İsrailli Bedevilerin çok eşlilik formülü ‘müsakene nikahı’

İsrail’in Negev bölgesinde yaşayan Bedeviler, çok eşliliği yasaklayan yasadan kaçmak için ‘müsakene nikahı’na başvuruyor. Feminist örgütler İslam düşmanlığı ile suçlanarak farkındalık yaratmak için okullara girmeleri yasaklandı

İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)
İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)
TT

İsrailli Bedevilerin çok eşlilik formülü ‘müsakene nikahı’

İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)
İsrail nüfus kayıt verilerine göre, ‘Güney Bölgesi’ yani Negev (Necef) çölünde 6 bin 680 çok eşli erkek var (AFP)

Rağde Atme
Yola saçılan eşyalarını toplayan Fatıma, ağlayarak İsrail’in güneyindeki Rahat şehrindeki evine komsu sokakta yaşayan ailesinin evine koşuyor. Eşi, 30’uncu doğum gününde kutlama ve partiler yapıp hediyeler almak yerine kendi deyimiyle, ‘ayır ayarlı’ bir hediyeyle ona sürpriz yapmayı tercih ederek, bir evlilik yapıp Fatıma’dan daha genç bir gelinle evine geldi. Ortaöğrenimini tamamlamak için yıllarca uğraşan ve hukuk okumaya can atan Fatıma, bu korkunç şoka katlanamayıp, yeni evli çifte hakaretler ve tokatlar yağdırdı. Ancak dakikalar sonra kendini yolun kenarında, burnundan ve dudaklarından kan sızarken buldu. 40 yaşındaki kocası onu 15 dakika boyunca şiddet uygulayarak vücudunda morluklar oluşmasına neden oldu. Onu ve kıyafetlerini sokağa atarak ona “Bu gece benim gecem. Balayım sona erdikten sonra kendi kendine geri döneceksin” dedi.

Hapis ve para cezası
Fatıma'nın aşağılanma duygusundan dolayı yüreğini yakan hüzün, ailesinin; eşinin başka bir kadınla ilişki kurmasının ‘kendisinin hatası olduğunu’ ifade ederek boşanma fikrini kesin olarak reddetmesi üzerine bir öfkeye dönüştü. Babası, erkeklerinin çoğunluğunun çok eşli olduğu bir Bedevi kabilesinde dünyaya gelmiş ve yetişmişken, aksi nasıl düşünülebilirdi? Bu, İsrail'de çok eşliliğin 1977'den beri yasadışı olmasına rağmen gerçekleşti. Bu gelenek, yasalarca cezalandırılabilir bir suç haline getirildi. Çok eşliliğe 5 yıla kadar hapis ve para cezası uygulanıyor.
Kendisi ve ailesini korumak için soyadını paylaşmayan Fatıma, Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı açıklamada, ilk eşin ayıplama kültürü yüzünden boşanamadığını, yine aynı sebepten yeniden evlenemediğini ifade etti. Hakaret veya şiddete maruz kalabilen ilk eşin, erkeğin ona geri dönme kararı ihtimaline karşı, ulaşılabilir durumda kalması gerektiğini söyledi. Fatıma, “Bedevi toplumlarında, bir adam evlenir ve çocukları olur. Sonra başka bir eş getirmeye karar verir, ilk eşini parasız, diplomasız veya kendini ve çocuklarını geçindirmek için geçim kaynağı olmadan bırakır. Tüm suç, Bedevi kadınlarının içinde bulunduğu kötü durumu gören ve kanun yaptırımlarını katı bir güçle görmezden gelmeye son vermeyen toplumda. Bedevi kadınlar, Bedevi toplumunda yaygın olan çok eşlilikten muzdarip durumda” şeklinde konuştu.


Feminist ve insan hakları dernekleri, Bedevi toplumunda çok eşlilik olgusunu sınırlamaya öncelik veriyor (Independent Arabia)

Sahte boşanma
Çok eşliliği yasaklayan yasa, 1977 yılında kabul edilmesine rağmen Hükümetin Yargı Danışmanı’nın, yasanın uygulanmasını ve ihlal edenler için cezaların sıkılaştırılmasını gerektiren talimatlarının ardından 2017 yılında yürürlüğe girdi. İsrail Polisi ve Savcılık Ofisi temsilcileri, geçtiğimiz Mayıs ayında Adalet Bakanlığı'nda düzenlenen bir oturumda çokeşli erkeklerin, bu tür evlilikleri ‘sahte boşanmaya’ ek olarak ‘müsakene nikahı (birlikte yaşama)’ olarak kayıt ettirmek dahil olmak üzere, yasayı çeşitli şekillerde manipüle ederek cezadan kurtulmayı başardıklarını söyledi. Hükümetin Yargı Danışmanı’ndan yasayı uygulamak için katı talimatların yayınlanmasının üzerinden üç ve daha fazla yıl geçmesine rağmen hem polis hem de savcılık, Bedevi toplumunda çok eşliliği yasaklayan yasayı henüz uygulayamadıklarını itiraf etti.
Tel Aviv merkezli Haaretz gazetesine göre Polis Teşkilatı’nda Soruşturma ve İstihbarat Dairesi Temsilcisi “Çok eşli erkekler bu tür bir evliliği şeriat mahkemelerine kaydettirmemekte, bunun yerine birlikte yaşadıklarına dair bir avukat tarafından tasdikli bir belge ile sorumlu makamlara gitmekte. Böylece, devletin evli çiftlere sunduğu resmi tanınma ve mali ayrıcalıklara sahip olurlar. Bu ihlalle ilgili dosya sayısında gözle görülür bir azalma kaydedildi. Çünkü ihlalin tanımı sınırlı ve evliliğin gerçekleşmiş olmasına bağlı. Ancak birçok evli çift, ilişkilerini birlikte yaşama olarak tanımlamaya başvuruyor, çünkü bu suç değil” şeklinde konuştu.

Toplumsal utanç
Öte yandan Feminizm ve insan hakları dernekleri, kadınların, çocukların, ailenin ve bir bütün olarak toplumun statüsü üzerindeki olumsuz sonuçları nedeniyle, Bedevi toplumunda çokeşlilik olgusunun sınırlandırılmasına öncelik veriyor. Bu olgunun tehlikeleri konusunda farkındalık yaratmak amacıyla birçok kamu girişimi başlattı. Bedevi kadınlar ve uzmanlarla yüzlerce toplantı ve konferans gerçekleştirdi. Sürekli olarak yasanın uygulanması, ihlal edenler ve buna katkıda bulunanların cezalandırılması talebinin yanı sıra bu konuda medya kampanyaları düzenledi. Bu dernekler, ‘mevcut durum ışığında, kolluk kuvvetlerinin, ya polisin birlikte yaşayan çiftlerin zaten evli olduğunu ve yasayı ihlal ettiğini kanıtlayan deliller toplamasını istemesi ya da çok eşliliği yasaklayan yasayı değiştirmesi gerektiğini’ ileri sürüyorlar.
Negev’deki Bedevi topluluklarından bir feminist aktivist olan Safa Şehade, ise konuyla ilgili şunları söyledi: “Bedevi toplumu çok muhafazakar bir toplumdur. İsrail ‘müsakene nikahını’ din ve gelenekten ayrılma olarak görür. Bedevi toplumunda hükümetten habersiz, yasal bir evlilik olmaksızın birlikte yaşamak imkansızdır. Buna karşılık polis, çok eşli erkeklerin ortaklarıyla ilişkilerinin doğası hakkında yalan söylediğinden ve aldattığından emin durumda. İslam hukukundaki çok eşlilik, erkeğin, kadının hasta, kısır veya doğum yapamadığı durumlarda dört kadınla evlenmesine izin verir. Ancak Bedevi toplumunda yaygın olan çok eşlilik olgusu artık dinle değil, miras alınan toplumsal gelenekler ve onlarca yıldır hüküm süren ataerkil kültürle ilgilidir. Sosyal hizmet uzmanları ve diğer yetkililer tarafından tekrarlanan ev ziyaretleri yoluyla, bilinen bölgelerdeki (12 şehir ve kasaba) Bedevi ailelerinin yaklaşık yüzde 30'unun çok eşli olduğunu tespit ettik. Öte yandan İsrail Devleti'nin yasal olarak tanınmadığı köylerde (39 köy) bu oran yüzde 50'ye yakın. Yasanın ciddi bir şekilde uygulanması, belirgin olmasa bile önemli bir etkiye sahip olacaktır. Bu olgunun tehlikeleri ve yükselişi hakkında okullarda genç nesil üzerinde farkındalık yaratmak için çalışmalar yapılmalıdır. Ne yazık ki oradaki camilerde feminizm dernekleri dine karşı provokasyon gerçekleştirmekle suçlanıyor. Öğrenciler için kültürel farkındalık programları uygulamak için okullara girmemiz bile engellendi, çünkü bu okulların müdürleri de çok eşli.”
Şehade ayrıca “Bedevi kadınlar arasında erken yaşta (18 yaş altı) evlilik oranları yüzde 35'e ulaşıyor ve bu yasal bir ihlaldir. Bedevi aileler ayrıca kızları yedinci veya sekizinci sınıfta okulu bırakmaya zorluyor. Bedevi kadınlar arasındaki işsizlik oranları ise yüzde 70'in üzerine çıkıyor. Çok azı iş fırsatı yakalayabiliyor. Tüm bu faktörler, onları sessizliğe ve ‘Kocaya minnet, ele minnetten yeğdir’ demeye itiyor. Ayrıca boşanmaya neredeyse imkansız gözüyle bakıyorlar. Çünkü bu, Bedeviler için büyük bir utanç. Boşanan kadınlar, aileleri tarafından sonsuz kadar dışlanmaya maruz kalırlar. Tamamen yalnız kalacaklar ve çocuklarını görmekten mahrum kalacaklar. Kanunları çiğnemekten tutuklanacakları için kocalarını polise ihbar etmeye cesaret edemiyorlar. Çünkü bunun sonuçları onlar için çok vahim olacaktır” dedi.

İddianameler
İsrail’in nüfus kayıt verilerine göre, Güney Bölgesi'nde (Negev Çölü, bölgenin büyük bölümünü bir oluşturuyor ve İsrail bölgeleri arasında en büyük ve en az nüfuslu olanı) 6 bin 680 çok eşli erkek var. O bölgedeki bu erkeklerin sayısı, 2017 ile 2019 arasında yaklaşık 834 kişi arttı.
Verilere göre, 2018 yılından bu yana, Hükümetin Yargı Danışmanı’nın 2017 yılında verdiği talimatın ardından evlenen çok az sayıda çok eşli erkek hakkında iddianame hazırlandı.
Barışçıl Yönetim ve Sivil Hakları için ‘Lavih’ Örgütü tarafından hazırlanan bir rapora göre Savcılık, soruşturma dosyalarının büyük bir kısmını davanın devamını gerektiren hal ve delillerin yetersizliğinden dolayı kapattı. Polis, 2018 yılında 133 çok eşlilik ihlalini Savcılığa havale etti. Savcılık ise sadece 16 kişi hakkında iddianame hazırlamış, 2019 yılında polis 44 dosyayı sevk etmiş, Savcılık ise sadece 5 kişi hakkında iddianame hazırladı. 2020 yılında polis 58 dosyayı Savcılığa havale ederken, Savcılık sadece 13 kişi hakkında iddianame hazırladı.
Güney Bölge Milletvekili Alon Altman, Lavih'in verilerini doğrulayarak, "Yasanın manipüle edilmesi ve ceza kanununun çiğnenmesi sayesinde çok eşlilik olgusu devam ediyor. Çok eşlilik suçunun cezası beş yıl hapis olmasına rağmen mahkemeler, suçlulara en fazla bir yıla kadar hapis cezaları veriyor" dedi. Altman, Adalet Bakanlığı'nın geçtiğimiz Mayıs ayında yaptığı oturumda, ‘sadece dokuz çok eşlilik davasının cezalandırılmasına karar verildiğini’ belirtti. Altman, “Sanıklara, sadece iki davada beş ay, dört davada yedi ay, iki davada sekiz ay ve sadece bir davada 11 ay hapis cezası verildi” şeklinde konuştu.


​​​İsrail Ulusal Sigorta Enstitüsü, çok eşli ailelere, tüm eşler dahil olmak üzere yalnızca bir aile birimiymiş gibi muamele ediyor (Independent Arabia)

Bekar anneler
İsrail Ulusal Sigorta Enstitüsü ise, ‘çok eşli ailelere tüm eşler dahil olmak üzere tek bir aile birimi (geniş bir aile) gibi muamele ettiğini’ belirtiyor. Her aile farklı olabilir, ancak ailenin durumuyla ilgili karar, banka hesap özetlerini, gelir raporlarını ve ortak mülkiyeti içeren destekleyici belgelere dayanır. Yeni evli bir çift, düşük gelirli ailelere verilen sosyal yardımların yüksek meblağını elde ediyor. Bu, çok eşli bir erkek, yeni eşi ve çocuklarının, çocukların yaşına bağlı olarak ayda 900 ila bin 400 dolar arasında yardım elde ettiği anlamına geliyor. Bu, maddi sıkıntı yaşayan tek eşli bir ailenin alabileceği miktarla aynıdır. Ancak kalan eşlerin her biri, yaşlarına ve çocuklarının yaşlarına bağlı olarak yalnızca 200 ila 350 dolar arasında yardım elde ediyor. Diğer eşler, bekar anneler olarak kabul edilirse, ayda 800 ila bin dolar arasında değişen bekar anne yardımı alma kriterlerini karşılayabilirler.
Haaretz’in haberine göre Bağımsız İsrail Regavim Derneği, Bedevi toplumunda yasal birlikte yaşama denilen şey altındaki evlilik olgusu, çok eşliliği yasaklayan yasayı aşmak için bir mekanizmadır. Ulusal Sigorta yardımlarını elde etmek için uygulanan bir dolandırıcılık planının ayrılmaz bir parçasıdır. Sigorta tahsisatları, devletin yasayı uygulamadaki isteksizliği ve yenilikçi dolandırıcılık yöntemleri ışığında, olgunun ekonomik motorunu oluşturuyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı'na göre, İsrail'de tamamı Sünni Müslüman olan yaklaşık 367 bin Bedevi var ve bunların 317 bini Negev (Necef) Çölü’nde yaşıyor. Çölde yaşam, Bedevilerin geleneksel yaşam tarzlarını, kentleşmenin etkilerinden uzakta yaşamalarına olanak tanıyor.



Oscarlı yıldızın beğenilmeyen korku filmi zirvede

Josh Malerman'ın çok satan romanından uyarlanan Diğer Anne, 8 yaşındaki bir kızın evinde annesine tıpatıp benzeyen karanlık bir varlıkla karşılaşmasının ardından yaşananları anlatıyor (Universal Pictures)
Josh Malerman'ın çok satan romanından uyarlanan Diğer Anne, 8 yaşındaki bir kızın evinde annesine tıpatıp benzeyen karanlık bir varlıkla karşılaşmasının ardından yaşananları anlatıyor (Universal Pictures)
TT

Oscarlı yıldızın beğenilmeyen korku filmi zirvede

Josh Malerman'ın çok satan romanından uyarlanan Diğer Anne, 8 yaşındaki bir kızın evinde annesine tıpatıp benzeyen karanlık bir varlıkla karşılaşmasının ardından yaşananları anlatıyor (Universal Pictures)
Josh Malerman'ın çok satan romanından uyarlanan Diğer Anne, 8 yaşındaki bir kızın evinde annesine tıpatıp benzeyen karanlık bir varlıkla karşılaşmasının ardından yaşananları anlatıyor (Universal Pictures)

Diğer Anne (Other Mommy), gösterime girdiği ilk hafta sonunda gişenin zirvesine yerleşmeye hazırlanırken Sosyal Hesaplaşma (The Social Reckoning) için tablo pek parlak görünmüyor.

Universal Pictures'ın Kuzey Amerika'da 3 bin 200 sinemada gösterime soktuğu Diğer Anne, perşembe günkü ön gösterimler dahil cuma günü 12,6 milyon dolar hasılat elde etti. Korku filminin hafta sonunu yaklaşık 28 milyon dolarla tamamlaması bekleniyor.

Bu tahmin gerçekleşirse Rob Savage'ın yönettiği 19 milyon dolar bütçeli yapım, stüdyonun 20 milyon dolarlık açılış beklentisini aşacak.

Oscar ödüllü Jessica Chastain, filmde küçük bir kızın dolabında beliren uğursuz bir varlığı canlandırıyor.

Etkili tanıtım kampanyasının da katkısıyla filmden gösterime girmeden önce güçlü bir açılış bekleniyordu. Ancak izleyicilerden ilk tepkiler, olumlu tavsiyelerin kulaktan kulağa yayılmasını zorlaştırabilir.

Diğer Anne, CinemaScore'un izleyici anketinden D+ aldı. Bu, Francis Ford Coppola'nın Eylül 2024'te gösterime giren Megalopolis'inden bu yana bir filme verilen en düşük not.

Eleştirmenlerin tepkileri de benzer şekilde olumsuz. Rotten Tomatoes'da olumlu eleştiri oranı yüzde 18 seviyesinde seyrederken izleyici beğeni oranı yüzde 47'de kaldı. 

Hollywood Reporter eleştirmeni Richard Lawson, filmi "görsel açıdan çekici ama büyük ölçüde içi boş, ani korkutma sahneleri ve yeterince geliştirilmemiş bir mitolojiden oluşan bir yapım" diye nitelendirdi.

PostTrak anketinde izleyicilerin yüzde 47'si filme en yüksek iki nottan birini verdi. Filmi kesinlikle tavsiye edeceğini söyleyenlerin oranıysa yüzde 33 oldu.

Olumsuz değerlendirmelere rağmen filmin ilk gişe rakamları güçlü. Ancak düşük notlar, bu başarının ilerleyen haftalarda sürmesini zorlaştırabilir. 

Yine de anne figürünü korkunun merkezine yerleştiren hikayelerin tekinsiz çekiciliği, izleyicileri salonlara çekmeyi sürdürebilir.

Filmin izleyicilerinin yüzde 51'ini erkekler, yüzde 49'unu kadınlar oluşturuyor. İzleyiciler arasında en büyük paya yüzde 38'le 18-24 yaş grubu sahip.

Sony Pictures imzalı Sosyal Hesaplaşma'nın açılışı ise beklentilerin de altında kalıyor. Aaron Sorkin'in Facebook'a odaklanan filmi, perşembe günkü ön gösterimler dahil cuma günü 2,1 milyon dolar hasılat elde etti. Yapımın ilk hafta sonunu yaklaşık 6 milyon dolarla tamamlaması bekleniyor. Bu rakam, stüdyonun 7 milyon dolarlık tahmininin biraz altında.

Mikey Madison, Jeremy Allen White ve Jeremy Strong'un başrollerini paylaştığı gerilim filmi, gerçek olaylara dayanıyor. Hikaye, şirket hakkındaki kaygı verici gerçekleri ortaya çıkarmak için bir gazeteciyle (White) işbirliği yapan Facebook çalışanına (Madison) odaklanıyor.

30 milyon dolar bütçeli film, Kuzey Amerika'da 2 bin 606 sinemada gösterime girdi.

Independent Türkçe, Variety, Deadline, Hollywood Reporter


Ünlü yönetmen gözünü Jaws ve Jurassic World'e çevirdi

Peter Benchley'nin aynı adlı romanından uyarlanan Jaws, küçük tatil kasabası Amity'de insanlara saldıran devasa bir beyaz köpekbalığı ve onu durdurmaya çalışan üç adamın mücadelesini anlatıyordu (Universal)
Peter Benchley'nin aynı adlı romanından uyarlanan Jaws, küçük tatil kasabası Amity'de insanlara saldıran devasa bir beyaz köpekbalığı ve onu durdurmaya çalışan üç adamın mücadelesini anlatıyordu (Universal)
TT

Ünlü yönetmen gözünü Jaws ve Jurassic World'e çevirdi

Peter Benchley'nin aynı adlı romanından uyarlanan Jaws, küçük tatil kasabası Amity'de insanlara saldıran devasa bir beyaz köpekbalığı ve onu durdurmaya çalışan üç adamın mücadelesini anlatıyordu (Universal)
Peter Benchley'nin aynı adlı romanından uyarlanan Jaws, küçük tatil kasabası Amity'de insanlara saldıran devasa bir beyaz köpekbalığı ve onu durdurmaya çalışan üç adamın mücadelesini anlatıyordu (Universal)

Mike Flanagan, hayalini kurduğu projeleri açıkladı: Bir Jaws ya da Jurassic filmi çekmek istiyor. Yönetmenin yeni dizisi Carrie, Prime Video'da izleyiciyle buluşurken Scarlett Johansson'ın başrolünü üstlendiği The Exorcist: Martyrs'ın fragmanı da yayımlandı.

Reddit'teki bir soru-cevap etkinliğinde konuşan yönetmen, bu iki yapımın ardından büyük film serilerine katılmaya ve devam filmleri çekmeye daha sıcak baktığını söyledi.

Flanagan'ın hayallerini süsleyen seriler Jaws ve Jurassic World. İkisi de Steven Spielberg'ün filmleriyle başlamış, ancak devam yapımları ilk filmlerin etkisini koruyamamıştı.

Yönetmen, yaklaşımının zaman içinde nasıl değiştiğini şöyle anlattı:

Kariyerimin büyük bölümünde film serilerinde çalışmayacağımı, devam filmleri çekmeyeceğimi düşünüyordum ama sonuç ortada. Bildiğim, saygı duyduğum ve çok sevdiğim bir dünyada çalışıp ona kendi yorumumu katmayı gerçekten seviyorum. Doğrusu, bir Jaws filmi çekmeyi çok isterdim. İlk filmin yanına kimsenin ASLA yaklaşamayacağı serilerden biri daha ama devam filmlerinden çok daha iyisini yapmak mümkün. Bir Jurassic filmi çekmek de çok eğlenceli olabilir. Onu gerçekten korkutucu bir film olarak çekmek isterdim. Dinozorlu ve gerçekten ürkütücü bir korku filmi yapmak harika olurdu.

Spielberg'ün 1975 yapımı Jaws'ı, sinema tarihinin dönüm noktalarından biri kabul ediliyor. 1978'de Fransız sinemacı Jeannot Szwarc'ın çektiği Jaws 2 ise ilk filmin seviyesinin çok gerisinde kalmıştı.

Yine de Jaws 2, kusurlarına rağmen zamanla kendi hayran kitlesini edindi. Sıklıkla tüm zamanların en kötü filmleri arasında gösterilen üçüncü ve dördüncü filmlerden çok daha iyi bulunuyor.

Jurassic cephesindeyse yönetmen değişikliği gündemde. Deadline, ağustosta Gareth Edwards'ın Jurassic World: Yeniden Doğuş'un (Jurassic World: Rebirth) ardından yaratıcı görüş ayrılıkları nedeniyle seriden ayrılacağını bildirmişti.

TheWrap ise daha sonra Jurassic World: Yıkılmış Krallık'ı (Jurassic World: Fallen Kingdom) yöneten J.A. Bayona'nın seriye dönebileceğini yazmıştı.

Flanagan'ın yeni filmi The Exorcist: Martyrs, 12 Mart 2027'de vizyona girecek.

Independent Türkçe, GamesRadar, Dark Horizons, Deadline, TheWrap


Tom Cruise'un yeni filmi tarihi bir gişe fiyaskosuna dönüşmek üzere

64 yaşındaki Tom Cruise, Digger'da filme ismini veren ve "insanlığın kurtarıcısı" olduğunu kanıtlamaya çalışan petrol milyarderi Digger Rockwell rolünde (Warner Bros.)
64 yaşındaki Tom Cruise, Digger'da filme ismini veren ve "insanlığın kurtarıcısı" olduğunu kanıtlamaya çalışan petrol milyarderi Digger Rockwell rolünde (Warner Bros.)
TT

Tom Cruise'un yeni filmi tarihi bir gişe fiyaskosuna dönüşmek üzere

64 yaşındaki Tom Cruise, Digger'da filme ismini veren ve "insanlığın kurtarıcısı" olduğunu kanıtlamaya çalışan petrol milyarderi Digger Rockwell rolünde (Warner Bros.)
64 yaşındaki Tom Cruise, Digger'da filme ismini veren ve "insanlığın kurtarıcısı" olduğunu kanıtlamaya çalışan petrol milyarderi Digger Rockwell rolünde (Warner Bros.)

Digger, gişe tarihine başarısıyla değil, neden olması beklenen dev zararla geçmeye hazırlanıyor.

Konuya yakın kaynaklara göre çevre temalı hicvin, sinema gösterimleri sonunda 245 milyon dolar zarara yol açması bekleniyor. 

Tom Cruise'un başrolünü üstlendiği Alejandro González Iñárritu imzalı film, yalnızca yılın değil, tüm zamanların en büyük gişe başarısızlıklarından biri olabilir.

Digger'ın ilk hafta sonunda Kuzey Amerika'da 8 milyon, dünya genelinde 20 milyon dolar hasılat elde etmesinin ardından Warner Bros.'un sinema gösterimlerinden 150 ila 200 milyon dolar zarar etmesi bekleniyordu.

Ancak ikinci hafta sonunda bilet gelirlerinin yüzde 60 düşmesiyle stüdyo artık daha büyük bir zararla karşı karşıya.

Filmin toplam hasılatı Kuzey Amerika'da 14,4 milyon, dünya genelinde 35,3 milyon dolara ulaştı.

Anne Hathaway, Jane Fonda, Guillermo del Toro ve Mandy Patinkin gibi isimlerin filmi savunup izleyicileri sinemaya gitmeye teşvik etmesi de bu tabloyu değiştirmedi.

Digger'ın gösterim sürecini dünya genelinde yaklaşık 50 milyon dolar hasılatla tamamlaması bekleniyor. Sinema işletmecileri bilet gelirlerinin yaklaşık yarısını aldığı için filmin maliyetini karşılaması, dünya genelinde 350 milyon dolar hasılat elde etmesine bağlı. Warner Bros. sözcüsü ise daha önce bu hesaba itiraz ederek 300 milyon dolarlık hasılatın yeterli olacağını söylemişti.

Cruise, bu sıradışı kara komedide, şirketinin faaliyetleriyle olası bir felakete yol açan zengin bir petrol patronunu canlandırıyor. Film, günümüzün zorlu gişe koşullarında başından beri riskli bir projeydi. Digger, büyük bir yıldızı özgün bir hikayeyle buluşturan yüksek bütçeli stüdyo yapımlarının nadir örneklerinden biri.

Warner Bros. filme 125 milyon dolarlık bütçeyle onay vermişti. Ancak çekimlerin planlanandan uzun sürmesiyle maliyet 160 ila 180 milyon dolara çıktı. Stüdyo, küresel pazarlama çalışmaları için ayrıca 100 milyon dolar harcadı.

Kaynaklar, bu rakamlara ödül kampanyası harcamalarının dahil olmadığını belirtiyor. Büyük bir yıldızla saygın bir yönetmeni buluşturan Digger gibi bir filmin Oscar kampanyasına yaklaşık 15 milyon dolar ayrılması beklenirdi. Ancak filmin olumsuz karşılanması nedeniyle kampanyanın kapsamı daraltılabilir. Eleştiriler o kadar olumsuzdu ki Warner Bros., sosyal medya reklamlarında sinemaseverlere "Filmi izleyip kararı kendiniz verin" çağrısı yaptı.

Digger, Warner Bros.'un Paramount'la birleşmeden önce bağımsız bir stüdyo olarak gösterime çıkardığı son film. Yapım, şirketin bu yılki başarısızlıklarına bir yenisini ekliyor. Gelin! (The Bride!) ve Supergirl gibi ticari fiyaskolar stüdyonun zararını büyütüyor.

Warner Bros.'un aralık ayında Dune: Çöl Gezegeni Bölüm Üç'le (Dune: Part 3) gişede toparlanması bekleniyor. Denis Villeneuve'ün yönettiği, Timothée Chalamet, Zendaya ve Robert Pattinson'ın başrollerini paylaştığı film, 18 Aralık'ta gösterime girecek.

Independent Türkçe, Variety, Daily Beast