Çifte kupalı şampiyon 33 yılın en kötü dönemini yaşıyor... "İstifa etseydi kendini kurtarırdı, şimdi bütün ihale Sergen Yalçın'a kalacak"

Beşiktaş, galibiyet hasretini 5 maça çıkardı / Fotoğraf: AA
Beşiktaş, galibiyet hasretini 5 maça çıkardı / Fotoğraf: AA
TT

Çifte kupalı şampiyon 33 yılın en kötü dönemini yaşıyor... "İstifa etseydi kendini kurtarırdı, şimdi bütün ihale Sergen Yalçın'a kalacak"

Beşiktaş, galibiyet hasretini 5 maça çıkardı / Fotoğraf: AA
Beşiktaş, galibiyet hasretini 5 maça çıkardı / Fotoğraf: AA

Süper Lig'in 15. hafta açılış maçında Kasımpaşa ile 1-1 berabere kalan Beşiktaş'ın, düşüşü sürüyor.
Geçen sezon Süper Lig ve Ziraat Türkiye Kupası'nda şampiyonluğa ulaşarak taraftarlarını sevindiren siyah-beyazlılar, bu sezon beklentilerin gerisinde kaldı.
Sezon başında geçen yılın en önemli isimleri Rachid Ghezzal ile Valentine Rosier'in bonservisini alan Beşiktaş yönetimi, Miralem Pjanic ve Alex Teixeria gibi isimleri de kadroya ilave ederek Şampiyonlar Ligi'nde de başarılı olacak bir Beşiktaş için hedef koymuştu.
Süper Lig'de geride kalan 15 haftayı 21 puanla kapatan İstanbul ekibi, son 33 yılın en kötü dönemini yaşıyor.
Siyah-beyazlılar, Opta verilerine göre ligde üç puanlı sisteme geçilen 1987-88'den bu yana 15. maçlar itibariyle en az puan topladığı sezonu yaşıyor.
Devler Ligi'nde de umduğunu bulamayan Beşiktaş, Ajax, Borussia Dortmund ve Sporting Lizbon ile mücadele ettiği Avrupa arenasında oynadığı 5 maçtan da yenilgiyle ayrılarak taraftarlarını hayal kırıklığına uğrattı.

Sergen Yalçın / Fotoğraf: AA
"Sezon başında bu durumda olacağımızı söyleselerdi kimse inanmazdı"
Beşiktaş camiasının içinde bulunduğu kötü gidişi düzeltmek için çabaladıklarını ifade eden teknik direktör Sergen Yalçın, Kasımpaşa beraberliği sonrası şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
"Sezon başında bu durumda olacağımızı söyleselerdi kimse inanmazdı. Anadolu'da da çalıştım ama bu kadar uzun süreli bir düşüş hiç yaşamadım. İyi antrenman yapıyoruz, oyuncularımız maça iyi konsantre oluyor. Maçı ilk yarıda bitirebilirdik ama ceza sahasında topu getirince içeri sokmak lazım. İnşallah düzeltmeye çalışıyoruz. Elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Oyuncularımıza tekrar kazanma alışkanlığı kazandırmak için psikolojik ve oyunsal çalışmaları yapıyoruz. Umarım önümüzdeki hafta kazanmaya başlarız."
Yalçın'ın sözleri son durumla ilgili ipuçları verse de Beşiktaşlı taraftarlar takımlarının yaşadığı düşüşü açıklamakta zorlanıyor. 
Sakatlıklar, performans düşüşü, oyuncuların geçen yılki kazanma arzusundan uzak oluşu gibi nedenler kamuoyunda dile getirilse de şu ana kadar atılan adımlar henüz sonuç almaktan uzak bir görüntüde olduğunu gözler önüne seriyor.

Müslüm Gülhan / Fotoğraf: Independent Türkçe
"Beşiktaş'ın kırılma noktası Aboubakar'ın sözleşmesinden kaynaklanan 30 Mart'tır"
Spor yazarı ve teknik direktör Müslüm Gülhan, Beşiktaş'ın yaşadığı performans düşüşünü ve Sergen Yalçın bundan sonra yapması gerekenleri Independent Türkçe'ye değerlendirdi.
Gülhan, Beşiktaş'ın mevcut durumu değerlendirilirken geçen yıl çift kupa ile şampiyon olduğu sürece bakılması gerektiğini söyledi. 
"Beşiktaş'ın kırılma noktası Aboubakar'ın sözleşmesinden kaynaklanan 30 Mart'tır" diyen Gülhan, "1 milyon 700 bin euroluk sözleşme uzatma anlaşmasına, satış bedeli de 20 milyon euro olması karşılığında Aboubakar yeni bir sözleşme talep etti. Aynı dönemde Dorukhan da sözleşmesini kabul etmedi. O da 1 buçuk milyon euro civarında bir para talep etti. Yönetim de 1 milyon civarı önerdi galiba. Bu sefer de Dorukhan'ı itibarsızlaştırmaya başladılar. Yönetim zaten böyle bir strateji içinde fakat Sergen Yalçın, iki futbolcunun da arkasında durmadı" diye konuştu.  

"Galatasaray'ın bir gol atamamasıyla Beşiktaş tesadüfen şampiyon oldu"
Vincent Aboubakar'ın takımdan ayrıldığında 10 puan fark olduğunu ve bunun son haftalara doğru kapandığına işaret eden Gülhan, siyah-beyazlıların geçen sene elde şampiyonluğuyla ilgili şunları dile getirdi:
"10 puan fark kapandı. Sivasspor'un Fenerbahçe'yi yenmesi, Galatasaray'ın da bir gole ihtiyacı olmasına rağmen Falcao'nun kulübede oturup, bir gol atamamasıyla tesadüfen Beşiktaş şampiyon oldu. Tesadüfen oraya geldi. Oradaki süreç tamamen Beşiktaş'ın şansı. Zaten Sergen Yalçın ile Ahmet Nur Çebi arasında ciddi bir çekişme var ve hala devam ediyor. Nasıl devam etti? Şimdi sen de yöneticisin ben de. Seni şampiyon yapan antrenörle bir şekilde anlaşmaz mısın? Başkan Çebi Azerbaycan'a, Şenol Güneş'in yanına gitti. Biz nabız yokladı orada. Olur mu olmaz mı diye. Sergen Yalçın'ı da beklettiler. İki kupalı şampiyon teknik direktörü bekletti. Fakat Şenol Güneş'ten olumlu cevap alamayınca tekrar döndü. Fakat o arada zaman geçti ve haziranın başında yapılması gereken anlaşma 21 Haziran'a denk geldi."

"İki kulvarda devam edeceği için yüklemeyi uzun tuttular"
Yalçın ile sezon başında yapılan sözleşmenin gecikmesinin takımdaki dengeyi bozduğunu ve sezon başı hazırlık kampının geç başladığını vurgulayan Gülhan, "Beşiktaş 5 Temmuz'da sezonu açtı. Lig maçların oynanma tarihine hemen hemen 5 hafta süre kalıyor. Normalde hazırlık kampı 8 haftadır. Bu 8 haftanın 6'sının öncesinde takıma yükleme yapman lazım. Son iki haftasını ise lig içine yayabilirsin. Sergen Yalçın'la anlaşmayı geç yaptıkları için antrenman periyotlamasında yüklemeyi yüksek yaptılar. İki kulvarda devam edeceği için yüklemeyi uzun tuttular. Yükleme yoğunluğunun fazlalığı bu sefer sakatlığı da beraberinde getirdi. Hep arka adalede sakatlık olunca bu antrenmandandır, yüklemelerdendir" ifadelerini kullandı.

Vincent Aboubakar / Fotoğraf: AA
"Yapılan transferlerde Aboubakar'ın yeri doldurulamadı"
Gülhan, Beşiktaş'ın bu sezonki performansını etkileyen en büyük ikinci nedenin ise teknik direktörle geç anlaşılmasına rağmen yapılan transferler olduğunu ve bu transferlerde Aboubakar'ın yerinin doldurulamaması olduğunu söyledi:
"Başkan Çebi, 'Kenan Karaman'ı Sergen Yalçın tatildeyken transfer ettik' diyor. Bundesliga 2'den transfer yapıyorlar ama Şampiyonlar Ligi'nde Bundesliga'dan Şampiyonlar Ligi'ne gidecek takımla karşılaşacaksın. Eğer bu oyuncu bu kadar iyiyse neden onlar almıyor da sen alıyorsun? Yapılan transferlerde Aboubakar'ın yeri doldurulamadı. Onun iki özelliği vardı. Birincisi oyun lideriydi, ikincisi de takımın abisiydi. Beşiktaş üçüncü bölgede yüksek pasa dayalı oyun oynadığı zaman Aboubakar'a gelen top kaybolmuyordu. Ne pas hatası yapıyordu ne de kaptırıyordu. Direkt sonuçlanıyordu. Ya gol ya aut ya korner oluyordu ya da kaleci kurtarıyordu. Batshuayi darmadağın bir oyuncu ve her sene geri gitti. 3 milyon 100 bin para verdiler bu oyuncuya. Aboubakar'a verecekleri para ise 2 buçuk milyon euroydu. Batshuayi'yi kiralık aldılar, Aboubakar kendi sözleşmeli oyuncun olacaktı. Böyle bir strateji olabilir mi? Aboubakar'ın gitmesiyle her şey başlıyor. Onun gidişi hem ağabeylik, hem oyun liderliği hem de taktiksel bütünlüğü bozdu."

"1 yıldır evde oturan Alex'e 4 milyon verdiler, takıma katkısı ortada"
"Oğuzhan varken Salih'i, Güven varken Kenan Karaman'ı, Rıdvan varken Umut'u aldılar" diyen Gülhan, Beşiktaş yönetiminin transfer politikasını ve kadro mühendisliğini eleştirdi:
"En önemlisi bir yıldır evinde oturan Alex'e 4 milyon verdiler. 4 milyon euro Aboubakar ile Dorukhan'ın parasıydı ve senin oyuncun olacaktı. Bir yıldır oturuyor, 4 milyon veriyorsun ve takıma verdiği katkı ortada. Ayrıca seni şampiyon yapan takımdaki Adem Ljajic de kadro dışı kalıyor. Şampiyonluğa katkı yapmıştı. Takım mühendisliğinden bahsediyorlar. Hangi takım mühendisliği? Şampiyonlar Ligi'nde oynayacağın zaman çok donanımlı ve tecrübeli 1 kaleci ve stopere ihtiyacın vardı. Diego Godin ile görüştüler. Bu iş için üstat bir isimdi. Bunları almadılar. Baştan sona fiyasko bir transfer dönemi geçti. Sergen Yalçın'a son derece kötü bir kadro teslim ettiler."

"İstifa etseydi kendini kurtarırdı, şimdi bütün ihale Sergen Yalçın'a kalacak"
Tüm bunların üst üste gelmesiyle mevcut durumun ortaya çıktığına değinen Gülhan, teknik direktör Sergen Yalçın'ın da kriz yönetiminde sınıfta kaldığını ifade ederek, "Sıkışık program, kötü performans, sakatlıklar, Şampiyonlar Ligi ve Süper Lig maçlarının üst üste gelmesini takım kaldıramadı. Sergen Yalçın'ın da donanımları kriz yönetme becerisini kaldıramadı. Yönetimin futbolu bilmemesinden kaynaklanan sıkıntılarla beraber bazı taleplerin Yalçın tarafından kabul edilmesi de takıma ciddi şekilde zarar verdi. Gelinen noktada artık Sergen Yalçın'ın geçen hafta istifa etmesi gerekiyordu. İstifa etseydi kendini kurtarırdı. Şimdi bütün ihale Sergen Yalçın'a kalacak. İster kalsın, ister gitsin. Yalçın treni kaçırdı, yönetim kendini kurtardı. Şimdi yönetim 'biz her şeyi yaptık. Para ise para, oyuncuysa oyuncu. Her şeyi hocaya verdik, hoca yapamadı bu işi'ne getirdi. Sergen Yalçın gittikten sonra -ki sezonu bitireceğini sanmıyorum- istedikleri aktörü getirip çok rahat edebilecekler" şeklinde görüş belirtti. 

"Sergen Yalçın ihaleyi aldı ancak o kırmızı pazartesiyi bekliyor"
"Süreç kırmızı pazartesi gibi, kaçarı yok, cinayet işlenecek" ifadelerini kullanan Gülhan, "Başka türlü düzelmez. Bundan sonra yönetim Sergen Yalçın'ın arkasında durmaz. Sergen Yalçın'ın entelektüel donanımları da bu süreci kaldırmaya müsait değil. Sergen Yalçın ihaleyi aldı ancak o kırmızı pazartesiyi bekliyor. Bakalım bu hangi pazartesi olacak hep birlikte göreceğiz" diyerek sözlerini noktaladı.
Independent Türkçe



Fenerbahçe, 18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'nde

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Fenerbahçe, 18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'nde

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi play-off turu rövanşında deplasmanda Lyon'u 2-1 mağlup ederek lig aşamasına yükseldi. İstanbul'daki ilk maçın 1-1 sona ermesinin ardından Fransa'daki rövanşta sarı-lacivertliler, ilk yarıda Vedat Muriqi ve İngiliz savunmacı Archie Brown'ın golleriyle 2-0 öne geçti. Toplam skorda 3-2'lik üstünlük sağlayan Fenerbahçe, 18 yıllık aranın ardından Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etme hakkına sahip oldu. 

İkinci yarıda Belçikalı kanat oyuncusu Malick Fofana'nın golüyle umutlanan Lyon, beraberlik için baskısını artırdı. Ancak Fransız ekibinin Lois Openda ve Kail Boudache ile bulduğu iki gol ofsayt gerekçesiyle iptal edildi. Fenerbahçe kalan bölümde skoru koruyarak adını Şampiyonlar Ligi'nin lig aşamasına yazdırdı.

AEK Atina'dan farklı galibiyet

AEK Atina ise Levski Sofya'yı 4-0 mağlup ederek Şampiyonlar Ligi'nde lig aşamasına yükselen bir diğer takım oldu.

Macar forvet Barnabas Varga iki golle galibiyette başrol oynarken, eski Real Madrid oyuncusu Luka Jovic de AEK adına fileleri havalandırdı. Rumen orta saha oyuncusu Razvan Marin'in penaltıdan kaydettiği golle birlikte Yunan ekibi karşılaşmadan 4-0 galip ayrıldı.

Bulgaristan'da oynanan ilk maçın 0-0 sona ermesinin ardından AEK Atina, rövanştaki farklı galibiyetiyle turu geçti.

Viking Stavanger tarih yazdı

Norveç temsilcisi Viking Stavanger da Dinamo Zagreb'i 3-1 mağlup ederek toplamda 5-3'lük skorla tur atladı.

Arber Hoxha'nın erken golüyle geriye düşen Viking Stavanger, yalnızca sekiz dakika sonra Zlatko Tripic'in penaltıdan attığı golle beraberliği yakaladı.

İkinci yarının başında ise Norveç ekibi iki dakika içinde iki gol birden buldu. Edvin Austbo ve Tobias Moi'nin golleri, Viking Stavanger'a galibiyeti ve turu getirdi.

Viking Stavanger böylece tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi'nin lig aşamasında mücadele etme hakkı kazandı.


Eski NFL oyuncularının en az 4'te birinde beyin hastalığı bulundu

Amerikan futbolunda oyuncuların kafaya sıkça darbe alması nörodejeneratif hastalık riskini artırıyor (Reuters)
Amerikan futbolunda oyuncuların kafaya sıkça darbe alması nörodejeneratif hastalık riskini artırıyor (Reuters)
TT

Eski NFL oyuncularının en az 4'te birinde beyin hastalığı bulundu

Amerikan futbolunda oyuncuların kafaya sıkça darbe alması nörodejeneratif hastalık riskini artırıyor (Reuters)
Amerikan futbolunda oyuncuların kafaya sıkça darbe alması nörodejeneratif hastalık riskini artırıyor (Reuters)

2016 ve 2021 arasındaki 6 yıllık dönemde hayatını kaybeden eski NFL oyuncularının en az 4'te birinde beyin hastalığı tespit edildi.

Kronik travmatik ensefalopati (CTE) diye bilinen beyin hastalığının henüz bütün yönleriyle anlaşılmasa da tekrarlayan kafa darbelerinden kaynaklandığı düşünülüyor.

Beyindeki sinir hücrelerinin ölümüne yol açan CTE, zamanla kötüleşiyor. Hastalığın bilişsel becerilerde gerileme, duygu durum değişiklikleri ve yürüme güçlüğü gibi belirtilerle bağlantılı olduğu düşünülüyor. Ancak bu belirtilerin ortaya çıkması yıllar sürebiliyor.

Bilim insanları, hastalığın tekrarlayan kafa darbeleriyle bağlantılı olduğunu ve Amerikan futbolu oyuncularıyla askerler gibi bu tür darbelere sık maruz kalan gruplarda daha yaygın görüldüğünü söylüyor.

CTE araştırmalarının önündeki başlıca güçlüklerden biri, hastalığa kesin tanının ancak ölümden sonra yapılan otopsiyle konabilmesi. 

Mass General Brigham Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Daniel Daneshvar liderliğindeki bir ekip, yeni çalışmalarında CTE'nin Amerikan futbolu oyuncularında ne kadar yaygın olduğunu ortaya koydu. 

Araştırmacılar, Amerikan futbolunun en üst düzey ligi NFL'de oynamış ve 2016 ila 2021'de hayatını kaybetmiş kişilerin beynini inceledi.

Bu dönemde hayatını kaybeden 878 eski oyuncudan 235'i beynini bağışlamıştı. Bulguları hakemli dergi British Medical Journal'da dün (25 Ağustos) yayımlanan çalışmaya göre bu kişilerin 215'inin beyninde CTE saptandı. 

Araştırmacılar, bu dönemde hayatını kaybeden 878 eski oyuncunun tamamı dikkate alındığında CTE yaygınlığının en az yüzde 24,5, en fazla yüzde 97,7 olabileceğini hesapladı.

Harvard Tıp Fakültesi'nde de öğretim üyesi olan Daneshvar "Biz ve diğerleri, özellikle NFL oyuncularında nörodejeneratif hastalıktan ölüm oranının genel nüfusa göre yaklaşık 4 kat daha yüksek olduğunu gösterdik" diyerek ekliyor:

Bu bulgular, NFL oyuncuları öldükleri sırada CTE’nin görülme sıklığının, daha önce toplum temelli çalışmalarda saptanan oranlardan daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar, sporcuların oyunda aldığı darbeleri azaltma yönünde NFL'e çağrı yapıyor.

NFL'in 2011 Toplu İş Sözleşmesi, sezon boyunca yapılacak temaslı antrenman sayısını sınırlamıştı. 

Çalışmanın ardından konuşan NFL sözcüsü "NFL, oyunu daha güvenli hale getirmek için çalışmalarını sürdürüyor ve beyin sarsıntılarını ve kafa darbelerini azaltmaya yönelik stratejiler uyguluyor" ifadelerini kullandı:

NFL, bu topluluğun fiziksel ve ruhsal sağlığını iyileştirmek için güçlü ve giderek genişleyen imkanlardan yararlanabilmesini sağlama konusundaki kararlılığını sürdürüyor. Eski oyuncuları, sağlık endişesi duyduklarında bu kaynaklardan yararlanmaya teşvik ediyoruz.

Bilim insanları oyuncuların aldığı kafa darbelerinin NFL'den öncesine, üniversite ve lise yıllarına uzandığına dikkat çekiyor. 

Daneshvar "Bu kafa darbeleri biriktikçe risk de artıyor." diye açıklıyor. 

Araştırmacı, NFL'de alınan önlemlerin, üniversite, lise ve daha önceki seviyelerde de uygulanmasıyla sporcuların sağlığının daha iyi korunabileceğini belirtiyor.

Daneshvar, "Kafa darbelerinin neredeyse yüzde 70'inin antrenmanlarda meydana geldiğini biliyoruz" diyerek ekliyor: 

Bu nedenle, bu seviyelerin hiçbirinde oyun süresini tek bir dakika bile değiştirmeden, bu bireylerin yaşamları boyunca maruz kaldığı toplam kafa darbesi yükünü önemli ölçüde azaltabiliriz.

Independent Türkçe, Reuters, BBC, British Medical Journal, Mayo Clinic


18 yaşında 95 milyon euro! Arap futbolunda yeni transfer kralı Bouaddi

Ayoub Bouaddi, Avrupa'ya transferlerde tarihin en pahalı Arap futbolcusu oldu (DPA)
Ayoub Bouaddi, Avrupa'ya transferlerde tarihin en pahalı Arap futbolcusu oldu (DPA)
TT

18 yaşında 95 milyon euro! Arap futbolunda yeni transfer kralı Bouaddi

Ayoub Bouaddi, Avrupa'ya transferlerde tarihin en pahalı Arap futbolcusu oldu (DPA)
Ayoub Bouaddi, Avrupa'ya transferlerde tarihin en pahalı Arap futbolcusu oldu (DPA)

Faslı Ayoub Bouaddi, transfer piyasasında tarihe geçti. 18 yaşındaki orta saha oyuncusu, Fransız Lille’den Manchester City’ye 95 milyon euro karşılığında transfer olarak Avrupa’ya transfer olan en pahalı Arap futbolcu unvanını elde etti. Anlaşmadaki bonusların gerçekleşmesi halinde transfer bedeli 100 milyon euroyu bulabilecek.

Bouaddi’nin transferinin önemi yalnızca en pahalı Arap futbolcular listesinin zirvesine yerleşmesinden ibaret değil. Anlaşma aynı zamanda Faslı orta saha oyuncusunun kısa sürede katettiği büyük mesafeyi de gözler önüne seriyor. Bouaddi, Lille formasıyla geçirdiği dikkat çekici sezonun ve Fas Milli Takımı'yla sergilediği etkileyici performansın ardından henüz 18 yaşındayken Manchester City'ye transfer oldu. Genç oyuncu, İngiliz kulübüyle 2031 yılına kadar sözleşme imzaladı.

dfergrt
Omar Marmoush, Eintracht Frankfurt’tan Manchester City’ye 75 milyon euro karşılığında transfer oldu (Reuters)

Manchester City ile Lille, transfer için 95 milyon euroluk garanti bedel üzerinde anlaşırken, 5 milyon euroya kadar çıkabilecek bonuslar da sözleşmeye eklendi. Böylece Bouaddi, bonussuz bedeli 95 milyon euro olan ve toplam değeri 100 milyon euro sınırına ulaşabilecek ilk Arap futbolcu transferi oldu.

Şarku'l Avsat derlediği verilere göre transferin garanti bedeli, Bouaddi'yi listenin ikinci sırasında bulunan Mısırlı Omar Marmoush'un 20 milyon euro önüne taşıdı. Marmoush, 2025 yılında Eintracht Frankfurt'tan Manchester City'ye 75 milyon euro karşılığında transfer olmuştu.

sdvrgf
Achraf Hakimi, Inter Milan’dan Paris Saint-Germain’e 68 milyon euro karşılığında transfer oldu (AFP)

Listenin üçüncü sırasında ise Faslı Achraf Hakimi yer alıyor. Hakimi, Inter Milan'dan Paris Saint-Germain'e 68 milyon euro karşılığında transfer olmuştu. Cezayirli Riyad Mahrez ise Manchester City'nin Leicester City'den transferi için ödediği 67,8 milyon euroluk bedelle dördüncü sırada bulunuyor.

csd
Riyad Mahrez, Leicester City’den Manchester City’ye 67,8 milyon euro karşılığında transfer oldu (Reuters).

Faslı futbolcuların ağırlığı beşinci sırada da devam ediyor. Ismaïl Saibari, listede yer alan verilere göre PSV Eindhoven'dan Bayern Münih'e 50 milyon euro karşılığında transferiyle beşinci sıraya yerleşiyor. Böylece listenin ilk beş sırasında üç Faslı futbolcu bulunuyor.

sadcvf
İsmail Saibari, PSV Eindhoven’dan Bayern Münih’e 50 milyon euro karşılığında transfer oldu (Reuters).

Hakimi, en pahalı 10 Arap transferi listesinde ikinci kez yer alıyor. Faslı futbolcunun Real Madrid'den Inter Milan'a 43 milyon euro karşılığında transferi altıncı sırada bulunuyor. Onu, 2017 yılında Roma'dan Liverpool'a 42 milyon euro karşılığında transfer olan Mısırlı Mohamed Salah takip ediyor.

bh
Nayef Aguerd, Rennes’ten West Ham United’a 35 milyon euro karşılığında transfer oldu (Reuters)

Faslı Hakim Ziyech, Ajax'tan Chelsea'ye 40 milyon euro karşılığında transferiyle sekizinci sırada yer alıyor. Onu, Rennes'ten West Ham United'a 35 milyon euro karşılığında transfer olan vatandaşı Nayef Aguerd izliyor. Listenin son sırasında ise Riyad Mahrez bulunuyor. Cezayirli oyuncunun Manchester City'den Suudi Arabistan kulübü Al Ahli'ye 35 milyon euro karşılığında transferi 10. sırada yer alıyor.

İlk 10'daki transferler, Faslı futbolcuların belirgin üstünlüğünü ortaya koyuyor. Listede Faslı oyunculara ait 6 transfer bulunurken, Mısırlı futbolculara ait 2, Cezayirli Riyad Mahrez'e ait ise 2 transfer yer alıyor. Hakimi ve Mahrez'in kariyerlerindeki farklı transferler nedeniyle listede ikişer kez yer aldığı görülüyor.

vfgbtbh
Hakim Ziyech, Ajax’tan Chelsea’ye 40 milyon euro karşılığında transfer oldu (Reuters)

Listedeki 10 transferin toplam değeri yaklaşık 555,8 milyon euroya ulaşıyor. Bu rakamın yüzde 17'sinden fazlası tek başına Bouaddi'nin transferine ait. Genç futbolcunun transfer bedeli, bonuslarla birlikte 100 milyon euroya ulaşırsa bu oran daha da yükselecek.

Manchester City, Arap futbolcuların gerçekleştirdiği yüksek bedelli transferlerde en fazla öne çıkan kulüp olarak dikkat çekiyor. İngiliz ekibi Bouaddi, Marmoush ve Mahrez'i kadrosuna katmak için toplam 237,8 milyon euro harcarken, Mahrez'in Manchester City'den Al Ahli'ye transferinde de kulübün adı listenin bir başka büyük anlaşmasında yer alıyor.

dsvde
Mohamed Salah, Roma’dan Liverpool’a 42 milyon euro karşılığında transfer oldu (AFP).

Bouaddi'nin transferi, Fas Milli Takımı'yla 2026 Dünya Kupası'nda gösterdiği dikkat çekici performansın ardından geldi. Genç futbolcu, Fas'ın turnuvadaki altı maçının beşinde ilk 11'de sahaya çıktı ve takımının çeyrek finale yükselmesine katkı sağladı. Böylece turnuvanın öne çıkan genç oyuncularından biri olarak kendisini gösterdi.

186 santimetre boyundaki orta saha oyuncusu, topu kontrol altında tutma, baskıdan çıkma ve rakip eksiltme konusunda dikkat çekici özelliklere sahip. Bunun yanı sıra top kazanma ve oyunu okuma becerileriyle de öne çıkıyor. Bouaddi, geçen sezon Lille formasıyla maç başına 1,2 başarılı çalım ortalaması yakaladı. Bu rakam, Avrupa'nın beş büyük ligindeki defansif orta saha oyuncuları arasında en yüksek beşinci oran olarak kayıtlara geçti.

Manchester City, Rodri’nin Barcelona’ya transferi sonrası orta sahada başlattığı yeniden yapılanma kapsamında Bouaddi’yi kadrosuna kattı. Genç oyuncunun ilk sezonundan itibaren önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Bouaddi ise henüz kariyerinin başında bulunduğunu ve önünde gelişimini sürdürmesi için uzun bir süreç olduğunu vurguluyor.

Bouaddi'nin transferi, rekor bedelin ötesinde başka bir anlam da taşıyor. Listedeki en pahalı beş Arap transferinden dördünün 2025 yılından bu yana gerçekleşmiş olması, Avrupa transfer piyasasında Arap futbolcuların finansal değerindeki büyük yükselişe işaret ediyor.

Salah, Mahrez ve Hakimi gibi yıldızların 40 ve 60 milyon euronun üzerindeki transferlere ulaşabilmeleri için uzun yıllar en üst düzeyde performans göstermeleri gerekirken, Bouaddi henüz 18 yaşındayken listenin zirvesine çıktı ve kendisinden sonraki transfer bedelinin oldukça üzerinde bir rakama ulaştı.

95 milyon euroluk garanti bedel ve 5 milyon euroluk potansiyel bonuslarla Bouaddi yalnızca en pahalı Arap futbolcu olmakla kalmadı; aynı zamanda transfer bedeli 100 milyon euro sınırına yaklaşan ilk Arap futbolcu oldu. Bu transfer, Arap futbolcuların Avrupa futbolundaki finansal değerleri açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor.