Cafura Doğalgaz Sahası, Suudi Arabistan'ı dünyanın en büyük üçüncü gaz üreticisi yapacak

Mühendislik, tedarik ve inşaat işlerinin geliştirilmesi için 10 milyar dolarlık sözleşme imzalandı

Suudi Arabistan, Cafura Doğalgaz Sahası’nı geliştirmek için bir proje başlattığını duyurdu. Suudi Arabistan Enerji Bakanı: Sahanın maliyeti 5 ila 6 milyar riyali çok aşmayacak (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, Cafura Doğalgaz Sahası’nı geliştirmek için bir proje başlattığını duyurdu. Suudi Arabistan Enerji Bakanı: Sahanın maliyeti 5 ila 6 milyar riyali çok aşmayacak (Şarku’l Avsat)
TT

Cafura Doğalgaz Sahası, Suudi Arabistan'ı dünyanın en büyük üçüncü gaz üreticisi yapacak

Suudi Arabistan, Cafura Doğalgaz Sahası’nı geliştirmek için bir proje başlattığını duyurdu. Suudi Arabistan Enerji Bakanı: Sahanın maliyeti 5 ila 6 milyar riyali çok aşmayacak (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, Cafura Doğalgaz Sahası’nı geliştirmek için bir proje başlattığını duyurdu. Suudi Arabistan Enerji Bakanı: Sahanın maliyeti 5 ila 6 milyar riyali çok aşmayacak (Şarku’l Avsat)

Saudi Aramco, dün faaliyet göstermeye devam edeceği duyurulan Cafura Doğalgaz Sahası’nın 2030 yılına kadar günde yaklaşık iki milyar fit küp gaz sağlayacağını açıkladı. Saudi Aramco'nun önümüzdeki on yılın sonunda dünyanın en büyük üçüncü gaz üreticisi olması bekleniyor.
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Cafura Doğalgaz Sahası’ndaki geliştirme projesinin devlet bütçesine maliyetinin 5 ila 6 milyar riyalin (1,3 ila 1,6 milyar dolar) çok üzerinde olmayacağını söyledi. Cafura Doğalgaz Sahası’ndaki geliştirme projesiyle ilgili tartışmaların, Suudi Arabistan’da enerji karışımı konseptini geliştirmek için yeni kapılar açtığını ve yeni umutlar yeşerttiğini belirten Enerji Bakanı, böylece 17'den fazla katılımcı tarafından hazırlanan kapsamlı bir enerji karışımı programının başlatılacağını kaydetti.
Saudi Aramco gibi milli şirketlerin güçlendirilmesi gerektiğine işaret eden Bakan Prens Abdulaziz bin Selman, dünyada devlet ve Enerji Bakanlığı tarafından imtiyaz alanında devletin çıkarlarını korumakla yetkilendirilmiş Saudi Aramco gibi başka bir hidrokarbon kaynakları şirketi daha olmadığını vurguladı.
Öte yandan Saudi Aramco, dün, Suudi Arabistan’ın doğusunda yer alan Zahran'da bulunan Cafura Doğalgaz Sahası’ndaki geliştirme projesi çalışmalarının başlanmasını kutladı. Çok uluslu petrol sahası hizmetleri sunan Fransa merkezli Schlumberger ve ABD merkezli Halliburton şirketleriyle geliştirme projesi çalışmaları konusunda sözleşmelerin imzalandığı Cafura Doğalgaz Sahası, Suudi Arabistan’ın en büyük petrolle ilişkisiz doğalgaz sahası olarak kabul ediliyor. Saudi Aramco, sahadaki doğalgaz üretiminin 2036 yılına kadar günlük yaklaşık 2,2 milyar fit küpe ulaşmasının beklediğini açıkladı. Sahadan aynı zamanda etan ile ilişkili günlük 425 milyon fit küp doğalgaz üretilmesi de planlanıyor.
Açıklamada, Cafura Doğalgaz Sahası’nın günde yaklaşık 550 bin varil sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ve hidrokarbonlar üreteceği ve Cafura’daki harcamaların geliştirme projesinin ilk on yılında 68 milyar dolara ulaşmasının beklediği belirtildi.
Saudi Aramco, 16 şirketle Cafura’daki doğalgaz ve gaz sıkıştırma tesislerinin yanı sıra ilgili altyapı ve yüzey tesislerinin mühendislik, tedarik ve inşaat işleri ve yer altı kaynaklarını geliştirme projeleri için toplam 10 milyar dolarlık sözleşme imzaladı.
Saudi Aramco’nun açıklamasına göre bu alanda hizmet sunan yerel ve uluslararası şirketlerle, Cafura’da yerin üstünde ve altında kaynakların geliştirilmesine yönelik birçok projenin yer aldığı çeşitli sözleşmeler imzalandı. Bu da doğalgaz işleme ve sıkıştırma tesislerinin yanı sıra bu işe özel olarak tasarlanmış ana iletim boru hatları, akış hatları ve yaklaşık bin 500 kilometre uzunluğundaki doğalgaz toplama boru hatlarının yer aldığı bir ağ aracılığıyla LNG ve hidrokarbonların güvenli bir şekilde aktarılması anlamına geliyor.
Proje ayrıca Cafura’da bir tedarik noktasının inşa edilmesi ve iletim boru hatlarını ve Cafura doğalgaz tesisi ile yeni ortak üretim tesisleri arasındaki elektrik bağlantısını da kapsıyor.
Suudi Arabistan'daki en büyük petrolle ilişkisiz gaz sahası olarak kabul edilen Cafura Doğalgaz Sahası’nın rezervlerinin 200 trilyon fit küp olduğu tahmin ediliyor. Saudi Aramco'nun CEO'su Emin Nasır, Cafura Doğalgaz Sahası ile ilgili yaptığı açıklamada, buradaki gazın ‘yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişin temel taşı’ olacağını söyledi.
Bloomberg’in haberine göre Nasır, Suudi Arabistan'ın doğusundaki Zahran'da yaptığı açıklamada, Cafura Doğalgaz Sahası’nın geliştirilmesinin Suudi Arabistan’ı elektrik üretimi için günlük yarım milyon varil yakıt tüketmekten kurtaracağına işaret ederek, “Cafura Doğalgaz Sahası’nda yapılan üretim, Suudi Arabistan’ın önümüzdeki on yılın sonunda dünyanın en büyük üçüncü doğalgaz üreticisi yapacak” ifadelerini kullandı.
Cafura Doğalgaz Sahası’ndaki geliştirilmesiyle ilgili olarak Nasır, “Devasa kaynaklarımızı ticari olarak uygulanabilir hale getirmeye katkıda bulunacak” şeklinde konuştu. Cafura’da faaliyetlerin başlamasıyla ilgili düzenlenen törende konuşan Nasır, “Doğalgaz, yakıt olarak yenilenebilir enerji geçişinde önemli bir köprüdür” dedi.
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı ve Saudi Aramco, Cafura Doğalgaz Sahası’nın proje ömrü boyunca 230 bin kişinin istihdam edileceğini açıklamışlardı.
Saudi Aramco'ya göre Cafura Doğalgaz Sahası’nın toplam alanının 170 kilometre uzunluğunda ve 100 kilometre genişliğinde olduğu tahmin ediliyor. Cafura Doğalgaz Sahası’nda, petrokimya ve metal endüstrilerine hammadde sağlayan doğalgaz sıvıları bakımından zengin gaz kaynakları bulunuyor.
Üretimin 2024 yılı başlarında başlaması beklenen Cafura Doğalgaz Sahası’nı geliştirme aşamaları, sahanın gaz üretiminde kademeli bir artışa yol açacak ve 2036 yılında sahada günlük yaklaşık 2,2 milyar fit küp gaz üretilecek.
Günlük yaklaşık 425 milyon fit küp doğalgaz üretebilecek olan Cafura Doğalgaz Sahası’nın üretimi, mevcut üretimin yaklaşık yüzde 40'ını oluşturacak. Saha ayrıca petrokimya endüstrileri için ihtiyaç duyulan LNG ve hidrokarbondan günlük yaklaşık 550 bin varil üretecek.
Cafura Doğalgaz Sahası, Saudi Aramco'nun taahhüt ettiği en yüksek çevre standartlarına uygun olarak geliştirilecektir. Sahanın gelişiminin uzun vadede olumlu bir mali etkiye sahip olmasını bekleyen Şirkete göre bu mali etki, sahanın geliştirilmesi ile ilgili çalışmalarla eş zamanlı olarak şirketin mali sonuçlarında görülmeye başlanacak.
Saudi Aramco Arama ve Üretim İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Nasır en-Nuaymi, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Şuan, en yüksek güvenlik ve çevre koruma standartlarını dikkate alarak, sahayı verimli ve karlı bir şekilde geliştirme yeteneğine sahibiz. Cafura Doğalgaz Sahası, gelecekteki hedeflerimize ulaşma kararlılığımızı artıracak. Şirket, yeni sahalar keşfetmeye devam ediyor. Şirket, mevcut sahaların yeniden gözden geçirilmesinin yanı sıra uzun vadeli enerji ve petrokimya talebini karşılamak için entegre bir küresel gaz iş portföyü geliştirme hedefine ulaşmak amacıyla doğalgaz ve LNG alanındaki ortak yatırım fırsatlarını değerlendiriyor.”
Saudi Aramco'nun dijital dönüşüm programına göre şirket, Cafura Doğalgaz Sahası’nı geliştirmek için nesnelerin interneti, inşa, işletme ve güvenlik çalışmalarını geliştirmek için video analitiğini içeren Dördüncü Sanayi Devrimi'nin (Endüstri 4.0) ileri teknolojilerini kullanacak.



Trump, stratejik petrol rezervinden 172 milyon varil petrolün serbest bırakılması talimatı verdi

Teksas eyaletindeki bir petrol sahasında bulunan petrol pompaları (AFP)
Teksas eyaletindeki bir petrol sahasında bulunan petrol pompaları (AFP)
TT

Trump, stratejik petrol rezervinden 172 milyon varil petrolün serbest bırakılması talimatı verdi

Teksas eyaletindeki bir petrol sahasında bulunan petrol pompaları (AFP)
Teksas eyaletindeki bir petrol sahasında bulunan petrol pompaları (AFP)

ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Başkan Donald Trump’ın stratejik petrol rezervlerinden 172 milyon varil petrolün serbest bırakılmasına izin verdiğini açıkladı. Bu adımın, enerji fiyatlarındaki artışı kontrol altına almak ve küresel piyasaların güvenliğini sağlamak amacı taşıdığı bildirildi.

Wright resmî açıklamasında, serbest bırakmanın gelecek hafta başlayacağını ve tedarik işlemlerinin yaklaşık 120 gün süreceğini belirtti. Bu hamle, Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) üye 32 ülke arasında yapılan tarihî ve kapsamlı bir anlaşmanın parçası olarak, toplam 400 milyon varil petrol ve rafine ürünün serbest bırakılmasını kapsıyor.

İran’a caydırıcı bir mesaj

Wright, bu kararı doğrudan İran’ın hareketleriyle ilişkilendirerek, Tahran ve destekçilerinin uyguladığı ‘enerji şantajı’ döneminin sona erdiğini vurguladı. Wright, “Son 47 yıldır enerji güvenliğimizi tehdit etmeye ve Amerikalıları hedef almaya çalıştılar. Ancak Başkan Trump liderliğinde, Amerikalıların enerji güvenliğinin her zamankinden daha güçlü olduğunu dünyaya gösteriyoruz” dedi.

Wright ayrıca stratejik rezervin, serbest bırakılan miktardan daha fazlasıyla yeniden inşa edilmesine yönelik planları da açıkladı. ABD, önümüzdeki yıl boyunca depolara yerleştirmek üzere 200 milyon varil petrol satın almayı taahhüt etti; bu, serbest bırakılan miktardan yüzde 20 daha fazla. Wright, bu işlemin Amerikan vergi mükellefine herhangi bir maliyet yaratmayacağını, fiyat farkları ve vadeli işlemler üzerinden yapılacak stratejik alımlarla maliyetin karşılanacağını belirtti.


Uluslararası Enerji Ajansı’nın planı... ‘Rezerv’ variller petrol fiyatlarının yükselişini durdurmada başarılı olacak mı?

Doğu Çin’in Shandong eyaletindeki Qingdao limanında bir petrol tankeri ham petrol yükünü boşaltıyor. (AFP)
Doğu Çin’in Shandong eyaletindeki Qingdao limanında bir petrol tankeri ham petrol yükünü boşaltıyor. (AFP)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı’nın planı... ‘Rezerv’ variller petrol fiyatlarının yükselişini durdurmada başarılı olacak mı?

Doğu Çin’in Shandong eyaletindeki Qingdao limanında bir petrol tankeri ham petrol yükünü boşaltıyor. (AFP)
Doğu Çin’in Shandong eyaletindeki Qingdao limanında bir petrol tankeri ham petrol yükünü boşaltıyor. (AFP)

Wall Street Journal, konuya vakıf yetkililere dayandırdığı haberinde, Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) tarihindeki en büyük petrol rezervi açılımını değerlendirdiğini duyurdu. Söz konusu adım, mevcut çatışmanın yol açtığı piyasa dalgalanmalarını yatıştırmayı amaçlayan önleyici bir girişim olarak öne çıkıyor. Önerilen miktarın 182 milyon varili aştığı, bu rakamın 2022’deki Ukrayna krizinde gündeme gelen rezerv açılımıyla eşdeğer olduğu belirtiliyor; bu da uluslararası endişenin boyutunu yansıtıyor. G7 enerji bakanlarının ise planı hemen uygulama konusunda anlaşamadığı, IEA’nın durumu daha derinlemesine değerlendirmesini talep ettiği kaydedildi. Ancak planın sızması, Brent ve WTI ham petrol vadeli işlemlerinde geçici bir düşüşe yol açtı. Beyaz Saray’ın, savaşın sanki ‘son bulmuş’ gibi gösterilmesiyle piyasa aktörlerinin paniğini hafifletmeye çalıştığı ifade edildi.

Planın sızmasının ardından fiyatlarda yaşanan geçici düşüş, stratejik olarak bu rezerv açılımının sahadaki jeopolitik gerçeklerle ne kadar etkili olacağı sorusunu gündeme getirdi. Bu noktada, ‘Depolardaki variller, Hürmüz Boğazı’ndaki küresel petrol akışını telafi edebilir mi? Batılı ülkeler, deniz yollarının haftalarca veya aylarca tıkanması durumunda gerekli dayanıklılığı gösterebilir mi?’ soruları önem kazanıyor.

Acil durum rezervleri: Tarihle yüzleşmek için yeterli mi?

IEA’nın 32 üye ülkesi, ajansın koordine ettiği acil durum rezervlerinde toplam 1,2 milyar varil petrol bulunduruyor. Paris merkezli IEA, bugüne kadar beş kez bu tür rezerv açılımı müdahaleleri gerçekleştirdi: 1991 Birinci Körfez Savaşı öncesi, 2005’te Rita ve Katrina kasırgalarının ardından, 2011’de Libya iç savaşı sırasında ve 2022’de Ukrayna savaşının yol açtığı piyasa dalgalanmalarına karşı iki kez.

sdfhy
Kaliforniya’nın McKittrick kentindeki Belridge petrol sahasında bazı petrol pompaları çalışırken bazıları atıl durumda (AFP)

IEA üyeleri arasında en büyük rezerv ABD’de bulunuyor. Ülke, Meksika Körfezi kıyısı boyunca dört yüksek güvenlikli tesiste 700 milyon varilden fazla petrol depolayabiliyor. ABD Enerji Bakanlığı verilerine göre, bu depolar şu anda yaklaşık 415 milyon varil ile dolu; yani kapasitenin sadece yüzde 60’ı kullanılıyor. Bu durum, eski Başkan Joe Biden döneminde Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının ardından yapılan rekor çekimlerle oluşmuştu.

Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin ise son yıllarda stratejik rezerv kapasitesini artırmış görünüyor. Columbia Üniversitesi’ne bağlı Küresel Enerji Politikası Merkezi tahminlerine göre, Çin’in stratejik stoklarında yaklaşık 1,4 milyar varil ham petrol bulunuyor.

Uluslararası bölünme: Geri çekilme bir zorunluluk mu yoksa bir kumar mı?

Diplomatik açıdan planın hayata geçirilmesi kolay ilerlemedi. G7 enerji bakanları dün yaptıkları toplantıda rezervlerin serbest bırakılması konusunda hemen anlaşamadı ve IEA’dan önce durumu kapsamlı şekilde değerlendirmesini talep etti. Fransa, grup içinde aceleci adımlara karşı çıkan başlıca ülkelerden biri olarak öne çıktı; Fransa Maliye Bakanı, grubun henüz rezervlerin çekilmesini gerektiren noktaya ulaşmadığını belirterek, diğer bazı ülkelerin koordineli serbest bırakma önerilerini desteklemesine rağmen temkinli olmayı tercih etti.

Pazartesi günü yapılan G7 maliye bakanları toplantısında da, stratejik petrol rezervlerinden çekim kararı için henüz uygun bir aşamaya gelinmediği vurgulandı; ancak bakanlar bu konuda hazır olduklarını ifade etti.

78o
Kaliforniya’daki Belridge petrol sahasında bulunan bir petrol pompası (AFP)

ABD cephesinde ise Başkan Donald Trump, Amerikan rezervlerinden petrol serbest bırakma konusunda tereddüt gösterdi. Trump ve Enerji Bakanı Chris Wright, yüksek enerji fiyatlarını geçici olarak değerlendirdi.

Diğer yandan Japonya petrol stoklarını çekime hazırlamak için depolama talimatları verdi; Nikkei gazetesi bu adımı, ülkenin bağımsız hareket edebileceğine işaret olarak yorumladı, ancak Japon hükümeti henüz resmi bir karar alınmadığını belirtti. Hindistan ise 9 Mart’ta yaptığı açıklamada, stratejik rezervlerinden çekim yapmayı planlamadığını duyurdu.

Rezervler krizi çözebilir mi?

EuroIntelligence sitesi, ABD yönetiminin bu savaşta asıl ‘rakiplerinin’ Brent ve WTI ham petrol fiyatları olduğunu belirtiyor. Şarku’l Avsat’ın EuroIntelligence’ten aktardığı analize göre esas sorun Hürmüz Boğazı’nda yatıyor; buradan günde yaklaşık 20 milyon varil, yani deniz yoluyla taşınan küresel ham petrol tüketiminin beşte biri geçiyor. Analiz, stratejik rezervlerden müdahale girişimlerinin büyük bir krizle karşılaşacağını vurguluyor. IEA üyesi ülkelerin toplam rezervleri, esasen deprem, büyük savaş veya benzeri acil durumlar için ayrılmış olup, petrol fiyatlarının 100 doları geçmesi durumunda sınırlı bir fiyat baskısı oluşturmak için kullanılmak üzere tasarlanmamış durumda. Hürmüz Boğazı’ndan tam bir arz kesintisi yaşanması halinde, mevcut rezervler dünya için yalnızca 120 gün yeterli olacak; bu süre sonunda Batının enerji ‘silahı’ tamamen tükenmiş olacak.

Durum, rezervlerin yapısal özellikleri göz önüne alındığında daha da karmaşıklaşıyor. EuroIntelligence, ülkeler arasında rezerv yönetiminde büyük farklılıklar bulunduğunu belirtiyor. Örneğin Fransa hükümetinin stoklar üzerinde tam kontrolü bulunurken, İngiltere’de hükümet doğrudan rezerv sahibi değil ve özel sektörün stoklarına bağımlı. Ayrıca rezervlerin önemli bir kısmı, operasyonların istikrarını korumak için boru hatları içinde bulunuyor; bu da rezervlerin hemen çekilmesini pratikte imkânsız kılıyor.

Buna ek olarak ‘yeniden doldurma’ sorunu da gündemde. Bugün çekilen her miktar için Batılı ülkeler daha sonra piyasadan petrol satın almak zorunda kalacak; bu da Körfez ülkeleri üretimlerini tekrar devreye sokarken piyasada ciddi bir satın alma baskısı yaratacak ve piyasayı teknik olarak ‘mat pozisyonuna’ sokarak kolay bir çıkış yolu bırakmayacak.

Lojistik ikilemi

Stratejik rezervlerin serbest bırakılmasının etkinliği tartışılırken, zaman faktörü ‘gizli fiziksel bir kısıt’ olarak öne çıkıyor. Rezervlerin açılması, yalnızca siyasi bir karar alınıp düğmeye basılmasıyla gerçekleşen bir işlem değil; lojistik açıdan karmaşık bir süreç ve petrolün piyasalara ulaşması en az iki-üç hafta sürüyor. Karar alındıktan sonra, tesislerin pompalama için hazırlanması gerekiyor, ardından boru hatlarıyla limanlara taşınması ve oradan rafinerilere sevk edilmesi aşamaları geliyor.

ABD Stratejik Petrol Rezervi’nden günlük maksimum çekim kapasitesi yaklaşık 4,4 milyon varil. ABD Enerji Bakanlığı verilerine göre, başkanlık kararının ardından petrolün depolardan açık piyasaya ulaşması 13 gün sürüyor. Ayrıca lojistik engeller de bulunuyor. Trump yönetimi, rezervleri tekrar doldurma çabası içindeydi ve başkan stokları ‘tam kapasite’ ile dolduracağını taahhüt etmişti; ancak rezervler, aynı anda hem petrol alıp hem çıkarmak üzere tasarlanmamış durumda. Eski Başkan Biden döneminde başlatılan çekimlerin tesislere zarar verdiği ve onarım çalışmalarının halen sürdüğü de bildirildi.

fgthyjuı
ABD’nin Shoreline kentindeki bir benzin istasyonunda benzin ve dizel fiyatlarını gösteren bir tabela (DPA)

Bu zaman farkı, piyasaların birkaç hafta boyunca ani dalgalanmalara karşı savunmasız kalacağı anlamına geliyor. Tüketiciler arz artışının somut etkisini hissetmeden önce geçen süre, stratejik rezervlerin daha çok ‘psikolojik bir caydırıcı’ işlevi görmesini sağlıyor; ani fiyat yangınlarını teknik olarak söndürmekten ziyade piyasaya güven verme aracına dönüşüyor.

Fiyatı belirleyen üç kısıtlama

Oil Price sitesi, fiyatları yalnızca masa başı kararlarla kontrol etmenin önünde üç temel engel bulunduğunu vurguluyor. Birincisi, Hürmüz Boğazı’ndan kaybedilen akışın yalnızca küçük bir kısmını telafi edebilen ‘fazla kapasitenin’ aşınması. İkincisi, talep esnekliği; ham petrol fiyatları varil başına yaklaşık 120 dolara yaklaşmış durumda ve tarihsel olarak bu seviye ‘resesyon tetikleyici’ olarak kabul ediliyor, şirketler ve tüketiciler faaliyetlerini zorunlu olarak kısıyor. Üçüncü engel ise ABD Stratejik Petrol Rezervi’nin 415 milyon varile düşmesi; bu, yirmi yıl önceki gücünü kaybettiği anlamına geliyor ve Washington’un uzun vadeli manevra kapasitesini sınırlıyor.

Analistler, diplomatik çözümler başarısız olursa ve yapısal tıkanıklık devam ederse karamsar senaryoların gündeme geleceğini belirtiyor. Bölgedeki petrol işleme altyapısı zarar görürse fiyatların varil başına 140 doları aşabileceği öngörülüyor. Bu durumda sorun yalnızca fiyat artışı değil; aynı zamanda ulaşım ve tarım sektörlerinin tamamen dizel gibi rafine ürünlere bağımlı olması nedeniyle küresel ölçekte varil sıkıntısı da yaşanacak. Bu bağlamda IEA’nın planı, analistlere göre piyasaya zaman kazandırmaya yönelik bir girişim gibi görünüyor. Zira kriz, deniz yolları sürekli güvence altına alınmadığı sürece ülkelerin kontrol kapasitesini aşıyor.


Enerji Ajansı: Üye ülkeler rezervlerden 400 milyon varil petrolün serbest bırakılması konusunda anlaştılar

İngiltere'nin kuzeydoğusundaki South Killingholme yakınlarında bulunan ve Phillips 66 tarafından işletilen Humber rafinerisi (AFP)
İngiltere'nin kuzeydoğusundaki South Killingholme yakınlarında bulunan ve Phillips 66 tarafından işletilen Humber rafinerisi (AFP)
TT

Enerji Ajansı: Üye ülkeler rezervlerden 400 milyon varil petrolün serbest bırakılması konusunda anlaştılar

İngiltere'nin kuzeydoğusundaki South Killingholme yakınlarında bulunan ve Phillips 66 tarafından işletilen Humber rafinerisi (AFP)
İngiltere'nin kuzeydoğusundaki South Killingholme yakınlarında bulunan ve Phillips 66 tarafından işletilen Humber rafinerisi (AFP)

Uluslararası Enerji Ajansı, 32 üye ülkesinin stratejik rezervlerinden 400 milyon varil petrolü piyasaya sürme konusunda oybirliğiyle anlaştığını duyurdu.

Bu hamle, kurumun tarihindeki en büyük stratejik rezerv salınımını temsil ediyor.

Kurumun icra direktörü Fatih Birol, Ortadoğu'daki devam eden çatışmaların küresel enerji piyasaları üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu belirterek, doğalgaz arzı açısından en çok etkilenen bölgenin Asya olduğunu vurguladı.