Lübnan Başbakanı’ndan diğer ülkelerin iç meselelerine karışılmaması çağrısı

Enformasyon Bakanı Kordahi (solda) dün Lübnan Başbakanı Necib Mikati’ye istifa mektubunu sundu. (Ulusal ajans)
Enformasyon Bakanı Kordahi (solda) dün Lübnan Başbakanı Necib Mikati’ye istifa mektubunu sundu. (Ulusal ajans)
TT

Lübnan Başbakanı’ndan diğer ülkelerin iç meselelerine karışılmaması çağrısı

Enformasyon Bakanı Kordahi (solda) dün Lübnan Başbakanı Necib Mikati’ye istifa mektubunu sundu. (Ulusal ajans)
Enformasyon Bakanı Kordahi (solda) dün Lübnan Başbakanı Necib Mikati’ye istifa mektubunu sundu. (Ulusal ajans)

Lübnan Enformasyon Bakanı George Kordahi, ‘ulusal çıkarların şahsi çıkarlarından üstün’ olduğunu belirterek istifa kararı aldığını duyurdu. Kordahi’nin istifası, Yemen savaşıyla ilgili açıklamalarının yol açtığı diplomatik krizden haftalar sonra geldi.
Geçtiğimiz perşembe akşamı sözlü olarak Cumhurbaşkanı Mişel Avn’a istifa edeceğini bildiren Kordahi istifa mektubunu dün Lübnan Başbakanı Necib Mikati ve Avn’a yazılı olarak da sundu. Mikati, Kordahi’nin istifasının ardından Eğitim Bakanı Abbas el Hallabi’den geçici olarak Enformasyon Bakanlığı’nın işleriyle ilgilenmesini talep etti.
Hizbullah’a yakın Maruni Hristiyan tabanlı Marada Hareketi’ne bağlı Kordahi yaşanan krizin ilk günlerinde Başbakan’ın kendisinden ulusal çıkarları öncelemesini talep etmesine rağmen istifa etmeyi kabul etmemişti. Açıklamalarıyla Körfez ülkeleriyle krize neden olan Kordahi, siyasi güçlerin yanı sıra Lübnan Katolik Doğu Kilisesi Maruni Patriği Beşara Butros er-Rai'nin istifa talebini de reddetmişti
Lübnan makamları, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleriyle ilişkileri düzeltmeye çalışıyor. Mikati, Kordahi’nin istifasının kabul edildiği, daha sonra da Cumhurbaşkanı’na gönderilen kararnameyi imzaladıktan sonra yaptığı açıklamada, Enformasyon Bakanı’nın istifasının Suudi Arabistan Krallığı ve bir dizi KİK ülkesi ülkeleriyle ortaya çıkan krizden sonra gerekli olduğunu vurguladı. Krallık ve Körfez ülkelerindeki kardeşlerle yaşanan sorunu çözmek içi kapı aralayacağını kaydetti.
Lübnan’ın kimlik ve aidiyet açısından Arap olduğunu ve öyle de kalacağını belirten Mikati, Lübnan'ın, kardeş Arap ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirme, bu ilişkilere bağlı kalma ve koruma noktasında hükümetin bakanlık açıklamasında belirtilenleri uygulamayı önemsediğini söyledi. Lübnan Başbakanı, Arap ülkeleriyle tarihi iş birliğini etkinleştirmeye ve bu ülkelerin iç işlerine veya herhangi bir şekilde Arap-Arap çatışmasına karışmaktan kaçınmaya önem verdiklerini vurguladığı açıklamasında Arap ülkelerini bu zor günlerde Lübnan'ın yanında olmaya çağırdı.
Hükümetin, Körfez ülkelerinin güvenliğine ve istikrarına zarar verecek her durumu reddettiğini vurgulayan Mikati, kaçakçılığı önlemek ve deniz ve karar sınırlarını kontrol etmek için katı olmaya kararlı olduğunu söyledi. Başbakan, özellikle Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri dahil olmak üzere hükümetinin tüm konuları tartışmak ve bunların düzgün bir şekilde uygulanmasını sağlamak için ortak bir komite kurmaya hazır olduğunun altını çizdi.
Lübnan hükümetinin Körfez ülkelerinin güvenliğine ve istikrarına zarar verecek her türden uygulamanın karşısında olduğunu vurgulayan Mikati, Lübnanlı tüm tarafları ‘ülkenin çıkarlarını her şeyin üstünde tutmaya, kardeş ve dost ülkeleri rencide etmemeye ve iç işlerine karışmamaya’ çağırdı. Lübnan Enformasyon Bakanı’nın açıklamaları nedeniyle yaşananlardan duyduğu üzüntüye ifade eden Mikati bu kriz sayfanın kapatılmış olmasını umduğunu belirtti. Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleriyle aralarındaki ilişkiyi saygı temelinde yeniden kurmayı arzuladıklarının altını çizdi.



İsrail'in Gazze'ye bugün düzenlediği hava saldırılarında en az 5 kişi öldü

Filistinliler, dün Gazze'ye düzenlenen İsrail hava saldırısında öldürülen iki kişinin cesetlerinin yanında bekliyor (Reuters)
Filistinliler, dün Gazze'ye düzenlenen İsrail hava saldırısında öldürülen iki kişinin cesetlerinin yanında bekliyor (Reuters)
TT

İsrail'in Gazze'ye bugün düzenlediği hava saldırılarında en az 5 kişi öldü

Filistinliler, dün Gazze'ye düzenlenen İsrail hava saldırısında öldürülen iki kişinin cesetlerinin yanında bekliyor (Reuters)
Filistinliler, dün Gazze'ye düzenlenen İsrail hava saldırısında öldürülen iki kişinin cesetlerinin yanında bekliyor (Reuters)

Gazze'deki sivil savunma yetkilileri, bugün İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarında en az beş kişinin öldüğünü açıkladı.

İsrail ve Hamas, iki yıllık yıkıcı savaşın ardından 10 Ekim'den beri yürürlükte olan ateşkesi ihlal etmekle sık sık birbirlerini suçluyor.

Sivil Savunma sözcüsü Mahmud Basal, gece yarısı İsrail hava saldırılarında en az beş kişinin öldüğünü, bunlardan üçünün "Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un güneybatısındaki mezbaha bölgesinde", "Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc kampının kuzeyinde düzenlenen bir İsrail hava saldırısında ise en az iki kişinin öldüğünü ve bir kişinin ağır yaralandığını" söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın önerdiği plana dayalı olarak varılan ateşkesin şartları ve aşamaları uyarınca, İsrail güçleri "sarı hat" olarak bilinen bölgenin gerisine çekildi, ancak Gazze Şeridi topraklarının yarısından fazlasını hâlâ kontrol ediyor.

Şarku’l Avsat’ın Gazze Sağlık Bakanlığından aktardığına göre ateşkesin 10 Ekim'de yürürlüğe girmesinden bu yana Gazze Şeridi'nde en az 601 kişi öldü.

Buna karşılık, İsrail ordusu aynı dönemde en az dört askerinin öldürüldüğünü söylüyor.

Medya kısıtlamaları ve Gazze'ye erişimin sınırlı olması, AFP'nin kayıp rakamlarını bağımsız olarak doğrulamasını veya çatışmaları özgürce haberleştirmesini engelledi.


Şam, Haseke vilayetinin güvenliğini sağlamaya yönelik kapsamlı bir planı duyurdu

Nureddin el-Baba, el-Hol kampı hakkında düzenlediği basın toplantısında (İçişleri Bakanlığı)
Nureddin el-Baba, el-Hol kampı hakkında düzenlediği basın toplantısında (İçişleri Bakanlığı)
TT

Şam, Haseke vilayetinin güvenliğini sağlamaya yönelik kapsamlı bir planı duyurdu

Nureddin el-Baba, el-Hol kampı hakkında düzenlediği basın toplantısında (İçişleri Bakanlığı)
Nureddin el-Baba, el-Hol kampı hakkında düzenlediği basın toplantısında (İçişleri Bakanlığı)

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, hükümet ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşmaya uygun olarak, Suriye ordu birliklerinin Haseke vilayetine girişiyle eş zamanlı olarak vilayetin güvenliğini sağlamak için bir güvenlik konuşlandırma planı hazırladığını duyurdu.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, düzenlediği basın toplantısında, bakanlığın ilk andan itibaren "el-Hol kampı"nın güvenliğini yeniden sağlamak, duvardaki açıklıkları kapatmak ve çevresini güvence altına almak için çalışmalara başladığını, ayrıca tutukluların verilerini ve kimlik belgelerini incelediğini ve Suriye'nin tamamını kapsayan birleşik bir veri tabanı oluşturmak için çalışmaların devam ettiğini açıkladı.

Bakanlık sözcüsü, el-Hol kampındaki insani durumu "her açıdan şok edici" olarak nitelendirdi ve binlerce insanın altyapıdan yoksun yarı çöl bir bölgede yıllarca zorlu koşullar altında tutulduğunu belirtti. Sözcü, kamp hakkında daha önce bildirilen her şeyin "abartmalar" nedeniyle daha yakından incelenmesi gerektiğini ifade etti.


Lübnan: Ajanların itirafları, Hizbullah'a nüfuzun ne kadar derin olduğunu ortaya koyuyor

Hizbullah destekçileri, komutan Hüseyin Yaghi'nin cenaze töreninde (AFP)
Hizbullah destekçileri, komutan Hüseyin Yaghi'nin cenaze töreninde (AFP)
TT

Lübnan: Ajanların itirafları, Hizbullah'a nüfuzun ne kadar derin olduğunu ortaya koyuyor

Hizbullah destekçileri, komutan Hüseyin Yaghi'nin cenaze töreninde (AFP)
Hizbullah destekçileri, komutan Hüseyin Yaghi'nin cenaze töreninde (AFP)

Lübnan'daki ajanların itirafları, Hizbullah'ın maruz kaldığı sızmanın boyutunu ortaya koydu.

Geçtiğimiz hafta İsrail ile iş birliği suçlamasıyla tutuklanan güneydeki Ensar kasabasında yaşayan "A.M." ile yapılan soruşturmalar, kendisinin Mossad'a imha edilen yerlerin kesin konumları hakkında proaktif bir şekilde bilgi verdiğini ve hatta bazıları Hizbullah'ın füze depolarına ve insansız hava aracı fabrikalarına ait olan askeri tesislerin koordinatlarını verdiğini ortaya koydu.

2020 yılında örgüte katılan ve en son tutuklanan şahsın durumu, gerçekleştirdiği görevler göz önüne alındığında belki de en ciddi olanıdır. Bu şahıs, Mossad'a Hizbullah üyeleri ve telefon numaraları hakkında bilgi vermiş, ayrıca partinin Güney Lübnan'da kullandığı buldozerlerin ve ağır makinelerin türlerini ve sahiplerini belirlemiştir. Tutuklanan şahıs, İsrail'i ziyaret ettiğini de itiraf etmiştir.

Bu arada, Hizbullah dün, saldırının İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'i hedef alması veya İran rejimini devirmeyi amaçlaması durumunda İran'a karşı olası bir savaşta askeri müdahale tehdidinde bulundu. Bir Hizbullah yetkilisi, Washington'un "sınırlı" saldırılar başlatması durumunda grubun askeri müdahalede bulunmayı düşünmediğini, ancak Hamaney'i hedef almanın "kırmızı çizgi" teşkil ettiğini ifade etti.