İsrailli Bedevilerin çok eşlilik formülü ‘müsakene nikahı’

İsrail’in Negev bölgesinde yaşayan Bedeviler, çok eşliliği yasaklayan yasadan kaçmak için ‘müsakene nikahı’na başvuruyor. Feminist örgütler İslam düşmanlığı ile suçlanarak farkındalık yaratmak için okullara girmeleri yasaklandı

İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)
İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)
TT

İsrailli Bedevilerin çok eşlilik formülü ‘müsakene nikahı’

İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)
İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)

Rağde Atme
Yola saçılan eşyalarını toplayan Fatıma, ağlayarak İsrail’in güneyindeki Rahat şehrindeki evine komsu sokakta yaşayan ailesinin evine koşuyor. Eşi, 30’uncu doğum gününde kutlama ve partiler yapıp hediyeler almak yerine kendi deyimiyle, ‘ayır ayarlı’ bir hediyeyle ona sürpriz yapmayı tercih ederek, bir evlilik yapıp Fatıma’dan daha genç bir gelinle evine geldi. Ortaöğrenimini tamamlamak için yıllarca uğraşan ve hukuk okumaya can atan Fatıma, bu korkunç şoka katlanamayıp, yeni evli çifte hakaretler ve tokatlar yağdırdı. Ancak dakikalar sonra kendini yolun kenarında, burnundan ve dudaklarından kan sızarken buldu. 40 yaşındaki kocası onu 15 dakika boyunca şiddet uygulayarak vücudunda morluklar oluşmasına neden oldu. Onu ve kıyafetlerini sokağa atarak ona “Bu gece benim gecem. Balayım sona erdikten sonra kendi kendine geri döneceksin” dedi.

Hapis ve para cezası
Fatıma'nın aşağılanma duygusundan dolayı yüreğini yakan hüzün, ailesinin; eşinin başka bir kadınla ilişki kurmasının ‘kendisinin hatası olduğunu’ ifade ederek boşanma fikrini kesin olarak reddetmesi üzerine bir öfkeye dönüştü. Babası, erkeklerinin çoğunluğunun çok eşli olduğu bir Bedevi kabilesinde dünyaya gelmiş ve yetişmişken, aksi nasıl düşünülebilirdi? Bu, İsrail'de çok eşliliğin 1977'den beri yasadışı olmasına rağmen gerçekleşti. Bu gelenek, yasalarca cezalandırılabilir bir suç haline getirildi. Çok eşliliğe 5 yıla kadar hapis ve para cezası uygulanıyor.
Kendisi ve ailesini korumak için soyadını paylaşmayan Fatıma, Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı açıklamada, ilk eşin ayıplama kültürü yüzünden boşanamadığını, yine aynı sebepten yeniden evlenemediğini ifade etti. Hakaret veya şiddete maruz kalabilen ilk eşin, erkeğin ona geri dönme kararı ihtimaline karşı, ulaşılabilir durumda kalması gerektiğini söyledi. Fatıma, “Bedevi toplumlarında, bir adam evlenir ve çocukları olur. Sonra başka bir eş getirmeye karar verir, ilk eşini parasız, diplomasız veya kendini ve çocuklarını geçindirmek için geçim kaynağı olmadan bırakır. Tüm suç, Bedevi kadınlarının içinde bulunduğu kötü durumu gören ve kanun yaptırımlarını katı bir güçle görmezden gelmeye son vermeyen toplumda. Bedevi kadınlar, Bedevi toplumunda yaygın olan çok eşlilikten muzdarip durumda” şeklinde konuştu.


Feminist ve insan hakları dernekleri, Bedevi toplumunda çok eşlilik olgusunu sınırlamaya öncelik veriyor (Independent Arabia)

Sahte boşanma
Çok eşliliği yasaklayan yasa, 1977 yılında kabul edilmesine rağmen Hükümetin Yargı Danışmanı’nın, yasanın uygulanmasını ve ihlal edenler için cezaların sıkılaştırılmasını gerektiren talimatlarının ardından 2017 yılında yürürlüğe girdi. İsrail Polisi ve Savcılık Ofisi temsilcileri, geçtiğimiz Mayıs ayında Adalet Bakanlığı'nda düzenlenen bir oturumda çokeşli erkeklerin, bu tür evlilikleri ‘sahte boşanmaya’ ek olarak ‘müsakene nikahı (birlikte yaşama)’ olarak kayıt ettirmek dahil olmak üzere, yasayı çeşitli şekillerde manipüle ederek cezadan kurtulmayı başardıklarını söyledi. Hükümetin Yargı Danışmanı’ndan yasayı uygulamak için katı talimatların yayınlanmasının üzerinden üç ve daha fazla yıl geçmesine rağmen hem polis hem de savcılık, Bedevi toplumunda çok eşliliği yasaklayan yasayı henüz uygulayamadıklarını itiraf etti.
Tel Aviv merkezli Haaretz gazetesine göre Polis Teşkilatı’nda Soruşturma ve İstihbarat Dairesi Temsilcisi “Çok eşli erkekler bu tür bir evliliği şeriat mahkemelerine kaydettirmemekte, bunun yerine birlikte yaşadıklarına dair bir avukat tarafından tasdikli bir belge ile sorumlu makamlara gitmekte. Böylece, devletin evli çiftlere sunduğu resmi tanınma ve mali ayrıcalıklara sahip olurlar. Bu ihlalle ilgili dosya sayısında gözle görülür bir azalma kaydedildi. Çünkü ihlalin tanımı sınırlı ve evliliğin gerçekleşmiş olmasına bağlı. Ancak birçok evli çift, ilişkilerini birlikte yaşama olarak tanımlamaya başvuruyor, çünkü bu suç değil” şeklinde konuştu.

Toplumsal utanç
Öte yandan Feminizm ve insan hakları dernekleri, kadınların, çocukların, ailenin ve bir bütün olarak toplumun statüsü üzerindeki olumsuz sonuçları nedeniyle, Bedevi toplumunda çokeşlilik olgusunun sınırlandırılmasına öncelik veriyor. Bu olgunun tehlikeleri konusunda farkındalık yaratmak amacıyla birçok kamu girişimi başlattı. Bedevi kadınlar ve uzmanlarla yüzlerce toplantı ve konferans gerçekleştirdi. Sürekli olarak yasanın uygulanması, ihlal edenler ve buna katkıda bulunanların cezalandırılması talebinin yanı sıra bu konuda medya kampanyaları düzenledi. Bu dernekler, ‘mevcut durum ışığında, kolluk kuvvetlerinin, ya polisin birlikte yaşayan çiftlerin zaten evli olduğunu ve yasayı ihlal ettiğini kanıtlayan deliller toplamasını istemesi ya da çok eşliliği yasaklayan yasayı değiştirmesi gerektiğini’ ileri sürüyorlar.
Negev’deki Bedevi topluluklarından bir feminist aktivist olan Safa Şehade, ise konuyla ilgili şunları söyledi: “Bedevi toplumu çok muhafazakar bir toplumdur. İsrail ‘müsakene nikahını’ din ve gelenekten ayrılma olarak görür. Bedevi toplumunda hükümetten habersiz, yasal bir evlilik olmaksızın birlikte yaşamak imkansızdır. Buna karşılık polis, çok eşli erkeklerin ortaklarıyla ilişkilerinin doğası hakkında yalan söylediğinden ve aldattığından emin durumda. İslam hukukundaki çok eşlilik, erkeğin, kadının hasta, kısır veya doğum yapamadığı durumlarda dört kadınla evlenmesine izin verir. Ancak Bedevi toplumunda yaygın olan çok eşlilik olgusu artık dinle değil, miras alınan toplumsal gelenekler ve onlarca yıldır hüküm süren ataerkil kültürle ilgilidir. Sosyal hizmet uzmanları ve diğer yetkililer tarafından tekrarlanan ev ziyaretleri yoluyla, bilinen bölgelerdeki (12 şehir ve kasaba) Bedevi ailelerinin yaklaşık yüzde 30'unun çok eşli olduğunu tespit ettik. Öte yandan İsrail Devleti'nin yasal olarak tanınmadığı köylerde (39 köy) bu oran yüzde 50'ye yakın. Yasanın ciddi bir şekilde uygulanması, belirgin olmasa bile önemli bir etkiye sahip olacaktır. Bu olgunun tehlikeleri ve yükselişi hakkında okullarda genç nesil üzerinde farkındalık yaratmak için çalışmalar yapılmalıdır. Ne yazık ki oradaki camilerde feminizm dernekleri dine karşı provokasyon gerçekleştirmekle suçlanıyor. Öğrenciler için kültürel farkındalık programları uygulamak için okullara girmemiz bile engellendi, çünkü bu okulların müdürleri de çok eşli.”
Şehade ayrıca “Bedevi kadınlar arasında erken yaşta (18 yaş altı) evlilik oranları yüzde 35'e ulaşıyor ve bu yasal bir ihlaldir. Bedevi aileler ayrıca kızları yedinci veya sekizinci sınıfta okulu bırakmaya zorluyor. Bedevi kadınlar arasındaki işsizlik oranları ise yüzde 70'in üzerine çıkıyor. Çok azı iş fırsatı yakalayabiliyor. Tüm bu faktörler, onları sessizliğe ve ‘Kocaya minnet, ele minnetten yeğdir’ demeye itiyor. Ayrıca boşanmaya neredeyse imkansız gözüyle bakıyorlar. Çünkü bu, Bedeviler için büyük bir utanç. Boşanan kadınlar, aileleri tarafından sonsuz kadar dışlanmaya maruz kalırlar. Tamamen yalnız kalacaklar ve çocuklarını görmekten mahrum kalacaklar. Kanunları çiğnemekten tutuklanacakları için kocalarını polise ihbar etmeye cesaret edemiyorlar. Çünkü bunun sonuçları onlar için çok vahim olacaktır” dedi.

İddianameler
İsrail’in nüfus kayıt verilerine göre, Güney Bölgesi'nde (Negev Çölü, bölgenin büyük bölümünü bir oluşturuyor ve İsrail bölgeleri arasında en büyük ve en az nüfuslu olanı) 6 bin 680 çok eşli erkek var. O bölgedeki bu erkeklerin sayısı, 2017 ile 2019 arasında yaklaşık 834 kişi arttı.
Verilere göre, 2018 yılından bu yana, Hükümetin Yargı Danışmanı’nın 2017 yılında verdiği talimatın ardından evlenen çok az sayıda çok eşli erkek hakkında iddianame hazırlandı.
Barışçıl Yönetim ve Sivil Hakları için ‘Lavih’ Örgütü tarafından hazırlanan bir rapora göre Savcılık, soruşturma dosyalarının büyük bir kısmını davanın devamını gerektiren hal ve delillerin yetersizliğinden dolayı kapattı. Polis, 2018 yılında 133 çok eşlilik ihlalini Savcılığa havale etti. Savcılık ise sadece 16 kişi hakkında iddianame hazırlamış, 2019 yılında polis 44 dosyayı sevk etmiş, Savcılık ise sadece 5 kişi hakkında iddianame hazırladı. 2020 yılında polis 58 dosyayı Savcılığa havale ederken, Savcılık sadece 13 kişi hakkında iddianame hazırladı.
Güney Bölge Milletvekili Alon Altman, Lavih'in verilerini doğrulayarak, "Yasanın manipüle edilmesi ve ceza kanununun çiğnenmesi sayesinde çok eşlilik olgusu devam ediyor. Çok eşlilik suçunun cezası beş yıl hapis olmasına rağmen mahkemeler, suçlulara en fazla bir yıla kadar hapis cezaları veriyor" dedi. Altman, Adalet Bakanlığı'nın geçtiğimiz Mayıs ayında yaptığı oturumda, ‘sadece dokuz çok eşlilik davasının cezalandırılmasına karar verildiğini’ belirtti. Altman, “Sanıklara, sadece iki davada beş ay, dört davada yedi ay, iki davada sekiz ay ve sadece bir davada 11 ay hapis cezası verildi” şeklinde konuştu.


​​​İsrail Ulusal Sigorta Enstitüsü, çok eşli ailelere, tüm eşler dahil olmak üzere yalnızca bir aile birimiymiş gibi muamele ediyor (Independent Arabia)

Bekar anneler
İsrail Ulusal Sigorta Enstitüsü ise, ‘çok eşli ailelere tüm eşler dahil olmak üzere tek bir aile birimi (geniş bir aile) gibi muamele ettiğini’ belirtiyor. Her aile farklı olabilir, ancak ailenin durumuyla ilgili karar, banka hesap özetlerini, gelir raporlarını ve ortak mülkiyeti içeren destekleyici belgelere dayanır. Yeni evli bir çift, düşük gelirli ailelere verilen sosyal yardımların yüksek meblağını elde ediyor. Bu, çok eşli bir erkek, yeni eşi ve çocuklarının, çocukların yaşına bağlı olarak ayda 900 ila bin 400 dolar arasında yardım elde ettiği anlamına geliyor. Bu, maddi sıkıntı yaşayan tek eşli bir ailenin alabileceği miktarla aynıdır. Ancak kalan eşlerin her biri, yaşlarına ve çocuklarının yaşlarına bağlı olarak yalnızca 200 ila 350 dolar arasında yardım elde ediyor. Diğer eşler, bekar anneler olarak kabul edilirse, ayda 800 ila bin dolar arasında değişen bekar anne yardımı alma kriterlerini karşılayabilirler.
Haaretz’in haberine göre Bağımsız İsrail Regavim Derneği, Bedevi toplumunda yasal birlikte yaşama denilen şey altındaki evlilik olgusu, çok eşliliği yasaklayan yasayı aşmak için bir mekanizmadır. Ulusal Sigorta yardımlarını elde etmek için uygulanan bir dolandırıcılık planının ayrılmaz bir parçasıdır. Sigorta tahsisatları, devletin yasayı uygulamadaki isteksizliği ve yenilikçi dolandırıcılık yöntemleri ışığında, olgunun ekonomik motorunu oluşturuyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı'na göre, İsrail'de tamamı Sünni Müslüman olan yaklaşık 367 bin Bedevi var ve bunların 317 bini Negev (Necef) Çölü’nde yaşıyor. Çölde yaşam, Bedevilerin geleneksel yaşam tarzlarını, kentleşmenin etkilerinden uzakta yaşamalarına olanak tanıyor.



James Bond yarışı kızışıyor: 007 için 4 aday var

Daniel Craig, Casino Royale'de (Eon Productions)
Daniel Craig, Casino Royale'de (Eon Productions)
TT

James Bond yarışı kızışıyor: 007 için 4 aday var

Daniel Craig, Casino Royale'de (Eon Productions)
Daniel Craig, Casino Royale'de (Eon Productions)

Sıradaki James Bond rolünü kimin alacağına dair yarışta 4 aday kaldığı bildiriliyor.

Serinin yeni bölümünün yapımcılığını üstlenen Amazon MGM Studios'un, 4 aktörle deneme çekimleri planladığı aktarılıyor. Oyuncu seçiminin son aşamalarında gerçekleştirilen deneme çekimlerinde filmin yaratıcı ekibinin üyeleri, bir oyuncunun eserden alınan sahneleri nasıl canlandırdığını değerlendirmek istiyor.

Deadline'ın perşembe günkü haberine göre en az 4 oyuncuya deneme çekimi teklifi yapıldı; bunların üçü Jack Lowden, Callum Turner ve Josh O'Connor. 4. oyuncunun kim olduğu ise henüz doğrulanmadı.

Öte yandan The Hollywood Reporter, rol için düşünüldüğü bildirilen Jack O'Connell ve Jacob Elordi'nin deneme çekimlerine katılmayacağını açıkladı.

Yayın kuruluşuna konuşan kaynaklar, sözkonusu son seçmelerin bu hafta içinde başlayabileceğini ve gelecek haftaya kadar sürebileceğini bildirdi.

Yaklaşan filmin oyuncu seçiminin kesinleştirilmesine ilişkin bilinen net bir zaman çizelgesi yok ancak yıl bitmeden bir duyuru gelebilir.

Yıllar içinde Timothy Dalton, Pierce Brosnan ve Daniel Craig'in Bond rolüne seçilmesinde rol oynayan emekli cast direktörü Debbie McWilliams, bu süreç hakkında önceki aylarda The Independent'a yaptığı açıklamada "[Bond'un] tam bir muamma olarak kalmasının kesinlikle şart olduğunu" söyleyerek eklemişti:

[Elordi, Turner, Dickinson ve diğerlerini] Bond olarak görmek istemiyorum çünkü artık onlar hakkında çok fazla şey biliyoruz. Onların kişisel hayatı hakkında mümkün olduğunca az şey bilmek istiyoruz çünkü casuslar böyledir. Nereden alışveriş yaptığını, ebeveynlerinin kim olduğunu ya da nerede yaşadığını bilmemize gerek yok… O öldürme yetkisine sahip ve biz de bunu yapabileceğine inanmalıyız. Eğer inandıramazsa, o zaman izleyiciyi kaybeder.

yum
Pierce Brosnan, 1995'ten 2002'ye kadar 007 rolünü canlandırdı (United Artists)

Diğer yandan yapımcıların, sıradaki filmin kötü adam rolü için House of the Dragon'ın Britanyalı bir oyuncusunu gözüne kestirdiği söyleniyor.

Haberlere göre HBO'nun Game of Thrones spin-off'unda kötü karakter Aemond Targaryen'i canlandıran 29 yaşındaki Ewan Mitchell, bu rol için düşünülen adaylar arasında.

Önceki haftalarda The Sun'a konuşan bir kaynak, "Ewan, Amazon için mükemmel bir seçenek çünkü iyi bir özgeçmişe sahip ancak Bond'un geri dönüşünde adı anılan bazı isimler kadar tanınmış bir oyuncu değil" demişti.

Tanınmış bir yıldızdan ziyade gelecek vaat eden bir isim ve son derece kendine özgü bir görünüme sahip birini arıyorlar.

Yeni film, pandemi nedeniyle ertelenmesinin ardından Ekim 2021'de vizyona giren ve Daniel Craig'in Bond rolündeki son performansını sergilediği Ölmek için Zaman Yok'u (No Time To Die) takip edecek.

Onun yerini kimin alacağına dair spekülasyonlar yaygınlaşırken Ocak 2025'te Amazon, MGM Studios'u tartışmalı bir hamleyle satın alarak çok sevilen serinin kontrolünü ele geçirmişti.

Independent Türkçe


Bir oturuşta bitirmelik: 100 tam puanlı 5 mini dizi

Shōgun yıldızı Takehiro Hira (sağda) ve Aoi Okuyama'yı buluşturan 8 bölümlük Giri/Haji aile, suç ve ahlaki ikilemleri merkeze alıyor (Netflix)
Shōgun yıldızı Takehiro Hira (sağda) ve Aoi Okuyama'yı buluşturan 8 bölümlük Giri/Haji aile, suç ve ahlaki ikilemleri merkeze alıyor (Netflix)
TT

Bir oturuşta bitirmelik: 100 tam puanlı 5 mini dizi

Shōgun yıldızı Takehiro Hira (sağda) ve Aoi Okuyama'yı buluşturan 8 bölümlük Giri/Haji aile, suç ve ahlaki ikilemleri merkeze alıyor (Netflix)
Shōgun yıldızı Takehiro Hira (sağda) ve Aoi Okuyama'yı buluşturan 8 bölümlük Giri/Haji aile, suç ve ahlaki ikilemleri merkeze alıyor (Netflix)

Yeni bir diziye başlamak bazen takvimde yer açmayı gerektiriyor. Kaç sezonu var, hikaye bir yere bağlanıyor mu, üçüncü sezonda kendini tekrar ediyor mu derken insan daha ilk bölümü açmadan yorulabiliyor.

Mini dizilerin cazibesi biraz da burada: Birkaç bölümlüğüne hayatınıza giriyor, beklediğinizden çok daha uzun süre aklınızda kalabiliyorlar. Üstelik karakterlere alışmak, dertlerini anlamak ve ara sıra onlara kızmak için her zaman 5 sezona ihtiyaç yok.

The Narrow Road to the Deep North geçmişinden kurtulamayan bir cerrahı, Why Didn't They Ask Evans? bir cinayeti çözmeye hevesli iki arkadaşı, Giri/Haji kardeşini arayan bir polisi, Scavengers Reign yabancı bir gezegende mahsur kalanları, River ise kaybettiği ortağından kopamayan bir dedektifi tanıştırıyor bizimle. 

Ortak noktalarıysa Rotten Tomatoes'ta değerlendirmeye alınan eleştirilerin tamamının olumlu olması. Bu oran elbette hepsini aynı ölçüde seveceğiniz anlamına gelmiyor, ne de olsa zevklerimiz bir puan tablosuna sığacak kadar uslu değil. Ama sıradaki dizinizi seçerken öneriye ihtiyacınız varsa, bu 5 yapımın her biri size farklı bir neden verebilir. 

Listemizi de puan sırasına dizilmiş bir ödev olarak değil, o günkü ruh halinize göre içinden bir şey seçebileceğiniz küçük bir öneri defteri gibi düşünebilirsiniz. Sayfaları çevirmeye hazırsanız başlıyoruz...

The Narrow Road to the Deep North (2025)

The Narrow Road to the Deep North'ta savaş sona erse de insanın içinden çıkmıyor. Richard Flanagan'ın Booker ödüllü romanından uyarlanan 5 bölümlük dizi, cerrah Dorrigo Evans'ın savaş öncesindeki yasak aşkı, Japon esir kampında geçirdiği günler ve geçmişin izlerini taşıdığı yaşlılığı arasında gidip geliyor.

Dorrigo'nun gençliğini canlandıran Jacob Elordi'yle yaşlılığını oynayan Ciarán Hinds arasındaki fark, geçen yıllardan ibaret değil; sanki aynı adamın birbirine yabancılaşmış iki haliyle karşılaşıyoruz.

İkinci Dünya Savaşı sırasında inşa edilen Ölüm Demiryolu'nun çamuru, yağmuru ve bunaltıcı nemi, Justin Kurzel'in yönetiminde dekor olmaktan çıkıyor, izlerken adeta üstünüze başınıza yapışıyor. 

scdfrg
29 yaşındaki Avustralyalı aktör Jacob Elordi'nin adı bir dönem James Bond rolü için geçse de son haberler aktörün adaylar arasında yer almadığına işaret ediyor (Amazon Prime Video)

Odessa Young'ın canlandırdığı Amy'yle yaşanan aşk da bu karanlığın ortasında soluklanacağımız rahat bir sığınak değil, Dorrigo'nun yanında taşıdığı bir başka düğüm. 

Yalnız, dizinin seyircisini zorlamaktan çekinmediğini söylemek gerek: Şiddetin ağırlığına bazen görüntüyü seçmeyi güçleştiren karanlık ve dikkat isteyen zaman sıçramaları ekleniyor. 

Etkisi de burada yatıyor; hayatta kalmayı hikayenin mutlu sonu saymak yerine, sonrasında o hayatla ne yapılacağını soruyor.

IMDb: 7,2
Nereden izlenir: TOD TV

Why Didn't They Ask Evans? (2022)

Her cinayet hikayesinin bizi insanlığın karanlık tarafıyla baş başa bırakması gerekmiyor. Why Didn't They Ask Evans? biraz merak, biraz tehlike ve bolca atışmayla da gayet iyi vakit geçirebileceğimizi hatırlatıyor. 

House efsanesi Hugh Laurie, Agatha Christie'nin 1934 tarihli romanını üç bölümlük bir diziye uyarlarken hem senaryoyu yazıyor hem de yönetmen koltuğuna oturuyor, hikayenin oyunbazlığını da koruyor.

Galler'de golf oynarken ölmek üzere olan bir adamın son sözlerini duyan Bobby Jones, eski arkadaşı Lady Frances "Frankie" Derwent'le birlikte kendini bu tuhaf vedanın peşinde buluyor. 

vghy
32 yaşındaki Britanyalı aktris Lucy Boynton, 2016 yapımı Sing Street ve Oscar ödüllü Bohemian Rhapsody'deki rolleriyle tanınıyor (BritBox)

Will Poulter ve Lucy Boynton arasındaki uyum öyle kuvvetli ki bir noktadan sonra katilin kimliğinden çok, bu ikilinin sıradaki konuşmasını merak eder hale geliyorsunuz. 

Dönem kostümleri, yeşile doymuş manzaralar ve zekice diyaloglar da soruşturmaya eşlik ediyor. Üstelik dizi, 1930'ları sergilemekle meşgul olup hikayeyi vitrinde unutmuyor. 

Christie'ye aşinaysanız bazı numaraları önceden sezebilir, çözüme giden yolun yer yer fazla dolandığını düşünebilirsiniz. Ama asıl keyif sizi mutlaka ters köşeye yatırmasında değil, Bobby ve Frankie'yle birkaç saat daha geçirmek istemenizde.

IMDb: 7,0
Nereden izlenir: Türkiye'deki abonelik tabanlı yayın platformlarında yer almıyor​​​​​​

Giri/Haji (2019)

Giri/Haji'ye kardeşini arayan bir polisin hikayesi diye başlayıp kendinizi aile sırları, yarım kalmış aşklar ve yakuza hesaplaşmaları arasında bulabilirsiniz. Üstelik dizi bütün bunların yanına dansı da koyacak kadar cesur. 

Joe Barton'ın yarattığı 8 bölümlük yapımda Tokyolu dedektif Kenzo, öldüğünü sandığı kardeşine bir yakuza liderinin yeğenini öldürme suçlaması yöneltildiğini öğrenince Londra'ya gidiyor. İki şehir arasında gidip gelen hikayede polis soruşturması aile dramına, aile dramı beklenmedik bir yakınlaşmaya dönüşüyor. Kimse yalnızca suçlu, polis ya da kardeş kimliğine sığmıyor. 

scdfgth
Giri/Haji, Tokyo Emniyet Müdürlüğü'nde görevli dürüst ve vicdanlı dedektif Kenzo Mori'nin etrafında dönüyor (Netflix/BBC)

Takehiro Hira ve Kelly Macdonald'ın ölçülü performansları bu kalabalığı bir arada tutarken Will Sharpe, Londralı seks işçisi Rodney'nin sivri dilinin ardındaki kırılganlığı yakalayıp sahneleri usulca sahipleniyor. 

Siyah-beyaz geçmiş sahneleri, bölünmüş ekranlar ve resim gibi animasyonlarla anlatımın biçimi de sürekli değişiyor. Finaldeki dans sahnesiyse kimine büyüleyici gelirken, kimine "Şimdi buna ne gerek vardı?" dedirtebilir. Bunca karakterin ve hikayenin arasında yol zaman zaman dolansa da bu insanların birbirlerinin hayatını nasıl değiştirdiğini görmek, izlemeyi sürdürmek için yeterli bir neden.

Yalnız listeye küçük bir not düşmek gerekiyor: Giri/Haji baştan mini dizi olarak tasarlanmamış, ikinci sezon fikirleri bulunmasına rağmen ilk sezonun ardından iptal edilmişti. Yine de listedeki yerini sonuna kadar hak ediyor.

IMDb: 7,8
Nereden izlenir: Netflix

 

Scavengers Reign (2023)

​​​​​​Yabancı bir gezegene düşsek muhtemelen her şeyin bizi yemek istediğini düşünürdük. Scavengers Reign'in daha huzursuz edici fikri, doğanın bizimle pek de ilgilenmemesi. 

Joseph Bennett ve Charles Huettner'ın kısa filmi Scavengers'dan doğan yetişkin animasyonu, hasar gören Demeter 227 adlı yük gemisinin mürettebatını Vesta gezegeninin farklı köşelerinde hayatta kalmaya çalışırken izliyor. Buradaki tuhaf canlılar ve bitkiler, insanlar gelmeden önce işleyen ve onlar gittikten sonra da işleyecek bir düzenin parçaları.

Çizimlerdeki güzelliğe dalmışken bir anda irkilmeniz mümkün: Studio Ghibli'nin doğaya duyduğu hayranlık, sanki David Cronenberg'in beden korkusuyla aynı toprakta filizlenmiş. Dizi bu dünyayı uzun açıklamalarla tanıtmak yerine bizi de karakterler kadar bilgisiz bırakıyor; neye dokunulacağını, neyden kaçılacağını bazen acı bir tecrübeyle öğreniyoruz. 

6u7
Güneş patlamasında hasar gören uzay gemisinden kaçıp Vesta gezegeninde mahsur kalan mürettebatın hikayesini anlatan Scavengers Reign, Animasyonda Üstün Bireysel Başarı dalında Emmy kazanmıştı (HBO)

Ağır ilerleyen, yer yer insandan çok çevresine odaklanan anlatımı herkesi içine çekmeyebilir ama yalnızlığı ve doğaya hükmetme alışkanlığımızın ne kadar kırılgan olduğunu hissettirmekte çok başarılı. 

Baştan mini dizi olarak tasarlanmayan Emmy ödüllü Scavengers Reign de iptal edilmesiyle 12 bölümlük tek bir sezonla sınırlı kaldı.

IMDb: 8,6
Nereden izlenir: Türkiye'deki abonelik tabanlı yayın platformlarında yer almıyor​​​​​​

River (2015)

River'da bir dedektif için katili bulmak kadar zor olan bir şey daha var: Mesai arkadaşının yokluğuyla yaşamayı öğrenmek.

Abi Morgan'ın yarattığı 6 bölümlük Britanya polisiyesinde John River, katledilen ortağı Stevie'nin ölümünü gizlice araştırırken onunla konuşmayı da sürdürüyor. Zihninde beliren ölüler ilk bakışta gösterişli bir polisiye numarası gibi durabilir ama dizi bu karşılaşmalardan insanın söyleyemediklerine, yalnızlığına ve kayıpla baş etme çabasına uzanıyor. 

Manevi Değer'le (Affeksjonsverdi) bu sene Oscar'a aday gösterilen Stellan Skarsgård, River'ın içine kapanıklığını küçük duraksamalar ve bakışlarla öyle iyi anlatıyor ki sessiz kaldığında bile kafasının içindeki kalabalığı hissediyorsunuz. 

xscdfgh
Kariyerine 1970'lerde başlayan İsveçli aktör Stellan Skarsgård (sağda), dünya sinemasındaki en üretken ve saygın İskandinav aktörlerden biri (BBC One)

Nicola Walker'ın Stevie'ye kattığı canlılık da kaybı somutlaştırıyor, onu tanıdıkça River'ın neden bu konuşmaları bitiremediğini anlıyoruz. Cinayet soruşturması sırları birer birer ortaya çıkarırken biz de yakınımızdaki birini ne kadar tanıdığımızı ve onu kaybettikten sonra öğrendiklerimizle nasıl baş edeceğimizi düşünmeye başlıyoruz.

Ağır temposu ve üzerine çöken hüzün herkese göre olmayabilir ama River, bir insanı özlemenin gündelik hayatın en sıradan anına bile nasıl sızdığını kolay unutulmayacak bir sadelikle yakalıyor.

IMDb: 7,9
Nereden izlenir: Türkiye'deki abonelik tabanlı yayın platformlarında yer almıyor​​​​​​

Independent Türkçe


Yıldızları buluşturan romantik komedi klasiği 20 yaşında

1994 yapımı Maske'yle (The Mask) çıkış yapan Cameron Diaz, Tatil'de Los Angeles'ta film fragmanları üreten başarılı bir şirketi yöneten Amanda Woods rolündeydi (Universal Pictures)
1994 yapımı Maske'yle (The Mask) çıkış yapan Cameron Diaz, Tatil'de Los Angeles'ta film fragmanları üreten başarılı bir şirketi yöneten Amanda Woods rolündeydi (Universal Pictures)
TT

Yıldızları buluşturan romantik komedi klasiği 20 yaşında

1994 yapımı Maske'yle (The Mask) çıkış yapan Cameron Diaz, Tatil'de Los Angeles'ta film fragmanları üreten başarılı bir şirketi yöneten Amanda Woods rolündeydi (Universal Pictures)
1994 yapımı Maske'yle (The Mask) çıkış yapan Cameron Diaz, Tatil'de Los Angeles'ta film fragmanları üreten başarılı bir şirketi yöneten Amanda Woods rolündeydi (Universal Pictures)

Romantik komedi klasiği Tatil (The Holiday), 20. yıldönümü kapsamında 11 Aralık'ta yeniden sinemalarda gösterime girecek. Sony Pictures'ın dün (21 Ekim) duyurduğu gösterimleri Fathom Entertainment düzenleyecek. Filmin Türkiye'de yeniden vizyona girip girmeyeceği ise henüz açıklanmadı.

İlk kez 8 Aralık 2006'da izleyiciyle buluşan film, zamanla Noel döneminin vazgeçilmezlerinden birine dönüştü. Dünya çapında 200 milyon doların üzerinde hasılat elde eden Tatil, aradan geçen yıllara rağmen sadık bir hayran kitlesini koruyor.

Nancy Meyers'ın yazıp yönettiği filmin başrollerini Cameron Diaz, Kate Winslet, Jude Law ve Jack Black paylaşıyor. Hikaye, aşk hayatlarında hayal kırıklığı yaşayan iki kadının Noel tatili için evlerini değiştirmesiyle başlıyor.

Winslet'ın canlandırdığı Iris, başka bir kadınla evlenmek üzere olan bir adama aşık. Diaz'ın hayat verdiği Amanda ise birlikte yaşadığı erkeğin kendisini aldattığını öğreniyor. Birbirlerini hiç tanımayan ve aralarında neredeyse 10 bin kilometre bulunan iki kadın, farklı hayatlar sürseler de aynı duygusal çıkmazda buluşuyor.

Bir ev değişim sitesinde tanışan ikili, tatil boyunca evlerini değiştirmeye karar veriyor. Iris, Amanda'nın güneşli Kaliforniya'da, Los Angeles'taki evine yerleşirken Amanda da İngiltere'nin karla kaplı kırsalına gidiyor. Çok geçmeden ikisi de hiç istemediği ve beklemediği bir şeyle karşılaşıyor: yeni bir aşk.

Amanda, Iris'in yakışıklı ağabeyi Graham'dan (Law) etkileniyor. Iris ise senarist Arthur'dan (Eli Wallach) aldığı ilhamla ve film müzikleri besteleyen Miles'la (Black) tanışmasının ardından kalbinin yaralarını sarmaya başlıyor.

Diziye de uyarlanıyor

Filmin yeniden gösteriminin yanı sıra Apple TV'de bir mini dizi uyarlaması da geliştiriliyor. Farklı karakterlere odaklanması planlanan yapım, Noel döneminde evlerini değiştiren biri Britanyalı, diğeri Amerikalı iki kadının aşkı bulmasını konu alacak.

Tatil, oyuncuları için de unutulmaz anılar barındırıyor.

Amanda Woods rolü hakkında konuşan Diaz, Meyers'ın kadınların hayatlarının belirli dönemlerinde yaşadıklarına seslenebilmesini övmüştü. Oyuncu, Amanda'nın kariyerine bağlılığı ve kendi ayakları üzerinde durma becerisiyle kırılganlığı arasındaki dengeye de dikkat çekmişti.

Diaz için çekimlerin fiziksel açıdan en zorlayıcı bölümlerinden biri, karda topuklu ayakkabılarla koştuğu sahneydi. Oyuncu, bu sahnenin çekimlerini 2020'de Vulture'a verdiği röportajda şöyle anlatmıştı:

Topuklu ayakkabılarla günde yaklaşık 11 kilometre koşuyordum. O sahnenin tamamını çekmek bir hafta sürdü. Senaryoda bile yoktu.

"Noel'deki küçük ritüelimiz"

Winslet ise geçen yıl konuk olduğu sohbet programı The View'da sokakta karşılaştığı hayranlarının Tatil'den, Titanik'ten (Titanic) bile daha sık söz ettiğini söylemişti:

Sokakta insanlar yanıma Titanik'ten çok Tatil hakkında konuşmak için geliyor. En güzel yanı da markette annelerin kızlarıyla birlikte yanıma gelip 'Ah Kate, Tatil'i çok seviyoruz, Noel'deki küçük ritüelimiz oldu' demesi.

Independent Türkçe, Variety, UPI, Vulture, The View