Suudi Arabistan-Fransa iş birliği gelişiyor

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Fransa Cumhurbaşkanı istikrar ve barışı sağlamak için çabaların artırılmasının önemini vurguladılar.

Suudi Arabistan-Fransa iş birliği gelişiyor
TT

Suudi Arabistan-Fransa iş birliği gelişiyor

Suudi Arabistan-Fransa iş birliği gelişiyor

Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman bin Abdulaziz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, dün Cidde'deki Selam Kraliyet Sarayı'nda Ortadoğu'daki son gelişmeleri ve uluslararası istikrar ve barışı sağlama çabalarını gözden geçirmenin yanı sıra bir takım meseleler ve ortak çıkar konuları hakkında görüş alışverişinde bulundular.
Görüşme sonunda yayınlanan ortak açıklamada, Suudi Arabistan ve Fransa, İran'ın bölgedeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetleriyle mücadele edilmesi ve Lübnan hükümetinin kapsamlı reformlar gerçekleştirmesi gerektiği konusunda fikir birliğine vardıklarını teyit ettiler. Bunun yanı sıra söz konusu reformların uygulanmasına yardımcı olmak amacıyla Lübnan ile birlikte çalışmayı kararlaştırdılar. Lübnan’da silahların yalnızca meşru devlet kurumlarının elinde olacak şekilde sınırlandırılması gerektiğini vurguladılar. Paris ve Riyad ortak bildiride, iki ülke arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve pekiştirilmesi ile özelde Ortadoğu'da ve genel olarak dünyada barış ve güvenliğin sağlanması ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı bozan politika ve müdahalelerle mücadele edilmesi için ortak çıkar konularında konumları bir birine yaklaştırmanın önemini vurguladılar.
Suudi Arabistan ziyaret eden Fransa Cumhurbaşkanı'nı Veliaht Prens karşılarken, Cumhurbaşkanı Macron, Suudi Arabistan’ı ziyaret etmekten ve Veliaht Prens ile tanışmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkilerin ve Riyad ile Paris arasındaki ortak alanların gözden geçirilmesinin yanı sıra yeni işbirlikleri ve bu işbirliklerinin Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu’na uygun olarak geliştirilmesini sağlayacak fırsatlar ele alındı.
Veliaht Prens Muhammed bin Selman görüşmenin başında, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz'in selamlarını iletti. Fransa Cumhurbaşkanı da Kral Selman bin Abdulaziz’e selamlarını bildirdi.
Fransa Cumhurbaşkanı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar'ı da kapsayan ziyaret turunun son durağı olan Suudi Arabistan'a yaptığı ziyarette, İran'ın nükleer dosyasının bölgesel istikrara değinilmeden ele alınmasının mümkün olmadığını vurgulayarak, Suudi Arabistan da dahil olmak üzere müttefiklerin bölgesel görüşmelere katılmasını önerdiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Macron, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunu, 2017 yılından bu yana söylüyorum. Ben nükleer sorunun bölgesel istikrara değinilmeden çözülemeyeceğine inananlardanım. Dostlarımızın çabalarını bu tartışmalara dahil etmeden ilerleyemeyiz. Suudi Arabistan Veliaht Prensi, barışı koruma arzusu kadar endişesini de dile getirme konusunda her zamanki gibi net tavır alanlardan biri. Viyana’daki müzakerelere katılan beş ülkeden biri olduğumuz için olası senaryoları paylaştık. Geçtiğimiz ağustos sonundaki Bağdat Konferansı’na katılan ülkelerle sürekli temas halindeyiz ve bu yönde ilerleyeceğiz. Bu soruna basit ve hızlı çözümler bulunabileceğini düşünmüyorum. Ancak bu standartları korumanın bir yolu var; o da İran'da nükleer silah olmaması ve bölgede gerilimin tırmanmamasıdır.”
Resepsiyona, Suudi Arabistan tarafından, Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Devlet Bakanı, Bakanlar Kurulu Üyesi ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban, Ticaret Bakanı ve Enformasyon Bakanı Vekili Dr. Macid el-Kasabi, Çevre, Su ve Tarım Bakanı Abdurrahman el-Fadli, Yatırım Bakanı Mühendis Halid el-Falih, Kamu Yatırım Fonu Genel Müdürü Yasir bin Osman er-Rumayyan ve Suudi Arabistan'ın Paris Büyükelçisi Fahd er-Ruveyli katıldı.
Fransa tarafından ise Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Savunma Bakanı Florence Parly, Kültür Bakanı Roselyne Bachelot, Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Frank Riester, Fransa'nın Riyad Büyükelçisi Ludovic Pouille, Cumhurbaşkanı’nın Askeri Danışmanı Koramiral Jean-Philippe Rolland, Cumhurbaşkanı’nın Diplomatik Danışmanı ve Büyükelçi Emmanuel Bonn, Cumhurbaşkanı’nın Stratejik İşler ve Silahsızlanmadan Sorumlu Diplomatik Danışmanı Alice Rufo, Cumhurbaşkanı’nın Kuzey Afrika ve Ortadoğu İşlerinden Sorumlu Diplomatik Danışmanı Patrick Dorrell ve Cumhurbaşkanlığı Uluslararası İletişim Danışmanı Anne-Sophie Bradel katıldı.
Fransa Cumhurbaşkanı dün, Cidde'ye geldi ve bir takım görüşmelerin ardından oradan ayrıldı. sırasında Mekke Emiri Prens Halid el-Faysal, , Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan Macron’u Cidde'deki Kral Abdulaziz Havalimanı'nda karşılayanlar arasında en ön saflarda yer aldı. Karşılamada Cidde Belediye Başkanı Salih et-Turki, Mekke Bölgesi Emniyet Müdürü Tümgeneral Salih el-Cabiri, Suudi Arabistan'ın Paris Büyükelçisi Fahd er-Ruveyli, Fransa'nın Riyad Büyükelçisi Ludovic Pouille ve bazı yetkililer de hazır bulundu.

Ortak açıklama
Ziyaretin sonunda yapılan ortak açıklamada, Suudi Arabistan ve Fransa’nın İran’ın bölgedeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetleriyle mücadele edilmesi ve Lübnan hükümetinin kapsamlı reformlar gerçekleştirmesi gerektiği konusunda fikir birliğine vardıkları belirtildi. Söz konusu reformların uygulanmasını sağlamak için Lübnan ile çalışma yönünde ortak karar alan Riyad ve Paris, Lübnan’da silahların yalnızca meşru devlet kurumlarının elinde olacak şekilde sınırlandırılması gerektiğini vurguladılar.
Paris ve Riyad ortak bildiride, iki ülke arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve pekiştirilmesi ile özelde Ortadoğu'da ve genel olarak dünyada barış ve güvenliğin sağlanması ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı bozan politika ve müdahalelerle mücadele edilmesi için ortak çıkar konularında konumları bir birine yaklaştırmanın önemini vurguladılar. Aynı zamanda geçtiğimiz Ağustos ayında düzenlenen Bağdat Konferansı’nın Irak'ta istikrarı güçlendirme ve bölgesel diyalogu teşvik etme alanlarındaki önemine övgüde bulundular.
İki taraf, yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde tüm biçimleri ve tezahürleriyle terörizm ve radikalizm karşısında durmak ve bunların finansmanıyla mücadele etmek için aralıksız olarak daha fazla ortak çaba gösterme konusundaki kararlılıklarını vurgularken terörizm ve organize suçla mücadelede teknik ve operasyonel iş birliğini geliştirme konusunda anlaştılar.
Ortadoğu’da barışın sağlanmasına olan desteklerini bir kez daha teyit eden Riyad ve Paris, Filistin-İsrail çatışmasının iki devletli çözüm çerçevesinde, ilgili uluslararası kararlara ve Arap Barış Girişimi'ne uygun olarak, Filistin halkının 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlet kurma hakkını güvence altına alacak şekilde kapsamlı bir çözüme ulaşmasının önemini vurgularken İsrail'in iki devletli çözümü tehdit eden yerleşim politikasına son vermesi çağrısında bulundular.
İki taraf, İran’ın nükleer programında kaydedilen ilerlemenin yanı sıra Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile işbirliği yapmaması ve ona karşı şeffaf olmaması konusundaki derin endişelerini dile getirdiler. Fransa, İran'ın nükleer silah sahibi olması ya da bunu geliştirmesine izin vermeme noktasında kararlı olduğunun altını çizdi. İki taraf, Suudi Arabistan’a karşı insansız hava araçları (İHA) ve balistik füzelerle düzenlenen saldırılar dahil olmak üzere, İran'ın bölgedeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetleriyle mücadele edilmesi gerektiği konusunda anlaştılar.
Yemen meselesine değinen iki taraf, Yemen krizine kapsamlı bir siyasi çözüm bulunması için Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi'nin çabaları başta olmak üzere Körfez Girişimi’ne, uygulama mekanizmasına, kapsamlı ulusal diyalogun sonuçlarına ve BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2216 sayılı kararına dayanan tüm çabaların desteklenmesinin önemine işaret ettiler. Fransa, 22 Mart 2021 tarihinde Suudi Arabistan tarafından sunulan Barış Girişimi’ne tam destek verdiğini teyit ederken Husi milisler tarafından balistik füzeler ve İHA’larla gerçekleştirilen saldırıları kınayarak Suudi Arabistan’ın güvenliğini korumaya yönelik tarihi taahhüdünü bir kez daha yineledi.
İki taraf Lübnan meselesiyle ilgili olarak ise Lübnan hükümetinin başta Lübnan'da ulusal birlik ve sivil barışı garanti eden Taif Anlaşması'na bağlılık olmak üzere kapsamlı reformlar gerçekleştirmesi gerektiğini vurguladılar. Söz konusu reformların finans, enerji, yolsuzlukla mücadele ve sınır kontrolü gibi alanlarını kapsadığını belirten Fransa ve Suudi Arabistan, bu reformların uygulanmasını sağlamak için Lübnan ile birlikte çalışma kararı aldıklarını bildirdiler. Ayrıca Lübnan’da silahların yalnızca meşru devlet kurumlarının elinde olacak şekilde sınırlandırılması gerektiğini belirten iki taraf, Lübnan'ın bölgenin güvenliğini ve istikrarını bozan herhangi bir terör eyleminin başlatıldığı yer ve bir uyuşturucu kaçakçılığı merkezi olmaması gerektiğini vurguladılar.
Lübnan ordusunun Lübnan'ın güvenlik ve istikrarının korunmasındaki rolünün güçlendirilmesinin önemine de dikkati çeken iki taraf, tüm bu konularda iki ülke arasında istişarelere devam etmeyi kararlaştırırken tam şeffaflık sağlayan bir çerçevede Suudi Arabistan ve Fransa ortaklığında bir insani yardım mekanizması kurma konusunda anlaştılar. Lübnan halkının acılarını hafifletmek için dost ve müttefik ülkelerle iş birliği içinde uygun mekanizmalar bulma konusunda kararlı olduklarının da altını çizen iki taraf, Lübnan'ın istikrarını korumanın ve ilgili BMGK kararları ve diğer uluslararası kararlar uyarınca egemenliğine ve birliğine saygı duymanın önemini vurguladılar.
Irak meselesine gelince iki taraf, Irak hükümetinin ülkede terörizmi ortadan kaldırmanın yanı sıra ülkenin güvenliğini, istikrarın ve toprak bütünlüğünü koruma çabalarını ve Irak'ın iç işlerine dışarıdan yapılan müdahalenin durdurulmasını desteklediklerini ifade ettiler. Irak’ta en kısa zamanda yeni bir hükümetin kurulmasına dair umutlarını dile getiren iki taraf, ülkede 10 Ekim'de seçimlerin düzenlenmesini takdir ettiklerini belirttiler.
İki taraf Suriye ile ilgili olarak da Suriye halkının çektiği acıların son bulması ve Suriye'nin birliği ve toprak bütünlüğünün korunması çerçevesinde Birinci Cenevre Bildirisi ve BMGK’nın 2254 sayılı kararı uyarınca Suriye'deki krizin siyasi bir çözüme ulaştırılmasının ve BM Suriye Özel Temsilcisi’nin çabalarının desteklenmesinin önemine işaret ettiler.
Libya meselesini de ele alan Suudi Arabistan ve Fransa, Libya krizine uluslararası meşru kararlar doğrultusunda ve bölgede güvenlik ve istikrarı sağlayacak şekilde siyasi bir çözüm bulunmasının önemini vurguladılar.
Öte yandan Fransa, Suudi Arabistan’ın Afganistan'daki insani durumu görüşmek ve uygun insani müdahalenin sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Bakanlar Konseyi'ni olağanüstü toplantıya çağırmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Savunma ve güvenlik dosyalarına da değinen taraflar ortak açıklamada, iki ülkenin çıkarlarına ve bölgenin güvenlik ve istikrarına yönelik ortak tehditlerin sık sık değerlendirilmesinin önemine ve gerekliliğine dikkati çektiler. Savunma dosyasında uzun bir geçmişi olan ortaklıklarına övgüde bulunan taraflar, aralarındaki stratejik yakınlaşmayı daha da artırmak için iletişimi güçlendirmeyi kararlaştırdılar. İki ülke arasındaki stratejik ortaklığı yeni ve gelecek vaat eden ufuklara taşıyarak ortak eylemi güçlendirmenin ve ilişkileri karşılıklı güven ve ortak çıkarlara dayalı daha yakın ve yapıcı iş birliği sağlayacak şekilde geliştirmenin öneminin altını çizdiler.
Taraflar, Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın, 2018 yılında Fransa'ya yaptığı ziyaretten bu yana iki ülke arasındaki çeşitli alanlarda iş birliğinin gelişmesine katkıda bulunan olumlu ve verimli sonuçlarla kat edilen ilerlemeye övgüde bulundular.
Suudi Arabistan ve Fransa, ekonomi alanındaki ortaklığı güçlendirmenin, özel sektörün ekonomiye katkısını artırmanın, deneyim alışverişinde bulunmanın, insani kabiliyetleri geliştirmenin ve Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ve Fransa'nın 2030 ekonomik planından kaynaklanan fırsatları ortak çıkarlara yönelik birçok sektörde kullanmanın önemi üzerinde fikir birliğine vardılar.
Taraflar, iki ülkenin özel sektörleri arasında karşılıklı yatırımlarla dengeli ekonomik bir ortaklığın kurulmasının takip edilmesinin önemine dikkati çekerken Suudi Arabistan, 2030 Vizyonu çerçevesinde enerji, su ve atık yönetimi, sürdürülebilir şehirler, ulaşım, sivil havacılık, mobil çözümler, dijital ekonomi ve sağlık gibi sektörlerde Fransız şirketleri ile artan iş birliklerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Fransa, Suudi Arabistan’dan kamu ve özel sektöre, özellikle de yeni teknolojiler, gelişmekte olan şirketler ve geleceğin endüstrisi alanlarına yatırımlar çekmek istediğini ifade ederken Suudi Arabistan, Suudi Arabistan özel sektörünün Fransız pazarındaki yatırımlarını artırmak istediğini kaydetti.
Taraflar, iki ülkenin de iş insanları arasında Macron’un ziyaretinin oturum aralarında gerçekleşen ve iki ülkenin özel sektör ortaklığını yenileyen görüşmeler sırasında tüm ekonomi alanlarında çok sayıda sözleşme ve anlaşmanın imzalanmasına övgüde bulundular.
Taraflar, çevreyi ve biyolojik çeşitliliği koruma konusundaki kararlılıklarını da teyit ettiler. Fransa Cumhurbaşkanı, Suudi Arabistan’ın çevre ve iklim değişikliği alanındaki girişimleri ve çabalarını takdir ettiğini belirtti.
Enerji sektörü ve çeşitli alanlarıyla ilgili olarak ise taraflar, iki ülkeyi petrol rafinasyonu (arıtımı), petrokimya üretimi, elektrik sektörü ve yenilenebilir enerji başta olmak üzere proje geliştirme, istasyon ve elektrik ağlarının güvenliği, hizmet güvenilirliği ve elektrik iletim ve dağıtım sistemlerindeki deneyim alışverişi gibi birçok projede birleştiren güçlü ilişkilere atıfta bulundular. Taraflar ayrıca nükleer enerjinin barışçıl ve güvenli bir çerçevede üretimi, radyoaktif atıkların yönetimi ve nükleer uygulamalar, nükleer kontrol ve 2011 yılında hükümetler arasında imzalanan anlaşma doğrultusunda insan yeteneklerinin geliştirilmesi konularında iş birliğini geliştirmek üzere anlaştılar.
İklim değişikliği konularına da değinen taraflar, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Paris İklim Anlaşması ilkelerine bağlı kalmanın önemine işaret ederek küresel ısınmaya neden olan sera gazlarını ele alacak entegre ve kapsamlı bir çerçeve olarak dairesel ekonomi yaklaşımları da dahil olmak üzere, kaynaksız emisyonlara odaklanan iklim anlaşmalarının yapılması ve uygulanması gerektiğini vurguladılar. Bu bağlamda Fransa Cumhurbaşkanı, Suudi Arabistan’ın “Yeşil Suudi Arabistan” ve “Yeşil Ortadoğu” girişimlerine övgüde bulundu. Taraflar, bahsi geçen girişimlerin gerçekleştirilmesi amacıyla iş birliği yapmanın önemine dikkati çektiler. Taraflar, Suudi Arabistan’da temiz hidrojen üretimi geliştirme fırsatlarını incelemenin yanı sıra iki ülke arasındaki ekonomileri sera gazı emisyonlarından arındırılmış ekonomilere dönüştürmeye ve küresel düzeyde enerjinin dönüşümüne katkıda bulunan iş birliğinin önemine işaret ettiler.
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele çabalarına ve iki ülkenin bu salgınla mücadelede elde ettiği başarıya da değinen taraflar, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri, Kovid-19 salgınının ekonomik, sağlık ve sosyal alanlardaki olumsuz yansımalarına karşı destekleme çabalarının devam ettiğini belirttiler.
Kültür alanına gelince, son altmış yılda aralarında çeşitli alanlarda yapılan iş birliğinin sürdüğü iki ülke arasındaki tarihi kültürel ilişkilere atıfta bulunan taraflar, bu alanlarda, özellikle müzelerin, film endüstrisinin ve kültürel mirasın geliştirilmesinde iş birliğini güçlendirmenin önemini vurguladılar.
İki taraf, Nisan 2018'de hükümetler arasında imzalanan anlaşma çerçevesinde barındırdığı imkanlar açısından zengin bir bölge olan el-Ula'da kalkınmanın sürdürülebilirliği için halihazırda var olan verimli iş birliğinden duydukları memnuniyeti dile getirirken Fransa'nın bu bölgenin kültür ve turizm alanlarının geliştirilmesini desteklemeye katkıda bulunacağı yeni anlaşmaların imzalanmasını övdüler.
İki taraf, turizm alanında iş birliğini güçlendirmenin ve bu alandaki hareketliliği artırmanın yanı sıra iki ülkenin turizm potansiyelini keşfetmek, vatandaşları arasındaki iletişimi geliştirmek ve bu iletişimin önünü açan kolaylıklar sağlamak için bir takım girişimler başlatmak üzere çalışmanın önemine değindiler.
Taraflar, eğitim alanında da her iki ülkenin üniversiteleri, teknik okulları, düşünce ve araştırma kuruluşları arasındaki iş birliğinin gelişmesinden ve bilimsel araştırma, geliştirme ve yenilik alanlarında bilimsel disiplinlerin geleceğe yönelik beklentilerine ayak uyduran somut adımların atılması ve yapısal projelerin başlatılmasıyla aralarındaki iş birliğinin yoğunlaştırılmasından duydukları memnuniyeti ifade ettiler.
İki taraf, bu bağlamda el-Ula'da ‘Villa Al-Hajar’ adlı bir Fransız kültür merkezinin kurulması anlaşmasının yanı sıra kültür, turizm, dijital teknoloji ve uzay alanlarında bir takım anlaşmalar ve sözleşmeler imzalanmasını memnuniyetle karşıladılar.
Ortak bildiride, Fransa Cumhurbaşkanı'nın Suudi Arabistan ziyaretinin iki ülkeyi birbirine bağlayan dostluk ve yakın iş birliği bağları çerçevesinde gerçekleştiği belirtilirken, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Fransa Cumhurbaşkanı'nı Cidde'deki Selam Kraliyet Sarayı'nda bir araya getiren görüşmede, iki ülke arasındaki tarihi ve stratejik ilişkilerin ele alındığı aktarıldı. Ziyaretin sonunda, Fransa Cumhurbaşkanı gördüğü sıcak karşılama ve misafirperverlik için kendisi ve beraberindeki heyet adına Suudi Arabistan hükümetine ve halkına en içten teşekkürlerini ve takdirlerini bildirdi.

Ziyaret sırasında imzalanan anlaşmalar
Medef International'ın Fransa-Suudi Arabistan İş Konseyi Başkanı Laurent Germain, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, dün Cidde'de düzenlenen Fransa-Suudi Arabistan İş Konseyi çalıştayı sırasında iki taraf arasında 27 anlaşma ve sözleşme imzaladığını belirtti.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un heyetinde yer alan Germain, söz konusu 27 anlaşma ve sözleşmenin, iki ülkenin iş sektörleri arasındaki ilişkileri daha geniş ufuklara taşıyacak büyük bir adımı ifade ettiğini kaydetti. Germain, çalıştaya enerji, ulaşım, uzmanlaşmış kimya endüstrileri ve ilaç endüstrileri sektörlerinden 100'den fazla Fransız firmasının katıldığını aktardı.
Riyad ve Paris, son dönemde, dünkü görüşmelerin meyvelerinin toplanmasını sağlayan sağlam bir zeminin oluşturulduğu karşılıklı ziyaretlere tanık oldu. Riyad ve Paris, bundan üç hafta önce, sivil havacılık ve hava taşımacılığı, lojistik, teknoloji ve dijitalleşme alanlarının yanı sıra iki taraf arasında ulaştırma ve lojistik sisteminin tüm alanlarında iş birliğini geliştirmek, çoklu ulaşım alanlarının geliştirilmesinde modern ve geleceğin teknolojilerinden yararlanmak ve ulusal ulaştırma ve lojistik stratejisinin hedeflerine ulaşılmasına katkıda bulunmak amacıyla havacılık sektöründe emniyet ve güvenlik projeleri alanında ortak iş birliği anlaşması imzaladılar.



Suudi Arabistan, hacıların hizmetine sunmak üzere yapay zekâ teknolojilerinin kullanımını genişletiyor

(foto altı) Akıllı Mekke Operasyon Merkezi, Hac sezonu boyunca Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu’nun (SDAIA) faaliyetlerini destekleyen operasyonel ve teknik temellerden biri (SPA)
(foto altı) Akıllı Mekke Operasyon Merkezi, Hac sezonu boyunca Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu’nun (SDAIA) faaliyetlerini destekleyen operasyonel ve teknik temellerden biri (SPA)
TT

Suudi Arabistan, hacıların hizmetine sunmak üzere yapay zekâ teknolojilerinin kullanımını genişletiyor

(foto altı) Akıllı Mekke Operasyon Merkezi, Hac sezonu boyunca Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu’nun (SDAIA) faaliyetlerini destekleyen operasyonel ve teknik temellerden biri (SPA)
(foto altı) Akıllı Mekke Operasyon Merkezi, Hac sezonu boyunca Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu’nun (SDAIA) faaliyetlerini destekleyen operasyonel ve teknik temellerden biri (SPA)

Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA), hac sezonunda ülkenin öncülük ettiği dijital dönüşüm sürecini, operasyonel verimliliği artıran ve kamu kurumları arasındaki entegrasyonu güçlendiren bir dizi programla desteklediğini açıkladı. Kurum, dünyanın en büyük organizasyonlarından biri olarak kabul edilen hac döneminde hacılara en hızlı ve en iyi hizmetin sunulmasını hedefliyor.

SDAIA tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, kutsal topraklarda 75 nokta ile güvenlik kontrol merkezleri ve denetim noktalarında bulunan 14 tesiste teknik sistemler ve dijital hizmetler devreye alındı ve destek sağlandı. Kurum ayrıca, Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı ile iş birliği içinde ülkenin farklı bölgelerindeki hava, kara ve deniz giriş noktalarında hac operasyonlarına teknik destek sunduğunu, kutsal bölgelerde kullanılan dijital sistem ve platformların işletimini de yürüttüğünü bildirdi.

Mekke Yolu

SDAIA Sözcüsü Dr. Macid eş-Şehri, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, kurumun İçişleri Bakanlığı öncülüğünde ve çeşitli kamu kurumlarının iş birliğiyle yürütülen Mekke Yolu girişimine sekizinci yılında da desteğini sürdürdüğünü söyledi. Eş-Şehri, SDAIA’nın 10 ülkede ve 17 uluslararası noktada gelişmiş teknik hizmetler sunduğunu belirterek, girişim kapsamında kullanılan salonların veri ve yapay zekâ teknolojileri destekli en yeni dijital çözümlerle donatıldığını ifade etti. Bu çalışmaların, hacı adaylarının işlemlerini Suudi Arabistan’a ulaşmadan önce kendi ülkelerindeki havalimanlarında tamamlamalarını kolaylaştırdığı kaydedildi.

Taşınabilir cihaz

Eş-Şehri, kurumun bu yıl İçişleri Bakanlığı ile iş birliği içinde, veri ve yapay zekâ teknolojileriyle desteklenen taşınabilir bir cihaz geliştirdiğini açıkladı. Eş-Şehri, söz konusu cihazın özellikle yaşlı hacılar ile engelli bireylerin işlemlerinin otomatik ve esnek şekilde tamamlanmasına imkân sağladığını, aynı zamanda seyahat belgeleri ve vizelerin yüksek doğruluk oranıyla doğrulanabildiğini belirtti. Bu sayede hacı adaylarının yolculuklarının ilk anından itibaren daha güvenli ve kolay bir deneyim yaşamasının hedeflendiğini ifade etti. Cihazın biyometrik verilerin alınması, yüz fotoğrafının çekilmesi ve pasaport bilgilerinin okunması işlemlerini her hacı için 40 saniyeyi aşmayan sürede gerçekleştirebildiğini kaydeden eş-Şehri, bu teknolojinin 1447 Hac sezonunda hizmet verimliliğini artırarak hacıların yolculuğunu kolaylaştıracağını söyledi.

sdvf
Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA) Sözcüsü Dr. Macid eş-Şehri (Şarku’l Avsat)

SDAIA, İçişleri Bakanlığı ile iş birliği içinde ülkenin farklı bölgelerindeki hava, kara ve deniz giriş noktalarında hac operasyonlarına teknik destek sağladı. Kurum ayrıca kutsal bölgelerdeki dijital sistem ve platformların işletimini yürütürken, güvenlik kontrol merkezleri ve denetim noktalarına da destek verdi. Eş-Şehri, bu çalışmaların ilgili kamu kurumları arasındaki teknik entegrasyonu güçlendirdiğini, böylece hac sezonunda işlemlerin hızlandırılması, hizmet sürekliliğinin sağlanması ve operasyonel verimliliğin artırılmasının hedeflendiğini söyledi.

SDAIA ayrıca, hava, kara ve deniz sınır kapılarındaki teknik altyapısını güçlendirmek amacıyla 24 saat esasına göre çalışan uzman ekipler görevlendirdi. Açıklamaya göre ekipler, temel ve yedek iletişim ağları ile teknik hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesini sağlayarak en yüksek operasyonel hazırlık seviyesini hedefliyor. Kurum, teknik hizmetlerini birçok kritik noktada sunduğunu belirtirken, bunlar arasında Cidde’deki Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı, Medine’deki Prens Muhammed bin Abdulaziz Uluslararası Havalimanı, Taif Havalimanı, Cidde İslam Limanı, Rubülhali, Batha, Selva, Kral Fahd Köprüsü, Halet Ammar, NEOM Limanı, Cedide Arar, El-Hadise ve El-Vedia sınır kapılarının yer aldığı bildirildi.

Kutsal alanlardaki 75 nokta faaliyette

Eş-Şehri, kurumun çalışmalarının kutsal bölgelerde 75 nokta ile yaklaşık 14 güvenlik kontrol ve denetim merkezinin işletilmesi ve desteklenmesini kapsadığını söyledi. Eş-Şehri, bu kapsamda teknik sistem ve hizmetlerin sağlandığını, altyapı ile iletişim odalarının denetlendiğini, çalışma istasyonlarının hazırlanarak SDAIA ağına siber güvenlik standartlarına uygun şekilde bağlandığını ifade etti. Ayrıca önleyici bakım çalışmalarının yürütüldüğünü, teknik arıza bildirimlerinin anlık olarak değerlendirilip çözüme kavuşturulduğunu ve görevli personelin modern sistemler ile platformların kullanımı konusunda eğitildiğini belirtti. Mekke’de bulunan SMART MOC Akıllı Mekke Operasyon Merkezi’ne de değinen eş-Şehri, merkezin bu yılki hac sezonunda SDAIA faaliyetlerini destekleyen temel operasyonel ve teknik yapılardan biri olduğunu kaydetti. Merkez aracılığıyla kurumun denetimindeki dijital sistem ve platformların performansının 24 saat esasına göre izlendiğini aktaran eş-Şehri, müdahale süreleri ile hizmet sürekliliği göstergelerinin de sürekli takip edildiğini söyledi. Bu çalışmaların, veri akışının güvenliğini izleyen ve teknik sorunları ortaya çıkmadan önce tespit ederek çözüm üreten uzman Suudi ekipler tarafından yürütüldüğünü ifade eden eş-Şehri, böylece dijital hizmetlerin istikrarı ve güvenilirliğinin, operasyonel gereklilikler ve siber güvenlik standartları doğrultusunda sağlandığını dile getirdi.

fvfv
Tawakkalna uygulaması, Hac mevsimi boyunca hacılara eşlik ediyor. (SPA)

Güvenlik kameraları

SDAIA, İçişleri Bakanlığı ile iş birliği içinde güvenlik izleme kameralarına yönelik akıllı bir dijital sistem geliştirdi. Eş-Şehri, Sevahir platformu kapsamında akıllı izleme kameraları için altyapı, güvenlik izleme odaları ve kutsal bölgeler ile bu bölgelere ulaşan güzergâhlarda hac sezonu boyunca saha takibi ve kalabalık yönetimini destekleyen operasyon platformlarının kurulduğunu söyledi. Eş-Şehri, sistemin veri analizi, hacı sevk süreçleri ve kalabalık davranışlarının takibini desteklediğini, yoğunluk ve kalabalık sayımında gelişmiş algoritmaların kullanıldığını belirtti. SDAIA tarafından İçişleri Bakanlığı ile ortaklaşa geliştirilen Baseer platformuna da değinen eş-Şehri, sistemin yapay zekâ teknolojileri, bilgisayarlı görü ve büyük dil modellerine dayalı gelişmiş teknik altyapıyla çalıştığını ifade etti. Platformun, 1447 Hac sezonunda Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi’ye giriş yapan kalabalıkların izlenmesi, güvenliklerinin sağlanması ve hareket akışının düzenlenmesine katkı sunduğunu belirten eş-Şehri, sistemin güvenlik ve hizmet kurumlarının altyapılarıyla entegre şekilde çalıştığını kaydetti. Bu entegrasyon sayesinde saha yöneticilerine anlık ve hassas analizler sunulduğunu aktaran eş-Şehri, platformun karar alma süreçlerini desteklediğini ve hacıların güvenlik seviyesinin artırılmasına katkı sağladığını söyledi.

fvrth
Suudi Arabistan, yapay zekâ teknolojileriyle Mekke’deki hacıların ulaşımını kolaylaştırmak için yoğun çaba gösteriyor. (SPA)

19 dil

Eş-Şehri, kapsamlı ulusal uygulama Tawakkalna’nın bu yılki hac yolculuğunda hacılara eşlik ettiğini belirterek, uygulama üzerinden sunulan entegre hizmet paketine 19 farklı dilde erişim sağlanabildiğini söyledi. Eş-Şehri, hacıların kolay adımlarla uygulamaya giriş yaparak ibadet yolculukları boyunca ihtiyaç duyabilecekleri çeşitli hizmetlere ulaşabildiğini ifade etti. Hayır faaliyetleriyle ilgili olarak ise eş-Şehri, ulusal hayır platformu İhsan’ın hacılara yönelik hizmet projelerine desteğini sürdürdüğünü belirtti. Platformun, hac organizasyonlarıyla bağlantılı girişimlere güvenilir destek fırsatları sunduğunu kaydeden eş-Şehri, kurban ibadetinin şer’i kurallara ve düzenli dijital mekanizmalara uygun şekilde elektronik ortamda yerine getirilmesine imkân tanındığını ifade etti.

dgfr
Kutsal mekanlardaki 75 noktada ve 14 güvenlik kontrol noktasında teknik hizmetler faaliyette. (SPA)

 


Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı: Hac sezonunun başarısı herkesin ortak sorumluluğu

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, dün Cidde’de hac işleri yetkilileri ve ofis başkanlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda bir konuşma yaptı. (SPA)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, dün Cidde’de hac işleri yetkilileri ve ofis başkanlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda bir konuşma yaptı. (SPA)
TT

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı: Hac sezonunun başarısı herkesin ortak sorumluluğu

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, dün Cidde’de hac işleri yetkilileri ve ofis başkanlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda bir konuşma yaptı. (SPA)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, dün Cidde’de hac işleri yetkilileri ve ofis başkanlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda bir konuşma yaptı. (SPA)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, hac sezonunun başarısının tüm kurumlar ve hac işleri ofislerinin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, bu kurumları bir araya getiren unsurun ‘Allah’ın misafirlerine hizmet etme şerefi’ olduğunu söyledi. Er-Rabia, hacıların konforu ve güvenliğinin sağlanması ile ibadetlerini sorunsuz şekilde yerine getirebilmeleri için erken hazırlık ve disiplinli uygulamanın başarının en önemli unsurlarından biri olduğunu vurguladı.

Açıklamalar, dün Cidde’de düzenlenen Büyük Hac Sempozyumu kapsamında gerçekleştirilen toplantıda yapıldı. İslam ülkeleri ile Müslüman toplulukların bulunduğu ülkelerden hac ofisi başkanlarının katıldığı toplantının, hac sezonuna yönelik hazırlık seviyesini artırmayı, koordinasyonu güçlendirmeyi ve dünya genelindeki heyetlerle sürekli iletişimi geliştirmeyi amaçladığı belirtildi.

Er-Rabia, Hac Hizmetleri Sistemi’nin, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman tarafından doğrudan desteklenip yakından takip edildiğini ifade etti. Bu desteğin, hacılara hizmet için insan kaynağı, teknoloji ve organizasyonel imkânların seferber edilmesine katkı sağladığını kaydetti.

Er-Rabia ayrıca, hac ofisi başkanlarının iş birliği ve kurallara bağlılıklarından övgüyle söz ederek, geçen sezonun hemen ardından başlatılan erken hazırlık ve planlamanın, hac sisteminin hazırlık düzeyi ile hacılara sunulan hizmetlerin kalitesine olumlu yansıdığını dile getirdi.

vfrb
Çeşitli İslam ülkeleri ile Müslüman toplulukların bulunduğu ülkelerin hac işleri büro başkanlarının bir araya geldiği toplantıdan (SPA)

Dr. Tevfik er-Rabia, sahte hac kampanyalarıyla mücadelede ortak çalışmanın sürdürülmesinin önemine dikkat çekerek, izinsiz kişilerin hac heyetlerine ait çadır ve otellere girişine kesinlikle izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Er-Rabia, bu konuda kurallara uyulmasının hac ofisi başkanlarının sorumluluğunda olduğunu ve bunun hacıların güvenliği ile sunulan hizmetlerin düzenli şekilde yürütülmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

Mekke ile kutsal bölgelerde bu yıl yüksek sıcaklıkların görüldüğünü belirten er-Rabia, hacıların güvenliği için ek tedbirler alınması gerektiğini kaydetti. Hacıların özellikle Arafat’taki çadırlarda sabah 10.00 ile öğleden sonra 16.00 saatleri arasında kalmalarının önemine işaret eden er-Rabia, bu saatlerde yürüyüş yapılmaması ve açık alanlardaki kalabalıklardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Kurallara uyulup uyulmadığının ise yoğun saha denetimleri ile güvenlik ve operasyon ekipleri tarafından takip edildiğini belirtti.

Er-Rabia ayrıca, yoğun saatlerde hacıların Mekke’deki konaklama alanlarına yakın camilerde namaz kılmalarının önem taşıdığını, aşırı sıcak, yorgunluk ve izdiham riskine karşı bu saatlerde Mescid-i Haram’a gitmemeleri gerektiğini söyledi. Hac şirketlerine, çadırlarda gerekli tüm ihtiyaçların sağlanması yönünde talimat verildiğini aktaran er-Rabia, buna dinlenme alanları, ses sistemleri ve Arafat Vakfesi hutbesinin yayınlanacağı ekranların da dahil olduğunu ifade etti.

Er-Rabia, onaylı ulaşım ve sevk planlarına bağlı kalınmasının hac sezonunun başarısında önemli rol oynadığını belirterek, kutsal bölgelerde rastgele toplu yürüyüşlerin hacıların güvenliği açısından doğrudan risk oluşturduğunu ve hareket akışını olumsuz etkilediğini söyledi. Özellikle hacıların Arafat’tan Müzdelife’ye yürüyerek geçiş yapmalarının ciddi yoğunluğa neden olabileceği uyarısında bulundu.

vfdv
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, erken hazırlık ve sistemli planlamanın Hac sisteminin hazırlık durumuna ve hacılara sunulan hizmetlerin kalitesine yansıdığını vurguladı. (SPA)

Bakan er-Rabia, şeytan taşlama sırasında uygulanan sevk programları ile Arafat’tan Müzdelife’ye geçiş saatlerine tam uyulmasının önemine dikkat çekerek, bunun hacıların güvenliği ve kutsal bölgelerdeki hareket akışının düzenli şekilde sürdürülmesi açısından doğrudan etkili olduğunu söyledi.

Er-Rabia ayrıca, lisanslı sağlık hizmeti sağlayıcılarıyla tam iş birliği yapılmasının ve sağlık talimatlarına uyulmasının önemini vurguladı. Yaşlı hacılar ile kronik hastalığı bulunanların yakından takip edilmesi gerektiğini kaydeden er-Rabia, ilaç temini, sıcak çarpmasına karşı korunma ve bulaşıcı hastalıklara yönelik önlemlerin eksiksiz uygulanmasının önem taşıdığını belirtti. Gerektiğinde dini ruhsatlardan yararlanılmasının da hacıların ibadetlerini güven içinde yerine getirmelerine katkı sağlayacağını söyledi.

Er-Rabia, akıllı telefonu bulunan tüm hacıların Nusuk uygulamasını indirip aktif hale getirmelerinin önemine işaret ederek, uygulamanın 11’den fazla dilde 100’ü aşkın hizmet sunduğunu ifade etti. Bugün dünya genelinde 51 milyondan fazla kullanıcının uygulamayı kullandığını belirten er-Rabia, bunun hacıların yolculuğunu kolaylaştırdığını ve hizmetlere erişimi düzenlediğini dile getirdi.

Er-Rabia, sezon boyunca ortaya çıkabilecek her türlü sorun ve aksaklığı gidermeye hazır olduklarını belirterek, çok dilli destek sağlayan 1966 numaralı çağrı hattının hacılar arasında daha geniş şekilde tanıtılması çağrısında bulundu. Hattın, hacıların yardım talebinde bulunmalarını ve hizmetlerden kolaylıkla yararlanmalarını sağladığını kaydetti.

Toplantıda ayrıca bu yılki hac sezonuna yönelik hazırlıklar ele alınırken, hacılara sunulan organizasyonel ve operasyonel hizmetler ile çeşitli girişimler gözden geçirildi. Taraflar, hac heyetleriyle koordinasyon ve entegrasyonun güçlendirilmesi yollarını da değerlendirerek, hacılara sunulan hizmetlerin geliştirilmesini görüştü.

rgth
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, dün düzenlenen Hac Döneminde Sağlık ve Güvenlik Forumu’nun açılışında bir konuşma yaptı. (Şarku’l Avsat)

Er-Rabia: Bu yılki hac sezonu sona ermeden bir sonraki hac sezonu için planlama yapıyoruz

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı dün düzenlenen Hac Döneminde Sağlık ve Güvenlik Forumu kapsamındaki panelde yaptığı konuşmada, hac sezonuna yönelik hazırlıkların mevcut sezon sona ermeden önce başlatıldığını söyledi. Er-Rabia, devlet kurumları, hacı işleri ofisleri ve hac şirketlerinin katılımıyla yürütülen entegre çalışma sistemi sayesinde hacılara sunulan hizmetlerin geliştirilmesi ve operasyonel hazırlık kapasitesinin artırılmasının hedeflendiğini belirtti.

Bir sonraki hac sezonuna ilişkin hazırlıkların Zilhicce ayının 12’nci gününden itibaren başladığını ifade eden er-Rabia, hac hizmeti sunan ofis ve şirketlerin yöneticileriyle toplantılar gerçekleştirildiğini, mevcut sezon tamamlanmadan gelecek sezona ilişkin kapsamlı yol haritasının oluşturulduğunu kaydetti.

Er-Rabia, bakanlığın geçen sezondan itibaren 78 ülkeyle koordinasyon içinde belirli takvimlere dayalı ayrıntılı bir plan uygulamaya başladığını belirterek, bu kapsamda kutsal bölgelerdeki operasyonel süreçler, Mekke ve Medine’deki konaklama hizmetleri, ulaşım, iaşe ve havayolu hizmetlerinin yakından takip edildiğini söyledi. Ayrıca hac ofisleriyle düzenli çevrim içi toplantılar yapılarak hazırlık düzeyinin ve uygulama süreçlerinin izlendiğini ifade etti.

Er-Rabia, Hac ve Umre Ziyaretçilerine Hizmet Programı bünyesindeki Hac Projeleri Yönetim Ofisi’nin, 60’tan fazla devlet kurumundan yaklaşık 600 operasyon planını teslim aldığını ve bu planların uyumlu şekilde entegre edilmesi için çalıştığını belirtti. Bu sayede kurumlar arasında çakışmaların önüne geçildiğini ve en üst düzey hazırlık ile koordinasyonun sağlandığını dile getirdi.

Er-Rabia, hac sisteminde kaydedilen gelişmelerin Suudi Arabistan yönetiminin talimatları ve Yüksek Hac Komitesi’nin takibi doğrultusunda gerçekleşen önemli bir dönüşümü temsil ettiğini söyledi. Tüm kurumların bugün ortak bir hedef doğrultusunda çalıştığını ifade eden er-Rabia, amaçlarının hacılara en iyi hizmeti sunmak ve ibadetlerini güven ve huzur içinde yerine getirmelerini sağlamak olduğunu kaydetti.

Farklı kurumlar arasındaki entegrasyonun hac organizasyonunun gelişimine ve operasyonel verimliliğin artırılmasına katkı sağladığını belirten er-Rabia, bunun aynı zamanda Vizyon 2030 hedefleriyle uyumlu olduğunu ve ülkenin hacılara hizmet konusundaki öncü konumunu güçlendirdiğini ifade etti.


Uluslararası yatırımcılar, ekonomik reformları destekleyerek Suudi Arabistan’a olan yatırımlarını artırıyor

(foto altı) Riyad’daki Kral Abdullah Finans Merkezi (SPA)
(foto altı) Riyad’daki Kral Abdullah Finans Merkezi (SPA)
TT

Uluslararası yatırımcılar, ekonomik reformları destekleyerek Suudi Arabistan’a olan yatırımlarını artırıyor

(foto altı) Riyad’daki Kral Abdullah Finans Merkezi (SPA)
(foto altı) Riyad’daki Kral Abdullah Finans Merkezi (SPA)

Suudi Arabistan, uluslararası yatırımcıların portföylerinde artık yalnızca petrol fiyatlarına dayalı bir bahis olmaktan çıktı ve küresel piyasalar haritasında çok farklı bir konuma yerleşti. Dünyanın önde gelen finans kuruluşları ve varlık yönetim şirketlerinden State Street bünyesinde Ortadoğu, Afrika ve Resmi Kurumlar Sorumlusu olan Emmanuel Laurina, Şarku’l Avsat’a verdiği özel röportajda, Suudi Arabistan’ın kurumsal yatırımcıların gözündeki yerini yeniden şekillendiren derin yapısal dönüşüme dikkat çekti ve şirketinin bu pazara yönelik büyük beklentilerini anlattı.

Laurina, uluslararası yatırımcıların Suudi piyasasına bakışında köklü bir değişim yaşandığını belirterek, ülkenin petrol odaklı bir yatırım alanı olmaktan çıkıp gelişen piyasalar portföylerinde temel bir bileşen haline geldiğini söyledi. Bu dönüşümün arkasında ise yatırım yapılabilir sektörlerin genişlemesi bulunduğunu ifade etti. Özellikle finans, enerji ve hammadde alanlarında oluşan çeşitliliğin, teknoloji ağırlıklı gelişen piyasalara karşı gerçek bir alternatif sunduğunu kaydetti.

Suudi Arabistan’ın büyük küresel hisse senedi ve tahvil endekslerine dahil edilmesinin yabancı sermaye akışlarını daha kurumsal bir çerçeveye oturttuğunu belirten Laurina, bunun aynı zamanda Suudi piyasasının uluslararası portföylerdeki ağırlığını artırdığını söyledi. Laurina’ya göre, Vizyon 2030 reformları da petrol dışındaki alanlarda yatırım fırsatlarının genişlemesinde merkezi rol oynadı.

Günümüzde yatırımcıları cezbeden ne?

Uluslararası ilginin mevcut itici güçlerine değinen Laurina, piyasanın serbestleştirilmesi ve Tadawul üzerinden yabancı yatırımcılara hisse senedi işlemlerinin açılmasının, likiditeyi ve uluslararası katılımı artırdığını söyledi. Laurina, Suudi Arabistan’ın yapay zekâ ve dijital altyapı alanlarında güçlü bir yönelim içinde olduğunu, bu kapsamda dünyanın önde gelen teknoloji şirketleriyle stratejik ortaklıklar kurmayı hedeflediğini belirtti.

Sabit getirili yatırım araçları tarafında ise Suudi devlet tahvillerinin A+ seviyesinde yüksek kredi notuna sahip olduğuna dikkat çeken Laurina, bu tahvillerin ABD tahvillerinin üzerinde pozitif getiri sunduğunu ve dolar bazlı çeşitlendirme arayan yatırımcılar için cazip bir seçenek oluşturduğunu ifade etti.

Laurina, uluslararası yatırımcıların Suudi piyasasına erişim imkanlarının belirgin şekilde iyileştiğini kabul ederken, nitelikli yabancı yatırımcı sisteminin kaldırılması ve kote menkul kıymetlerde doğrudan mülkiyet modeline geçilmesinin bu alanda önemli bir dönüşüm yarattığını söyledi.

Bununla birlikte, bireysel ve toplam yabancı sahiplik oranlarına ilişkin sınırlar ile yerel aracı kurumlar üzerinden işlem yapma zorunluluğu gibi bazı yapısal kısıtlamaların sürdüğünü belirtti. Laurina ayrıca, yabancı borsa yatırım fonlarının Suudi Arabistan’da işlem görmesinin, ülke içindeki piyasa yapıcılığı mekanizmasının henüz sınırlı olması nedeniyle kısmi bir gelişim aşamasında bulunduğunu kaydetti.

Suudi hisse senetlerini hedefleyen yeni bir fon

State Street’in Suudi piyasasındaki doğrudan girişimlerine değinen Laurina, şirketin kısa süre önce Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) ile iş birliği içinde yeni bir borsa yatırım fonu başlattığını açıkladı. Laurina, söz konusu fonun uluslararası yatırımcılara Suudi hisselerine erişim imkânı sunduğunu ve aktif, sistematik bir stratejiyle piyasa döngüleri boyunca referans endeksin üzerinde getiri hedeflediğini söyledi.

Bu adımın arkasındaki temel nedenin müşteri talebindeki artış olduğunu belirten Laurina, Suudi piyasasının yapısında petrol hisselerinden sağlık, altyapı hizmetleri ve teknoloji gibi sektörlere doğru dikkat çekici bir dönüşüm yaşandığını ifade etti.

TBHY
Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) ve State Street yetkilileri

Laurina, borsa yatırım fonlarının daha geniş bir yatırım ekosisteminin yalnızca bir parçasını oluşturduğunu kaydederek, bu yapının kurumsal yetkilendirmeler, stratejik ortaklıklar ve küresel endekslere dahil edilmeye bağlı sermaye akışlarının yanı sıra özel piyasalardaki artan faaliyetleri de kapsadığını söyledi. Özellikle Vizyon 2030 kapsamında öncelik verilen sektörlerde özel piyasa yatırımlarının büyüdüğünü vurguladı.

State Street’in daha geniş bölgesel stratejisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Laurina, Ortadoğu ve Afrika bölgesinin grubun gelecekteki büyüme planlarında temel bir yere sahip olduğunu belirtti. Bu stratejinin; Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da varlık sınıflarının kurumsal yapısının güçlendirilmesi, İslam hukukuna uyumlu portföylerin uluslararasılaştırılması ve bölgesel nitelikli yatırım çözümlerine yönelik artan talep olmak üzere üç ana eksene dayandığını söyledi.

Bu çerçevede Riyad’ın 2024 itibarıyla State Street’in dünya genelindeki 11’inci yatırım merkezi haline geldiğini açıklayan Laurina, yerel yatırım ve araştırma ekiplerinin de sürekli genişletildiğini ifade etti. Laurina, Suudi Arabistan’ın şirket açısından stratejik bir piyasa olduğunu ve Ortadoğu-Afrika bölgesindeki büyüme stratejisinin başlıca itici güçlerinden biri olarak görüldüğünü sözlerine ekledi.