İsrailli Bedevilerin çok eşlilik formülü ‘müsakene nikahı’

İsrail’in Negev bölgesinde yaşayan Bedeviler, çok eşliliği yasaklayan yasadan kaçmak için ‘müsakene nikahı’na başvuruyor. Feminist örgütler İslam düşmanlığı ile suçlanarak farkındalık yaratmak için okullara girmeleri yasaklandı

İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)
İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)
TT

İsrailli Bedevilerin çok eşlilik formülü ‘müsakene nikahı’

İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)
İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)

Rağde Atme
Yola saçılan eşyalarını toplayan Fatıma, ağlayarak İsrail’in güneyindeki Rahat şehrindeki evine komsu sokakta yaşayan ailesinin evine koşuyor. Eşi, 30’uncu doğum gününde kutlama ve partiler yapıp hediyeler almak yerine kendi deyimiyle, ‘ayır ayarlı’ bir hediyeyle ona sürpriz yapmayı tercih ederek, bir evlilik yapıp Fatıma’dan daha genç bir gelinle evine geldi. Ortaöğrenimini tamamlamak için yıllarca uğraşan ve hukuk okumaya can atan Fatıma, bu korkunç şoka katlanamayıp, yeni evli çifte hakaretler ve tokatlar yağdırdı. Ancak dakikalar sonra kendini yolun kenarında, burnundan ve dudaklarından kan sızarken buldu. 40 yaşındaki kocası onu 15 dakika boyunca şiddet uygulayarak vücudunda morluklar oluşmasına neden oldu. Onu ve kıyafetlerini sokağa atarak ona “Bu gece benim gecem. Balayım sona erdikten sonra kendi kendine geri döneceksin” dedi.

Hapis ve para cezası
Fatıma'nın aşağılanma duygusundan dolayı yüreğini yakan hüzün, ailesinin; eşinin başka bir kadınla ilişki kurmasının ‘kendisinin hatası olduğunu’ ifade ederek boşanma fikrini kesin olarak reddetmesi üzerine bir öfkeye dönüştü. Babası, erkeklerinin çoğunluğunun çok eşli olduğu bir Bedevi kabilesinde dünyaya gelmiş ve yetişmişken, aksi nasıl düşünülebilirdi? Bu, İsrail'de çok eşliliğin 1977'den beri yasadışı olmasına rağmen gerçekleşti. Bu gelenek, yasalarca cezalandırılabilir bir suç haline getirildi. Çok eşliliğe 5 yıla kadar hapis ve para cezası uygulanıyor.
Kendisi ve ailesini korumak için soyadını paylaşmayan Fatıma, Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı açıklamada, ilk eşin ayıplama kültürü yüzünden boşanamadığını, yine aynı sebepten yeniden evlenemediğini ifade etti. Hakaret veya şiddete maruz kalabilen ilk eşin, erkeğin ona geri dönme kararı ihtimaline karşı, ulaşılabilir durumda kalması gerektiğini söyledi. Fatıma, “Bedevi toplumlarında, bir adam evlenir ve çocukları olur. Sonra başka bir eş getirmeye karar verir, ilk eşini parasız, diplomasız veya kendini ve çocuklarını geçindirmek için geçim kaynağı olmadan bırakır. Tüm suç, Bedevi kadınlarının içinde bulunduğu kötü durumu gören ve kanun yaptırımlarını katı bir güçle görmezden gelmeye son vermeyen toplumda. Bedevi kadınlar, Bedevi toplumunda yaygın olan çok eşlilikten muzdarip durumda” şeklinde konuştu.


Feminist ve insan hakları dernekleri, Bedevi toplumunda çok eşlilik olgusunu sınırlamaya öncelik veriyor (Independent Arabia)

Sahte boşanma
Çok eşliliği yasaklayan yasa, 1977 yılında kabul edilmesine rağmen Hükümetin Yargı Danışmanı’nın, yasanın uygulanmasını ve ihlal edenler için cezaların sıkılaştırılmasını gerektiren talimatlarının ardından 2017 yılında yürürlüğe girdi. İsrail Polisi ve Savcılık Ofisi temsilcileri, geçtiğimiz Mayıs ayında Adalet Bakanlığı'nda düzenlenen bir oturumda çokeşli erkeklerin, bu tür evlilikleri ‘sahte boşanmaya’ ek olarak ‘müsakene nikahı (birlikte yaşama)’ olarak kayıt ettirmek dahil olmak üzere, yasayı çeşitli şekillerde manipüle ederek cezadan kurtulmayı başardıklarını söyledi. Hükümetin Yargı Danışmanı’ndan yasayı uygulamak için katı talimatların yayınlanmasının üzerinden üç ve daha fazla yıl geçmesine rağmen hem polis hem de savcılık, Bedevi toplumunda çok eşliliği yasaklayan yasayı henüz uygulayamadıklarını itiraf etti.
Tel Aviv merkezli Haaretz gazetesine göre Polis Teşkilatı’nda Soruşturma ve İstihbarat Dairesi Temsilcisi “Çok eşli erkekler bu tür bir evliliği şeriat mahkemelerine kaydettirmemekte, bunun yerine birlikte yaşadıklarına dair bir avukat tarafından tasdikli bir belge ile sorumlu makamlara gitmekte. Böylece, devletin evli çiftlere sunduğu resmi tanınma ve mali ayrıcalıklara sahip olurlar. Bu ihlalle ilgili dosya sayısında gözle görülür bir azalma kaydedildi. Çünkü ihlalin tanımı sınırlı ve evliliğin gerçekleşmiş olmasına bağlı. Ancak birçok evli çift, ilişkilerini birlikte yaşama olarak tanımlamaya başvuruyor, çünkü bu suç değil” şeklinde konuştu.

Toplumsal utanç
Öte yandan Feminizm ve insan hakları dernekleri, kadınların, çocukların, ailenin ve bir bütün olarak toplumun statüsü üzerindeki olumsuz sonuçları nedeniyle, Bedevi toplumunda çokeşlilik olgusunun sınırlandırılmasına öncelik veriyor. Bu olgunun tehlikeleri konusunda farkındalık yaratmak amacıyla birçok kamu girişimi başlattı. Bedevi kadınlar ve uzmanlarla yüzlerce toplantı ve konferans gerçekleştirdi. Sürekli olarak yasanın uygulanması, ihlal edenler ve buna katkıda bulunanların cezalandırılması talebinin yanı sıra bu konuda medya kampanyaları düzenledi. Bu dernekler, ‘mevcut durum ışığında, kolluk kuvvetlerinin, ya polisin birlikte yaşayan çiftlerin zaten evli olduğunu ve yasayı ihlal ettiğini kanıtlayan deliller toplamasını istemesi ya da çok eşliliği yasaklayan yasayı değiştirmesi gerektiğini’ ileri sürüyorlar.
Negev’deki Bedevi topluluklarından bir feminist aktivist olan Safa Şehade, ise konuyla ilgili şunları söyledi: “Bedevi toplumu çok muhafazakar bir toplumdur. İsrail ‘müsakene nikahını’ din ve gelenekten ayrılma olarak görür. Bedevi toplumunda hükümetten habersiz, yasal bir evlilik olmaksızın birlikte yaşamak imkansızdır. Buna karşılık polis, çok eşli erkeklerin ortaklarıyla ilişkilerinin doğası hakkında yalan söylediğinden ve aldattığından emin durumda. İslam hukukundaki çok eşlilik, erkeğin, kadının hasta, kısır veya doğum yapamadığı durumlarda dört kadınla evlenmesine izin verir. Ancak Bedevi toplumunda yaygın olan çok eşlilik olgusu artık dinle değil, miras alınan toplumsal gelenekler ve onlarca yıldır hüküm süren ataerkil kültürle ilgilidir. Sosyal hizmet uzmanları ve diğer yetkililer tarafından tekrarlanan ev ziyaretleri yoluyla, bilinen bölgelerdeki (12 şehir ve kasaba) Bedevi ailelerinin yaklaşık yüzde 30'unun çok eşli olduğunu tespit ettik. Öte yandan İsrail Devleti'nin yasal olarak tanınmadığı köylerde (39 köy) bu oran yüzde 50'ye yakın. Yasanın ciddi bir şekilde uygulanması, belirgin olmasa bile önemli bir etkiye sahip olacaktır. Bu olgunun tehlikeleri ve yükselişi hakkında okullarda genç nesil üzerinde farkındalık yaratmak için çalışmalar yapılmalıdır. Ne yazık ki oradaki camilerde feminizm dernekleri dine karşı provokasyon gerçekleştirmekle suçlanıyor. Öğrenciler için kültürel farkındalık programları uygulamak için okullara girmemiz bile engellendi, çünkü bu okulların müdürleri de çok eşli.”
Şehade ayrıca “Bedevi kadınlar arasında erken yaşta (18 yaş altı) evlilik oranları yüzde 35'e ulaşıyor ve bu yasal bir ihlaldir. Bedevi aileler ayrıca kızları yedinci veya sekizinci sınıfta okulu bırakmaya zorluyor. Bedevi kadınlar arasındaki işsizlik oranları ise yüzde 70'in üzerine çıkıyor. Çok azı iş fırsatı yakalayabiliyor. Tüm bu faktörler, onları sessizliğe ve ‘Kocaya minnet, ele minnetten yeğdir’ demeye itiyor. Ayrıca boşanmaya neredeyse imkansız gözüyle bakıyorlar. Çünkü bu, Bedeviler için büyük bir utanç. Boşanan kadınlar, aileleri tarafından sonsuz kadar dışlanmaya maruz kalırlar. Tamamen yalnız kalacaklar ve çocuklarını görmekten mahrum kalacaklar. Kanunları çiğnemekten tutuklanacakları için kocalarını polise ihbar etmeye cesaret edemiyorlar. Çünkü bunun sonuçları onlar için çok vahim olacaktır” dedi.

İddianameler
İsrail’in nüfus kayıt verilerine göre, Güney Bölgesi'nde (Negev Çölü, bölgenin büyük bölümünü bir oluşturuyor ve İsrail bölgeleri arasında en büyük ve en az nüfuslu olanı) 6 bin 680 çok eşli erkek var. O bölgedeki bu erkeklerin sayısı, 2017 ile 2019 arasında yaklaşık 834 kişi arttı.
Verilere göre, 2018 yılından bu yana, Hükümetin Yargı Danışmanı’nın 2017 yılında verdiği talimatın ardından evlenen çok az sayıda çok eşli erkek hakkında iddianame hazırlandı.
Barışçıl Yönetim ve Sivil Hakları için ‘Lavih’ Örgütü tarafından hazırlanan bir rapora göre Savcılık, soruşturma dosyalarının büyük bir kısmını davanın devamını gerektiren hal ve delillerin yetersizliğinden dolayı kapattı. Polis, 2018 yılında 133 çok eşlilik ihlalini Savcılığa havale etti. Savcılık ise sadece 16 kişi hakkında iddianame hazırlamış, 2019 yılında polis 44 dosyayı sevk etmiş, Savcılık ise sadece 5 kişi hakkında iddianame hazırladı. 2020 yılında polis 58 dosyayı Savcılığa havale ederken, Savcılık sadece 13 kişi hakkında iddianame hazırladı.
Güney Bölge Milletvekili Alon Altman, Lavih'in verilerini doğrulayarak, "Yasanın manipüle edilmesi ve ceza kanununun çiğnenmesi sayesinde çok eşlilik olgusu devam ediyor. Çok eşlilik suçunun cezası beş yıl hapis olmasına rağmen mahkemeler, suçlulara en fazla bir yıla kadar hapis cezaları veriyor" dedi. Altman, Adalet Bakanlığı'nın geçtiğimiz Mayıs ayında yaptığı oturumda, ‘sadece dokuz çok eşlilik davasının cezalandırılmasına karar verildiğini’ belirtti. Altman, “Sanıklara, sadece iki davada beş ay, dört davada yedi ay, iki davada sekiz ay ve sadece bir davada 11 ay hapis cezası verildi” şeklinde konuştu.


​​​İsrail Ulusal Sigorta Enstitüsü, çok eşli ailelere, tüm eşler dahil olmak üzere yalnızca bir aile birimiymiş gibi muamele ediyor (Independent Arabia)

Bekar anneler
İsrail Ulusal Sigorta Enstitüsü ise, ‘çok eşli ailelere tüm eşler dahil olmak üzere tek bir aile birimi (geniş bir aile) gibi muamele ettiğini’ belirtiyor. Her aile farklı olabilir, ancak ailenin durumuyla ilgili karar, banka hesap özetlerini, gelir raporlarını ve ortak mülkiyeti içeren destekleyici belgelere dayanır. Yeni evli bir çift, düşük gelirli ailelere verilen sosyal yardımların yüksek meblağını elde ediyor. Bu, çok eşli bir erkek, yeni eşi ve çocuklarının, çocukların yaşına bağlı olarak ayda 900 ila bin 400 dolar arasında yardım elde ettiği anlamına geliyor. Bu, maddi sıkıntı yaşayan tek eşli bir ailenin alabileceği miktarla aynıdır. Ancak kalan eşlerin her biri, yaşlarına ve çocuklarının yaşlarına bağlı olarak yalnızca 200 ila 350 dolar arasında yardım elde ediyor. Diğer eşler, bekar anneler olarak kabul edilirse, ayda 800 ila bin dolar arasında değişen bekar anne yardımı alma kriterlerini karşılayabilirler.
Haaretz’in haberine göre Bağımsız İsrail Regavim Derneği, Bedevi toplumunda yasal birlikte yaşama denilen şey altındaki evlilik olgusu, çok eşliliği yasaklayan yasayı aşmak için bir mekanizmadır. Ulusal Sigorta yardımlarını elde etmek için uygulanan bir dolandırıcılık planının ayrılmaz bir parçasıdır. Sigorta tahsisatları, devletin yasayı uygulamadaki isteksizliği ve yenilikçi dolandırıcılık yöntemleri ışığında, olgunun ekonomik motorunu oluşturuyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı'na göre, İsrail'de tamamı Sünni Müslüman olan yaklaşık 367 bin Bedevi var ve bunların 317 bini Negev (Necef) Çölü’nde yaşıyor. Çölde yaşam, Bedevilerin geleneksel yaşam tarzlarını, kentleşmenin etkilerinden uzakta yaşamalarına olanak tanıyor.



Uzmanlar açıkladı: Portakaldan daha çok C vitamini içeren gıdalar

Küçük bir portakal (120 g) yaklaşık 62 mg C vitamini içeriyor (Unsplash)
Küçük bir portakal (120 g) yaklaşık 62 mg C vitamini içeriyor (Unsplash)
TT

Uzmanlar açıkladı: Portakaldan daha çok C vitamini içeren gıdalar

Küçük bir portakal (120 g) yaklaşık 62 mg C vitamini içeriyor (Unsplash)
Küçük bir portakal (120 g) yaklaşık 62 mg C vitamini içeriyor (Unsplash)

Öksürük ve hapşırık mevsiminin başlamasıyla doktorlar, halka grip ve Kovid aşılarını yaptırma çağrısında bulunuyor.

Birçok kişi, burun akıntısının ilk belirtisinde soğuk algınlığını önleme umuduyla portakal suyu, C vitamini tabletleri ve hatta zencefilli bağışıklık içeceğine başvuruyor.

Soğuk algınlığı veya gribe yakalanmayı önleyebilecek tek bir vitamin veya gıda olmasa da C vitamini, bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı oluyor.

Ancak beslenme uzmanları, portakaldan çok daha fazla C vitamini içeren başka gıdalar olduğunu söylüyor.

Hangi besinler en fazla C vitamini içeriyor?

120 gramlık küçük bir portakal yaklaşık 62 miligram (mg) C vitamini içeriyor. Bu miktar, çiğ tüketilen yarım kırmızı dolmalık biberde bulunan yaklaşık 100 mg C vitamininin yalnızca bir bölümüne karşılık geliyor. 

Lisanslı beslenme uzmanı ve Low Appetite Cookbook'un yazarı Rob Hobson, The Independent'a yaptığı açıklamada, "En zengin kaynaklar arasında kırmızı biber, siyah frenk üzümü, kivi, çilek, brokoli ve Brüksel lahanasının yanı sıra turunçgiller yer alıyor" diyor.

Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Servisi'ne (NHS) göre 19 ila 64 yaşlarındaki yetişkinler günde 40 mg C vitamine ihtiyaç duyuyor ve bu miktarın sağlıklı, dengeli bir beslenmeyle karşılanması gerekiyor.

C vitamini açısından zengin diğer meyve ve sebzelerin 80 gramlık porsiyonlarında bulunan miktarlar şöyle: Çilekte 46 mg, siyah frenk üzümünde 160 mg, brokolide 63 mg, Brüksel lahanasında 48 mg ve kivide 47 mg.

NHS'ye göre patates de C vitamini açısından zengin bir kaynak. Patatesin 100 gramında genellikle yalnızca 7-9 mg C vitamini bulunsa da çoğu kişi bir öğünde bundan daha fazla patates tüketiyor.

xscfgthy

C vitamini bağışıklık sistemi için neden faydalı?

Askorbik asit diye de bilinen C vitamini, suda çözünen ve vücutta depolanmayan bir vitamin.

Bu da gıdalardan her gün yeterli miktarda alınmasının hayati önem taşıdığı anlamına geliyor.

C vitamini, vücuttaki dokuların onarımına yardımcı olur ve hücreleri serbest radikallerin hasarından koruyup vücudun doğal savunma mekanizmalarını güçlendirerek bağışıklık sistemini destekler.

Hobson, "Normal bağışıklık fonksiyonunda önemli bir rol oynayan C vitamini, ilk savunma hattımızı oluşturan cildi ve öteki bariyerleri korumaya katkı sağlar ve makrofajlarla B ve T lenfositleri gibi bağışıklık hücrelerini destekler" diye ekliyor.

NHS, C vitamininin tek başına soğuk algınlığını önlediğine veya iyileşmeyi hızlandırdığına dair kesin kanıtların çok az olduğunu belirtse de vitamin deposu besinler tüketerek sağlıklı bir bağışıklık sistemini korumak, en başta hastalanmanızı önleyebilir.

Birleşik Krallık Bağımsız Eczaneler Birliği CEO'su Dr. Leyla Hanbeck, "D, C vitaminleri ve çinkoyu düzenli tüketmek veya beslenmenizi takviyelerle desteklemek bağışıklık sistemini güçlendirir" ifadelerini kullanıyor.

Dengeli beslenmenin yanı sıra bu vitaminleri düzenli ve yeterli seviyede almak önemli çünkü bunlar, bağışıklık sistemini güçlendirmede rol oynayarak vücudun virüslere karşı daha hazırlıklı olmasını sağlar.

Independent Türkçe


OpenAI krizini anlatan film görücüye çıktı: Son 10 yıldaki en iyi işi

Yapay, OpenAI'ın kuruluş sürecini, yükselişini ve şirketin kurucuları arasındaki güç mücadelesiyle yönetim krizlerini anlatıyor (Neon)
Yapay, OpenAI'ın kuruluş sürecini, yükselişini ve şirketin kurucuları arasındaki güç mücadelesiyle yönetim krizlerini anlatıyor (Neon)
TT

OpenAI krizini anlatan film görücüye çıktı: Son 10 yıldaki en iyi işi

Yapay, OpenAI'ın kuruluş sürecini, yükselişini ve şirketin kurucuları arasındaki güç mücadelesiyle yönetim krizlerini anlatıyor (Neon)
Yapay, OpenAI'ın kuruluş sürecini, yükselişini ve şirketin kurucuları arasındaki güç mücadelesiyle yönetim krizlerini anlatıyor (Neon)

Luca Guadagnino'nun merakla beklenen filmi Yapay (Artificial), pazartesi akşamı (5 Ekim) New York Film Festivali'nde prömiyerini yaptı.
 
OpenAI'ın kurucu ortaklarından Sam Altman'a odaklanan film, sosyal medyadaki ilk yorumlarda övgüyle karşılandı. Eleştirmenler yapımı "kışkırtıcı", "insanı sarsan bir şirket draması" ve yönetmenin "son 10 yıldaki en iyi filmi" diye nitelendiriyor.

Biyografik komedi-dram diye tanıtılan Yapay, Kasım 2023'te OpenAI yönetiminde yaşanan krizi anlatıyor. Altman, bu süreçte yapay zeka devindeki görevinden alınmış, ardından yeniden işinin başına dönmüştü.

Filmde Altman'ı Andrew Garfield canlandırıyor. Oscar ödüllü Anora'yla dikkat çeken Yura Borisov, OpenAI'ın kurucu ortaklarından ve dönemin baş bilim insanı Ilya Sutskever'ı canlandırıyor. Sutskever, Altman'ın görevden alınmasında rol oynayan isimlerden biri.

Monica Barbaro, şirketin o dönemki teknoloji direktörü Mira Murati'yi, Cooper Hoffman ise yönetim kurulu başkanı Greg Brockman'ı oynuyor. Ike Barinholtz, kurucu ortaklardan Elon Musk'ı, Mark Rylance da Nobel ödüllü Geoffrey Hinton'ı canlandırıyor.

Oyuncu kadrosunda ayrıca Jason Schwartzman, Chris O'Dowd, Zosia Mamet, Billie Lourd ve Angus Imrie yer alıyor. 

Yapay, Garfield'ı 2025 yapımı Avın Ardından'da (After the Hunt) birlikte çalıştığı Guadagnino'yla yeniden buluşturuyor.

Senaryoyu, Saturday Night Live'ın eski kalemlerinden mizah yazarı Simon Rich yazdı. 

Filmin hazırlıkları, Guadagnino projeye katılmadan önce Amazon MGM Stüdyoları'nda başlamıştı. Ancak beyazperdeye uzanan yolculuğu sancılı geçti.

Amazon MGM, ana şirketi Amazon'un OpenAI'la 50 milyar dolarlık yatırım içeren bir anlaşma imzalamasından birkaç gün sonra projeden çekildi. Neon ise haziranda, 40 milyon dolar bütçeli filmin tamamlanması için anlaşmaya vardı. Şirket, alışılmışın dışındaki bu anlaşmada peşin ödeme yapmadı ancak pazarlamaya 15 milyon dolar harcamayı taahhüt etti.

"Çağımızın acil meseleleriyle en yakından ilgili film"

Yapay'a ilişkin ilk değerlendirmeler arasında, Next Best Picture'ın genel yayın yönetmeni ve eleştirmen Matt Neglia'nın yorumu öne çıkıyor. Filmi "korkutucu olduğu kadar eğlenceli" bulan Neglia, şunları yazdı:

Güç, kontrol, hırs ve açgözlülük üzerine, senaryosu ustalıkla yazılmış bir insan hikayesi. Çağımızın acil meseleleriyle en yakından ilgili film bu olabilir. Andrew Garfield, Sam Altman rolünde kariyerinin en huzursuz edici performanslarından birini sergiliyor ve bambaşka birine dönüşüyor. Karakterin insanın savunmasını düşüren cazibesini de tedirgin edici kötücüllüğünü de aynı başarıyla yansıtıyor.

Neglia, Borisov'un performansını ve Damon Albarn'ın müziklerini de övdü:

Yura Borisov, OpenAI'ın arkasındaki parlak zeka rolünde muhteşem. Ortaya çıkmasına ve dünyaya yayılmasına katkıda bulunduğu teknolojinin ahlaki sonuçlarıyla boğuşan karakterini zeka ve empatiyle canlandırıyor. Damon Albarn'ın elektronik, atmosferik müzikleri, bu teknoloji odaklı hikayenin ruhunu kusursuz biçimde yansıtıyor. Guadagnino'nun sinemasal dokunuşları da bolca hissediliyor. Ortaya yönetmenin bugüne kadarki en komik ve en korkutucu filmi çıkmış olabilir. Kışkırtıcı, sürükleyici ve düpedüz dehşet verici. Tam da bugünü anlatan bir film. Sunduğu gelecek tasavvuru gerçekleşirse dönüp ona bakma fırsatımız bile olmayabilir.

"Eğlenceli ve korkutucu bir yolculuk"

Editör Eric Kohn ise filmi "tonunu kusursuz biçimde tutturan bir kara komedi" diye tanımladı:

Andrew Garfield, bir sinema canavarı, soytarı bir iş dünyası patronu ve şeytani bir dahi arasındaki ince çizgide yürüyor. Merkezindeki paradoksu somutlaştıran, eğlenceli ve korkutucu bir yolculuk.

Sinema eleştirmeni Jairo Jiménez de şu değerlendirmeyi yaptı:

Guadagnino, takıntılı enerjisi ve Andrew Garfield'ın parladığı güçlü bir farsla Silikon Vadisi'nin içyüzünü ortaya seriyor. Hararetli, insanı sarsan bir şirket draması. Asıl yapaylığın hiçbir zaman makinelerde değil, yönetim kurulu odasında olduğunu gösteriyor. Mutlaka görülmesi gereken bir film.

Variety'den Clayton Davis, Yapay'ı "Guadagnino'nun son 10 yıldaki en iyi filmi" diye nitelendirirken, "Andrew Garfield ve Yura Borisov kendilerini aşıyor. Bayıldım" ifadelerini kullandı.

"Bana o kadar benziyordu ki..."

Filmin konusu tartışma yaratabilecek olsa da Guadagnino, Vulture'a verdiği röportajda Altman'ın ya da filmde canlandırılan diğer kişilerin tepkilerinden "korkmadığını" söylemişti:

Bence büyük güç sahibi insanlar, topluma karşı sorumlu olmaları gerektiğinin çok iyi farkında olmalı.

Altman ise Garfield'la hiç tanışmadığını ancak evinin yakınındaki çekimlere rastladığında oyuncunun kendisi gibi yürüdüğünü fark ettiğini anlattı. Vanity Fair'ın kapak röportajında o anı şöyle aktardı:

Bir sabah kahve almak için sokakta yürüyordum. Her yerde kameralar vardı ve tıpkı benim gibi giyinmiş, benimkiyle aynı sırt çantasını takmış bir adam yürüyordu. Bana o kadar benziyordu ki simülasyonda tuhaf bir hata olmuş gibi hissettim. Çok garipti.

Öte yandan Variety, dün prömiyer sona ermeden yayımladığı özel haberinde Neon'un ödül kampanyasının ayrıntılarını duyurdu. Şirket, Oscar yarışında Garfield ve Rylance'ı En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, Borisov'u En İyi Erkek Oyuncu, Barbaro'yu ise En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu kategorilerinde destekleyecek.

Yapay, ABD'de 25 Aralık'ta, Türkiye'deyse 29 Ocak 2027'de vizyona girecek.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter, Vanity Fair, Vulture


Phil Collins, Paul McCartney'yle 24 yıl süren küslüğünü anlattı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Phil Collins, Paul McCartney'yle 24 yıl süren küslüğünü anlattı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Phil Collins, Paul McCartney'yle ilişkisinin son durumu hakkında açıklama yaptı.

75 yaşındaki Collins ve 84 yaşındaki McCartney arasındaki gerginlik, McCartney'nin 2002'de İngiltere Kraliçesi'nin Jübile Konseri sırasında In the Air Tonight'la tanınan şarkıcı hakkında yaptığı yorumdan bu yana sürüyor.

Piers Morgan Uncensored adlı podcast'in yakın tarihli bir bölümünde konuşan Collins, aralarındaki o ilk diyaloğu şöyle anlattı:

Buckingham Sarayı'nda prova alacaktık ve yanımda Hunter Davies'in [The Beatles hakkındaki] kitabının epey nadir bulunan ilk baskısı vardı. Paul'ün imzalaması için onu provaya götürmüştüm... Paul, o dönemde evli olduğu Heather Mills'le birlikte arkamdan yaklaştı ve ben de 'Paul, bunu imzalayabilir misin?' dedim.

Collins sözlerine şöyle devam etti:

Muhtemelen öyle demek istemedi ama 'Bizim küçük Phil de sıkı bir Beatles hayranıymış' dedi. Ben de içimden 'Seni pislik herif' diye geçirdim. Kendime engel olamadım, aklımdan geçen tam olarak buydu.

Collins, bu sözlerin kendisini incitmesiyle ilgili şunları ekledi:

Paul'u tanıyordum. Onunla daha önce de bir araya gelmiştim. Albümlerinden birinde çalmıştım. Prince's Trust etkinliğinde onunla birlikte sahneye çıkmıştım. Londra'daki bir ödül töreninde ona ödül vermiştim, yani onu bir nebze olsun tanıyordum. Bu yüzden verdiği cevaptaki o üslup beni biraz şaşırtmıştı.

Sussudio şarkısıyla tanınan isim, bu olayı 2016'da yayımlanan Not Dead Yet (Henüz Ölmedim) adlı anı kitabında da kaleme almış ve McCartney'nin kendisine e-posta gönderdiğini ancak bu mesaja yanıt vermediğini belirtmişti.

Collins, o yıl ekimde Billboard'a şöyle konuşmuştu:

Bu konuyla ilgili benimle iletişime geçti çünkü üzgündü. Ondan herhangi bir çiçek falan almadım, daha ziyade 'Hadi hayatımıza bakalım' minvalinde bir yaklaşım gördüm. Hakkında biraz nahoş bir şeyler söylediğim için üzülmesine üzüldüm, gerçi söylediğim şey aslında o kadar da nahoş değildi. İnsanlar bazen diğerlerine tavırlarının biraz daha iyi olabileceğini söylemezse, o zaman kimse kendini düzeltemez, anlıyor musun?

Morgan'a konuşan Genesis grubu üyesi Collins, King’s Trust yardım müzayedesi için hatıra eşyaları topladığını öğrenen McCartney'nin kendisiyle iletişime geçmesinin ardından yaşanan gelişmeleri paylaştı.

Collins, Morgan'a o anları şöyle anlattı:

Bana 'Hazır telefondayken...' dedi. İçimden 'Eyvah, başlıyoruz' diye geçirdim. Sonra 'Tüm bunlar da neyin nesi?' diye sordu. Ben de 'Keşke hiç söylemeseydim Paul, keşke hiç söylemeseydim' dedim. O ise 'Biliyor musun, aramızın iyi olduğunu sanıyordum' karşılığını verdi.

Collins, "Üzgün ​​olduğumu söyledim çünkü gerçekten onun..." diyerek cümlesini yarım bıraktı ve şöyle devam etti:

Yani belli ki bu durum onu ​​rahatsız etmişti çünkü o da tıpkı hepimiz gibi sevilmeyi seviyor! Belki de başkalarına kıyasla biraz daha fazla. Ama hepimiz sevilmek isteriz. Bunu anlıyorum.

Independent Türkçe