Cafura Doğalgaz Sahası, Suudi Arabistan'ı dünyanın en büyük üçüncü gaz üreticisi yapacak

Mühendislik, tedarik ve inşaat işlerinin geliştirilmesi için 10 milyar dolarlık sözleşme imzalandı

Suudi Arabistan, Cafura Doğalgaz Sahası’nı geliştirmek için bir proje başlattığını duyurdu. Suudi Arabistan Enerji Bakanı: Sahanın maliyeti 5 ila 6 milyar riyali çok aşmayacak (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, Cafura Doğalgaz Sahası’nı geliştirmek için bir proje başlattığını duyurdu. Suudi Arabistan Enerji Bakanı: Sahanın maliyeti 5 ila 6 milyar riyali çok aşmayacak (Şarku’l Avsat)
TT

Cafura Doğalgaz Sahası, Suudi Arabistan'ı dünyanın en büyük üçüncü gaz üreticisi yapacak

Suudi Arabistan, Cafura Doğalgaz Sahası’nı geliştirmek için bir proje başlattığını duyurdu. Suudi Arabistan Enerji Bakanı: Sahanın maliyeti 5 ila 6 milyar riyali çok aşmayacak (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, Cafura Doğalgaz Sahası’nı geliştirmek için bir proje başlattığını duyurdu. Suudi Arabistan Enerji Bakanı: Sahanın maliyeti 5 ila 6 milyar riyali çok aşmayacak (Şarku’l Avsat)

Saudi Aramco, dün faaliyet göstermeye devam edeceği duyurulan Cafura Doğalgaz Sahası’nın 2030 yılına kadar günde yaklaşık iki milyar fit küp gaz sağlayacağını açıkladı. Saudi Aramco'nun önümüzdeki on yılın sonunda dünyanın en büyük üçüncü gaz üreticisi olması bekleniyor.
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Cafura Doğalgaz Sahası’ndaki geliştirme projesinin devlet bütçesine maliyetinin 5 ila 6 milyar riyalin (1,3 ila 1,6 milyar dolar) çok üzerinde olmayacağını söyledi. Cafura Doğalgaz Sahası’ndaki geliştirme projesiyle ilgili tartışmaların, Suudi Arabistan’da enerji karışımı konseptini geliştirmek için yeni kapılar açtığını ve yeni umutlar yeşerttiğini belirten Enerji Bakanı, böylece 17'den fazla katılımcı tarafından hazırlanan kapsamlı bir enerji karışımı programının başlatılacağını kaydetti.
Saudi Aramco gibi milli şirketlerin güçlendirilmesi gerektiğine işaret eden Bakan Prens Abdulaziz bin Selman, dünyada devlet ve Enerji Bakanlığı tarafından imtiyaz alanında devletin çıkarlarını korumakla yetkilendirilmiş Saudi Aramco gibi başka bir hidrokarbon kaynakları şirketi daha olmadığını vurguladı.
Öte yandan Saudi Aramco, dün, Suudi Arabistan’ın doğusunda yer alan Zahran'da bulunan Cafura Doğalgaz Sahası’ndaki geliştirme projesi çalışmalarının başlanmasını kutladı. Çok uluslu petrol sahası hizmetleri sunan Fransa merkezli Schlumberger ve ABD merkezli Halliburton şirketleriyle geliştirme projesi çalışmaları konusunda sözleşmelerin imzalandığı Cafura Doğalgaz Sahası, Suudi Arabistan’ın en büyük petrolle ilişkisiz doğalgaz sahası olarak kabul ediliyor. Saudi Aramco, sahadaki doğalgaz üretiminin 2036 yılına kadar günlük yaklaşık 2,2 milyar fit küpe ulaşmasının beklediğini açıkladı. Sahadan aynı zamanda etan ile ilişkili günlük 425 milyon fit küp doğalgaz üretilmesi de planlanıyor.
Açıklamada, Cafura Doğalgaz Sahası’nın günde yaklaşık 550 bin varil sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ve hidrokarbonlar üreteceği ve Cafura’daki harcamaların geliştirme projesinin ilk on yılında 68 milyar dolara ulaşmasının beklediği belirtildi.
Saudi Aramco, 16 şirketle Cafura’daki doğalgaz ve gaz sıkıştırma tesislerinin yanı sıra ilgili altyapı ve yüzey tesislerinin mühendislik, tedarik ve inşaat işleri ve yer altı kaynaklarını geliştirme projeleri için toplam 10 milyar dolarlık sözleşme imzaladı.
Saudi Aramco’nun açıklamasına göre bu alanda hizmet sunan yerel ve uluslararası şirketlerle, Cafura’da yerin üstünde ve altında kaynakların geliştirilmesine yönelik birçok projenin yer aldığı çeşitli sözleşmeler imzalandı. Bu da doğalgaz işleme ve sıkıştırma tesislerinin yanı sıra bu işe özel olarak tasarlanmış ana iletim boru hatları, akış hatları ve yaklaşık bin 500 kilometre uzunluğundaki doğalgaz toplama boru hatlarının yer aldığı bir ağ aracılığıyla LNG ve hidrokarbonların güvenli bir şekilde aktarılması anlamına geliyor.
Proje ayrıca Cafura’da bir tedarik noktasının inşa edilmesi ve iletim boru hatlarını ve Cafura doğalgaz tesisi ile yeni ortak üretim tesisleri arasındaki elektrik bağlantısını da kapsıyor.
Suudi Arabistan'daki en büyük petrolle ilişkisiz gaz sahası olarak kabul edilen Cafura Doğalgaz Sahası’nın rezervlerinin 200 trilyon fit küp olduğu tahmin ediliyor. Saudi Aramco'nun CEO'su Emin Nasır, Cafura Doğalgaz Sahası ile ilgili yaptığı açıklamada, buradaki gazın ‘yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişin temel taşı’ olacağını söyledi.
Bloomberg’in haberine göre Nasır, Suudi Arabistan'ın doğusundaki Zahran'da yaptığı açıklamada, Cafura Doğalgaz Sahası’nın geliştirilmesinin Suudi Arabistan’ı elektrik üretimi için günlük yarım milyon varil yakıt tüketmekten kurtaracağına işaret ederek, “Cafura Doğalgaz Sahası’nda yapılan üretim, Suudi Arabistan’ın önümüzdeki on yılın sonunda dünyanın en büyük üçüncü doğalgaz üreticisi yapacak” ifadelerini kullandı.
Cafura Doğalgaz Sahası’ndaki geliştirilmesiyle ilgili olarak Nasır, “Devasa kaynaklarımızı ticari olarak uygulanabilir hale getirmeye katkıda bulunacak” şeklinde konuştu. Cafura’da faaliyetlerin başlamasıyla ilgili düzenlenen törende konuşan Nasır, “Doğalgaz, yakıt olarak yenilenebilir enerji geçişinde önemli bir köprüdür” dedi.
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı ve Saudi Aramco, Cafura Doğalgaz Sahası’nın proje ömrü boyunca 230 bin kişinin istihdam edileceğini açıklamışlardı.
Saudi Aramco'ya göre Cafura Doğalgaz Sahası’nın toplam alanının 170 kilometre uzunluğunda ve 100 kilometre genişliğinde olduğu tahmin ediliyor. Cafura Doğalgaz Sahası’nda, petrokimya ve metal endüstrilerine hammadde sağlayan doğalgaz sıvıları bakımından zengin gaz kaynakları bulunuyor.
Üretimin 2024 yılı başlarında başlaması beklenen Cafura Doğalgaz Sahası’nı geliştirme aşamaları, sahanın gaz üretiminde kademeli bir artışa yol açacak ve 2036 yılında sahada günlük yaklaşık 2,2 milyar fit küp gaz üretilecek.
Günlük yaklaşık 425 milyon fit küp doğalgaz üretebilecek olan Cafura Doğalgaz Sahası’nın üretimi, mevcut üretimin yaklaşık yüzde 40'ını oluşturacak. Saha ayrıca petrokimya endüstrileri için ihtiyaç duyulan LNG ve hidrokarbondan günlük yaklaşık 550 bin varil üretecek.
Cafura Doğalgaz Sahası, Saudi Aramco'nun taahhüt ettiği en yüksek çevre standartlarına uygun olarak geliştirilecektir. Sahanın gelişiminin uzun vadede olumlu bir mali etkiye sahip olmasını bekleyen Şirkete göre bu mali etki, sahanın geliştirilmesi ile ilgili çalışmalarla eş zamanlı olarak şirketin mali sonuçlarında görülmeye başlanacak.
Saudi Aramco Arama ve Üretim İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Nasır en-Nuaymi, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Şuan, en yüksek güvenlik ve çevre koruma standartlarını dikkate alarak, sahayı verimli ve karlı bir şekilde geliştirme yeteneğine sahibiz. Cafura Doğalgaz Sahası, gelecekteki hedeflerimize ulaşma kararlılığımızı artıracak. Şirket, yeni sahalar keşfetmeye devam ediyor. Şirket, mevcut sahaların yeniden gözden geçirilmesinin yanı sıra uzun vadeli enerji ve petrokimya talebini karşılamak için entegre bir küresel gaz iş portföyü geliştirme hedefine ulaşmak amacıyla doğalgaz ve LNG alanındaki ortak yatırım fırsatlarını değerlendiriyor.”
Saudi Aramco'nun dijital dönüşüm programına göre şirket, Cafura Doğalgaz Sahası’nı geliştirmek için nesnelerin interneti, inşa, işletme ve güvenlik çalışmalarını geliştirmek için video analitiğini içeren Dördüncü Sanayi Devrimi'nin (Endüstri 4.0) ileri teknolojilerini kullanacak.



Petrol fiyatları bugün yüzde 25’in üzerinde artış gösterdi... Yeni bir günlük rekora doğru ilerliyor

Kaliforniya’nın Kern County bölgesindeki bir petrol kuyusu (AFP)
Kaliforniya’nın Kern County bölgesindeki bir petrol kuyusu (AFP)
TT

Petrol fiyatları bugün yüzde 25’in üzerinde artış gösterdi... Yeni bir günlük rekora doğru ilerliyor

Kaliforniya’nın Kern County bölgesindeki bir petrol kuyusu (AFP)
Kaliforniya’nın Kern County bölgesindeki bir petrol kuyusu (AFP)

Petrol fiyatları bugün yüzde 25’in üzerinde artış göstererek 2022 ortalarından bu yana en yüksek seviyelerine ulaştı. Artış, bazı büyük üreticilerin arzı kısması ve ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmanın tırmanmasının deniz taşımacılığında uzun süreli aksamalara yol açabileceği endişeleriyle şekillendi.

Enerji piyasaları, özellikle dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı çevresindeki kriz nedeniyle ciddi bir gerilim yaşıyor.

Petrol tankerlerindeki aksaklıklar ve artan güvenlik riskleri, nakliye faaliyetlerini yavaşlattı ve bu durum, Ortadoğu’dan petrol tedarikine yüksek bağımlılığı bulunan Asyalı alıcıları daha savunmasız hale getirdi.

Brent ham petrol vadeli işlemleri 24,96 dolar artışla yüzde 27 yükselerek varil başına 117,65 dolara ulaştı ve tarihteki en büyük günlük sıçramayı kaydetti. Amerikan Batı Teksas Ham Petrolü (WTI) ise 25,72 dolar artışla yüzde 28,3 yükselerek varil başına 116,62 dolara çıktı.

Bugün erken saatlerde WTI yüzde 31,4 artışla 119,48 doları görürken, Brent ham petrol yüzde 29 yükselerek 119,50 dolara ulaştı. Pazartesi öncesinde, geçen hafta Brent ham petrol yüzde 27, WTI ise yüzde 35,6 oranında yükselmişti.

Singapur merkezli OCBC Bank’ın Yatırım Stratejisi Genel Müdürü Vasu Menon, “Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışı yakın zamanda yeniden başlamaz ve bölgesel gerilimler hafiflemezse, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskının devam etmesi muhtemel” dedi.

Irak ve Kuveyt üretimlerini azaltmaya başladı; önceden doğal gaz üretimini kısmış olan Katar da arzını kısıtlama kararı aldı. Bu adımlar, savaş nedeniyle Ortadoğu’dan yapılan sevkiyatların durmasının bir sonucu olarak fiyatları destekledi.

Fiyatlardaki yükselişe bir diğer etken olarak, İran’da merhum Dini Lider Ali Hamaney’in yerine oğlu Mücteba Hamaney’in atanması gösterildi. Bu gelişme, ABD ve İsrail ile çatışmanın başlamasının ardından bir hafta geçmesine rağmen, İran’da sert kanatların hâlâ güçlü şekilde kontrolü elinde tuttuğunu işaret ediyor.

Rakuten Securities’te emtia analisti olan Satoru Yoshida, “Merhum Dini Lider’in oğlu İran’ın yeni Dini Lideri olarak atanmış durumda. Bu durum, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran rejimini değiştirme hedefini daha da zorlaştırıyor” şeklinde konuştu.

Yoshida, “Bu gelişme, alımları hızlandırdı. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmaya ve petrol üreten ülkelerin tesislerine saldırılar düzenlemeye devam etmesi bekleniyor; geçtiğimiz hafta da buna şahit olduk” ifadelerini kullandı.

Yoshida, WTI fiyatının kısa süre içinde varil başına 120 dolara, ardından 130 dolara yükselmesini öngördü.

Savaş, tüketicileri ve şirketleri, çatışma kısa sürse bile haftalar veya aylar süren yüksek yakıt fiyatlarıyla karşı karşıya bırakabilir. Bunun nedeni, üreticilerin zarar görmüş tesisler, lojistik aksaklıklar ve taşımacılıkta artan risklerle mücadele etmesi olarak gösteriliyor.

ANZ Bank’ta kıdemli emtia stratejisti olan Daniel Hines, “Bir sonraki kritik gösterge, durumun İran’ı petrol kuyularını kapatmaya zorlayıp zorlamayacağıdır. Bu yalnızca üretimi etkilemekle kalmaz, aynı zamanda çatışma sona erdikten sonra yanıt süresini de geciktirir. Bu da fiyatların uzun süre yüksek kalmasına yol açar” dedi.

Üç petrol sektörü kaynağı, dün Irak’ın güneyde bulunan ana petrol sahalarındaki üretiminin yüzde 70 düşerek günde yalnızca 1,3 milyon varile gerilediğini bildirdi. Bunun nedeni, İran ile yaşanan savaş nedeniyle ülkenin Hürmüz Boğazı üzerinden petrol ihraç edememesi olarak açıklandı. Basra Devlet Petrol Şirketi’nden bir yetkili, ham petrol depolama kapasitesinin maksimuma ulaştığını belirtti.

Kuveyt Petrol Şirketi de cumartesi günü üretimi azaltmaya başladı ve sevkiyatlar için mücbir sebep ilan etti, ancak durdurulacak üretim miktarını açıklamadı.

ABD petrol rezervleri

Petrol fiyatlarındaki yükselişle birlikte ABD Senatosu Çoğunluk Lideri Demokrat Chuck Schumer, Başkan Donald Trump’a Stratejik Petrol Rezervi’nden petrol salması çağrısında bulundu.

Schumer yaptığı açıklamada, “Başkan Trump, piyasaları istikrara kavuşturmak, fiyatları düşürmek ve Amerikalı ailelerin zaten aşina olduğu fiyat şoklarını durdurmak için Stratejik Petrol Rezervi’nden derhal petrol salmalıdır. Bu fiyat artışlarının sorumlusu onun pervasız savaşıdır” ifadelerini kullandı.


Savaş petrol fiyatlarını zirveye taşıdı: Batı Teksas Petrolü  2022’den bu yana ilk kez 100 doları aştı

Fotoğrafta, Akdeniz’de petrol çıkarımı yapılan bir deniz platformu görülüyor (Arşiv)
Fotoğrafta, Akdeniz’de petrol çıkarımı yapılan bir deniz platformu görülüyor (Arşiv)
TT

Savaş petrol fiyatlarını zirveye taşıdı: Batı Teksas Petrolü  2022’den bu yana ilk kez 100 doları aştı

Fotoğrafta, Akdeniz’de petrol çıkarımı yapılan bir deniz platformu görülüyor (Arşiv)
Fotoğrafta, Akdeniz’de petrol çıkarımı yapılan bir deniz platformu görülüyor (Arşiv)

Batı Teksas türü ham petrol (WTI), ABD petrol piyasasının referans fiyatı, Ortadoğu’daki savaşın etkisiyle Temmuz 2022’den bu yana ilk kez 100 doları aştı.

Şikago Borsası’nın açılışında WTI petrol fiyatı yüzde 13,84 yükselerek 103,48 dolara ulaştı. Pazartesi günü erken işlemlerde ABD ham petrolü vadeli kontratları yüzde 20’den fazla artış göstererek Temmuz 2022’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Bu yükseliş, ABD ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın artan şiddeti ve Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatlarının uzun süre aksayabileceği endişeleriyle tetiklendi.

WTI ham petrolü, seans boyunca ciddi dalgalanmalar yaşadı. Erken işlemlerde yüzde 22,4 artışla 111,24 dolara çıkan fiyatlar, gün sonunda yüzde 16,31 artışla 105,73 dolarda dengelendi. Bu hareket, geçen Cuma günü kaydedilen yüzde 12’lik artış ve haftalık yüzde 36’lık yükselişle birleşince, petrol piyasasında önemli bir kırılma olarak değerlendiriliyor.


Hürmüz Boğazı neden Asya’nın can damarı?

Seul’deki bir benzin istasyonunda bir adam arabasının yakıt deposunu doldururken, diğerleri sırada bekliyor. (Reuters)
Seul’deki bir benzin istasyonunda bir adam arabasının yakıt deposunu doldururken, diğerleri sırada bekliyor. (Reuters)
TT

Hürmüz Boğazı neden Asya’nın can damarı?

Seul’deki bir benzin istasyonunda bir adam arabasının yakıt deposunu doldururken, diğerleri sırada bekliyor. (Reuters)
Seul’deki bir benzin istasyonunda bir adam arabasının yakıt deposunu doldururken, diğerleri sırada bekliyor. (Reuters)

Asya, petrol ve gaz ihtiyacının büyük kısmını Ortadoğu’dan karşılıyor; bölgeden ham petrol ithalatının yüzde 60’ını gerçekleştiriyor. Bu durum, İran savaşının Hürmüz Boğazı’nı uzun süre kapatması halinde Asya’yı ciddi risk altına sokuyor.

Ortadoğu, dünya genelinde en büyük petrol üreticisi ve ihracatçısı konumunda bulunuyor. Bölge, günlük ham petrol üretiminin dörtte birini ihraç ediyor ve bu ihracatın büyük kısmı Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre 2025 yılında Asya, Ortadoğu’dan günlük 14,74 milyon varil ham petrol ithal etti; bu, bölgenin toplam 25 milyon varillik günlük ham petrol alımının yaklaşık yüzde 60’ına karşılık geliyor.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Irak, Ortadoğu’dan Asya’ya ham petrol tedarikinde önde gelen ülkeler arasında yer alıyor. Japonya ve Güney Kore ise Ortadoğu petrolüne en fazla bağımlı ülkeler; Japonya’nın ithalatının yaklaşık yüzde 95’i, Güney Kore’nin ise yüzde 70’i Ortadoğu’dan sağlanıyor.

Asya’nın petrol merkezi Singapur, geçen yıl Ortadoğu petrolüne bağımlılığını yüzde 50’den yüzde 70’in üzerine çıkardı. Bu artış, Exxon Mobil’in ağır petrol arzını artıracak şekilde genişlettiği rafinerinin tamamlanmasının ardından gerçekleşti.

Kpler şirketinin verilerine göre, dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı Çin, deniz yoluyla gerçekleştirdiği ithalatın yaklaşık yarısını -günde 5,4 milyon varil- Ortadoğu’dan sağlıyor.

Çin, petrolünü İran, Rusya ve Kanada gibi ülkelerden de ithal ediyor ve günlük 4 milyon varilin üzerinde üretim yapıyor. Piyasalarda, Çin’in tek bir ülkeye olan bağımlılığının tedarikinin yüzde 20’sini aşmadığı biliniyor.

Ortadoğu’dan Kuzey Asya’ya petrol sevkiyatları genellikle 30-40 gün sürerken, Hindistan’a yapılan sevkiyatlar bir haftadan daha kısa sürede ulaşıyor.

Asya ve petrol talebi

Asya, dünya genelinde petrol talebinin en hızlı arttığı bölge konumunda ve aynı zamanda net ithalatçı durumunda bulunuyor. Bunun nedeni, Asya-Pasifik bölgesindeki üretimin, petrol sahalarının eskimesi ve yeni keşiflerin azlığı nedeniyle gerilemiş olması.

Bölgedeki çoğu rafineri, Ortadoğu’dan gelen yüksek kükürtlü ham petrolü işlemek için kükürt giderme üniteleriyle donatılmış durumda. Bu tür petrol genellikle düşük kükürtlü ham petrolden daha ucuz olduğu için rafineriler, daha yüksek kâr marjları elde edebiliyor.

Ortadoğu ham petrolü, aynı zamanda yüksek miktarda fuel oil (yakıt yağı) içeriyor. Bu yakıt, benzin ve dizel gibi yüksek kaliteli yakıtların üretiminde işlenebiliyor. Fuel oil ayrıca, Singapur ve Çin’in doğusundaki Zhoushan gibi dünyanın en önemli yakıt ikmal limanlarında gemi yakıtı olarak da kullanılıyor.

Bu süreçte, Suudi Arabistan’ın Asya pazarındaki payı, Saudi Aramco’nun bölgesel rafinerilerde hisse satın almasıyla birlikte arttı.

Sınırlı seçenekler

Asya’daki rafineriler, tedarik kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla işleyebilecekleri ham petrol türlerini artırmaya çalışsa da, işleyebilecekleri petrol miktarı belirli bir sınıra tabii. Petrolün kalitesindeki değişimler, rafine ürün üretimini ve yakıt karışımı gereksinimlerini doğrudan etkiliyor.

Ayrıca, Asya’daki çoğu rafineri, ham petrol ihtiyaçlarının genellikle yüzde 50’den fazlasını uzun vadeli sözleşmelerle temin ederek arzın istikrarını garanti altına alıyor.