Çifte kupalı şampiyon 33 yılın en kötü dönemini yaşıyor... "İstifa etseydi kendini kurtarırdı, şimdi bütün ihale Sergen Yalçın'a kalacak"

Beşiktaş, galibiyet hasretini 5 maça çıkardı / Fotoğraf: AA
Beşiktaş, galibiyet hasretini 5 maça çıkardı / Fotoğraf: AA
TT

Çifte kupalı şampiyon 33 yılın en kötü dönemini yaşıyor... "İstifa etseydi kendini kurtarırdı, şimdi bütün ihale Sergen Yalçın'a kalacak"

Beşiktaş, galibiyet hasretini 5 maça çıkardı / Fotoğraf: AA
Beşiktaş, galibiyet hasretini 5 maça çıkardı / Fotoğraf: AA

Süper Lig'in 15. hafta açılış maçında Kasımpaşa ile 1-1 berabere kalan Beşiktaş'ın, düşüşü sürüyor.
Geçen sezon Süper Lig ve Ziraat Türkiye Kupası'nda şampiyonluğa ulaşarak taraftarlarını sevindiren siyah-beyazlılar, bu sezon beklentilerin gerisinde kaldı.
Sezon başında geçen yılın en önemli isimleri Rachid Ghezzal ile Valentine Rosier'in bonservisini alan Beşiktaş yönetimi, Miralem Pjanic ve Alex Teixeria gibi isimleri de kadroya ilave ederek Şampiyonlar Ligi'nde de başarılı olacak bir Beşiktaş için hedef koymuştu.
Süper Lig'de geride kalan 15 haftayı 21 puanla kapatan İstanbul ekibi, son 33 yılın en kötü dönemini yaşıyor.
Siyah-beyazlılar, Opta verilerine göre ligde üç puanlı sisteme geçilen 1987-88'den bu yana 15. maçlar itibariyle en az puan topladığı sezonu yaşıyor.
Devler Ligi'nde de umduğunu bulamayan Beşiktaş, Ajax, Borussia Dortmund ve Sporting Lizbon ile mücadele ettiği Avrupa arenasında oynadığı 5 maçtan da yenilgiyle ayrılarak taraftarlarını hayal kırıklığına uğrattı.

Sergen Yalçın / Fotoğraf: AA
"Sezon başında bu durumda olacağımızı söyleselerdi kimse inanmazdı"
Beşiktaş camiasının içinde bulunduğu kötü gidişi düzeltmek için çabaladıklarını ifade eden teknik direktör Sergen Yalçın, Kasımpaşa beraberliği sonrası şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
"Sezon başında bu durumda olacağımızı söyleselerdi kimse inanmazdı. Anadolu'da da çalıştım ama bu kadar uzun süreli bir düşüş hiç yaşamadım. İyi antrenman yapıyoruz, oyuncularımız maça iyi konsantre oluyor. Maçı ilk yarıda bitirebilirdik ama ceza sahasında topu getirince içeri sokmak lazım. İnşallah düzeltmeye çalışıyoruz. Elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Oyuncularımıza tekrar kazanma alışkanlığı kazandırmak için psikolojik ve oyunsal çalışmaları yapıyoruz. Umarım önümüzdeki hafta kazanmaya başlarız."
Yalçın'ın sözleri son durumla ilgili ipuçları verse de Beşiktaşlı taraftarlar takımlarının yaşadığı düşüşü açıklamakta zorlanıyor. 
Sakatlıklar, performans düşüşü, oyuncuların geçen yılki kazanma arzusundan uzak oluşu gibi nedenler kamuoyunda dile getirilse de şu ana kadar atılan adımlar henüz sonuç almaktan uzak bir görüntüde olduğunu gözler önüne seriyor.

Müslüm Gülhan / Fotoğraf: Independent Türkçe
"Beşiktaş'ın kırılma noktası Aboubakar'ın sözleşmesinden kaynaklanan 30 Mart'tır"
Spor yazarı ve teknik direktör Müslüm Gülhan, Beşiktaş'ın yaşadığı performans düşüşünü ve Sergen Yalçın bundan sonra yapması gerekenleri Independent Türkçe'ye değerlendirdi.
Gülhan, Beşiktaş'ın mevcut durumu değerlendirilirken geçen yıl çift kupa ile şampiyon olduğu sürece bakılması gerektiğini söyledi. 
"Beşiktaş'ın kırılma noktası Aboubakar'ın sözleşmesinden kaynaklanan 30 Mart'tır" diyen Gülhan, "1 milyon 700 bin euroluk sözleşme uzatma anlaşmasına, satış bedeli de 20 milyon euro olması karşılığında Aboubakar yeni bir sözleşme talep etti. Aynı dönemde Dorukhan da sözleşmesini kabul etmedi. O da 1 buçuk milyon euro civarında bir para talep etti. Yönetim de 1 milyon civarı önerdi galiba. Bu sefer de Dorukhan'ı itibarsızlaştırmaya başladılar. Yönetim zaten böyle bir strateji içinde fakat Sergen Yalçın, iki futbolcunun da arkasında durmadı" diye konuştu.  

"Galatasaray'ın bir gol atamamasıyla Beşiktaş tesadüfen şampiyon oldu"
Vincent Aboubakar'ın takımdan ayrıldığında 10 puan fark olduğunu ve bunun son haftalara doğru kapandığına işaret eden Gülhan, siyah-beyazlıların geçen sene elde şampiyonluğuyla ilgili şunları dile getirdi:
"10 puan fark kapandı. Sivasspor'un Fenerbahçe'yi yenmesi, Galatasaray'ın da bir gole ihtiyacı olmasına rağmen Falcao'nun kulübede oturup, bir gol atamamasıyla tesadüfen Beşiktaş şampiyon oldu. Tesadüfen oraya geldi. Oradaki süreç tamamen Beşiktaş'ın şansı. Zaten Sergen Yalçın ile Ahmet Nur Çebi arasında ciddi bir çekişme var ve hala devam ediyor. Nasıl devam etti? Şimdi sen de yöneticisin ben de. Seni şampiyon yapan antrenörle bir şekilde anlaşmaz mısın? Başkan Çebi Azerbaycan'a, Şenol Güneş'in yanına gitti. Biz nabız yokladı orada. Olur mu olmaz mı diye. Sergen Yalçın'ı da beklettiler. İki kupalı şampiyon teknik direktörü bekletti. Fakat Şenol Güneş'ten olumlu cevap alamayınca tekrar döndü. Fakat o arada zaman geçti ve haziranın başında yapılması gereken anlaşma 21 Haziran'a denk geldi."

"İki kulvarda devam edeceği için yüklemeyi uzun tuttular"
Yalçın ile sezon başında yapılan sözleşmenin gecikmesinin takımdaki dengeyi bozduğunu ve sezon başı hazırlık kampının geç başladığını vurgulayan Gülhan, "Beşiktaş 5 Temmuz'da sezonu açtı. Lig maçların oynanma tarihine hemen hemen 5 hafta süre kalıyor. Normalde hazırlık kampı 8 haftadır. Bu 8 haftanın 6'sının öncesinde takıma yükleme yapman lazım. Son iki haftasını ise lig içine yayabilirsin. Sergen Yalçın'la anlaşmayı geç yaptıkları için antrenman periyotlamasında yüklemeyi yüksek yaptılar. İki kulvarda devam edeceği için yüklemeyi uzun tuttular. Yükleme yoğunluğunun fazlalığı bu sefer sakatlığı da beraberinde getirdi. Hep arka adalede sakatlık olunca bu antrenmandandır, yüklemelerdendir" ifadelerini kullandı.

Vincent Aboubakar / Fotoğraf: AA
"Yapılan transferlerde Aboubakar'ın yeri doldurulamadı"
Gülhan, Beşiktaş'ın bu sezonki performansını etkileyen en büyük ikinci nedenin ise teknik direktörle geç anlaşılmasına rağmen yapılan transferler olduğunu ve bu transferlerde Aboubakar'ın yerinin doldurulamaması olduğunu söyledi:
"Başkan Çebi, 'Kenan Karaman'ı Sergen Yalçın tatildeyken transfer ettik' diyor. Bundesliga 2'den transfer yapıyorlar ama Şampiyonlar Ligi'nde Bundesliga'dan Şampiyonlar Ligi'ne gidecek takımla karşılaşacaksın. Eğer bu oyuncu bu kadar iyiyse neden onlar almıyor da sen alıyorsun? Yapılan transferlerde Aboubakar'ın yeri doldurulamadı. Onun iki özelliği vardı. Birincisi oyun lideriydi, ikincisi de takımın abisiydi. Beşiktaş üçüncü bölgede yüksek pasa dayalı oyun oynadığı zaman Aboubakar'a gelen top kaybolmuyordu. Ne pas hatası yapıyordu ne de kaptırıyordu. Direkt sonuçlanıyordu. Ya gol ya aut ya korner oluyordu ya da kaleci kurtarıyordu. Batshuayi darmadağın bir oyuncu ve her sene geri gitti. 3 milyon 100 bin para verdiler bu oyuncuya. Aboubakar'a verecekleri para ise 2 buçuk milyon euroydu. Batshuayi'yi kiralık aldılar, Aboubakar kendi sözleşmeli oyuncun olacaktı. Böyle bir strateji olabilir mi? Aboubakar'ın gitmesiyle her şey başlıyor. Onun gidişi hem ağabeylik, hem oyun liderliği hem de taktiksel bütünlüğü bozdu."

"1 yıldır evde oturan Alex'e 4 milyon verdiler, takıma katkısı ortada"
"Oğuzhan varken Salih'i, Güven varken Kenan Karaman'ı, Rıdvan varken Umut'u aldılar" diyen Gülhan, Beşiktaş yönetiminin transfer politikasını ve kadro mühendisliğini eleştirdi:
"En önemlisi bir yıldır evinde oturan Alex'e 4 milyon verdiler. 4 milyon euro Aboubakar ile Dorukhan'ın parasıydı ve senin oyuncun olacaktı. Bir yıldır oturuyor, 4 milyon veriyorsun ve takıma verdiği katkı ortada. Ayrıca seni şampiyon yapan takımdaki Adem Ljajic de kadro dışı kalıyor. Şampiyonluğa katkı yapmıştı. Takım mühendisliğinden bahsediyorlar. Hangi takım mühendisliği? Şampiyonlar Ligi'nde oynayacağın zaman çok donanımlı ve tecrübeli 1 kaleci ve stopere ihtiyacın vardı. Diego Godin ile görüştüler. Bu iş için üstat bir isimdi. Bunları almadılar. Baştan sona fiyasko bir transfer dönemi geçti. Sergen Yalçın'a son derece kötü bir kadro teslim ettiler."

"İstifa etseydi kendini kurtarırdı, şimdi bütün ihale Sergen Yalçın'a kalacak"
Tüm bunların üst üste gelmesiyle mevcut durumun ortaya çıktığına değinen Gülhan, teknik direktör Sergen Yalçın'ın da kriz yönetiminde sınıfta kaldığını ifade ederek, "Sıkışık program, kötü performans, sakatlıklar, Şampiyonlar Ligi ve Süper Lig maçlarının üst üste gelmesini takım kaldıramadı. Sergen Yalçın'ın da donanımları kriz yönetme becerisini kaldıramadı. Yönetimin futbolu bilmemesinden kaynaklanan sıkıntılarla beraber bazı taleplerin Yalçın tarafından kabul edilmesi de takıma ciddi şekilde zarar verdi. Gelinen noktada artık Sergen Yalçın'ın geçen hafta istifa etmesi gerekiyordu. İstifa etseydi kendini kurtarırdı. Şimdi bütün ihale Sergen Yalçın'a kalacak. İster kalsın, ister gitsin. Yalçın treni kaçırdı, yönetim kendini kurtardı. Şimdi yönetim 'biz her şeyi yaptık. Para ise para, oyuncuysa oyuncu. Her şeyi hocaya verdik, hoca yapamadı bu işi'ne getirdi. Sergen Yalçın gittikten sonra -ki sezonu bitireceğini sanmıyorum- istedikleri aktörü getirip çok rahat edebilecekler" şeklinde görüş belirtti. 

"Sergen Yalçın ihaleyi aldı ancak o kırmızı pazartesiyi bekliyor"
"Süreç kırmızı pazartesi gibi, kaçarı yok, cinayet işlenecek" ifadelerini kullanan Gülhan, "Başka türlü düzelmez. Bundan sonra yönetim Sergen Yalçın'ın arkasında durmaz. Sergen Yalçın'ın entelektüel donanımları da bu süreci kaldırmaya müsait değil. Sergen Yalçın ihaleyi aldı ancak o kırmızı pazartesiyi bekliyor. Bakalım bu hangi pazartesi olacak hep birlikte göreceğiz" diyerek sözlerini noktaladı.
Independent Türkçe



Salah, Türkiye Süper Ligi'nin en çok kazanan dördüncü futbolcusu oldu

Muhammed Salah (Reuters)
Muhammed Salah (Reuters)
TT

Salah, Türkiye Süper Ligi'nin en çok kazanan dördüncü futbolcusu oldu

Muhammed Salah (Reuters)
Muhammed Salah (Reuters)

Trabzonspor'a transfer olan Mısırlı yıldız Muhammed Salah, Türkiye Süper Ligi'nin en yüksek maaş alan futbolcuları listesinde dördüncü sırada yer aldı.

Transfermarkt verilerine göre Salah, Trabzonspor'dan yıllık 10 milyon avro maaş alacak.

Listenin zirvesinde yıllık 15 milyon avro kazanan Nijeryalı golcü Victor Osimhen bulunurken, Fenerbahçe'nin Brezilyalı kalecisi Ederson ile Fransız orta saha oyuncusu N'Golo Kanté yıllık 11'er milyon avroluk maaşlarıyla ikinci sırayı paylaştı.

Salah 10 milyon avroluk yıllık geliriyle dördüncü sırada yer alırken, Galatasaray'ın Alman oyuncusu Leroy Sané ise yıllık 9 milyon avro maaşıyla beşinci sırada yer  alıyor.

Muhammed Salah, İngiltere Premier Lig ekibi Liverpool'da geçirdiği dokuz sezonun ardından Trabzonspor'a transfer oldu. Liverpool formasıyla çıktığı 442 maçta 257 gol kaydeden Mısırlı yıldız, kulübün birçok yerel ve uluslararası şampiyonluk kazanmasında önemli rol oynadı.


Arjantin Futbol Federasyonu, İngiltere galibiyetini özel gün ilan etti

Arjantin Futbol Federasyonu, İngiltere galibiyetini özel gün ilan etti
TT

Arjantin Futbol Federasyonu, İngiltere galibiyetini özel gün ilan etti

Arjantin Futbol Federasyonu, İngiltere galibiyetini özel gün ilan etti

Arjantin Futbol Federasyonu (AFA), ülkenin 2026 Dünya Kupası yarı finalinde İngiltere'yi 2-1 yendiği tarihi, her yıl kutlanacak özel bir gün ilan etti.

AFA, Arjantin'in Atlanta'da 2-1'lik zafer kazandığı 15 Temmuz'un "Milli Futbol Takımları Günü" olacağını duyurdu.

Köklü rekabetlerinin son perdesinde İngiltere, Anthony Gordon'ın ikinci yarıda attığı golle öne geçmesine rağmen büyük bir yıkım yaşadı. Son şampiyon Arjantin'in son dakikalardaki geri dönüşü, İngiltere'yi 1966'dan bu yana ilk kez Dünya Kupası finaline çıkma fırsatından mahrum bırakmıştı.

Thomas Tuchel'in takımı savunmada geriye yaslanırken, Arjantin baskıyı artırmış ve 85. dakikada Enzo Fernandez'in golüyle eşitliği sağlamıştı. Ardından Lautaro Martinez'in uzatma dakikalarında galibiyeti getiren golü atmış ve Arjantin, finalde İspanya'nın rakibi olmuştu.

Arjantin finali uzatma devrelerinde kaybetmiş ve Lionel Scaloni'nin oyuncularının maç bitiminde utanç verici bir kavgaya tutuşmasıyla bu maç kötü bir şöhret kazanmıştı.

Yine de AFA, Falkland Adaları hakkındaki gerilim nedeniyle siyasi bir boyut taşıyan İngiltere maçındaki galibiyetlerine odaklanmayı tercih etti.

Arjantinli oyuncular maç bitiminde "Los Malvinas son Argentinas" (Falkland Adaları Arjantin'e aittir) yazılı bir pankart açmıştı. FIFA halihazırda bu olayı soruşturuyor.

İspanyolcada Malvinas olarak bilinen Falkland Adaları meselesi, Arjantin kültüründe, hele ki futbolda, her zaman canlılığını koruyor. Zira ülke, Arjantin kıyılarının yaklaşık 485 km açığında bulunan Britanya Denizaşırı Toprağı'nın kendi egemenliği altında olması gerektiğini kararlılıkla savunuyor.

Bu durum, Arjantin'de dönemin askeri diktatörlüğünün 1982'de Güney Atlantik'teki takımadaları istila etmesine yol açmıştı. 74 gün süren savaşta 649 Arjantin askeri, 255 Britanyalı ve üç Falkland Adalı olmak üzere toplam 907 kişi hayatını kaybetmişti.

Yaklaşık 3 bin 700 kişinin yaşadığı Falkland Adaları sakinleri, Birleşik Krallık (BK) ana karasına yaklaşık 13 bin kilometre uzaklıktaki bir noktada yaşamalarına rağmen ezici çoğunlukla kendilerini Britanyalı olarak tanımlıyor.

İngilizce konuşuyorlar ve kültürleri temelde Britanya'nın kırsal veya kıyı kesimleriyle aynı. 2013 referandumunda Falkland Adalıları'nın yüzde 99,8'i BK toprağı olarak kalmak için oy kullandı.

Ancak Arjantin'in adaların egemenliği konusundaki süregelen itirazı, ülkedeki milliyetçi duyguların en güçlü simgelerinden biri. Bu durum futbola da yansıyor ve İngiltere'yle yapılacak herhangi bir karşılaşmayı daha önemli kılıyor.

Arjantin taraftarları İngiltere'nin "God Save The King" marşını yüksek sesle yuhalamış, ardından İngiliz taraftarlar da Arjantin milli marşına aynı şekilde karşılık vermişti. Her iki marş da televizyon yayınında tribünlerin gürültüsü içinde tamamen duyulmaz hale gelmişti.

Yarı final zaferi, Diego Maradona'nın 1986 Meksika Dünya Kupası'nda tartışmalı bir çeyrek final zaferinde "Tanrı'nın Eli" golünü attığı bir diğer ünlü Arjantin zaferinden 40 yıl sonra geldi.

Independent Türkçe


Drogba'dan Salah'a Türk futbolunun transfer kültürü: Yıldızlar neden kahraman gibi karşılanıyor?

Muhammed Salah, Trabzonspor'a transferini tamamlamak üzere Trabzon Havalimanı'na vardığında (AFP)
Muhammed Salah, Trabzonspor'a transferini tamamlamak üzere Trabzon Havalimanı'na vardığında (AFP)
TT

Drogba'dan Salah'a Türk futbolunun transfer kültürü: Yıldızlar neden kahraman gibi karşılanıyor?

Muhammed Salah, Trabzonspor'a transferini tamamlamak üzere Trabzon Havalimanı'na vardığında (AFP)
Muhammed Salah, Trabzonspor'a transferini tamamlamak üzere Trabzon Havalimanı'na vardığında (AFP)

Mısırlı yıldız Muhammed Salah'ın Trabzonspor'a transferi için Türkiye'ye gelişi, yalnızca önemli bir futbolcunun yeni kulübüne katılım sürecini değil, Türk futbolunun yıllar içinde oluşturduğu benzersiz transfer kültürünü de bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye'de yıldız futbolcuların karşılanması, çoğu zaman resmi imza töreni kadar ilgi görüyor, hatta kimi zaman transferin kendisinin önüne geçiyor.

Trabzonspor'un Mısır Milli Takımı kaptanı Muhammed Salah ile son görüşmelere başlandığını duyurmasının ardından yüzlerce taraftar, yıldız futbolcuyu karşılamak için havalimanlarına akın etti. Türk kulüplerinin taraftarları için futbolcuyla kurulan bağ, ilk maçta değil, Türkiye'ye adım attığı ilk anda başlıyor.

scdfvgthyj
Trabzonspor taraftarları, Muhammed Salah'ı havalimanı önünde tezahüratlarla karşıladı. (AFP)

Salah ilk olarak İstanbul'a ulaştığında yüzlerce taraftar tarafından karşılandı. Aracının etrafını saran taraftarlar tezahüratlar yaparken, otomobil ve motosiklet konvoyları korna sesleri eşliğinde yıldız futbolcuya eşlik etti. Şarku’l Avsat’ın The Athletic'ten aktardığı habere göre Salah, taraftarı selamlamakla yetinmeyerek tezahüratlara da katıldı ve kendisini karşılayan coşkuya kısa sürede ortak oldu.

Trabzon'a geçişi ise çok daha görkemli görüntülere sahne oldu. Kulübün meşale kullanılmaması ve düzenin korunması yönündeki çağrısına rağmen havalimanı çevresi havai fişeklerle aydınlandı, tezahüratlar yükseldi. Salah, resmi tanıtım töreni öncesinde 10 numaralı formayı giyerek taraftarlarla birlikte tezahürat yaptı.

gthyjukı
Trabzonspor taraftarları, Muhammed Salah'ı havalimanı önünde havai fişek gösterileriyle karşıladı. (AP)

Son yılların en dikkat çekici Süper Lig transferlerinden biri olarak görülen Salah'ın karşılanması, Türkiye'de ilk kez yaşanan bir olay değil. Aksine, dünya futbolunun önemli isimlerinin Türkiye'ye transferlerinde benzer görüntüler artık köklü bir geleneğe dönüşmüş durumda.

Bu geleneğin en dikkat çekici örneklerinden biri, Didier Drogba'nın 2013 yılında Galatasaray'a transferinde yaşandı. Chelsea ile UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşayan Fildişi Sahilli yıldız, İstanbul'a geldiğinde binlerce taraftar tarafından karşılandı. Daha sonra düzenlenen tanıtım töreni için tribünler tamamen doldu ve transfer, başlı başına bir kutlamaya dönüştü.

hyjuık8l
Muhammed Salah, Trabzon'a varışında Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan ile birlikte görüntülendi. (Reuters)

2015 yazında Robin van Persie'nin Manchester United'dan Fenerbahçe'ye transferi sırasında da benzer görüntüler yaşandı. Hollandalı futbolcu, güvenlik önlemlerine rağmen kendisine ulaşmaya çalışan taraftarların oluşturduğu koridorun arasından ilerledi. Van Persie daha sonra yaptığı açıklamada, kariyeri boyunca birçok şey gördüğünü ancak İstanbul'daki karşılamaya benzer bir atmosferle daha önce hiç karşılaşmadığını söyledi.

2024 yılında Galatasaray taraftarları, Victor Osimhen'i karşılamak için saatlerce havalimanında bekledi. Uçağın gecikmesine rağmen sabaha kadar alanı terk etmeyen taraftarlar, Nijeryalı golcüyü taç takmış şekilde tahtta otururken tasvir eden dev pankartlar hazırladı. Sağlık kontrolü için hastaneye giden Osimhen'e de meşaleler ve çiçekler eşliğinde eşlik edildi.

cdgthyu
Trabzonspor taraftarları, Muhammed Salah'ı karşılamak için havalimanında toplandı. (AFP)

Bu ilgi yalnızca golcülerle sınırlı kalmadı. Kamerunlu kaleci Andre Onana da geçen yıl Trabzonspor'a transfer olduğunda yoğun taraftar ilgisiyle karşılandı. Meşalelerden yükselen yoğun duman nedeniyle zaman zaman yüzünü kapatmak zorunda kalan Onana, daha sonra taraftarlarla birlikte şarkılar söyleyip tezahüratlara katıldı.

Benzer bir tablo teknik direktörler için de geçerli oldu. Portekizli teknik adam Jose Mourinho'nun 2024 yazında Fenerbahçe'ye gelişi, havalimanında başlayan ve tamamen dolu tribünler önünde yaklaşık bir saat süren tanıtım organizasyonuyla büyük bir taraftar şölenine dönüştü.

Gözlemcilere göre bu atmosferin oluşmasında kulüplerin transfer yönetimindeki yaklaşımı önemli rol oynuyor. Türk kulüpleri, resmi işlemler tamamlanmadan önce anlaşmaya varıldığını ya da görüşmelerin başladığını açıklayarak taraftarlara hazırlık yapmaları için zaman tanıyor. Böylece havalimanı karşılamaları da transfer sürecinin planlı bir parçası haline geliyor.

ı9op0ğ
Muhammed Salah, Trabzonspor ile sözleşme imzalamak üzere Trabzon Havalimanı'na geldi. (AP)

Zamanla bu organizasyonlar kulüplerin pazarlama stratejisinin de önemli unsurlarından biri oldu. Taraftar bağlılığını güçlendiren bu karşılamalar, aynı zamanda uluslararası medya ve sosyal medya platformlarında geniş yankı uyandırarak kulübün adını futbolcunun ilk antrenmanından önce dünya spor gündemine taşıyor.

Ancak bu coşkulu atmosfer, beraberinde yüksek beklentileri de getiriyor. Kahramanlar gibi karşılanan yıldızlar, daha ilk günden sonuç üretme baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Büyük umutlarla başlayan taraftar ilişkisi, kısa süre içinde performans beklentisine dönüşebiliyor.

Türk futbolunun en ilginç transfer hikâyelerinden biri ise İngiliz futbolcu Darius Vassell'e ait. Vassell, 2009 yılında Ankaragücü'ne transfer olduğunda gördüğü ilgiyi "bir devlet başkanı gibi karşılandım" sözleriyle anlatmıştı. Ancak sezon öncesi geleneksel bir kulüp ritüeli kapsamında keçi kurban edildiğine tanık olması, kariyerinin en sıra dışı anılarından biri olarak hafızasında yer etti. Otobiyografisinde, kurban edilmeden önce keçinin doğrudan kendisine baktığını hissettiğini yazdı.

Salah'ın Türkiye'ye gelişiyle birlikte bir kez daha görüldü ki, Türk futbolunda transfer yalnızca sözleşme imzalamak veya sağlık kontrolünden geçmekten ibaret değil. Yıldız futbolcuların ülkeye ayak bastığı an, taraftarların katılımıyla büyük bir kutlamaya dönüşüyor ve ilk gol ya da ilk kupadan önce hafızalara kazınan unutulmaz görüntüler ortaya çıkıyor.