Fransa-Birleşik Krallık krizine yol açan göçmen faciası: Kimliği tespit edilen ilk kurban Irak Kürdü Meryem oldu

Meryem Nuri Muhammed Emin, Birleşik Krallık'a gidebilmek için Irak'tan sırasıyla Almanya ve Fransa'ya geçmişti (BBC)
Meryem Nuri Muhammed Emin, Birleşik Krallık'a gidebilmek için Irak'tan sırasıyla Almanya ve Fransa'ya geçmişti (BBC)
TT

Fransa-Birleşik Krallık krizine yol açan göçmen faciası: Kimliği tespit edilen ilk kurban Irak Kürdü Meryem oldu

Meryem Nuri Muhammed Emin, Birleşik Krallık'a gidebilmek için Irak'tan sırasıyla Almanya ve Fransa'ya geçmişti (BBC)
Meryem Nuri Muhammed Emin, Birleşik Krallık'a gidebilmek için Irak'tan sırasıyla Almanya ve Fransa'ya geçmişti (BBC)

Fransa'dan Birleşik Krallık'a (BK) gitmeye çalışırken hayatını kaybedenler arasında kimliği belirlenen ilk kişi Meryem Nuri Muhammed Emin oldu.
24 Kasım'da yaşanan olayda göçmen botunun batmasıyla 27 kişi boğularak ölmüştü. Yetkililer yaşamını yitirenler arasında 17 erkeğin, biri hamile 7 kadının ve üç çocuğun olduğunu açıklamıştı. Olayın ardından Fransa ve BK arasında gerilim yükselmişti.
BK'de yaşayan nişanlısı BBC'ye yaptığı açıklamada, sürpriz yapmak isteyen Irak Kürdü Meryem'in Manş Denizi'ni geçme girişiminden son ana kadar haberdar olmadığını söyledi.
Kimliğini açıklamak istemeyen adam, Meryem'in botta bir yakınıyla olduğunu belirtti.
Kendisi de göçmen olan adam GPS'i kullanarak nişanlısını takip ettiğini ve Snapchat üzerinden mesajlaştıklarını kaydetti. Nişanlısının ifadelerine göre 24 yaşındaki Meryem, gönderdiği son mesajda yetkililerin geldiğini söyleyerek umut vermeye çalıştı. Adam şöyle konuştu:
"Nişanlımla sürekli temas halindeydim. Konumunu canlı şekilde takip ediyordum. Tekneye bindikten 4 saat 18 dakika sonra onu kaybettim. Sanırım denizin ortasındalardı."
Adam ayrıca, sinyal kaybolmadan önce telefonda konuştuklarını bildirdi:
"Nişanlım bana 'Botta yaklaşık 30 kişi var' dedi."
Meryem'in amcası da olayı doğrulayarak Meryem'in cansız bedeninin Irak'a gönderilmesini beklediklerini söyledi.
Meryem'in bir başka yakını, "Hikayesi herkesle aynı. Daha iyi bir hayat arıyordu" diye konuştu.
Bir balıkçı teknesinin çarşamba Fransa açıklarında denizdeki birkaç kişiyi görmesiyle arama kurtarma çalışmaları başlatılmıştı. 27 kişinin cansız bedenine ulaşılırken, kurtarılan biri Iraklı diğeri Somalili iki kişi hastaneye kaldırılmıştı. Yetkililer, taburcu edilen bu kişileri yaşananlarla ilgili sorgulamaya hazırlanıyor.
Fransız polisiyse olayın ardından 5 şüpheliyi tutukladı.

BK'yle Fransa arasında mektup krizi
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, olayın ardından Avrupa Birliği'ni ve BK'yi "göç sorununa" ilişkin acil toplantıya çağırmıştı.
BK Başbakanı Boris Johnson ise konuyla ilgili Macron'a gönderdiği mektubu Twitter'dan paylaşmıştı.
Johnson 5 maddelik mektupta, göçmenleri taşıyan bot ve teknelerin Fransa'dan ayrılmasını önlemek için ortak devriye ve iade anlaşmasını içeren planın geçişler üzerinde "anında önemli bir etkisi" olacağını savunmuştu.
Johnson ayrıca insan kaçakçılığı yapan suç çetelerinin işlerine balta vuracağını öne sürdüğü planın Fransa'nın da çıkarına olacağını öne sürmüştü.
Bunun ardından iki ülke arasında tansiyon yükselirken Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, yarın düzenlenecek toplantı için Birleşik Krallık İçişleri Bakanı Priti Patel'e gönderilen davetin iptal edildiğini açıkladı.
Independent Türkçe, BBC, Guardian, Metro, AA



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.