Kürt protestolarının sesleri Bağdat ve diğer vilayetlerde karşılık buldu

Bağdat ve diğer vilayetlerde IKBY öğrencilerine dayanışma protestoları düzenlendi.

Aktivistler Bağdat’taki Tahrir Meydanı’nda bulunan Özgürlük Anıtı’nın önünde çektikleri dayanışma fotoğraflarını Twitter hesapları üzerinden paylaştı.
Aktivistler Bağdat’taki Tahrir Meydanı’nda bulunan Özgürlük Anıtı’nın önünde çektikleri dayanışma fotoğraflarını Twitter hesapları üzerinden paylaştı.
TT

Kürt protestolarının sesleri Bağdat ve diğer vilayetlerde karşılık buldu

Aktivistler Bağdat’taki Tahrir Meydanı’nda bulunan Özgürlük Anıtı’nın önünde çektikleri dayanışma fotoğraflarını Twitter hesapları üzerinden paylaştı.
Aktivistler Bağdat’taki Tahrir Meydanı’nda bulunan Özgürlük Anıtı’nın önünde çektikleri dayanışma fotoğraflarını Twitter hesapları üzerinden paylaştı.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) Süleymaniye ve diğer kentlerinde üniversite öğrencilerinin burs miktarının artırılması talebiyle başlattığı protestolar son günlerde başkent Bağdat ve özellikle ülkenin güney ve orta kesimindeki Arap vilayetlerinde karşılık bulmaya devam ediyor.
Hükümet, IKBY şehirlerinde yaşananlarla ilgili açıklama yapmaktan çekinirken, Bağdat ve geri kalan vilayetlerdeki protesto gruplarının çoğu IKBY’deki öğrencilerin taleplerine destek veren açıklama ve paylaşımlarda bulundu. Twitter üzerinden ‘sağduyu ve öğrencilerin taleplerini karşılama’ çağrısı yapan Ulusal Hikmet Akımı lideri Ammar el-Hekim dışında Arap siyasi liderlerden gösterilerle ilgili bir açıklama yapılmadı. Arap protestocu gruplar ise Kürt öğrencilerin taleplerini destekleyen bir dizi bildiri yayınladı.
Hükümet ve siyasi çevreler, IKBY’deki gösterilerin, benzer taleplerle Bağdat ve diğer vilayetlere sıçraması ihtimalinden endişe ederken, Ekim 2019’da oluşan protestocu gruplar ise IKBY’deki yöneticiler ile Bağdat ve diğer Arap vilayetlerindeki siyasi parti yöneticilerinin ‘yolsuzluk, kötü yönetim ve vatandaşların aleyhine olacak şekilde iktidarın belir bir sınıfın elinde tekelleşmesi’ gibi ortak yönleri bulunması nedeniyle IKBY’deki gösterilerin bir yıldan fazla süren Ekim 2019 gösterilerinin bir uzantısı olduğu görüşünde.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre, Süleymaniye kentinde dün (Çarşamba) yapılan gösterilerde bazı öğrenciler, Ekim 2019’da Tahrir Meydanı’nda gösteriler sırasında ölen ve Ekim protestolarının simgesine dönüşen aktivist Safa es-Saray’ın fotoğrafını taşıdı.
Ülkenin orta ve güney vilayetlerindeki öğrenci birliklerinin IKBY’deki gösterilerde dillendirilen taleplerle protestolar düzenleme niyetinde olduklarına dair son iki gündür basın yayın organlarında haberler dolaşıyor.
Ekim Hareketi’nden sonra kurulan El-Beyt El-Vatani (Evim Vatanımdır) Partisi, önceki gün yaptığı açıklamada, IKBY’deki göstericilerin taleplerinin yanında oldukları mesajını verdi. Açıklamada, “El-Beyt El-Vatani, meşru haklarını talep etmek için çıkan Irak milletinin evlatlarının yanındadır” ifadeleri kullanıldı. Parti ayrıca ‘orantısız güç kullanımı sonucu yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesine binlerce kişinin yaralanmasına tanıklık eden Ekim Devrimi’ndeki trajedilerin tekrarlanmaması için göstericilere karşı şiddete başvurmanın sonuçlarına’ karşı uyardı. IKBY yetkililerini ‘özgürlükleri ciddi ölçüde kısıtlamakla’ sorumlu tutan Parti, göstericilerin taleplerini karşılama çağrısında bulundu.

Gazetecilere saldırı
IKBY’de gazeteci haklarını koruma amacıyla kurulan Metro Center isimli kuruluş dün ‘Yürürlükteki Anayasa ve Kanunlar Bizi Korumuyor’ başlıklı bir rapor yayınladı. 47 gazetecinin IKBY’deki öğrenci gösterileri sırasında atılan gazdan etkilenerek boğulma tehlikesi geçirdikleri yönünde şikâyette bulunduğu belirtilen raporda, 5 kez gazetecileri doğrudan tehdit etme, 19 kez yayın engelleme girişimi ve 15 kez medya ekiplerine saldırı -ki bazılarının canlı yayın esnasında olduğu aktarıldı- durumunun kayıt altına alındığı belirtildi.
Metro Center Başkanı Rahman Garib, “Güvenlik güçleri, gösteriler sırasında işlenen insan hakları ihlalleriyle ilgili fotoğraf çekmelerini ve görüntü almalarını engellemek amacıyla medya ekiplerine karşı şiddet araçlarını kullandı. Bununla birlikte gazetecilerin kameralarıyla çekilen ve insan onuruna aykırı videolar bize ulaştı. Bir videoda bir vatandaşın yüzüne tekme atıldığı görülüyor” dedi.
Garib konuşmasının devamında şunları kaydetti:
“Sivil alanın ve basın özgürlüğünün kısıtlanması, Irak Anayasası’na ve IKBY’de yürürlükteki yasalara aykırıdır. Medya ve düşünce özgürlüğüyle ilgili 6 tane yasamız var. Ancak bu yasalar ne gazetecileri ne de göstericileri koruyacak güce sahip. Güvenlik güçleri erkek ve kadın gazetecilere sürekli bir şekilde darp ve elektrikli jop kullandı. Erbil ve Süleymaniye’deki gösterilerde gazetecilerin yayın yapmalarını engellemeye devam ediyorlar.”

Ekim göstericilerine karşı açılan davalar
Öte yandan, Zikar Valisi Ahmed Gina el-Hafaci, dün Zikar İstinaf Mahkemesi’ni ziyaret ederek Mahkeme Başkanı ve bazı yargıçlarla bir araya geldi. Hafaci, Ekim göstericilerine karşı açılan düzmece davaları karara bağlamak ve delil olmaması halinde bu davaların kapatılmasını sağlamak için çalıştığını söyledi.
Hafaci’nin Basın Ofisi’nden yapılan açıklamada, “Yargı Konseyi, göstericilerin ölümünde parmağı olan bazı kişiler hakkında yakalama kararı çıkardı ve soruşturma işlemleri yasanın belirlediği şekilde sürüyor” ifadeleri kullanıldı. Hafaci, faillerin adil cezalar almaları için karar alma sürecinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
TT

Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)

Hamas, Gazze Şeridi ve Filistin halkının geleceğiyle ilgili her türlü siyasi sürecin veya düzenlemenin, düşmanlıkların tamamen sona ermesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere meşru ulusal hakların güvence altına alınmasıyla başlaması gerektiğini vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre bu açıklama, hareketin dün Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen Gazze Şeridi "Barış Konseyi" oturumuna yanıt olarak yayınladığı basın bildirisinde yer aldı.

Hareket, işgalin suçlarına ve ateşkes anlaşmasının sürekli ihlallerine devam ettiği bir dönemde oturumun düzenlenmesinin, uluslararası toplumun ve katılımcı tarafların işgali saldırganlığını durdurmaya zorlamak için pratik adımlar atmasını gerektirdiğini vurguladı.

Hamas, geçiş noktalarının açılmasını ve insani yardımın kısıtlama olmaksızın girişini, ayrıca yeniden yapılanma sürecinin derhal başlatılmasını talep etti. Uluslararası tarafların ve arabulucuların, anlaşmaların uygulanmasını sağlamak ve insani ve siyasi hakların engellenmesini önlemek için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Ayrıca, kalıcı bir ateşkesin sağlanması için ciddi çabalara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Gazze Şeridi'ni istikrara kavuşturmaya yönelik her türlü gerçek uluslararası çabanın, sorunun kök nedenini ele alması gerektiğini vurguladı: işgal, işgal politikalarının sona erdirilmesi ve Filistin halkının tam ve eksiksiz haklarına kavuşması.

ABD Başkanı Donald Trump, dün 40'tan fazla ülkeden temsilci ve 12 ülkeden gözlemcinin katılımıyla "Barış Konseyi"nin ilk toplantısını düzenledi. Toplantının odak noktası, savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'nde yeniden yapılanma ve uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.