BM Suriye Özel Temsilcisi, Anayasa Komitesi toplantısını görüşmek üzere Şam’a gidecek

BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen 2020’de Şam ziyaretinde (EPA)
BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen 2020’de Şam ziyaretinde (EPA)
TT

BM Suriye Özel Temsilcisi, Anayasa Komitesi toplantısını görüşmek üzere Şam’a gidecek

BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen 2020’de Şam ziyaretinde (EPA)
BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen 2020’de Şam ziyaretinde (EPA)

Suriye’nin başkenti Şam’daki yerel gazetelere göre, Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen’in iki günlük bir ziyaret için bu hafta Şam’a gitmesi bekleniyor.
Suriye merkezli El-Vatan gazetesi, Arap diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberinde, Salı günü Şam’a gidecek olan Pedersen’in Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad ile görüşeceğini bildirdi.
Pedersen’in, BM Cenevre Ofisi’nde bu yıl sonundan önce yapılması beklenen, Anayasa Komitesi’nin anayasa değişikliği konulu 7. tur toplantılarını düzenleme olasılığını görüşmesi bekleniyor.
Ancak, gazeteye konuşan diplomatik bir kaynak, bu turun yılbaşı sonrasına veya Şubat ayı başına ertelenebileceğini öne sürdü.

6. tur görüşmelerde neler oldu?
Pedersen, Ekim ayında Cenevre’de Şam temsilcileri ile muhalefet arasında anayasa konusunda yapılan görüşmelerin ilerleme kaydedilmeden sona erdiğini belirterek, büyük hayal kırıklığı yaşadığını dile getirmişti.
Anayasa Komitesi’nin 2019’da kuruluşundan bu yana tarafların önemli bir ilerleme kaydetmediği 6. oturum, rejimi temsilen 15 üye, muhalefeti temsilen 15 üye ve sivil toplumdan 15 üyenin katılımıyla gerçekleşmişti.
Anayasa Komitesi’nin iki eş başkanı, rejimi temsilen Ahmed Kuzbari ve muhalefeti temsil eden Hadi el-Bahra, anayasa reformunun nasıl ilerleyebileceğini tartışmak için Cenevre’de ilk kez bir araya gelmişti.
Pedersen geçen ay düzenlediği basın toplantısında, 6. tur görüşmelerin hiçbir ilerleme kaydedilmeden sona ermesi nedeniyle 45 üyeye yaşanan hayal kırıklığını ifade ettiğini söylemişti.
BM Suriye Özel Temsilcisi, “Fikir birliğine ulaşma konusunda yapıcı bir tartışma yürütme hedefine ulaşamadık. Bu süreci nasıl devam ettireceğimiz konusunda net bir anlayışa varamadık” şeklinde konuşmuştu.
Rejim heyeti, son oturumda ‘Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü’ ve ‘terör ve radikalizm’ konulu iki ayrı anayasa taslağı sunmuştu.
Muhalefet heyeti, ‘ordu, güvenlik güçleri ve istihbarat’ konularında öneri sunarken, sivil toplum temsilcilerinden oluşan heyet ise ‘hukukun üstünlüğü’ konulu anayasa taslakları önermişti.
Tarafların ortak paydalar üzerinde veya en azından ihtilaf noktalarında anlaşmaları gerekiyordu. Ancak bunu başaramadılar.
Pedersen’a göre, muhalefet yazılı bir teklif sunarken, rejim heyeti hiçbir şey yapmadı.
BM, bu sürecin 2011’den bu yana yaklaşık yarım milyon insanı öldüren çatışmayı sona erdirmenin yolunu açacağını umuyor.
Suriye resmi haber ajansı SANA’nın haberine göre, rejim heyetinin başındaki Ahmed Kuzbari, toplantının ardından yaptığı açıklamada, “Muhalefetin bazı önerileri ne yazık ki gerçeklikten uzaktı. Hatta bazıları zararlı fikirleri, saldırgan gündemleri içeriyordu” şeklinde konuşmuştu.
Hadi el-Bahra ise, Kuzbari’nin iddialarının reddetmişti.
Bahra, rejimin bir sonuca varma niyetinin olmadığını söyleyerek, heyetin uzlaşmaya varmak için bir öneri sunmamasından duyduğu üzüntüyü dile getirmişti.
Pedersen, bu hafta Şam’a yapacağı ziyaretin ardından, önümüzdeki ay ikincisi yapılması planlanan DEAŞ Karşıtı Uluslararası Koalisyon toplantısına katılmak üzere Brüksel’e hareket edecek.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.