Suudi Arabistan Veliaht Prensi Umman’da

Suudi Arabistan ve Umman arasındaki ortaklığı güçlendirecek 13 anlaşma imzalandı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Maskat’ta Ummanlı yetkililerle el sıkışırken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Maskat’ta Ummanlı yetkililerle el sıkışırken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Umman’da

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Maskat’ta Ummanlı yetkililerle el sıkışırken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Maskat’ta Ummanlı yetkililerle el sıkışırken (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Muhammed bin Selman, dün akşam Umman’ın başkenti Maskat’a giderek Körfez turuna başladı.
Veliaht Prens, Umman’ın ardından Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Kuveyt’i ziyaret edecek.
Umman Sultanı Heysem bin Tarık ve çok sayıda üst düzey yetkili, Veliaht Prensi Özel Kraliyet Havaalanı’nda karşıladı.
Veliaht Prens’in Umman’a ilk resmi ziyareti, iki ülke arasındaki köklü ilişkileri güçlendirme yollarını tartışma amacı taşıyor.
Muhammed bin Selman, Maskat ziyaretinde Irak’taki gelişmeler, Suriye ve Libya’daki durum ve Filistin meselesinin yanı sıra İran’ın nükleer ve füze programı başta olmak üzere Körfez güvenlik konularını ve Yemen krizinin çözümünü tartışacak.
Umman resmi ajansı ONA’da dün yer alan haberde, Veliaht Prens’in Umman ziyaretinde, iki kardeş ülkenin çıkarlarına hizmet etmek ve iki halkın daha müreffeh bir gelecek umutlarını gerçekleştirmek için ilişki ve işbirliğini güçlendirme konusunun ele alınacağı ifade edildi.
Haberde, Riyad ve Maskat’ın, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ve üye ülkeler arasında stratejik ortaklıklar geliştirme, askeri entegrasyonu güçlendirme ve KİK’in bölgesel ve uluslararası rolünü güçlendirmek için çalıştıklarına dikkat çekildi.
Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Ocak 2020’de iktidara gelmesinin ardından ilk yurt dışı ziyaretini Suudi Arabistan’a yaptı.
Ziyaret, Suudi Arabistan-Umman Koordinasyon Konseyi’nin kurulmasıyla sonuçlandı ve iki kardeş ülke arasında başta ekonomi olmak üzere çeşitli alanlarda işbirliği için daha geniş ufuklar açtı.
Suudi Arabistan-Umman Koordinasyon Konseyi’nin kurulması, iki ülke arasındaki ilişkilerin derinleştirilmesi için ortak bir vizyon oluşturulmasına ve her alanda entegrasyon düzeyine yükseltilmesine katkıda bulunacak. Bununla birlikte Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu ve Umman’ın 2040 Vizyonu’na ulaşmasına katkıda bulunacak.
Veliaht Prens’in Umman ziyaretiyle bağlantılı olarak, başkent Maskat, dün iki ülke arasındaki ticari ortaklığı geliştiren bir dizi ekonomik anlaşmanın imzalanmasına tanık oldu.
Umman-Suudi Arabistan İş Forumu toplantılarında enerji, su ve lojistik projelerini içeren anlaşmalar yapıldı.
Veliaht Prens’in ziyareti, Dukm’daki Özel Ekonomik Bölge’de bir sanayi bölgesi kurma projesine yapılan yatırımlar ve enerji alanında işbirliği dahil olmak üzere bir dizi ortak girişimi başlatacak.
Ziyaret Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Maskat ziyareti, gıda güvenliği alanındaki ortaklığın ve Umman ile Suudi Arabistan arasında 800 kilometre uzunluğundaki ilk doğrudan kara sınır kapısı olan Rubu’l Hali’nin açılmasının tartışılmasını da içeriyor. Kapının açılması, Suudi Arabistan ve Umman mallarının dünyaya ihracatını kolaylaştıracak.

13 anlaşma imzalandı
Umman ve Suudi Arabistan, dün milyarlarca dolarlık yatırım projelerinde ortak çalışmalarını öngören 13 anlaşma imzaladı.
Umman Yatırım Otoritesi’ne (OIA) ait firmalar tarafından Suudi mevkidaşlarıyla imzalanan anlaşmalar, petrol ve enerji sektörleri, petrokimya endüstrileri, denizcilik ve kara lojistiği, madencilik, gayrimenkul projeleri ve gıda endüstrilerini (karides yetiştiriciliği) içeriyor.
Bu anlaşmalar, Umman limanlarının dünyaya Suudi petrol ve petrol dışı ihracatı için bir limana dönüştürülmesini destekleyecek.
Saudi Aramco Trading Company ile Oman Oil Company arasında yapılan anlaşma, Dukm Rafinerisine petrol ürünleri tedarik etmek, rafineriden petrol türevleri satın almak, Aramco’nun petrol ve petrokimya ürünlerini Dukm ve Raas Merkez’de depolamanın uygunluğunu değerlendirmeyi öngörüyor.
Suudi Arabistan Temel Endüstriler Şirketi (SABIC) ile Umman Petrol Şirketi arasında Dukm’da ortak bir petrokimya kompleksinin kurulmasını incelemek için başka bir anlaşma daha imzalandı.
Umman Uluslararası Lojistik Grubu (ASYAD), kuru havuz ve lojistik hizmetleri alanında Suudi Arabistan Denizcilik Şirketi ile mutabakat zaptı imzaladı.
Umman pazarına yatırım yapan en önemli Suudi şirketlerinden biri olan Saudi ACWA Power Company ile Oman Oil Company ve Air Products arasında, Salalah Serbest Bölgesi’nde (SFZ) projeler uygulanmasını içeren dev bir anlaşma imzalandı.
Umman Madencilik Şirketi, madencilik sektöründeki arama fırsatlarını değerlendirmek için Suudi Madencilik Şirketi ile bir mutabakat zaptı imzaladı.
Maskat Menkul Kıymetler Borsası (MSX), Suudi Arabistan Tadawul Menkul Kıymetler Borsası arasında işbirliği anlaşması imzalandı.
Suudi Arabistan merkezli Dar Al Arkan Gayrimenkul Geliştirme Şirketi ve Umman merkezli Omran şirketi, 3,5 milyon metrekarelik bir alanda konut, otel ve konaklama birimlerini içeren lüks ve farklı bir kapalı kompleks projesi başlatmayı öngören bir mutabakat zaptı imzaladı.
Öte yandan, Suudi Arabistan’ın Maskat Büyükelçisi Abdullah el-Enezi, Veliaht Prens’in Umman ziyaretinin iki ülke arasındaki tarihi ilişkilerin derinliğinin bir göstergesi olduğunu dile getirdi.
Enezi ziyarete ilişkin açıklamasında, “Veliaht Prens’in Umman ziyareti ve Sultan Heysem bin Tarık ile görüşmesi, iki kardeş ülke arasındaki işbirliği ve koordinasyon ilişkilerini her alanda pekiştirmeye yöneliktir. Ziyaret, hedeflere ulaşmanın yanı sıra mevcut ilişkileri tüm alanlarda geliştirme arzusunu ve ekonomik işbirliğinin hızını artırma kararlılığını somutlaştırıyor. Bununla birlikte Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu ve Umman’ın 2040 Vizyonu’na ulaşmasına katkıda bulunacak” dedi.



Suudi Arabistan'dan İran'a sert tepki: "Sidr" tankerine ve bölge ülkelerine yapılan saldırıları kınadı

Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)
Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)
TT

Suudi Arabistan'dan İran'a sert tepki: "Sidr" tankerine ve bölge ülkelerine yapılan saldırıları kınadı

Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)
Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)

Suudi Arabistan, bugün İran tarafından Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sırasında Suudi Arabistan'a ait Sidr tankerinin hedef alınmasını ve saldırıda mürettebatın hayatını kaybetmesini kınadı. Riyad, gerilimin durdurulması ve uluslararası deniz taşımacılığının güvenliği ile emniyetine saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İran'ın Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik saldırılarının da kınandığı belirtildi. Açıklamada, Riyad'ın söz konusu üç ülkeyle tam dayanışma içinde olduğu ve ülkelerin güvenlik ve egemenliklerini her türlü tehdide karşı korumak amacıyla attıkları adımları desteklediği ifade edildi.

Suudi Arabistan, gerilimin düşürülmesi, uluslararası deniz taşımacılığının güvenliği ile küresel enerji arzının emniyetinin yanı sıra iyi komşuluk ilkelerine, devletlerin egemenliğine, Birleşmiş Milletler Şartı'na ve uluslararası hukuk ile teamüllere saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Riyad ayrıca tüm taraflara gerilimi yatıştırma, tırmanışı durdurma ve uluslararası hukuka uyma çağrısı yaparak müzakerelere ve barışçıl çözüm yollarına dönülmesini istedi.

Körfez ve Arap ülkelerinden kınamalar

Öte yandan Körfez ve Arap ülkelerinden, bugün erken saatlerde İran tarafından Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün'e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarına yönelik kınamalar art arda geldi. Açıklamalarda gerilimin durdurulması ve diplomasiye dönülmesi çağrıları öne çıktı.

Kuveyt, İran'ın ülke genelindeki bazı noktaları, aralarında bir konut kompleksinin de bulunduğu bölgeleri füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alan saldırılarını şiddetle kınadı ve saldırıları egemenliğinin açık bir ihlali, güvenlik ve istikrarına yönelik bir tehdit olarak nitelendirdi.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, saldırıların devam etmesinin uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın ağır şekilde ihlal edilmesi anlamına geldiğini belirtti. Bakanlık ayrıca saldırıların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına aykırı olduğunu ve bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden, gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik çabaları baltalayan tehlikeli bir tırmanış oluşturduğunu kaydetti.

Kuveyt, egemenliğini korumak, güvenliğini ve çıkarlarını güvence altına almak, ülkesindeki vatandaşlar ile yabancıların güvenliğini sağlamak amacıyla uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli tüm tedbirleri alma hakkını bir kez daha teyit etti.

Katar da İran'ın Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt topraklarına yönelik saldırılarının yeniden başlamasını “en güçlü ifadelerle” kınadı. Doha, saldırıları üç ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali, uluslararası hukuk, Birleşmiş Milletler Şartı ve iyi komşuluk ilkelerine aykırı bir eylem olarak değerlendirdi.

Katar Dışişleri Bakanlığı, saldırıların ve bunların yol açacağı sonuçların tüm hukuki sorumluluğunu İran'a yükledi. Bakanlık, hedef alınan ülkelerle tam dayanışma içinde olduklarını ve bu ülkelerin egemenlik ve güvenliklerini korumak amacıyla attıkları meşru adımları desteklediklerini bildirdi.

Katar, bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden askeri faaliyetlerin ve saldırıların derhal ve tamamen durdurulması, gerilimin daha geniş bir alana yayılmaması, diyaloğa ve müzakerelere dönülmesi ve diplomatik çabalarla varılan mutabakatlara bağlı kalınması çağrısında bulundu.

Mısır'dan itidal çağrısı

Kahire ise  İran'ın Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını sert şekilde kınadı. Mısır, saldırıların üç ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğunu ve bölgenin güvenliği, istikrarı ve halkların güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı, Kahire'nin üç Arap ülkesiyle tam dayanışma içinde olduğunu ve bu ülkelerin güvenlik ve egemenliklerine yönelik her türlü saldırıyı reddettiğini açıkladı. Bakanlık, yeniden başlayan çatışmaların devletlerin güvenliği ve uluslararası deniz taşımacılığının serbestisi açısından doğurabileceği sonuçlar konusunda daha önce defalarca uyarıda bulunulduğunu hatırlattı.

Mısır, askeri gerilimin derhal durdurulması, tarafların azami itidal göstermesi, uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilkelerine uyulması ve devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Kahire ayrıca diyalog ve diplomasi kanallarının önceliklendirilmesini istedi.

Arap İçişleri Bakanları Konseyi'nden kınama

Arap İçişleri Bakanları Konseyi Genel Sekreterliği de İran'ın Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt'e balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla düzenlediği saldırıları kınadı. Açıklamada, saldırıların uluslararası hukuk ile iyi komşuluk ilkelerinin açık bir ihlali olduğu ifade edildi.

Genel Sekreterlik, saldırıların İran'ın bölgenin güvenlik ve istikrarını bozma ve uluslararası güvenlik ile barışı tehdit etme yönündeki “süregelen düşmanca politikasının” devamı olduğunu kaydetti.

Açıklamada, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt'in yanı sıra tüm Arap ülkeleriyle tam dayanışma içinde olunduğu ve söz konusu ülkelerin güvenliklerini, egemenliklerini, toprak bütünlüklerini, vatandaşlarını ve ülkelerinde yaşayanları korumak amacıyla aldıkları tüm tedbirlerin desteklendiği bildirildi.


Suudi Ulusal Deniz Taşımacılığı Şirketi "Bahri", "Sidr" adlı tankerin Hürmüz Boğazı'ndaki kazasında Filipin uyruklu iki denizcinin hayatını kaybettiğini açıkladı

Umman’ın Müsendem vilayetinden görünümüyle Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler (Reuters)
Umman’ın Müsendem vilayetinden görünümüyle Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler (Reuters)
TT

Suudi Ulusal Deniz Taşımacılığı Şirketi "Bahri", "Sidr" adlı tankerin Hürmüz Boğazı'ndaki kazasında Filipin uyruklu iki denizcinin hayatını kaybettiğini açıkladı

Umman’ın Müsendem vilayetinden görünümüyle Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler (Reuters)
Umman’ın Müsendem vilayetinden görünümüyle Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler (Reuters)

Suudi Arabistan Ulusal Deniz Taşımacılığı Şirketi (Bahri), filosunda bulunan Sidr adlı tankerin 31 Ağustos'ta Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sırasında bir güvenlik olayına maruz kaldığını ve Filipin uyruklu iki mürettebatın hayatını kaybettiğini açıkladı.

Şirket tarafından yapılan açıklamada, gemiyle sürekli iletişim halinde olunduğu, olayın gelişiminin takip edildiği, ilgili kurumlar ve diğer taraflarla koordinasyonun sürdürüldüğü belirtildi.

Bahri, mürettebatın güvenliği, deniz çevresinin korunması ve gemilerin güvenli şekilde işletilmesinin şirketin öncelikleri arasında olduğunu vurguladı.

Hürmüz Boğazı'ndan geçen deniz trafiğinin artan güvenlik riskleri ve aksaklıklarla karşı karşıya olduğu bir dönemde yaşanan olayla ilgili gelişmelerin yakından takip edildiği kaydedildi.

Suudi Arabistan'a ait Sidr tankeri, denizcilik kaynaklarının aktardığına göre, Hürmüz Boğazı yakınlarından geçiş sırasında kısa aralıklarla meydana gelen iki faklı olaydan etkilenen iki tankerden biri oldu.


Teröre Karşı İslam İttifakı ve Birleşik Krallık, terörle mücadele ortaklığını güçlendirme yolunda

Görüşmelerde, Teröre Karşı İslam İttifakı ile ilgili İngiliz makamları arasında diyaloğun sürdürülmesi ve deneyimlerin paylaşılmasının önemi vurgulandı (SPA)
Görüşmelerde, Teröre Karşı İslam İttifakı ile ilgili İngiliz makamları arasında diyaloğun sürdürülmesi ve deneyimlerin paylaşılmasının önemi vurgulandı (SPA)
TT

Teröre Karşı İslam İttifakı ve Birleşik Krallık, terörle mücadele ortaklığını güçlendirme yolunda

Görüşmelerde, Teröre Karşı İslam İttifakı ile ilgili İngiliz makamları arasında diyaloğun sürdürülmesi ve deneyimlerin paylaşılmasının önemi vurgulandı (SPA)
Görüşmelerde, Teröre Karşı İslam İttifakı ile ilgili İngiliz makamları arasında diyaloğun sürdürülmesi ve deneyimlerin paylaşılmasının önemi vurgulandı (SPA)

Teröre Karşı İslam İttifakı (IMCTC) Genel Sekreteri Korgeneral Pilot Muhammed bin Said el-Mugidi, Londra'da İngiltere'nin İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarından yetkililerle, terörizm ve radikalizmle mücadelede iş birliğinin güçlendirilmesi, dijital alandaki artan tehditlerle yüzleşilmesi, devletlerin terör örgütleriyle mücadele kapasitelerinin desteklenmesi ve toplumların fikri olarak bağışıklık kazanması konularını ele alan üst düzey görüşmeler gerçekleştirdi.

Tuğgeneral Mugidi, İngiltere İçişleri Bakanlığı Terörle Mücadele Müdürlüğü Genel Müdürü Jemima Murray ile bir araya geldi. Görüşmede internet üzerinden aşırılık tehlikesinin büyümesi ve aşırılık yanlısı grup ve örgütlerin kendi söylemlerini yaymak, bireyleri kazanmak, fikir ve kanaatleri etkilemek için sömürdüğü dijital ortamda yaşanan hızlı dönüşümler ele alındı.

Görüşmede, bu tehditlerle yüzleşmek için önleyici araçların geliştirilmesinin, toplumsal bilincin artırılmasının, aşırılığın önlenmesi alanında ulusal kapasitelerin oluşturulmasının önemi vurgulandı. Aynı zamanda sadece güvenlik ve askeri mücadeleyle sınırlı kalmayıp fikri aşırılığın köklerine hitap eden kapsamlı yaklaşımların benimsenmesi, toplumların bağışıklık kazanmasına ve itidal ile hoşgörü değerlerinin güçlendirilmesine katkı sağlanması gerektiği teyit edildi.

efrgthyju
IMCTC Genel Sekreteri Korgeneral Pilot Muhammed bin Said el-Mugidi, Londra’da dijital ortamda yaşanan ve radikal gruplar ile örgütlerin kendi söylemlerini yaymak için kullandıkları hızlı dönüşümleri ele aldı (SPA)

IMCTC Genel Sekreteri Korgeneral Pilot Mugidi, Londra ziyareti sırasında, Birleşik Krallık Dışişleri, Milletler Topluluğu ve Kalkınma Bakanlığı'ndan (FCDO), Ulusal Güvenlik ve Ekonomik Güvenlik Ulusal Müdürlüğü Direktörü Thomas Parry ve DEAŞ ile Mücadele Hücresi Başkanı Martin Worrall'ın yer aldığı üst düzey bir heyetle de bir araya geldi.

Görüşmede, bölgesel ve uluslararası düzeydeki terör tehditlerinin gelişmeleri, başta DEAŞ örgütü olmak üzere grup ve örgütlerle mücadeleyle ilgili zorlukların yanı sıra, eğitim, tecrübe ve bilgi alışverişi alanlarında koordinasyon ve iş birliğini güçlendirmenin yolları ve devletlerin terörizm ve aşırılıkla mücadele kapasitelerini geliştirme çabalarını destekleme konuları ele alındı.

Korgeneral Pilot Mugidi, her iki görüşme sırasında IMCTC’nin çalışma alanlarını, üye devletleri desteklemek ve ihtiyaçlarına ve karşılaştıkları zorluklara göre kapasitelerini artırmak için yürüttüğü özel program ve girişimleri gözden geçirdi; özellikle aşırılık yanlısı örgütlerin yöntemlerinin gelişmesi ve dijital teknolojileri ve platformları işe alım ile aşırılık yanlısı ideolojileri yaymada kullanımının genişlemesi çerçevesinde, uluslararası ortaklıkların ve terörizmle mücadelede çabaların bütünleşmesinin önemini vurguladı.

Öte yandan Jemima Murray, Koalisyonun çalışma alanlarını ve üye devletlere sunduğu desteği överek, özellikle entelektüel alandaki çabalarını ve terörizmin finansmanıyla mücadelesini takdir etti ve bu çabaların, terörizmin kökenlerini ele almada, kaynaklarını kurutmada ve aşırılık yanlısı düşüncenin yayılmasını sınırlamadaki önemine vurgu yaptı.

Görüşmelerde, IMCTC ile ilgili İngiliz makamları arasında diyalog ve tecrübe ve deneyim alışverişine devam edilmesinin önemi teyit edildi ve uluslararası çabaların terörizm ve aşırılıkla mücadeledeki etkinliğini artıracak, toplumların ve devletlerin geleneksel ve ortaya çıkan tehditlerle başa çıkma kapasitesini yükseltecek yeni iş birliği ufukları keşfedildi.

Bu görüşmeler, IMCTC’nin uluslararası ortaklıklarını genişletme ve terörizmle mücadeleden sorumlu kurum ve kuruluşlarla iş birliğini güçlendirme çabaları çerçevesinde gerçekleşirken, üye devletleri destekleme, kapasitelerini geliştirme ve bölgesel ve uluslararası düzeyde güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkıda bulunma misyonunu destekliyor.