Irak Başbakanı Kazimi’ye suikast girişimi soruşturması çıkmazda

Iraklı bir komitenin geçen Kasım ayının 7’sinde Başbakan Mustafa el-Kazimi’ye yönelik suikast girişimini soruşturmak için ihtiyaç duyduğu süre 22 gün.

Irak Başbakanı Mustafa El-Kazımi. (Reuters)
Irak Başbakanı Mustafa El-Kazımi. (Reuters)
TT

Irak Başbakanı Kazimi’ye suikast girişimi soruşturması çıkmazda

Irak Başbakanı Mustafa El-Kazımi. (Reuters)
Irak Başbakanı Mustafa El-Kazımi. (Reuters)

Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci’nin geçen pazartesi günü sunduğu şey, küçük değişiklikler ve daha büyük çelişkilerle, olaydan birkaç saat sonra halkın bildiği şeylerin yalnızca daha büyük bir ayrıntısıydı.
İki insansız hava aracı, Kazimi’nin evini hedef aldı. Bu, Araci’nin söylediği… Ayrıca güvenlik birimlerinin daha önce üç uçak olduğunu belirttiği açıklamalarıyla çelişiyor. Salı gecesi geç saatlerde, yerel bir WhatsApp grubundaki üst düzey bir istihbarat yetkilisi, Araci’nin ‘hatayı düzelttiğini’ yazdı.
Ayrıntılar, düzenli ve sıralı görünseler de içerik açısından zayıf ve yaklaşık üç hafta süren araştırma çalışmalarını yansıtmamakta. Açıklamadaki yenilik, soruşturmacıların üst düzey bir subayı ‘ihmalkâr davranmakla’ suçlaması oldu.
Araci, siyasi parti ve hareketlere ‘soruşturmacıların işini kolaylaştıracak herhangi bir kanıt sağlayarak yardım etmeleri’ çağrısı yaptı. Bu, iki taraflı bir açıklama. Zira başta üst düzey yetkiliyi ihmalle suçlamak olmak üzere, hükümetin delillerin kaybolması nedeniyle soruşturmayı tamamlama fırsatını kaybetmesi veya zaten şüpheci olan siyasi aktörleri olaya dahil ederek şeffaflık seviyesini yükseltmek istemesi, hikâyenin ilk tarafını destekliyor.
Diğer bir çelişki ise Kazimi’nin hedef alınma gerekçesine dair kafa karışıklığını artırıyor. Çünkü Araci, “El yapımı olan bu tür SİHA’lar, radar tarafından algılanamaz” açıklamasında bulundu. Ancak ayrıca radar sinyallerinin yanıltılması sonucu ikinci aracın, kameralara tarafından yakalanmadığını söyledi. Yani bu, kameraların kayıtlarında görünen aracın, radar tarafından tespit edildiği anlamına geliyor.
Olay şu ki, onu yürüten tarafın henüz açıklanmadığı soruşturma, Iraklı aktörler arasında olayla ilgili siyasi karışıklığı durdurmadı. Karışıklık, neredeyse cezai ve yasal bağlamından çıkarak, kolayca tartışma arenasına çekildi. Suikasta ilişkin tartışmalar, kamuoyunda bunun ‘dış güçler’ tarafından gerçekleştiğine veya düzenlendiğine dair şüphe uyandırdı. Suçlamalarla dolu bir arena, Irak seçimlerinin sonuçlarının açıklanmasıyla da boğucu bir krizle çakışıyor.
Öyle görünüyor ki eksik bilgi akışı, bilgilerin tutarsızlığı ve hatta gecikmesi, hükümet karşıtı siyasi güçlere, kanıt olmasa bile, halkın inandırıcı anlatısını tekelleştirme girişimi sağladı.
Aynı şekilde seçimlerde de kaybeden aynı şüpheci güçler, Iraklı yetkililerin Irak’ta 2018’den beri sağlamlaşan güç denklemini değiştirmesini engellemek için yürüttükleri siyasi mücadelede çeşitli mühimmatlara ihtiyaç duyuyor.
Bu güçler, suikast girişimine ilişkin birbirinden kopuk resmi söylemden yararlanma fırsatını kaçırmayacaklar. Öyle ki bilgileri kolayca çürütecek ve havaya uçuracak açık bir cephe var. Soruşturma sonuçlarının açıklanması, bu anti-retoriği en üst düzeye çıkarmak için bir fırsat olabilir.
Olaydan üç hafta sonra olaya kendini dayatan siyasi mülahazaların yanı sıra konuyu denetleyen kurumların, girişimi kontrol edemediği ve kararsızlık tuzağına düştüğü görülüyor.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.