Mısır'da Firavunlar dönemine ait Koç Başlı Sfenks Yolu törenle açıldı

Mısır'ın güneyindeki Luksor kentinde, Firavunlar dönemine ait iki meşhur tapınağı birbirine bağlayan ve tarihi 3 bin yıl öncesine kadar uzanan Koç Başlı Sfenks Yolu'nun açılışı törenle gerçekleştirildi.

AA
AA
TT

Mısır'da Firavunlar dönemine ait Koç Başlı Sfenks Yolu törenle açıldı

AA
AA

Mısır devlet televizyonu, antik Mısır dönemine ait Karnak ve Luksor tapınaklarını birbirine bağlayan "Koç Başlı Sfenks Yolu" adlı 2 bin 700 metre uzunluğundaki tarihi koridorun açılış törenini canlı yayımladı.
Uzun süren arkeolojik kazılarla ortaya çıkarılan söz konusu tarihi koridorun açılış törenine Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Mısırlı bazı bakanlar, yabancı ülkelerin Büyükelçileri, uluslararası basın kuruluşları ve sanatçılar katıldı.
Törende, büyük bir orkestra antik Mısır dönemini temsil eden müzik enstrümanları ile Firavunlar dönemini temsil eden müzikler icra etti.
Dünyanın en büyük açık arkeolojik alanlarından olan ve Firavunlar döneminde inşa edilen Karnak ve Luksor tapınaklarını birbirine bağlayan Koç Başlı Sfenks Yolu'na ait kalıntılar ilk olarak 1948'de keşfedildi.
Mısır, bugün açılışı yapılan ve iki yakasında 1200 koç başlı sfenksin sıralandığı yaklaşık 3 kilometre uzunluğundaki tarihi koridorun restorasyonuna 2005'te başlatmıştı.



Supergirl’ün zayıf çıkışı DC’nin 10 yıllık planını zora soktu

Gişede çakılan Supergirl, ABD'de sadece 38 milyon dolar kazandı (Warner Bros)
Gişede çakılan Supergirl, ABD'de sadece 38 milyon dolar kazandı (Warner Bros)
TT

Supergirl’ün zayıf çıkışı DC’nin 10 yıllık planını zora soktu

Gişede çakılan Supergirl, ABD'de sadece 38 milyon dolar kazandı (Warner Bros)
Gişede çakılan Supergirl, ABD'de sadece 38 milyon dolar kazandı (Warner Bros)

Açılış hafta sonunda gişede bekleneni veremeyen Supergirl, Marvel'ın en kötü nam salmış çizgi roman uyarlamalarından birinin bile gerisinde kaldı.

Warner Bros. ve DC Studios'un Superman'in kadın kuzenini konu alan son süper kahraman filmi, ilk hafta sonunda Kuzey Amerika'da hedeflediği 55 milyon dolarlık bilet satışının çok altında kalarak, yurt içinde 38 milyon dolar ve dünya genelinde 68 milyon dolar gibi hayal kırıklığı yaratan bir gişe hasılatı elde etti.

Başrolünde House of the Dragon'la yıldızlaşan Milly Alcock’un filme adını veren karakteri canlandırdığı Superman yan filminin, pazarlama maliyetleri hariç 170 milyon dolarlık bütçesini geri kazanması için önünde çok yol var.

Açılış rakamları, korkunç eleştirilere ve izleyicileri şaşkına çeviren olay örgüsüne rağmen Kuzey Amerika sinemalarında 39,1 milyon dolar hasılat elde eden, Jared Leto'nun başrolünde olduğu 2022 yapımı süper kahraman filmi Morbius'unkinden bile düşük.

Morbius, teknik olarak Marvel Sinematik Evreni'nin bir parçası olmasa da Marvel çizgi roman uyarlamaları arasında tarihe geçen bir başarısızlık örneği oldu.

dfvedfvf
Jared Leto'nun başrolünde olduğu Morbius, 2022'de gişede hayal kırıklığı yaratmıştı (Sony Pictures Releasing)

Sony'nin Spider-Man Evreni'nin üçüncü filmi olan yapımda Jared Leto başroldeki kahraman karakterini canlandırmıştı. Film, gösterime girmeden önce bile, çeşitli gecikmeler ve niş bir çizgi roman karakterinin neden kendi uyarlamasına sahip olduğu konusundaki kafa karışıklığı nedeniyle eleştirilere maruz kalmıştı.

Supergirl'ün yapımında bilinen bir gecikme olmadı ancak Morbius gibi, çok tanınmayan bir karakteri merkeze almasıyla aynı dezavantaja sahipti.

James Gunn'ın yönettiği Superman geçen yaz büyük bir başarı yakalayarak açılış hafta sonunda 125 milyon dolar hasılat elde etmiş ve 2025'in en çok kazanan süper kahraman filmi olmuştu. Warner Bros. Discovery CEO'su David Zaslav, yeniden başlatılan DC Evreni'nin süper kahraman filmlerinin 10 yıllık planına güvendiğini söylemişti.

Ancak karakterin kuzeni Supergirl (gerçek adı Kara Zor-El) 2025 yapımı filmin sonunda kameo yapmasına rağmen neredeyse hiç tanınmıyor.

Craig Gillespie'nin yönettiği ve Ana Nogueira'nın yazdığı Supergirl filmi de kötü eleştirilerle karşılandı ve Rotten Tomatoes'un Tomatometer'ında yüzde 56 gibi düşük bir puan aldı. Eleştirmen Clarisse Loughrey, The Independent için kaleme aldığı incelemede filmi "çirkin" ve "moral bozucu" diye nitelendirerek şunları yazdı:

Karakter güçlü. Ne yazık ki etrafındaki dünya fazlasıyla ruhsuz.

Olumsuz eleştirilere ek olarak Supergirl, sinemalarda Disney ve Pixar'ın Oyuncak Hikayesi 5'inin (Toy Story 5) rekabetiyle karşı karşıya kaldı. Film, ikinci hafta sonunda 70 milyon dolarla zirvedeki yerini korudu. Bağımsız korku filmi Saplantı (Obsession), bir diğer yeni film Jackass: Best and Last'in önünde üçüncü sıraya geriledi. Jackass: Best and Last, ABD'de 8,4 milyon dolarlık hasılatla gişede tökezledi.

DC Evreni, ekimde gösterime girecek Clayface'le devam edecek. Clayface, 40 milyon dolarlık önemli ölçüde daha düşük bir bütçeye sahip.

Independent Türkçe


Antarktika'daki bakteri yeni kanser tedavilerine imkan sunabilir

Araştırmacı, Antarktika açıklarındaki sularda deniz üzümü arıyor (USF)
Araştırmacı, Antarktika açıklarındaki sularda deniz üzümü arıyor (USF)
TT

Antarktika'daki bakteri yeni kanser tedavilerine imkan sunabilir

Araştırmacı, Antarktika açıklarındaki sularda deniz üzümü arıyor (USF)
Araştırmacı, Antarktika açıklarındaki sularda deniz üzümü arıyor (USF)

Bilim insanları, Antarktika'yı çevreleyen buzlu sularda yaşayan bir bakteri türünün, özellikle melanomla mücadele edenler için gelecekteki kanser tedavileri için ipuçları sunabileceğini söylüyor.

Araştırmacılar, dünyanın en ücra ortamlarından birine yapılan 6 haftalık keşif gezisinde, melanom öldürücü bakterinin deniz canlıları olan askidiyalar, yani deniz üzümleri üzerinde büyüdüğünü keşfetti.

Güney Florida Üniversitesi'nden kimya profesörü Bill Baker, "İlk olarak bu askidiyanın, normal insan hücrelerine zarar vermeden melanom kanser hücrelerini öldüren zehirli bir bileşik içeren bir bakteri ürettiğini keşfettik" dedi.

Dr. Baker, "Bu seçicilik ilaç geliştirmede çok önemli çünkü hastalığı, hastaya zarar vermeden tedavi etmek gerekir" dedi.

Soğuk Antarktika sularındaki birçok deniz canlısı, zorlu koşullarda hayatta kalmak için kimyasal savunmalara bel bağlıyor ve avcılarla hastalıkları caydırabilen bileşikler üretiyor.

Dr. Baker, "Bu kıta, milyonlarca yıldır coğrafi ve çevresel olarak izole kalması nedeniyle benzersiz" dedi.

Sonuç olarak Antarktika'daki türler bağımsız biçimde evrimleşti ve bu da son derece özelleşmiş organizmalara yol açtı. Çalıştığımız deniz üzümleri bu ortama özel olarak uyum sağlamışlar ve başka hiçbir yerde bulunmazlar.

Melanom hücrelerine karşı etkili olduğu bulunan bileşiklerden biri, Candidatus Synoicihabitans palmerolidicus bakterisi tarafından üretilen "palmerolide A"dır.

Son keşif gezisinde melanom öldürücü bakterinin Antarktika'da nerede bulunduğunun ve ne kadar yaygın olduğunun tespit edilmesi amaçlandı.

Dr. Baker, "Ayrıca bakterinin organizmanın (deniz üzümü) içinde nasıl yaşadığını ve bunun melanom araştırmalarıyla bağlantılı bileşiklerle nasıl ilişkili olduğunu anlamak istedik" dedi.

Araştırmacılar, bileşiklerin doğal olarak nasıl üretildiğini ve sonunda tıbbi uygulamalarda kullanılıp kullanılamayacağını daha iyi anlamayı umuyor.

Bilim insanları, melanom öldürücü bakterileri barındıran deniz üzümlerinin tipik olarak yaklaşık 18 ila 24 metre derinliklerde, genellikle su akıntılarının güçlü olduğu eğimli veya dikey deniz tabanı yüzeylerinde bulunduğunu tespit etti.

Bu derinliklerde akıntıların organizmaları besleyen besinleri taşımaya yardımcı olduğunu söylüyorlar.

Araştırmacılar, daha derin suları keşfetmek için çok sayıda dalış gerçekleştirdi ve iki uzaktan kumandalı araç kullandı.

Dalışların, bilim insanlarının ve örneklerin güvenliğini sağlamak için dikkatlice planlandığını söylüyorlar.

Dr. Baker, "Bu araştırma hem çevre hem de tıp açısından önemli. Organizmaların ekstrem koşullarda hayatta kalmak için simbiyozu nasıl kullandığını öğreniyoruz; bu, Antarktika gibi soğuk su ekosistemlerinde hâlâ büyük ölçüde bilinmiyor" dedi.

"Bu bileşiğin kaynağını ve işlevini anlamak, onu bir ilaca dönüştürmeyi umuyorsak çok önemli" diye ekledi.

Independent Türkçe


The Walking Dead'in yaratıcısından itiraf: Başrolü öldürmek istedim

2010–2022'de 11 sezon süren The Walking Dead, dünya çapında aniden yayılan ve insanları zombiye dönüştüren gizemli bir virüs salgınının sonrasını konu alıyordu (AMC)
2010–2022'de 11 sezon süren The Walking Dead, dünya çapında aniden yayılan ve insanları zombiye dönüştüren gizemli bir virüs salgınının sonrasını konu alıyordu (AMC)
TT

The Walking Dead'in yaratıcısından itiraf: Başrolü öldürmek istedim

2010–2022'de 11 sezon süren The Walking Dead, dünya çapında aniden yayılan ve insanları zombiye dönüştüren gizemli bir virüs salgınının sonrasını konu alıyordu (AMC)
2010–2022'de 11 sezon süren The Walking Dead, dünya çapında aniden yayılan ve insanları zombiye dönüştüren gizemli bir virüs salgınının sonrasını konu alıyordu (AMC)

The Walking Dead'in yaratıcısı Robert Kirkman, sevilen karakterleri acımasızca öldürmesiyle tanınsa da bu işin gerçek ustasının kim olduğunu çok iyi biliyor: Game of Thrones'un yazarı George R.R. Martin.

Annecy Film Festivali'nde konuşan Kirkman, "O bu işin piri, bense sadece bir çırağım. Karakter öldürme konusunda benden katbekat daha iyi" ifadelerini kullandı.

Ancak bu durum Kirkman'ın denemediği anlamına gelmiyor. Martin, Ned Stark, Jon Snow (dirilmeden önce) ve Joffrey Baratheon gibi unutulmaz karakterleri öldürerek bu konudaki ününü pekiştirmiş olsa da Kirkman, özellikle kendi çizgi romanından uyarlanan The Walking Dead sözkonusu olduğunda karakter öldürme fikrine fazlasıyla kapıldığını itiraf ediyor.

The Walking Dead'e ilk başladığımızda, yazar odasındaki o çılgın bendim. Sürekli 'Ne bileyim, başrolü öldürelim gitsin işte, kimin umurunda? Değişik bir şey yapmış oluruz' diyordum.

Kirkman'ın bu ısrarı, bir dönem Daryl Dixon'ı öldürmeyi teklif etmeye kadar varmış. Norman Reedus'ın canlandırdığı Daryl Dixon, ilerleyen süreçte hayranların gözbebeği haline gelmiş ve hatta şu sıralar 4. sezonu yolda olan kendi yan dizisinin başrolü olmuştu.

Kirkman sözlerine şöyle devam etti: 

The Walking Dead'deki herhangi bir karakter için, bir noktada yazar odasında oturup 'Neden onu bugün öldürmüyoruz ki?' demişimdir.

Ünlü yazar, bu yaklaşımını Invincible'da da sürdürdü. Animasyon dizisi, bu konuda The Walking Dead'den aşağı kalmadı.

Öte yandan George R.R. Martin de karakter ölümleri sözkonusu olduğunda son derece acımasız. House of the Dragon'ın başyazarı Ryan Condal'la yaşadığı anlaşmazlıkların ardından projeden ayrılsa da dizinin üçüncü sezonu daha ilk bölümüyle birçok karaktere veda etmişti.

Independent Türkçe, Deadline, GamesRadar