İsrailli Bedevilerin çok eşlilik formülü ‘müsakene nikahı’

İsrail’in Negev bölgesinde yaşayan Bedeviler, çok eşliliği yasaklayan yasadan kaçmak için ‘müsakene nikahı’na başvuruyor. Feminist örgütler İslam düşmanlığı ile suçlanarak farkındalık yaratmak için okullara girmeleri yasaklandı

İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)
İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)
TT

İsrailli Bedevilerin çok eşlilik formülü ‘müsakene nikahı’

İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)
İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)

Rağde Atme
Yola saçılan eşyalarını toplayan Fatıma, ağlayarak İsrail’in güneyindeki Rahat şehrindeki evine komsu sokakta yaşayan ailesinin evine koşuyor. Eşi, 30’uncu doğum gününde kutlama ve partiler yapıp hediyeler almak yerine kendi deyimiyle, ‘ayır ayarlı’ bir hediyeyle ona sürpriz yapmayı tercih ederek, bir evlilik yapıp Fatıma’dan daha genç bir gelinle evine geldi. Ortaöğrenimini tamamlamak için yıllarca uğraşan ve hukuk okumaya can atan Fatıma, bu korkunç şoka katlanamayıp, yeni evli çifte hakaretler ve tokatlar yağdırdı. Ancak dakikalar sonra kendini yolun kenarında, burnundan ve dudaklarından kan sızarken buldu. 40 yaşındaki kocası onu 15 dakika boyunca şiddet uygulayarak vücudunda morluklar oluşmasına neden oldu. Onu ve kıyafetlerini sokağa atarak ona “Bu gece benim gecem. Balayım sona erdikten sonra kendi kendine geri döneceksin” dedi.

Hapis ve para cezası
Fatıma'nın aşağılanma duygusundan dolayı yüreğini yakan hüzün, ailesinin; eşinin başka bir kadınla ilişki kurmasının ‘kendisinin hatası olduğunu’ ifade ederek boşanma fikrini kesin olarak reddetmesi üzerine bir öfkeye dönüştü. Babası, erkeklerinin çoğunluğunun çok eşli olduğu bir Bedevi kabilesinde dünyaya gelmiş ve yetişmişken, aksi nasıl düşünülebilirdi? Bu, İsrail'de çok eşliliğin 1977'den beri yasadışı olmasına rağmen gerçekleşti. Bu gelenek, yasalarca cezalandırılabilir bir suç haline getirildi. Çok eşliliğe 5 yıla kadar hapis ve para cezası uygulanıyor.
Kendisi ve ailesini korumak için soyadını paylaşmayan Fatıma, Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı açıklamada, ilk eşin ayıplama kültürü yüzünden boşanamadığını, yine aynı sebepten yeniden evlenemediğini ifade etti. Hakaret veya şiddete maruz kalabilen ilk eşin, erkeğin ona geri dönme kararı ihtimaline karşı, ulaşılabilir durumda kalması gerektiğini söyledi. Fatıma, “Bedevi toplumlarında, bir adam evlenir ve çocukları olur. Sonra başka bir eş getirmeye karar verir, ilk eşini parasız, diplomasız veya kendini ve çocuklarını geçindirmek için geçim kaynağı olmadan bırakır. Tüm suç, Bedevi kadınlarının içinde bulunduğu kötü durumu gören ve kanun yaptırımlarını katı bir güçle görmezden gelmeye son vermeyen toplumda. Bedevi kadınlar, Bedevi toplumunda yaygın olan çok eşlilikten muzdarip durumda” şeklinde konuştu.


Feminist ve insan hakları dernekleri, Bedevi toplumunda çok eşlilik olgusunu sınırlamaya öncelik veriyor (Independent Arabia)

Sahte boşanma
Çok eşliliği yasaklayan yasa, 1977 yılında kabul edilmesine rağmen Hükümetin Yargı Danışmanı’nın, yasanın uygulanmasını ve ihlal edenler için cezaların sıkılaştırılmasını gerektiren talimatlarının ardından 2017 yılında yürürlüğe girdi. İsrail Polisi ve Savcılık Ofisi temsilcileri, geçtiğimiz Mayıs ayında Adalet Bakanlığı'nda düzenlenen bir oturumda çokeşli erkeklerin, bu tür evlilikleri ‘sahte boşanmaya’ ek olarak ‘müsakene nikahı (birlikte yaşama)’ olarak kayıt ettirmek dahil olmak üzere, yasayı çeşitli şekillerde manipüle ederek cezadan kurtulmayı başardıklarını söyledi. Hükümetin Yargı Danışmanı’ndan yasayı uygulamak için katı talimatların yayınlanmasının üzerinden üç ve daha fazla yıl geçmesine rağmen hem polis hem de savcılık, Bedevi toplumunda çok eşliliği yasaklayan yasayı henüz uygulayamadıklarını itiraf etti.
Tel Aviv merkezli Haaretz gazetesine göre Polis Teşkilatı’nda Soruşturma ve İstihbarat Dairesi Temsilcisi “Çok eşli erkekler bu tür bir evliliği şeriat mahkemelerine kaydettirmemekte, bunun yerine birlikte yaşadıklarına dair bir avukat tarafından tasdikli bir belge ile sorumlu makamlara gitmekte. Böylece, devletin evli çiftlere sunduğu resmi tanınma ve mali ayrıcalıklara sahip olurlar. Bu ihlalle ilgili dosya sayısında gözle görülür bir azalma kaydedildi. Çünkü ihlalin tanımı sınırlı ve evliliğin gerçekleşmiş olmasına bağlı. Ancak birçok evli çift, ilişkilerini birlikte yaşama olarak tanımlamaya başvuruyor, çünkü bu suç değil” şeklinde konuştu.

Toplumsal utanç
Öte yandan Feminizm ve insan hakları dernekleri, kadınların, çocukların, ailenin ve bir bütün olarak toplumun statüsü üzerindeki olumsuz sonuçları nedeniyle, Bedevi toplumunda çokeşlilik olgusunun sınırlandırılmasına öncelik veriyor. Bu olgunun tehlikeleri konusunda farkındalık yaratmak amacıyla birçok kamu girişimi başlattı. Bedevi kadınlar ve uzmanlarla yüzlerce toplantı ve konferans gerçekleştirdi. Sürekli olarak yasanın uygulanması, ihlal edenler ve buna katkıda bulunanların cezalandırılması talebinin yanı sıra bu konuda medya kampanyaları düzenledi. Bu dernekler, ‘mevcut durum ışığında, kolluk kuvvetlerinin, ya polisin birlikte yaşayan çiftlerin zaten evli olduğunu ve yasayı ihlal ettiğini kanıtlayan deliller toplamasını istemesi ya da çok eşliliği yasaklayan yasayı değiştirmesi gerektiğini’ ileri sürüyorlar.
Negev’deki Bedevi topluluklarından bir feminist aktivist olan Safa Şehade, ise konuyla ilgili şunları söyledi: “Bedevi toplumu çok muhafazakar bir toplumdur. İsrail ‘müsakene nikahını’ din ve gelenekten ayrılma olarak görür. Bedevi toplumunda hükümetten habersiz, yasal bir evlilik olmaksızın birlikte yaşamak imkansızdır. Buna karşılık polis, çok eşli erkeklerin ortaklarıyla ilişkilerinin doğası hakkında yalan söylediğinden ve aldattığından emin durumda. İslam hukukundaki çok eşlilik, erkeğin, kadının hasta, kısır veya doğum yapamadığı durumlarda dört kadınla evlenmesine izin verir. Ancak Bedevi toplumunda yaygın olan çok eşlilik olgusu artık dinle değil, miras alınan toplumsal gelenekler ve onlarca yıldır hüküm süren ataerkil kültürle ilgilidir. Sosyal hizmet uzmanları ve diğer yetkililer tarafından tekrarlanan ev ziyaretleri yoluyla, bilinen bölgelerdeki (12 şehir ve kasaba) Bedevi ailelerinin yaklaşık yüzde 30'unun çok eşli olduğunu tespit ettik. Öte yandan İsrail Devleti'nin yasal olarak tanınmadığı köylerde (39 köy) bu oran yüzde 50'ye yakın. Yasanın ciddi bir şekilde uygulanması, belirgin olmasa bile önemli bir etkiye sahip olacaktır. Bu olgunun tehlikeleri ve yükselişi hakkında okullarda genç nesil üzerinde farkındalık yaratmak için çalışmalar yapılmalıdır. Ne yazık ki oradaki camilerde feminizm dernekleri dine karşı provokasyon gerçekleştirmekle suçlanıyor. Öğrenciler için kültürel farkındalık programları uygulamak için okullara girmemiz bile engellendi, çünkü bu okulların müdürleri de çok eşli.”
Şehade ayrıca “Bedevi kadınlar arasında erken yaşta (18 yaş altı) evlilik oranları yüzde 35'e ulaşıyor ve bu yasal bir ihlaldir. Bedevi aileler ayrıca kızları yedinci veya sekizinci sınıfta okulu bırakmaya zorluyor. Bedevi kadınlar arasındaki işsizlik oranları ise yüzde 70'in üzerine çıkıyor. Çok azı iş fırsatı yakalayabiliyor. Tüm bu faktörler, onları sessizliğe ve ‘Kocaya minnet, ele minnetten yeğdir’ demeye itiyor. Ayrıca boşanmaya neredeyse imkansız gözüyle bakıyorlar. Çünkü bu, Bedeviler için büyük bir utanç. Boşanan kadınlar, aileleri tarafından sonsuz kadar dışlanmaya maruz kalırlar. Tamamen yalnız kalacaklar ve çocuklarını görmekten mahrum kalacaklar. Kanunları çiğnemekten tutuklanacakları için kocalarını polise ihbar etmeye cesaret edemiyorlar. Çünkü bunun sonuçları onlar için çok vahim olacaktır” dedi.

İddianameler
İsrail’in nüfus kayıt verilerine göre, Güney Bölgesi'nde (Negev Çölü, bölgenin büyük bölümünü bir oluşturuyor ve İsrail bölgeleri arasında en büyük ve en az nüfuslu olanı) 6 bin 680 çok eşli erkek var. O bölgedeki bu erkeklerin sayısı, 2017 ile 2019 arasında yaklaşık 834 kişi arttı.
Verilere göre, 2018 yılından bu yana, Hükümetin Yargı Danışmanı’nın 2017 yılında verdiği talimatın ardından evlenen çok az sayıda çok eşli erkek hakkında iddianame hazırlandı.
Barışçıl Yönetim ve Sivil Hakları için ‘Lavih’ Örgütü tarafından hazırlanan bir rapora göre Savcılık, soruşturma dosyalarının büyük bir kısmını davanın devamını gerektiren hal ve delillerin yetersizliğinden dolayı kapattı. Polis, 2018 yılında 133 çok eşlilik ihlalini Savcılığa havale etti. Savcılık ise sadece 16 kişi hakkında iddianame hazırlamış, 2019 yılında polis 44 dosyayı sevk etmiş, Savcılık ise sadece 5 kişi hakkında iddianame hazırladı. 2020 yılında polis 58 dosyayı Savcılığa havale ederken, Savcılık sadece 13 kişi hakkında iddianame hazırladı.
Güney Bölge Milletvekili Alon Altman, Lavih'in verilerini doğrulayarak, "Yasanın manipüle edilmesi ve ceza kanununun çiğnenmesi sayesinde çok eşlilik olgusu devam ediyor. Çok eşlilik suçunun cezası beş yıl hapis olmasına rağmen mahkemeler, suçlulara en fazla bir yıla kadar hapis cezaları veriyor" dedi. Altman, Adalet Bakanlığı'nın geçtiğimiz Mayıs ayında yaptığı oturumda, ‘sadece dokuz çok eşlilik davasının cezalandırılmasına karar verildiğini’ belirtti. Altman, “Sanıklara, sadece iki davada beş ay, dört davada yedi ay, iki davada sekiz ay ve sadece bir davada 11 ay hapis cezası verildi” şeklinde konuştu.


​​​İsrail Ulusal Sigorta Enstitüsü, çok eşli ailelere, tüm eşler dahil olmak üzere yalnızca bir aile birimiymiş gibi muamele ediyor (Independent Arabia)

Bekar anneler
İsrail Ulusal Sigorta Enstitüsü ise, ‘çok eşli ailelere tüm eşler dahil olmak üzere tek bir aile birimi (geniş bir aile) gibi muamele ettiğini’ belirtiyor. Her aile farklı olabilir, ancak ailenin durumuyla ilgili karar, banka hesap özetlerini, gelir raporlarını ve ortak mülkiyeti içeren destekleyici belgelere dayanır. Yeni evli bir çift, düşük gelirli ailelere verilen sosyal yardımların yüksek meblağını elde ediyor. Bu, çok eşli bir erkek, yeni eşi ve çocuklarının, çocukların yaşına bağlı olarak ayda 900 ila bin 400 dolar arasında yardım elde ettiği anlamına geliyor. Bu, maddi sıkıntı yaşayan tek eşli bir ailenin alabileceği miktarla aynıdır. Ancak kalan eşlerin her biri, yaşlarına ve çocuklarının yaşlarına bağlı olarak yalnızca 200 ila 350 dolar arasında yardım elde ediyor. Diğer eşler, bekar anneler olarak kabul edilirse, ayda 800 ila bin dolar arasında değişen bekar anne yardımı alma kriterlerini karşılayabilirler.
Haaretz’in haberine göre Bağımsız İsrail Regavim Derneği, Bedevi toplumunda yasal birlikte yaşama denilen şey altındaki evlilik olgusu, çok eşliliği yasaklayan yasayı aşmak için bir mekanizmadır. Ulusal Sigorta yardımlarını elde etmek için uygulanan bir dolandırıcılık planının ayrılmaz bir parçasıdır. Sigorta tahsisatları, devletin yasayı uygulamadaki isteksizliği ve yenilikçi dolandırıcılık yöntemleri ışığında, olgunun ekonomik motorunu oluşturuyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı'na göre, İsrail'de tamamı Sünni Müslüman olan yaklaşık 367 bin Bedevi var ve bunların 317 bini Negev (Necef) Çölü’nde yaşıyor. Çölde yaşam, Bedevilerin geleneksel yaşam tarzlarını, kentleşmenin etkilerinden uzakta yaşamalarına olanak tanıyor.



7 yıl sonra sinemalara dönen Avengers: Endgame gişeyi salladı

Avengers: Endgame, Thanos'un evrenin yarısını yok etmesinin ardından hayatta kalan Avengers üyelerinin, bu yıkımı geri almak için son bir umutla yeniden bir araya gelmesini konu alıyor (Walt Disney Studios Motion Pictures)
Avengers: Endgame, Thanos'un evrenin yarısını yok etmesinin ardından hayatta kalan Avengers üyelerinin, bu yıkımı geri almak için son bir umutla yeniden bir araya gelmesini konu alıyor (Walt Disney Studios Motion Pictures)
TT

7 yıl sonra sinemalara dönen Avengers: Endgame gişeyi salladı

Avengers: Endgame, Thanos'un evrenin yarısını yok etmesinin ardından hayatta kalan Avengers üyelerinin, bu yıkımı geri almak için son bir umutla yeniden bir araya gelmesini konu alıyor (Walt Disney Studios Motion Pictures)
Avengers: Endgame, Thanos'un evrenin yarısını yok etmesinin ardından hayatta kalan Avengers üyelerinin, bu yıkımı geri almak için son bir umutla yeniden bir araya gelmesini konu alıyor (Walt Disney Studios Motion Pictures)

Yeniden vizyona giren Avengers: Endgame, ilk hafta sonunda Kuzey Amerika'da 26 milyon, diğer ülkelerde 60 milyon dolar hasılat elde etti. Dünya genelindeki toplam gelir 86 milyon dolara ulaştı.

Disney ve Marvel'ın 2019 yapımı filmi, yeniden gösterime girmeden önce yaklaşık 2,79 milyar dolarlık hasılatıyla sinema tarihinin en çok kazanan ikinci filmiydi.

İlk hafta sonunun ardından filmin toplam hasılatı yaklaşık 2,88 milyar dolara çıktı.

Böylece Avengers: Endgame, yaklaşık 2,92 milyar dolarlık hasılatıyla zirvedeki Avatar'la arasındaki farkı yaklaşık 39 milyon dolara indirdi.

Disney ve Marvel, aralık ayında gösterime girecek Avengers: Doomsday'e ilgiyi artırmak için Avengers: Endgame'i yeniden vizyona soktu.

Pek çok süper kahramanı yeniden buluşturacak Avengers: Doomsday'de Robert Downey Jr. da Iron Man olarak değil, kötü karakter Doctor Doom rolüyle geri dönecek. Filmin yılın en büyük yapımlarından biri olması bekleniyor.

Avengers: Endgame Encore diye adlandırılan bu özel gösterim, izleyicilere yeni sahnelerin yanı sıra stüdyonun Infinity Vision adıyla sertifikalandırdığı büyük ekranlı premium salonlarda filmi izleme fırsatı sundu.

Rentrak'ın piyasa eğilimleri biriminin başındaki Paul Dergarabedian, Variety'ye şöyle konuştu:

Avengers: Endgame'i, Doomsday'den özel görüntülerle birlikte yeniden sinemalara getirmek akıllıca bir hamle. İzleyicilere filmi büyük perdede yeniden görmeleri için bir neden sunarken sıradaki filme yönelik heyecanı da artırıyor. Avengers: Doomsday, tüm zamanların en büyük hafta sonu açılışlarından birine imza atabilir.

Anthony ve Joe Russo kardeşlerin yönettiği Avengers: Doomsday, Marvel Sinematik Evreni'nin 39. halkası olacak. 

Marvel Sinematik Evreni filmleri, dünya çapında toplam 35,07 milyar dolarlık hasılatıyla sinema tarihinin en çok kazanan film serisini oluşturuyor. 

Serinin toplam hasılatına, bu yaz dünya çapında 2,2 milyar dolar kazanan Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün (Spider-Man: Brand New Day) de katkıda bulundu.
Independent Türkçe, Variety, Deadline


Netflix'in yeni bir numarasına tepki: Tam bir zaman kaybı

Russell Crowe (ortada), Netflix Türkiye'de de bir numaraya çıkan Unabomber'da Harvard Üniversitesi'nde görev yapan ve Ted Kaczynski üzerinde tartışmalı psikolojik deneyler yürüten psikoloji profesörü Henry Murray rolünde (Netflix)
Russell Crowe (ortada), Netflix Türkiye'de de bir numaraya çıkan Unabomber'da Harvard Üniversitesi'nde görev yapan ve Ted Kaczynski üzerinde tartışmalı psikolojik deneyler yürüten psikoloji profesörü Henry Murray rolünde (Netflix)
TT

Netflix'in yeni bir numarasına tepki: Tam bir zaman kaybı

Russell Crowe (ortada), Netflix Türkiye'de de bir numaraya çıkan Unabomber'da Harvard Üniversitesi'nde görev yapan ve Ted Kaczynski üzerinde tartışmalı psikolojik deneyler yürüten psikoloji profesörü Henry Murray rolünde (Netflix)
Russell Crowe (ortada), Netflix Türkiye'de de bir numaraya çıkan Unabomber'da Harvard Üniversitesi'nde görev yapan ve Ted Kaczynski üzerinde tartışmalı psikolojik deneyler yürüten psikoloji profesörü Henry Murray rolünde (Netflix)

Netflix'in en çok izlenen filmler listesinde zirveye yerleşen Unabomber, izleyicileri ikiye böldü. "Ömrümden bir buçuk saat çöp oldu" diyen seyirciler, diğer kullanıcılara filmin popülerliğine aldanmamalarını söylüyor.

Film, 1978-1995 yılları arasında düzenlediği bombalı posta saldırılarıyla üç kişinin ölümüne, 23 kişinin yaralanmasına yol açan ve Unabomber adıyla bilinen Amerikalı terörist Theodore Kaczynski'nin hayatını konu alıyor.

1996'da yakalanan, ardından suçunu kabul ederek müebbet hapis cezalarına çarptırılan Kaczynski, 10 Haziran 2023'te, 81 yaşında cezaevinde yaşamına son vermişti.

Platforma eklendikten sadece bir gün sonra zirveye çıkan film, Kaczynski'nin parlak bir Harvard öğrencisiyken nasıl bir teröriste dönüştüğünü anlatıyor.

Filmin başrolünde 19 yaşındaki Jacob Tremblay yer alıyor. Oscar ödüllü Russell Crowe, Kaczynski'nin hayatını etkileyen Harvard profesörünü, Shailene Woodley ise davayı takip eden FBI ajanını canlandırıyor.

Yıldız kadroya rağmen hayal kırıklığı  

Film, hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden sert eleştiriler aldı.

Rotten Tomatoes'da yüzde 19 beğeni oranı yakalayan filmle ilgili bir izleyici, hayal kırıklığını şu sözlerle dile getirdi:

Tam anlamıyla zaman kaybı. Kadro fena değildi, hikaye de gerçek bir olaya dayandığı için ilgi çekiciydi. Yaşananlar elbette üzücü ama filmden çok daha fazlasını bekliyordum.

Oyuncu kadrosunun potansiyelinin boşa harcandığını düşünen başka bir seyirci ise şöyle yazdı:

Aklımdaki tek soru şu: NASIL? Bu kadar muhteşem oyuncuyu bir araya getirip bu kadar kötü bir film çekmeyi nasıl başardınız? Bitirmekte bile çok zorlandım. Bu kadroyla harika bir iş çıkarılabilirdi. Büyük hayal kırıklığı.

Bir başka izleyici de X'te "Netflix'teki Unabomber'ı izleyerek geçirdiğim bir buçuk saati asla geri alamayacağım" ifadelerini kullandı.

Sinema yazarlarının yorumları da benzer ölçüde olumsuzdu.

TheWrap film için "Netflix'in Ted Kaczynski gerilimi, odağını kaybetmiş tam bir fiyasko" değerlendirmesinde bulunurken, Vulture ise "Netflix, gerçek suç türünün hakkını bile veremiyor" ifadelerine yer verdi.

Beğenenler de var

Olumsuz yorumlara rağmen filmi beğenen izleyiciler de var.

Filmin kurgusunu ve yapım kalitesini beğenen bir sinemasever şöyle yazdı: 

Olumsuz yorumlara çok şaşırdım. Bence film çok iyi işlenmişti, kurgusu da son derece sürükleyiciydi. Oyunculuklar harikaydı, kostümlerden müziklere kadar her şey birinci sınıftı. Harika bir film.

Independent Türkçe, Mirror, TheWrap, Vulture


Sevilen korku serisine üçüncü film geliyor

Nefesini Tut, soygun amacıyla gözleri görmeyen bir savaş gazisinin evine giren hırsız çetesinin, tuzaklarla dolu evde kapana kısılmasını konu alıyordu (Sony Pictures Releasing)
Nefesini Tut, soygun amacıyla gözleri görmeyen bir savaş gazisinin evine giren hırsız çetesinin, tuzaklarla dolu evde kapana kısılmasını konu alıyordu (Sony Pictures Releasing)
TT

Sevilen korku serisine üçüncü film geliyor

Nefesini Tut, soygun amacıyla gözleri görmeyen bir savaş gazisinin evine giren hırsız çetesinin, tuzaklarla dolu evde kapana kısılmasını konu alıyordu (Sony Pictures Releasing)
Nefesini Tut, soygun amacıyla gözleri görmeyen bir savaş gazisinin evine giren hırsız çetesinin, tuzaklarla dolu evde kapana kısılmasını konu alıyordu (Sony Pictures Releasing)

Nefesinizi bir kez daha tutmaya hazır olun! Fede Álvarez, Nefesini Tut (Don't Breathe) serisinin üçüncü filmi için hazırlıkların başladığını açıkladı.

Uruguaylı yönetmen, Santa Monica'daki Beyond Fest'te, ilk filmin 10. yıl gösterimini izleyen soru-cevap bölümünde haberi hayranlarıyla paylaştı.

Sahnede Álvarez'e, ilk filmin başrol oyuncuları Stephen Lang, Jane Levy ve Dylan Minnette eşlik etti.

Soru-cevap bölümünden paylaşılan videolarda Álvarez'in, yanındaki oyuncuları işaret ederek "Nefesini Tut 3 için bir senaryo var. Jane ve Stephen Lang geri dönecek" dediği görülüyor.

Açıklamanın ardından salondan şaşkınlık sesleri ve alkışlar yükseldi.

Álvarez'in ve Sony Pictures Releasing'in temsilcileri, konuyla ilgili ek açıklama talebine henüz yanıt vermedi.

2016'da gösterime giren ilk filmde, Jane Levy ve Dylan Minnette'in canlandırdığı karakterlerin de aralarında bulunduğu üç hırsız, kör bir Körfez Savaşı gazisinin evine soygun için giriyor. Ancak Stephen Lang'in canlandırdığı ev sahibi onları öldürmeye kararlı. Hırsızlar çok geçmeden evden çıkmanın düşündüklerinden çok daha zor olduğunu anlıyor.

Yaz sezonunun sonlarında vizyona giren Nefesini Tut, ABD'de 89 milyon, dünya çapında 157 milyon dolar hasılat elde etmişti.

Lang'in canlandırdığı karaktere odaklanan ikinci filmin yönetmen koltuğunda, Álvarez'in birlikte senaryo yazdığı Rodo Sayagues oturmuştu.

Pandemi kısıtlamalarının ardından sinema salonlarının toparlanmaya çalıştığı Ağustos 2021'de gösterime giren ikinci film, ABD'de 32 milyon, dünya çapında toplam 53 milyon dolar hasılat elde edebilmişti.

Independent Türkçe, TheWrap, iHorror