Suudi Arabistan koronavirüse karşı aşıda güçlendirici dozu onayladı

Suudi Arabistan’da 6 milyon öğrenci pazar günü okullarına dönüyor.

Suudi Arabistan’da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınını önlemeye yönelik ihtiyati tedbirler görüşüldü. (SPA)
Suudi Arabistan’da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınını önlemeye yönelik ihtiyati tedbirler görüşüldü. (SPA)
TT

Suudi Arabistan koronavirüse karşı aşıda güçlendirici dozu onayladı

Suudi Arabistan’da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınını önlemeye yönelik ihtiyati tedbirler görüşüldü. (SPA)
Suudi Arabistan’da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınını önlemeye yönelik ihtiyati tedbirler görüşüldü. (SPA)

Suudi Arabistan, koronavirüse karşı ikinci doz aşı olmasının üzerinden en az 8 geçmiş olan, 18 yaş ve üzeri kişilerin kamusal ve özel tesislerde etkinliklere katılabilmeleri, ulaşım araçlarını kullanabilmeleri ve Tawakkalna uygulamasında durumlarının ‘bağışık’ olarak görünmeye devam edebilmesi için Kovid-19 aşısının güçlendirici dozunu onayladı.
Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı'ndan resmî bir kaynak, daha önce duyurulan bağışıklama gerekliliğine ve sağlık yetkilileri tarafından gündeme getirilen, toplumun üyeleri arasındaki bağışıklık seviyesini artırmak ve koronavirüsün, özellikle mutasyona uğramış varyantlarının yayılmasını önlemek için Kovid-19 aşılarının güçlendirici (rapel) dozlarının alınmasının önemine dikkat çekti.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiler göre söz konusu kaynak, ikinci doz aşının üzerinden 6 ay geçmesinin ardından antikor seviyelerinde düşüş yaşanması olasılığına dikkat çekti. Rapel dozların güvenliği, etkinliği ve önemi konusunda kanıtlanmış çalışmalara işaret etti. Ayrıca önümüzdeki 1 Şubat'tan itibaren Tawakkalna uygulaması üzerinden aktivasyon kodu edinen, ikinci doz aşı alımı üzerinden en az 8 ay geçmiş olan 18 yaş ve üstü yaş grupların bağışıklığının da kabul edileceğini söyledi.
Aynı kaynak aşı durumunun -başlangıçta aşıdan muaf tutulan gruplar hariç olmak üzere- herhangi bir ekonomik, ticari, kültürel, spor veya turistik faaliyet ile bilimsel, sosyal veya eğlence etkinliğine gitmek için göz önünde bulundurulacağını bildirdi. İş veya denetleme amacıyla herhangi bir resmî veya özel tesiste, uçaklarda ve toplu taşımada bazı şartların aranacağını belirtti.
Kaynak halkın ülke genelinde kabul edilen tüm ihtiyati prosedürlere, önleyici tedbirlere ve protokollere uymaları gerektiğini vurgulayarak, epidemiyolojik durumdaki gelişmelere göre önleyici tedbirlerin yetkili makamlar tarafından sürekli değerlendirmeye tabi tutulduğuna dikkat çekti.

Okullara dönüş başlıyor
Suudi Arabistan’da 6 milyondan fazla öğrenci, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüsün zorluklarına rağmen pazar günü okula dönüyor. Ülke genelinde ikinci eğitim-öğretim dönemi hem yüz yüze hem de uzaktan başlayacak.
İkinci yarı yılda ortaokul ve lise öğrencileri, ihtiyati tedbirler doğrultusunda kayıtlı oldukları özel ve yabancı okullarda; ilkokul ve anaokulu öğrencileri da "Okulum" platformu ve "Anaokulum" platformu üzerinden eğitimlerine uzaktan devam edebilecek.
Suudi Arabistan Millî Eğitim Bakanlığı, eğitim dairelerini, ofislerini ve tüm devlet eğitim okullarını sağlık protokollerini ve tedbirlerini uygulamaya devam etmeye çağırdı. Ayrıca Sağlık Bakanlığı ve Halk Sağlığı Kurumu (Weqaya) tarafından kabul edilen ihtiyati tedbirler hakkında bilgilendirmeye devam ederken öğrencilerin söz konusu tedbirleri güvenlikleri, aileleri ve toplumları için eğitmeye devam etmelerini istedi.
Millî Eğitim Bakanlığı ayrıca eğitim öğretim sürecini ilk günden itibaren takip etmek, raporlar hazırlamak, performansı değerlendirmek, tüm devlet eğitim okullarında hükümet ve uygunluk durumuna göre öğretim sürecini izlemek amacıyla oluşturulan denetim bürolarına dikkat çekti. Eğitim bölümlerinin raporlarını görüştü.
Suudi Arabistan'da Kovid-19 ile ilgili tedbirleri almakla görevli komisyon, salgın hakkındaki gelişmeleri ve ulusal kuruluşların pandemi ile mücadeledeki çalışmalarını takip etmek, salgınla mücadele ve yayılmasını durdurmak adına koruyucu tedbirleri ve protokolleri uygulamak için sağlık bakanı Fehd el-Celacil başkanlığında ve 25 kamu üyesinin katılımıyla 283. toplantısını gerçekleştirdi.
Söz konusu toplantıda, yeni tip koronavirüsün mutasyona uğramış yeni türü Omikron varyantı ile ilgili gelişmeler, genetik dizilim incelemesi ve araştırmalar gözden geçirilerek mevcut durum değerlendirildi.
Komite, epidemiyolojik durumdaki gelişmelerle mücadele etmek için tüm tarafların çabalarını yoğunlaştırma ve herkesin onaylanmış önleyici tedbirleri uygulama taahhüdünü denetleme gereğini vurguladı.
Komite, ülke genelindeki herkesin bir an önce aşılarını tamamlamalarını ve salgın kapsamında uygulanan tüm ihtiyati ve önleyici tedbirlere uyması gerektiğinin yanı sıra Krallık dışından gelenlerin güvenliklerini korumak için karantina ve koronavirüs testlerinin zamanında yapılmasıyla ilgili talimatlara bağlılıklarının önemini vurguladı.

38 yeni vaka
Suudi Arabistan’da son 24 saat içerisinde 38 kişide daha yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tespit edildi. Ülkedeki toplam vaka sayısı 549 bin 848’e yükseldi.
Ülke genelinde, son 24 saatte 24 hastanın daha iyileşmesiyle sağlığına kavuşanların sayısı 538 bin 990’a ulaştı.
Bir kişinin daha yaşamını yitirdiği ülkede toplam ölü sayısının 8 bin 840’a yükseldiği bildirildi.



Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
TT

Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Sosyolog ve araştırmacı Dr. Abdurrahman eş-Şukayr, Suudi devletinin kuruluş deneyimini daha önce görülmemiş bir yorum çerçevesine oturtuyor. Tarihi, birbirinden kopuk olaylar dizisi olarak değil; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ölçülebilir ve karmaşık ilişkiler tarafından yönetilen bir sistem olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın, karmaşıklık bilimi ile ‘tarihin yasaları’ olarak da bilinen kliodinamik teorisine dayandığını belirten eş-Şukayr, devletlerin nasıl ortaya çıktığını, büyüdüğünü ve ardından seçkinlerin aşırı çoğalması nedeniyle baskı aşamasına girerek kriz ve zirve noktalarına ulaştığını; sonrasında ise istikrarı yeniden üreten bir lider figürünün ortaya çıktığını açıklıyor.

Eş-Şukayr, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu çerçeve sayesinde Diriye’nin Muhammed bin Suud öncesinde elit doygunluğa ve yapısal istikrarsızlığa ulaşmış yerel bir sistem olduğunun anlaşılabildiğini söyledi. Buna göre Muhammed bin Suud’un yükselişi, yönetim merkezini yeniden şekillendiren ve yeni bir siyasi döngü başlatan tarihsel bir yeniden ayar anı olarak yorumlanıyor.

Karmaşıklık bilimi

Eş-Şukayr, karmaşıklık biliminin; toplumlar ya da ekonomi gibi birbiriyle bağlantılı çok sayıda parçadan oluşan sistemleri incelediğini belirtti. Bu sistemlerde her küçük unsur diğerini etkilerken, yoğun etkileşim sonucunda yalnızca tek tek parçaların incelenmesiyle anlaşılamayacak yeni örüntü ve davranış biçimleri ortaya çıkıyor. Bu çerçevede karmaşıklık bilimi, zaman içinde küçük etkileşimlerin birikmesi sonucu istikrarın, kaosun ya da büyük ölçekli değişimlerin nasıl ortaya çıktığına odaklanıyor.

Devlet dönüşümünün beş yıllık döngüsü

Eş-Şukayr, devletlerin dönüşümüne ilişkin beş aşamalı döngüye de değinerek, devletlerdeki değişimlerin ölçülebilir dinamiklere tabi olduğunu ve genel eğilimlerinin öngörülebileceğini söyledi. Bu çerçevede toplumların beş aşamalı bir döngü içinde hareket ettiğini belirten eş-Şukayr, süreci şöyle açıkladı:

- Büyüme aşaması: Kaynakların genişlediği ve devletin kontrol kapasitesinin arttığı evreyi ifade ediyor. Bu süreç, nüfus artışı ve seçkinlerin çoğalmasıyla eş zamanlı ilerliyor. Aşama; tarihçilerin metinlerine ihtiyaç duyulmaksızın, nüfus ve ekonomik kaynaklara ilişkin yaklaşık veriler ve göstergeler üzerinden ölçülebiliyor ve öngörülebiliyor.

- Baskı aşaması: Kaynak bolluğunun görece azaldığı, kamu görevlerine talip olanların sayısının arttığı ve mevcut elitlerin konumlarını korumaya çalıştığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu durum, devletin herkesi bünyesinde barındırma kapasitesini aşan bir tablo ortaya çıkarıyor. Nüfus artışı, siyasi, ekonomik, bilimsel ve toplumsal elitlerin sayısını artırırken, mevcut pozisyonların sayısı yetersiz kalıyor.

- Kriz aşaması: Seçkinler arasındaki birliğin sarsıldığı ve örtük gerilimlerin açık çatışmalara dönüştüğü evreyi oluşturuyor.

- Zirve aşaması: Kriz ve istikrarsızlığın doruğa ulaştığı bu safhada ittifaklar çözülüyor, dışlamalar ve ayrışmalar hız kazanıyor.

- İstikrar aşaması: Yeni bir liderliğin ya da revize edilmiş bir yönetim sisteminin, nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi toplumun yeni ruhuna uygun biçimde yeniden düzenlemeyi başardığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu aşamayla birlikte, önceki döngüye kıyasla daha bütünlüklü yeni bir süreç başlıyor.

Kontrol edilemeyen rekabet

Eş-Şukayr, zirve aşamasının Hicri 1139 yılına yakın dönemde belirginleştiğini belirterek, yönetici kollar arasındaki rekabetin artık kontrol edilemez bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Bu süreçte elitler içindeki ayrışmalar hız kazanırken, bazı isimlerin kısa süreli emirlik deneyimleri yaşadığı ve sadakatlerin hızla el değiştirdiği görüldü. Bu tablo, iç dengeleri yönetme kapasitesinin çöktüğünü ortaya koydu. Bu koşullar altında siyasi sistemin sınırına dayandığını kaydeden eş-Şukayr, yönetim makamına talip olanların sayısının emirliğin iktidarı düzenleme kapasitesini aştığını vurguladı. Böylece zirve aşaması, yeniden kurucu bir liderliğin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan tam ölçekli bir yapısal çözülme anına dönüştü.

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Muhammed bin Suud’un yükselişi, Diriye’de istikrar koşullarının olgunlaşmasının bir sonucu olarak gerçekleşti. Seçkinlerin aşırı çoğalması, eski yönetim sistemini sürdürülemez hale getirirken, çatışan elitlerin okuyamadığı tabloyu kavrayabilecek bir lideri gerekli kılan tarihsel bir moment ortaya çıktı. Bu çerçevede Muhammed bin Suud’un iktidarı devralması, Diriye içindeki güç dengelerinin yeniden ayarlanması anlamına geldi. Böylece yerel siyasi düzen, yapısal istikrarını yeniden tesis etme kapasitesini kazandı.

Yönetim merkezinin inşası

Muhammed bin Suud, Diriye’de yeni bir büyüme sürecinin başlangıcı olarak et-Turayf mahallesini kurarak burayı yönetim merkezi haline getirdi. Oysa daha önce Diriye emirleri Gusaybe ya da el-Mulaybid bölgelerinde ikamet ediyordu. Muhammed bin Suud, siyasi, dini ve askeri elitleri yeni devlet kurumları içinde yeniden dağıtarak, Diriye’deki iktidar yapılarını düzenleyerek, elit fazlasını azaltarak ve rekabet halindeki kollar arasındaki ilişkileri kontrol altına alarak yönetim merkezini yeniden inşa etti.

Bu yapısal düzenleme, emirliğin nüfus, kaynaklar ve elitleri tek bir çerçeve içinde yönetme kapasitesini yeniden kazanmasını sağladı. Böylece, Diriye merkezli yeni bir kuruluş döngüsünün önü açıldı ve bu süreç Diriye Emirliği olarak bilinen yapının çekirdeğini oluşturdu.

Eş-Şukayr, bu yeni okumanın Arap Yarımadası’nda devletlerin ortaya çıkışını; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi esas alan yapısal döngüler üzerinden açıklayan yeni bir araştırma ufku sunduğunu belirtti. Yerel çevrelerin farklılığına bağlı olarak denetim mekanizmalarının değiştiğini vurgulayan eş-Şukayr, yaklaşık nüfus ve mali istatistiklerin oluşturulmasının, tarihi test edilebilir ve karşılaştırılabilir bir alana dönüştürmek için zorunlu bir giriş olduğunu ifade etti. Bunun ise bölge tarihine ilişkin verilerin toplanmasını ve sınanabilir hipotezlerin geliştirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Bu yaklaşımın, parçalı anlatıların ötesine geçen, daha uzun vadeli, daha hassas ve daha bağımsız bir Arap yorum modeli inşa edilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Öte yandan, Muhammed bin Suud hakkında kaleme alınan çalışmaların analitik ve anlatısal boyutunun sınırlı kaldığına dikkat çekildi. Kurucu eylemin mantığını açıklayan kapsamlı bir tarihsel biyografinin bulunmadığı, tarih kayıtlarının ise kuruluş öncesi ve kuruluş sırasındaki gelişmeleri yeterince aydınlatmadığı belirtildi. Bu boşluğun, Muhammed bin Suud’un hayatını olayların iç yapısından hareketle yeniden kurgulamayı gerektiren bir araştırma hattını zorunlu kıldığı ifade edildi. Kararların, ittifakların ve çatışmaların; yönetim tasavvurunu ve devletin koşullarını ortaya koyan anlamlı bir sistem olarak okunmasıyla, gerçekliğin hareketinden süzülen bir tarihsel biyografi ve siyasi projenin seyrine ilişkin bütünlüklü bir yorum üretilebileceği vurgulandı.


Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
TT

Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)

Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı Veliaht Prens Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, mübarek Ramazan ayının gelişi vesilesiyle kendisini tebrik etmek ve kutlamak için gelen alimleri, bakanları ve bir grup vatandaşı Medine'de kabul etti.

Hazır bulunanlar, mübarek ay vesilesiyle tebriklerini Veliaht Prens'e ilettiler, Veliaht Prens de herkesin oruçlarını, dualarını ve iyi amellerini Allah'ın kabul etmesini diledi.

Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)

Resepsiyona Medine Bölgesi Valisi Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Medine Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Prens Suud bin Selman bin Abdulaziz, Prens Faisal bin Bedr bin Muhammed bin Celavi, Prens Fahd bin Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Nahar bin Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz ve bakanlar katıldı.


Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
TT

Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman bin Abdulaziz, dün Mescid-i Nebevi’yi ziyaret ederek Ravza-i Şerif'te namaz kıldı. Ayrıca Peygamberimiz Hz. Muhammed'i (Sallallahu aleyhi ve sellem) ve iki sahabesini (Allah onlardan razı olsun) selamlama şerefine nail oldu.