Halk hareketi başladığından bu yana 500 Cezayirli kadın aktivist tutuklandı

Yerel seçim kampanyası sırasında başkent Cezayir'deki bir sokak (Reuters)
Yerel seçim kampanyası sırasında başkent Cezayir'deki bir sokak (Reuters)
TT

Halk hareketi başladığından bu yana 500 Cezayirli kadın aktivist tutuklandı

Yerel seçim kampanyası sırasında başkent Cezayir'deki bir sokak (Reuters)
Yerel seçim kampanyası sırasında başkent Cezayir'deki bir sokak (Reuters)

Cezayir'deki halk hareketi aktivistlerinin belirttiğine göre, 22 Şubat 2019'da patlak verip geçtiğimiz Mayıs ayında zorla yasaklanan protestolarda en az 500 kadın tutuklandı.
Diğer yandan hükümet medyası, eski Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika'nın yönetimine resmen son verildiği cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci yıl yıldönümü vesilesiyle, iktidar ekibinin ‘başarıları’ yönünde bir propaganda kampanyası düzenlemek için çalışıyor.
Meşhur aktivist Zeki Hannaş, Facebook hesabında yayınladığı gönderide, farklı yaşlarda ve farklı siyasi görüşlerden yüzlerce kadın aktivistin milyonlarca Cezayirlinin dile getirdiği değişim talebine sahada eşlik ettikleri, Buteflika iktidarının beş yıl daha uzatılmasına karşı çıktıkları için çektiği sıkıntılardan bahsetti.
Eylemcilerin yargılanması ve kovuşturmasıyla ilgili her şeyi dikkatli bir şekilde takip ettiği için gazetecilerin ‘halk hareketi haber ajansı’ şeklinde değerlendirdikleri Hannaş, üniversite profesörleri ve öğrencileri, gazeteciler, öğretmenler ve sendikacılar dahil olmak üzere adli takibe alınan en az 100 kadın olduğunu belirtti. Aynı zamanda ülkedeki birçok yerden en az 500 kadının tutuklandığını, tutuklamaların zaman zaman bu kişilerin eşleri, erkek kardeşleri, babaları, hatta çocuklarını etkilediğine dikkat çekti.
Başkent ve Vahran’daki haftalık gösterilere çok sayıda kadının katıldığını, Tizi Vuzu ve Becaya’nın ise Kabiliye’de bu yönde öne çıkan iki eyalet olduğunu da ekledi. Hannaş, şu 15 kadının hareketin başlangıcından bu yana duruşma öncesi gözaltında tutulduğunu ifade etti: Samira Mususi, Nur el-Huda Dahmani, Nur el-Huda Akadi, Yasemin Si Hac Muhand, Emira Boravi, Namiye Abdulkadir, Tevvat Delile, Makari Afaf, Bahriye Hakime, Visam Nasıri, Mufide Harşi, Fatma Budude, Kamira Neyt Seyyid, Fatiha Davud ve Rima Zaydi.
Başkentteki genel merkezini göstericilere açan Kültür ve Demokrasi Mitingi partisinde eski aktivist Mususi, tutuklanan ilk kadındı. 28 Haziran 2019'da güvenlik tarafından karakola götürülen Mususi, burada iki gün tutulmasının ardından önce savcılığa, sonra yargıca sevk edildi. Nitekim ulusal bayrağı değil de Berberi bayrağını kaldırdığı gerekçesiyle ‘ulusal birliğe zarar vermekle’ suçlandı.
İlk kez 2014’te başkentte Buteflika'nın dördüncü dönem adaylığına karşı düzenlenen protestolarda tutuklanan, aynı zamanda ‘yeter’ anlamını taşıyan ‘Barakat’ isimli bir örgüt kuran 47 yaşındaki Dr. Emira Boravi, otoriteye karşı çıkan en meşhur siyasi kadın savaşçı sayılıyor.
Zeki Hannaş, halk hareketi aktivistleri Leyla Carcar ve Nebile İmecduben başta olmak üzere çok sayıda kadın avukatın sorgulama sırasında tutuklulara eşlik ettiğine, duruşmalarda onları temsil ettiğine de dikkat çekti.
Diğer yandan yeni kurulan Uluslararası Kanal ve 48 kanalıyla devlet radyosunun yanı sıra yedi farklı kanalıyla devlet televizyonu, 12 Aralık 2019'da Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’un seçilmesinin ikinci yıl dönümü vesilesiyle büyük bir propaganda kampanyası hazırlamaya başladı. Şarku'l Avsat'a konuşan radyo ve tv çalışanlarının belirttiğine göre basın ve teknik personel, ‘ülkeyi kaostan çekip alan anayasal seçeneğe adanmış duruma’ odaklı çalışma yapma talimatı aldı.
Vefat eden Cezayir Genelkurmay Başkanı Ahmed Kayid Salih, seçimlerin uygulanmasını isteyip bu yönde bir tarih belirlemiş, seçimlerin düzenlenmesini, ‘ülkeyi Cumhurbaşkanı istifa ettiği taktirde erken seçim yapılmasını öngören anayasa yoluna sokmak’ şeklinde değerlendirmişti. Salih, partilerin seçim sürecine girmeden önce en az iki yıl sürecek geçiş aşamasına yönelme taleplerini şiddetle reddetmişti.



El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
TT

El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi ve Başkan Yardımcısı Salim el-Hanbaşi, Hadramaut'un "kendi adına zafer kazandığını" ve "herkese yer olduğunu" belirterek, sivil barışı etkileyebilecek kışkırtma ve çağrılara karşı uyardı ve vilayette sivil davranışın benimsenmesi ve istikrarın korunması çağrısında bulundu.

El-Hanbeşi, "Şarku’l Avsat Podcast"e verdiği röportajda, Hadramut'ta geçen yılın sonu ve ocak ayının başlarında yaşananların, iç çatışmalardan korunması amacıyla “kampların ele geçirilmesi” çerçevesinde gerçekleştiğini açıkladı. El-Hanbeşi, bugün önceliğin güvenliği sağlamak, kalkınmayı teşvik etmek ve yatırım için cazip bir ortam yaratmak olduğunu vurguladı.

El-Hanbeşi, Hadramut'taki istikrarın daha geniş bir kalkınma aşamasının kapısını açacağını vurgulayarak, enerji ve yatırım alanlarındaki fırsatların valiliğin ekonomik rolünü güçlendirebileceğini ve sakinlerinin yaşamlarını iyileştirebileceğini belirtti.

Liderlik Konseyi üyesi, yeni Yemen hükümetine üç tavsiyede bulundu: Partizanlıktan uzak durmak ve dar çıkarlara kapılmamak, devlet kurumlarındaki yolsuzlukla mücadele etmek ve özellikle gelir getiren bakanlıklarda Merkez Bankası'na kaynak toplama ve sağlama verimliliğini artırmak.


ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
TT

ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)

Üç kaynak, ABD'nin Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe Çin teknolojisine güvenmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu, bunun ABD'nin çıkarlarına aykırı olduğunu ve ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini savunduğunu bildirdi.

Bu mesaj, salı günü San Francisco'da ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir heyet ile Suriye İletişim Bakanı Abdusselam Heykel arasında yapılan bir toplantıda iletildi. Toplantının yapılacağı bilinmiyordu. Washington, muhalefetin Çin ile stratejik ortaklığı olan eski Devlet Başkanı Beşşar Esed rejimini devirdiği 2024 yılından bu yana Şam ile yakın iş birliği yapıyor.

Suriye'li bir iş adamı, Suriye'nin telekomünikasyon kulelerini ve yerel internet servis sağlayıcılarının altyapısını desteklemek için Çin’in teknolojisini satın almayı düşündüğünü söyledi. Görüşmelere dair bilgi sahibi bir kaynak, ABD tarafının bakanlığın Çin telekomünikasyon ekipmanlarına ilişkin planları hakkında açıklama istediğini aktardı. Kaynak, Suriyeli yetkililerin altyapı geliştirme projelerinin zaman açısından hassas olduğunu ve Şam'ın tedarikçilerin çeşitliliğini artırmak istediğini söylediğini açıkladı.

cdfvg
Suriye devrimi bayrağını sallayan Suriyeliler (AFP)

San Francisco'da düzenlenen toplantıyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, Suriye'nin Amerikan şirketleriyle iş birliğine açık olduğunu, ancak konunun aciliyeti karşısında ihracat kontrolleri ile bunlara ‘aşırı uyumun’ bir engel teşkil etmeye devam ettiğini söyledi.

ABD'li bir diplomat ise Reuters'a yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ‘Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe ABD veya müttefiklerinin teknolojisini kullanması için açıkça çağrıda bulunduğunu’ söyledi. ABD'nin bu konuda Suriye'ye mali veya lojistik destek sözü verip vermediği bilinmiyor.

Öte yandan Reuters'ın sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü şunları söyledi:

“Kritik altyapı ile ilgili tüm satın alımlarda, ülkelerin daha düşük fiyatlı ekipman ve hizmetler yerine ulusal güvenlik ve gizliliği öncelikli tutmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz.”

Sözcü, Çin istihbarat ve güvenlik kurumlarının ‘Çin vatandaşlarını ve şirketlerini hassas verileri paylaşmaya zorlama veya müşterilerinin sistemlerine yetkisiz erişim izni verme konusunda yasal hakka sahip olduğunu’ ve Çinli şirketlerin müşterilerinin gizliliğini koruma vaatlerinin ‘Çin yasaları ve yerleşik uygulamalarla tamamen çeliştiğini’ de sözlerine ekledi. Buna karşın Çin, casusluk amacıyla teknoloji kullandığı iddialarını defalarca kez reddetti.

Suriye İletişim Bakanlığı tarafından Reuters'a yapılan açıklamada, ekipman ve altyapı ile ilgili tüm kararların ulusal teknik ve güvenlik standartlarına uygun olarak alındığı, veri koruma ve hizmet sürekliliğinin sağlandığı belirtildi. Bakanlık, ulusal çıkarlar doğrultusunda ortaklıkların ve teknoloji kaynaklarının çeşitlendirilmesine öncelik verdiğini vurguladı.


Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor
TT

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli grupların saha komutanları ve üyeleri, ABD'nin Tahran'a olası bir saldırı sinyalleriyle eşzamanlı olarak tırmanan mali krizle karşı karşıya kalırken ‘tam bir çöküşten’ korkuyorlar.

Neredeyse iki yıldır süren İsrail'in Gazze'de yürüttüğü uzun soluklu savaşı ve Lübnan, İran ve Suriye'nin bazı bölgelerini de kapsayan saldırıların kapsamı, para transferi yollarına baskı uyguladı ve bu grupların varlıklarını ve birikimlerini tüketti.

İslami Cihad Hareketi, Gazze’deki İran’la mali ve lojistik olarak bağlantılı en büyük grup. Daha az ölçüde de olsa, bu bağlantılar ‘Direniş Komiteleri’, ‘Mücahit Tugayları’ ve diğer askeri gruplar için de söz konusu.

Bu gruplardan kaynaklar ve Gazze'deki diğer aktivistler, zorlu mali koşulların herkesi etkilediği konusunda hemfikir.

Washington'ın İranlı kuruluşlara ve kişilere uyguladığı ekonomik yaptırımlar, krizin geleceğini tartışmaya devam eden grupları desteklemeyi zorlaştırdı.