Mısır ve BAE, bölgedeki istikrarı desteklemek için koordinasyonun sürdürülmesi konusunda anlaştı

Sisi ve Abu Dabi Veliaht Prensi bir önceki görüşme sırasında (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Sisi ve Abu Dabi Veliaht Prensi bir önceki görüşme sırasında (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır ve BAE, bölgedeki istikrarı desteklemek için koordinasyonun sürdürülmesi konusunda anlaştı

Sisi ve Abu Dabi Veliaht Prensi bir önceki görüşme sırasında (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Sisi ve Abu Dabi Veliaht Prensi bir önceki görüşme sırasında (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile yaptığı görüşmede, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), bölgedeki istikrarı destelemek için koordinasyonu sürdürme konusunda anlaştı. Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Bessam Radi’ye göre, Sisi önceki gün Abu Dabi Veliaht Prensi ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, iki ülke arasındaki işbirliğin yanı sıra, bölgesel ve uluslararası meseleler ile ortak çıkarlar konusunda görüş alışverişinde bulundu.
Radi açıklamasında, taraflar arasında koordinasyon ve düzenli istişarenin sürdürülmesi adına bölgedeki güvenlik ve istikrarın desteklenmesinin kararlaştırıldığını söyledi.
Geçtiğimiz Ağustos ayında Sisi, üst düzey bir BAE’li heyetle iki ülke arasındaki ilişkilerin her düzeyde güçlendirilmesi konusunu görüştü. O dönem Sisi, Mısır ile BAE arasında güçlü ilişkilerin ulaştığı ileri seviyeye övgüde bulunurken, ülkesinin ilişkilerin, iki kardeş ülke ve halkın çıkarlarına katkıda bulunacak şekilde güçlendirme arzusunu dile getirdi. Mısır Cumhurbaşkanı, Arap bölgesinin istikrarı için iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri pekiştirmek adına tüm alanlarda işbirliğine vurgu yaptı.
Geçtiğimiz Temmuz ayında Abu Dabi Veliaht Prensi, Mısır’ın kuzeyinde yer alan ‘3 Temmuz Üssü’nün açılışında Sisi’ye eşlik etti. Geçtiğimiz Mayıs ayında, Zayed Al Nahyan, Sisi ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde ise Gazze’deki ateşkesten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, BAE’nin Mısır’ın bölgede güvenlik ve istikrarı sağlama çabalarına verdiği desteği yineledi. Geçtiğimiz Nisan ayında ise Mısır Cumhurbaşkanı ve Şeyh Muhammed bin Zayed Kahire’de, iki ülke arasındaki ilişkilerin çeşitli alanlara genişletilmesi için ortak çalışma konusunun yanı sıra bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldı. Abu Dabi Veliaht Prensi, ülkesinin bölgesel dosyalar, krizler ve bunlarla başa çıkma yolları konusunda Mısır ile koordinasyon ve danışma konusundaki istekliliğini vurguladı.



Lübnan, İran büyükelçisinin akreditasyonunu geri çekti ve pazar gününe kadar ülkeyi terk etmesini istedi

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, İran büyükelçisinin akreditasyonunu geri çekti (Ulusal Haber Ajansı)
Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, İran büyükelçisinin akreditasyonunu geri çekti (Ulusal Haber Ajansı)
TT

Lübnan, İran büyükelçisinin akreditasyonunu geri çekti ve pazar gününe kadar ülkeyi terk etmesini istedi

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, İran büyükelçisinin akreditasyonunu geri çekti (Ulusal Haber Ajansı)
Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, İran büyükelçisinin akreditasyonunu geri çekti (Ulusal Haber Ajansı)

Lübnan Dışişleri ve Göçmenler Bakanlığı'nın bugün yaptığı açıklamaya göre Lübnan, İran'ın atanmış büyükelçisi Muhammed Rıza Şeybani'nin akreditasyonunu geri çekti ve kendisinden pazar gününe kadar Lübnan topraklarını terk etmesini istedi.

Dışişleri ve Göçmenler Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, İran'ın Lübnan'daki Maslahatgüzarı Tevfik Samadi ve Genel Sekreter Büyükelçi Abdul Settar Isa çağrılmış, kendisiyle görüşmüş ve Lübnan devletinin atanan İran Büyükelçisi Muhammed Rıza Şeybani'nin akreditasyon onayını geri çekme ve onu istenmeyen kişi ilan etme kararını bildirmiştir. Bakanlık, Şeybani'nin en geç 29 Mart 2026 Pazar gününe kadar Lübnan topraklarını terk etmesini talep etmiştir.

Aynı bağlamda, Lübnan Dışişleri Bakanlığı, Tahran'ın iki ülke arasında uygulanan diplomatik ilişkilerin norm ve ilkelerini ihlal ettiği yönündeki Lübnan devletinin açıklaması üzerine, İran'daki Lübnan Büyükelçisi Ahmed Sveydan'ı istişare için çağırdı.


Irak'ta düzenlenen hava saldırılarında 10 Haşdi Şabi üyesi öldürüldü

Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
TT

Irak'ta düzenlenen hava saldırılarında 10 Haşdi Şabi üyesi öldürüldü

Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)

Güvenlik ve sağlık kaynakları, bugün Irak'ın batısındaki Anbar vilayetinde “Haşdi Şabi” güçlerinin karargahını hedef alan hava saldırıları sonucu, 30 kişinin de yaralandığını bildirdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığı habere göre « Haşdi Şabi güçleri, yaptıkları açıklamada, Anbar Operasyonları Komutanı Saad Baici ile bazı yardımcılarını öldürüldüğünü doğruladı ve saldırıyı gerçekleştirmekle ABD’yi suçlayarak, «vatan görevlerini yerine getirirken komuta merkezinin» bir ABD hava saldırısı hedef alındığını belirtti.

Açıklamada, bu saldırıların “Irak'ın egemenliğinin açık bir ihlali ve Iraklıların kanına ciddi bir saygısızlık” olduğu belirtildi ve “uluslararası hukuka ve insani normlara hiç önem vermeyen saldırgan yaklaşımın doğasını bir kez daha ortaya koyduğu” ifade edildi.

Kaynaklar, “siyasi güçlerin, ABD’nin tekrarlanan bu ihlallerine karşı durma ve ülkenin egemenliğini koruyacak ve bu ciddi ihlallere son verecek açık ve kararlı tutumlar sergileme konusunda tam sorumluluk taşıdıklarını” belirtti.

Kaynaklar, saldırıların bir dizi üst düzey komutanın katıldığı güvenlik toplantısı sırasında “Haşdi Şabi” karargahını hedef aldığını ifade etti.

«Haşdi Şabi» güçleri, çoğu Şii olan yarı askeri grupları bünyesinde barındırmaktadır ve bu gruplar resmi olarak Irak güvenlik güçlerine dahil edilmiştir; bu gruplar arasında İran'a bağlı birçok örgüt de bulunmaktadır.

Şubat ayında ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın ardından Tahran destekli silahlı gruplar Irak'taki ABD üslerine saldırılar düzenliyor ve bu durum bölgede daha geniş çaplı bir tırmanma korkusunu artırıyor.


Berri: Bize karşı yürütülen savaşı durduracak bir anlaşmaya varılmasını umuyoruz

İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
TT

Berri: Bize karşı yürütülen savaşı durduracak bir anlaşmaya varılmasını umuyoruz

İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)

Şarku’l Avsat’a bilgi veren, konuyu yakından takip eden Lübnanlı kaynaklar, İran'ın Beyrut'taki bazı liderlere, ABD ve İsrail ile süren savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmada Lübnan'ın da yer alacağına dair “açık bir taahhüt” verdiğini belirtti. Kaynaklar, Lübnanlı yetkililerin “diplomatik olmayan” kanallar aracılığıyla, Tahran'ın Lübnan'daki bazı müttefiklerine, savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmanın “kesinlikle Lübnan'ı da kapsayacağını” bildirdiğini söyledi.

Lübnan, İran ile savaşın sona ermesinin ardından İsrail’in askeri gücünü ülkeye kaydırmasından endişe duyuyor; zira İsrail ordusunun gerçekleştirdiği saha tatbikatları, Lübnan topraklarında daha geniş çaplı operasyonlar ve olası bir kara işgali için bir başlangıç noktası olabilecek “köprü başları” kurduğunu düşündürüyor.

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsat ile yaptığı görüşmede, sızan bu bilgilerin doğru olmasını umduğunu belirterek, “İsrail'in Lübnan'a karşı savaşının sona ermesini içeren kapsamlı bir anlaşma” istediğini ifade etti.