Yemen’de bir Hizbullah komutanı öldürüldü

Lübnan’dan Husileri eğitmek için Yemen’e gönderilen Hizbullah komutanı Ekrem es-Seyyid Marib’te öldürüldü. Koalisyon’un Marib'de düzenlediği operasyonlarda ayrıca 145 Husi hayatını kaybetti.

Yemen Ulusal Ordusu’na bağlı iki unsur, Marib yakınlarındaki bir çöl bölgesinde (Reuters)
Yemen Ulusal Ordusu’na bağlı iki unsur, Marib yakınlarındaki bir çöl bölgesinde (Reuters)
TT

Yemen’de bir Hizbullah komutanı öldürüldü

Yemen Ulusal Ordusu’na bağlı iki unsur, Marib yakınlarındaki bir çöl bölgesinde (Reuters)
Yemen Ulusal Ordusu’na bağlı iki unsur, Marib yakınlarındaki bir çöl bölgesinde (Reuters)

Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu, Lübnan’dan Husileri eğitmek için Yemen’e gönderilen Hizbullah komutanı Ekrem es-Seyyid’in Marib’te öldürüldüğünü duyurdu. Koalisyon’un Marib'de düzenlediği operasyonlarda ayrıca 145 Husi militanı hayatını kaybetti.
Marib cephelerindeki şiddetli çatışmalarda, onlarca Husi milisin öldürüldüğü, askeri araçların tahrip edildiği hava saldırılarıyla Yemen ordusu ve meşru direnişe destek vermeyi sürdürüyor. Diğer yandan Yemen hükümeti, Marib’in güneyinde Hizbullah milislerinin askeri kanadında uzman ve lider Ekrem es-Seyyid’in öldürüldüğünü doğruladı.
Batı kıyısındaki (Kızıldeniz sahili) Yemen Ortak Kuvvetleri askeri medyası, yeni zaferlerin kazanıldığını, Taiz’e bağlı Mahbana bölgesinin kuzeyindeki stratejik bölgelerin kontrol altına alındığını duyurdu.
Şarku’l Avsat’ın SPA’dan aktardığı habere göre Arap Koalisyonu, son 24 saatte Marib'de Husi milislerine karşı 29 farklı operasyon düzenlendiğini, bu kapsamda 16 askeri aracın imha edildiğini, en az 145 Husi terörist unsurun etkisiz hale getirildiğini bildirdi.
Bilhassa Marib'in güney cephesinde çatışmalar yoğunlaştığı sırada Yemen Enformasyon Kültür ve Turizm Bakanı Muammer el-İryani ise Hizbullah milislerinin askeri kanadında uzman ve lider Ekrem es-Seyyid’in Ulusal Ordu’nun Um Riş cephesindeki bombardımanında öldürüldüğünü doğruladı. Söz konusu uzmanın öldürülmesinin Tahran rejimine ve ona bağlı mezhepçi milislere acı bir darbe teşkil ettiğini söyleyen İryani, bu uzmanın İran rejiminin askeri operasyonlardaki liderliğini gösterdiğini, zirâ Marib’deki savaşın bölgedeki genişleme projesini temsil ettiğini de ekledi.
Bakan İryani, partiye bağlı bir grup terörist içerisinde Ağustos 2017'de Yemen'e giren 35 yaşındaki Seyyid’in operasyonlara liderlik etmesi, eyaletteki çatışmaların hız kazanması için 3 Aralık'ta Hizbullah’tan bir dizi uzmanla birlikte güney Marib cephelerine, Zanna, Cuba ve Mela bölgelerine gönderildiğini açıkladı.
Bakan İryani, Husi milislerin Ebu Eşref el-Esedi adlı lideri ve sekiz milis üyesiyle birlikte öldürüldüğünü söylediği Seyyid’in cesedinin ambulansla Cuba bölgesine götürüldüğünü, ardından ise İran ve Hizbullah'ın düzinelerce uzmanı ve savaşçısının tam bir gizlilik içerisinde gömüldüğü Saada eyaletine nakledildiğini aktardı.
Yemen’den Lübnan’a çağrı
Yemenli Bakan, Hizbullah milislerinin sürekli müdahalesi, şehir ve köyleri bombalanması ve sivillerin öldürülmesine dahil olması, Lübnan devletinin imkan ve kabiliyetlerini Husi darbeci milislerine siyasi, medyatik, mali ve askeri destek sağlamak için kullanması karşısında Lübnan hükümeti ve halkını kararlı bir duruş sergilemeye çağırdı.
Uluslararası toplumu, Birleşmiş Milletleri (BM) ve Güvenlik Konseyi (BMGK) daimi üyelerini açık bir müdahale olarak nitelendirdiği olayı kınamaya çağıran İryani, bu müdahalenin Yemen'de sükûnet ve barışı sağlama çabalarını baltaladığını, kan dökülmesine yol açtığını ve Yemenlilerin çektiği acıları körüklediğini söyledi. Bu yönde Hizbullah liderleri ve milislerine karşı kararlı duruşların benimsenmesi ve aleyhlerindeki yaptırımların yoğunlaştırılması gerektiğini de ekledi.
Askeri medya kaynakları, Marib'in güney cephelerine çaresizce saldırı düzenlemeye devam eden Husi milislerin ordunun sağlam savunması ve halk direnişi karşısında hedeflerine ulaşamadığını bildirdi. Ordunun resmi internet sitesi September Net'in haberine göre milisler Marib’in güneyinde ordu ve halk direnişi ile şiddetli çatışmalarında ağır can ve mal kaybına uğradı.
Yemen Savunma Bakanlığı Savaş Operasyonları Kurumu Başkan Yardımcısı Tuğgeneral Salih el-Amiri, “İran yanlısı Husi milisler, ordunun Marib cephesindeki mevzilerine nüfuz etmeyi başaramadı. Ordu kuvvetleri, milisleri ağır yenilgiye uğrattı” açıklamalarında bulundu. Marib'in güney cephelerindeki savaşın, Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı liderliğinde belirlenen stratejik plan mucibince ilerlediğini belirten Amiri, “Önümüzdeki günlerde çeşitli zaferler kaydedilecek. Milislerin son iki gündür kaydedilen çatışmalarda Marib’in güney cephesindeki ordu mevzilerine doğru ilerlemeye çalıştığı Husi oluşumlarında artık tek bir dahi kalmadı. Husi cesetleri çatışma hatlarında saçılmış durumda” dedi.
Batı kıyısındaki ortak güçlerin dün Cebel Kabne, Hadice, Tufeyli köylerini kurtarmayı başardığını bildiren askeri medya, Makbana’nın kuzeyinde yer alan Sakm bölgesindeki Husi gümrüğünün kontrol altına alındığını, Milis saflarının çöküşte olduğunu da ekledi.
Amalika Tugayları resmi internet sitesinde Ortak Kuvvetler’in çeşitli orta ve ağır silahlarla Husi milislerine karşı şiddetli savaşlar yürüttüğünü, ağır ekipman ve can kayıplarına uğrayan milislerden onlarcasının öldürüldüğü veya yaralandığını açıkladı. Amalika Tugayları Sözcüsü Memun el-Mehcemi, Ortak Kuvvetler’in sonuncusu stratejik Cebel Kabne olmak üzere Şemir bölgesindeki Sakm gümrüğüne bakan sıradağların kontrolünü ele geçirdiğini bildirdi.
Husilerin saflarında karışıklık ve geri çekilme kaydedilirken Ortak Kuvvetler’in sürekli ilerleme halinde olduğunu vurgulayan Mehcemi, son iki gün içinde yoğun operasyonlar yürüten Ortak Kuvvetler’in el-Hayfa, el-Kahfa, el-Kamara, el-Hateke, el-Akda, el-Bariz, el-Mancara, el-Abile ve Makbana ilçesindeki el-Hakime köylerini kontrol altına aldığını söyledi. Milislerin ağır can ve mal kaybı verdiğini de ekledi.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Araştırma: Gazze Şeridi’ndeki savaşın başlangıcındaki vefat sayısı, resmi olarak açıklanandan çok daha yüksekti

İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
TT

Araştırma: Gazze Şeridi’ndeki savaşın başlangıcındaki vefat sayısı, resmi olarak açıklanandan çok daha yüksekti

İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)

Tıp dergisi The Lancet’te yayımlanan bir araştırma, Gazze Şeridi’nde süren savaşın ilk 16 ayında 75 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini ortaya koydu. Bu rakamın, o dönemde yerel makamlarca açıklanan bilançodan en az 25 bin daha fazla olduğu belirtildi.

Çalışma ayrıca, Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı’nın hayatını kaybedenler arasında kadınlar, çocuklar ve yaşlıların oranına ilişkin yayımladığı verilerin doğruluğunu teyit etti.

Araştırmaya göre, 7 Ekim 2023 ile 5 Ocak 2025 tarihleri arasında yaklaşık 42 bin kadın, çocuk ve yaşlı yaşamını yitirdi. Bu ölümler, Gazze savaşında meydana gelen toplam can kayıplarının yüzde 56’sını oluşturdu.

Ekonomist, demograf, epidemiyolog ve saha araştırmacılarından oluşan yazar ekibi, The Lancet Global Health dergisinde kaleme aldıkları makalede, “Mevcut bulgular birlikte değerlendirildiğinde, 5 Ocak 2025’e kadar Gazze Şeridi nüfusunun yüzde 3 ila 4’ünün şiddet sonucu hayatını kaybettiğine işaret etmektedir. Ayrıca çatışmanın dolaylı etkileri nedeniyle çok sayıda şiddet dışı ölüm de kaydedilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Gazze Şeridi’ndeki can kaybı sayısı tartışma konusu olmaya devam ederken, üst düzey bir İsrailli güvenlik yetkilisi geçen ay İsrailli gazetecilere yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki sağlık makamlarının topladığı verilerin büyük ölçüde doğru olduğunu söylemişti. Bu açıklama, aylardır süren resmi şüphelerin ardından dikkat çekici bir tutum değişikliği olarak değerlendirildi.

Söz konusu yetkili, Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırıları sonucu yaklaşık 70 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini, bu sayıya kayıpların dahil olmadığını aktardı.

Gazze Şeridi’ndeki sağlık makamları ise İsrail saldırıları nedeniyle doğrudan hayatını kaybedenlerin sayısının 71 bini aştığını, Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana 570’ten fazla kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi.

gbrhy
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail'in düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden yakınlarının cenaze namazını kılan Filistinliler (EPA)

Geçtiğimiz yıl The Lancet’te yayımlanan bir başka araştırmada, savaşın ilk dokuz ayında Gazze Şeridi’ndeki can kaybı sayısının, Filistin Sağlık Bakanlığı verilerinde açıklanandan yaklaşık yüzde 40 daha düşük tahmin edildiği bildirilmişti.

Yeni çalışma da resmi vefat sayısının gerçek rakamın oldukça altında kaldığına işaret etti. Araştırma, Gazze Şeridi genelini temsil edecek şekilde özenle seçilen 2 bin aileyle yapılan bir ankete dayanıyor. Katılımcılardan, aile fertleri arasındaki ölümlere ilişkin ayrıntılı bilgi vermeleri istendi. Saha çalışması, Filistin’de ve bölgenin diğer kısımlarında yürüttükleri çalışmalarla tanınan deneyimli Filistinli kamuoyu araştırmacıları tarafından gerçekleştirildi.

Londra’daki Royal Holloway, University of London bünyesinde görev yapan ve çatışmalardaki can kayıplarının hesaplanması üzerine 20 yılı aşkın süredir çalışan ekonomist Michael Spagat, hakemli olarak yayımlanan araştırmanın yazarlarından biri olarak, yeni bulguların Ekim 2023 ile Ocak 2025 arasında Gazze Şeridi’nde 8 bin 200 ölümün yetersiz beslenme ya da tedavi edilemeyen hastalıklar gibi dolaylı etkilerden kaynaklandığını gösterdiğini belirtti.

Çalışma, İsrail saldırılarının en yoğun ve en ölümcül dönemini kapsarken, Gazze Şeridi’ndeki insani krizin en ağır safhasını içermiyor. Birleşmiş Milletler (BM) destekli uzmanlar, geçen yıl ağustos ayında Gazze Şeridi’nde kıtlık ilan etmişti.

Araştırmacılar, nihai ve kesin bir can kaybı sayısına ulaşmanın uzun zaman ve önemli kaynaklar gerektireceğini vurgulayarak, kendi bulguları da dahil olmak üzere mevcut tüm tahminlerin geniş hata payları içerdiğine dikkat çekti.