İngiliz istihbaratı: Hizbullah devlet içinde devlet ve İran'ın muhaliflerine yönelik bir suikast programı var

MI6 Direktörü, Çin'in yükselişinden etkilenen bir dünyaya uyum sağlamanın en büyük öncelik olduğunu söyledi

Richard Moore, dün Londra’da konuşma yaparken (AP)
Richard Moore, dün Londra’da konuşma yaparken (AP)
TT

İngiliz istihbaratı: Hizbullah devlet içinde devlet ve İran'ın muhaliflerine yönelik bir suikast programı var

Richard Moore, dün Londra’da konuşma yaparken (AP)
Richard Moore, dün Londra’da konuşma yaparken (AP)

Birleşik Krallık Dış İstihbarat Teşkilatı MI6 Başkanı Richard Moore, Londra'daki Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nde yaptığı konuşmada Çin, İran ve Rusya’nın ülkesi açısından ülkesi için bir endişe kaynağı oluşturduğunu söyledi. Tahran'ı Ortadoğu ülkelerini içeriden zayıflatan ‘silahlı çeteler’ kurmakla suçladı.
MI6 Şefi, Lübnan'da Hizbullah’ın oynadığı rol konusunda uyarıda bulunarak şu ifadeleri kullandı: “Lübnan’daki İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun, kucak açtığı Hizbullah, İran'ın ilk yabancı isyancı gücüydü. O zamandan beri Hizbullah, devlet içinde devlet haline gelerek devletin zayıflamasına ve Lübnan'daki siyasi kaosa doğrudan katkıda bulundu. İran bu modeli Irak'ta da tekrarladı. Demokrasiye zayıf geçişi, devleti içeriden zayıflatan ve hukuku korumak isteyenleri öldüren silahlı çetelerin tohumlarını ülkeye ekmek için kullandı. Bu ay (yani geçtiğimiz Kasım), İranlılar tarafından silahlandırılan ve eğitilen çetelerden biri, Irak Başbakanı'nı Mustafa el-Kazımi’yi öldürme girişiminde bulundu. Ayrıca Suriye, Yemen ve Körfez'de bu tür politikaların yürütülmesine yönelik girişimleri de izliyoruz.”
Moore, “İran, bölgesel rakiplerine, ayrıca Avrupa ve Kuzey Amerika'daki ülkelere karşı kullandığı müthiş siber yetenekler geliştirdi. Rejim karşıtlarına karşı kullandığı bir suikast programı yürütüyor” şeklinde konuştu.
AFP’nin haberine göre MI6 Direktörü, ayrıca İngiltere'nin ‘İran'ın sivil amaçlar için kullanılamayacak nükleer teknoloji geliştirmesine karşı çıkmaya’ devam ettiğini vurguladı. Ancak, Viyana'daki mevcut nükleer müzakerelerin bu konuda bir anlaşmaya varılmasını umduğunu da dile getirdi.
Richard Moore, Çin, İran ve Rusya'nın İngiliz istihbaratı için önemli bir endişe kaynağı olduğunu açıkladı. Ayrıca “Çin'in yükselişinden etkilenen bir dünyaya uyum sağlamak MI6'nın en büyük önceliğidir” dedi. ‘Çin istihbarat servisinin büyük yeteneklere sahip olduğunu ve Birleşik Krallık ve müttefiklerine karşı geniş çaplı casusluk operasyonları yürütmeye devam ettiğini’ vurguladı.
Şarku’l Avsat’ın Alman haber ajansı DPA’dan aktardığı habere göre Çin tarafının yeteneklerine olan aşırı güveni nedeniyle meseleleri yanlış değerlendirebileceği konusunda uyardı. Pekin'in endüstriyel teknoloji yeteneklerinin ‘dünyanın dört bir yanından bilgi almasına’ olanak sağladığını açıkladı. Moore, “Aynı zamanda, başkalarının borç yükünün altına girmesini sağlamak için ekonomik politikası aracılığıyla nüfuzu kullanmaya çalışıyor ve bazen bunu başardıklarını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Moore, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna sınırındaki eylemleri nedeniyle ‘önemli bir tehdit’ oluşturduğunu kaydetti. Ancak, İngiltere'nin ‘Rusya'yla düşmanlık etme, baltalama veya kuşatma niyetinde olmadığının’ altını çizdi. MI6 Direktörü, “Ancak ülkemizi güvende tutmak ve Moskova'nın yarattığı tüm tehlikelerden korumak ve bunlara karşı koymak için ne gerekiyorsa yapacağız” şeklinde konuştu. Moore, Rusya'nın ve İran'ın oluşturduğu risklerin birçok ortak noktası olduğunu kaydetti.
AFP’nin haberine göre Richard Moore, ulusal casus teşkilatlarını, uzun süredir gizlilik konusundaki yaklaşımlarını değiştirmeye ve düşman ülkeler, suçlular ve aşırılık yanlılarıyla mücadele etmek için teknoloji şirketleriyle çabalarını koordine etmeye çağırdı. Moore konuşmasında ayrıca İngiltere'nin düşmanlarının yapay zeka, kuantum hesaplama ve sentetik biyoloji sektörünü mükemmelleştirmek için para akıttığına ve büyük çaba sarf ettiğine de dikkat çekti. Moore, ayrıca “Küresel teknoloji sektörünü yeniden üretme konusunda umutlu olamayız, dolayısıyla bundan faydalanmalıyız” dedi.
Ajans esas olarak kendi yeteneklerine dayandığından, MI6'nın yaklaşımındaki ve çalışma biçimindeki bu değişikliğin önemini vurguladı. Geçen yıl MI6 Direktörlüğü’nü devralan Moore, suçluların, aşırılık yanlılarının ve düşman devletlerin oluşturduğu siber tehditlerin ‘çok hızlı’ arttığı konusunda uyardı. “Önümüzdeki on yılda, geçen yüzyılda yaptığımızdan daha fazla teknolojik ilerleme görebiliriz” şeklinde konuşan Moore, bunun etkisinin Sanayi Devrimi ile paralel olacağı konusunda uyardı.



ABD'de Cumhuriyetçiler ara seçimler öncesinde "triaj" modunda

2026 ara seçimlerine sadece haftalar kala Başkan Donald Trump'ın şimdiye kadarki en düşük onay oranını gören Cumhuriyetçilerin "triaj" modunda olduğu ve Demokratların Kongre'deki kazanımlarını sınırlamayı umdukları bildiriliyor (AFP)
2026 ara seçimlerine sadece haftalar kala Başkan Donald Trump'ın şimdiye kadarki en düşük onay oranını gören Cumhuriyetçilerin "triaj" modunda olduğu ve Demokratların Kongre'deki kazanımlarını sınırlamayı umdukları bildiriliyor (AFP)
TT

ABD'de Cumhuriyetçiler ara seçimler öncesinde "triaj" modunda

2026 ara seçimlerine sadece haftalar kala Başkan Donald Trump'ın şimdiye kadarki en düşük onay oranını gören Cumhuriyetçilerin "triaj" modunda olduğu ve Demokratların Kongre'deki kazanımlarını sınırlamayı umdukları bildiriliyor (AFP)
2026 ara seçimlerine sadece haftalar kala Başkan Donald Trump'ın şimdiye kadarki en düşük onay oranını gören Cumhuriyetçilerin "triaj" modunda olduğu ve Demokratların Kongre'deki kazanımlarını sınırlamayı umdukları bildiriliyor (AFP)

2026 ara seçimleri yaklaşırken Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçilerin "triaj moduna" geçtiği bildirildi.

CNN'in haberine göre, seçim dönemi yaklaşırken ABD Başkanı Donald Trump'ın onaylanma oranının istikrarlı olarak tarihin en düşük seviyelerinde seyretmesi, Cumhuriyetçilerde ara seçimlerdeki şanslarına dair endişe yarattı. Associated Press'in yaptığı son anketler, Trump'ın onaylanmama oranının yüzde 69 olduğunu gösteriyor.

Bunun sonucunda bazı Cumhuriyetçiler dikkatlerini Kongre'de güç kazanmaktan ziyade, kasımda görmeyi bekledikleri zararı en aza indirmeye çevirdi.

Habere göre sözkonusu "triaj modu" stratejisinin bir parçası olarak Cumhuriyetçiler, kazanılması zor görülen seçim yarışlarından maddi desteği çekiyor.

Vazgeçilmesi muhtemel görülen koltuklar arasında Iowa'da Temsilciler Meclisi Üyesi Mariannette Miller-Meeks ve New Jersey'de Tom Kean'in yarıştığı seçimlerin yanı sıra Nebraska'daki boş bir koltuğun da yer aldığı bildirildi.

CNN'in haberinden bir gün önce Semafor, Cumhuriyetçileri destekleyen Senato Liderlik Fonu'nun Kuzey Karolina'daki Cumhuriyetçi Senato adayı Michael Whatley için yürüttüğü 30 milyon dolarlık reklam kampanyasını durdurduğunu bildirdi. Habere göre kuruluş, bu parayı Kansas Senatörü Roger Marshall'ın yeniden seçilme kampanyasına aktarıyor.

CNN'e adını vermeden konuşan Cumhuriyetçi Parti liderlik danışmanına göre Cumhuriyetçiler ayrıca diğer kayıpları telafi etmeye yardımcı olabilecek şekilde hem Teksas hem de Florida'da sınırları yeniden çizilen seçim bölgelerine önemli miktarda fon aktarıyor.

Danışmanın, "Sonuçta, seçim bölgelerinin yeniden düzenlenmesi her iki durumda da kurtarıcı olabilir. Ya kayıpları en aza indirir ya da çoğunluğu elimizde tutmamızı sağlayan neden olur" dediği aktarıldı.

Cumhuriyetçi Parti'nin Kongre'deki liderlik kadrosunda hakim olan karamsar havaya rağmen, Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Cumhuriyetçilerin Meclis'in kontrolünü koruyacağına "kesinlikle inanmaya devam ettiğini" söyledi.

CNN'e konuşan Cumhuriyetçiler ise aynı güveni sergilemedi. Kanalın muhabirleri Sarah Ferris ve David Wright'a, Demokratların olası çoğunluğunu en aza indirmeye odaklandığını belirtti. Birden fazla kaynak CNN'e, Demokratların üstünlüğünü 10 sandalye veya daha azıyla sınırlamayı umduklarını söyledi.

Habere göre, "Stratejilerinin artık Demokratları mümkün olan en küçük çoğunlukla sınırlamaya odaklandığını" belirttiler.

Trump bile ara seçimler öncesinde endişelerini dile getiriyor. Cumhuriyetçilerin ara seçimlerden zaferle çıkması halinde Amerikalılara 5 bin dolarlık çekler gönderme sözünü iki kez tekrarladı. Ancak Cumhuriyetçiler de dahil pek çok kişi, onun bu rüşvet vaadini gerçekten yerine getireceği konusunda şüpheci.

Perşembe günü Oklahoma'da düzenlenen mitingde Trump, kalabalığa Michigan, Teksas ve diğer yerlerdeki seçim yarışlarıyla ilgili endişe duyduğunu söyledi.

Trump konuşmasında, "Michigan için endişeliyiz. Teksas için endişeliyiz. Birkaç eyalet için endişeliyiz" dedi.

Endişesinin yaklaşık 35 veya 40 seçim yarışını kapsadığını ifade etti.

Trump, "Ancak bunu herkese duyurmalıyız çünkü o 35 yerde kazanmak zorundayız, belki de 40 yer, 40 yarış diyebilirsiniz" dedi.

Ortada çok sayıda, yüzlerce yarış var ama asıl mesele o 40 yarışta düğümleniyor.

Independent Türkçe


Beyaz Saray'ın "kamu spotları" tartışma yarattı: Tanrı Trump'ı yarattı

Trump'ın, askeri görüntülerin ve övgü dolu ifadelerin yer aldığı, vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilen reklamlar ara seçimler öncesinde ülke genelinde yayımlanıyor. Reklamlar arasında "Tanrı Trump'ı yarattı" iddiasını taşıyanlar da var (Beyaz Saray)
Trump'ın, askeri görüntülerin ve övgü dolu ifadelerin yer aldığı, vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilen reklamlar ara seçimler öncesinde ülke genelinde yayımlanıyor. Reklamlar arasında "Tanrı Trump'ı yarattı" iddiasını taşıyanlar da var (Beyaz Saray)
TT

Beyaz Saray'ın "kamu spotları" tartışma yarattı: Tanrı Trump'ı yarattı

Trump'ın, askeri görüntülerin ve övgü dolu ifadelerin yer aldığı, vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilen reklamlar ara seçimler öncesinde ülke genelinde yayımlanıyor. Reklamlar arasında "Tanrı Trump'ı yarattı" iddiasını taşıyanlar da var (Beyaz Saray)
Trump'ın, askeri görüntülerin ve övgü dolu ifadelerin yer aldığı, vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilen reklamlar ara seçimler öncesinde ülke genelinde yayımlanıyor. Reklamlar arasında "Tanrı Trump'ı yarattı" iddiasını taşıyanlar da var (Beyaz Saray)

ABD'de vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilen, Başkan Donald Trump, savaş uçakları, askeri görüntüler ve övgü dolu ifadelerin yanı sıra "Tanrı Trump'ı yarattı" diye çarpıcı bir iddia içeren reklamlar yayımlanmaya başladı.

CNN, cuma günkü haberinde Trump yönetiminin "kamu spotu" diye nitelediği 13 reklamdan 12'sine ulaştığını bildirdi. Bu reklamlar, ağırlıklı olarak Trump'a ve icraatlarına odaklanan, devlet tarafından finanse edilen kampanyanın içeriğini ortaya koyuyor.

Sözkonusu tanıtım filmlerinde Trump, savaş uçakları ve başkanlık helikopteri Marine One'la birlikte görülüyor; İran'daki askeri hamleleri ve Venezuela lideri Nicolás Maduro'yu tutuklama girişimleri övülüyor; hatta Beyaz Saray bahçesinde ev sahipliği yaptığı UFC etkinliğine de yer veriliyor.

Süreleri 15 saniyeyle 3 dakika arasında değişen reklamlar, "ABD Hükümeti tarafından finanse edilmiştir" ibaresiyle sona eriyor. "Tanrı Trump'ı Yarattı" başlıklı reklam, geçen ay Dallas'ta düzenlenen Cumhuriyetçi ara seçim kongresinde gösterilmişti.

Reklamda bir dış ses, "Derin devleti sarsacak kadar güçlü kollara sahip birine ihtiyacım var. İşte bu yüzden Tanrı Trump'ı yarattı" diyor.

CNN'in ulaştığı reklamlar arasında yer almayan ancak yönetimin kasımdaki ara seçimler öncesinde kampanyayı genişletmesiyle birlikte yayımlanan bir diğer tanıtım filminin başlığı ise "Son Savaş".

Kampanya, vergi mükelleflerinin parasının kullanımı ve Trump'ın reklamlardaki baskın rolü nedeniyle eleştirilerin odağında. Eleştirenler, reklamların devlet kaynaklarının kullanımına ilişkin federal yasaları ihlal edip etmediğini sorgularken, ara seçimlere sadece haftalar kala yayımlanmaları da zamanlamaya dair endişe yaratıyor.

Bildirildiğine göre Beyaz Saray, kampanya için İç Güvenlik Bakanlığı bütçesinden 20 milyon dolar ayırdı ve yayın süresi için şimdiden en az 2,5 milyon dolar harcandı. Gelecek haftalarda daha fazla reklamın yayımlanması bekleniyor.

Trump'ın kampanyada bizzat rol aldığı ve yayımlanacak devlet destekli reklamların bazılarını şahsen seçtiği belirtiliyor. Trump'ın Beyaz Saray'daki eski iletişim direktörü Mike Dubke de yönetimin, kanalın bu görüntüleri yayımlayacağını bilerek reklamları CNN'in erişimine açmış olabileceğini, böylece Trump'a fazladan televizyon görünürlüğü sağladığını öne sürdü.

Vergi mükelleflerinin parasının kullanılması, iki partiden de yasa yapıcıların eleştirilerine yol açtı.

Cumhuriyetçi Louisiana Senatörü John Kennedy, pazar günü CBS'in "Face the Nation with Margaret Brennan" programında şunları söyledi:

Başkan Trump, Kristi Noem veya John Kennedy dahil hiçbir kamu görevlisinin, kendi reklamını yapmak için kamu parasını harcaması gerektiğini düşünmüyorum.

Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi'nin kıdemli üyesi Demokrat Temsilci Jamie Raskin, sözkonusu reklamların "ağır suç teşkil eden bir hırsızlık ve devlet malının siyasi kampanya amacıyla kendi çıkarına kullanılması" olabileceğini ifade etti. Raskin'in iddia niteliğindeki bu açıklaması, kesinleşmiş bir hukuki tespiti yansıtmıyor.

Beyaz Saray kampanyayı savundu ve bu hafta The Independent'a yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

Bu kamu spotları Amerikalılara ülkelerini sevmeyi ve onu yurtiçinde, sınırlarımızda ve yurtdışında savunmaya değer kılan şeylerin neler olduğunu hatırlatmayı amaçlıyor.

Beyaz Saray ayrıca, "Reklam eğitici nitelikte ve açıkça vatansever bir duruş sergiliyor. Ülkemizle gurur duymalıyız" açıklamasında bulundu.

Independent Türkçe


Etiyopya hükümet güçleri Tigray'ın başkenti Mekele'nin kontrolünü yeniden ele geçirdi

Etiyopya hükümetine bağlı Tigray Barış Gücü (TPF) mensupları, federal Etiyopya güçleri ve müttefiklerinin Tigray bölgesinin başkenti Mekele'ye girmesiyle eş zamanlı olarak sokaklarda devriye gezerken bir kamyonetin yanında toplanıyor (AFP)
Etiyopya hükümetine bağlı Tigray Barış Gücü (TPF) mensupları, federal Etiyopya güçleri ve müttefiklerinin Tigray bölgesinin başkenti Mekele'ye girmesiyle eş zamanlı olarak sokaklarda devriye gezerken bir kamyonetin yanında toplanıyor (AFP)
TT

Etiyopya hükümet güçleri Tigray'ın başkenti Mekele'nin kontrolünü yeniden ele geçirdi

Etiyopya hükümetine bağlı Tigray Barış Gücü (TPF) mensupları, federal Etiyopya güçleri ve müttefiklerinin Tigray bölgesinin başkenti Mekele'ye girmesiyle eş zamanlı olarak sokaklarda devriye gezerken bir kamyonetin yanında toplanıyor (AFP)
Etiyopya hükümetine bağlı Tigray Barış Gücü (TPF) mensupları, federal Etiyopya güçleri ve müttefiklerinin Tigray bölgesinin başkenti Mekele'ye girmesiyle eş zamanlı olarak sokaklarda devriye gezerken bir kamyonetin yanında toplanıyor (AFP)

Reuters'a konuşan kaynaklar, bugün (pazar) Etiyopya hükümet güçleri ile hükümet yanlısı müttefik milislerin, kuzeydeki Tigray bölgesinin başkenti Mekele'nin kontrolünü yeniden ele geçirdiğini bildirdi. Bu gelişme, kuzey bölgesini yöneten muhalif ittifak açısından büyük bir gerileme olarak değerlendiriliyor.

Muhalif ittifaka liderlik eden Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF), Facebook üzerinden yayımladığı açıklamada başkentten çekildiğini duyurdu. Açıklamada, bölgesel hükümetin "geçici olarak Mekele'den taşınacağı ve başka bir yerden faaliyet göstereceği" belirtildi.

Hükümet yanlısı Tigray Barış Güçleri adlı milis grubuna yakın bir kaynak, milis güçlerinin dün (cumartesi) öğleden sonra Mekele kent merkezine girdiğini ve ardından Etiyopya ordusunun kente ulaştığını söyledi.

Bir yardım kuruluşu yetkilisi ile Mekele'de yaşayan bir kişi de kimliklerinin açıklanmaması koşuluyla kentin hükümet güçlerinin kontrolüne geçtiğini doğruladı. Etiyopya Başbakanlık Ofisi, Reuters'ın konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi.

Washington'dan itidal çağrısı

Bu gelişmelerin ardından ABD, Etiyopya'nın kuzeyindeki Tigray bölgesindeki isyan nedeniyle komşu ülkeleri isyancıları desteklemekle suçladığı Afrika Boynuzu'nda itidal ve diyalog çağrısında bulundu. Eritre, Mısır, Somali liderleri ile Sudan ordusu komutanının gelişmelerin gölgesinde pazar günü Mısır'da bir araya gelmesi bekleniyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, "Etiyopya ile Eritre arasındaki artan sınır gerilimleri tüm bölgeyi etkileyebilir. Afrika Boynuzu yeni bir askeri çatışmayı ve insani krizi kaldıramaz" ifadelerini kullandı.

Bakanlık açıklamasında ayrıca "Etiyopya ve Eritre'yi komşularının egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeye, azami itidal sergilemeye ve diyaloğa dönmeye güçlü biçimde çağırıyoruz" denildi.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ise bugün yaptığı açıklamada ülkesinin Afrika ülkelerinin iç işlerine yönelik her türlü dış müdahaleyi reddeden ve devletlerin egemenliğine, birlik ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesini savunan tutumunu yineledi. Sisi, bu ilkelerin kıtanın istikrarı açısından vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

Sisi, Mısır'ın New Alamein kentinde düzenlenen Afrika Birliği ile bölgesel ekonomik toplulukların 8. Yıl Ortası Koordinasyon Toplantısı'nın açılış oturumunda yaptığı konuşmada, "Mısır, devletlerimiz arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygı ve iyi komşuluk, diyalog ve istişare temelinde yürütülmesi gerektiğini; tek taraflı politikalar veya dar çıkarlar temelinde hareket edilmemesi gerektiğini teyit ediyor" dedi.

Etiyopya, Eritre, Mısır ve Sudan ordusunu Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'ni desteklemekle suçluyor.

Buna karşılık Etiyopya da 2023'ten bu yana Sudan ordusuyla savaşan Hızlı Destek Kuvvetleri'ni (HDK) desteklemekle suçlanıyor.

Etiyopya ile Mısır arasındaki ilişkiler, Addis Ababa'nın Nil Nehri üzerinde Nahda Barajı'nı inşa etmesi nedeniyle zaten gergin. Kahire ayrıca son aylarda Eritre ile ilişkilerini güçlendirdi.

Somali ise 1991'de bağımsızlığını ilan eden Somaliland ile Addis Ababa arasındaki yakınlaşmadan endişe duyuyor.

"Düşmanca eylemler ve şiddet" suçlaması

Etiyopya cuma günü Eritre'yi "düşmanca eylemler ve şiddet" gerçekleştirmekle suçladı. Addis Ababa, perşembe günü 10 Eritreli diplomatı sınır dışı etmiş ve Asmara'daki büyükelçiliğini kapatmıştı. Eritre ise buna karşılık "tüm diplomatik ilişkileri keseceğini" açıkladı.

Etiyopya ayrıca Mısırlı diplomat Ahmed Mahrem Ahmed'i istenmeyen kişi ilan ederek Addis Ababa'daki Mısır Büyükelçiliğine diplomata ülkeyi 48 saat içinde terk etmesi gerektiğini bildirdi. Etiyopya yönetimi bu kararın gerekçesini açıklamadı. Mısır da karşılıklılık ilkesi uyarınca Kahire'deki Etiyopyalı bir diplomatı istenmeyen kişi ilan ederek ülkeyi terk etmesi için 48 saat süre verdi.

Birkaç saat önce ise gözlemcilere göre insansız hava araçları tarafından gerçekleştirilen saldırılarda Addis Ababa'daki iki askeri tesis hedef alındı. Saldırılar, uzun bir aradan sonra başkentteki askeri hedeflere yönelik ilk saldırı oldu.

Etiyopya'nın kuzeyinde 23 Eylül'den bu yana Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'nin Afar ve Amhara bölgelerine yönelik saldırılarının ardından şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Gelişmeler, 2020-2022 yılları arasında ülkenin kuzeyinde yaşanan ve yaklaşık 600 bin kişinin hayatını kaybetmesine yol açan yıkıcı iç savaşın yeniden başlamasına ilişkin endişeleri artırdı.