Emtia piyasası 'Omikron' kıskacından kurtulamadı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Emtia piyasası 'Omikron' kıskacından kurtulamadı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Fed'in "şahinleşen" tutumu varlık fiyatlarında oynaklığı artırırken, emtia piyasasında da Omikron varyantı kaynaklı endişelerle geçen hafta genel olarak aşağı yönlü bir seyir izlendi.
Emtia piyasası, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında ortaya çıkan Omikron varyantına ilişkin endişelerin sürmesiyle geçen hafta da satış baskısından kurtulamadı.
Emtia piyasasında, Kovid-19 salgınında ortaya çıkan yeni varyanta ilişkin endişelerle artan satış baskısı geçen hafta da sürdü. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) "şahinleşen" tutumu varlık fiyatlarında oynaklığı artırırken, emtia piyasasında da Omikron varyantı kaynaklı endişelerle genel olarak aşağı yönlü bir seyir izlendi.
Analistler, Fed Başkanı Jerome Powell'ın "şahinleşen" söylemleriyle dolara olan talebin artması sonucu emtia piyasasında satışların hızlandığını belirterek, bu hafta ABD'de açıklanacak TÜFE verilerinin, faiz artışının zamanına ilişkin beklentiler dahil birçok fiyatlamayı etkileme ihtimali nedeniyle varlık fiyatlarında oynaklığı artırabileceğini söyledi.

Alüminyumda dikkati çekici artış
Geçen hafta metallerde negatif bir seyir gözlemlenirken, alüminyumdaki yükseliş dikkati çekti.
Altın yüzde 0,5, gümüş yüzde 2,6, kurşun yüzde 0,9, platin yüzde 2 değer kaybederken, bakır ve çinkoda yatay bir seyir izlendi. Stoklardaki düşüş ve Çin'in kömür sözleşmeleri referans fiyatını yükseltmeyi planladığına dair haberlerle rallinin yaşandığı alüminyum, geçen hafta yüzde 34,8 artış kaydetti. Bir önceki hafta yüzde 15'ten fazla değer kaybeden paladyum ise gelen tepki alımlarıyla geçen hafta yüzde 2,4 değer kazandı.
Analistler, Omikron varyantının yarattığı belirsizlikler ve Fed Başkanı Powell'ın yaptığı "şahin" açıklamalarla altının ons fiyatı üzerindeki baskının devam ettiğini söyledi.
Omicron varyantına ilişkin iyimser açıklamalarla bakır fiyatlarında yükselişler görülse de ABD'de işlem gören Çinli şirketlerin, ABD'li regülatörlerin bu şirketleri ABD'deki borsa kotundan çıkarabileceği endişesiyle bakırda geri çekilmeler görüldü.
Bu durumun ABD-Çin arasındaki gerginliği tetikleyip küresel toparlanmayı tehlikeye sokabileceğini belirten analistler, küresel toparlanmada emtia piyasasında referans olarak kabul edilen bakırda da baskınını arttığını aktardı.

Enerji emtialarında sert satışlar
Geçen hafta enerji emtialarında da sert satışlar gözlemlendi. Brent petrol yüzde 2,5 ve doğal gaz yüzde 24,3 düşüş kaydetti. Brent petroldeki düşüşte, Kovid-19 salgınında ortaya çıkan Omikron varyantının küresel ekonomik toparlanmayı ve petrol talebini olumsuz etkileyeceğine yönelik endişeler etkili oldu.
Analistler, hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde olacağına yönelik öngörülerin doğal gaz talebini olumsuz etkilediğini, bunun da doğal gaz fiyatlarında sert satışlara sebep olduğunu söyledi.

Tarım emtialarında da kayda değer düşüşler görüldü
Bir önceki hafta zirvelere oynayan tarım emtialarında geçen hafta sert düşüşler görüldü. Kovid-19 salgınında vaka sayılarındaki artışla beraber talebe yönelik endişeler, üretim tahminlerindeki artış ve dolar endeksinin yükselmesi, tarım emtialarını etkileyen başlıca unsurlar oldu.
Geçen hafta pamuk yüzde 7, buğday yüzde 4,7, mısır yüzde 1,1, şeker yüzde 3,1 değer kaybederken, soya fasulyesinin yüzde 1,3, kakaonun ise yüzde 3,2 değer kazanması dikkati çekti.
ABD'den Çin'e soya fasulyesi satışının artacağına yönelik beklentiler fiyatları yukarı yönlü etkiledi. Kakao fiyatları ise üretimin düşmesiyle birlikte yükseldi.

"Üretim tahminlerinde düşüş olsa da ekonomilere yönelik endişeler satışların etkin olmasına yol açtı"
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Omikron varyantının kısıtlamaların artacağı endişelerine neden olduğunu, bunun da emtia talebini olumsuz etkileyeceği endişelerine yol açtığını söyledi.
Buğdayın haftayı düşüşle tamamladığını bildiren Ergezen, dolar endeksindeki artış ve yeni varyant ile artan ekonomik endişelerin buğday piyasası üzerinde etkili olduğunu aktardı.
Ergezen, üretim tahminlerinde düşüş olsa da ekonomilere yönelik artan endişelerin satışların etkin olmasına yol açtığını, gübre ve enerji maliyetlerindeki artışın da özellikle hububatlar tarafında fiyat artışlarını desteklemeye devam ettiğini söyledi.
Mısırdaki düşüşe değinen Ergezen, "Arjantin ve Brezilya'da etkili olan yağışsız hava nedeniyle mısır üretimine yönelik endişeler artıyor. Bu nedenle emtialar genelindeki satış baskısına rağmen mısırda düşüşün sınırlı kaldığını gördük" dedi.
Ergezen, pamuktaki düşüşte de vaka sayılarındaki artış ve dolar endeksindeki yükselişin etkili olduğunu kaydetti.
Ergezen, özellikle kapanma endişeleri ile birlikte ekonomik büyümeye yönelik endişelerin de arttığını, bunun da pamukta talep endişelerini beraberinde getirdiğini söyledi.
Şekere değinen Ergezen, dolar endeksindeki yükseliş ve yeni varyant ile artan ekonomik endişelerin şeker fiyatlarını olumsuz etkilediğini belirtti.



Nisan ayı enflasyonu açıklandı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Nisan ayı enflasyonu açıklandı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Türkiye İstatistik Kurumu’nun pazartesi günü açıkladığı verilere göre tüketici fiyatlarında enflasyon Nisan ayında aylık bazda yüzde 4,18 artarken, yıllık bazda yüzde 32,37’ye yükseldi. Her iki veri de ekonomistlerin beklentilerinin üzerine çıktı.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre açıklanan rakamlar, piyasa tahminlerini aşarken, Reuters tarafından yapılan ankette aylık enflasyonun yüzde 3,28, yıllık enflasyonun ise yüzde 31,25 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyordu. Reuters, İran ile yaşanan savaşın akaryakıt fiyatlarını keskin şekilde artırmasının yanı sıra, enflasyondaki düşüş hızının beklenenden daha yavaş olacağı yönündeki öngörülere dikkat çekti.

Alt kalemler incelendiğinde, Nisan ayında en yüksek aylık fiyat artışı yüzde 8,94 ile giyim ve ayakkabı grubunda kaydedildi. Bunu yüzde 7,99 ile konut, yüzde 4,29 ile ulaştırma ve yüzde 3,7 ile gıda ve alkolsüz içecekler izledi.

Mart ayı verileri ise aylık enflasyonun yüzde 1,94’e gerilediğini ve yıllık oranın yüzde 30,87 seviyesine düştüğünü göstermiş, her iki veri de beklentilerin altında kalmıştı.

Öte yandan, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Nisan ayında aylık bazda yüzde 3,17 artarken, yıllık bazda yüzde 28,59 yükseldi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ise geçen ay yayımladığı Para Politikası Kurulu metninde, faiz oranlarını sabit tutarken enflasyon risklerinin arttığına işaret etti. Banka, İran’la yaşanan gelişmelerin ekonomi üzerindeki olası etkilerini yakından izlediğini vurguladı.

Merkez Bankası, Şubat ayında yıl sonu enflasyon tahmin aralığını 2 puan artırarak yüzde 15–21 bandına yükseltmiş, ara hedefini ise yüzde 16 seviyesinde sabit bırakmıştı. Ancak piyasalarda 2025 yılı boyunca enflasyonun düşüş patikasına ilişkin belirsizlikler sürüyor.


Avustralya ve Japonya'dan 'enerji şoku' ittifakı: Tedarik zincirleri güvenceye alınıyor

Takaichi ve Albanese, Canberra’daki Parlamento binasında düzenlenen ortak basın açıklamasında tokalaşırken (EPA)
Takaichi ve Albanese, Canberra’daki Parlamento binasında düzenlenen ortak basın açıklamasında tokalaşırken (EPA)
TT

Avustralya ve Japonya'dan 'enerji şoku' ittifakı: Tedarik zincirleri güvenceye alınıyor

Takaichi ve Albanese, Canberra’daki Parlamento binasında düzenlenen ortak basın açıklamasında tokalaşırken (EPA)
Takaichi ve Albanese, Canberra’daki Parlamento binasında düzenlenen ortak basın açıklamasında tokalaşırken (EPA)

Avustralya'nın başkenti Canberra, bugün Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ve Avustralyalı mevkidaşı Anthony Albanese arasında gerçekleşen kritik bir stratejik zirveye ev sahipliği yaptı. Uluslararası ticaret yollarını tıkayan artan gerilimlerin gölgesinde düzenlenen zirvenin ana gündem maddesi "küresel enerji krizi" oldu.

Görüşmeler sırasında Takaichi, küresel petrol arzındaki kesintilerin tüm Asya-Pasifik bölgesi üzerinde "devasa bir etki" yarattığını vurguladı. Japonya ve Avustralya’nın, istikrarlı enerji arzını garanti altına almak ve kritik kaynakların güvenliğini korumak için "yüksek aciliyet duygusuyla" hareket edeceğini belirtti.

Zirve kapsamında enerji ve kritik mineraller alanında iş birliğini derinleştiren yeni anlaşmalara imza atıldı. Başbakan Albanese, iki ülkenin ekonomilerini gelecekteki belirsizliklerden ve ekonomik şoklardan korumak adına somut adımlar attığını ifade etti. Albanese, şunları kaydetti:

"Birlikte çalışarak daha güvenli ve dirençli tedarik zincirleri oluşturacağız. Bu durum hem şimdi hem de gelecekte her iki ülkedeki şirketlerin ve tüketicilerin yararına olacaktır."

Albanese ayrıca, mevcut jeopolitik durumun sıvı yakıt ve rafine petrol ürünleri arzında yol açtığı aksamalardan dolayı Japonya ile aynı derin endişeyi paylaştıklarını dile getirdi.

Takaichi ve Albanese, Canberra Parlamentosu'nda ekonomik güvenlik iş birliğine ilişkin ortak bir deklarasyon imzaladı (EPA)Takaichi ve Albanese, Canberra Parlamentosu'nda ekonomik güvenlik iş birliğine ilişkin ortak bir deklarasyon imzaladı (EPA)

1,3 Milyar Dolarlık Kritik Destek

Avustralya, finansal boyutta Japon şirketlerinin dahil olduğu kritik mineral projelerine 1,3 milyar Avustralya doları (yaklaşık 937 milyon ABD doları) tutarında devasa bir destek paketini duyurdu. Bu adım; Tokyo’nun teknoloji ve savunma sanayisi için hayati önem taşıyan galyum, nikel, grafit, nadir toprak elementleri ve florit gibi stratejik kaynaklara erişimini kolaylaştıracak.

Enerji Güvenliğinde Avustralya'nın Rolü

Japonya’nın toplam enerji ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılayan ve en büyük LNG tedarikçisi olan Avustralya, geleneksel ticaret yollarındaki gerilimler karşısında "güvenli liman" olarak konumlanıyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu zirve, Japon şirketlerinin Avustralya'daki gaz tesislerinde olası grevler veya ihracat vergilerinin artırılması yönündeki siyasi baskılara dair endişelerini de gidermeyi amaçlıyor.

Bu ekonomik hamleler, giderek büyüyen savunma iş birliğinin devamı niteliğinde. Ziyaret, Avustralya'nın Japon savaş gemileri tedariki için imzaladığı 10 milyar Avustralya dolarlık tarihi savunma anlaşmasından bir ay sonra gerçekleşiyor.

Güvenlik, savunma ve enerji alanlarındaki bu entegrasyon; Hint-Pasifik bölgesinde güçlü bir set oluşturmayı ve küresel piyasaları sarsan "enerji şokuna" rağmen ekonomik büyümenin sürekliliğini sağlamayı hedefliyor.


OPEC+, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasından bu yana üçüncü üretim artışını onayladı

OPEC logosu
OPEC logosu
TT

OPEC+, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasından bu yana üçüncü üretim artışını onayladı

OPEC logosu
OPEC logosu

OPEC+ ittifakına üye yedi ülke, önümüzdeki haziran ayında petrol üretimini günlük 188 bin varil artırma kararı aldı. Bu adım, üst üste üçüncü aylık üretim artışı olarak kaydedildi.

Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Cezayir, Kazakistan, Rusya ve Umman'dan oluşan bu yedi ülke, piyasa istikrarına olan bağlılıklarını yineledi.

OPEC tarafından yapılan açıklamada, Nisan 2023’te duyurulan ek gönüllü üretim kesintilerinin, piyasa koşullarına bağlı olarak kademeli şekilde kısmen ya da tamamen geri alınabileceği belirtildi. Açıklamada ayrıca, söz konusu ülkelerin piyasa gelişmelerini yakından izlemeyi sürdüreceği ifade edildi.

Piyasa istikrarını destekleme çabaları kapsamında, yedi ülke temkinli bir yaklaşım benimsemenin önemini vurgulayarak, üretim ayarlamalarını artırma, durdurma ya da geri çekme konusunda tam esnekliğin korunacağını bildirdi. Bu kapsamda, Kasım 2023’te duyurulan önceki gönüllü kesintilerin de geri alınabileceğine işaret edildi.

Ayrıca söz konusu adımın, üretim fazlasının telafi edilmesi sürecini hızlandırma imkânı sağlayacağı belirtildi.

Ülkeler, iş birliği bildirgesine tam uyum konusundaki ortak taahhütlerini yinelerken, üretim düzenlemelerinin Ortak Bakanlar İzleme Komitesi tarafından denetleneceğini vurguladı. Ocak 2024’ten bu yana oluşan üretim fazlasının tamamen telafi edilmesi hedefi de yeniden teyit edildi.

OPEC+ üyesi yedi ülkenin bir sonraki toplantısının 7 Haziran 2026’da yapılacağı bildirildi.