oranın yüzde 30,87 seviyesine düştüğünü göstermiş, her iki veri de beklentilerin altında kalmıştı.

Öte yandan, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Nisan ayında aylık bazda yüzde 3,17 artarken, yıllık bazda yüzde 28,59 yükseldi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ise geçen ay yayımladığı Para Politikası Kurulu metninde, faiz oranlarını sabit tutarken enflasyon risklerinin arttığına işaret etti. Banka, İran’la yaşanan gelişmelerin ekonomi üzerindeki olası etkilerini yakından izlediğini vurguladı.

Merkez Bankası, Şubat ayında yıl sonu enflasyon tahmin aralığını 2 puan artırarak yüzde 15–21 bandına yükseltmiş, ara hedefini ise yüzde 16 seviyesinde sabit bırakmıştı. Ancak piyasalarda 2025 yılı boyunca enflasyonun düşüş patikasına ilişkin belirsizlikler sürüyor.


Avustralya ve Japonya'dan 'enerji şoku' ittifakı: Tedarik zincirleri güvenceye alınıyor

Takaichi ve Albanese, Canberra’daki Parlamento binasında düzenlenen ortak basın açıklamasında tokalaşırken (EPA)
Takaichi ve Albanese, Canberra’daki Parlamento binasında düzenlenen ortak basın açıklamasında tokalaşırken (EPA)
TT

Avustralya ve Japonya'dan 'enerji şoku' ittifakı: Tedarik zincirleri güvenceye alınıyor

Takaichi ve Albanese, Canberra’daki Parlamento binasında düzenlenen ortak basın açıklamasında tokalaşırken (EPA)
Takaichi ve Albanese, Canberra’daki Parlamento binasında düzenlenen ortak basın açıklamasında tokalaşırken (EPA)

Avustralya'nın başkenti Canberra, bugün Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ve Avustralyalı mevkidaşı Anthony Albanese arasında gerçekleşen kritik bir stratejik zirveye ev sahipliği yaptı. Uluslararası ticaret yollarını tıkayan artan gerilimlerin gölgesinde düzenlenen zirvenin ana gündem maddesi "küresel enerji krizi" oldu.

Görüşmeler sırasında Takaichi, küresel petrol arzındaki kesintilerin tüm Asya-Pasifik bölgesi üzerinde "devasa bir etki" yarattığını vurguladı. Japonya ve Avustralya’nın, istikrarlı enerji arzını garanti altına almak ve kritik kaynakların güvenliğini korumak için "yüksek aciliyet duygusuyla" hareket edeceğini belirtti.

Zirve kapsamında enerji ve kritik mineraller alanında iş birliğini derinleştiren yeni anlaşmalara imza atıldı. Başbakan Albanese, iki ülkenin ekonomilerini gelecekteki belirsizliklerden ve ekonomik şoklardan korumak adına somut adımlar attığını ifade etti. Albanese, şunları kaydetti:

"Birlikte çalışarak daha güvenli ve dirençli tedarik zincirleri oluşturacağız. Bu durum hem şimdi hem de gelecekte her iki ülkedeki şirketlerin ve tüketicilerin yararına olacaktır."

Albanese ayrıca, mevcut jeopolitik durumun sıvı yakıt ve rafine petrol ürünleri arzında yol açtığı aksamalardan dolayı Japonya ile aynı derin endişeyi paylaştıklarını dile getirdi.

Takaichi ve Albanese, Canberra Parlamentosu'nda ekonomik güvenlik iş birliğine ilişkin ortak bir deklarasyon imzaladı (EPA)Takaichi ve Albanese, Canberra Parlamentosu'nda ekonomik güvenlik iş birliğine ilişkin ortak bir deklarasyon imzaladı (EPA)

1,3 Milyar Dolarlık Kritik Destek

Avustralya, finansal boyutta Japon şirketlerinin dahil olduğu kritik mineral projelerine 1,3 milyar Avustralya doları (yaklaşık 937 milyon ABD doları) tutarında devasa bir destek paketini duyurdu. Bu adım; Tokyo’nun teknoloji ve savunma sanayisi için hayati önem taşıyan galyum, nikel, grafit, nadir toprak elementleri ve florit gibi stratejik kaynaklara erişimini kolaylaştıracak.

Enerji Güvenliğinde Avustralya'nın Rolü

Japonya’nın toplam enerji ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılayan ve en büyük LNG tedarikçisi olan Avustralya, geleneksel ticaret yollarındaki gerilimler karşısında "güvenli liman" olarak konumlanıyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu zirve, Japon şirketlerinin Avustralya'daki gaz tesislerinde olası grevler veya ihracat vergilerinin artırılması yönündeki siyasi baskılara dair endişelerini de gidermeyi amaçlıyor.

Bu ekonomik hamleler, giderek büyüyen savunma iş birliğinin devamı niteliğinde. Ziyaret, Avustralya'nın Japon savaş gemileri tedariki için imzaladığı 10 milyar Avustralya dolarlık tarihi savunma anlaşmasından bir ay sonra gerçekleşiyor.

Güvenlik, savunma ve enerji alanlarındaki bu entegrasyon; Hint-Pasifik bölgesinde güçlü bir set oluşturmayı ve küresel piyasaları sarsan "enerji şokuna" rağmen ekonomik büyümenin sürekliliğini sağlamayı hedefliyor.