Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'na bağlı Ortak Kuvvetler Taiz'in batısında ilerliyor

Taiz ve Hudeyde'deki mevcut askeri operasyonlarda ortak kuvvetlerinin ilerlemesinden bir kare (Amalika Tugayları medya merkezi)
Taiz ve Hudeyde'deki mevcut askeri operasyonlarda ortak kuvvetlerinin ilerlemesinden bir kare (Amalika Tugayları medya merkezi)
TT

Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'na bağlı Ortak Kuvvetler Taiz'in batısında ilerliyor

Taiz ve Hudeyde'deki mevcut askeri operasyonlarda ortak kuvvetlerinin ilerlemesinden bir kare (Amalika Tugayları medya merkezi)
Taiz ve Hudeyde'deki mevcut askeri operasyonlarda ortak kuvvetlerinin ilerlemesinden bir kare (Amalika Tugayları medya merkezi)

Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'na bağlı Ortak Kuvvetler, Taiz vilayetinin batısındaki Makbana bölgesinde ilerlemeye devam etti ve Wadi Sakm eteklerinde yeni alanların kontrolünü ele geçirdi.
Husi milisleri daha fazla savaşçıyı harekete geçirmek için üst düzey yetkililerini İbb ve Taiz sınır bölgelerine gönderdi. Oradaki yetkililer, bölge sakinlerinin çocuklarını eğitim kamplarına göndermeye zorlamada başarısız oldu.
Husiler meşru kontrol alanlarını Aden'in Ibb ve Sharaab er-Runa bölgelerindeki iki ilçesine bağlayan yolları kapatmaya başvurdular.
Husi milislerine karşı yürütülen şiddetli ve çeşitli orta ve ağır silahların kullanıldığı savaşlardan sonra milislerin saflarında bir çöküş ve karışıklık hüküm sürdü. Yemen’de askeri makamlardan yapılan bir açıklamada, ortak kuvvetlerin Wadi Sakm'ın eteklerini ve Taiz kentinde Makbana Bölgesi'nin kuzeyindeki Tebbe el-Cemal dahil olmak üzere birçok önemli tepenin kontrolünü ele geçirdiği belirtildi.
Askeri kaynaklar, ortak kuvvetlerin Husi milislerine ağır ekipman ve can kayıpları yaşattığını, düzinelerce savaşçısının öldürüldüğünü veya yaralandığını ve çok sayıda silahın imha edildiğini bildirdi.
Husi milisleri, Ibb vilayetindeki tüm liderlerini seferber etti ve onlara Hudeyde vilayetiyle sınır iki vilayete yönelme talimatı verdi. Bu liderler, sözde Parlamento vekili, Mahalli İdare Bakanı, Kamu Hizmeti Bakanı ve sözde Şura Konseyi üyeleri ile güçlendirildi. Milis liderlerinin tüm teşvik ve tehditlerini reddeden bu bölgelerin insanlarından savaşçılar seferber etme çabası içinde olan Husiler ayrıca ortak kuvvetlerin İbb Valiliği'nin derinliğine ilerlemesini engellemeyi amaçladı.
Yerel kaynaklara göre, Husiler Taiz vilayetindeki Makbana ve Sharaab er-Runa ilçelerini birbirine bağlayan yolun yanı sıra Cebel Ras bölgesini El-Aden’e bağlayan bir dizi küçük köprü ve karayolu geçişini yıktılar. Müşterek kuvvetlerin ilerleyişini durdurmak amacıyla söz konusu bölgeye çok sayıda mayın yerleştirildiği belirtildi. 
Husiler Ibb ve Taiz valiliklerinde görevlendirdiği tüm liderlere, o bölgelerde yaşayanların askere alınma sürecini denetlemek üzere cepheye gitmeleri talimatı verdiler. Bu liderler ayrıca bölgelerinde sitelerin ve güvenlik noktalarının oluşturulmasını denetlediler.
Hacca Valiliği'nde yerel kaynaklar, Husi milislerinin kente bağlı ilçelerden altı üst düzey ileri gelen ismin hapse atıldığını bildirdi. Bunun nedeni bu bölgelerin halkından Marib Valiliği ve batı kıyılarındaki cephelere savaşçı gönderme emrini reddetmeleri.
Daha önce Ma'rib'in güneyinde ve batısında çatışmalarda ölen çocukların ardından bölge sakinleri çocuklarını daha fazla ateşe atmayı reddettiler.
Hacca Valiliği, milisler için en önemli insan depolarından biridir. Milisler, yüksek yoksulluk oranlarından yararlanıyor ve gençleri aylık maaşlarla ve ailelerini yardım kuruluşları aracılığıyla nakit yardımı yapmak teklifi ile kendilerine çekiyorlar. Valilik sakinlerinin anlattıklarına göre, Husi denetçileri bu ileri gelenleri bölgelerinden yeni bir grup savaşçıyı harekete geçirmeye yönlendirdi. Ancak, daha önce çatışmalara katılmış düzinelerce kişinin ölümünden sonra bölge sakinleri bunu reddetti. Ancak denetçiler, bölgede ileri gelen yetkilileri gevşeklikle suçlayıp rahatsızlıklarını dile getirdiler ve talimatlara uymamaları halinde kendilerini başkalarıyla değiştirmekle tehdit ettiler.



Birleşmiş Milletler: Savaş nedeniyle yerinden edilen 3 milyon Sudanlı evlerine döndü

Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: Savaş nedeniyle yerinden edilen 3 milyon Sudanlı evlerine döndü

Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)

Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM), dün yaptığı açıklamada, ülkenin bazı bölgelerinde devam eden şiddetli çatışmalara rağmen üç milyondan fazla yerinden edilmiş Sudanlının evlerine döndüğünü bildirdi.

Sudan, Nisan 2023'ten bu yana ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında yıkıcı bir savaşın içine sürüklenmiş durumda; bu savaş on binlerce insanın ölümüne ve ciddi bir insani krize yol açtı.

Çatışmalar, yaklaşık 14 milyon insanı ülke içindeki veya dışındaki bölgelere kaçmaya zorladı.

Örgüt, bir raporda, Kasım 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 3,3 milyon Sudanlının evlerine döndüğünü tahmininde bulundu.

Geri dönenlerin sayısı, 2024 yılının sonlarında ülkenin merkezinde HDK’ne karşı düzenlenen büyük çaplı ordu saldırısının ardından arttı. Bu saldırı, Hartum'un Mart 2025'te geri alınmasını sağladı ve birçok ailenin geri dönmesine neden oldu.

dfrgt
Çad'ın doğusundaki el Faşir'den Sudanlı mülteci çocuklar, 22 Kasım 2025'te yerinden edilmiş kişiler için kurulan geçici bir kampta yemek yiyorlar (Reuters)

IOM, geri dönenlerin dörtte üçünden fazlasının ülke içinde yerinden edilmiş kişiler olduğunu bildirdi. Şarku’l Avsat’ı IOM’dan aktardığına göre Hartum, yaklaşık 1,4 milyon kişi ile en yüksek geri dönüş sayısını kaydetti, onu yaklaşık 1,1 milyon kişinin geri döndüğü el Cezire eyaleti izledi.

Bu ayın başlarında, ordu destekli hükümet, yaklaşık üç yıl boyunca doğudaki Port Sudan kentinden faaliyet gösterdikten sonra başkente dönme niyetini açıkladı.4

Hartum ve ülkenin orta ve doğusunda ordunun kontrolündeki diğer şehirlerde nispeten sakin bir ortam hakim olsa da HDK özellikle altyapıyı hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırılarına ara sıra devam ederken, diğer bölgelerde çatışmalar sürüyor.


ABD'nin Teksas eyaletinin valisi, çalışanlarının Çinli şirketlerden gelen ürünleri kullanmasını yasakladı

Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)
Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)
TT

ABD'nin Teksas eyaletinin valisi, çalışanlarının Çinli şirketlerden gelen ürünleri kullanmasını yasakladı

Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)
Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)

Teksas Valisi dün yaptığı açıklamada, eyaletin çalışanlarının Shein, Alibaba ve TP-Link gibi şirketlerin ürünlerini kullanmasını yasaklayacağını ve bu kararın Teksas sakinlerinin mahremiyetini Çin hükümetinden korumak için alındığını belirtti.

Reuters'a göre, Teksas Valisi Greg Abbott tarafından yapılan açıklamada, listeye e-ticaret platformu Temu ve pil şirketi Cattle'ın da dahil olduğu ifade edildi.

Abbott'ın yasağı, çalışanların devlet cihazlarında ve ağlarında bu şirketlerin “cihazlarını, yapay zekasını ve yazılımlarını” kullanmasını engelliyor.

Abbott'un yasağı, Çinli drone üreticisi UETech ve Çinli yapay zeka şirketi iFlytek'in ürünlerini de kapsamaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri ve Çin, uzun süredir devam eden ticaret ve teknoloji savaşında ekim ayında bir atılım gerçekleştirdi.


Suriye Kürt Ulusal Konseyi: Şam ile savaş felaketle sonuçlanacak bir seçenek ve biz bunu desteklemeyeceğiz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)
TT

Suriye Kürt Ulusal Konseyi: Şam ile savaş felaketle sonuçlanacak bir seçenek ve biz bunu desteklemeyeceğiz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)

Suriye TV’ye konuşan bilgi sahibi bir kaynak, Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin (ENKS), Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi’yi Suriye hükümetiyle askeri çatışma yoluna gitmemesi konusunda uyardığını ve bu seçeneğin Suriyeli Kürtler açısından ‘felaket’ olacağını vurguladığını açıkladı.

Kaynak, ENKS’nin bu seçeneği desteklemediğini SDG liderine açıkça ilettiğini, taraflar arasında pazar günü Haseke’de yapılan toplantıda son siyasi gelişmelerin ele alındığını belirtti.

Toplantıda ENKS, Suriye hükümetiyle askeri çatışmaya başvurulmasını reddettiğini yineleyerek, 18 Ocak 2026 tarihli anlaşmanın başarıya ulaşması için yerel, bölgesel ve uluslararası tüm çabaların SDG tarafından desteklenmesi ve anlaşmazlıkların müzakere ve diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynağa göre ENKS, ülkedeki doğu bölgelerinde gelinen noktadan SDG ile PYD’yi sorumlu tutarak, Kürtleri ilgilendiren hayati kararların bu iki yapı tarafından tek taraflı alınmasının mevcut duruma yol açtığını ifade etti.

xscdfvgh
Kamışlı'da Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milislerinin resmedildiği duvar resminin önünden geçen bir adam (Arşiv – AFP)

Kaynak, Mazlum Abdi’nin toplantı sırasında Şam ile varılan anlaşmanın başarıya ulaşmasını desteklediğini, anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesi amacıyla Washington, Paris ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) çabalarına destek verdiğini söyledi.

Diğer yandan Abdi’ye göre, ateşkesin korunması ve anlaşma maddelerinin uygulanmasında ilerleme sağlanması amacıyla Şam ile günün her saatinde temas sürdürülüyor.

Abdi, anlaşmanın bazı ayrıntılarının netleştirilmesi ve doğru şekilde anlaşılmasına ihtiyaç olduğunu belirterek, bunun Suriye’deki Kürt bölgelerinde SDG’nin elde ettiği kazanımların korunmasını güvence altına alacağını ifade etti. Kaynağa göre bu bölgeler Afrin ve Ayn el-Arab’dan (Kobani) Haseke’ye kadar uzanıyor.

Abdi dün Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonuna verdiği röportajda, Suriye hükümetiyle varılan ateşkes anlaşmasının ABD himayesinde gerçekleştiğini belirterek, Şam ile diyaloğun sürdüğünü ve başka ayrıntıların da görüşüleceğini söyledi.

Abdi, bu sürenin sona ermesinin ardından entegrasyon yönünde ciddi adımlar atılacağını ve anlaşma kapsamında Suriye ordusunun bölgeye girmeyeceğini dile getirdi.

Tüm tarafların askerileşmeden uzak, siyasi çözümler istediğini belirten Abdi, uluslararası gözetim altında Suriye hükümetiyle diyalog ve müzakere kanallarının halen açık olduğunu kaydetti.

Öte yandan Suriye Savunma Bakanlığı cumartesi günü, geçtiğimiz salı günü ilan edilen ve Suriye hükümeti ile SDG arasında yeni mutabakatlara varılmasının ardından yürürlüğe giren kuzeydoğu Suriye’deki ateşkesin süresinin uzatıldığını duyurdu. SDG, söz konusu mutabakatlara bağlı kalacağını açıklamıştı.

Bakanlık, resmi hesapları üzerinden yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun tüm operasyon bölgelerinde ateşkesin 24 Ocak tarihinden itibaren 15 gün süreyle uzatılacağını bildirdi.