İsrailli Bedevilerin çok eşlilik formülü ‘müsakene nikahı’

İsrail’in Negev bölgesinde yaşayan Bedeviler, çok eşliliği yasaklayan yasadan kaçmak için ‘müsakene nikahı’na başvuruyor. Feminist örgütler İslam düşmanlığı ile suçlanarak farkındalık yaratmak için okullara girmeleri yasaklandı

İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)
İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)
TT

İsrailli Bedevilerin çok eşlilik formülü ‘müsakene nikahı’

İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)
İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)

Rağde Atme
Yola saçılan eşyalarını toplayan Fatıma, ağlayarak İsrail’in güneyindeki Rahat şehrindeki evine komsu sokakta yaşayan ailesinin evine koşuyor. Eşi, 30’uncu doğum gününde kutlama ve partiler yapıp hediyeler almak yerine kendi deyimiyle, ‘ayır ayarlı’ bir hediyeyle ona sürpriz yapmayı tercih ederek, bir evlilik yapıp Fatıma’dan daha genç bir gelinle evine geldi. Ortaöğrenimini tamamlamak için yıllarca uğraşan ve hukuk okumaya can atan Fatıma, bu korkunç şoka katlanamayıp, yeni evli çifte hakaretler ve tokatlar yağdırdı. Ancak dakikalar sonra kendini yolun kenarında, burnundan ve dudaklarından kan sızarken buldu. 40 yaşındaki kocası onu 15 dakika boyunca şiddet uygulayarak vücudunda morluklar oluşmasına neden oldu. Onu ve kıyafetlerini sokağa atarak ona “Bu gece benim gecem. Balayım sona erdikten sonra kendi kendine geri döneceksin” dedi.

Hapis ve para cezası
Fatıma'nın aşağılanma duygusundan dolayı yüreğini yakan hüzün, ailesinin; eşinin başka bir kadınla ilişki kurmasının ‘kendisinin hatası olduğunu’ ifade ederek boşanma fikrini kesin olarak reddetmesi üzerine bir öfkeye dönüştü. Babası, erkeklerinin çoğunluğunun çok eşli olduğu bir Bedevi kabilesinde dünyaya gelmiş ve yetişmişken, aksi nasıl düşünülebilirdi? Bu, İsrail'de çok eşliliğin 1977'den beri yasadışı olmasına rağmen gerçekleşti. Bu gelenek, yasalarca cezalandırılabilir bir suç haline getirildi. Çok eşliliğe 5 yıla kadar hapis ve para cezası uygulanıyor.
Kendisi ve ailesini korumak için soyadını paylaşmayan Fatıma, Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı açıklamada, ilk eşin ayıplama kültürü yüzünden boşanamadığını, yine aynı sebepten yeniden evlenemediğini ifade etti. Hakaret veya şiddete maruz kalabilen ilk eşin, erkeğin ona geri dönme kararı ihtimaline karşı, ulaşılabilir durumda kalması gerektiğini söyledi. Fatıma, “Bedevi toplumlarında, bir adam evlenir ve çocukları olur. Sonra başka bir eş getirmeye karar verir, ilk eşini parasız, diplomasız veya kendini ve çocuklarını geçindirmek için geçim kaynağı olmadan bırakır. Tüm suç, Bedevi kadınlarının içinde bulunduğu kötü durumu gören ve kanun yaptırımlarını katı bir güçle görmezden gelmeye son vermeyen toplumda. Bedevi kadınlar, Bedevi toplumunda yaygın olan çok eşlilikten muzdarip durumda” şeklinde konuştu.


Feminist ve insan hakları dernekleri, Bedevi toplumunda çok eşlilik olgusunu sınırlamaya öncelik veriyor (Independent Arabia)

Sahte boşanma
Çok eşliliği yasaklayan yasa, 1977 yılında kabul edilmesine rağmen Hükümetin Yargı Danışmanı’nın, yasanın uygulanmasını ve ihlal edenler için cezaların sıkılaştırılmasını gerektiren talimatlarının ardından 2017 yılında yürürlüğe girdi. İsrail Polisi ve Savcılık Ofisi temsilcileri, geçtiğimiz Mayıs ayında Adalet Bakanlığı'nda düzenlenen bir oturumda çokeşli erkeklerin, bu tür evlilikleri ‘sahte boşanmaya’ ek olarak ‘müsakene nikahı (birlikte yaşama)’ olarak kayıt ettirmek dahil olmak üzere, yasayı çeşitli şekillerde manipüle ederek cezadan kurtulmayı başardıklarını söyledi. Hükümetin Yargı Danışmanı’ndan yasayı uygulamak için katı talimatların yayınlanmasının üzerinden üç ve daha fazla yıl geçmesine rağmen hem polis hem de savcılık, Bedevi toplumunda çok eşliliği yasaklayan yasayı henüz uygulayamadıklarını itiraf etti.
Tel Aviv merkezli Haaretz gazetesine göre Polis Teşkilatı’nda Soruşturma ve İstihbarat Dairesi Temsilcisi “Çok eşli erkekler bu tür bir evliliği şeriat mahkemelerine kaydettirmemekte, bunun yerine birlikte yaşadıklarına dair bir avukat tarafından tasdikli bir belge ile sorumlu makamlara gitmekte. Böylece, devletin evli çiftlere sunduğu resmi tanınma ve mali ayrıcalıklara sahip olurlar. Bu ihlalle ilgili dosya sayısında gözle görülür bir azalma kaydedildi. Çünkü ihlalin tanımı sınırlı ve evliliğin gerçekleşmiş olmasına bağlı. Ancak birçok evli çift, ilişkilerini birlikte yaşama olarak tanımlamaya başvuruyor, çünkü bu suç değil” şeklinde konuştu.

Toplumsal utanç
Öte yandan Feminizm ve insan hakları dernekleri, kadınların, çocukların, ailenin ve bir bütün olarak toplumun statüsü üzerindeki olumsuz sonuçları nedeniyle, Bedevi toplumunda çokeşlilik olgusunun sınırlandırılmasına öncelik veriyor. Bu olgunun tehlikeleri konusunda farkındalık yaratmak amacıyla birçok kamu girişimi başlattı. Bedevi kadınlar ve uzmanlarla yüzlerce toplantı ve konferans gerçekleştirdi. Sürekli olarak yasanın uygulanması, ihlal edenler ve buna katkıda bulunanların cezalandırılması talebinin yanı sıra bu konuda medya kampanyaları düzenledi. Bu dernekler, ‘mevcut durum ışığında, kolluk kuvvetlerinin, ya polisin birlikte yaşayan çiftlerin zaten evli olduğunu ve yasayı ihlal ettiğini kanıtlayan deliller toplamasını istemesi ya da çok eşliliği yasaklayan yasayı değiştirmesi gerektiğini’ ileri sürüyorlar.
Negev’deki Bedevi topluluklarından bir feminist aktivist olan Safa Şehade, ise konuyla ilgili şunları söyledi: “Bedevi toplumu çok muhafazakar bir toplumdur. İsrail ‘müsakene nikahını’ din ve gelenekten ayrılma olarak görür. Bedevi toplumunda hükümetten habersiz, yasal bir evlilik olmaksızın birlikte yaşamak imkansızdır. Buna karşılık polis, çok eşli erkeklerin ortaklarıyla ilişkilerinin doğası hakkında yalan söylediğinden ve aldattığından emin durumda. İslam hukukundaki çok eşlilik, erkeğin, kadının hasta, kısır veya doğum yapamadığı durumlarda dört kadınla evlenmesine izin verir. Ancak Bedevi toplumunda yaygın olan çok eşlilik olgusu artık dinle değil, miras alınan toplumsal gelenekler ve onlarca yıldır hüküm süren ataerkil kültürle ilgilidir. Sosyal hizmet uzmanları ve diğer yetkililer tarafından tekrarlanan ev ziyaretleri yoluyla, bilinen bölgelerdeki (12 şehir ve kasaba) Bedevi ailelerinin yaklaşık yüzde 30'unun çok eşli olduğunu tespit ettik. Öte yandan İsrail Devleti'nin yasal olarak tanınmadığı köylerde (39 köy) bu oran yüzde 50'ye yakın. Yasanın ciddi bir şekilde uygulanması, belirgin olmasa bile önemli bir etkiye sahip olacaktır. Bu olgunun tehlikeleri ve yükselişi hakkında okullarda genç nesil üzerinde farkındalık yaratmak için çalışmalar yapılmalıdır. Ne yazık ki oradaki camilerde feminizm dernekleri dine karşı provokasyon gerçekleştirmekle suçlanıyor. Öğrenciler için kültürel farkındalık programları uygulamak için okullara girmemiz bile engellendi, çünkü bu okulların müdürleri de çok eşli.”
Şehade ayrıca “Bedevi kadınlar arasında erken yaşta (18 yaş altı) evlilik oranları yüzde 35'e ulaşıyor ve bu yasal bir ihlaldir. Bedevi aileler ayrıca kızları yedinci veya sekizinci sınıfta okulu bırakmaya zorluyor. Bedevi kadınlar arasındaki işsizlik oranları ise yüzde 70'in üzerine çıkıyor. Çok azı iş fırsatı yakalayabiliyor. Tüm bu faktörler, onları sessizliğe ve ‘Kocaya minnet, ele minnetten yeğdir’ demeye itiyor. Ayrıca boşanmaya neredeyse imkansız gözüyle bakıyorlar. Çünkü bu, Bedeviler için büyük bir utanç. Boşanan kadınlar, aileleri tarafından sonsuz kadar dışlanmaya maruz kalırlar. Tamamen yalnız kalacaklar ve çocuklarını görmekten mahrum kalacaklar. Kanunları çiğnemekten tutuklanacakları için kocalarını polise ihbar etmeye cesaret edemiyorlar. Çünkü bunun sonuçları onlar için çok vahim olacaktır” dedi.

İddianameler
İsrail’in nüfus kayıt verilerine göre, Güney Bölgesi'nde (Negev Çölü, bölgenin büyük bölümünü bir oluşturuyor ve İsrail bölgeleri arasında en büyük ve en az nüfuslu olanı) 6 bin 680 çok eşli erkek var. O bölgedeki bu erkeklerin sayısı, 2017 ile 2019 arasında yaklaşık 834 kişi arttı.
Verilere göre, 2018 yılından bu yana, Hükümetin Yargı Danışmanı’nın 2017 yılında verdiği talimatın ardından evlenen çok az sayıda çok eşli erkek hakkında iddianame hazırlandı.
Barışçıl Yönetim ve Sivil Hakları için ‘Lavih’ Örgütü tarafından hazırlanan bir rapora göre Savcılık, soruşturma dosyalarının büyük bir kısmını davanın devamını gerektiren hal ve delillerin yetersizliğinden dolayı kapattı. Polis, 2018 yılında 133 çok eşlilik ihlalini Savcılığa havale etti. Savcılık ise sadece 16 kişi hakkında iddianame hazırlamış, 2019 yılında polis 44 dosyayı sevk etmiş, Savcılık ise sadece 5 kişi hakkında iddianame hazırladı. 2020 yılında polis 58 dosyayı Savcılığa havale ederken, Savcılık sadece 13 kişi hakkında iddianame hazırladı.
Güney Bölge Milletvekili Alon Altman, Lavih'in verilerini doğrulayarak, "Yasanın manipüle edilmesi ve ceza kanununun çiğnenmesi sayesinde çok eşlilik olgusu devam ediyor. Çok eşlilik suçunun cezası beş yıl hapis olmasına rağmen mahkemeler, suçlulara en fazla bir yıla kadar hapis cezaları veriyor" dedi. Altman, Adalet Bakanlığı'nın geçtiğimiz Mayıs ayında yaptığı oturumda, ‘sadece dokuz çok eşlilik davasının cezalandırılmasına karar verildiğini’ belirtti. Altman, “Sanıklara, sadece iki davada beş ay, dört davada yedi ay, iki davada sekiz ay ve sadece bir davada 11 ay hapis cezası verildi” şeklinde konuştu.


​​​İsrail Ulusal Sigorta Enstitüsü, çok eşli ailelere, tüm eşler dahil olmak üzere yalnızca bir aile birimiymiş gibi muamele ediyor (Independent Arabia)

Bekar anneler
İsrail Ulusal Sigorta Enstitüsü ise, ‘çok eşli ailelere tüm eşler dahil olmak üzere tek bir aile birimi (geniş bir aile) gibi muamele ettiğini’ belirtiyor. Her aile farklı olabilir, ancak ailenin durumuyla ilgili karar, banka hesap özetlerini, gelir raporlarını ve ortak mülkiyeti içeren destekleyici belgelere dayanır. Yeni evli bir çift, düşük gelirli ailelere verilen sosyal yardımların yüksek meblağını elde ediyor. Bu, çok eşli bir erkek, yeni eşi ve çocuklarının, çocukların yaşına bağlı olarak ayda 900 ila bin 400 dolar arasında yardım elde ettiği anlamına geliyor. Bu, maddi sıkıntı yaşayan tek eşli bir ailenin alabileceği miktarla aynıdır. Ancak kalan eşlerin her biri, yaşlarına ve çocuklarının yaşlarına bağlı olarak yalnızca 200 ila 350 dolar arasında yardım elde ediyor. Diğer eşler, bekar anneler olarak kabul edilirse, ayda 800 ila bin dolar arasında değişen bekar anne yardımı alma kriterlerini karşılayabilirler.
Haaretz’in haberine göre Bağımsız İsrail Regavim Derneği, Bedevi toplumunda yasal birlikte yaşama denilen şey altındaki evlilik olgusu, çok eşliliği yasaklayan yasayı aşmak için bir mekanizmadır. Ulusal Sigorta yardımlarını elde etmek için uygulanan bir dolandırıcılık planının ayrılmaz bir parçasıdır. Sigorta tahsisatları, devletin yasayı uygulamadaki isteksizliği ve yenilikçi dolandırıcılık yöntemleri ışığında, olgunun ekonomik motorunu oluşturuyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı'na göre, İsrail'de tamamı Sünni Müslüman olan yaklaşık 367 bin Bedevi var ve bunların 317 bini Negev (Necef) Çölü’nde yaşıyor. Çölde yaşam, Bedevilerin geleneksel yaşam tarzlarını, kentleşmenin etkilerinden uzakta yaşamalarına olanak tanıyor.



Düşmanlara zarar verme büyüsü içeren Roma tableti keşfedildi

Mısır üslubunda Antik Yunanca yazılmış Heerlen lanet tableti, tanrılara ve iblislere sesleniyor (Elke Fuchs/Papiroloji Enstitüsü/Heidelberg Üniversitesi)
Mısır üslubunda Antik Yunanca yazılmış Heerlen lanet tableti, tanrılara ve iblislere sesleniyor (Elke Fuchs/Papiroloji Enstitüsü/Heidelberg Üniversitesi)
TT

Düşmanlara zarar verme büyüsü içeren Roma tableti keşfedildi

Mısır üslubunda Antik Yunanca yazılmış Heerlen lanet tableti, tanrılara ve iblislere sesleniyor (Elke Fuchs/Papiroloji Enstitüsü/Heidelberg Üniversitesi)
Mısır üslubunda Antik Yunanca yazılmış Heerlen lanet tableti, tanrılara ve iblislere sesleniyor (Elke Fuchs/Papiroloji Enstitüsü/Heidelberg Üniversitesi)

Hollanda'da keşfedildikten sonra çözümlenen bir Roma tabletinin, düşmanlara zarar vermek amacıyla tanrıları ve iblisleri çağırmaya yönelik "sihirli" büyüler içerdiği ortaya çıktı.

Eser, Hollanda'nın Heerlen belediyesindeki Aşağı Germania adlı Roma eyaletine ait bir arkeolojik kazı alanında bulundu.

Yaklaşık 9,3'e 4,8 santimetre boyutlarındaki tablette, o dönemde yaygın olan Latince değil, Mısır üslubuyla yazılmış Antik Yunanca metinler yer aldığı tespit edildi.

Heidelberg Üniversitesi Papiroloji Enstitüsü'nden araştırmacılar, tablette üç farklı karakter grubunun kullanıldığını saptadı.

Bu tür lanet tabletleri genellikle ağır, dokununca serin bir his veren, işlenmesi kolay ve "bağlayıcı" özellikler barındırdığına inanılan bir malzeme olan kurşundan yapılır.

Daha küçük lanet tabletlerine büyüler veya bağlayıcı tılsımlar yazılarak daha sonra bunlar mahkemedeki rakiplerini, atletik veya romantik rakipleri etkilemek ya da "bağlamak" amacıyla toprağa gömülürdü.

Araştırmacılar Heerlen tabletini, 2. yüzyılda eski Roma askeri yerleşimi Coriovallum'un bulunduğu Belediye Binası meydanının altındaki bir çukurda keşfetti.

Bilim insanları yazıyı açığa çıkarmak için değişken ışıklandırma kullanarak yazıtın çok sayıda fotoğrafını çeken bilgisayar destekli bir fotoğraf tekniği kullandı.

Daha sonra tek tek çekilen fotoğraflar dijital ortamda tek bir görüntü haline getirilerek yüzeydeki en küçük ayrıntıların bile net bir şekilde ortaya çıkması sağlandı.

Tabletin, çeşitli tanrılara ve iblislere Mısır tarzında seslendiği ancak Antik Yunanca yazıldığı tespit edildi.

Bu, Kuzey Avrupa'da bulunan Latince yazılmış diğer lanet tabletlerinin çoğundan belirgin şekilde ayrılıyor.

Heerlen tabletinde köleler diye anılan iki erkek ve iki kadının isimleri de yer alıyordu.

Heidelberg'den papirolog Rodney Ast, "Bu tablet ya bu 4 köleye yönelik bir lanet ya da onların adına adı belirtilmeyen bir kişiye yönelik bir lanet olarak kullanıldı" diyor.

Kölelerin ismi yazılırken erkeklerde Latince, kadınlarda ise Yunanca gibi farklı dillerin kullanılması da araştırmacıların ilgisini çekti.

Papiroloji Enstitüsü'nden araştırma görevlisi Julia Lougovaya şu ifadeleri kullanıyor:

İki kadından birinin yazıtın yazarı olduğu ve bu tür lanetler aracılığıyla ilahi güçlerle iletişim kurulabildiğine dair inancı Roma Mısırı'ndan getirdiği ihtimali elenemez.

Lanet tableti, Roma Mısırı'nda büyünün önemli bir rol oynadığının da göstergesi.

Koruma ve şifayla ilgili bazı uygulamalar resmen tanınıp dini yaşamın parçası kabul edilirken, kişinin kendi çıkarları için ve başkalarının zararına gerçekleştirdiği uygulamalar ise gizlice yapılıyordu.

Heidelberg Üniversitesi'nden Mısırbilimci Joachim Quack şunları söylüyor: 

Milattan sonraki ilk yüzyıllarda Yakın Doğu, Mısır, Yahudi ve hatta bazen Hıristiyan gelenekleri giderek birbirine karışarak o dönemin tüm Roma İmparatorluğu'na yayıldı. Heerlen'deki bu keşif, bu gelişmeyi etkileyici bir şekilde vurguluyor.

Independent Türkçe


The Walking Dead'de bir devir kapanıyor: Daryl'dan duygusal veda

Norman Reedus'ın The Walking Dead evreninde hayat verdiği ikonik Daryl Dixon karakteri çizgi romanda yer almasa da oyuncunun performansıyla dizinin en sevilen ve en uzun süre hayatta kalan figürlerinden biri oldu (AMC)
Norman Reedus'ın The Walking Dead evreninde hayat verdiği ikonik Daryl Dixon karakteri çizgi romanda yer almasa da oyuncunun performansıyla dizinin en sevilen ve en uzun süre hayatta kalan figürlerinden biri oldu (AMC)
TT

The Walking Dead'de bir devir kapanıyor: Daryl'dan duygusal veda

Norman Reedus'ın The Walking Dead evreninde hayat verdiği ikonik Daryl Dixon karakteri çizgi romanda yer almasa da oyuncunun performansıyla dizinin en sevilen ve en uzun süre hayatta kalan figürlerinden biri oldu (AMC)
Norman Reedus'ın The Walking Dead evreninde hayat verdiği ikonik Daryl Dixon karakteri çizgi romanda yer almasa da oyuncunun performansıyla dizinin en sevilen ve en uzun süre hayatta kalan figürlerinden biri oldu (AMC)

The Walking Dead evreninde bir devir kapanıyor. Norman Reedus, Instagram'da paylaştığı duygusal mesajla 16 yıldır canlandırdığı Daryl Dixon karakterine veda etti.

Moğolistan'daki motosiklet turunun ve Hong Kong Comic Con ziyaretinin ardından sosyal medyada sessizliğini bozan Reedus, hayranlarına ve arkasındaki dev ekibe hitaben uzun bir teşekkür mesajı paylaştı.

57 yaşındaki Reedus, çekimlerin son gününden kareleri de paylaştığı gönderisinde şu ifadelere yer verdi:

Moğolistan dönüşü nihayet son bölüme ait fotoğraflara bakma fırsatı buldum. Ekipten herhangi birini geride bırakmak gerçekten çok zordu. O anlara ait fotoğrafları buraya yüklemedim ama insanların bu sezonu görmesi için sabırsızlanıyorum. Şimdiye kadar çalıştığım en iyi set ekibiydi. İş bittiğinde hissettiğimiz o başarma duygusu kelimelerle tarif edilemez. Çok büyük bir emek ve yürek koyduk ortaya, bunu izlerken siz de hissedeceksiniz. Çok özel bir sezon oldu. Bu seferki veda çok farklı geliyor.

Reedus'ın paylaştığı 6 set fotoğrafında, evrenin bir diğer ikonik karakteri Carol Peletier'i canlandıran Melissa McBride da dikkat çekiyor. McBride, dizinin 4 sezonunda da Reedus'a eşlik etmişti.

Final sezonu ne zaman?

The Walking Dead: Daryl Dixon'ın İspanya'da çekilen 4. ve final sezonunun prodüksiyonu aslında geçen yılın sonlarında tamamlanmıştı. Çekimlerin tamamlanmasının ardından uzun süre sessiz kalan Reedus, kişisel hesabından ilk kez bu kadar uzun ve detaylı bir final açıklaması yaptı.

AMC, final sezonunun kesin yayın tarihi konusunda şimdilik sessiz kalmayı tercih etse de dizinin bu yılın sonlarına doğru ekrana geleceği biliniyor. 

Serinin önceki tüm sezonlarının eylülde prömiyer yaptığı göz önüne alınırsa ve evrenin bir diğer yan projesi Dead City'nin üçüncü sezonunun 26 Temmuz'da başlayacağı düşünülürse, Daryl Dixon'ın gelişi ekim ayına kayabilir. Bu gerçekleşirse hayranlar sonbaharda iki farklı The Walking Dead dizisini art arda izleme fırsatı bulacak.

Rick Grimes sürprizi gelecek mi?

Kamera arkası fotoğraflarında hayranların gözü hemen bir ismi aradı. Sosyal medyada, Andrew Lincoln'ün efsanevi Rick Grimes karakteriyle final sezonunda sürpriz bir şekilde boy göstereceğine dair çok güçlü iddialar dolaşıyor. Henüz resmi bir açıklama yapılmasa da izleyicilerin beklentisi bu yönde.

Final sezonuna dair teoriler ise bir hayli heyecan verici. Kendilerini zombi salgınının başladığı Fransa'da bulan Daryl ve Carol'ın, yeni sezonda nihayet ABD'ye dönmesi bekleniyor.

Geçen ekimde New York Comic Con'da konuşan McBride, 4. sezonun "üçüncüden çok daha iyi olacağını" belirtirken, Reedus da final bölümleri için "Ortalığı kasıp kavuruyoruz" diyerek çıtayı yükseğe koymuştu.

Reedus'ın vedası, dizinin sadık takipçilerini de duygulandırdı. Gönderinin altına yorum yapan hayranlardan biri, "Nasıl bir iş çıkardığınızı görmek için sabırsızlanıyorum. Ekibe ve bu sezona duyduğun sevgi her kelimenden okunuyor, her şey için teşekkürler" yazarken, bir diğeri geri sayıma başladıklarını söyledi: 

Melissa'yla verdiğiniz tüm bu emeklerin karşılığını göreceğimiz için çok heyecanlıyız, kesinlikle özel bir sezon olacak.

Norman Reedus'ın yeni rotası

Peki, Daryl Dixon defterini kapatan Norman Reedus’ı bundan sonra neler bekliyor? Başarılı aktörün kariyerindeki yeni adımlar da netleşmeye başladı. Reedus, 7 Ocak 2027'de vizyona girecek Pendelum adlı yeni bir korku filminde başrolü üstlenecek. 

Ayrıca kült film serisinin devamı niteliğindeki Şehrin Azizleri 3 (The Boondock Saints 3) üzerindeki çalışmalar hızla sürüyor.

The Walking Dead: Daryl Dixon'ın ilk üç sezonu Türkiye'de TV+ üzerinden izlenebiliyor.

Independent Türkçe, Deadline, Radio Times, Undead Walking


Oscar adayı yıldız milyar dolarlık seriye katılıyor

1977'de askeri diktatörlük altındaki Brezilya'da geçen Gizli Ajan'ın (O Agente Secreto) yıldızı Wagner Moura (solda), Netflix'in Narcos dizisiyle meşhur oldu (Netflix)
1977'de askeri diktatörlük altındaki Brezilya'da geçen Gizli Ajan'ın (O Agente Secreto) yıldızı Wagner Moura (solda), Netflix'in Narcos dizisiyle meşhur oldu (Netflix)
TT

Oscar adayı yıldız milyar dolarlık seriye katılıyor

1977'de askeri diktatörlük altındaki Brezilya'da geçen Gizli Ajan'ın (O Agente Secreto) yıldızı Wagner Moura (solda), Netflix'in Narcos dizisiyle meşhur oldu (Netflix)
1977'de askeri diktatörlük altındaki Brezilya'da geçen Gizli Ajan'ın (O Agente Secreto) yıldızı Wagner Moura (solda), Netflix'in Narcos dizisiyle meşhur oldu (Netflix)

Gizli Ajan'ın (O Agente Secreto) Oscar adayı yıldızı Wagner Moura, Margot Robbie ve Bradley Cooper'ın başrollerini paylaşacağı yeni Ocean's öncülüne katılmak için Warner Bros.'la masaya oturdu.

Yönetmen koltuğunda aynı zamanda filmin senaryosunu da kaleme alan Cooper'ın oturacağı yapım, 25 Haziran 2027'de sinemaseverlerle buluşacak. 

Yapımcılığı Cooper'ın yanı sıra Tom Ackerley, Josey McNamara ve Milan Popelka üstleniyor. Robbie'nin şirketi LuckyChap da projede yer alıyor.

Danny Ocean'ın anne ve babasıyla 1962 Monaco Grand Prix'sine yolculuk

Filmin hikayesi hâlâ gizliliğini koruyor. Ancak Robbie, CinemaCon'da proje hakkında ilk detayları paylaşmıştı.

Filmin, Danny Ocean'ın (George Clooney) azılı birer hırsız olan anne ve babasını konu alacağını nisanda doğrulayan Robbie, stüdyonun 2027 vizyon takvimi tanıtımında şu ifadeleri kullanmıştı:

Danny Ocean daha Las Vegas'a adımını bile atmadan önce, ona bildiği her şeyi öğreten iki dahi vardı: Anne ve babası. Yeni filmimizde onları en parlak dönemlerinde izleyecek ve 1962 Monaco Grand Prix'sinde gerçekleştirdikleri destansı bir soyguna tanıklık edeceğiz.

Milyar dolarlık seri

Ocean's serisinin kökenleri, başrollerinde Frank Sinatra, Sammy Davis Jr. ve Dean Martin gibi Rat Pack grubu üyelerinin yer aldığı 1960 yapımı ilk Ocean's 11 filmine dayanıyor. 

Steven Soderbergh'in yönettiği 2001 yapımı yeniden çevrimde George Clooney, Brad Pitt, Matt Damon ve Julia Roberts başrolleri paylaşmıştı. Film iki devam halkası doğururken, 2018'de Sandra Bullock, Cate Blanchett, Anne Hathaway ve Rihanna'nın yer aldığı Ocean's Eight'in de önünü açmıştı.

Wagner Moura'nın yükselişi

Kariyerinde dönüm noktası yaşayan Wagner Moura, bu yıl Kleber Mendonça Filho imzalı Gizli Ajan'daki performansıyla sinema tarihine geçti. 

49 yaşındaki Moura, bu rolle En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilen ilk Brezilyalı oldu.

Başarılı oyuncu ayrıca bu performansıyla Cannes Film Festivali ve New York Sinema Eleştirmenleri Birliği tarafından da En İyi Erkek Oyuncu ödüllerine layık görüldü. 

Netflix'in Narcos dizisindeki Pablo Escobar portresi ve Alex Garland imzalı İç Savaş'taki (Civil War) rolüyle dünya çapında tanınan aktörün sıradaki projeleri dikkat çekiyor.

Moura, Louis Leterrier'nin Netflix için çektiği gerilim filmi Son Ev'de (The Last House) Greta Lee'yle başrolü paylaşıyor.

Ayrıca Alicia Vikander'la rol aldığı ve prömiyerini Tribeca Film Festivali'nde yapan Rachel Rose imzalı The Last Day'de izleyici karşısına çıkacak. 

Moura ayrıca Last Night at the Lobster'ı yönetecek ve filmde Elisabeth Moss ve Brian Tyree Henry'yle birlikte rol alacak. Oyuncunun gündeminde Kristen Stewart'la kamera karşısına geçeceği Flesh of the Gods ve Ralph Fiennes'le Colin Farrell'ı buluşturan Art da bulunuyor.
Independent Türkçe, Deadline, Variety