İngiliz bilim insanından rahatlatan açıklama: Omikron varyantına karşı hızla bir aşı geliştirilebilirhttps://turkish.aawsat.com/home/article/3328101/i%CC%87ngiliz-bilim-insan%C4%B1ndan-rahatlatan-a%C3%A7%C4%B1klama-omikron-varyant%C4%B1na-kar%C5%9F%C4%B1-h%C4%B1zla
İngiliz bilim insanından rahatlatan açıklama: Omikron varyantına karşı hızla bir aşı geliştirilebilir
AstraZeneca aşının paketleri (Reuters)
Londra/Şarku’l Avsat
TT
TT
İngiliz bilim insanından rahatlatan açıklama: Omikron varyantına karşı hızla bir aşı geliştirilebilir
AstraZeneca aşının paketleri (Reuters)
Yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirilen Oxford/AstraZeneca aşısı üzerinde yapılan araştırmalarını yöneten İngiltereli bir bilim insanı bugün (Cumartesi) yaptığı açıklamada, virüsün mutasyona uğramış yeni varyantı Omikron’a karşı çok hızlı bir şekilde yeni bir aşı geliştirilebileceğini söyledi.
Oxford Üniversitesi Aşı Grubu Direktörü Profesör Andrew Pollard Omikron’un, Delta varyantında ‘geçen yıl tanık olduğumuz gibi’ aşılananlar arasında güçlü bir şekilde yayılmasının pek olası olmadığını düşündüğünü belirtti.
Pollard BBC’ye yaptığı açıklamada, Omikron geniş çapta yayılırsa çok hızlı bir şekilde müdahale edilebileceğini zira yeni bir aşı geliştirmenin yollarının da sürekli olarak geliştiğini belirtti. Bununla birlikte Pollard, mevcut aşıların, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) ‘endişe verici varyant’ olarak sınıflandırdığı yeni varyanta karşı etkili olduğunu tahmin etse de, bunun önümüzdeki haftalarda kesinleşeceğini belirtiyor.
Fransız haber ajansı AFP’nin aktardığına göre, şu ana kadar yaklaşık 144 bin 500 can kaybı kaydederek Avrupa’da Kovid-19’dan en çok etkilenen ülkelerden biri olan Birleşik Krallık’ta Omikron varyantı ile herhangi bir enfeksiyon tespit edilmedi.
Hükümet Perşembe günü, varyantın ilk tespit edildiği Güney Afrika da dahil olmak üzere 6 Afrika ülkesine gidiş ve gelişlere kısıtlamalar getirdi.
Avrupa genelinde şu ana kadar Belçika, Almanya ve Çek Cumhuriyeti’nde muhtemelen Omikron varyantı ile bağlantılı olan üç vaka tespit edildi. Hollanda, Güney Afrika’dan gelen yaklaşık 60 kişinin koronavirüs ile enfekte olduğunu açıkladı ancak Omikron ile enfekte olup olmadıkları henüz doğrulanmadı.
Omikron varyantı Malavi, İsrail, Botsvana ve Hong Kong’da tespit edildi.
AstraZeneca ise yaptığı açıklamada, Oxford Üniversitesi ile yakın işbirliği yaparak, ortaya çıkabilecek yeni varyantlara karşı hızla yanıt verilmesini sağlayan bir aşı platformu geliştirdiğini söyledi. İlaç şirketi, varyantın tespit edildiği bölgede araştırma yürüttüğünü de açıkladı.
Pfizer/BioNTech, Moderna ve Novavax yaptıkları açıklamalarda Omikron varyantına karşı mücadele yeteneklerine güvendiklerini açıkladılar.
Londra polisi: Bir Yahudi örgütüne ait dört ambulans ateşe verildihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5254200-londra-polisi-bir-yahudi-%C3%B6rg%C3%BCt%C3%BCne-ait-d%C3%B6rt-ambulans-ate%C5%9Fe-verildi
Londra polisi: Bir Yahudi örgütüne ait dört ambulans ateşe verildi
İnternette dolaşan bir fotoğrafta Londra'da ambulansların alevler içinde olduğu görülüyor
Londra polisi bugün yaptığı açıklamada, Kuzey Londra'da bir Yahudi örgütüne ait dört ambulansın ateşe verildiğini ve olayın Yahudi karşıtı nefret suçu olarak değerlendirildiğini belirtti.
Metropolitan Polisi yaptığı açıklamada, "Golders Green bölgesinde Yahudi Topluluğu Ambulans Servisi'ne ait dört araca yönelik kundaklama saldırısının ardından soruşturma başlatıldığını" belirtti. Polis, "Ekipler olay yerinde bulunmaya devam ediyor ve kasıtlı kundaklama saldırısı, Yahudi karşıtı nefret suçu olarak değerlendiriliyor" ifadesini kullandı.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ambulanslar, tıbbi acil durumlara müdahale eden kar amacı gütmeyen gönüllü bir kuruluş olan Hatzola'ya ait.
ABD, Hürmüz Boğazı’nı açmak için beş kritik seçeneği değerlendiriyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5254060-%C2%A0abd-h%C3%BCrm%C3%BCz-bo%C4%9Faz%C4%B1%E2%80%99n%C4%B1-a%C3%A7mak-i%C3%A7in-be%C5%9F-kritik-se%C3%A7ene%C4%9Fi-de%C4%9Ferlendiriyor
Hürmüz Boğazı yakınlarında Basra Körfezi’nde seyreden yük gemileri (Reuters)
Washington: Luke Broadwater, Helen Cooper ve Eric Schmitt:Şarku'l Avsat
TT
Washington: Luke Broadwater, Helen Cooper ve Eric Schmitt:Şarku'l Avsat
TT
ABD, Hürmüz Boğazı’nı açmak için beş kritik seçeneği değerlendiriyor
Hürmüz Boğazı yakınlarında Basra Körfezi’nde seyreden yük gemileri (Reuters)
ABD’nin İran’a yönelik askeri harekâtı devam ederken, Hürmüz Boğazı bu savaşta en kritik cephe olarak öne çıkıyor.
Amerikan ve İsrail hava saldırılarına karşı İran, büyük ölçüde boğaza abluka uygulayarak petrol sevkiyatlarını engelledi ve benzin fiyatlarının hızla yükselmesine neden oldu. Savaşın üçüncü haftasına yaklaşılırken, ABD Başkanı Donald Trump, boğazı yeniden açmak için liderlik becerilerini sınayan bir dizi askeri ve diplomatik seçeneği değerlendiriyor.
ABD, sorunu çözmek için bölgeye askeri kaynaklarını sevk ediyor ve İran güçleri ile tesislerine yönelik saldırılar gerçekleştiriyor. Amaç, boğazı yeniden açmak ve Beyaz Saray üzerindeki ekonomik ve siyasi baskıları hafifletmek. Ayrıca Trump, müttefiklerini boğazda petrol tankerlerini korumak için savaş gemileri göndermeye zorladı. Ancak daha önce bu ülkelere defalarca cezai tarifeler uygulamış ve tehditler savurmuş olması, müttefiklerden büyük bir destek görmesini engelledi.
NASA tarafından çekilen Hürmüz Boğazı uydu görüntüsü (DPA)
Trump, geçtiğimiz Cuma günü, boğazın yeniden açılmasını kullanan ülkelerin sorumluluğuna bırakacağını belirterek ABD’nin doğrudan kullanmadığını söyledi. Sosyal medyada, “Bize ihtiyaç duyulursa, bu ülkelerin Hürmüz’deki çabalarına yardımcı oluruz, ama İran tehdidi ortadan kalktığında bunun gerekli olmayacağını” yazdı. Bu, Trump yönetiminin savaş konusundaki çelişkili mesajlarından sadece biri.
Boğazı açmak için değerlendirilen seçenekler
Tüm seçenekler karmaşık ve yüksek riskli; hiçbirinin savaşı hızlıca sona erdireceğinin garanti etmiyor.
1. Tehditleri yok etmek
ABD donanması, ticaret gemilerini boğaza eşlik ettirmeden önce, İran’ın füze ve insansız hava aracı kapasitesini mümkün olduğunca yoklamak istiyor.
Son günlerde Amerikan savaş uçakları, İran’ın güney hattındaki füze rampalarına yoğun bombardıman düzenledi.
ABD Merkezi Komutanlığı, F-15E bombardıman uçaklarının 5 bin pound (2 bin 274 kilogram) ağırlığında bombalar kullanarak yeraltındaki “cruise” füzeleri ve destek ekipmanlarını imha ettiğini açıkladı.
Genelkurmay Başkanı General Dan McKenzie, İran’ın füze fırlatma kapasitesinin savaşın başından bu yana yüzde 90 azaldığını belirtti; ancak İran güçlerinin hâlâ sınırlı bir ateş gücüne sahip olduğunu kabul etti.
Bölgesel bazı müttefikler, Apache helikopterleri kullanarak tek yönlü saldırı insansız hava araçlarını hedef alıyor; bu araçlar İran’ın en güçlü deniz tehditlerinden biri.
11 Mart 2026’ta Birleşik Arap Emirlikleri’nin Hürfakan’dan görülen Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerleri ve yük gemileri sıralanıyor (AP)
2. Boğazı mayınlardan temizlemek
ABD yetkilileri, İran’ın boğaza mayın yerleştirip yerleştirmediği konusunda fikir ayrılığı yaşıyor.
İstihbarat yetkilileri “evet” diyor, Pentagon yetkilileri ise kesin kanıt görmediklerini belirtiyor.
Mayın temizleme süreci haftalar sürebilir ve ABD denizcilerini doğrudan tehlikeye atabilir.
İran’ın farklı tipte mayınları bulunuyor:
Küçük yapışkan mayınlar, dalgıçlar tarafından geminin gövdesine yerleştiriliyor.
Su yüzeyine yakın yerleştirilen 100 pound (45,36 kg) ve üzeri patlayıcıya sahip mayınlar.
Deniz tabanına yerleştirilen gelişmiş mayınlar, manyetik, ses, basınç ve sismik sensörlerle tetikleniyor; patlama gücü yüzlerce pounda ulaşabiliyor.
Emekli Amiral John F. Kirby, “Sadece bir mayının geçmesi bile deniz taşımacılığını felç edebilir. Korku, nakliyeyi durdurabilir” dedi.
ABD’nin HIMARS füze sistemi İran topraklarına doğru füzelerini fırlatıyor (DPA)
3. Hızlı bot filosu
Pentagon, savaşın ilk saatlerinden itibaren İran donanmasını hedef alarak 120’den fazla gemiyi imha etti veya hasar verdi. Ama İran Devrim Muhafızları yüzlerce hızlı bot bulunduruyor.
Hızlı botlar, roketatarla donatıldığında tanker veya savaş gemisine ölümcül saldırı düzenleyebilir.
ABD hava kuvvetleri, A-10 Warthog uçaklarını düşük irtifada uçurarak hızlı botları hedef alıyor.
Botlar bazı sivillere yakın limanlarda konuşlandırıldığından, saldırılar sırasında siviller risk altında.
Tayland bayraklı yük gemisi “Mayuri Nari”, Hürmüz Boğazı’nda İran füzelerinin isabet etmesi sonucu yanıyor (AP)
4. Hark Adası’nın işgali
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, Hark Adası’ndaki askeri tesislere yönelik saldırıda 90’dan fazla hedefin yok edildiğini belirtti. Bu tesisler, mayın ve füze depolarını içeriyor.
Bu saldırı, adanın savunmasını zayıflattı. Trump, adayı kontrol etme ve İran petrol ekonomisini boğma tehdidini değerlendiriyor.
Operasyon, yaklaşık 2 bin 200 deniz piyadesi ve üç savaş gemisi ile gerçekleştirilecek; helikopterler, dronlar ve savaş uçakları destek sağlayacak.
ABD, önümüzdeki ay bölgeye 2 bin 500 ek deniz piyadesi göndermeyi planlıyor. Alternatif olarak, özel harekât birlikleri ve 82. Hava İndirme Tümeni gibi elit askerler adayı ele geçirebilir.
5. Petrol tankerlerini koruma
Trump, boğazdan tanker geçişini “basit bir askeri operasyon” olarak tanımladı; ancak deniz uzmanlarına göre bu en karmaşık seçeneklerden biri.
Operasyon, sadece destroyer ve sahil savaş gemilerini değil, aynı zamanda taarruz uçaklarını da gerektiriyor.
Bölgede yaklaşık 12 destroyer ve sahil savaş gemisi konuşlandırılmış durumda; daha fazla gemi gönderilebilir ama bu haftalar alabilir.
Bir destroyer, Aegis savaş sistemi ile kara hedeflerini ve İran’dan gelen tehditleri takip ederek koruma sağlayabilir.
Tanker başına 5-6 gemi eşlik etmesi gerekebilir; geçiş süresi 10-12 saat sürebilir.
Geçmişte, 1980’lerde İran-Irak arasında “Tanker Savaşı” sırasında ABD, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndan yeniden kayıtlı Kuveyt tankerlerini geçirmişti.
Katz: Orduya, Lübnanlılara ait evlerinin yıkımını hızlandırma ve Litani Nehri üzerindeki köprüleri tahrip etme talimatı verildihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5254036-katz-orduya-l%C3%BCbnanl%C4%B1lara-ait-evlerinin-y%C4%B1k%C4%B1m%C4%B1n%C4%B1-h%C4%B1zland%C4%B1rma-ve-litani-nehri
Katz: Orduya, Lübnanlılara ait evlerinin yıkımını hızlandırma ve Litani Nehri üzerindeki köprüleri tahrip etme talimatı verildi
“Güney Lübnan’da Litani Nehri üzerindeki sahil yolu üzerindeki el-Kasimiye Köprüsü’nde yıkım ve yangınlar (AFP)”
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz bugün yaptığı açıklamada, Başbakan Binyamin Netanyahu ile birlikte orduya ‘cephe hattı köyleri’ olarak tanımlanan bölgelerde Lübnanlılara ait evlerin yıkımını hızlandırma talimatı verdiklerini duyurdu. Katz, bu adımın İsrail bölgelerine yönelik tehditleri ortadan kaldırmayı amaçladığını belirtti.
Katz ayrıca, Litani Nehri üzerindeki tüm köprülerin derhal imha edilmesi yönünde orduya talimat verildiğini ifade ederek, söz konusu köprülerin ‘terör faaliyetlerinde’ kullanıldığını öne sürdü.
İsrail’in Güney Lübnan’daki kara harekâtı dün sahil kasabası Nakura çevresine kadar ilerledi. Bu eksende ilk kez yaşanan saldırılarda, İsrail ordusu ile Hizbullah unsurları arasında doğrudan çatışmalar yaşandı.
Nakura’nın yanı sıra, Güney Lübnan’daki çatışmalar el-Hıyam cephesinde de ‘yakın temas’ seviyesine ulaştı. Mercuyun bölgesinden saha kaynaklarına göre, çatışmalar hafif ve orta makineli silahlarla yoğun şekilde devam ederken, bölgede bu denli şiddetli silah seslerinin nadiren duyulduğu ifade edildi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة