İran silahları, sebze kamyonlarıyla Suriye’ye sokuldu

Esed güçlerinin Ebu Kemal’de ‘uzlaşı’ merkezleri açması engellendi.

Suriye’nin doğusundaki Deyr-i Zor’da bulunan İran yanlısı milislerin arşiv fotoğrafı (SOHR)
Suriye’nin doğusundaki Deyr-i Zor’da bulunan İran yanlısı milislerin arşiv fotoğrafı (SOHR)
TT

İran silahları, sebze kamyonlarıyla Suriye’ye sokuldu

Suriye’nin doğusundaki Deyr-i Zor’da bulunan İran yanlısı milislerin arşiv fotoğrafı (SOHR)
Suriye’nin doğusundaki Deyr-i Zor’da bulunan İran yanlısı milislerin arşiv fotoğrafı (SOHR)

Irak topraklarından gelen, sebze kamyonlarına yüklü silah ve mühimmat sevkiyatı Suriye topraklarına girdi. ‘Fırat’ın batısındaki İran başkenti’ el-Meyadin şehrine yönelen kamyonlar, Şibli arkeoloji alanındaki depolara boşaltıldı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), sebze kamyonlarındaki silah sevkiyatının ABD veya İsrail tarafından ‘hedef alınma korkusuyla’ yapıldığını belirtti.
6 Ekim’de de Irak’tan Suriye’ye bir silah sevkiyatı yapıldı. Kamyonlar, İran bağlantılı milislerin kullandığı yasadışı geçişler aracılığıyla gece geç saatlerde Suriye’ye girdi. Sevkiyat, Deyr-i Zor’un doğu kırsalındaki el-Meyadin’e ve oradan da şehrin eteklerindeki antik ‘Rahba Kalesi’ne yönlendirilirken, kaledeki tünellerden birine saklandı. Kaynaklar, SOHR’a sevkiyatın İran’a ait kısa menzilli füzeleri ve füze fırlatıcıları içerdiğini söyledi.
Eye of the Euphrates (Aynu’l Fırat Şebekesi), 5 Aralık’ta yaptığı açıklamada, İran Devrim Muhafızları’nın son saatlerde, iki taraf arasında olağanüstü hallerde tek bir frekans sağlamak için, Humus’un doğu kırsalındaki bölgelerde Suriye rejim güçleriyle paylaşılan radyo frekanslarını iptal ettiğini belirtti.
Şebekeye göre özel bir askeri kaynak, kararın, Humus’un doğusundaki T-4 askeri havaalanında Devrim Muhafızları liderliğinin talebi üzerine, gerekçesi açıklanmadan alındığını söyledi. Kaynak, “Karar göre milisler, sinyal merkezlerinde yeni frekanslar oluşturmaya ve Suriye rejim güçleriyle ortak bir frekans kullanmaya devam ediyor” dedi.
Şebekeye konuşan askeri kaynak, Suriye rejim güçleri ile İran Devrim Muhafızları arasında 5 askeri, 1 lojistik ve 1tıbbi olmak üzere 7 açık frekansın tespit edilmesinin ardından bu yeni değişiklik hakkında ise bir gerekçe sunmadı. Rus kuvvetlerinin, Devrim Muhafızları ile ‘Suriye rejimi ile ortak acil durum frekansı üzerinden’ iletişim kurduğu biliniyor.
Suriye rejiminin İranlı milislerle ilişkisi artan bir gerginliğe tanık oluyor. Öyle ki aktivistler, Deyr-i Zor’un doğusundaki Ebu Kemal şehrinde İran yanlısı milislerden sorumlu bir yetkilinin, bugün başlaması planlanan ‘uzlaşı’ faaliyetlerinin uygulanması için rejim güçlerine salon sağlamayı, sebebi belirtilmeksizin reddettiğini belirtti. SOHR’a göre bu durum, rejim güçlerini bugünkü göreve hazırlık olarak Deyr-i Zor şehrinin girişindeki bir garajın yanında çadırlar kurmaya sevk etti.
29 Kasım’da rejim istihbaratının talep ettiği Deyr-i Zor kırsalındaki Meyadin kentinde bulunan Uzlaşı Merkezi’nde binden fazla kişi ‘uzlaşmayı’ kabul etmişti. İnsan hakları kaynaklarına göre, çoğunluğu muhalif grupların eski üyeleri, rejim güçlerinden ayrılanlar ve silah ticareti ve terör suçundan arananlar olmak üzere, Deyr-i Zor kırsalındaki farklı bölgelerden bin 50 kişi, istihbarat birimleri tarafından geçen ay açılan merkezde ‘uzlaşı’ sağladı.
Meyadin şehrindeki en-Nehr Caddesi, ‘uzlaşı’ merkezinin önündeki aşırı kalabalık nedeniyle geçişlere kapatıldı. El-Meyadin şehrindeki Kırsal Kalkınma Merkezi ve en-Nehr Caddesi yakınlarında rejim üyeleri tarafından güvenlik alarmı verildi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.