İsrailli Bedevilerin çok eşlilik formülü ‘müsakene nikahı’

İsrail’in Negev bölgesinde yaşayan Bedeviler, çok eşliliği yasaklayan yasadan kaçmak için ‘müsakene nikahı’na başvuruyor. Feminist örgütler İslam düşmanlığı ile suçlanarak farkındalık yaratmak için okullara girmeleri yasaklandı

İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)
İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)
TT

İsrailli Bedevilerin çok eşlilik formülü ‘müsakene nikahı’

İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)
İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)

Rağde Atme
Yola saçılan eşyalarını toplayan Fatıma, ağlayarak İsrail’in güneyindeki Rahat şehrindeki evine komsu sokakta yaşayan ailesinin evine koşuyor. Eşi, 30’uncu doğum gününde kutlama ve partiler yapıp hediyeler almak yerine kendi deyimiyle, ‘ayır ayarlı’ bir hediyeyle ona sürpriz yapmayı tercih ederek, bir evlilik yapıp Fatıma’dan daha genç bir gelinle evine geldi. Ortaöğrenimini tamamlamak için yıllarca uğraşan ve hukuk okumaya can atan Fatıma, bu korkunç şoka katlanamayıp, yeni evli çifte hakaretler ve tokatlar yağdırdı. Ancak dakikalar sonra kendini yolun kenarında, burnundan ve dudaklarından kan sızarken buldu. 40 yaşındaki kocası onu 15 dakika boyunca şiddet uygulayarak vücudunda morluklar oluşmasına neden oldu. Onu ve kıyafetlerini sokağa atarak ona “Bu gece benim gecem. Balayım sona erdikten sonra kendi kendine geri döneceksin” dedi.

Hapis ve para cezası
Fatıma'nın aşağılanma duygusundan dolayı yüreğini yakan hüzün, ailesinin; eşinin başka bir kadınla ilişki kurmasının ‘kendisinin hatası olduğunu’ ifade ederek boşanma fikrini kesin olarak reddetmesi üzerine bir öfkeye dönüştü. Babası, erkeklerinin çoğunluğunun çok eşli olduğu bir Bedevi kabilesinde dünyaya gelmiş ve yetişmişken, aksi nasıl düşünülebilirdi? Bu, İsrail'de çok eşliliğin 1977'den beri yasadışı olmasına rağmen gerçekleşti. Bu gelenek, yasalarca cezalandırılabilir bir suç haline getirildi. Çok eşliliğe 5 yıla kadar hapis ve para cezası uygulanıyor.
Kendisi ve ailesini korumak için soyadını paylaşmayan Fatıma, Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı açıklamada, ilk eşin ayıplama kültürü yüzünden boşanamadığını, yine aynı sebepten yeniden evlenemediğini ifade etti. Hakaret veya şiddete maruz kalabilen ilk eşin, erkeğin ona geri dönme kararı ihtimaline karşı, ulaşılabilir durumda kalması gerektiğini söyledi. Fatıma, “Bedevi toplumlarında, bir adam evlenir ve çocukları olur. Sonra başka bir eş getirmeye karar verir, ilk eşini parasız, diplomasız veya kendini ve çocuklarını geçindirmek için geçim kaynağı olmadan bırakır. Tüm suç, Bedevi kadınlarının içinde bulunduğu kötü durumu gören ve kanun yaptırımlarını katı bir güçle görmezden gelmeye son vermeyen toplumda. Bedevi kadınlar, Bedevi toplumunda yaygın olan çok eşlilikten muzdarip durumda” şeklinde konuştu.


Feminist ve insan hakları dernekleri, Bedevi toplumunda çok eşlilik olgusunu sınırlamaya öncelik veriyor (Independent Arabia)

Sahte boşanma
Çok eşliliği yasaklayan yasa, 1977 yılında kabul edilmesine rağmen Hükümetin Yargı Danışmanı’nın, yasanın uygulanmasını ve ihlal edenler için cezaların sıkılaştırılmasını gerektiren talimatlarının ardından 2017 yılında yürürlüğe girdi. İsrail Polisi ve Savcılık Ofisi temsilcileri, geçtiğimiz Mayıs ayında Adalet Bakanlığı'nda düzenlenen bir oturumda çokeşli erkeklerin, bu tür evlilikleri ‘sahte boşanmaya’ ek olarak ‘müsakene nikahı (birlikte yaşama)’ olarak kayıt ettirmek dahil olmak üzere, yasayı çeşitli şekillerde manipüle ederek cezadan kurtulmayı başardıklarını söyledi. Hükümetin Yargı Danışmanı’ndan yasayı uygulamak için katı talimatların yayınlanmasının üzerinden üç ve daha fazla yıl geçmesine rağmen hem polis hem de savcılık, Bedevi toplumunda çok eşliliği yasaklayan yasayı henüz uygulayamadıklarını itiraf etti.
Tel Aviv merkezli Haaretz gazetesine göre Polis Teşkilatı’nda Soruşturma ve İstihbarat Dairesi Temsilcisi “Çok eşli erkekler bu tür bir evliliği şeriat mahkemelerine kaydettirmemekte, bunun yerine birlikte yaşadıklarına dair bir avukat tarafından tasdikli bir belge ile sorumlu makamlara gitmekte. Böylece, devletin evli çiftlere sunduğu resmi tanınma ve mali ayrıcalıklara sahip olurlar. Bu ihlalle ilgili dosya sayısında gözle görülür bir azalma kaydedildi. Çünkü ihlalin tanımı sınırlı ve evliliğin gerçekleşmiş olmasına bağlı. Ancak birçok evli çift, ilişkilerini birlikte yaşama olarak tanımlamaya başvuruyor, çünkü bu suç değil” şeklinde konuştu.

Toplumsal utanç
Öte yandan Feminizm ve insan hakları dernekleri, kadınların, çocukların, ailenin ve bir bütün olarak toplumun statüsü üzerindeki olumsuz sonuçları nedeniyle, Bedevi toplumunda çokeşlilik olgusunun sınırlandırılmasına öncelik veriyor. Bu olgunun tehlikeleri konusunda farkındalık yaratmak amacıyla birçok kamu girişimi başlattı. Bedevi kadınlar ve uzmanlarla yüzlerce toplantı ve konferans gerçekleştirdi. Sürekli olarak yasanın uygulanması, ihlal edenler ve buna katkıda bulunanların cezalandırılması talebinin yanı sıra bu konuda medya kampanyaları düzenledi. Bu dernekler, ‘mevcut durum ışığında, kolluk kuvvetlerinin, ya polisin birlikte yaşayan çiftlerin zaten evli olduğunu ve yasayı ihlal ettiğini kanıtlayan deliller toplamasını istemesi ya da çok eşliliği yasaklayan yasayı değiştirmesi gerektiğini’ ileri sürüyorlar.
Negev’deki Bedevi topluluklarından bir feminist aktivist olan Safa Şehade, ise konuyla ilgili şunları söyledi: “Bedevi toplumu çok muhafazakar bir toplumdur. İsrail ‘müsakene nikahını’ din ve gelenekten ayrılma olarak görür. Bedevi toplumunda hükümetten habersiz, yasal bir evlilik olmaksızın birlikte yaşamak imkansızdır. Buna karşılık polis, çok eşli erkeklerin ortaklarıyla ilişkilerinin doğası hakkında yalan söylediğinden ve aldattığından emin durumda. İslam hukukundaki çok eşlilik, erkeğin, kadının hasta, kısır veya doğum yapamadığı durumlarda dört kadınla evlenmesine izin verir. Ancak Bedevi toplumunda yaygın olan çok eşlilik olgusu artık dinle değil, miras alınan toplumsal gelenekler ve onlarca yıldır hüküm süren ataerkil kültürle ilgilidir. Sosyal hizmet uzmanları ve diğer yetkililer tarafından tekrarlanan ev ziyaretleri yoluyla, bilinen bölgelerdeki (12 şehir ve kasaba) Bedevi ailelerinin yaklaşık yüzde 30'unun çok eşli olduğunu tespit ettik. Öte yandan İsrail Devleti'nin yasal olarak tanınmadığı köylerde (39 köy) bu oran yüzde 50'ye yakın. Yasanın ciddi bir şekilde uygulanması, belirgin olmasa bile önemli bir etkiye sahip olacaktır. Bu olgunun tehlikeleri ve yükselişi hakkında okullarda genç nesil üzerinde farkındalık yaratmak için çalışmalar yapılmalıdır. Ne yazık ki oradaki camilerde feminizm dernekleri dine karşı provokasyon gerçekleştirmekle suçlanıyor. Öğrenciler için kültürel farkındalık programları uygulamak için okullara girmemiz bile engellendi, çünkü bu okulların müdürleri de çok eşli.”
Şehade ayrıca “Bedevi kadınlar arasında erken yaşta (18 yaş altı) evlilik oranları yüzde 35'e ulaşıyor ve bu yasal bir ihlaldir. Bedevi aileler ayrıca kızları yedinci veya sekizinci sınıfta okulu bırakmaya zorluyor. Bedevi kadınlar arasındaki işsizlik oranları ise yüzde 70'in üzerine çıkıyor. Çok azı iş fırsatı yakalayabiliyor. Tüm bu faktörler, onları sessizliğe ve ‘Kocaya minnet, ele minnetten yeğdir’ demeye itiyor. Ayrıca boşanmaya neredeyse imkansız gözüyle bakıyorlar. Çünkü bu, Bedeviler için büyük bir utanç. Boşanan kadınlar, aileleri tarafından sonsuz kadar dışlanmaya maruz kalırlar. Tamamen yalnız kalacaklar ve çocuklarını görmekten mahrum kalacaklar. Kanunları çiğnemekten tutuklanacakları için kocalarını polise ihbar etmeye cesaret edemiyorlar. Çünkü bunun sonuçları onlar için çok vahim olacaktır” dedi.

İddianameler
İsrail’in nüfus kayıt verilerine göre, Güney Bölgesi'nde (Negev Çölü, bölgenin büyük bölümünü bir oluşturuyor ve İsrail bölgeleri arasında en büyük ve en az nüfuslu olanı) 6 bin 680 çok eşli erkek var. O bölgedeki bu erkeklerin sayısı, 2017 ile 2019 arasında yaklaşık 834 kişi arttı.
Verilere göre, 2018 yılından bu yana, Hükümetin Yargı Danışmanı’nın 2017 yılında verdiği talimatın ardından evlenen çok az sayıda çok eşli erkek hakkında iddianame hazırlandı.
Barışçıl Yönetim ve Sivil Hakları için ‘Lavih’ Örgütü tarafından hazırlanan bir rapora göre Savcılık, soruşturma dosyalarının büyük bir kısmını davanın devamını gerektiren hal ve delillerin yetersizliğinden dolayı kapattı. Polis, 2018 yılında 133 çok eşlilik ihlalini Savcılığa havale etti. Savcılık ise sadece 16 kişi hakkında iddianame hazırlamış, 2019 yılında polis 44 dosyayı sevk etmiş, Savcılık ise sadece 5 kişi hakkında iddianame hazırladı. 2020 yılında polis 58 dosyayı Savcılığa havale ederken, Savcılık sadece 13 kişi hakkında iddianame hazırladı.
Güney Bölge Milletvekili Alon Altman, Lavih'in verilerini doğrulayarak, "Yasanın manipüle edilmesi ve ceza kanununun çiğnenmesi sayesinde çok eşlilik olgusu devam ediyor. Çok eşlilik suçunun cezası beş yıl hapis olmasına rağmen mahkemeler, suçlulara en fazla bir yıla kadar hapis cezaları veriyor" dedi. Altman, Adalet Bakanlığı'nın geçtiğimiz Mayıs ayında yaptığı oturumda, ‘sadece dokuz çok eşlilik davasının cezalandırılmasına karar verildiğini’ belirtti. Altman, “Sanıklara, sadece iki davada beş ay, dört davada yedi ay, iki davada sekiz ay ve sadece bir davada 11 ay hapis cezası verildi” şeklinde konuştu.


​​​İsrail Ulusal Sigorta Enstitüsü, çok eşli ailelere, tüm eşler dahil olmak üzere yalnızca bir aile birimiymiş gibi muamele ediyor (Independent Arabia)

Bekar anneler
İsrail Ulusal Sigorta Enstitüsü ise, ‘çok eşli ailelere tüm eşler dahil olmak üzere tek bir aile birimi (geniş bir aile) gibi muamele ettiğini’ belirtiyor. Her aile farklı olabilir, ancak ailenin durumuyla ilgili karar, banka hesap özetlerini, gelir raporlarını ve ortak mülkiyeti içeren destekleyici belgelere dayanır. Yeni evli bir çift, düşük gelirli ailelere verilen sosyal yardımların yüksek meblağını elde ediyor. Bu, çok eşli bir erkek, yeni eşi ve çocuklarının, çocukların yaşına bağlı olarak ayda 900 ila bin 400 dolar arasında yardım elde ettiği anlamına geliyor. Bu, maddi sıkıntı yaşayan tek eşli bir ailenin alabileceği miktarla aynıdır. Ancak kalan eşlerin her biri, yaşlarına ve çocuklarının yaşlarına bağlı olarak yalnızca 200 ila 350 dolar arasında yardım elde ediyor. Diğer eşler, bekar anneler olarak kabul edilirse, ayda 800 ila bin dolar arasında değişen bekar anne yardımı alma kriterlerini karşılayabilirler.
Haaretz’in haberine göre Bağımsız İsrail Regavim Derneği, Bedevi toplumunda yasal birlikte yaşama denilen şey altındaki evlilik olgusu, çok eşliliği yasaklayan yasayı aşmak için bir mekanizmadır. Ulusal Sigorta yardımlarını elde etmek için uygulanan bir dolandırıcılık planının ayrılmaz bir parçasıdır. Sigorta tahsisatları, devletin yasayı uygulamadaki isteksizliği ve yenilikçi dolandırıcılık yöntemleri ışığında, olgunun ekonomik motorunu oluşturuyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı'na göre, İsrail'de tamamı Sünni Müslüman olan yaklaşık 367 bin Bedevi var ve bunların 317 bini Negev (Necef) Çölü’nde yaşıyor. Çölde yaşam, Bedevilerin geleneksel yaşam tarzlarını, kentleşmenin etkilerinden uzakta yaşamalarına olanak tanıyor.



Jesus de Miguel'i öldüren pozisyondaki kaleci, milli takıma çağrılmadı

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Jesus de Miguel'i öldüren pozisyondaki kaleci, milli takıma çağrılmadı

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Tenerife forveti Jesus de Miguel'in ölümüyle sonuçlanan müdahaleyi yapan kaleci Jesus Owono, yaklaşan milli maç arası öncesinde Ekvator Ginesi kadrosuna dahil edilmedi.

Owono, pazartesi günü İspanya ikinci liginde oynanan Andorra-Tenerife karşılaşmasının uzatma dakikalarında De Miguel'le çarpışmış ve pozisyonun ardından kırmızı kart görmüştü. Olayın hemen ardından yoğun bakıma kaldırılan De Miguel, ertesi sabah hayatını kaybetti.

Kaleci Owono, Çarşamba günü açıklama yaparak yaşadığı "büyük acıyı" dile getirdi ve hayatının "en zor günlerini" geçirdiğini belirtti.

Owono, "Kelime bulmakta zorlanıyorum, yaşananları idrak etmek benim için çok güç" ifadelerini kullandı.

Jesus'un kaybı nedeniyle çok büyük bir acı hissediyorum. Aklım onda, ailesinde ve onu seven herkeste. Önümüzde çözülmesi gereken pek çok mesele olduğunun farkındayım ve karşıma çıkacak her şeyle en derin saygıyla yüzleşeceğim. Ancak şu an dürüst olmak gerekirse, Jesus'tan ve hep birlikte yaşadığımız bu acıdan başka hiçbir şey düşünemiyorum. Huzur içinde uyu, Jesus.

Yaşanan bu trajedinin ardından Owono, ülkesinin yaklaşan Afrika Uluslar Kupası elemeleri kadrosuna çağrılmadı.

Gençliğinden bu yana Ekvator Ginesi'nin bir numaralı kalecisi olan Owono, takımının son üç Afrika Uluslar Kupası finallerinde kalesini korudu. Bunlar arasında, futbolun küçük ülkelerinden Ekvator Ginesi'nin eski şampiyonlar Nijerya ve Fildişi Sahili'ni geride bırakıp grubunu lider tamamlayarak sürpriz biçimde eleme turlarına yükseldiği 2023 turnuvası da bulunuyor.

Eylülde oynanan 2027 finallerinin ilk iki eleme maçında kaleyi koruyan Owono, 12 Kasım'da Bata'da Zimbabve'ye karşı oynanacak maçta ve 16 Kasım'da Harare'de gerçekleşecek rövanş karşılaşmasında forma giyemeyecek.

Bu gelişme Ekvator Ginesi Futbol Federasyonu'nun, De Miguel'in "telafisi mümkün olmayan kaybı" nedeniyle başsağlığı dilediği ve Owono'ya desteklerini sunduğu bir açıklama yayımlamasının ardından geldi.

Federasyon Başkanı Venancio Ndong, "Bu zor dönemde oyuncumuz Jesus Lazaro Owono'ya gönülden dayanışma ve desteğimizi sunma gereği duyuyorum" ifadelerini kullandı.

Sahadaki bu trajik olayın istem dışı katılımcısı olarak kendisinin derin bir sıkıntı ve üzüntü yaşadığının farkındayız. Ekvator Ginesi Futbol Federasyonu olarak, spor dünyamızda hiç kimsenin tanık olmak istemeyeceği bu son derece yıkıcı olay karşısında, kendisine hem kişisel hem de mesleki anlamda tam destek sunduğumuzu belirtmek isteriz. Acınızı paylaşıyor ve her türlü ihtiyacınızda yanınızda olduğumuzu ifade ediyoruz.

Independent Türkçe


Timothée Chalamet, Dune'un finalini anlattı

İlk Dune filminin çekimleri sırasında sadece 23 yaşında olan Timothée Chalamet, Denis Villeneuve gibi bir yönetmenle çalışmanın kendisi için büyük bir şans olduğunu söylemişti (Warner Bros.)
İlk Dune filminin çekimleri sırasında sadece 23 yaşında olan Timothée Chalamet, Denis Villeneuve gibi bir yönetmenle çalışmanın kendisi için büyük bir şans olduğunu söylemişti (Warner Bros.)
TT

Timothée Chalamet, Dune'un finalini anlattı

İlk Dune filminin çekimleri sırasında sadece 23 yaşında olan Timothée Chalamet, Denis Villeneuve gibi bir yönetmenle çalışmanın kendisi için büyük bir şans olduğunu söylemişti (Warner Bros.)
İlk Dune filminin çekimleri sırasında sadece 23 yaşında olan Timothée Chalamet, Denis Villeneuve gibi bir yönetmenle çalışmanın kendisi için büyük bir şans olduğunu söylemişti (Warner Bros.)

Timothée Chalamet, Denis Villeneuve'ün yönettiği Dune üçlemesinin üçüncü ve son filminin kendine özgü bir kimliği olduğunu söyledi.

Filmin yıldızları, New York Times'ın özel bir röportajı için bir araya geldi. Jason Momoa'nın finali tatmin edici bulup bulmadığını sorması üzerine Chalamet, "Kesinlikle" yanıtını vererek ekledi:

Çıtanın düştüğünü hiç hissetmedim. Denis sadece çıtanın yerini değiştirdi. Bu filmin kendine özgü bir kimliği var.

Dune: Çöl Gezegeni Bölüm Üç (Dune: Part Three), Paul'ün imparatorluğun kontrolünü ele geçirmesinden yaklaşık 19 yıl sonra geçiyor. 

İktidar hırsıyla hüküm süren Paul, bir anda yönetiminin sonuçlarıyla ve Robert Pattinson'ın canlandırdığı ürkütücü görünümlü karakterle yüzleşiyor.

Genetik mühendislikle yaratılmış ve biçim değiştirebilen bu karakter, Paul'ü devirmek için perde arkasında çalışan isimlerden biri.

Pattinson da film hakkında iddialı konuştu:

Bu filmde kusur aramak için biraz deli olmak gerek.

Zendaya, Chani rolüyle geri dönüyor. Florence Pugh, Prenses Irulan'ı; Anya Taylor-Joy ise Alia'yı canlandırıyor. 

Filmde Josh Brolin izleyicilerin karşısına Gurney Halleck rolüyle çıkarken Rebecca Ferguson, Leydi Jessica'ya hayat veriyor. Stilgar rolündeki Javier Bardem  ve Duncan Idaho'yu canlandıran Jason Momoa da kadroda.

Villeneuve'ün üçlemesi sona ererken Bene Gesserit'e odaklanan yan dizi Dune: Prophecy'nin ikinci sezonunun HBO Max'te yayımlanması bekleniyor. Yeni sezonun yayın tarihi henüz açıklanmadı.

Dune: Çöl Gezegeni Bölüm Üç, Avengers: Doomsday'le aynı gün, 18 Aralık'ta gösterime girecek. Dune: Prophecy'nin ilk sezonu ise HBO Max'te izlenebiliyor.

Independent Türkçe, GamesRadar, New York Times


Nicolas Cage, Savaş Tanrısı'nın devamında oğluyla karşı karşıya

Lords of War'da dünyanın en ünlü silah tüccarı Yuri Orlov, Anton adında bir oğlu olduğunu öğreniyor (Vertical)
Lords of War'da dünyanın en ünlü silah tüccarı Yuri Orlov, Anton adında bir oğlu olduğunu öğreniyor (Vertical)
TT

Nicolas Cage, Savaş Tanrısı'nın devamında oğluyla karşı karşıya

Lords of War'da dünyanın en ünlü silah tüccarı Yuri Orlov, Anton adında bir oğlu olduğunu öğreniyor (Vertical)
Lords of War'da dünyanın en ünlü silah tüccarı Yuri Orlov, Anton adında bir oğlu olduğunu öğreniyor (Vertical)

Nicolas Cage'in Yuri Orlov rolüne geri döndüğü Lords of War'un fragmanı yayımlandı. 2005 yapımı Savaş Tanrısı'nın (Lord of War) devamı niteliğindeki film, 22 Ocak 2027'de sinemalarda gösterime girecek.

İlk filmde Sovyetler Birliği'nin son yıllarında ve dağılmasının ardından silah ticareti yapan Yuri Orlov, bu kez Bill Skarsgård'ın canlandırdığı oğlu Anton'la rekabete giriyor. Silah ticaretinde babasını geride bırakmak isteyen Anton, hikayede Yuri kadar önemli bir yere sahip.

Savaş Tanrısı'ndaki olaylardan 20 yılı aşkın bir süre sonra geçen film, ABD'nin Ortadoğu'da dahil olduğu çatışmaları arka planına alıyor. Yuri ve Anton, ABD'nin Ortadoğu'daki savaşının cephelerine silah ve paralı asker gönderirken kendi işlerini büyütmeye çalışıyor.

Vertical'ın yayımladığı fragman, babayla oğul arasındaki rekabetin giderek şiddetleneceğine ve filmin bol aksiyon içereceğine işaret ediyor.

ABD'nin Ortadoğu'daki müdahaleleri derinleşirken ikilinin birbirine üstünlük sağlamak için ne kadar ileri gideceği, hikayenin temel sorularından biri olacak.

62 yaşındaki Cage ve Skarsgård'ı ilk kez beyazperdede buluşturan Lords of War'un senaryosunu Andrew Niccol yazıyor, yönetmenliğini de kendisi üstleniyor. Niccol, ilk filmin de senaristi ve yönetmeniydi.

Oscar ödüllü Cage ayrıca Philippe Rousselet ve Fabrice Gianfermi'yle birlikte filmin yapımcıları arasında yer alıyor.

Cage'in Savaş Tanrısı'ndaki oyunculuğu, en iyi performansları arasında gösteriliyor. Oscarlı yıldızın oyunculuğunun yanı sıra filmin silah ticaretini ele alış biçimi ve bu dünyanın farklı yönlerini ortaya koyması da övgü toplamıştı.

Buna karşılık hikayenin odağını kaybettiği ve anlatımın konunun ağırlığını yeterince yansıtmadığı yönünde eleştiriler de yapılmıştı. 

Filmin olumlu eleştirmen değerlendirmelerinin oranı yüzde 62'de kalırken izleyicilerde bu oran yüzde 82'ye ulaşmıştı.

Cage, proje henüz geliştirme aşamasındayken The Playlist'e verdiği röportajda senaryoya duyduğu heyecanı şu sözlerle anlatmıştı:

Bence hayata geçmesi en olası devam filmi, belki de Savaş Tanrısı'nın devamı Lords of War. Senaryosunu çok beğeniyorum. Andrew Niccol'ı da seviyorum. Diğer projelerin senaryosunu bile görmedim, dolayısıyla hangilerinin hayata geçip geçmeyeceğini pek bilmiyorum. Ama Lords of War'un senaryosunu desteklediğimi söyleyebilirim. Oğlun silah kaçakçılığında başı çektiği bu hikaye, neredeyse Kral Arthur anlatılarını andıran yapısıyla büyüleyici.

Oyuncu, Niccol'ın senaryolarında sevdiği özellikleri de şöyle açıklamıştı:

Üstelik çok katmanlı. Andrew Niccol'ın senaryolarında ve filmlerinde sevdiğim şey de bu: Her zaman çok katmanlı, iyi düşünülmüş ve bir bakıma entelektüel eserler. Kendisi de öyle biri. Bir entelektüel. Evet, bence bu proje heyecan verici ve pekala hayata geçebilir.

Independent Türkçe, ScreenRant, CBR.com, The Playlist