Suudi Aramco, BlackRock liderliğindeki küresel konsorsiyumla 15.5 milyar dolarlık doğalgaz boru hattı anlaşması imzaladı

Saudi Aramco’ya ait bir tesis (Şarku’l Avsat)
Saudi Aramco’ya ait bir tesis (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Aramco, BlackRock liderliğindeki küresel konsorsiyumla 15.5 milyar dolarlık doğalgaz boru hattı anlaşması imzaladı

Saudi Aramco’ya ait bir tesis (Şarku’l Avsat)
Saudi Aramco’ya ait bir tesis (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan milli petrol şirketi Saudi Aramco, varlık yönetim şirketi BlackRock ve Hassana Yatırım Şirketi liderliğindeki bir konsorsiyum ile doğalgaz boru hattı ağını içeren 15.5 milyar dolarlık bir kiralama anlaşması imzaladı.
En büyük enerji altyapısı anlaşmalarından biri olarak kabul edilen anlaşma, Aramco’nun varlık iyileştirme programında önemli bir ilerlemeyi temsil ediyor.
Doğalgaz boru hattı anlaşmasının tamamlanmasının ardından, Saudi Aramco yaklaşık 15.5 milyar dolar gelir elde edecek ve bilançosunu daha da güçlendirecek.
İşlem, şirketin çeşitlendirilmiş varlık tabanında ek değer yaratacak, dünya çapında çeşitli yatırımcıların ilgisini çekecek ve cazip yatırım fırsatlarını vurgulayacak.
Anlaşmanın bir parçası olarak, yeni kurulan Aramco Gaz Tedarik Şirketi, Suudi Aramco’nun gaz boru hattı şebekesindeki kullanım haklarını 20 yıllığına kiralayacak ve geri kiralayacak.
Buna karşılık, Aramco Gaz Tedarik Şirketi, şebeke üzerinden akan gaz ürünleri için Saudi Aramco’dan bir tarife alacak.
Saudi Aramco, Aramco Gaz Tedarik Şirketi’ndeki yüzde 51 çoğunluk hissesini elinde tutacak ve yüzde 49 hissesini BlackRock ve Hasana Yatırım Şirketi tarafından yönetilen yatırımcılara satacak.
Saudi Aramco, boru hattı ağının tam mülkiyetini elinde tutacak ve üzerinde tam operasyonel kontrol sağlayacak ve bu işlem, üretim miktarları açısından şirkete herhangi bir kısıtlama getirmeyecek.
Suudi Aramco Başkanı ve CEO’su Amin bin Hasan en-Naser anlaşmaya dair şu açıklamayı yaptı;
“Bu anlaşma, Suudi Aramco’nun gaz alanında daha büyük ve daha güçlü bir iş sistemi geliştirme stratejisinin ana unsurlarından biridir. Bugün, bu tarihi boru hattı ağı yatırım anlaşması, Saudi Aramco’nun iş portföyünü geliştirmek için bir yıl önce başlattığı başarılı programını destekleyen bir kilometre taşıdır. Önümüzdeki 20-30 yıl içinde daha sürdürülebilir bir enerji geleceğinde doğalgazın önemli bir rol oynaması beklenirken, ortaklarımız birinci sınıf bir gaz altyapısı varlığına bağlı bir anlaşmadan faydalanacaklar.”
BlackRock Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Larry Fink ise, “BlackRock, Suudi Arabistan’ın altyapısı için bu dönüm noktası niteliğindeki anlaşmayla, Saudi Aramco ve Hassana ile çalışmaktan memnuniyet duyuyor. Aramco ve Suudi Arabistan, Suudi ekonomisini yenilenebilir kaynaklara, temiz hidrojene ve net sıfır karbon geleceğe dönüştürmek için anlamlı, ileriye dönük adımlar atıyor. Sorumlu bir şekilde yönetilen doğal gaz altyapısının bu dönüşümde önemli bir rol oynadığına şüphe yok” diye konuştu.
Hassana Yatırım Şirketi CEO’su Saad el-Fadli de, “Hassana, bu tarihi anlaşma ve onunla bağlantılı dünya çapındaki varlıkların bir parçası olmaktan memnuniyet duymaktadır” diye konuştu.
Doğalgaz boru hattı anlaşmasının, gerekli kontrollere ek olarak ilgili onay ve izinlerin alınmasına bağlı olarak yakında tamamlanması bekleniyor.



3 petrol tankeri, izleme cihazlarının devre dışı bırakılmasının ardından Hürmüz Boğazı’ndan ayrıldı

Birleşik Arap Emirlikleri menşeli ham petrol yüklü Odessa tankeri, 8 Mayıs 2026 tarihinde izleme cihazını kapatarak Hürmüz Boğazı’nı geçtikten sonra Susan limanına ulaştı. (Reuters)
Birleşik Arap Emirlikleri menşeli ham petrol yüklü Odessa tankeri, 8 Mayıs 2026 tarihinde izleme cihazını kapatarak Hürmüz Boğazı’nı geçtikten sonra Susan limanına ulaştı. (Reuters)
TT

3 petrol tankeri, izleme cihazlarının devre dışı bırakılmasının ardından Hürmüz Boğazı’ndan ayrıldı

Birleşik Arap Emirlikleri menşeli ham petrol yüklü Odessa tankeri, 8 Mayıs 2026 tarihinde izleme cihazını kapatarak Hürmüz Boğazı’nı geçtikten sonra Susan limanına ulaştı. (Reuters)
Birleşik Arap Emirlikleri menşeli ham petrol yüklü Odessa tankeri, 8 Mayıs 2026 tarihinde izleme cihazını kapatarak Hürmüz Boğazı’nı geçtikten sonra Susan limanına ulaştı. (Reuters)

Kpler ve Londra Borsası Grubu verileri, üç petrol tankerinin geçen hafta İran saldırılarından kaçınmak amacıyla takip sistemlerini kapatarak Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini ortaya koydu. Veriler, Ortadoğu’dan petrol ihracatını sürdürme eğiliminin güç kazandığına işaret etti.

Buna göre, her biri iki milyon varil Irak petrolü taşıyan Agios Fanourios I ve Kiara M adlı iki süper tanker dün boğazı geçti.

Veriler, Agios Fanourios I tankerinin yükünü 26 Mayıs’ta Vietnam’daki Nghi Son Rafinerisi ve Petrokimya Kompleksi’nde boşaltmak üzere yola çıktığını gösterdi. Tankerin, 17 Nisan’da Basra Medium ham petrolünü yüklemesinin ardından daha önce en az iki kez boğazdan geçme girişiminde başarısız olduğu belirtildi.

Kpler verilerine göre Kiara M tankeri ise dün Körfez’den ayrılırken takip sistemini devre dışı bıraktı. San Marino bayrağı taşıyan ve iki milyon varil Irak ham petrolü yüklenen tankerin nihai varış noktası henüz netlik kazanmadı. Tankerin Şanghay merkezli bir şirket tarafından işletildiği ve Marshall Adaları’nda kayıtlı bir kuruluşa ait olduğu ifade edildi.

Kpler ayrıca, Basra Energy adlı süper tankerin 1 Mayıs’ta Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi’ne (ADNOC) ait Zirku Limanı’ndan iki milyon varil Upper Zakum ham petrolü yüklediğini ve 6 Mayıs’ta Hürmüz Boğazı’ndan ayrıldığını bildirdi. Panama bayraklı tankerin yükünü 8 Mayıs’ta el-Füceyre’deki petrol terminalinde boşalttığı kaydedildi.

Söz konusu tankeri kiralayan şirketin kimliği henüz açıklanmazken, geminin Sinokor denizcilik şirketine ait olduğu ve aynı şirket tarafından işletildiği belirtildi.

ADNOC’tan petrol satın alan müşterilerin, Ortadoğu’daki kriz nedeniyle Körfez’de bekleyen petrol sevkiyatlarını hızlandırmak amacıyla son dönemde Hürmüz Boğazı üzerinden çok sayıda petrol tankeri sevk ettiği ifade edildi.


Artan jeopolitik gerilimler petrol fiyatlarını yükseltiyor... Brent petrolü 105 doları aştı

Birleşik Arap Emirlikleri ham petrolü yüklü bir tanker, Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Güney Kore'nin Sosan kentindeki Daesan limanı sularını geçiyor (Reuters)
Birleşik Arap Emirlikleri ham petrolü yüklü bir tanker, Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Güney Kore'nin Sosan kentindeki Daesan limanı sularını geçiyor (Reuters)
TT

Artan jeopolitik gerilimler petrol fiyatlarını yükseltiyor... Brent petrolü 105 doları aştı

Birleşik Arap Emirlikleri ham petrolü yüklü bir tanker, Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Güney Kore'nin Sosan kentindeki Daesan limanı sularını geçiyor (Reuters)
Birleşik Arap Emirlikleri ham petrolü yüklü bir tanker, Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Güney Kore'nin Sosan kentindeki Daesan limanı sularını geçiyor (Reuters)

ABD ile İran arasında on haftadır devam eden çatışmanın sona ereceğine dair umutların azalmasıyla, bugün erken işlemlerde petrol fiyatları varil başına yaklaşık 4 dolar yükseldi. Bu artış, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın barış önerisine verdiği yanıtı "kabul edilemez" olarak nitelendirip reddetmesinin ardından geldi. Bu gelişme, küresel enerji arzı güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı.

Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 4,3 değer kazanarak 105,47 dolara yükselirken, ABD ham petrolü (WTI) yüzde 4,7 artışla 99,92 dolar seviyesine ulaştı. Fiyatlardaki bu artış, deniz trafiğinde büyük aksamaların yaşandığı kritik geçiş noktası Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmaya devam etmesinden duyulan derin endişeyi yansıtıyor.

Aramco yavaş iyileşme konusunda uyardı

Konuyla ilgili bir uyarı da Suudi Arabistan Aramco CEO'su Emin Nasır’dan geldi. Nasır, çatışmalar nedeniyle petrol piyasasının son iki ayda yaklaşık 1 milyar varil kaybettiğini belirtti. Arz akışı yeniden başlasa bile, tedarik zincirlerinde meydana gelen hasar ve aksaklıkların boyutu nedeniyle enerji piyasalarında istikrarın sağlanmasının uzun zaman alacağını vurguladı.

Gözler Pekin zirvesinde

Küresel piyasalar, Başkan Trump’ın çarşamba günü Pekin’e yapacağı ziyarete kilitlenmiş durumda. İran krizinin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapılacak görüşmelerin ana gündem maddesi olması bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre analistler, Çin'in taraflara kapsamlı bir ateşkes ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğinin sağlanması yönünde baskı yapabileceğini öngörüyor. Bu durumun, yükselen enerji maliyetlerinin tetiklediği enflasyonist baskıları hafifletebileceği değerlendiriliyor.

Tehditlere karşı "hayalet" navigasyon taktikleri

Saha operasyonlarında ise sevkiyat verileri, geçtiğimiz hafta iki petrol tankerinin olası saldırılardan kaçınmak amacıyla takip cihazlarını kapatarak Hürmüz Boğazı'ndan ayrıldığını gösterdi. Bu adım, nakliye şirketlerinin güvenlik belirsizliği ortamında Ortadoğu ham petrol ihracatını sürdürebilmek için giderek daha fazla ihtiyati taktiklere başvurduğunu kanıtlıyor.


Boeing: Suudi Arabistan’ı havacılık ve turizm alanında küresel merkez haline getirmek için stratejik bir ortaklık kuruyoruz

(foto altı) Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Havayolları’na ait Boeing 787-9 Dreamliner uçağı (Arşiv – Riyad)
(foto altı) Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Havayolları’na ait Boeing 787-9 Dreamliner uçağı (Arşiv – Riyad)
TT

Boeing: Suudi Arabistan’ı havacılık ve turizm alanında küresel merkez haline getirmek için stratejik bir ortaklık kuruyoruz

(foto altı) Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Havayolları’na ait Boeing 787-9 Dreamliner uçağı (Arşiv – Riyad)
(foto altı) Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Havayolları’na ait Boeing 787-9 Dreamliner uçağı (Arşiv – Riyad)

Boeing, Suudi Arabistan’daki varlığını güçlendirmeyi hedeflediğini ve bölgede büyüme için önemli fırsatlar gördüğünü açıkladı. Şirket, Suudi Arabistan ile iş birliğinin artık yalnızca uçak tedarikiyle sınırlı olmadığını, Krallık’ın havacılık ve turizm alanında küresel merkez olma hedefini destekleyen uzun vadeli bir ortaklığa dönüştüğünü belirtti.

Boeing’in Ortadoğu Satış ve Ticari Pazarlama Başkan Yardımcısı Omar Arekat yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan pazarının ABD dışındaki en önemli pazarlardan biri olduğunu ifade etti. Arekat, ülkede artan filo yenileme ihtiyacı ve hava taşımacılığı ağlarının genişlemesinin talebi yükselttiğini, bunun da Suudi pazarını şirket için stratejik bir konuma taşıdığını vurguladı.

Dönüşümü desteklemek

Arekat, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın havacılık sektöründe yürüttüğü dönüşüme destek verdiklerini ve ülkeyle uzun yıllara dayanan iş birliğinin artık daha derin ve stratejik bir aşamaya geçtiğini bildirdi. Şirket, yaklaşık 80 yılı aşan ortaklığın, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 hedeflerinin hız kazanmasıyla yeni bir evreye girdiğini ifade etti.

Açıklamada, farklı model uçakları kapsayan ve 140’tan fazla uçağı içeren siparişlerin bu büyümenin önemli bir göstergesi olduğu belirtildi. Bu siparişler arasında Boeing 787 Dreamliner ve Boeing 737-8 modellerinin yer aldığı aktarıldı. Boeing yetkilileri, söz konusu genişlemenin Suudi Arabistan’ın küresel hava bağlantılarını güçlendirdiğini ve daha düşük yakıt tüketimi ile emisyon sağlayan uçaklar sayesinde sürdürülebilirlik hedeflerini desteklediğini vurguladı.

fbgrtyn
 Boeing’in Ortadoğu Satış ve Ticari Pazarlama Başkan Yardımcısı Omar Arekat (Boeing)

Ayrıca Vizyon 2030 kapsamında havacılık sektörünün artık entegre bir stratejik sistem haline geldiği, ekonomik çeşitlendirme ve yerel içerik artırma hedefleri doğrultusunda yeniden yapılandırıldığı ifade edildi. Bu dönüşümün bakım ve onarım hizmetlerine olan talebi artırdığı, aynı zamanda havacılıkla bağlantılı yerel tedarik zincirleri ve sanayi alanlarının gelişmesine de katkı sağladığı belirtildi.

Bakım hizmetlerinin yerelleştirilmesi

Boeing, bu kapsamda yerel ortaklıklarını genişlettiğini ve bakım ile motor onarım süreçlerinin Suudi Arabistan içinde yürütülmesi yönünde adımlar attığını açıkladı. Şirket ayrıca, sektörde kullanılan alüminyum ve titanyum gibi temel malzemelerin üretimine yönelik ilk aşama imalat fırsatlarını da Suudi şirketleriyle birlikte değerlendirdiğini bildirdi. Bu adımların, sanayi alanında daha yüksek öz yeterlilik ve sürdürülebilir yerel kapasite oluşturmayı hedeflediği belirtildi.

Arekat, Boeing 787 Dreamliner uçaklarının Riyad Havayolları (Riyadh Air) filosuna teslim edilmesini, Suudi Arabistan’ın gelecekteki havacılık ağının inşasında kritik bir dönüm noktası olarak değerlendirdi. Arekat, bu uçakların uzun menzilli uçuş kapasitesi ve yüksek operasyon verimliliği sayesinde Riyad’dan farklı kıtalara doğrudan seferlerin mümkün hale geldiğini ve şehrin küresel bir havacılık merkezi olma hedefini desteklediğini ifade etti.

fd vfd
Boeing 737 model uçak (Boeing)

Arekat ayrıca, hava bağlantılarındaki genişlemenin ekonomik açıdan önemli bir kaldıraç etkisi oluşturduğunu vurguladı. Buna göre artan bağlantı ağı; turizmin canlanmasına, yatırımların çekilmesine, ticaretin kolaylaşmasına ve yolcu ile iş trafiğinin artmasıyla birlikte doğrudan ve dolaylı istihdam olanaklarının büyümesine katkı sağlıyor.

Küresel merkez

Boeing, Suudi Arabistan’ın havacılıkta küresel merkez olma hedefini hızlandıran unsurlardan biri olarak Riyad Havayolları ile kurulan ortaklığı gösterdi. Şirket, bu iş birliğinin altyapı geliştirme, nitelikli insan kaynağı temini ve düzenleyici çerçevenin güçlendirilmesi gibi bazı zorluklara rağmen stratejik önem taşıdığını belirtti. Söz konusu alanlardaki eksikliklerin, kamu ve özel sektör ile akademik kurumlar arasında daha güçlü bir iş birliği için fırsat oluşturduğu ifade edildi.

Arekat, jeopolitik gelişmelere rağmen Suudi Arabistan ve bölgedeki hava yolu talebinin güçlü bir şekilde artmaya devam ettiğini söyledi. Bu büyümenin, büyük ölçekli altyapı yatırımları ve uzun vadeli kalkınma stratejileriyle desteklendiğini, sektörün ekonomik temellerinin ise küresel dalgalanmalara rağmen sağlam kaldığını vurguladı.

Arekat ayrıca, bu ivmenin Boeing’i Suudi pazarındaki varlığını genişletmeye yönelttiğini belirtti. Şirketin, taşıma kapasitesinin artırılması ve yerel yetkinliklerin geliştirilmesine destek vererek Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda daha esnek ve çeşitlendirilmiş bir havacılık sektörü oluşmasına katkı sağlamayı amaçladığı ifade edildi.

İnsan faktörü

Boeing, yetenek geliştirme alanında insan kaynağına yapılan yatırımın şirket stratejisinin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Arekat, şirketin akademik iş birlikleri ve yerel eğitim programları aracılığıyla eğitim ve bilimsel araştırmaları desteklediğini belirtti. Ayrıca 2012 yılından bu yana toplumsal girişimlere yapılan yatırımın 60 milyon riyali aştığını ifade etti.

efvbef
Boeing, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na katıldı. (Şarku’l Avsat)

Arekat, Suudi hava yolu şirketleriyle kurulan ortaklıkların, ülkenin küresel tedarik zincirleri içindeki konumunu güçlendirmede kritik rol oynadığını söyledi. Bu kapsamda dijital çözümler, veri analitiği ve operasyonel uzmanlıkların kullanılmasıyla verimliliğin artırıldığı ve yolcu deneyiminin iyileştirildiği belirtildi. Arekat, bu çalışmaların Suudi Arabistan’ın bölgesel bir havacılık hizmetleri ve sanayi merkezi olma hedefini desteklediğini ve Vizyon 2030 doğrultusunda sektörün dönüşümüne katkı sağladığını bildirdi.